Etiket: Yozgatta

  • Yozgat’ta “Kız Öğrencilere Etek Fişlemesi” Haberine Yalanlama

    Yozgat’ta bulunan iki ayrı lisede yaşandığı iddia edilen kılık kıyafet uygulaması ve zorla dini eğitim verilmesi konusuyla ilgili olarak bir gazetede yer alan haber, milli eğitim müdürlüğü, okul yöneticileri ve okul aile birliği başkanları tarafından yalanlandı.

    Bir gazetede Yozgat’ta bulunan iki lisede kılık kıyafetten dolayı öğrencilerin disipline verildiği ve zorla din eğitimine götürüldüğünü yayınlamasına okul aile birlikleri ve okul idaresinden tepki geldi. Yozgat Milli Eğitim Müdürü Saim Kuş, haberi üzüntüyle okuduklarını ve müfettiş görevlendirdiklerini söyledi. Milli Eğitim Müdürü Kuş, “İstiklal Anadolu Lisesi’nde yaşandığı iddia edilen etek fişlemesi, kız öğrencilere etek boylarıyla ilgili belge imzalatıldığı ve bayrak törenlerinde afişe edildikleri konusu doğru değildir. Kılık kıyafet konusunda kesinlikle hiçbir disiplin cezası uygulanması söz konusu değildir. Bu konunun araştırılması için müfettişlerimizi görevlendirdik ve gerekli incelemeleri yapıyoruz. Diğer okulumuzda ise zorla dini eğitim verildiği iddiası da doğruyu yansıtmamaktadır. Bakanlığımızın vermiş olduğu program doğrultusunda eğitimler veriliyor. Her iki okulumuzla ilgili olarak, iddia edilenlerin hiçbiri doğru değildir. Haberlerin tümü asılsızdır” dedi.

    Yozgat İstiklal Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği Başkanı Mustafa Tekbaş, kendisinin de disiplin kurulunda bulunduğunu ifade ederek, “Gazetede yer alan haberi okudum ve okul aile birliği başkanı olarak üzüntü içerisindeyim. Okulumuzda, Milli Eğitim Bakanlığının öngördüğü kapsamda kılık kıyafet kuralları uygulanmaktadır. Okulumuzda belirli bir kıyafet tercihi 3 yıl önce belirlenmiştir. İsteyen öğrencimiz pantolon, isteyen etek giymektedir. Kılık kıyafet konusunda ben bu güne kadar hiçbir disiplin suçuna imza atmadım. Bu güne kadar herhangi bir konuda hiçbir öğrencimiz disiplin suçuna çarptırılmamıştır. Erkek öğrencimizde dahil. Böyle bir suç olsaydı benimde disiplin kurulunda imza atmam gerekirdi. Üniversite sınavı öncesinde öğrencilerimizde bu konu moral bozukluğu yapmıştır. Bir veli olarak bu haberler beni derin üzüntüye uğratmıştır. Bu lekeyi okulumuza atanlar hakkında yasal girişimlerimiz olacak” diye konuştu.

    “HABER ART NİYETLİ YAPILMIŞTIR”

    Yozgat Şehitler Fen Lisesi Okul Aile Birliği Başkanı, Hüseyin Alp Doğan, bu haberin maksatlı ve içeriği nezaketsiz bir haber olduğunu vurgulayarak, “Ulusal bir gazetede okulumuzun adı geçti ve biz bu haberi üzüntüyle okuduk. Bu konu tamamen maksatlı etik ilkelere riayet etmeden masa başı haberidir. Bu haberi servis edenler ve titizlik göstermeden bu haberi yayınlayanlar. Üniversite sınavı öncesinde öğrencilerimizin moralini bozacak, olumsuz etkileyecek bir habere imza atmıştır. Söz konusu iddialar kesinlikle okulumuzda yoktur. Bu maksatlı, içeriği nezaketsiz hazırlanmış bir haberdir. Fen lisesinde hem Yozgat’tan ve çevre illerden öğrenciler vardır ve başarı seviyesi yüksek bir okuldur. Burada bir algı operasyonu art niyet görülmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Yozgat’ta Kardeş Aile Projesiyle Sığınmacılara Daha İyi Bir Yaşam Olanağı Sağlanıyor

    Yozgat’ta, Yozgat Belediyesi, İl Müftülüğü ve sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle oluşturulan ’Kardeş Aile Projesi’ ile sığınmacılara daha iyi bir yaşam olanağı sağlanıyor.

    Yozgat Belediyesi, il müftülüğü ve sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle oluşturulan kardeş aile projesinde, kendisine kardeş aile edinen sivil toplum kuruluşu veya vatandaşlar, kardeş aile edindiği sığınmacıların, kira, elektrik, su, gıda ve giysi ihtiyaçlarını karşılıyor. Kardeş aile projesi kapsamında oluşturulan komisyon şehirde yaşayan sığınmacı aileleri tek tek ziyaret ederek kayıt altına alıp ne gibi ihtiyaçları varsa onları tespit ederek yardım etmeye çalışıyor.

    Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, son dönemde Suriye ve Irak’ta yaşanan olaylarla ilgili olarak Türkiye’nin bir çok şehrinde olduğu gibi Yozgat’ta da Suriye ve Irak’tan gelen çok sayıda ailenin bulunduğunu belirtti. Başkan Arslan, “Bunların bir kısmının sıkıntıları yok ama önemli kısmının maddi anlamda sıkıntıları var. Bu noktada zaman zaman hoş olmayan durumlarla da karşılaşabiliyoruz. Baştan beri gerek yemek gerekse kuru gıda olarak biz ailelere yardımcı oluyoruz. Bu arada ilimizde bulunan sivil toplum kuruluşları da bu ailelere yardımcı olmak için bir gayret içerisindeler. Fakat zaman içerisinde biz belediye olarak gördük ki bu gayretler güzel gayretler ama organize olmadığı içinde kaynak israfına sebep oluyor. Bu noktada biz Yozgat’ta üç ay önce sivil toplum örgütlerini bir araya getirmek suretiyle Ensar- Muhacir kardeşliği platformu adı altında bir çalışma başlattık. Burada yapmak istediğimiz iki şey vardı. Birincisi, sivil toplum örgüt temsilcilerinin yapacağı yardımların koordineli bir şekilde uygun olan yerlere gitmesini sağlamaktır. Çünkü bazı ailelere gerektiğinden fazla yardım gidiyor. Bazı ailelere de hiç yardım gitmiyor. Daha çok sesini duyuran daha çok bağıranlara yardım gidiyor ama bir kenarda kalanlara gitmiyor. Bu noktada bütün bu ailelerin kayıtları ve ekonomik durumları bizce bilindiği için biz sivil toplum örgütlerinin yapmış olduğu yardımları belediye olarak organize ettik ve bu yardımların tam manası ile yerine ulaşmasını sağladık. Böylece yardım israfının önüne geçmiş olduk. İkincisi de bilhassa cami önlerin de dilencilik yapan aileler vardı. Bu da hoş olmayan bir görüntüydü. Bu görüntüyü de ortadan kaldırmak için sivil toplum örgütlerinin hepsine birer ikişer tane kardeş aile verdik. O sivil toplum örgütü o ailenin bütün sorunlarıyla ilgileniyor ve bütün sorunlarına yardımcı oluyor. Aynı zamanda bu kişiler ve ailelerin Yozgat’a ve Türkiye’ye adaptasyonu konusunda gerek adet gerekse dil noktasında gerekse dini ihtiyaçlar noktasında yardımcı olunuyor” diye konuştu.

    Yardım komisyonunda yer alan Yozgat Müftülüğü Din Hizmetleri ve Din Eğitimi Şube Müdürü Fevzi Yılmaz da, Yozgat’ta mukim olan sığınmacılara yönelik olarak bilhassa cami önlerindeki dilenmelerini azalmak maksadıyla bu projenin hazırlandığını belirterek, “Öncelikle müftülükte çalışan görevlilerimizle başlattık. İlk desteği veren Divasen verdi. Bizim bu kardeş aile projesindeki amacımız, buraya gelen sığınmacı ailelerin buradaki Yozgat’ta ki hayata intibaklarını sağlamak, onların güzel bir şekilde geçimlerini temin etmektir. Sığınmacı aileler, burada iş bulamıyoruz diye camilerde dilenmeyi sanki meslek haline getirmişler. Dolayısıyla biz bunun önüne geçip, hem bu çocukların eğitimini almalarını, hem de Suriyeli aile ve diğer sığınmacıların yardım almaları için bu projeyi başlattık. Bu noktada sivil toplum kuruluşlarından ve bilhassa belediyemizden çok büyük destek görüyoruz. Hepsine teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu.

    Yaklaşık 20 kişilik bir aileyi kendilerine kardeş aile olarak seçen Divasen Yozgat Şube Başkanı Osman Taşcı, “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır” hadisi şerifi gereğince genelde tüm insanlığa özelde de Müslüman kardeşlerimize yardım etmek hem Müslümanlığın özelliği hem de görevi olduğunu ifade ederek, “Müftülüğümüz bize bu teklifi yaptığında tereddütsüz kabul ettik. Haftada bir kez kardeş ailemizi ziyaret ediyoruz, eksiklerini tespit edip ertesi günü eksikleri kardeş ailemize sunuyoruz” dedi.

    Suriye’de yaşanan savaştan kaçarak Yozgat’a sığınan 35 yaşındaki Muhammet Osman, eşi ve 4 çocuğuyla birlikte savaşta eşini kaybeden kız kardeşi ve 7 çocuğuna bakmaya çalışıyor. Hazırlanan projeden dolayı teşekkür eden Muhammet Osman, “Türkiye bize sahip çıktı. Bizimle yakından ilgileniyor. Bu projede bizim için çok iyi fakat biz, bu şekilde yapılan yardımlardan çok iş verilmesini istiyoruz. Biz çalışalım ailemizi geçindirelim, bizlere yardım eden bütün kurumlara ve Yozgat halkına teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    İnfak Derneği Başkanı Davut Aslan ve yönetim kurulu üyeleri de edindikleri kardeş aileye dikiş makine verip diğer eksiklerini giderdi.

  • Yozgat’ta 7 Çocuğunu TEK Başına Büyüten Dilek Güneşer’in Çabası Ve Azmi Kadınlara Örnek Oluyor

    Yozgat’ta 10 yıl önce eşi evini terk edince 7 çocuğunu tek başına büyütmek zorunda kalan Dilek Güneşer, gösterdiği çaba ve azmiyle bütün kadınlara örnek oluyor.

    Yozgat’ta 10 yıl önce en küçük çocuğu 21 günlük iken, eşinin evi terk edip bir başka kadınla gitmesi üzerine 7 çocuğuyla tek başına kalan Dilek Güneşer, evinin geçimini sağlamak için lokanta ve restoranlarda çalıştı. Belediyeden gelen yardımları kabul etmeyen Güneşer, kendisine bir iş yeri açılması konusunda destek istedi. Çocukların küçük olması sebebiyle önce evinin yakınında açtığı iş yerinde yufka ve gözleme yapan Güneşer, daha sonra iş yerini şehir merkezinde Abide İş Hanı’na taşıyarak çalışmasını burada sürdürmeye başladı. Açtığı iş yerinde iki kişi çalıştıran Güneşer, kendi geçimini sağlarken, yanında çalıştırdıkları işçilerin de geçimine katkı sunuyor.

    Eşinin 10 yıl önce kendilerin terk ettiğini belirten Güneşer, “10 yıl önce eşim bir başka kadınla beraber gitti ben de 7 çocukla kaldım. Eşimin gittiğinde en küçük çocuğum 21 günlüktü. O zaman ben hiç çalışmıyordum, işim yoktu. Belediye başkanımız benim durumumu öğrenmiş. Allah razı olsun kendisinden. Belediye başkanımız beni ziyarete geldi. ‘Sana yardımcı olalım’ dedi. Ben de ’bana yardımcı olmayın iş verin, çalışmak zorundayım’, çünkü 7 çocuğum vardı, maaşım yoktu. Onlar da bana Kentpark’ta gözleme ve yufka ekmek yapmak için bir yer verdiler ve işe başladım. Hiç param yoktu belediyemizin sayesinde açtım iş yerimi. Un verdiler, dükkandan kira almadılar. Kendimi toparlayana kadar bana yardımcı oldular. Öylelikle çalışmaya başladım. Şu anda işçi çalıştırıyorum fakat çok sıkıntılı, işler çok düştü ama idare ediyoruz, kimseye muhtaç olmadan yaşıyoruz. Bağkur borcumu dahi ödeyemiyorum” dedi.

    EN BÜYÜK DESTEKÇİLERİ ÇOCUKLARI

    En büyük destekçilerinin çocukları ile kendi annesi ve babası olduğunu ifade eden Güneşer, “En büyük sevincim ve mutluluğum çocuklarımın yanımda olmasıydı. Onlara bakmam gerekiyordu, bırakamazdım, onları atamazdım. Mecburen çalışmaya başladım. Çocuğum çok küçük olduğu için annem ve babam bana destek oldu, çocuklarla onlar ilgilendiler. Her konuda yardımcı oldular. Daha sonra lokantada çalıştım, bulaşık yıkadım, temizlik yaptım, otelde çalıştım. Tekrar gözleme dükkanı açtım, kendi çabalarımla ayakta durmaya çalışıyorum. Çocuklar çok zorlandılar. Çünkü benim en küçük çocuğum 21 günlüktü bir ekmek parasına muhtaçtık biz. Büyük oğlum liseye gidiyordu. Liseyi bırakmış haberim yoktu. İşe girmiş çalışmış ilk haftalığını getirip ‘anne ekmek paramız’ demesi çok güzeldi. Ama çocuğumun hayatına mal oldu okuyamadı. İki kızımı gelin ettim, oğullarım askere gidip geldiler. Çocuklarım kendilerini toparladılar. Büyük oğlum şuanda işsiz, iş arıyor. Önce çalışıyordu, evimize katkı sağlıyor, benim destekçimdi, şimdi işsiz iş arıyor” diye konuştu.

    Babasına ait evde oturduklarını dile getiren Güneşer, “Annem ve babam her konuda destekçilerim. Devletten özellikle çocuğumun hastalığı konusunda destek alıyorum, çünkü kızım rahatsız, hiçbir sosyal güvencemiz yok. Bağkur pirimini ödeyemediğim için yararlanamıyoruz. Çocuğumu sürekli Ankara Hacettepe Hastanesi’ne götürüp getiriyoruz. Çocuğum 0-18 yaştan dolayı ücretsiz tedavi oluyor. Çocuklarımla birlikte geçinmeye çalışıyoruz” dedi.

    Gösterdiği azim ve çocuklarına olan sevgisi çevresindeki insanlar tarafından takdir edilen Güneşer, “Çocuklarımı askere gönderirken, kızlarımı gelin ederken, çevremdeki insanlar ‘Helal olsun bir anne tek başına bunları yaptı’ diyorlar bu da çok güzel bir şey. Ama mecburum ben bir anneyim” ifadelerini kullandı.

    Lise ikinci sınıfa giden Kaniye Nur, annesinin kendilerine en iyi şekilde bakmaya çalıştığını ifade ederek, “Şu an annem çalışıyor, ben okula gidiyorum. Annem çalıştığı için okuldan gelince evin temizliğini yapıyorum, kardeşlerimin yemeklerini hazırlıyorum. Anneannem yardım ediyor. Annem evi geçindiriyor, Allah razı olsun, biz her zaman annemizin yanındayız. Annem benim hastalığımla yakından ilgileniyor, bana çok destek veriyor. Annem bizim her şeyimiz, annem işte olduğu zaman gelmesini dört gözle bekliyoruz. Annem geldiğinde oh be sonunda geldi diyoruz, çok mutlu oluyoruz” dedi.

  • Yozgat’ta ’Mart Kapıdan Baktırdı’

    Yozgat’ta “Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır” atasözü gerçek oldu. Yozgat’ta kısa süreli yağan kar, vatandaşları sevindirdi.

    Vatandaşlar, kar yağışının özellikle meyve ağaçlarının erken çiçek açmasını engellediğini söyledi. Şubat ayı son günlerinde hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini ifade eden Ahmet Şahin, “Meyve ağaçları çiçek açma noktasına gelmişti. Geçen yıl da aynı şekilde oldu ağaçlar erken açtı ve daha sonra soğuk olunca Yozgat’ta meyve olmadı. Yağan bu kar ağaçların 10-15 gün çiçek açmasını geciktirdi. Bu da iyi oldu” dedi.

  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat’ta İş Adamları İle Bir Araya Geldi

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık Yozgat’ta sanayici ve iş adamları ile bir araya geldi.

    Grand Ser Otelde düzenlenen toplantıya katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ burada bir konuşma yaptı. Bozdağ, bugün Yozgat için son derece önemli bir günün sonunda iş adamlarıyla yapılan toplantı ile nihayetlendireceklerini belirterek, “ Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık bey ilimizi şereflendirdiler, kendisini bugün Yozgat’ımızda ağırlamış olduk. Yozgat’ın gelişmesi bakımından önemli olan bilim ve sanayinin Yozgat’ta buluşması ve gelişmesi üzerinde konunun en yetkilisi tarafından Yozgat’ın yerinde görülmesi değerlendirilmesi ve bu çerçevede talimatların verilmesine Yozgat’ımız sahne oldu. Sabah Türkiye’nin savunma sanayi içerisinde ileride daha da güçlü olarak yer alacağını inandığımız Garanti Tekstilin çalışmalarını, üretimlerini geliştirdiği, yenilikleri yerinde görme fırsatı oldu. Sayın bakanımızın orayla ilgili destekleri bundan sonra da devam edecektir. Eransan’ı gezdik, orda da göğsümüzü kabartan çalışmalar var. Tabi Yozgat merkezde Teknopark’ın bulunması ayrı bir nimettir. Yozgat’ımızda ilk defa teknopark üniversitemiz bünyesinde faaliyet geçti ve orada çok önemli çalışmalar yapılıyor, belki yeni ama bunun arkası gelecek. Oldukça yenilikçi, geliştirici müteşebbis ruhlu hem Yozgatlılar hem de Bozok Üniversitesinin değerli akademisyenleri hem de Yozgat’ta yatırım yapmak isteyen, gelişmelere, değişimlere imza atmak isteyen diğer illerimizden insanlarımız için çok büyük kaynak merkezidir. Orada da güzel çalışmalar yapılıyor bugün bir kez daha yerinde gördük, emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum” dedi

    YOZGAT’IN İKİNCİ OSB’Sİ 2018’DE FAALİYETE GEÇECEK

    Bugün Yozgat, Bozok Organize Sanayi Bölgesi (OSB) olarak planlanan yerde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık bey ile beraber gittiklerini ifade eden Bakan Bozdağ, “Sayın bakanımız orayla ilgili incelemeler yaptı ve Yozgat’ımızın ikinci organize sanayi bölgemizin, Yozgat – Ssorgun arasında hatta, Yozgat – Sorgun – Alaca arasında yer alması, Yozgat’ın geleceği açısından son derece önemli olduğuna ben inanıyorum, inaşllah kısa sürede tamamlanacaktır. Ben bugün Yozgatlılara yaptığı konuşmada müjdesini veren sayın bakanımıza teşekkür ediyorum. Sadece yeni OSB’nin müjdesini vermedi, aynı zamanda Bozok OSB’nin 2018’in içerisinde yatırımcılara teslim edilmesi talimatını da bürokratlarına vermiş oldu. Bakanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    YOZGAT’IN 5 YILDIZLI OTELE İHTİYACI VAR

    Bir ilin kalkınması,gelişmesi sadece siyasilerin başarısıyla olacak iş olmadığını vurgulayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Siyasetçi ortamı hazırlar, altyapıyı, üstyapıyı yapar ve yatırımcı için ortak bir zemini tesis eder, onlara yapacağı yardımlar ne ise o yardımlarla ilgili elinden geleni yapar. Ama öte yandan maçı sahadaki oyuncular oynayacak. Yani iş adamları bunu yapacaklar, takım sizsiniz, biz de o takıma destek veren biri olarak görüyoruz. Takım iyi oynadığı zaman elbette biz de bundan mutlu ve bahtiyar olacağız. Onun için bugün Yozgat’a yatırım yapan bütün iş adamlarımıza ve sanayicilerimize şükranlarımızı sunuyorum. Yozgat’ın yatırım ortamının iyileşmesi için bazı altyapı eksikliklerimiz vardı. Onlarla ilgili önemli mesafeler alındı. Gerçekten bir ilin kalkınması için orada üretilen malların pazara ulaşması konusunda kolaylıkların olması son derece önemlidir. Yozgatın yolları sebebiyle sıkıntısı vardı. İki aracın bir birini sollayamadığı Yozgat yollarından bugün otoban gibi yollara geldik. İnşallah bölünmüş yolun BSK’sı bu sene önemli ölçüde tamamlanmış olacak. Yüksek hızlı tren Yozgat’a ayrı bir imkan getirecektir. Yerköy üzerinden hızlı tren Konya’ya oradan Antalya’ya, Adanaya, anyı şekilde Samsun üzerinden karadenize Türkiye’nin dörtbir yanına ulaşmış olacak. 2023’e girildiğinde Yozgat yüksek hızlı trenin ana toplanma ve dağıtma merkezinden biri haline gelecek. İnşallah havaalanımızda 2019 yılına kadar hızlı tren ile havaalımızda faaliyete geçtiğinde yeni OSB’de faaliyete geçtiğinde Yozgat yatırımcılar için çok önemli imkanlar sunan illerimizin arasında yer alacaktır. Bundan benim hiçbir şüphem yok. Bunların yapılması yatırımcılar için de ayrı kolaylık getirecek, trenle pazara daha kolay ulaşacak. Havaalanı ile buraya getirmek istediği teknik personeli ve diğer imkanları daha kolay getirebilecek. Ama Yozgat’ımızın bu alanda bir eksikliği daha var o da 5 yıldızlı oteldir. Yozgat’ın 5 yıldızlı otele ihtiyacı var. Dışarıdan gelen yatırımcıların, iş adamların, İstanbul’da ve başka yerde gördüğü bu hizmeti benzerini Yozgat’ta da bulunması gerekir. Yozgat’a 5 yıldızlı oteli kim yapmak isterse biz ona her türlü yardımı ve desteği yapmaya hazırız. Devlet keşke otel yapsa biz Yozgat’a bir tane yaparız, ama devlet otel yapmıyor. Üniversitemiz sanayimizin gelişmesi için geldi mi geldi. Teknoparımız geldi mi geldi. İnşallah bölünmüş yol, hızlı tren, havaalanıyla ulaşım Yozgat için elverişli hale geliyor mu geliyor. Yeni OSB ile daha iyi hale geliyoruz. Bunu otelle taçlandırmamız ve Yozgat’ın bu açıdan daha iyi bir noktaya taşımamız çok önemli” şeklinde konuştu.

    GELİŞMİŞ İLLERLE REKABET YERİNE ONLARI ÖRNEK ALMALIYIZ

    Yozgat’ın başka illerle rekabet yerine başka illeri örnek alması gerektiğini vurgulayan Bakan Bozdağ, “ Bazen konuşuluyor. Bazı büyük illerde Yozgat’ı kıyaslıyoruz, Ankara ile Kayseri ile kıyaslıyoruz onun için ben diyorum ki kıyaslama bize bir şey katmaz. Biz Kayseri’nin rehberliğinden,Kayserinin başarısından, Ankara’nın başarısından, Ankara’nın rehberliğinde yol göstericiliğinden başarısından ne kadar istifade ediyoruz. Onları ne kadar örnek alıyoruz, kendi ilimize taşıyor, kendi ilimizi de aynı kulvarda koşmaya sevk ediyoruz. Biz kendi gücümüze, kendi imkanlarımıza bakacağız. Başarılı olanların gittikleri yoldan yürümeye gayret edeceğiz. Onları kıskanmak değil, onları örnek almak bizi büyütür. Onları eleştirmek değil, onların gittiği yoldan gitmek bizi başarılı kılar. Ben o yüzden diyorum ki biz kendi gücümüze,kendi imkanlarımıza bakacağız, etrafımızdaki başarılı örnekleri kendimize rehber ederek daha ileriye daha güçlü bir şekilde koşabiliriz. Onun için de ben bütün Yozgat’a yatırım yapan bütün hemşehrilerime, dışarıdan geliş Yozgatlı olmuş bütün kardeşlerimize teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonraki dönemde yatırım ortamının iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve Türkiye’nin cazip noktalarından biri haline dönüştürülmesi için bugüne kadar sürdürdüğümüz pozitif çalışmaları, sayın bakanımızın, hükümetimizin destekleriyle sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.