Etiket: Yorumu

  • Hamzaoğlu’ndan ETO’o Yorumu

    Bursaspor Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, ligin 25. haftasında karşılaşacakları Antyalyaspor’un yıldızı Eto’o için özel önlem almayacaklarını belirterek, “Eto’o iyi bir oyuncu. Sadece Eto’o değil kime fırsat verilirse değerlendirir” dedi.

    Spor Toto Süper Lig’in 25. haftasında deplasmanda Antalyaspor ile karşılaşacak olan Bursaspor, iki günlük iznin ardından hazırlıklarına başladı. Akşam saatlerinde yapılan antrenman öncesi Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 3 oyuncularının doğum günlerini kutladıklarını belirten Hamzaoğlu, “Aynı zamanda kadınlar günü dolayısıyla bizi ziyarete gelen kadınlarımızın, ablalarımızın kadınlar gününü kutladık. Bizim onlara jest yapmamız gerekirken onlar bize jest yaptı” dedi.

    “YUKARIYA DOĞRU BİRER BİRER ÇIKIYORUZ”

    Ardından Çaykur Rizespor ile oynadıkları karşılaşmayı değerlendiren deneyimli teknik adam, Rize maçını iyi bir sonuçla geçtiklerini belirterek, “Her ne kadar cezalı olmuş olsak da stadı dolduran epey taraftarımız vardı. Bu maçı 3 puanla kapatmak önemliydi. Bugünden itibaren Antalyaspor maçının hazırlıklarına başladık. Yukarıya doğru birer birer çıkıyoruz. İnşallah bu çıkışımızı sürdürürüz. Antalya’dan da iyi bir sonuçla dönmek istiyoruz” dedi.

    “NECID ELİNDEN GELENİ YAPIYOR”

    Golcü oyuncu Tomas Necid’in son haftalarda golle buluşamamasının hatırlatılması üzerine Hamzaoğlu, “Necid’deki durgunluk gol olarak evet ama takım oyunu olarak üzerine düşeni yapıyor. Forvet oyuncusu arkadan gelen oyunculara yer açması gerekir. Necid de takıma elinden geleni yapıyor. Tom da oynamasa da memnunum. Oynamayanları formsuzlar diye kenarda tutmuyorum. Yarın öbür gün Tom’a ihtiyacımız olduğu zaman olursa onu da düşünebiliriz” dedi.

    “İSTEDİĞİMİZ SEVİYEDE DEĞİLİZ”

    Oyun olarak istediği seviyeye ulaşamadıklarını belirten Hamzaoğlu, “Şu anda arzuladığım oyunu oynamıyoruz. İstediğimiz seviyede değiliz ama oyuncuların isteği umutlandırıyor. Her geçen hafta daha çok mücadele eden bir Bursaspor olacak” diye konuştu.

    “ETO’O’YA ÖZEL ÖNLEM DÜŞÜNMÜYORUZ”

    Ligin 25. haftasında karşılaşacakları Antalyaspor’un Kamerunlu yıldızı Samuel Eto’o için özel önlem alıp almayacaklarının sorulması üzerine Hamzaoğlu, şu yanıtı verdi:

    “Eto’o’ya özel önlem düşünmüyoruz. Rakibimizin etkili yönlerini, takım olarak kapatma yöntemlerine gideceğiz. Eto’o iyi bir oyuncu. Sadece Eto’o değil kime fırsat verilirse değerlendirir. O yüzden takım olarak fırsat vermemeye çalışacağız.”

    ÇİNAZ: “HEDEFE DEVAM ETMEK İSTİYORUZ”

    Tecrübeli oyuncu Şamil Çinaz ise ligde galibiyet serisi başlattıklarını belirterek, “Rize maçında önemli bir galibiyet aldık. Maçtan maça bakarak hedefe devam etmek istiyoruz. Antalya maçı da çok önemli. Bize yakın puanda olan bir takıma karşı oynayacağız. 3 puanla dönmek istiyoruz. Bu doğrultuda da hazırlıklarımıza başlayacağız” diye konuştu.

  • AK Partili Şahin’den Kayyum Ve Fezleke Yorumu

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Zaman Gazetesine kayyum atanmasının siyasi bir karar olmadığını yargısal bir karar olduğunu söyledi.

    Şahin, baba ocağı Karabük’ün Ovacık ilçesine bağlı Kavaklar köyünü ziyaretini ederek köylülerin sorunlarını dinledikten sonra gündeme dair gazetecilerin sorularını cevapladı.

    “MAAŞI DEVLETTEN, TALİMATI PENSİLVANYA’DAN ALACAKSINIZ”

    Paralel Devlet Yapılanması’nın faaliyetleri kapsamında Zaman Gazetesi’ni de bünyesinde bulunduran Feza Gazetecilik’e kayyum atanmasını değerlendiren Mehmet Ali Şahin, kararı siyasi iradenin vermediğini, yargı kararı sonucu olduğunu belirterek, “Parlamento üyeleri, milletvekilleri ve iktidar partisi yetkilileri olarak yargı süreçlerini takip ederiz. Yargı, herhangi bir yerden talimat alarak işini yapmaz. Eldeki deliller, bilgiler, bulgular böyle bir kararın verilmesi sonucunu doğurmuş olacak ki ilgili mahkeme Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine böyle bir karar almıştır, sanıyorum karar da uygulanmıştır. Doğrusu ülkemizin bu tür konularla gündeme gelmesini ben arzu etmem. Her alanda olduğu gibi basın yayın alanında da vatandaşlarımız anayasal ve yasal haklarını özgürce kullanabilmeliler. Ancak Türkiye’de zaman zaman bir takım örgütsel yapılar, hem ülkemiz hem de halkımız için tehdit oluşturuyor. Bu Cumhuriyet Savcılıklarınca tespit edilerek haklarında dava açılan ve davaya konu olmuş örgütsel yapılarda var. Davaya konu olmuş bir takım örgütsel yapılar da var. Dolayısıyla Türkiye’de görev yapan özel ve tüzel kişilerin mutlaka yasal sınırlar içerisinde hareket etmesi, özellikle dışarıdan talimatlı bir takım işlerin içerisinde olmamaları gerekir. Hiçbir devlet, kendi içerisinde yapılanmış bir takım farklı, adına ’paralel’ dediğimiz yapılara izin vermez. Maaşı devletten, talimatı Pensilvanya’dan alacaksınız. Böyle bir kamu görevliliğini hiçbir devlet benimsemez, kabul etmez, gereğini yapar. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti de bunun gereğini yapmaktadır” dedi.

    “BU KONUDA ŞİKAYETTE BULUNANLAR ÖNCE AYNAYA BİR BAKSINLAR”

    ‘Kimse üzülmesin, kırılmasın’ diyen Şahin, “Türkiye Cumhuriyeti anayasası, yasaları ve devletin işleyişi içerisinde kendisine düşen sadakat görevi neyse onu yerine getirmeye çalışsın. Başka yerlere sadık değil bu ülkeye sadık insanlar olarak hayatlarını devam ettirmeye çalışsınlar. Aksi halde bir takım bu tür davalara muhatap olurlar. Biz de bu tür davaların açılmasından bu tür uygulamaların yapılmasından doğrusu hoşnut değiliz. Ama bunun sorumlusu biz de değiliz. Bu konuda şikayette bulunanlar önce aynaya bir baksınlar. Rahmetli Necip Fazıl Kısakürek bir sözü vardır ve eserinden ‘ Eğer hırsız ciğerini söküp lamaya gelmişse, ciğerine soracaksın ne suç işledin diye’. Bir takım davalara, ithamlara muhatap olmuşsa önce bir kendisine sorsun bakalım. Ben bunu hak edecek ne yaptım diye. Başkalarını suçlamaktan ziyade önce aynaya bir bakalım. Neden başka basın yayın organlarının değil de bizim başımıza geldi bu diye bir sorsun” dedi.

    Bir gazetecinin Adalet Bakanlığı tarafından HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu 5 Milletvekili hakkında “dokunulmazlıkların kaldırılması” istemiyle hazırlanan fezlekeyi, TBMM’ye gönderilmek üzere Başbakanlık’a sunduğunu hatırlatılması üzerine Şahin, “Siyasi partiler seçimle iktidara gelmek ve programlarını uygulamak için kurulan tüzel kişiliklerdir. Eğer bir siyasi parti ve o siyasi partinin mensupları, milletvekilleri vatandaştan oy alarak, parlamentoya girerek halka vaat ettiklerini demokratik yolla çözmenin dışında eğer silahlı bir takım terör örgütlerini destekliyorlarsa, silahlı terör örgütleriyle iş birliği içerisinde ise onların eylemlerine arka çıkıyorlarsa o zaman o siyasi parti sorgulanır” dedi.

    “TERÖRE DESTEK VEREN, TERÖRLE İÇ İÇE GEÇMİŞ SİYASİ PARTİLER KAPATILIR”

    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde “teröre destek veren, terörle iç içe geçmiş olan siyasi partiler kapatılır” diye yazdığını kaydeden Şahin, “Ama biz Türkiye’de siyasi partilerin kapatılmasını doğru bulmuyoruz. Çünkü siyasi partilerin kapatılmasına yol açacak olan hataları yapan o siyasi parti tüzel kişiliği değil, o siyasi partinin mensuplarıdır. Şimdi bir takım HDP’li, işte aylardır öz yönetim altında bazı ilçelerimizde hendekler kazıp bizim güvenlik güçlerimizle adeta harp ediyorlar. Her gün şehitler veriyoruz. Şimdi bir siyasi parti, adı ne olursa olsun bu ülkenin bir siyasi parti ise o siyasi partiden seçilmiş bu ülkenin milletvekili parlamentonun milletvekilli ise devletin güvenlik güçlerinin yanında yer alması gerekir. Terör örgütleriyle mücadele eden güvenlik güçlerimize destek çıkması lazım. Ama bir siyasi parti var ve o siyasi partinin milletvekilleri terör örgütünün yanında yer alıyor. O terör örgütünü destekliyoruz. Biz siyasi partilerin kapatılmasını değil, gerçekten teröre destek verdiği açıkça belli olan milletvekilleriyle ilgili işlem yapılmasını doğru buluruz. Bunun da yolu, yargılanmasının yolunu açmaktır. Çünkü milletvekili dokunulmazlığı var. Bir milletvekili, dokunulmazlığı parlamentoda kaldırılmadığı taktirde yargılanamıyor” dedi.

    “GENEL KURUL GEREĞİNİ YAPAR”

    HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması için izlenecek yolu anlatan Şahin, ” Eğer bu arkadaşların gerçekten terörle işbirliği yaptığı anlaşılırsa, herhalde komisyonlara gereğini yapar ve genel kurala iner, dokunulmazlıkları kaldırılır. Bu yolun mutlaka içinden geçtiğimiz şu süreçte açık olması lazım. Ben, Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin olarak bu teröre açıkça destek veren hatta halkı bu terör örgütlerine destek vermek amacıyla sokağa davet eden kişilerin dokunulmazlıkları söz konusu olduğunda parlamentoda bunların dokunulmazlıklarının kaldırılması istikametinde oy kullanacağım. Bu ülkede yasal olarak kurulmuş bir siyasi parti veya mensupları, bu ülkeye harp ilan etmiş olan terör örgütleriyle bir ve beraber olamaz. Aksi halde mevcut durumları mevcut durumlarını ettirmelerine hiçbir ülke izin vermez, biz izin vermeyiz” diye kaydetti.

  • Gül’den Kayseri’deki Paralel Yapı Operasyonu Yorumu: “Umarım Daha Fazla Rencide Edilmezler”

    11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kayseri’de bu sabah düzenlenen operasyonda Boydak Holding’in üst düzey dört yöneticinin gözaltına alınışı ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Türkiye’nin önemli sanayicilerinden. Ümit ederim ki daha fazla rencide edilmezler” dedi.

    11. Cumhurbaşkanı Gül, cuma namazını Maslak’taki Orman Bölge Müdürlüğü içinde yer alan Fatih Ormanı Camisi’nde kıldı. Namaz sonrası cemaatle hatıra fotoğrafı çektiren Gül, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “FETÖ/PDY” soruşturması kapsamında Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, şirket CEO’su Memduh Boydak, Yönetim Kurulu üyeleri Erol Boydak ve Murat Bozdağ’ın gözaltına alınması ile ilgili soruya, “Boydak Ailesi, çalışkanlığı ile, dürüstlüğü ile, hayırseverliği ile bilinen bir aile. Türkiye’nin önemli sanayicilerinden. Ümit ederim ki daha fazla rencide edilmezler” diye cevap verdi.

    Gül, Anayasa Mahkemesi’nin gazeteciler; Can Dündar ve Edem Gül hakkında verdiği karara ilişkin soruları ise yanıtsız bıraktı.

  • Ömer Dinçer’den Can Dündar Ve Erdem Gül Yorumu

    Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nden çıkan “Hak İhlali” kararı ile ilgili değerlendirmede bulunan Milli Eğitim eski Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel müracaat hakkının çok ciddi bir hak arama yöntemi olduğunu belirterek, “İşte bu bir hak arama yoludur ve daha önceden var olmayan bir yöntemi bu ülkede demokratikleşme sürecinde kazandıran bu hükümetle olmuştur” dedi.

    Esenler Belediyesi’nin düzenlediği “Düşünce Ekseni” programı kapsamında Milli Eğitim eski Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer bir söyleşi gerçekleştirdi. Dinçer, Esenler Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde “Türkiye’de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor?” adlı kitabı üzerinden, Türkiye’de değişimin hikayesini aktardı. Esenler Belediye Başkanı M.Tevfik Göksu’nun da katıldığı programda Dinçer, “Kamu Yönetimi Reformu” konusunda açıklamalarda bulundu. Programın sonunda Prof. Dr. Ömer Dinçer’in 2003-2007 yılları arasında kamu yönetiminde yeniden yapılanma projesi ekseninde yaşanan süreci anlattığı “Türkiye’de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor?” kitabı katılımcılara hediye edildi.

    Konuşmasında katılımcılara, otoriter bir devletin ritüellerini aktaran Dinçer, “Demokrasi aynı zamanda bir ideolojinin topluma kabul ettirilmesi ve toplumsal değişimin uygulayıcısı olarak vardı. Marks Weber bürokrasiye geniş toplum ve halk kitlesine hizmet götürebilmek için rasyonel bir yapı olarak tarif eder. Ama Türkiye’de bürokrasi, bu yapı özelliği dışında toplumsal değişimi empoze eden ve buna öncülük eden muhteva taşır. Cumhuriyet ilk tarihlerinde bürokratların, kaymakamların, belediye başkanlarının kamu idarecilerinin zorla baloya gitmeleri, halkın bir takım toplantılara ve ritüellere davet edilmeleri bununla alakalıdır. Bizim 19 Mayıs, 23 Nisan törenleri ve benzerlerin pek çoğu otoriter bir devletin ritüeli olarak karşımıza çıkarlar” dedi.

    “DEVLET OTORİTESİ VE İDEOLOJİSİ İLK KEZ AK PARTİ HÜKÜMETİNDE SORGULANDI”

    AK Parti hükümetinin göreve geldiği 2003 yılından bu yana devlet idaresi, devletin otoriterliğinin ve ideolojisinin sorgulandığını söyleyen Dinçer, “2003 yılında ilk kez AK Parti hükümeti ile beraber Türkiye’de devlet idaresinin, otoriterliği ve ideolojisi yani devlet yönetim paradigması sorgulanır oldu. İlk defa belki sizler bunun nasıl sorgulandığına dair ipuçlarına sahipsiniz ama Türkiye’de sadece söylemde kalmayan devlet vatandaşın hadimi olacak fikri uygulanmaya kondu. Bu çok önemli bir düşünce. Az önce ben kamu yönetim paradigmasında sorgulama oldu dediğim şey bu. Halka hizmet eden bir devlet anlayışının oluşturulması AK Parti’nin Türkiye’ye sunduğu çok önemli bir proje” diye konuştu.

    “BU BİR HAK ARAMA YOLUDUR, BU HÜKÜMETLE BİRLİKTE OLMUŞTUR”

    Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili Anayasa’dan çıkan karara ilişkin yorumda bulunan Dinçer Anayasa’ya bireysel başvuru hakkının AK Parti hükümeti zamanında olduğunu vurgulayarak, “Anayasa Mahkemesi onların hakların ihlal edildiğine dair karar verdi. İşte bu bir hak arama yoludur ve daha önceden var olmayan bir yöntemi bu ülkede demokratikleşme sürecinde kazandıran bu hükümetle olmuştur. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel müracaat hakkı çok ciddi bir hak arama yöntemiydi. Tabii ki güçlü olan devlet karşısında vatandaşların kendi haklarını arayacakları mekanizmalar üretilebilir. Ombudsmanlık da yine buna benzer bir yöntemdir. Bürokraside size bir haksızlık yapılıyorsa yıllar sürecek. Ama kamu denetçiliği kurumuna giderseniz sizin haklarınızı koruyabilir” şeklinde konuştu.

    Program sonunda Dinçer’e hediye olarak el yapımı tablo hediye eden Başkan Göksu, Dinçer’in Esenler’e verdiği destekten bahsederek, “Sayın bakanımıza çok teşekkür ediyorum. Gerçekten belki de Esenler için bugüne kadar bir sürü eserimiz var ama Esenler’in tarihine düşülecek en önemli not o eserdir. O gün sayın bakanımızın vermiş olduğu büyük destekle Allah’a hamd olsun o bölgemiz yıkıldı tertemiz hale geldi. Şimdi o bölgenin adını Prof. Dr. Ömer Dinçer Eğitim Vadisi olarak kayıtlara geçtik” dedi.

  • Sofuoğlu’ndan Eğitim Müfredatı Yorumu:

    Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı ve Memur-Sen Manisa İl Temsilcisi Mehmet Emin Sofuoğlu, “Değerlerimizle çatışan paradigmaların belirgin olduğu müfredat programları ile Anneye babaya hürmeti, İnsanlara hizmetin Hakk’a hizmet olduğunu ve helal 3’ün, haram 5’ten daha kıymetli olduğunu nasıl öğreteceğiz?.” diye sordu.

    Milli Eğitim müfredatının, geciktirilmemesi gereken bir mesele olarak milli ruh, kültür ve hayata uygun düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Sofuoğlu, “Eğitim, bütün bir milleti, ülkeyi ilgilendirmektedir. Bu anlamda, eğitim sisteminin temel sorunlarına çözüm aramak ve bulmak konusunda çaba harcanmalı, sonuç alıcı adımlar atılmalıdır. Fiziki imkanlar ve araçlar bakımından bariz iyileşmeler yaşanan eğitim sistemimiz, ruh ve felsefe olarak da milli dokumuza uygun bir mahiyete sahip olmalıdır. Öğrencilerimizin, özgüvene sahip, dürüst ve güvenilir, sorgulayıcı ve eleştirel düşünce yetenekleri gelişmiş, inisiyatif alabilen, rekabetçi, girişken ve iş birliğine açık, toplumun sorunlarına duyarlı, başkalarının görüş ve düşüncelerine değer veren, toplumsal değerlerinin farkına varan ve buna sahip çıkan, doğal varlıklara ve çevreye karşı duyarlı, toplumsal ve kültürel çeşitliliğe saygılı, en az iki dil yeterliliğine sahip insanlar olarak yetiştirilmesi yeni müfredatın temel felsefesi olmalıdır. Toplumun beklentilerine cevap veren, çocuklarımıza milli, manevi ve evrensel değerler ile çağın gerektirdiği bilgi ve becerileri, toplumsal sorumluluk, şahsiyet ve karakter kazandıracak özgün müfredatın geliştirilmesi için ilgili Bakanlık birimlerinden somut adımlar beklediğimizi; bu hususta talep beklemeksizin katkı sunacağımızı ifade ediyoruz. Öğretim programları geliştirilirken yurt dışından ithal programlar yerine milli, kültürel ve medeniyet değerlerimize uygun, özgün programlar, bunlara uyumlu müfredatlar geliştirilmeli, ders kitaplarında uygulanmaya konulmalıdır.” şeklinde konuştu.