Etiket: Yüce

  • Oyuncu Tolga Yüce; Yurt Dışında Evlenen Kırmızıgül Ve Tatlıtuğ’u Samimiyetsizlikle Suçladı

    Sinema ve dizi oyuncusu Tolga Yüce; Amerika’da evlenen Mahsun Kırmızıgül ve Paris’te evlenen Kıvanç Tatlıtuğ’u samimiyetsizlikle suçladı.

    Yüce yaptığı açıklamada, Kırmızıgül ve Tatlıtuğ’u eleştirerek, “Türkiyede’ki nikah daireleri kapalı mıydı ki? Bu ülkede para kazanın bu ülke vatandaşı olun gidin Amerika’da, Paris’te evlenin.

    Mahsuncum sen kalk ezilen halklar, garibanlar edebiyatı yap, sonra git Amerikalarda yüzbinlerce dolarlık düğünler dünyaevine gir. Kim inanır bu samimiyetsiz davranışlarına? Ülkeni seviyorsan gitmeyeceksin. Lafa gelince ülkeniz için canınızı verirsiniz. Ama çok şükür halkımız uyandı” ifadesini kullandı.

  • Yüce: “Gayrimenkulde ’Sanal Fiyatlar’ Ortaya Çıktı”

    Ordu Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Uğur Yüce, son yıllarda Ordu’ya yapılan yatırımların artması ile emlak sektöründe ’sanal fiyatların’ ortaya çıktığını, bu durumun yatırımcıları olumsuz etkilediğini söyledi.

    Ordu’da son yıllarda yapılan yatırımlar ve turizm alanındaki tanıtımlara bağlı olarak gayrimenkul sektöründe hareketlenmeler yaşanıyor. Ordu’daki gayrimenkul alanlarına ilginin artması ile sektörde bir takım sıkıntılarda ortaya çıkabiliyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Ordu Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Uğur Yüce, son yıllarda yapılan yatırımlarla Ordu’nun her alanda değer kazandığını belirtti. Yapılan yatırımlarla gayrimenkul sektöründe hareketlenmelerin olduğunu belirten Yüce, artan ilgi sebebi ile sanal fiyatların ortaya çıktığını ifade etti.

    “MALIN DEĞERİ 1 İSE, 3 İSTEDİLER”

    Ordu’nun emlak sektöründe önceki yıllara göre oldukça fazla aşama kaydettiğini, bu durumun ise bazı olumsuz sonuçlara yol açtığını aktaran Yüce, “Ordu son yıllarda yapılan yatırımlarla oldukça gelişti ve cazibe merkezi haline geldi. Ordu-Giresun Havalimanı, çevre yolu, Karadeniz-Akdeniz Yolu bunlar ilimize katkı sağladı. Bu durum ilimizdeki emlak fiyatlarının artmasına neden oldu. Daha önceleri emlakta rağbet görmeyen bir il iken son yıllarda ilimize ilgi arttı. Bu durumların oluşması ile birlikte ’sanal fiyatlar’ ortaya çıktı, hakkı olmayan yüksek fiyatlar belirlendi. Kişi malının değeri 1 ise 3 istedi . Bu sanal fiyatların oluşmasındaki en büyük sebep Ordu’daki kentsel planlamanın, şehir imar planının eski olması. Yani nüfusun az olduğu dönemlerde yapılan planın hala devem etmesi bu sorunların ortaya çıkmasına sebep oldu” dedi.

    “SANAL FİYAT YATIRIMCININ VAZGEÇMESİNE SEBEP OLUR”

    Ordu’ya ilginin artması ile ortaya çıkan ’sanal fiyatların’ en çok arsa sektörünü etkilediğini ve bu durumun yatırımcıyı vazgeçirdiğini vurgulayan Ordu Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Uğur Yüce, “’Sanal fiyatlar’ genellikle arsalarda ortaya çıktı. Bu durum şehrimize gelecek olan yatırımcının arsa alarak fabrika kurmasına, ev için arsa almasına kuşkuyla bakmasına sebep oldu. Bu nedenle vatandaşın mülkü sadece kendi gözünde değerli olmuş oldu. Bence bu durumun önüne geçmek için Ordu’da yeni kentsel planlamaya gidilmesi gerekiyor, yeni şehir imar planı yapılması gerekiyor. Bu yapılırsa yeni yaşam alanları ortaya çıkmış olacak ve şehir daha çok büyüyerek, sıkıştığı alandan kurtulmuş olacaktır” diye konuştu.

  • Yüce: “Tekstilde İşçi Açığı Kapatılamıyor”

    Çalışma ve İşkur İl Müdürü Ali Yüce, tekstil fabrikalarındaki çalışma şartlarından dolayı işçi açığının kapatılamadığını belirtti.

    2015 yılı içerisinde şehir ekonomisine 84 milyon TL kazandırdıklarına dikkat çeken Yüce, “Tekstil kenti olmamız nedeniyle çalışmaların vardiyalı sistem oluşu gibi etkenler çalışanlar üzerinde olumsuz bir etki yapıyor. O yüzden insanlarımız tekstil sektörünü pek tercih etmiyorlar. İnsanlar tekstil sektörü dışında iş talep ediliyor” dedi.

    2015 yılı içerisinde binin üzerinde kurs açtıklarını belirten Yüce, “Toplamda 4 bin 656 kişiye iş başında ve diğer mesleki eğitim kurslarımızda mesleki eğitim verdik. Bizim kurslarımız aynı zamanda kurs süresince kişilerin cep harçlığını ve genel sağlık sigortası primini de ödüyoruz. 16 milyon 936 bin TL kurs giderleri ödedik. Vatandaşlarımız hem iş öğreniyor hem de bir gelir elde etmiş oluyor” diye konuştu.

  • AK Parti Milletvekili Yüce: “İki Yüzlü Olduklarını Yüzlerine Söyleyeceğiz”

    TBMM Mülteci Hakları Komisyonu Üyesi AK Parti Isparta Milletvekili Said Yüce, Suriye’de savaştan kaçarak, Avrupa ülkelerine sığınan göçmenlere yönelik uygulamaların, batının medeni olmadığı gerçeğini gün yüzüne çıkardığını söyledi.

    Suriye sınırında yüzyılın en acımasız, en vicdansız savaşının devam ettiğini kaydeden Yüce, “Maalesef bizim komşularımız, akrabalarımız olan o insanların üzerlerine dünyanın güya medeni kabul edilen, batılı, demokrat diye bilinen ülkelerin güvenlik güçleri, orduları uçakları tanklarıyla müdahalede bulunuyor. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Orada masum insanlar, sivil halk hayatını kaybediyor. Dikkat edin hangi ülkeler orada eski operasyonlar yapıyor, uçaklarla müdahale ediyor, bombalar atıyorsa o ülkelerin o topraklarda petrol kuyuları, gaz arama istasyonları var. Hangi ülkelerin petrol kuyuları varsa o ülkeye, oraya askeri müdahalede bulunuyor. Bu kadar açık ve net gösterge ki masumlar ölmüş, çocuklar hayatlarını kaybetmiş insanlar evlerinden yurtlarından mahrum kalmış umurlarında değil” dedi.

    “SURİYE’DE İNSANLIK SUÇU İŞLENİYOR”

    Batının Rusya da dahil büyük bir insanlık suçu işlediğini öne süren Yüce, şunları söyledi:

    “Bunu yapanlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemeleri’nde savaş suçu işledikleri için mutlaka yargılanmalılar. Kim evini, vatanını, toprağını terk etmek ister? Evlerinin üzerine bomba yağan bu masum insanlar bizim sınırlarımıza dayanmış. 2 milyondan fazla Suriyeliyi misafir ediyoruz. Büyük bir memnuniyetle misafir ediyoruz. Her ne kadar içimizden çatlak sesler çıksa da milletlimiz ensar ruhuyla bu insanlara yardım etmekten memnunlar. Ancak Batı ülkelerine sığınan Batı topraklarına gelen, yangından bombadan kaçan insanların kollarına renkli bilezik takılıyor. O bileziği takmazsa kampta yemek vermiyor, değerli eşyalarını alıyorlar, kendisi için önemli olan manevi hatıralarını alıyorlar. Gerçekten kabul edilebilir bir şey değil. Daha da ileri gidip botlarını şişleyip Ege Denizi’nde batıranlar var. Bunları bırakın ölürlerse ölsünler diyen bakanlar var. Parlamentolarında yasa dışı ülkeye mülteci girişi olduğunda askeri ve polisine ’vur’ emri verilsin diye karar hazırlığı içinde olanlar var. İnsanlığın durduğu yer. Ama şükürler olsun Türkiyemiz, bu savaş çıktığından beri soframızı, topraklarımızı, gönüllerimizi onlara açtı. Sadaka belayı defeder kaidesince bu duruma milletimizin ve devletimizin bir sadakası olarak bakıyorum ve böylece büyük musibetlerden ülkemizin kurtulacağına vesile olacağını düşünüyorum. Batının bu insanlık dışı tavrını şiddetle kınıyorum. Batı gerçek yüzünü göstermiştir. Asla medeni değiller, asla insan haklarında yana, demokratik değiller.”

    “YÜZLERİNE SÖYLEYECEĞİZ”

    Mülteci Hakları Komisyonu üyesi olarak yakın bir zamanda komisyon üyesi milletvekilleriyle, mültecilerin bulunduğu Avrupa ülkelerine ziyaret gerçekleştireceğini belirten Yüce, “Gidip bunu onların yüzlerine de haykıracağız. Bugün Suriye’de kan akmasını devam etmesini isteyen, sadece kendi çıkarlarını düşünen güçler iki yüzlüdür. Avrupa iki yüzlüdür. Bunu kendilerine söyleyeceğiz. Zaman zaman gelip ülkemizde İnsan Hakları diye inceleme yapmaya kalkarlardı. İşte insan haklarının en güzelini Türkiye yapıyor. Cenevre Sözleşmesi, iltica eden göçmenlerin hele de can güvenliği varsa asla geri gönderilemeyeceğini içerir. Bu kaideyi, demokratik, medeni olduğunu iddia eden ülkeler göz göre göre bu sözleşmeyi çiğnemektedirler. Avrupa’da bu insanlara kucak açan insanlar var. Onları takdirle karşılamakla beraber bir kısım siyasetçi, hükümet ve güvenlik güçleri idarecilerini şiddetle kınıyorum” diye konuştu.

  • Uğur Yüce, Tarkem Ebso Ortaklığı İstiyor

    Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Ocak ayı Meclis toplantısı gerçekleştirildi. Meclis toplantısına katılan Tarihi Başkan Vekili Uğur Yüce, TARKEM’in çalışmalarını anlattı. Türkiye’ye gelen turistlerin sadece yüzde 3.5 civarında bir oranın İzmir’i ziyaret ettiğini vurgulayan Yüce, “İzmir’in turistlere sunacağı ne var deniyor. Sunacağımız çok şey var ama bunları nasıl sunacağımızı bilemiyoruz. Eskiden fuara 20 milyon kişi gelip gezerdi. Artık onu kaybettik. Aslında biraz iyileştirip öyküleştirdiğimizde elimizde bir hazine var. Bunun için İzmir’in turistik açıdan sunulabilir hale getirmeliyiz” diye konuştu.

    TARKEM’i 116 ortak ile birlikte kurduklarını ve her ortağın 2 sözleşme imzaladığını kaydeden Uğur Yüce, “Bunlardan biri Ortaklık diğeri ise Etik İlkeler anlaşmasıdır. Etik İlkeler antlaşmasında her bir ortak tarihi dokuya sadık kalacağına, yıkıp yok etmeyeceğine namusu ve şerefi üzerine söz verip imzalıyor. Türkiye’de bunun bir örneği daha yok” ifadelerini kullandı.

    Projenin sadece Kemearltı’yla kısıtlı olmadığını, Agora ve Kadifekale’nin de bir bütün içinde değerlendirildiğini açıklayan Yüce şunları söyledi:

    “Bölgedeki 1473 tescilli binasıyla, eski Türk Mahallesi, Agora ve Kadifekale ile birlikte bu alanların çok önemli bire yere sahip. Çünkü bu bölgede 800 bin ürün çeşidi, günde 150 bin ziyaretçi ve 75 bin çalışan yer alıyor. Burası tam anlamıyla bir açıkhava çarşısı ve alışverişin merkezi” dedi.

    Kemeraltı’nda 70 yıldan beri hizmet veren ve Ege mutfağından örnekler sunan lokantaların olduğunu yanı sıra 100 yıllık el sanatkarlarının da yine Kemeraltı’nda çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Yüce, şu sözleri kaydetti:

    “Bölge için bugüne kadar 29 avam projesi geliştirdik. Ayrıca tarihi bilgi bankası oluşturulup alanla ilgili verilerin toplanıp bilgi altyapısının oluşturduk. Faaliyet türleri, sosyo-ekonomik canlılık, ulaşım, yol-eğim analizleri gibi bir çok teknik analizler de yapıldı. Bu çalışmalarımızda esnaf dernekleri ve üniversitelerle de görüşmelerimiz oluyor. Avam projelerimizi de onların istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda hazırlıyoruz” dedi.

    Kemeraltı için ne istediklerini de açıklayan Uğur Yüce, “Biz bu 270 hektarlık bölgede güvenli yaya yollarının yapılması, ziyaretçilere yönelik rota ve güzergahların belirlenmesi, sosyal yaşam alanlarının yaratılması, 24 saat yaşayan, yüksek katma değerli ürünlerin yapıldığı, çocuk alanlarının olduğu, tescilli tarihi yapıların restore edilerek işlevsellik kazandırıldığı bir bölge istiyoruz” diye konuştu.

    Sunumundan ardından EBSO’dan 3 ricası olduğunu söyleyen Yüce, “Şirketimizin 4 hissesini stratejik ortaklara ayırdık. Bunların üçünü Konak Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği’ne (İESOB) verdik. Elimizde tek bir hisse kaldı. EBSO’nun bu hisseyi alarak ortak olmasını istiyoruz. Çünkü orada imalat ve üretim yapılıyor. Belki organize sanayi bölgelerimizden biri ortak olmak isteyebilir. İkinci ricam ise imalat yapılan bu bölgede Ege İhracatçı Birlikleri ve İESOB’nin bir kümelenme çalışması yapmasıdır. Son ricamız da İzmirlilerden olacak. 2017 yılı Mart ayında şirketimizi halka açacağız. İzmirlilerin de bu şirkete ortak olmasını istiyoruz. Böylece dev bir şirket kurup ne denli başarılı olacağımızı herkese gösterebiliriz” ifadelerini kullandı.

    GÖKÇÜOĞLU: “SANAYİCİLER KÖY ENSTİTÜSÜ MODELİ İLE KAZANIR”

    EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu ise konuşmasında köy enstitülerinin önemini ve sanayicilere neler kazandıracağını dile getirdi. Gökçüoğlu, sanayiciler olarak istenilen eğitim sistemi modelinin Köy Enstitüsü modeli olduğunu söyledi. Gökçüoğlu, “Köy enstitüsünü bitiren bir öğretmen sadece bir ilkokul öğretmeni olmuyor aynı zamanda mesleki beceriler öğrenmekteydi. Derslerin yüzde 50’lik bölümü temel örgün eğitim konularını içermekte, geri kalanı ise uygulamalı eğitimden oluşmaktaydı. Gerek aşiret reisleri ve ağaların isteği ile ve gerekse ABD’den alınan maddi destek karşılığında köy enstitülerinin kapatılması istenmiştir. Önce eğitimin niteliği değiştirilmiş, ardından da 1954 yılında tamamen kapatılmıştır. Neden kapatılmak istendiğini çok iyi biliyoruz. Eğitim, güçlü bir Türkiye modelinin engellenmesinin yollarından belki de en etkili olanıdır ve bu da başarılmıştır” diye konuştu.