Etiket: Yöntemle

  • Akıl almaz yöntemle gizlemelerine rağmen dedektör köpeklerden kaçıramadılar

    Gümrük Muhafaza Ekipleri tarafından Kapıkule Gümrük Kapısı’nda gerçekleştirilen operasyonda, narkotik dedektör köpeklerinin yardımıyla, akıllara durgunluk veren yöntemle saklanan 33 kilogram esrar ele geçirildi.

    Edinilen bilgiye göre, Arnavutluk’tan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Kapıkule TIR Gümrük Sahası’na gelen, Tiran doğumlu S.H. isimli şahsın sürücülüğünü yaptığı TIR aracı, giriş ve tescil işlemlerinin ardından gümrük kapılarında kullanılan takip sistemine takıldı. Şüpheli olarak değerlendirilen araç gümrük muhafaza ekipleri tarafından x-ray cihazına sevk edildi.

    Yapılan tarama neticesinde operatörler tarafından aranmasına karar verilen araç, arama hangarına alındı. Gümrük Muhafaza ekiplerince yapılan aramada dorsenin ön tarafında yükle birlikte boş paletler olduğu görüldü. Narkotik dedektör köpeklerinin boş paletlere aşırı tepki vermesi üzerine, dorse içerisinde bulunan 36 adet boş palet detaylı olarak incelendi.

    Yapılan incelemede palet ayaklarının oyulduğu ve bunların içerisine boru yerleştirildiği, boruların ise yapıştırıcı yardımıyla kapatıldığı tespit edildi. Borular açıldığında deneyimli ekipleri bile şaşırtan bir manzara ortaya çıktı. Ekipler boruların içerisinde uyuşturucu olabileceği değerlendirilen maddelere ulaştı. Ele geçirilen maddelerden alınan numuneler için uyuşturucu madde test kiti ile yapılan ön analizde bu uyuşturucunun esrar olduğu anlaşıldı.

    Gümrük Muhafaza ekiplerince ele geçirilen 33 kilogram ağırlığındaki uyuşturucunun piyasa değerinin yaklaşık 500 bin TL olduğu tahmin ediliyor. Kaçakçılık olayı ile ilgili olarak uyuşturucu maddeye ve bu maddenin naklinde kullanılan TIR aracına el konuldu. Araç sürücüsü hakkında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu.

  • Kapalı yöntemle böbrek tümöründen kurtuldu

    Özel Ümit Hastanesi Üroloji Cerrahı Dr. Yurdaer Kaynak, yaptığı laparoskopik (kapalı) yöntem ameliyatı ile hastasının böbreğini ve böbrek kanalını çıkartarak, tümörü tamamen temizledi.

    Hasta Nevin Çoban’ın bir hafta önce nefrektomi (böbreğin alınması) yaptırmak üzere Özel Ümit Hastanesi’ne geldiğini anlatan Üroloji Doktoru Kaynak, süreci “Hastanın gerekli tetkikleri yapıldıktan sonra, hastanın sağ böbrek toplayıcısı isteminde büyük bir kitle olduğu ve böbreğin büyük bir kısmının çürümüş olduğunu tespit ettik. Kesin tanı koymak için, doku tanısı gerekiyordu; bu nedenle hastaya biyopsi yaptık, bu patolojiye gitti, sonuç olarak böbrekte; toplayıcı sistem tümörü olduğunu belirledik. Hastaya laparoskopik (Kapalı) yöntem ile radikal nefrektomi önerdik. Bu bıçaksız kapalı yöntem ile hastamızın sağ böbreğini ve böbrek kanalını ameliyatla çıkartarak, tümörü tamamen temizledik” diye özetledi.

    DAHA AZ AĞRI DAHA KISA SÜREDE İYİLEŞME

    Kapalı yöntemin hasta açısından önemli avantajları olduğunu belirten Dr. Kaynak, şunları kaydetti:

    “Bu yöntem ile yapılan ameliyatlar sonrasında hasta daha kısa sürede günlük yaşantısına dönüyor. Hasta daha az ağrı duyuyor, daha kozmetik sonuçlar alınıyor, hastanın kanama riski daha azalıyor, bu operasyonun bir diğer özelliği ise; kullanılan görüntüleme sistemi ile içeride 10 kata kadar büyütme sağlanıyor ve bu, cerraha büyük kolaylık sağlıyor, çünkü; hata payını düşürüyor. Açık cerrahilerde büyük bir kesi olur ve hastalarda en büyük ağrı oluşturan şey de cilt ve kas yarıklarıdır, kanama fazla olduğundan, cerrah müdahale ettiği alanı görmekte zorlanabiliyor. Kapalı ameliyatta ise; bu kesiler olmadığından hasta daha az ağrı duyar ve iyileşmesi de daha kısa sürer.”

    UZMANLIK VE TECRÜBE GEREKTİRİYOR

    Eskişehir’de 9 yıldır laparoskopik ameliyatlar yapan Dr. Kaynak, bunun eğitimi için önce Almanya’da, daha sonra da Fransa’da eğitim aldı. Uludağ Üniversitesi’nde yardımcı öğretim elemanı olarak laparoskopik cerrahi ve böbrek nakli konusunda 2 yıl çalışan Dr. Kaynak, kapalı yöntemin hasta açısından konforlu bir yöntem olduğunu belirtti. Dr. Yurdaer Kaynak, “10 kat büyütme altında sıfır hata ile çalışmak çok daha iyi bir yöntem diye düşünüyorum ve hasta için de daha az riskli ve iyileşme süresinin kısalığı ve sonrasında ameliyat izinin olmaması bakımında da çok daha konforlu. Ancak cerrah için çok uzmanlık ve tecrübe gerektiren bir yöntem. Çünkü elleriniz vücudun içinde değil, anatomi bilmeniz gerekiyor, 2 ana damarın içinde çalışıyorsunuz, hata yapma şansınız yok” diye konuştu.

    3 SAAT SÜRDÜ

    Kapalı yöntem ameliyat ile Nevin Çoban’ın böbreğindeki toplayıcı sistem tümörünü temizlediklerini aktaran Özel Ümit Hastanesi Üroloji Cerrahı Dr.Yurdaer Kaynak, “Büyük bir ameliyattı ve 3 saat sürdü. Bunun sonrasında kesin tanıyı patoloji söyleyecek ve uygun tedavi yöntemini belirleyeceğiz. Ümit ediyorum ki; tümör böbrek ile sınırlıdır ve bu ameliyat kesin çözüm sağlar. Hasta kapalı ameliyat sonrası ikinci gününde kendini iyi hissediyor. Ancak bundan sonra hasta ömür boyu takip altında olmalı” ifadelerini kullandı.

  • Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kapalı yöntemle reflü ameliyatı yapıldı

    Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kapalı yöntemle reflü ameliyatı gerçekleşti.

    Yrd. Doç. Dr. Hasan Çalış ve Uzm Dr. Serdar Şahin, tarafından gerçekleştirilen ameliyat başarı ile sonuçlandı.

    İzmir’den Kırşehir’e reflü ve mide fıtığı şikayeti ile gelen Mehmet Kamalı’ya Laparoskopik Nissen Fundoplikasyonu Diafragma herni onarımı (Kapalı yöntemle reflü ameliyatı) yapıldı.

    Gerçekleşen ameliyatta yemek borusu ve mide, kapalı gerçekleşen yöntemle fıtıklaştığı yerden karın bölgesi içeri alınırken diafragma onarımı sonrasında mide, yemek borusu arkasından döndürülerek reflü oluşumu engellendi.

    Gerçekleşen tedavi sonrası açıklama yapan ve kendisini iyi hissettiğini belirten Mehmet Kamalı, “bu türlü kapalı ameliyatların yapıldığını öğrendikten sonra uzun ameliyat sırası beklememek için başvurdum ve çok faydasını gördüm.”dedi.

  • Gözaltı torbalarına dikişsiz yöntemle tedavi

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr.Şeyda Atabay, gözaltı torbalarının dikişsiz yöntemle giderildiğini söyledi.

    Gözaltı torbaları genelde genetik nedenlerle ortaya çıkan bir durum olduğunu dile getiren Op. Dr. Şeyda Atabay, “Göz çevremiz yağ yastıkçıkları ile çevrilidir. Bazı durumlarda bu yağlar öne doğru yerleşir. Ve torbalanma oluşturur. Bu durum gözaltlarında istenmeyen torba durumlarına neden olur. Daha yaşlı ve üzgün görünüme neden olan bu durum bazen cilt fazlalığı ile birlikte olmaktadır. Bu şikayet ile başvuran hastamızda öncelikle durumu değerlendiririz. Cilt fazlalığı ve hastamızın yaşı, tedavi planında oldukça etkilidir” dedi.

    Genç hastalarda cilt ile bir sorun olmadığında internal yöntem ile dışarıdan kesi olmadan dikişsiz tedavi uygulandığını anlatan Op. Dr. Şeyda Atabay, “Bu tedavi ile hastalarımız dikişsiz bir şekilde gözaltı torbalarından kurtulmaktadırlar. Daha ileri yaştaki hastalarımızda external tedavi yöntemi ile torbalardan kurtarırken cilt germe yüz germe tedavilerini de kombine olarak yapabilmekteyiz. Kişiye göre estetik tasarım sayesinde kapak askı kasını da sağlamlaştırarak ileriye yönelik gözü koruma müdahaleleri de yapabilmekteyiz.

    Gözaltı torba tedavileri çok özel tedavilerdir. Göz çevresi dokuları göz kasları, sinileri ve damarları tarafından karmaşık şekilde çevrilidir. Operasyon sırasında göze ve çevresine oldukça nazik davranılmalıdır. Estetik amaçlı yapılan bir tedavi görme gibi önemli bir fonksiyonu olan gözümüze asla zarar vermemelidir” diye konuştu.

  • Çanakkale’de Kapalı Yöntemle Aort Ameliyatı Yapıldı

    Çanakkale Devlet Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nde bir hastaya kapalı yöntemle aort anevrizması ameliyatı yapıldı.

    Çanakkale Devlet Hastanesi Kalp-Damar Cerrahi’nde aort anevrizma hastası olan 86 yaşındaki kadın hastaya Kalp Damar Cerrahı Op. Dr. Süreyya Talay tarafından EVAR olarak adlandırılan yöntemle ameliyat yapıldı. Talay, “86 yaşındaki kadın hastaya karın atardamarında baloncuk oluşması olarak bilinen abdominal aort anevrizması teşhisi konuldu. Kapalı ameliyat tekniği uygulanan hastanın sağ kasığından kateter yardımıyla girilerek karın içerisinde bulunan ve ani yırtılma riski olan aort damarındaki baloncuğa endovasküler anevrizma onarımı (EVAR) isimli yöntem ile stent yerleştirildi. Aort damarında ortaya çıkan bu genişlemelerin ve balonlaşmaların yakından takip edilmesi gerekir. Belli çaplara ulaştıklarında da gecikmeden EVAR tekniği ile tedavi edilmeleri lazım” dedi.