Etiket: Yurdagül:

  • Yurdagül: “Mesnetsiz zırvalar”

    Yurdagül: “Mesnetsiz zırvalar”

    Meclis Genel Kurulunda Kürdistan ile Erzurum’u aynı cümlede kullanan HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş’e bir tepki de Milliyetçi Hareket Partisi MYK Üyesi Adem Yurdagül’den geldi. Yurdagül, “Sinir uçlarımıza dokunan mesnetsiz zırvaları esefle kınıyorum” dedi.

    HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş TBMM Genel Kurulu’nda, “Mustafa Kemal, Birinci Dünya Savaşı’nda İzmir’e gidemedi. Antakya’dan, bilmem nereden başlamadı. Kürdistan’a geldi. Erzurum Kongresi’ni, Sivas Kongresi’ni yaptı. Kiminle? Kürt beyleriyle” iddialarında bulunmuş, HDP’li Özgüneş’in konuşmasının ardından AK Parti ve MHP grup başkan vekilleri söz alarak kullanılan ifadelere tepki göstermişti.

    HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş’e bir tepki de Milliyetçi Hareket Partisi MYK Üyesi Adem Yurdagül’den geldi. İfadeleri ‘zırva’ diye nitelendiren Yurdagül, şu açıklamayı yaptı:

    “Bilindiği üzere parlamento çatısı altında kendini bilmez HDP-PKK’lı bir aymaz, Erzurum’la alakalı sözler sarf etmiş ve bu durum sinir uçlarımıza dokunmuştur. Öyle ki; Erzurum Türk’ün yıkılmayan kalesidir ve Türk medeniyet tarihinin yadigarı, Türk tarihinin beşiğidir. Dadaşlar diyarı için kendini bilmez PKK uzantısı HDP’li bir alçağın “Atatürk kurtuluş savaşını Kürdistan’dan başlatmışmış” diyerek sinir uçlarımıza dokunan mesnetsiz zırvasını esefle kınıyorum. Tarih bilmez, kendini bilmez tavırlarla dile getirilen bu deli saçması, Türk tarihine ve şanlı ecdadımıza yapılan bir hakarettir. Görüldüğü üzere bu şer odaklarının söylediği bu yalan, Erzurum’un kimlerin hedefinde olduğunu ortaya koymaktadır. Selçuklu yadigarı Erzurum, Türk ulusunun kurtuluşuna başlanılan bir Türk toprağıdır. Aksini İddia etmek şerefsizlik ve akıl almaz bir yalandır. Dadaşlar olarak buna cevabımızı her platformda vereceğimizden kimse şüphe duymamalıdır. Kendini bilmez bu terör uzantıları artık sınırları ve hadlerini aşmaktadırlar. Sabır sınırını zorlamakta maharetli olan bu aşağılık güruh şunu iyi biliyor ki Dadaş çelik bir yaydır, onu germeye gelmez. Şayet gerildiğinde neler olduğunu defaten yaşadılar..!! Bu açıdan bu ikaz bir Erzurumlu olarak, Türk evladı olarak açıklama yapma gereğini doğurmuştur. Hukuki olarak da suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarım. Ne Mutlu Türk’üm diyene..”

  • Başsavcı Yurdagül: “Kızılay’ımızın yanındayız”

    Kızılay, Adana Şubesi’ni ziyaret ederek, Başkan Ramazan Saygılı’dan bilgi alan Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Faruk Yurdagül, “Kızılay’ımızın yanındayız” dedi.

    Başsavcı Yurdagül, “Kızılay savaşta, barışta hayatın tüm alanlarında milletine hizmet eden güzide bir kuruluştur. Hem dünyada hem ülkemizde gayretli çalışmalarını ilgiyle takip ediyoruz. Milletimizin iyilik eli olan Kızılayın başarılı çalışmalarını sürdürürken bizler de, bize düşen her türlü desteği vereceğimizi ve Kızılayın yanında olduğumuzu bildirmek isteriz” diye konuştu.

    Kızılay Adana Şube Başkanı Ramazan Saygılı ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi:

    “Başsavcımızın milletimizin iyilik eli olan Kızılayımızı ziyaret etmesinden mutlu olduk. Başsavcımıza Kızılayın yerel, ulusal ve uluslararası çalışmaları hakkında bilgi verdik. Mağdur ve mazlumlara ihtiyaç sahiplerine koşar adım yürüyen Kızılaya Başsavcımızın kurumsal ziyareti bizlere enerji vermiştir, güç vermiştir.”

    Saygılı, Adana Adliyesinin kan bağışları, kök hücre ve sosyal yardımıyla her zaman Kızılayın yanında olduğunu anımsatarak, “Bu desteklerine teşekkür ediyoruz. İş birliğimizin artarak devam etmesini diliyoruz” şeklinde konuştu.

  • Başsavcı Yurdagül: “Kızılay’ımızın yanındayız”

    Kızılay, Adana Şubesi’ni ziyaret ederek, Başkan Ramazan Saygılı’dan bilgi alan Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Faruk Yurdagül, “Kızılay’ımızın yanındayız” dedi.

    Başsavcı Yurdagül, “Kızılay savaşta, barışta hayatın tüm alanlarında milletine hizmet eden güzide bir kuruluştur. Hem dünyada hem ülkemizde gayretli çalışmalarını ilgiyle takip ediyoruz. Milletimizin iyilik eli olan Kızılayın başarılı çalışmalarını sürdürürken bizler de, bize düşen her türlü desteği vereceğimizi ve Kızılayın yanında olduğumuzu bildirmek isteriz” diye konuştu.

    Kızılay Adana Şube Başkanı Ramazan Saygılı ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi:

    “Başsavcımızın milletimizin iyilik eli olan Kızılayımızı ziyaret etmesinden mutlu olduk. Başsavcımıza Kızılayın yerel, ulusal ve uluslararası çalışmaları hakkında bilgi verdik. Mağdur ve mazlumlara ihtiyaç sahiplerine koşar adım yürüyen Kızılaya Başsavcımızın kurumsal ziyareti bizlere enerji vermiştir, güç vermiştir.”

    Saygılı, Adana Adliyesinin kan bağışları, kök hücre ve sosyal yardımıyla her zaman Kızılayın yanında olduğunu anımsatarak, “Bu desteklerine teşekkür ediyoruz. İş birliğimizin artarak devam etmesini diliyoruz” şeklinde konuştu.

  • İzmir’de, 15 Ağustos 2017 tarihinde 3 yaşındaki Alperen Sakin’in okul servisinde unutularak ölmesine ilişkin görülen davada ’Taksirle adam öldürmek ve delilleri yok etmek ile suçlanan tutuklu sanıklardan Taner İ. 9 yıl, Dilara K. 9 yıl, yine servis sürücüsü Taner İ.’nin eşi ve aynı zamanda anaokulun sahibi olan Yurdagül İ. 5 yıl, Arzu G. 6 yıl, Bekir G. 5 yıl, Ahmet S. 5 yıl ceza aldı. Taner İ. ve Yurdagül İ.’nin tutukluluklarına devam kararı verildi.

    IHAAW194519-ASA/19-07-2018

    – İzmir’de, 15 Ağustos 2017 tarihinde 3 yaşındaki Alperen Sakin’in okul servisinde unutularak ölmesine ilişkin görülen davada ’Taksirle adam öldürmek ve delilleri yok etmek ile suçlanan tutuklu sanıklardan Taner İ. 9 yıl, Dilara K. 9 yıl, yine servis sürücüsü Taner İ.’nin eşi ve aynı zamanda anaokulun sahibi olan Yurdagül İ. 5 yıl, Arzu G. 6 yıl, Bekir G. 5 yıl, Ahmet S. 5 yıl ceza aldı. Taner İ. ve Yurdagül İ.’nin tutukluluklarına devam kararı verildi.

    19.07.2018 19:45:19 TSI
    NNNN

  • MÜMSAD Başkanı Yurdagül: “Margarin ile ilgili halk yanlış bilgilendiriliyor”

    Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği Başkanı Metin Yurdagül, margarin ile ilgili halkın yanlış yönlendirildiği belirterek bir kısım bilimadamının bilimden uzak yaklaşımları ile gerçeklerin gizlendiğini belirterek Türk margarin sektörü, yağların insan üzerindeki etkileri, organik ’denilen’ ürünler, kimyasallar ve yanlış yönlendirmeler ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) Başkanı Metin Yurdagül, gıda endüstrisi ve margarin hakkında İHA’ya özel açıklamalarda bulundu. Yurdagül, yanlış ve kulaktan dolma bilgilerin özellikle margarin ve hazır çorbalar ile ilgili halkı yanlış yönlendirdiğini belirterek “Margarin yaklaşık 150 yıllık bir ürün tarihsel gelişimi içerisinde gelişen teknolojik imkanlarla iyi yönde geliştirildi. 147 yıl önce üçüncü Napolyon döneminde ilk kez üretilen margarin ile bugün kullanılan margarin arasında çok büyük farklar var. Tıptaki gelişmelerin ve bulguların da yönlendirmesiyle teknolojik imkanlar sayesinde margarin şuan sağlıklı olarak önerilen bir çok yağ kadar sağlıklı ve güvenilir bir ürün oldu. Doğal olarak her şeyin fazlası zarar; ben 38 yıl çalıştığım bu sektörde günde 10 kez tat analizi yapmak için margarin kullandım, bunu az ve ölçülü miktarlarda yaptım ve gayet sağlıklı bir insanım bir bardak zeytin yağını içip bunda bir sağlık olacağını düşünmüyorum, her şeyin bir kararı olduğunu ve ölçülü kullanılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    “Günlük enerjimizin yüzde 30’unun yağlardan almalıyız”

    İnsanın yağsız yaşayamayacağını belirten Yurdagül, “Beslenme bilimi günlük enerjimizin yüzde 30’unu yağlardan almamızı öneriyor ve bunun yüzde 10’unun doymuş, yüzde 10’unun tekil doymamış ve yüzde 10’unun çoklu doymamış yağlardan almamız gerektiğini belirtiyor. Bu oran doğada hiç bir yağda bulunmuyor fakat margarin bu dengeyi kurabiliyor. Hem tüketici hem de sağlık sektörü çalışanlarının oda sıcaklığında katı görünen margarini doymuş yağ, diğer sıvı yağları ise doymamış sanıyor fakat doğada bulunan bütün yağlar hem doymuş hem de doymamış yağ asitleri içeriyor. Tereyağı yüzde 60-65’lik oranıyla doymuş yağ asidi açısından en zengin yağdır. Ayçiçek yağı yüzde 11, mısır yağı yüzde 13, zeytinyağı yüzde 15-17 arasında, kase margarin ise yüzde 15 civarında doymuş yağ içerir. Doymuş yağ içeriği olarak aynı miktar zeytinyağı ve kase margarinin hiçbir farkı yoktur” ifadelerini kullandı.

    “Margarinin bitkisel yağ olduğunu bilmeyen akademisyenler var”

    Akademik çalışmalar yapan insanlar içerisinde bile margarinin bitkisel bir yağ olduğunu bilmeyenlerin olduğunu belirten Metin Yurdagül, “Margarinin bitkisel bir ürün olduğunu bilmemek normal insanlar için anlaşılabilir bir durum ama bunu bir akademisyen bilmiyorsa veya saklıyorsa bunu anlaşılabilir bulmuyorum. Margarin doğal bitkisel yağların karışımıdır. Bitkisel yağlar kolesterol içermediğinden margarin de kolesterol içermez. Tanınmış bazı bilimadamlarının çelişkilerinden biri de bu; “Trans yağ yemeyin doymuş yağdan kaçının” çağrısını yaparken tereyağ, kuyruk yağı iç yağ öneriyorlar. Halbuki kuyruk yağı gibi yağlarda yüzde 3 ile 5 arası trans yağ var ve doğmuş yağ oranı yüzde 65’in üzerinde” dedi.

    “Türkiye, ABD ve AB’den çok ileride”

    Trans yağlar ve Türk margarin sektörünün durumu ile ilgili Yurdagül, “Akademik çalışmalardaki trans yağın kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkisi ’olabileceği’ bulgusundan hareketle margarindeki trans yağ üzerinde çalışmalar yapıldı. Yeni teknolojiler ile margarindeki trans yağ yüzde 1’in altına düşürüldü. Türk margarin sektörü, önemli miktarda maliyetle yatırım gerçekleştirdi, bu konuda gelişmiş ülkeler de dahil çoğu ülkenin çok ilerisindeyiz. AB’de henüz ortak bir karar yok, yüzde 2’nin altı konuşuluyor. ABD kısmi trans yağın kaldırılacağını, bunun için de 3 yıllık bir geçiş süresi olarak 2018’e kadar zaman tanınacağını beyan etmişti. Gururla söylüyoruz ki trans yağ konusunda Türkiye, AB ve ABD’den çok daha ileridedir. Trans yağın margarinlerden uzaklaştırılmasında Türkiye margarin endüstrisi örnek oluşturmaktadır. Türkiye’de 11 yıldır margarinlerde trans yağ bulunmamakta ve Türk margarinlerinin ambalajlarında ’trans yağ içermez/yoktur’ logosu yer almaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Kamuoyu bilinçli bir şekilde yanlış bilgilendirilip, yönlendiriliyor”

    Konunun bir biçimde magazinselleştirilerek kamuoyunun algısı ile oynandığını belirten MÜMSAD Başkanı Metin Yurdagül, “Hazır çorbalar nasıl senelerce saklanıyor içeriğinde kimyasallar var deniliyor. Kimyadan bu kadar korkmanın bir anlamı olmadığını düşünmekle beraber bunun açıklaması çok basit; kurutularak o kadar uzun süre saklanabiliyor. Bu yöntem binlerce yıldır yiyecek depolamak için olduğu gibi bugün de kullanılıyor. Bu soruyu şöyle soralım tarhana nasıl yapılıyor ve nasıl o kadar uzun süre saklanıyor? Üstelik hazır çorbada bu yapılırken çok daha hijyenik koşullarda yapıldığını müsterihen söyleyebilirim. Kimyadan korkuya gelince kullanılan ilaçların hepsi kimyasal kimya olmasa insanlar nasıl tedavi edilir? 1940’larda ortalama ömür 45 yıl civarı idi bugün 75 civarı peki bu nasıl açıklanacak. O zaman her şey organikti ki aslında yaşayan her şey organik mesela siz de organiksiniz. Bahçede yetişen organik iyi de atmosfer etkisi, toprak temizliği tohum faktörü bunlar nasıl izole edilecek. Kamuoyunun bir çok konuda yanıltıldığını düşünüyorum” dedi.

    “Haberlerin bir kısmı yanlı”

    Gıda endüstrisinin insanlığın geleceği için çok önemli olduğunu vurgulayan Yurdagül, “Bugün herkes tereyağ kullansın deseniz bununun mümkün olmadığını söylemek isterim. Tüm dünyada üretilen tereyağ ile ancak küçük bir nüfusu besleyebilirsiniz. Aynı şekilde modern ziraat terk edilse ve geleneksel tarıma geçilse dünyada kıtlık çıkar. Dolayısıyla gıda endüstrisiyle ilgili yorum yaparken bunlar da düşünülmeli. Konuşulanların çoğunun bilimle ve gerçeklerle alakası yok bir algı ile alakası var. Öyle ki bir üniversitenin hazırladığı aynı raporu bir gazete başka diğeri başka veriyor. Bir gazetenin ‘Yağ aklandı’ şeklinde verdiği rapor diğerinde o raporda hiçbir şekilde yer almayan hatta aksinin belirtildiği ‘Margarinden uzak durun’ şekliyle haberleştiriliyor” ifadelerini kullandı.