Etiket: Yumurta

  • (Özel Haber) ’Uçan Yumurta’ görenleri şaşırttı

    Sakarya Üniversitesi öğrencileri TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması’na “Uçan Yumurta” ile katıldı. Yumurta şeklindeki İHA, yarışmada büyük ilgi gördü.

    “Döner” ve “Sabit Kanatlı” olmak üzere iki kategoride gerçekleştirilen yarışmada, ulusal ve uluslararası üniversitelerden çok sayıda katılımcı yer aldı. Öğrencilerin yaklaşık 6 aylık bir çalışma sonucunda ortaya çıkardığı “Flying EGG (Uçan Yumurta)” projesi, döner kanat kategorisinde katılan 3 pervaneli (Tricopter) tek insansız hava aracı oldu. TAİ ve TUBİTAK yetkilileri tarafından da merakla incelenen ve beğeni toplayan Flying EGG’e, üç gün süren yarışmada katılımcılar da yoğun ilgi gösterdi. Tasarımı ve üretimi tamamen SAÜ’lü öğrenciler tarafından gerçekleştirilen “Uçan Yumurta” adlı insansız hava aracı, otonom uçuş yapabilme, görüntü işleme ve harita üzerinden belirlenen noktalara paraşütle yük bırakabilme kabiliyetlerine sahip üç pervaneli olarak üretildi. TAİ ve TÜBİTAK işbirliği ile düzenlenen TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması’na “Flying EGG” adlı proje ile katılan öğrenciler; Makine Mühendisi İhsan Pehlivan, Emrecan Makaraç, Bilgisayar Mühendisi Arzu Gök, Sümeyye Altuntaş ve Tuğçe Şahin yarışma sonunda mansiyon ödülü ve plaketleri TAİ Genel Müdürü Temel Kotil ve TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu’dan aldı.

    “Uçan yumurta 6 aylık çalışma sonucu ortaya çıktı”

    Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Yüksek Lisans öğrencisi Emrecan Makaraç projeyi 5 arkadaşıyla birlikte 6 aylık bir süreçte tamamladıklarını ifade ederek, “Bu projeye 5 arkadaşımızla birlikte başladık, 6 aylık bir süreçti bizim için. Bu projeye başladığımızda ki amaç, TÜBİTAK’ın uluslararası İnsansız Hava Aracı (İHA) yarışmasına katılmaktı ve katıldık. Bu yarışmada bazı kriter ve görevler vardı, biz bu görevlere en uygun ve tasarım olarak en farklı İHA’yı ortaya çıkarmaya çalıştık. Arkadaşlarımla beyin fırtınası yaptık, bir araya geldik; biz nasıl bir drone yapabiliriz, diğer dronelerdan farklı bir tasarım ortaya ne çıkarabiliriz diye düşündük. Ortaya yumurta şeklinde bir drone yapabilir miyiz fikri çıktı. Bu fikir üzerine yoğunlaştık ve yapabileceğimizi anladık” dedi.

    “Yumurta drone görüntü işleyebiliyor, yük bırakabiliyor”

    Yumurta şeklinde tasarladıkları dronenin, normal dronelerden sadece tasarım olarak farklı olduğunu diğer özelliklerinin standart droneler ile aynı olduğunu söyleyen Makaraç, “Daha sonra yarışmaya uygun görev yapması gerekiyordu o görev özelliklerini yükledik dronenin üzerine. Şuanda bizim dronemiz görüntü işleyebiliyor, yük bırakabiliyor. Normal dronelerden aslında tasarım olarak farklı sadece. Bunun dışında bizim çalıştığımız bazı farklı projelerimiz, şuanda patent aşamasına gelmiş projelerimiz de var bizim. Biz bu projeleri yaparken üniversitemizden destek alıyoruz. Ancak şuana kadar uğraştığımız projeler ile biz öğrenci olarak uğraştık. Bu aşamadan sonra artık bu projeler ile profesyonel olarak uğraşmak istiyoruz. Burada da devletimizden ve bu işle ilgili yatırım yapmak isteyen sevgili yatırımcılardan destek bekliyoruz. Bu uğraşımızı, çabamızı ileriye taşımak istiyoruz ve devletimize, milletimize faydalı işler yapmak istiyoruz” diye konuştu.

    “TÜBİTAK’ın yarışmasında büyük ilgi gördü”

    TÜBİTAK tarafından Ankara TAİ yerleşkesinde yapılan yarışmaya 93 takımın katıldığını ve bu takımların arasında en büyük ilgi gören tasarımın kendi yaptıkları tasarım olduğunu sözlerine ekleyen Emrecan Makaraç, “Yarışmayı TÜBİTAK düzenledi. Ankara’da TAİ yerleşkesinde yapıldı yarışma. Yarışmaya 93 takım katıldı. Bu 93 takım arasında farklı droneler, farklı tasarımlar vardı. Ama bu tasarımların arasında en büyük ilgiyi gören tasarım, bizim tasarımımız oldu. Diğer takım, katılımcıları da masamıza gelip bizim yaptığımız droneyi incelemek istediler, fotoğraf çekildiler. Aynı zamanda TÜBİTAK ve TAİ yetkilileri tarafından da büyük ilgi gördük. Bizim bir sonraki amacımız tasarımlarımız ile ilgili bunu geliştirmek ve seri üretim sürecini başlatmak” şeklinde konuştu.

    “Uçan yumurta; otonom uçuş ve HD kayıtta yapıyor”

    İki tane Makine ve üç tane Bilgisayar Mühendisi olarak yaptıkları tasarımın teknik özellikleri hakkında bilgi veren Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği öğrencisi İhsan Pehlivan ise, “Yumurta şeklinde bir drone yaparak, TÜBİTAK İHA yarışmasına katıldık. Zaten özgün bir tasarım yapmak istiyorduk, böyle bir tasarım yaptık. Teknik özellikleri; otonom uçuş yapıyor yani bilgisayarda, harita üzerinde belirlediğimiz noktalara gidebiliyor, uçabiliyor veya bir çizgi halinde rota belirlediğimiz zaman oralara uçabiliyor. Kamerası var üzerinde HD kayıt yapabiliyor. Görüntü işleme kabiliyetine sahip yani renk tanıyabiliyor ve ona göre bir karar alıp kendi hareketini belirleyebiliyor. Bir buçuk kilometreye yakın bir menzili var fakat bu artırılabilir. Biz bu proje üzerinde yaklaşık 6 ay çalıştık iki tane Makine Mühendisi, üç tane Bilgisayar Mühendisi olarak. Tabi bu insansız hava araçları multidisipliner bir çalışma gerektiriyor. Baya bir bilgi birikimi, araştırma gerektiriyor. Biz bu projeyi öğrenci olarak, kısıtlı imkanlar ile yaptık. Fakat bundan sonra da profesyonel olarak yapmak istiyoruz. Bu konuda zaten Rektörümüz Muzaffer Elmas sağ olsun destekliyor bizi, bundan sonrada eminim bizi destekleyeceğine” ifadelerini kullandı.

  • Avrupa’da milyonlarca yumurta raflardan kaldırıldı

    Almanya, Hollanda ve Belçika’da zehirlenme tehlikesi nedeniyle milyonlarca yumurta raflardan kaldırıldı.

    Almanya, Hollanda ve Belçika’da yapılan araştırma ve testler sonucu yumurtalarda yüksek miktarda böcek öldürücü ilaca rastlandı. Zehirlenme tehlikesi nedeniyle milyonlarca yumurta piyasadan toplatıldı. Hollanda’da yaklaşık 180 çiftlik geçici olarak kapatılarak, soruşturma başlatıldı. Almanya’ya gönderilen yaklaşık 1 milyon yumurtanın ise Hollanda sınırından geri gönderildiği bildirildi.

    Tavuk pisliği, kan ve yumurtalarında yapılan testlerde hayvanların üstlerinde bulunan bulunan pire, bit ve kenelerden kurtulmak için kullanılan böcek öldürücü fipronil maddesi kullanıldığı saptandı. Dünya Sağlık Örgütü, yüksek oranda yutulan toksik maddenin karaciğer, tiroit bezleri ve böbreklere zarar verebileceğini bildirdi.

  • Yumurta büyüklüğündeki dolu, taksicinin başını yardı

    Kastamonu’nun Seydiler ilçesinde dün akşamüzeri aniden bastıran ve yumurta büyüklüğünde yağan dolu, bir vatandaşın başını yardı.

    Kastamonu’nun Seydiler ilçesinde dün akşam üzeri aniden bastıran ve yumurta büyüklüğünde yağan dolu, tarım arazilerinde ve bazı araçlarda maddi hasara yol açmıştı. Yağan dolu yağışından aracını kurtarmak isteyen ve Seydiler’de geçimini taksicilik yaparak sağlayan Yılmaz Odabaşı, taksisini saçağın altına çekmek isterken başına dolu isabet etti. Başı yarılan ve kanlar içerisinde kalan Yılmaz Odabaşı, olay yerine çağrılan 112 Acil Servis ekiplerince Seydiler Devlet Hastanesine kaldırıldı. Burada ilk müdahalesi yapılan Yılmaz Odabaşı, ardından Devrekani Devlet Hastanesine sevk edildi.

    Dolunun başına isabet etmesi nedeniyle başının yarıldığını söyleyen Yılmaz Odabaşı, dolu yağışı başladığı esnada taksisini saçağın altına çekmek için aracının yanına gittiğini belirterek, “Bu esnada doluya yakalandı. Kendimi ne kadar doludan sakındıysam da başıma isabet etti. Başım yarıldı, ardından hastaneye kaldırmışlar. Şükür şuanda durumum iyi, Allah korudu beni” dedi.

  • (Özel Haber) Caretta carettalar Mersin sahillerine yumurta bırakmaya başladı

    Dünyada deniz kaplumbağalarının en önemli üreme alanlarından biri olan Mersin sahillerine bu yıl da caretta carettalar gelmeye başladı. Mersin’de 5 üreme alanı bulunan deniz kaplumbağaları, gecenin karanlığında sahile çıkarak yumurtalarını bırakıp yeniden denize dönüyorlar. Geçen yıl rekor kırılan sahillerde bu yıl biraz daha düşük bir sayı bekleniyor. MEÜ DEKUYAM Müdürü Prof. Dr. Serap Ergene, “Davultepe’de şu anda tespit ettiğimiz 82 yuvamız var” dedi.

    Deniz kaplumbağalarının üremesiyle ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Mersin Üniversitesi (MEÜ) Deniz Kaplumbağaları Uygulama Araştırma Merkezi (DEKUYAM) Müdürü Prof. Dr. Serap Ergene, deniz kaplumbağalarının üremesinin haziran ayında başladığını, ekim ayının başına kadar sürdüğünü söyledi. Haziran-temmuz aylarında anaç kaplumbağalarının kumsala çıkıp yumurta bıraktığını belirten Ergene, yavru kaplumbağalarının da 2 ay sonra yumurtadan çıkıp denize döndüğünü söyledi. Deniz kaplumbağalarının nesli tükenmekte olan canlılar olduğunun altını çizen Ergene, “Bu canlılarla ilgili koruma çalışmaları çok uzun yıllardan beri devam ediyor. Mersin’de 5 üreme alanı bulunmakta. Bu 5 üreme alanından Alata ve Davultepe’de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her yıl Davultepe üreme alanında yaklaşık 100 ile 180 arasında yuva bulunur. Bu yılki çalışmalarımız Mayıs’ın sonlarında başladı. Şu anda Davultepe kumsalında tespit ettiğimiz 82 tane yuva bulunuyor” diye konuştu.

    “Geçen yıl rekor kırmıştık”

    Geçen yıl Mersin’de üreme alanlarında oranın çok yüksek olduğunu vurgulayan Ergene, “Geçen yılki rakamlar inanılmaz derecede yüksekti. 2016 yılı bizim için rekor dönemdi. Kazanlı’da bin 702, Davultepe’de 182, Alata’da 322 yuva tespit etmiştik. Bu çok çok büyük bir rakamdı. Ancak bu yıl için rakamı biraz daha düşük bekliyoruz. Çünkü bir dalgalanma söz konusu. Sezonun başladığı dönem olduğu için insanlarımızın dikkat etmesi gereken bazı noktalar var. Mayıs ayından beri anaç kaplumbağalar yumurta bırakmak için kumsallara geliyorlar. Anaç kaplumbağaları rahatsız etmeyecek şekilde bir plan yapmak gerekiyor. Bu ışıklandırmadan başlıyor, her şeye kadar. Işıklandırma yoğun olduğu zaman bu hayvanlar rahatsız oluyorlar ve kumsala gelemiyorlar. Gürültü, ateş, çöp fazla olduğunda bu hayvanlar yine sahillere çıkmıyorlar. Alata ve Davultepe kumsalında bu yıl çöp çok fazla. Onları temizlemek için bir çalışma yapacağız” şeklinde konuştu.

    “Yavru çıkışları başlıyor, dikkatli olalım”

    Yavru çıkışlarının da yaklaştığını belirten Ergene, “Çünkü Mayıs sonunda gelen anaçların yuvaları Temmuz ortaları veya Temmuz sonları gibi çıkışa geçecek. Özellikle kumsallarda plastik atıklar çok fazla. Bunları yok etmeye çalışıyoruz. Mümkün olduğu kadar insanlarımızı rahatsız etmemesi için ellerinden geleni yapmalarını istiyoruz. Kumsallara dikmiş olduğumuz tabelalar var. O tabelalarda ’deniz kaplumbağasıdır lütfen koruyalım’ diye yazıyor. Bu tabelaların olduğu yerlerde mümkün olduğu kadar üzerinden geçmemeleri, kumsallara araç girmemesi, insanların ıslak olarak bu yuvaların etrafından geçmemesini sağlamamız gerekiyor. Bunun için özellikle yardım istiyoruz. Bilinçli olmak en önemli nokta. Yıllardır bununla ilgili eğitim veriyoruz. 17 yıldır bu kumsallarda çalışmalarımızı sürdürüyor. Daha iyi gelişmeler oldu. İnsanlarımızın büyük bir çoğunluğu daha bilinçli. Sahile vuran ölü kaplumbağalarda veya üreme noktaları dışında bir yerde yuva yapan kaplumbağa olduğunda bizi arıyorlar. Bu yıl üreme alanı dışında 2 noktada birer tane yuvamız var. Bu sevindirici bir olay. Biz o bölgelerde önlemimizi alarak, oraya tabelamızı dikiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Bu yıl sayının biraz daha düşük olmasını bekliyoruz”

    Balıkçıları özellikle uyaran Ergene, “Kumsala yakın, sığ bölgelerde avlanmamaları gerekiyor. Yavrular çıktığında veya anaçlar kumsala çıkarken, tekrar denize dönerken ağlara takılabiliyorlar. Balıkçılarımızdan özellikle rica ediyoruz, bu konuya hassasiyet göstermelerini. Tabi geçen yıl dünyanın gözü Kazanlı’da demiştik. Çünkü bir rekor kırdık. Bu sene nispeten biraz daha az bekliyoruz. Bütün kumsallarda daha az olacağını düşünüyoruz ama bunu ancak dönemin sonunda söyleyebiliriz. Bu kadar yıllık çalışmalarımız bize gösteriyor ki eğer 2 yıl üst üste çok yüksek rakamlar varsa mutlaka 3. yıl düşük rakamlar söz konusu olacak demektir. Bu yıl havada çok soğuk gitti. O yüzden anaçların çıkışı da biraz geçikti. Çıkışlar geciktiği için net rakam söylemek çok doğru değil” dedi.

  • İstanbul’da asfalta yumurta pişiren sıcak

    Yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığı İstanbulluları bunalttı. Hava sıcaklığı 40 dereceyi bulunca, sıcaklığın etkisini göstermek isteyen vatandaşlar Taksim Meydan’ında asfaltta yumurta pişirip, yedi.

    İstanbul’da termometreler 40’ı gösterince vatandaşlar zor anlar yaşadı. Nemin de etkisiyle bunalan İstanbullular gölge yerlere kaçmaya çalıştı. Taksim Meydanı’nda bir vatandaş asfalt yolda yumurta pişirdi. Sıcağa adeta meydan okuyan vatandaş yanında getirdiği yumurtaları asfalta dağıtarak pişmesini bekledi. Sıcaklığın etkisiyle 5 dakika içinde pişen yumurta vatandaşlar tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Vatandaşlar, pişen yumurtayı esnafın getirdiği ekmek ve tuz ile afiyetle yediler.

    “Baktık ekmeği tuzu yok biz getirdik”

    Taksim Meydanında bir esnaf vatandaş, “Havalar gerçekten çok sıcak, bunaltıyor insanı, yapacak bir şey de yok. Arkadaş asfaltta yumurtayı pişirdi baktık ekmeği yok, tuzu yok bizde getirdik karnını doyurması için yardımcı olduk” dedi.

    “Yumurtayı asfalta kırdık resmen pişti”

    Başka bir esnaf ise “Taksim Meydanı’ndayız, havalar sıcak olduğundan dolayı biz bir deney yapmak istedik. Yumurtayı kırıp yere döktük, bunaltıcı sıcakların farkına varmış olduk. Yumurtayı yere koyduk resmen pişti” şeklinde konuştu. Öte yandan, bunaltıcı sıcaklardan korunmaya çalışan bazı vatandaşlar Taksim Meydanı, Gezi Parkı ve çevresindeki gölge alanlara sığınırken, bazı vatandaşlar ise yanlarında getirdikleri soğuk suyu içerek ya da el ve yüzlerini ıslatarak serinlemeye çalıştığı görüldü.