Etiket: Yükseltti

  • Sezen: “Doların yükselmesi ayçiçek raf fiyatını yükseltti”

    Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Sezen, dolardaki artışın yağ fiyatlarının yükselmesine neden olduğunu söyledi. Sezen, “Türkiye kendi yağ ihtiyacının sadece yüzde 40-50’sini üretebiliyor. O nedenle de ithal etmek zorunda” dedi.

    Trakya Birlik Başkanı Rafet Sezen, ayçiçeği yağı zammı konusunda yaptığı açıklamada, “Döviz kurunun çok yukarı gitmesi yağ fiyatlarını yukarı taşıdı. Rafa da yansıdı bu durum. Ama birebir yansımadı. Şu anda 4 bin 200 lira ham yağın ton fiyatı. İthal fiyatları da o seviyelerde. Piyasada yani raflarda 4 bin 200 liradan işlem görmüyor. 3 bin 800-3 bin 900 liradan işlem görüyor. Nasıl olur derseniz? Herkes kendi elindeki, daha önce aldığı yağı karıştırarak satıyor. Bu denge bu şekilde sağlanıyor” dedi.

    2016’da Trakya Birlik 297 bin ton ayçiçeği aldı

    2016 yılında Trakya Birlik’in 297 bin ton ayçiçeği aldığını belirten Sezen, “Bunun karşılığında 510 milyon TL ortağımıza Eylül ayında ödeme yaptık. Ortaklarımıza hiç borcumuz kalmadı. Bundan elde edilecek ham yağ da ortalama yüzde 40’tan hesaplandığında 300 bin ton ayçiçek yağı yapar” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye net ithalatçı bir ülke”

    Türkiye’nin mutfakta nebati yağ ihtiyacının yaklaşık 700-750 bin ton olduğunu ifade eden Sezen, “Türkiye’nin genel toplamına baktığımızda, diğer sektörleri de koyduğumuzda Türkiye’nin 1 milyon tonun üzerinde rafine yağa ihtiyacı var. Bir de Türkiye’de ithal ve ihraç edilen yağ var. O da ortalığı karıştırıyor zaten. Temel sıkıntı ithalat ve ihracat konusunda yaşanıyor. 45 milyon nüfusu olan Ukrayna, ürettiği çiçeğin çok az bir kısmını 2 milyon tonunu kendisine ayırıyor. Geri kalanını satıyor. Dünya piyasalarını direkt olarak etkiliyor. Türkiye net ithalatçı bir ülke. Türkiye kendi yağ ihtiyacının sadece yüzde 40-50’sini üretebiliyor. O nedenle de ithal etmek zorunda. Dengeleri bozan bu” dedi.

  • Pegasus, kurumsal yönetim notunu üçüncü kez yükseltti

    Pegasus Hava Yolları kurumlsal yönetim derecelendirme notunu geçen yıla göre yüzde 2 artırarak bu yıl 10 üzerinden 9,17 aldı.

    Pegasus Hava Yolları, kurumların hissedar haklarına verdikleri önem, kamuyu aydınlatma faaliyetleri, menfaat sahipleriyle ilişkileri ve yönetim kurulunun genel kredibilitesini ölçen kurumsal yönetim derecelendirme notunu geçen yıla göre yüzde 2 artırarak bu yıl 10 üzerinden 9,17 aldı. Uluslararası Kredi Derecelendirme ve Kurumsal Yönetim Hizmetleri A.Ş tarafından değerlendirilen Pegasus, halka açık kurumların özellikle hissedarlarına ve genel anlamda kamuoyuna karşı şeffaflığını ölçen bu not ile Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayınlanan Kurumsal Yönetim İlkelerine büyük ölçüde uyum sağlayarak yatırımcılarına güven vermeye devam etti.

    “İşimizi doğru yapmanın karşılığını alıyoruz”

    Pegasus Genel Müdürü Mehmet T. Nane alınan notla ilgili olarak, “Hali hazırda yüzde 34,51’i halka açık olan Pegasus’ta hissedarlarımıza ve kamuoyuna yönelik önemli görevlerimiz var. Kamuyu zamanında ve şeffaflıkla bilgilendirmek, yatırımcılarımızla tutarlı ve sürdürülebilir bir iletişim kurmak çok önemsediğimiz alanlar içinde yer alıyor. Kurumsal yönetim derecelendirme notumuzun 10 üzerinden 9,17 olarak açıklanması, işimizi doğru yaptığımızın en güzel kanıtı. Pegasus kurumsal yönetim ilkelerine yatırım yapmaya devam edecek” dedi.

    Kurumsal yönetim derecelendirme alan Türkiye’deki tek havayolu

    Mehmet T. Nane sözlerine şu şekilde devam etti: “Pegasus, halka arz edildiği yıl kurumsal yönetim derecelendirme alan ilk şirket olmuştur. Ayrıca halen kurumsal yönetim derecelendirme alan Türkiye’deki tek havayoluyuz. Bu 2 konu yatırımcılarımıza ve kamuya yönelik şeffaflık ilkesini ne kadar ciddiye aldığımızı gösteriyor. Bu alandaki örnek başarılarımıza devam edebildiğimiz için çok mutluyuz zira 3 yıl gibi kısa bir sürede derecelendirildiğimiz 4 bölümden de 10 üzerinden 9’un üzerinde not aldık. 3 yılda notumuzu her yıl ve toplamda yüzde 13 artırdık.

    Pegasus’un hisseleri halka arzdan 6 ay gibi kısa bir süre sonra Borsa İstanbul’un Premier Lig’i BIST 30’da işlem görmeye başlamıştı. Yine halka arzımızdan 8 ay sonra bir ilke daha imza atarak Türkiye’de halka arzından hemen sonra kurumsal yönetim derecelendirme notunu açıklayan ilk şirket olduk. İyi bir kurumsal yönetim ülkeler ve şirketler için ekonomik ve sosyal büyümenin temelidir ve bizlere yatırım yapan hissedar ve paydaşlarımız için en az finansal ve operasyonel performansımız kadar önemlidir. Pegasus olarak, başarılarımızın devamı için istikrarlı bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz.”

    Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu nedir?

    Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu, şirketlerin sağladığı ve bağımsız analistlerin farklı kaynaklardan elde ettiği bilgiler ışığında veriliyor. Kurumların genel kurul raporları, kamuya açık bilgi ve belgeleri, yönetim kurulu tutanakları, dava dosyaları vb kaynakların incelendiği not, genel anlamda kurumların hissedarları karşısındaki şeffaflığını derecelendiriyor.

  • Erdoğan-Putin görüşmesi sanayicinin moralini yükseltti

    Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi (MTOSB) Başkanı Sabri Tekli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan-Putin görüşmesinin kendilerini mutlu ettiğini ifade ederek, “Umudumuz uçak krizi öncesindeki sıcak ilişkilere geri dönmektir. Bu süreç boyunca Türkiye’de en çok etkilenen illerden birisi Mersin olmuştur. Her iki ülkenin en üst temsil makamlarınca görüşmelerin olumlu havada geçmesi Türk sanayicisinin morallerini yükseltti” dedi.

    Başkan Tekli, yaptığı açıklama ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin görüşmesini değerlendirdi. Yapılan görüşmelerin özellikle Mersin adına büyük önem taşıdığını vurgulayan Tekli, “Umudumuz uçak krizi öncesindeki sıcak ilişkilere geri dönmek. Türkiye ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin dondurulduğu 8 aylık süreyi bir kayıp olarak görüyoruz. Fakat her iki ülkenin en üst temsil makamlarınca görüşmelerinin olumlu havada geçmesi Türk sanayicisinin morallerini yükseltti. Yaşanan 8 aylık kriz döneminde Mersin olumsuz etkilendi. Tarımda, turizmde, sanayide, enerji sektöründe Türkiye ile Rusya arasında yaşanan kriz Türk ekonomisini olumsuz etkilemiştir” ifadelerini kullandı.

    Hem turizm hem de tarım için önemli

    Kriz ortamının tekrar olumlu bir sürece dönüşmesinin Türkiye adına büyük önem taşıdığını belirten Tekli, “Bu süreç boyunca Türkiye’de en çok etkilenen illerden birisi de Mersin’dir. Kentimizin yaş meyve ve sebze ihracatında Rusya’nın payı çok yüksektir. Bu manada Rus pazarının yeniden kazanılıyor olması ülkemiz ve kentimiz adına büyük önem taşımaktadır. Ayrıca tabloya genel anlamda baktığımız zaman özellikle charter seferlerinin serbest bırakılması halinde ülke turizmi canlanacaktır” diye konuştu.

    Görüşmede özellikle Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’nin de konu başlıkları arasında yer almasının büyük önem taşıdığını belirten Tekli, “Sanayicinin büyük önem verdiği enerji konusunda ülkemizin en önemli yatırımlarından birisi olan Akkuyu konusunun bu önemli görüşmede ele alınması sanayicimize moral vermiştir. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında morali bozulan sanayicilerimiz bu gelişme sonrasında umutlanmış, geleceğe daha pozitif bakmaya başlamıştır. Ayrıca bu görüşmenin Suriye sorununun çözümüne de büyük katkı sağlamasını temenni ediyoruz. Yanı başımızda yaşanan bu kaos ortamının Mersin’e büyük zararlar verdiği, kent ekonomisini olumsuz etkilediği önemli bir gerçektir. Rusya krizinin çözülmesinin ardından, Suriye’deki kaos ortamının da son bulması ile birlikte Mersin önümüzdeki süreçte ekonomik anlamda büyük bir atılıma geçebilir. Sanayicilerimiz gelişmeleri yakından takip ediyor. Umarım önümüzdeki süreç hem Türkiye hem de Mersin adına ekonomik grafiklerin yükselişe geçeceği bir süreç olacaktır. Son dönemde büyük bir hızla düşüş yaşayan Mersin’in ihracat rakamlarının da, kısa bir süre sonra eski günlerine döneceğinden eminiz. Bizler ülkemize yatırım yapmaktan, istihdam alanları açmaktan vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

  • Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık: “IMF Büyüme Oranımızı Yüzde 3,2’den 3,8’e Yükseltti”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ar-Ge Merkezleri İyi Uygulama Örnekleri Paylaşım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada IMF’nin büyüme oranını yüzde 3,2’den 3,8’e yükselttiğini ifade etti. Ülkedeki nitelikli yaptırımların arttırılması gerektiğini söyleyen Bakan Işık, “Bu ülke ne zaman ayağındaki prangalardan kurtulmaya çalışsa başına bir bela musallat oluyor” dedi.

    Ar-Gr Merkezleri İyi Uygulama Örnekleri Paylaşım Toplantısı Antalya’nın Serik ilçesi Belek turizm bölgesinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katılımıyla başladı. Toplantıya Antalya Valisi Muammer Türker, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer de katıldı.

    “21 BAŞARILI PROJENİN TANITIMI GERÇEKLEŞECEK”

    Toplantıyı, Ar-Ge merkezlerinde yapılan örnek projeleri paylaşmak, Ar-Ge merkezleri arasındaki işbirliğini artırmak ve Ar-Ge merkezlerinin kurumsal kapasitelerini geliştirmek amacıyla düzenlediklerini ifade eden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Bugün burada, kamu-sanayi-üniversite işbirliği, Ar-Ge yönetimi, girişimcilik, proje yönetimi ile fikri ve sınai mülkiyet hakları olmak üzere 5 önemli başlık altında 21 başarılı projenin tanıtımını gerçekleştireceğiz. Ancak Ar-Ge merkezlerimizdeki iyi uygulamaların bundan çok daha fazla olduğunu biliyoruz. Toplantının bu yönüyle tüm katılımcılarımız açısından son derece faydalı ve verimli geçeceğine inanıyorum. Bu buluşmanın, Ar-Ge Reform Paketi’nin hemen sonrasında gerçekleşiyor olmasının da ayrıca önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

    “BU ÜLKE NE ZAMAN AYAĞINDAKİ PRANGALARDAN KURTULMAYA BAŞLASA BAŞIMIZA BİR BELA MUSALLAT OLMAYA BAŞLIYOR”

    Son dönemlerde ülkenin birliğini ve beraberliğini bozmaya yönelik artan terör saldırılarının olduğunu belirten Bakan Işık, “Bugün terörle mücadele ederken hayatını kaybeden şehitlerimizin haberi geldiği bu dönemde özellikle terörle mücadelenin yoğun olduğu bu dönemde iyi, güzel ve doğru çalışmaları, milletimizle paylaşmamızın da ayrıca çok önemli olduğunu da ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle terörle mücadelede hayatını kaybeden tüm şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Biz şunu çok iyi biliyoruz. Bu ülke ne zaman bir sıçrama yapmaya çalışsa, ne zaman bu ülke ayağındaki prangalardan kurtulmaya başlasa başımıza bir bela musallat olmaya başlıyor. Ama inanıyoruz ki terör belasını bu ülke başından inşallah def edecek ve bir daha ülkemizin böyle bir problemle karşı karşıya kalmaması içinde her türlü tedbiri de kararlılıkla yürürlülüğe koyacağız” diye konuştu.

    “IMF BÜYÜME ORANIMIZI YÜZDE 3,2’DEN 3,8’E YÜKSELTTİ”

    “Son dönemde açıklanan ekonomik veriler, Türkiye ekonomisinin ne kadar sağlam dinamiklere sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor” diyen Bakan Işık, “Ekonomimiz, geçtiğimiz yıl yaşanan bütün zorluklara rağmen orta vadede ortaya koyduğu yüzde 4’lük büyüme hedefini yakaladı. Ocak ve Şubat aylarında sanayi üretimimiz de yıllık bazda çok önemli artışlar kaydetti. Geçtiğimiz yıl ekonomideki büyüme ve bu yıl sanayi üretimindeki artış, ağırlıklı olarak iç talepten kaynaklandı. Şubat ve Mart aylarından itibaren ihracatımızın yeniden yükselişe geçmesiyle birlikte, iç taleple birlikte dış talep de büyüme hedefimizi destekleyecek. Bu da 2016 yılında çok daha iyi bir performans göstereceğimize işaret etmekte. Nitekim IMF, Türkiye’nin 2016 büyümesi için daha önce ön gördüğü yüzde 3,2’lik oranı yüzde 3,8 olarak revize etti. Gerçi şuana kadar IMF’nin verdiği hiçbir tahmin tutmadı. Hep üst rakamlara revize etmek zorunda kaldı. Pek çok uluslarası kuruluş Türkiye ile ilgili tahminlerini olumlu yönde revize etme ihtiyacını duydu. Bunun temel sebebi Türkiye’yi çok iyi tanımamaları. Türk insanının bu girişimcilik ruhunu çok iyi bilememiş olmaları. Sadece IMF de değil, çeşitli kuruluşlar, dünya ekonomisinin büyüme tahminlerini aşağı çekerken, Türkiye ekonomisiyle ilgili büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize ediyor. Biliyorsunuz, özellikle son dönemde hükümet olarak yapısal reformlara yoğunlaşmış durumdayız. Türkiye ekonomisine duyulan bu güven, işte bu yapısal reformları hayata geçirmemiz için bize çok güçlü bir zemin oluşturuyor” şeklinde konuştu.

    “ÜLKEMİZDEKİ NİTELİKLİ YATIRIMLARI ARTIRMAMIZ GEREKİYOR”

    Türkiye’yi yüksek gelir grubundaki ülkelerden biri haline getirmeyi amaçladıklarını söyleyen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “İşin ekonomi ve sanayi tarafına bakarsak, yüksek gelir grubuna geçiş için ülkemizdeki nitelikli yatırımları artırmamız gerekiyor. Sanayide daha nitelikli üretime geçmek ve daha fazla katma değer oluşturmak için, Ar-Ge, inovasyon, markalaşma ve tasarım gibi konulara yoğunlaşmış durumdayız. Bugün öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, teknolojik değişimlerin hızı nedeniyle ürünlerin raf ömürleri kısalıyor. Küresel bir araştırmaya göre, CEO’ların yüzde 80’i, mevcut ürünlerinin piyasa tarafından 3 yıl daha talep göreceğinden emin değiller. Dünyada en büyük firma, en değerli marka gibi listelerde teknoloji devlerinin ağırlığı her geçen gün artıyor. Öyleyse biz de teknoloji yoluyla, ürünlerimizi ve firmalarımızı sürekli yenilemek durumundayız.”

    “TOPLAM AR-GE HARCAMASI 18 MİLYAR TL SEVİYESİNE GELDİ”

    Ar-Ge ve inovasyonun, bazı sektörlerin değil bütün sektörlerin konusu olduğunu dile getiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Türkiye’de Ar-Ge harcamaları her geçen gün artıyor. Çok daha önemlisi, Ar-Ge konusundaki bilinç ve tecrübe de her geçen gün daha iyi bir seviye geliyor. 2014 yılında, ülkemizdeki toplam Ar-Ge harcaması 18 milyar TL seviyesine geldi. Ar-Ge yoğunluğumuz, tarihimizde ilk defa, yüzde 1 seviyesini geçti. Bu yıl, sadece kamu olarak, Ar-Ge projelerine 4,6 milyar TL kaynak ayırdık. Ar-Ge harcamaları konusunda bizi en çok sevindiren husus ise, Ar-Ge harcamalarında özel sektörün payının sürekli artıyor olması. 2002’de Türkiye’nin AR-GE harcaması 4 milyar TL civarındaydı ve bunun yüzde 15’ini özel sektör yapıyordu. Şimdi ise yüzde 50’lere yaklaştı. Bunların Türkiye için yeterli olmadığını biz çok iyi biliyoruz. İnşallah, ilerleyen dönemde bu oranı, yüzde 65 seviyesine çıkacağız” ifadelerini kaydetti.

    “AR-GE MERKEZLERİNE 5 BİNE YAKIN PATENT BAŞVURUSU YAPILDI”

    Ülkede 29 farklı ilde faaliyet gösteren 248 Ar-Ge merkezinde 26 bin nitelikli personel istihdam edildiğini ifade eden Bakan Işık, “Ar-Ge merkezlerimizde bugüne kadar tamamlanan ve şu anda devam eden proje sayısı 12 bini geride bıraktı. Yine Ar-Ge merkezlerimiz tarafından 5 bine yakın patent başvurusu yapılırken, binin üzerinde patentin de tescili alındı” diye konuştu.

    MURAT AR: “29 FARKLI İLDE FAALİYET GÖSTEREN 248 AR-GE MERKEZİMİZ VAR”

    Artan hızda faaliyetlerini gerçekleştirdiklerini ifade eden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Genel Müdürü İlker Murat Ar ise, “Bu çalışmaların somut çıktılarına bakıldığında 26 farklı sektörde ve 29 farklı ilde faaliyet gösteren 248 AR-Ge merkezimizde 26 binin üzerinde araştırmacı istihdam ediliyor. 13 bine yakın projenin tamamlandı ya da sürdürülüyor. 5 bine yakın patentin tescil edildiği ya da başvuru sürecini devam edildiğini görüyoruz” dedi.

    Etki değerlendirme çalışmalarının yapıldığını ve AR-GE merkezlerinin çalışmalarının değerlendirildiğini belirten Ar, etki analizi çalışmaları programın niceliksel yöntemlerle değerlendirildiğini dile getirdi.

  • Boğazlıyan Anadolu Lisesi Lgs’da Başarı Grafiğini Yükseltti

    Boğazlıyan Anadolu Lisesi, LGS’de başarı grafiğini yükselterek yeni rekora imza attı.

    Her geçen yıl eğitim başarı seviyesini yükselten Boğazlıyan Anadolu Lisesi, son üç yılın yüksek performansını yakaladı. LGS sonuçlarında bütün branşlarda Türkiye ortalamasının üstüne çıkan Boğazlıyan Anadolu Lisesi, LYS sınavında bu başarıyı daha da artırmanın hesaplarını yapıyor.

    LGS’de elde ettiği başarıdan dolayı Boğazlıyan Anadolu Lisesini ziyaret eden İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Bozdağ, okul müdürü Nebi Koç ve öğretmenleri tebrik etti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Bozdağ, Hiç bir başarının tesadüf olmadığını belirterek, “Planlı, programlı, özverili ve fedakarlığın zirveye çıktığı Anadolu Lisesi’ndeki bu başarı sürpriz değildir. Okul müdürümüz başta olmak üzere öğretmenlerimizi, velilerimizi ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Başarıların devamını diliyor, LYS’de de daha yüksek başarıları bekliyorum” dedi.

    Anadolu Lisesi’nin Yozgat genelinde de en üst sıralarda yer aldığını vurgulayan Bozdağ, “Son üç yılda elde edilen başarı, hepimizin yüzünü güldürmüştür. Her sene başarı çıtasının yükselmesi, tüm branşlarda Türkiye ortalamasının çok çok üstüne çıkılması başarının tesadüfi olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. Anadolu Lisesi, sadece eğitim ve öğretimde değil, sosyal ve kültürel aktivitelerde de sık sık öne çıkan okullarımızdan bir tanesidir. Ben, okulumuzun başarı grafiğinin daha da yükseleceğinden hiçbir kuşkum yok” diye konuştu.

    Anadolu Lisesi Müdürü Nebi Koç’da, 2012-2013 yılandan başarı seviyesinin her geçen yıl yükseldiğini belirterek, “Türkiye ortalamasının altındayken, şuanda okulumuz tüm branşlarda Türkiye ortalamasının üstüne çıktı. Yozgat’ta da üst sıralara taşındı. Bu başarıyı, sınavına kadar yapmış olduğumuz kendi denemelerimizi kendimizin yapıyor olması, optikleri kendimizin okuması, koridorlarda oluşturduğumuz çalışma masalarıyla birlikte öğretmenlerimizin çay dahi içmeyerek bu masalarda öğrencilerimizin yapamadığı soruları çözmeleri, yine ekibimizle birlikte Yozgat’ta gerçekleştirilen sınav provalarının yapılması, hafta sonu yetiştirme kurslarımız elde edilen başarıda büyük etken olmuştur” şeklinde konuştu.