Etiket: Yorumu

  • AK Partili Uzer’den Özür Tartışmasına ’Mücrim’ Yorumu

    AK Parti Gaziantep Milletvekili Ahmet Uzer, Rusya ve Türkiye arasındaki ’özür’ tartışmasında Rusya’nın talebine ’mücrimlik’ yorumu yaptı.

    Rus uçağının düşürülmesinin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’den özür beklediklerini ifade etmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Rusya’dan özür dilenmeyeceğini söyleyerek, hava sahasının ihlal edilmesi nedeniyle Türkiye’nin Rusya’dan özür beklediğini ifade etmişti. AK Parti Gaziantep Milletvekili Ahmet Uzer, kendi sosyal medya hesabından attığı tweet ile iki ülke arasındaki özür tartışmasında Rusya’nın talebini mücrimlik ile yorumladı. Uzer, “Sınır ihlali yapan Rusya’nın Türkiye’den özür dilemesi gerekirken, Türkiye’nin Rusya’dan özür dilemesini istemeye tek kelimeyle mücrim denir” ifadelerini kullandı.

  • Ebso Başkanı Yorgancılar’dan ’Yenilebilir Enerjiye Teşvik’ Yorumu

    Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, türbin ve jeneratör imalatı ile rüzgar enerjisi üretiminde kullanılan kanat imalatı yatırımlarına yönelik teşvik düzenlemesinin Ege Bölgesi’ni yenilenebilir enerji üssü haline getirecek önemli bir adım olduğunu söyledi.

    Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesi gibi atılımların İzmir ve Ege Bölgesi’ne ciddi kazanımlar sağlayacağını belirtti. Yorgancılar, “Avrupa Birliği’nin yenilenebilir enerji ile ilgili çok önemli fonları bulunmaktadır. Bu karar ve söz konusu fonların da değerlendirilmesi ile Ege Bölgesi’nin yenilenebilir enerjinin üssü haline gelebileceği inancı içindeyiz” dedi.

    Bugüne kadar İzmir başta olmak üzere bölgede son yıllarda dikkat çekici gelişmeler yaşandığını, ciddi bir atıl potansiyelin mevcut olduğunu belirten Yorgancılar, bu potansiyelin doğru alanlarda kullanılması gerektiği yönünde talepleri olduğunu hatırlattı. Ender Yorgancılar, “Bu amaçla da teşvik sisteminin haksız rekabete neden olan maddelerinde değişiklik önerilerimizi her platformda ifade etmekteyiz. Ekonomi Bakanlığımızın bu hususta çalıştığını biliyor ve takibini yapıyoruz. Bizler, özellikle öncelikli yatırım alanı olarak belirlenen başlıkta İzmir’in aldığı payın çok az olduğunu ve bu alanda sektörel açıdan zenginleştirilmesini ifade etmiştik. Özellikle de, ’bölge farkı gözetilmeksizin tüm OSB’lerde, yenilenebilir enerji kaynaklı enerji üretim tesislerinde kullanılmak üzere, cihaz, makina ve teçhizat üretimi yapacak yerli ve yabancı yatırımlar öncelikli yatırımlar kapsamında teşvik edilmelidir’ şeklinde girişimlerimiz olmuştu” diye konuştu.

    RESMİ GAZETEDE YAYIMLANDI

    Beklenen müjdenin 19 Kasım 2015 tarihli Resmi Gazete’de, “Yenilenebilir enerji üretimine yönelik türbin ve jeneratör imalatı ile rüzgar enerjisi üretiminde kullanılan kanat imalatı yatırımlarının 5. Bölge desteklerine dahil edildiği” yönündeki düzenleme ile geldiğini ifade eden Yorgancılar, şöyle devam etti:

    “Geleceği belirleyecek sektörlerin başında gelen enerjide ithalatçı bir ülke olarak, yenilenebilir enerji kaynaklarımızın etkin kullanımı ve bu tür yerli üretime ilişkin adımların atılmasını çok önemsiyor, emeği geçen herkese başta Ekonomi Bakanlığımıza ve hükümetimize, Ege Bölgesi Sanayi Odası adına teşekkürlerimi sunuyorum. Organize Sanayi Bölgelerimiz de tecrübe ve altyapıları ile bu yatırımlara hazırdır. 300 gün güneş gören bir kentte gönlümüzden geçen güneş enerjisi üretiminin de bu maddeye dahil edilmesidir.”

  • (Özel Haber) Manisalı İş Adamından Asgari Ücret Yorumu

    Manisalı iş adamı Abdullah Taşkan AK Parti’nin 1 Kasım seçim vaatlerinden biri olan asgari ücretin bin 300 TL olmasını değerlendirdi. Asgari ücretin insani bir mesele olduğunu ve acilen yükseltilmesi gerektiğini kaydeden Taşkan, “Hepimiz kendimizden fedakarlık edeceğiz. Burada en çok devletin üzerine iş düşüyor” dedi.

    AK Parti’nin 1 Kasım seçim vaatleri arasında yer alan ve 1 Ocak 2016 tarihinde bin 300 TL’ye yükselmesi planlanan asgari ücret konusu hem işverenler hem de işçilerin gündeminden düşmüyor. Asgari ücretin insani bir mesele olduğunu ve acilen yükseltilmesi gerektiğini savunan Manisalı iş adamı Abdullah Taşkan, “Kiraların 600 ila 800 lira arasında olduğu bir memlekette 949 lira gibi, 950 lira gibi bir asgari ücret bence insani değil. Bu işin bir de ticari tarafı var. Bu ticari tarafta bir büyük firmalar var. 150-200 kişinin çalıştığı özellikle tekstil firmaları gibi onlar bu işten daha çok etkileniyor. Bizim mermercilik ve inşaat sektöründe asgari ücretle çalışan neredeyse hiç kimse yok. Bizim bünyemizde Aksan inşaat ve mermer bünyesinde yaklaşık 160 kişi çalışıyor şu an. Hiç asgari ücretle çalışan yok. Belki sekretarya kısmında çalışanlarda var. Bundan sonra bize bir külfet getirecek mi? Belki sigorta bazında getirecek. Şimdi bin 800 lira verdiğiniz bir adama asgari ücrete yapılacak olan 300 liralık zam ile 2 bin 100 lira vermek zorunda kalacağız. Bu bizi etkileyecek mi tabii ki etkileyecek. Ama bu tamamen insani bir durum. Ülkenin de şartları ortada. Onu da göz önünde bulundurarak burada devletin bize katkı yaparak en azından SSK ya da stopajından, devlet kendi alacağından biraz tahsilat yapacak, biraz da biz katkı yapacağız. İnşallah bunu hep beraber götüreceğiz. Artık bunun başka çaresi yok. Devlet bunun kararını vermiş. Bizim kaçacak bir tarafımız var mı? Yeni bir devlet kuramayacağımıza göre bu parayı vereceğiz. İnsani bir mesele, bunun acilen ivedilikle yapılması lazım. 800 lira, 900 lira, bin lira kiranın olduğu bir yerde 900 lira asgari ücret çok doğru bir şey değil. Bu dünyada da böyle. Almanya’da asgari ücret 900 euro civarında, kiralar da 550-600 euro arasında. Dünyanın her tarafında bu durum böyle aslında. Dünyanın hiçbir tarafından kimse 3 bin lira 4 bin lira asgari ücret almıyor. Asgari ücret demek bu ama bizde çoğunluk. Yani 28 milyon çalışanın 10 milyonu 12 milyonu asgari ücretle çalışıyorsa bu toplumda çalışanın yaklaşık yüzde 25’i asgari ücretle çalışıyor. Burada bir sıkıntı var” diye konuştu.

    ASGARİ ÜCRETLİ SAYISI FAZLA

    Türkiye’deki asgari ücretli sayısının da diğer ülkelere göre çok fazla olduğunu söyleyen Taşkan, “Bu memleketi artık bu kadar demokrasisi gelişmiş, ekonomisi gelişmiş, 650 milyar dolar gayri safi milli hasılası olan bir ülkenin de 10 milyon 12 milyon civarında asgari ücretlisinin olmaması lazım diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Asgari ücretlinin çok fazla olmasını mesleki anlamda yetersiz bir eğitim verilmesine bağlayan Taşkan şunları söyledi:

    “Burada mesleki anlamda bir sıkıntı var. Siz meslek okulları yapmışsınız, orada kimse yanlış anlamasın Atatürk ilke ve inkılaplarını öğretiyorsunuz, cumhuriyetin tarihini öğretiyorsunuz. Meslek okulu burası kardeşim. Adam cumhuriyetin tarihini öğrensin tabii ki ama bunu zaten okulda öğreniyor. Bunu öğrenmekle iyi bir mermerci olmayacak, iyi bir duvarcı olmayacak, iyi bir sanatkar veya iyi bir heykeltıraş olmayacak. Burada bir hata var. Bizim adamları mesleki olarak yetiştirmemiz lazım. Biz adamı sınavla alıyoruz, yüksek ilkokul, yüksek ortaokul, yüksek lise, yüksek üniversite, yüksek master ama hepsi aynı seviyede. Bu mesleği ne zaman öğrenecek? Ben yaklaşık 12 yıl boyunca mermercilerin başkanlığını yaptım. Bir Allah’ın kulu gelip bana sormadı; ‘Arkadaşım bu mermerciler nasıl yetişiyor? Bu taşı nasıl kesiyorlar? Bunun içinde kanserojen madde var mı? Siz bu mermer konusunda ne kadar bilgilisiniz? Bunu yapan insanlar sağlık konusunda ne kadar bilgili?’ var mı bilen yok. Kim yetiştirmiş? Bizde şöyle bir durum var; askere gittiğimizde 3 tane marş öğrendiğimizde, Atatürk ilke ve inkılaplarını da öğrendik mi savaşı kazanmış oluyorduk. Burada da aynısı, başka bir şey yok. Burada da meslek okullarına gidiyorum görüyorum çocuklara tarihten birkaç tane ders veriyorlar, birkaç tane cumhuriyetin yapısıyla ilgili ders veriyorlar ama burası sanat okulu. Eskiden sanat okulundan çıkan insanlar bir mimar kadar, bir mühendis kadar becerikli oluyordu ve aynı zamanda uygulamasını da yapıyordu. Doğrusu da bu zaten. Sanat okulu mezununun bugün çıkıp mermercilik yapması lazım. Yani el açan adam yetiştirmişiz. Veren adam yerine el açan adam yetiştirmişiz. İngilizlerin bir lafı var; ‘Prezantabl’ yani diksiyonu, yapısı, duruşu, mesleki hakimiyeti, mesleğe olan bilgisi. Bunların hepsi bir araya gelirse o zaman bu tip el açan insanlar sayısı azalır biz de bu memlekette asgari ücreti bu kadar tartışmayız. Ben dünyanın gelişmiş ülkelerinde asgari ücretin bu kadar tartışıldığını düşünmüyorum. Biz önce doğru insanlar yetiştirelim.”

    DEVLET KATKI YAPMALI

    Asgari ücretin insani bir mesele olduğunu yineleyen Taşkan şunları söyledi:

    “Bunun çok acilen düzeltilmesi lazım. Bu bize bir külfet getirecek ama insani mesele. Hepimiz kendimizden fedakarlık edeceğiz. Burada en çok devletin üzerine iş düşüyor. Çünkü biz devlet kadar büyük değiliz. Devlet burada yapacak. Bu iş adamları sadece ben değil, yan komşum değil ya da başka bir mermerci arkadaşım da değil, devletin mutlaka SSK’sından veya vergisinden, stopajından bize bir katkı yapması lazım. Yoksa biz bu yükün altından kalkamayız. Ben de kalkamam benim diğer meslektaşlarım da kalkamaz, diğer iş adamları da kalkamaz. Benim tekstilci akrabam var. 5 liraya veya 3 liraya parça dikiyor adama 25 kuruş kalıyor. Zaten adam ucu ucuna götürüyor. Siz kalkıp bu 200 tane adam çalıştıran birine bir anda 300 lira gibi bir külfet, ayda 80 bin lira gibi 90 bin lira gibi bir külfet getirirseniz, yılda 1 milyon lira para yapar. Bunu da bu ülkede hiçbir Allah’ın kulunun taşıyacağını düşünmüyorum. Burada mutlaka devletin katkı yapması gerektiğini düşünüyorum. Benim gördüğümü sanırım Sayın Bakan da görmüştür, Sayın Başbakan da görmüştür, Sayın Cumhurbaşkanı da görmüştür. Bu işin başındaki, kurgulayan kişiler de görmüştür diye düşünüyorum. Biz üzerimize düşeni mutlaka yapacağız, yapmalıyız.”

  • DSO Başkanı Müjdat Keçeci’den İşsizlik Yorumu

    Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, ‘’Biz çocuklarımızı iyi birer işleri olsun diye üniversiteye gönderiyoruz ancak çocuklarımız üniversite mezunu işsizler ordusuna katılıyor. Rakamlar gösteriyor ki okuryazar olmayanlar iş bulabilirken okuryazar olanlar iş bulamıyor’’ dedi.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos ayı işsizlik rakamlarını açıkladı. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2015 yılı Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 114 bin kişi artarak 3 milyon 58 bin kişi oldu. TÜİK verilerine göre işsizlik rakamlarını yorumlayan Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, “Nisan ayında tek haneli rakamlara gerileyen işsizlik oranı, Ağustos ayında yine çift haneye ulaştı. Eğitim durumuna göre yapılan değerlendirmede en düşük işsizliğin, yüzde 5,2 ile okuryazar olmayanlarda olduğu tespit edildi. Lise altı eğitimlerde yüzde 9,3 olan işsizlik, lise mezunlarında yüzde 12,4 meslek ve teknik lise mezunlarında yüzde 9,8 ve yükseköğretim kurumlarında ise yüzde 12,1 olarak ölçüldü. Biz çocuklarımızı iyi birer işleri olsun diye üniversiteye gönderiyoruz ancak çocuklarımız üniversite mezunu işsizler ordusuna katılıyor. Rakamlar gösteriyor ki okuryazar olmayanlar iş bulabilirken okuryazar olanlar iş bulamıyor’’ diye konuştu.

    Göstergeler incelendiğinde ekonomideki durgunluğun da istihdamda olumsuzluklara yol açtığını ifade eden Keçeci, “Nüfusumuz artıyor ama 15 ve daha yukarı yaştaki iş arayanlarda herhangi bir artış olmadığı için doğal olarak işsizlik rakamlarımız artıyor. Meslek sahibi gençlere ihtiyacımız var, bunun için de meslek liselerine ihtiyacımız var. Hizmet sektörüyle, inşaat sektörüyle gençlerimize kalıcı işler yaratamıyoruz. Biz sanayiciler olarak da artık meslek sahibi olan bu çocuklarımızı üretim sektörü dışındaki sektörlere kaptırmak istemiyoruz. Denizli Sanayi Odası olarak bu konuda yeni çalışmalara gebeyiz” şeklinde konuştu.

  • İş Dünyasından Seçim Yorumu

    MÜSİAD Düzce Şube Başkanı İsmail Çakmak “Seçim sonuçları, ülkemizdeki huzur, güven ve pozitif istikrar ortamının devam edeceğine olan inancımızı perçinlemiştir” dedi.

    MÜSİAD Düzce Başkanı İsmail Çakmak, 1 Kasım Seçim sonuçlarını değerlendirerek “Ülkemiz, 1 Kasım erken genel seçimlerini, demokratik bir olgunluk içinde tamamlamıştır. Seçim sonuçları, milletimizin tercihinin, 7 Haziran’da risk altına giren istikrar ve güven ortamına sahip çıkmaktan yana olduğunu göstermiştir. Bugün ülkemiz için yeni ve umut dolu bir dönemin daha başlangıcıdır. Ülkemizin kalkınması yolunda önemli bir dönüm noktası olacağına inandığımız bu 4 yıllık dönemde, Türkiye için büyük bir şans daha doğmuştur” dedi.

    “Milletimiz sözünü söyledi” diyen İsmail Çakmak sözlerine şöyle devam etti; “Türkiye’nin üzerine 7 Haziran sonrasında yeniden şiddetin, kanın, gözyaşının, kısaca terörün karanlık yüzünün gölgesini düşürmeye çalışanlara, bölge halkı başta olmak üzere aziz milletimiz güçlü bir cevap vermiştir. 1 Kasım seçimlerinin sonuçlarına göre, milletimiz, tercihini net bir şekilde tek parti iktidarı yönünde kullanmıştır. 5 aylık belirsiz dönem ve uzlaşmaz görüntü veren siyaset anlayışı, milletin nezdinde kabul görmemiştir. Milletimiz her zamanki sağduyusu ile ‘7 Haziran’ı unutmayın, kısır çekişmelerden uzaklaşın, somut vaatlerle istikrarlı bir hükümet kurulmalıdır’ demiştir. Milletimizin, ülkemizin kalkınması yönünde gösterdiği tercihini, değerli buluyoruz. İş dünyasının önünün açılması, sosyal hayatta ve demokratik açılımlarda reformların devamı, daha hızlı ve adil işleyen bir hukuk devleti yolunda, birlikte üreteceğimiz sinerjinin tekrar yakalandığına inanıyoruz. Bu sonuçlar, aynı zamanda, mazlum milletlerin ülkemizden beklentileri bakımından da önemlidir. Özellikle Ortadoğu’da yaşanan sıkıntılar ile kanlı teröre karşı mücadelede daha etkin bir mücadelenin de yolunu açacaktır. Seçim sonuçları, ülkemizdeki huzur, güven ve pozitif istikrar ortamının devam edeceğine olan inancımızı perçinlemiştir. Milletimiz sözünü söyledi. Bize düşen, Milli iradeye saygı göstermektir.”