Etiket: Yöntemlerle

  • Solunum Hastalıklarına Basit Yöntemlerle Etkin Tedavi İmkanı

    SANKO Hastanesinin tarafından Georgia State Üniversitesinden getirilen Öğretim görevlisi, Doç. Dr. Arzu Arı, göğüs hastalıklarında ilaç ve solunum cihazlarının kullanımında dikkat edilmesi gereken konularda sunum yaptı.

    SANKO Hastanesi toplantı salonunda vatandaşlarla bir araya gelen, Amerika Georgia State Üniversitesinde Eğitim Görevlisi olan Doç, Dr. Arzu Arı, Göğüs hastalıklarında, ilaç ve solunum cihazlarının kullanılması konusunda, sunum yaptı. Arzu Arı, solunum cihazlarından olan Nebulizer’i kullanırken dik oturulması gerektiğini önererek, “Dik oturduğunuz zaman akciğerleriniz genişletebiliyorsunuz. Akciğerlerinizin fazla açılması demek sizin daha fazla ilacı akciğerlerinizin alabilmeniz anlamına gelir” dedi. İlaç veriminde cihazların nasıl kullanıldığı ve bu cihazları kullanırken, dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında da bilgi veren Öğrenim Görevlisi Arzu Arı, “Nebulizer kullanırken, ağızlık kullanabiliriz yada Nebulizer’i maskeye takabiliriz. Acaba hangisi kullanabilirim diye düşünebilirsiniz. Benim size tavsiyem, bu konuda ağızlığı kullanmanız yönündedir. Ağızlığı kullanırken, ağızlığın, ağız içinde tedavi sürecinde, ağzın içinde tutulu şekilde tedavi yapmanız şart. Eğer siz ağızlığı bir iki dakika ağzın içinde tutup da, çıkartıp konuşursanız yada devamlı olarak ağzın içerisinden gelen buharı, almaz iseniz, ağızdan nefes almazsanız, o zaman tedaviden faydalanamazsınız. Ağızlığı ağzınız içine koydunuz diyelim. Ağızdan nefes almak yerine, burundan nefes alırsanız, bu sefer yine o cihaz tarafından üreten ilaç, havaya karışacaktır. Dolayısıyla sizin o ilacı akciğerlerinize alabilmeniz mümkün olmayacaktır. O yüzden, tedavi süresince, eğer ağzınızla ağızlığı tutabiliyorsanız, lütfen ağızlığı kullanın diyorum. ama tutamadığınız durumlarda da maskeyi kullanabilirsiniz. Bu tip cihazları kullandığımız zaman, tekniğimiz ne olacak. Demin dediğimiz gibi bu cihazlar, kapsüllerle beraber, kullanılan cihazlar, ve kapsülü siz alüminyum folyonun içerisinden çıkardıktan hemen sonra, kullanmak durumundasınız, bu cihazlar, ışığa karşı hassas olan cihazlardır. Eğer, eğer siz o alüminyum folyoyu, ışığa maruz kalacak şekilde tutarsanız, bu sefer de ilacın kimyasal özelliklerini bozmuş olursunuz. O yüzden diyoruz ki Nebulizer kullanacağınız zaman, alüminyum folyodan çıkardığınız ilacı hemen cihazın içine yerleştirin, hiç bekletmeyin. Ve geriye kalan diğer 4 kapsülü alüminyum folyonun içerisinde tutarak, ışığa karşı maruz kalmasını ve kimyasala özelliklerini kaybetmesini engelleyin. Onun sonrasında ellerimizi iyice yıkayıp kuruluyoruz. Nebulizer ağızlığı ve maskeyi birleştiriyoruz. Dik oturduğunuz zaman akciğerleriniz genişletebiliyorsunuz. Akciğerlerinizin fazla açılması demek sizin daha fazla ilacı akciğerlerinizin alabilmeniz anlamına gelir. O yüzden hangi tip cihazı kullanırsanız kullanın, lütfen dik oturun ve dik oturma pozisyonunda, bu tedaviyi gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu.

    SANKO Üniversitesi Rektör Yardımcısı Güner Dağlı’da “Şubat ayında bir hocamız gelecek. Unutkanlık, Alzheimer üzerine bir konuşma yapacak. Mayıs ayında, bu şehrin yetiştirdiği çocuklardan bir arkadaşımız gelecek. Oda Amerika’da çok başarılı Miami’de estetik cerrah kendisi. Böyle sürekli halka açık sunumlar düzenlemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu

    Sunum hastalıkta kullanılan ilaç ve diğer cihazlar hakkında da bilgilerin yer aldığı sunumlarla devam etti

  • Koah Hastaları İlaç Dışı Yöntemlerle De Tedavi Edilmeli

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Bahadır, KOAH hastalarının ilaç dışı yöntemlerle de tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.

    KOAH’ın kronik akciğer hastalıkları arasında en sık rastlanılan hastalıklardan olduğunu belirten Prof. Dr. Cengiz Bahadır, “KOAH yani kronik obstruktif akciğer hastalığı (kronik bronşit, amfizem, astım) halk dilindeki adıyla ’kronik bronşit’, ’müzmin bronşit’ akciğerlerdeki bronşların daralmasına bağlı olarak soluk alıp verme sırasında hava akımının kısıtlanmasına yol açan süregen bir hastalıktır. Kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) ölüm nedenleri arasında beşinci, uzun süreli özürlülük nedenleri arasında ikinci sırada gelmektedir. Özellikle sigara tiryakiliği KOAH’ın en önemli sebeplerinden biridir. Kistik fibroz hastalığı ise konjenital bir bozukluktur. Doğumdan itibaren akciğerlerin temiz kalmasını sağlayan salgı bezlerinin ince ve akışkan olan sıvısı, bu hastalıkta daha fazla yoğunlaşarak akıcılığı azalır. Öksürükle balgam çıkarmayı güçleştiren bu rahatsızlık, küçük hava yollarının tıkanmasına yol açar. Bu da solunum zorluğu, öksürük, hırıltı, zatürre, bronşit gibi hastalıklara neden olur” dedi.

    KOAH hastalarının uzun süreli ilaç tedavileri kullanmakta olup, bu ilaçların etkilerinin sınırlı olduğunu anlatan Prof. Dr. Cengiz Bahadır, “Son yıllarda bu hastalarda ilaç tedavilerine ek olarak yeni tedaviler geliştirilmiş ve solunum rehabilitasyonu (pulmoner rehabilitasyon) uygulamalarına ağırlık verilmeye başlanmıştır. Pulmoner (solunum) rehabilitasyon kronik akciğer hastalığı olan kişilerde fonksiyonel kapasiteyi maksimuma çıkarmak için uygulanan ilaç dışı tedavilerin tamamını içerir. Bu hastalarda hava yolunun kısıtlanması solunum sıkıntısı, endişe, korku ve kronik yorgunluğa yol açar. Yeterli oksijen alabilme çabası solunum kaslarını aşırı yorarak kişiyi halsiz ve güçsüz bırakır. Uzun süren solunum sıkıntısı hastanın günlük aktivitesini azaltarak egzersiz kapasitesini düşürmekte ve günlük yaşamında bağımlılık yaratmaktadır. Pulmoner rehabilitasyon, kullanılan ilaçların etkilerinin yetersiz kaldığı bu gibi durumlarda son derece faydalı olmaktadır. Pulmoner rehabilitasyon programına en sık kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olanlar alınmakla birlikte astım, bronşektazi, kistik fibrozis, ve solunum sıkıntısı yaratan diğer birçok kronik akciğer hastalığı bu programa dahil edilebilir. Pulmoner rehabilitasyon uygulamaları ile kronik olarak solunum sıkıntısı olan hastaların günlük yaşantıları içerisinde hareketlilik düzeylerini artırmak, aktif solunum teknikleri ve solunum egzersizler ile etkili solumayı ve öksürmeyi öğretmek, solunum yetmezliği ataklarını ve hastaneye yatış sıklığını azaltmak amaçlanır” diye konuştu.

    Göğüs hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilen ve kronik solunum sıkıntısı nedeniyle pulmoner rehabilitasyon endikasyonu konulan hastaya ilk olarak solunum fonksiyon testi ve aerobik egzersiz testi yapıldığını belirten Prof. Dr. Bahadır, şunları söyledi:

    “Hastaya solunum fizyoterapisti tarafından çeşitli fiziksel terapi yöntemleri (bronşiyal hijyen, aktif solunum teknikleri, etkili öksürme, bronşiyal drenaj, postüral drenaj) uygulanır ve solunum teknikleri, gevşeme teknikleri öğretilir. Ek olarak hastaya solunum fonksiyonları düzeyine göre solunum kasları ve genel vücut kondüsyonu için egzersiz programı çizilir. Hastalara gün aşırı 30 seanslık toplam 2 ay sürecek bir program uygulanır. Bu programın her aşamasında hasta kontrol altında tutulmakta ve egzersizleri bu iş için geliştirilmiş ve hastanın kalp, kan oksijen düzeyi ve tansiyon gibi yaşamsal verilerini kontrol eden özel egzersiz cihazları ile gerçekleştirilmektedir.”

    PULMONER REHABİLİTASYONDA YENİ GELİŞTİRİLEN TEDAVİLER NELERDİR?

    Prof. Dr. Bahadır, tedavide eskiden fizyoterapist tarafından yapılan ve uzun zaman alan işlemlerin artık bilgisayar kotrollü cihazlar ile son derece etkili ve hızlı bir şekilde yapıldığını ifade ederek, “Geliştirilen en yeni tedavilerden biri göğüs duvarına yüksek frekanslı titreşim uygulayarak akciğerlerin bronşlarında biriken ve havayolunu tıkayan salgıların dışarı atılmasını kolaylaştıran cihazdır. Bu yöntemde hasta bu iş için geliştirilen yeleği giyer ve cihaz hava yardımı ile yeleği giyen hastanın göğüs duvarını şiddetli bir şekilde titreştirir. Bu sayede hasta bronşlarını tıkayan salgıları kolayca dışarı atar. KOAH ve kistik fibroz dahil hemen hemen tüm kronik akciğer hastalarında kullanılabilen bir yöntemdir. Bu tedavi dışında hastanın soluk alırken akciğerine hava gönderip, soluk verirken havayı emen ve öksürmeyi kolaylaştıran cihazlar da son birkaç yıldır kullanıma girmiştir” dedi.

    PULMONER REHABİLTASYON MALİYETLİ BİR TEDAVİ MİDİR?

    Tedavinin maliyetine ilişkin olarak da Prof. Dr. Bahadır, “Yeni yöntemler dahil bu tedavilerin tamamına yakını Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenmekte ve hastalara ek bir maliyet getirmemektedir. Geleneksel pulmoner rehabiltasyon yöntemleri ve geliştirilen yeni cihazlar ile kronik akciğer hastalarında solunum sıkıntısının azalması, hastaneye başvuru sayısının azalması, kan oksijen düzeyinde artma, genel kondüsyon artışı, yaşam kalitesinde artış, gerginlik ve depresyon düzeyinde azalma, kendine güvenin artması gibi çok olumlu sonuçlar elde edilmektedir” diye konuştu.