Etiket: Yumurta

  • Ekiz Yumurta Foça Basketbol Rakibini Farklı Yendi

    Kadınlar Bölgesel Basketbol Ligi B Grubu’nda zirve yarışı veren Ekiz Yumurta Foça Basketbol, Aydın deplasmanında Doğa Kültür’ü 52 sayı farkla 94-42 mağlup etti.

    Kadınlar Bölgesel Basketbol Ligi B Grubu’nda Ekiz Yumurta Foça Basketbol deplasmanda Doğa Kültür ile karşı karşıya geldi. Yeşil beyazlı Foça takımının kızları, mücadeleyi tam 52 sayı farkla 94-42 tamamlayarak rakibini mağlup etti. Takımda yer alan Tülin Okumuş ise 15 sayı, 5 ribaunt, iki asist ve üç top çalma ile galibiyette takımına önemli destek sağladı. Fpça basketbol takımı, bu galibiyetle ise ligde büyük bir avantaj yakaladı.

    Ekiz Yumurta Foça Basketbol Başantrenörü Erman Okerman, hedefledikleri şampiyonluk yolunda ilerlediklerini belirterek, “Kolay bir deplasman galibiyeti aldık. Beni alınan farklı galibiyetten çok, ortaya konan basketbol, mücadeleye ve oyuncularımın arasındaki paylaşım ilgilendiriyor. Çünkü bunlar güçlendikçe sonuca ulaşmamız daha da kolay olacak. Tüm oyuncularımı gösterdikleri istekli mücadeleden dolayı kutluyorum” dedi.

  • Hastalanmamak İçin Yumurta Ve Maydanoz Tüketin

    Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, hastalanmamak için yumurta ve maydanoz tüketiminin önemli olduğunu belirtti.

    Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için yumurtanın olmazsa olmaz olduğunu dile getiren Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşilbiber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerde bulunan A vitamini güçlü bir antioksidandır. A vitamini savunma sistemimizi güçlendirmede en önemli rolleri üstlenen bir vitamindir. Bu besinlerin belirli ölçülerde tüketilmesi hastalıklardan korunmada önemli rol oynar” dedi.

    Yorgunluğu ortadan kaldırmak için beslenmede en etkili vitaminin C vitamini olduğunu söyleyen Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Sebze ve meyveler C vitamini açısından zengin besinlerdir. Bu nedenle taze ve sebze meyve tüketimini artırmalıyız.

    Her Sabah Kahvaltıda ve Salatalarda Mutlaka Maydanoz Şart! C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar, savunma sistemini güçlendirir.Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerir. C vitamini kaybını önlemek için tüketilmeden önce hazırlanmalıdır. Özellikle yemeklerde yeşil ve kırmızı biberler bol miktarda çok öldürmeden ilave edilmelidir.

    E vitaminin vücut çalışmasındaki en önemli görevi antioksidan özelliğidir. En zengin kaynakları; fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, tahin gibi besinlerdir. Balık, balık yağı, fındık ve cevizde bulunan omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir.

    Nargiller familyasının örnek bitkisidir. Nar meyvesi ismini Latince’de ‘çok tohumlu’ anlamına gelen ‘pomegranate’den almıştır. Nar suyunda anthsiyaninler ve güçlü antioksidant flavonoidler nar suyunun rengini sağlarlar. Nar antioksidan ve anti-tümör etkisinden dolayı ilaç olarak da tanımlanabilir” diye konuştu.

  • İleri Yaştaki Anne Adaylarında “Altın Yumurta” İle Tüp Bebek Şansı

    Üreme Sağlığı ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Hakan Özörnek tüp bebek tedavilerinde biraz daha “zorlu hasta” grubuna giren ileri yaştaki anne adaylarından dünyada da henüz yeni uygulanan bir tedavi ile adeta “altın yumurta” elde ettiklerini söyledi.

    Op. Dr. Hakan Özörnek, bir kadının yumurta rezervinin doğduğu anda belli olduğunu ve bunun hiçbir şekilde değiştirilemeyeceğini söyledi. Kadın kaç yaşında ise yumurtasının da aynı yaşta olduğunu ifade eden Op. Dr. Özörnek, kadınla birlikte ’yaşlanan yumurta’ların gebelik şansını azalttığını ifade etti. Özörnek, 20-30’lu yaşlardaki anne adaylarından 8-10 yumurta toplarken, 40’lı yaşlardaki hastalardan yumurta toplama sayısı 1-2’ye düştüğünü kaydetti.

    YUMURTALIK REZERVİ NEDİR?

    Her kadın doğduğunda kendisine ait belli bir yumurta sayısına (yumurta rezervi) sahiptir (1-2 milyon), ergenlik döneminde bu yumurta sayısı 400 bine iner, yani yaş ilerledikçe yumurta havuzundaki yumurta sayısı azalır. Yaş ilerledikçe özellikle de 36-37 yaşından sonra yumurta sayısı ve kalitesi azalır, yaklaşık 25 bine düşer. 40 yaşından sonra bu olay daha da hızlanır. Ortalama 45-50 yaş civarında yumurtalar iyice tükenir ve menopoz dönemi başlar. Artık yumurtalıklar fonksiyonlarını sürdüremez ve adet kanamaları kesilir.

    YUMURTALIK REZERVİ NASIL ÖLÇÜLÜR?

    Bir kadının yumurtalıklarında bulunan foliküllerin (yumurtaların) sayısı ve kalitesi hamile kalabilme kapasitesini belirler. Yumurta Rezervi azalan kadında gebe kalma şansı da azalır, hatta gebelik olsa bile düşük riski artar. Bu sebeple özellikle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde yumurta rezervlerinin değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Çünkü her zaman kadının kronolojik yaşı ile yumurtalık yaşı paralel gitmeyebilir, bazen yumurtalığın yaşı kadının yaşından daha büyük olabilir. Yani kadının yaşı 25-30, yumurtalığın yaşı 40 olabilir. Yumurta rezervlerinin değerlendirilmesinin sonucuna bağlı olarak infertilite (kısırlık) tedavisi için uygulanacak yöntem hakkında ve kişinin hamile kalabilme şansı hakkında önemli bilgiler elde edilir.

    Yumurta Rezervinin yüksek olması kadının yumurtalıklarındaki foliküllerin fazla ve hamile kalma şansının yüksek olduğunun göstergesidir.Günümüzde kadınların geç yaşlarda evlenmeye karar verdikleri ya da evlenseler bile kariyer planları nedeni ile çocuk sahibi olmayı ötelemeleri ileride çocuk sahibi olmaları önündeki en büyük engellerden biri.

    Op. Dr. Hakan Özörnek bir kadının evli olsun olmasın 30 yaşına geldiğinde yumurtalık rezerv ölçümü yaptırmasının önemli olduğuna dikkat çekti.Hakan Özörnek artık yumurta rezervi düşük olan bekâr kadınların da yumurta dondurma hakkına sahip olduklarını hatırlattı. Evli kadınların da hemen çocuk sahibi olmayacaklar ise yumurta rezervi açısından kontrol edilmelerinin yerinde olacağını anlatan Özörnek, böylece çocuk sahibi olma şansının tespit edilerek aile planlamasının buna uygun olarak yapılabileceğini söyledi.

    Ultrason taraması, doğurganlık hakkında fikir edinilmesinde çok önemli bir role sahip. Çünkü bu yöntemle hem yumurta rezervi hem de yumurta sayısı hakkında bilgi ediniliyor. Genellikle adetin 2.-3. günü yapılan ultrason taramasıyla foliküller inceleniyor. Her iki tarafta en az dörder adet folikül bulunması, kadının iyi bir yumurtalık rezervine sahip olduğuna işaret ediyor.

    HORMON TESTLERİ

    Günümüzde yumurtalık rezervini en iyi belirleyen hormon testi AMH (Anitmülleriyan Hormon) dır. Bu test yumurtalık kapasitesini bizlere gösteriyor. En büyük avantajı adetin her döneminde yapılıyor olmasıdır. Bu testin sonucu 1 in altında çıkarsa “acele et” anlamına gelir.

    Jinekolojik muayene ve tetkiklerin ardından yumurta sayısı ve kalitesi hakkında tam bir fikre sahip olmak mümkün. Bu durumda herhangi bir jinekolojik hastalığınız olmasa bile, yumurta rezervinde bir sorun ortaya konmuşsa, hamilelik sürecini ertelememeniz öneriliyor.

    YUMURTA REZERVİNİN AZALMASINA NEDEN OLAN FAKTÖRLER NELERDİR?

    – Yaş,

    – Sigara alışkanlığı

    – Önceden geçirilmiş yumurtalık ve kist ameliyatı

    – Çikolata kisti (endometrioma)

    – Kemoterapi veya Radyoterapi

    – Bazı genetik hastalıklar, örneğin frajil X sendromu, mozaik turner sendromu

    – Ailede erken menopoz

    ALTIN YUMURTA İLE ANNELİK ŞANSI

    İleri yaştaki anne adayları için dünyada yeni bir uygulamaya gidildiğini anlatan Op. Dr. Özörnek, yeni uygulamaya ilişkin şu bilgileri verdi;

    “ Anne adaylarında adetin başında 10 günlük bir tedavi ile yumurta topluyoruz bu yumurtaları donduruyoruz. Yumurta toplama işleminden 3-4 gün sonra bir kez daha aynı şekilde ilaç tedavisi uygulayarak ikinci kez yumurta topluyoruz. Bu şekilde elde ettiğimiz 4-5 yumurtayı genetik teste tabi tutuyoruz. Çünkü 40 Yaşın üzerindeki kadınlarda transfer edilen 2 yumurtadan 1’inin genetik olarak kusurlu olma ihtimali çok yüksek. Bu durumda gebe kalma şansı azalıyor ya da gebelik düşük ile sonuçlanıyor. Yani bir adet döngüsünde 2 defa yumurta topluyoruz. Bu şekilde daha fazla yumurta toplayarak sağlıklı ve kaliteli yumurta ve yüksek gebelik şansını aynı anda yakalamış oluyoruz. “

    “ Çifte uyarım” adı ile bilinen bu yöntemin yaklaşık 3 yıldan bu yana dünyada uygulandığına dikkat çeken Op. Dr. Hakan Özörnek, uygulama sonuçlarının başarılı ve güvenli olması sebebi ile artık kendisinin de hastalarına bu yöntemi uygulamaya başladığını bildirdi.

    Bu yöntemle bulunan yumurtaları “ altın yumurta” olarak adlandırdıklarını söyleyen Op. Dr. Hakan Özörnek bu şekilde anne adaylarının hamile kalma şanslarının çok önemli oranlarda arttığını sözlerine ekledi.

  • Türkiye Yumurta İhracatında Dünya İkincisi

    TÜİK verilerine göre 2014 yılında Türkiye’de 17,1 milyar adet yumurta üretildi. Bu rakamlar ile bir rekor kıran Türkiye, dünya yumurta ihracatının yüzde 9’unu gerçekleştirerek bu alanda ikinciliği elde etti.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Yıldız, Türkiye’nin sadece yumurta ihracatından 400 milyon dolar gelir elde ettiğini açıkladı. Piliç eti üretiminin de yüzde 95’inin entegre firmalar tarafından gerçekleştirildiğini söyleyen Dekan Yıldız, “Üretilen 17 milyardan fazla yumurta sayısı Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en yüksek sayıdır. Bu sayı her yıl artarak devam ediyor. Türkiye, bu sektör ile 400 milyon dolar üzerinde gelir elde etti. Yüzde 9 ihraç oranı ile de dünya üzerinde en çok yumurta ihraç eden ikinci ülke olmayı başardı. Günümüzde piliç eti üretiminin yüzde 95’i entegre firmalar tarafından gerçekleştirilir hale geldi. Türkiye, dünya piliç eti piyasasında 300 milyon doların üzerindeki ihracatıyla yüzde 4’lük bir paya sahip ve gelecek yıllarda küresel bir oyuncu olmaya adaydır. Avrupa’nın en büyük kuluçka kapasitesine sahip şirketi de Türkiye’de ve hatta Bursa’dadır” şeklinde konuştu.

    “ARTAN NÜFUS HAYVAN ISLAHINI ZARURİ KILIYOR”

    Türkiye’de geçen yıl 14,2 milyon baş sığır, 31,1 milyon baş koyun, 10,3 milyon baş keçi ve 130 bin baş at bulunduğunu kaydeden Yıldız, 2014 yılında hayvancılık sektöründe 1 milyon tondan fazla kırmızı et, 18,6 milyon ton süt, 1,9 milyon ton beyaz et, 17,1 milyar adet yumurta ve 103,5 bin ton bal üretildiği bilgisini verdi. Yıldız, “Artan nüfus ve gıda ihtiyacı, gıda niteliği olan hayvanların daha verimli olmaları yönünde ıslah edilmelerini zaruri kılarken, hastalıklara, beslenme ve yetiştirme şartlarına karşı hassasiyeti de beraberinde getirmiştir. Bütün dünyada artan yem fiyatları da hayvani ürün maliyeti içerisindeki yemin payını düşürebilmek için yetiştiricileri hayvanlardan daha fazla ürün elde etmeye zorlamaktadır” dedi.