Etiket: YPG’ye

  • AK Parti Erzurum Milletvekili Taşkesenlioğlu: “Ben sırtımı PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye dayadım diyen bir siyasetçi Türk adaleti önünde de yargılanacaklardır”

    AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, “‘Ben sırtımı PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye dayadım’ diyen bir siyasetçiyi makamınızın misafir koltuğunda mı ağırlarsınız? Eğer sırtlarını terör örgütlerine dayamışlarsa, Türk adaleti önünde de yargılanacaklardır” dedi.

    Avrupa Birliği, Türkiye Karma Parlamento Komitesi’nin 78. Toplantısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıda söz alan AK Parti Erzurum Milletvekili ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Sözcüsü Zehra Taşkesenlioğlu, Avrupa’ya giden mülteci çocukların akıbeti ve terör örgütlerinin gerçekleştirdiği eylemleri gündeme getirdi. Taşkesenlioğlu’nun belgeler ile konuşması katılımcı AB üye ülke temsilcilerini terletti.

    Avrupa Birliği, Türkiye Karma Parlamento Komitesi’nin 78. Toplantısı’nda üye ülke temsilcilerinin yaptığı konuşmalarda; ülkemizdeki kampları ziyaret ettiklerini belirterek mülteci politikalarımızı eleştirmeleri üzerine söz alan AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, savaşın en acımasız tarafını çocukların yaşadığını söyledi.

    Avrupa’da kayıp ve çok kötü koşullar altında yaşayan 10 binlerce çocuğun olduğunu hatırlatan Taşkesenlioğlu, “ Kalkıp burada suya sabuna dokunmayan cümleler sarf etmek ne kadar insanlığın vicdanını derdest eder?” dedi.

    Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger ve üye ülkelerin misyon başkanlarının da katıldığı toplantıda konuşan Taşkesenlioğlu, “ Sadece birkaç tane rapor sunacağım. Ben söylemiyorum, uluslararası raporlar söylüyor. EUROPOL’un kayıtlarına göre, 10 binden fazla Suriyeli göçmen çocuk var. Yani bir çocuklar EUROPOL kayıtlarına göre Almanya sınırına giriyor ancak buhar olup uçuyorlar. Bu çocuklar nerede? Organ mafyasının elinde mi? Bir taciz ya da tecavüz sonucu herhangi bir yerde mi öldürüldü? Ya da bir kaçakçılıkta mı kullanıldı? Sadece keşke bu olsa, Almanya’da iltica talebinde bulunan çocuğun 350 binden fazlası güvenli olmayan yerlerde barındırılıyorlar. Ve yine Harvard Üniversitesi’nin bir raporuna göre, maalesef şu anda Avrupa’da yaklaşık 1 milyon çocuk farklı alanlarda taciz ve tecavüze uğramak zorunda, hayatta kalabilmek adına. Yine uluslararası insan hakları raporlarına göre, İsveç’te 2017 yılında kayıtlı olan en az 12 sığınmacı çocuk öldürüldü” diye konuştu.

    “Çocuklar buhar mı oldu?”

    Avrupa’nın birçok kentinde yaşayan mülteci çocukların yaşadığı koşulların pek iç açıcı olmadığını da hatırlatan AK Parti Milletvekili Taşkesenlioğlu, “ Fransa’da kayıtlı bulunan ve kendisinden haber alınamayan çocuk sayısı bin. Bu çocuklar nerede? Buhar mı oldular? Yer yarıldı içine mi girdiler? Birileri kendi evinde misafir edip göstermiyor mu? Yunanistan’daki kamplarda binlerce sığınmacı çocuğun son derece kötü koşullar altında onlarca hastalıkla mücadele ettiğine uluslararası gözlemciler şahitler. Peki, Türkiye’de durum ne? 1,6 milyon Suriyeli çocuğumuzun 1,3 milyonu okula gidiyor. Şimdi bakalım, hangi toplum vicdanlı olarak çocuğuna ve geleceğine sahip çıkıyor? Bu çocuk, kadından, erkekten bahsetmiyoruz. Akli melekeleri henüz oluşmamış, kendini savunma düzeyinde olmayan çocuklarımızın haklarını sormak biz insanlığın da borcudur” diye konuştu.

    “PYD ile PKK aynı terör örgütüdür”

    Katılımcıların, “ PKK tamam ama PYD’yi terör örgütü olarak görmüyoruz. HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı neden içerde tutuyorsunuz?” gibi eleştirilerini de yanıtlayan Taşkesenlioğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “6-7 Ekim olaylarında insanları sokağa davet ettiği için Selahattin Demirtaş içeride. Bizim 53 insanımız o sokaklara davet edildiği için öldü. Sadece bir kişinin nasıl öldürüldüğünü söyleyeceğim. Yasin diye bir genç, henüz yirmili yaşlarına yeni varmış bir arkadaşımız. Kurban eti dağıtmak üzere sokakta ve olaylar sonucunda bir evin balkonundan atılıyor. Sebebi ne? Kobani eylemleri yüzünden sokağa çağırılmış ve maalesef farklı enformasyonla bilgilendirilmiş 10 binlerce taşkınlık yapmaya hazır insanın gerçekleştirdiği eylemler sonucunda Yasin Börü’nün başı taşla ezilerek öldürülmüştür. Siz olsanız sokağa bu kadar insanı davet eden ve 53 kişinin öldürülmesine vesile olan bir insanı evinizin baş köşesinde mi misafir edersiniz? Siz olsanız, çok net bir şekilde ‘ben sırtımı PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye dayadım’ diyen bir siyasetçiyi makamınızın misafir koltuğunda mı ağırlarsınız? Eğer sırtlarını terör örgütlerine dayamışlarsa, Türk adaleti önünde de yargılanacaklardır. Eğer öyleyse, bugün Fransa’da on beş gündür insanlığın gözleri önünde sarı yelekliler olayını gerçekleştirenleri niye Fransa’dakiler içeriye alıyorlar? Madem öyle onlara da ‘barışçıl eylem’ diyelim. ‘Onlar da zamları protesto ettiler, çocuklar birazcık taşkınlık yaptılar o kadar’ diyelim o zaman. Böyle yaklaşabilme imkânımız var mı?”

    “Mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz”

    Terör örgütü PYD’nin gerçekleştirdiği eylemlerden de söz eden Taşkesenlioğlu, “Yine İnsan Hakları İzleme Raporu’nun 2012 rakamlarına göre Afrin’de 2011 yılında sadece 3 büyük Kürt siyasetçi, Mişhel Temo, Abdullah Bedo ve Şazat Hac Recat insanların gözü önünde infaz edildi. Bu liderler Kürt’tü ve yapan PYD’ydi. Yine 2011-2016 yılları arasında 42 kadın taciz edilerek, tecavüz edilerek öldürüldü. 200 binden fazla insan yerinden edildi Afrin’de. Sadece şunu söylüyorum; hemen yanı başınızda bunlar varken ‘ben sizi görmüyorum’ deme imkânınız var mı? Bir gecede 25 köy PYD tarafından yakılarak 100 binden fazla insan yerinden edildi. Nerede olursa olsun biz mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerinde bulundu.

  • ABD’den terör örgütü YPG’ye askeri sevkiyat

    Mardin’in Nusaybin ilçesi karşısında bulunan Suriye’nin Kamışlı kentinden, ABD’ye ait olduğu değerlendirilen 150 tırlık zırhlı araç, tank, mühimmat ve akaryakıt tankerleri, terör örgütü YPG’nin bulunduğu Münbiç’e gönderildi.

    Edinilen bilgilere göre, Nusaybin ilçesi karşısında bulunan terör örgütü YPG işgalindeki Kamışlı kentinden geçen ve ABD’ye ait olduğu değerlendirilen 150 tırlık zırhlı araç, tank, mühimmat ve akaryakıt tankerleri Münbiç’e gönderildi. Irak üzerinden geldiği öğrenilen konvoyun, burada terör örgütü YPG’ye teslim edildiği öğrenildi.

  • ABD’den YPG’ye 120 tırlık ağır silah ve zırhlı araç sevkiyatı

    ABD’nin PKK’nın Suriye kolu olan YPG’ye 120 tırlık ağır silah yardımı ve zırhlı araç sevkiyatı yaptığı bildirildi.

    ABD’nin YPG’ye yaptığı 120 tırlık mühimmatta, havan topları, ısı ve lazer güdümlü füzeler ile zırhlı araçlar ve mayın temizleme araçları bulunuyor. YPG tarafından yapılan açıklamada, Rakka operasyonu bitse de DEAŞ’ın bitmeyeceği, yeni yapılacak operasyonlarda daha fazla mühimmata ihtiyaçları olacaklarını ifade etti.

    ABD’nin YPG’ye gönderdiği zırhlı araçlar ve ağır silahların Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimindeki Erbil bölgesinde indirildiği belirtildi. Burada tırlara yüklenen mühimmatlar ve zırhlı araçların IKBY’e ait Semelka Sınır Kapısından YPG kontrolündeki Rojava’ya geçirildiği bildirildi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün New York’ta PBS kanalına verdiği mülakatta, ABD’nin YPG’ye silah yardımına ilişkin, “Ben Türkiye olarak düşünüyorum Kuzey Suriye’ye gelen bu ağır silahlar, yarın bana karşı kullanılmayacağını kim garanti edebilir” demişti.

  • ABD’nin YPG’ye gönderdiği zırhlı araçlarla ilgili suçlanan firmanın genel müdürü konuştu

    Terör örgütü PYD’nin silahlı kanadı YPG’nin başını çektiği Suriye Demokratik Güçleri’ne ABD’nin verdiği zırhlı araçların Türkiye’de çok uluslu bir firma tarafından üretildiği iddialarına, ilgili firmanın genel müdüründen yalanlama geldi.

    Zırhlı araçların Amerika tarafından YPG’ye verildiğine ilişkin uluslararası haber ajanslarında haber okuduklarını anlatan Genel Müdür A.A., “Araçlar Amerika tarafından bizimle alakası olmayacak şekilde YPG’ye verildi. Araçların bize ait olup olmadığını araştırdık, Amerikan güçleriyle de konuştuk. Fotoğraftaki araçlar bizim ancak verildiğine dair delil yok. Amerika’ya ihracatımız var ancak Amerika’nın araçları nenreye vereceği konusunda bir tasarrufumuz yok. Şu anda gördüğümüz Trump hükümetinin İşid’e karşı savaşan güçlere yardım yaptığını internetten okuyoruz. Bunu sadece haber ajanslarının yaydığı kadarıyla görüyoruz. Gerçekliği yok” dedi. A.A. çok uluslu bir firma olduklarını da belirterek, “ Üç ülkede üretimimiz var Birleşik Arap Emirlikleri Amerika’da ve Türkiye’de bunun haricinde başka ülkede üretimimiz yok. Hiçbir terörist organizasyonla alakamız yok. Böyle bir şeyin olması mümkün değil. Hukuka aykırı. Ülke olarak çalıştığımız kurumlar Birleşmiş Milletler, Nato ve ülkelerin kendileri. Türkiye’de bazı askeriye ve emniyet gibi bazı kurumlarla çalışmalarımız var. Hala hazırda devam eden işlerimiz var. Çarpıtılan haberlerden dolayı firmamız zarar gördü” diye konuştu

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “DEAŞ, PYD ve YPG’ye karşı kararlı bir duruşla Suriye’de huzuru getirmiş oluruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye konusunda, “Astana neticeleri de masaya yatırılmak suretiyle temenni ederim ki El-Bab, Münbiç ve Rakka’da yeni bir adım atılır. Böylece malum DEAŞ terör örgütüne karşı, PYD ve YPG’ye karşı kararlı bir duruşla Suriye’de oralara huzuru, sükunu getirmiş oluruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika ziyaretinin son durağı olan Madagaskar’da temaslarına devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinin yeni olmadığını kaydederek, “Rusya’yla bizim gerek savunma sanayinde, gerek ekonomide, gerek ticari, gerek ağırlıklı olarak stratejik olarak doğalgaz ithalinde ciddi bir işbirliğimiz var ve bizim ticaret hacmimiz Rusya’yla bir ara 38 milyar dolara kadar çıktı. Bu çok ciddi bir rakam. Diğer ülkelerle bu rakamlara çıkan bir ticaret hacmimiz olmadı ama şu anda tabi düşmüş vaziyette, tekrar yükseleceğine inanıyorum. Turizmde bizim Rusya’yla ilişkilerimiz çok iyi. Almanya’dan sonra ikinci sırada Rusya yer almıştır. Öyle zannediyorum ki Rusya Almanya’yı da bu noktada her an geçebilir, geçecektir” ifadelerini kullandı.

    “Kuzey Suriye’den tehdit almadığımız sürece oraya bakışımız farklıdır”

    Rusya’yla tarihi ilişkilerin de ileri noktada olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda ise bölge ülkeleri olarak Suriye’deki gelişmelerin tabi gerek koalisyon güçleri olarak başta Amerika olmak üzere, gerekse bölgesel güç olması sebebiyle Rusya’yla bu işi nasıl çözeriz konusunda bu adımı attık ve bizler Amerika’ya da Astana ile ilgili çağrımızı yaptık. Nitekim Amerika oraya büyükelçisini gönderdi ve bu çalışmaları onlar da yakından takip ettiler. Kürt vatandaşlar konusuna gelince şüphesiz ki Türkiye’de de Kürt vatandaşlarımız var. Kuzey Irak’ta aynı şekilde Kürtler var, Suriye’nin kuzeyinde de Kürtler var. Ama yıllar yılı Suriye rejimi orada yaşayan Kürt kardeşlerimize pasaport dahi vermemiştir ve onları sürekli dışlamıştır. Ben kendisiyle görüşmelerimizin iyi olduğu dönemlerde Esed’e ’Niye pasaportlarını vermiyorsun, niye vatandaşlığa bunları kabul etmiyorsun? Bunlar senin ülkenin insanları’ demişimdir. Yaptık, yapıyoruz diye aldatmıştır. Ama şimdi bakıyorsunuz öyle anlar geliyor ki onları kullanmaya çalışıyor. Biz Kuzey Suriye’den tehdit almadığımız sürece oraya bakışımız farklıdır ama tehdit aldığımız sürece bakışımız farklıdır” açıklamasını yaptı.

    “El-Bab çevresindeyiz, oralarda bu çalışmalar sürüyor”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Kuzey Suriye’de kimler var; PYD var, YPG var ve bunlar ülkemizin güneyindeki şehirlerimiz için tehdit oluşturuyorlar. Başından itibaren Sayın Obama’nın görevde olduğu dönemlerde kendisine açık net söylemişimdir. Burada terörden arındırılmış bir bölge ilan edelim. Güvenli bölge ve bu güvenli bölgede bakın mülteciler var, bu mülteci akınını durduralım. Güvenli bölgeye onları yerleştirelim. Bizde 3 milyon mülteci var. Bunları oralara yerleştirelim. Burada atmamız gereken adım nedir; ‘eğit-donattır’. Bunu biz yapıyoruz, yaparız. İki burası güvenli bölge olacağı için uçuşa yasak bölge ilan etmemiz lazım ve bir de buranın bir milli orduyla güvenliğini sağlamamız lazım. Şu ana kadar bu sağlanamadı ve sağlanamadığı için de belli bir süreçten sonra biliyorsunuz ülkemize olan bu saldırılara karşı biz Cerablus’tan operasyonlar başlattık, Er-Rai’den operasyonlar başlattık. Şu anda El-Bab çevresindeyiz, oralarda bu çalışmalar sürüyor. Amerika’daki yeni yönetimle koalisyon güçleri ne gibi adım atar onu bilemiyorum ama kendileriyle yapacağımız görüşmelerle birlikte ve Astana neticeleri de masaya yatırılmak suretiyle temenni ederim ki El-Bab, Münbiç ve Rakka’da yeni bir adım atılır. Böylece malum DEAŞ terör örgütüne karşı, PYD ve YPG’ye karşı kararlı bir duruşla Suriye’de oralara huzuru, sükunu getirmiş oluruz” dedi.