Etiket: Yöntemle

  • “Tırnakçılık” adı verilen yöntemle 2 dakikada 200 TL çaldı

    Afyonkarahisar’da genç bir kadın, girdiği iş yerinde “tırnakçılık” adı verilen el çabukluğu yöntemiyle 2 dakikada 200 TL’yi çaldı. Hırsızlık anı güvenlik kameralarına yansıdı.

    Olay, kent merkezinde İran uyruklu Arsalan Amini isimli bir kişiye ait nargile ve tütün malzemeleri satan bir iş yerinde meydana geldi. Güvenlik kamaralarına yansıyan hırsızlık olayında, önce iş yerine genç bir kadının girdiği görülüyor. Nargile tütünü almak istediğini söyleyen kadın kasada bulunan görevliden yardım istiyor. Bunun üzerine kasada kalkan görevli kadının istediği tütünü bir poşete koyarak kendisine veriyor. 22,5 TL tutan tütün ücreti karşılığında genç kadın görevliye 200 TL vererek para üstünü bekliyor. Güvenlik kameralarının kayıtta olduğu anda yaşananları ise iş yeri sahibi Arsalan Amini şöyle anlattı:

    “Güzel giyimli bir bayan geliyor ve bizim arkadaştan nargile tütünü alıyor ve 200 TL veriyor. Bizim elemanda 177,5 TL para üstü veriyor. Kadın pahalı olduğu gerekçesiyle bahane edip ‘istemiyorum’ diyor. Benim eleman kadın demeden önce 177,5 TL’yi geri verdi, kadın hızlı bir şekilde videoda gösterdiği gibi 100 TL’yi elindeki cüzdanın altına saklıyor ve 75 TL’yi bırakıyor. Benim elemanda saymıyor ve 100 TL’yi orada çarpıyor. İkinci defa kadın yani o 100 TL’yi aldıktan hemen sonra poşeti tutarak alayım diyor. Bir defa parayı veriyor benim eleman yine 177,5 TL’yi veriyor kadın yine 100 TL’yi cüzdanın altına koyuyor ve sonra yeniden ‘istemiyorum’ diyor. Eleman yine 75 TL’yi alıp kasaya bırakıyor. Böyle 4. defadır benim elemanları kandırıyorlar. İki defa üst üste 100 TL alıyor. 2,5 dakikada iki defa 100’er TL alıyor.”

    Arsalan Amini’nin olayın ardından emniyete suç duyurusunda bulunduğu ve polisin kameralara yansıyan görüntülerdeki kadını aradığı öğrenildi.

  • Genel cerrahideki ameliyatlar laparoskopik yöntemle de yapılabiliyor

    Özel Ümit Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Hacıoğlu, genel cerrahide yapılan tüm ameliyatların laparoskopik yöntemle de yapılabildiğini söyledi.

    Laparoskopi ve laparoskopik ameliyatlar hakkında konuşan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Hacıoğlu, “Laparoskopi kelimesi Latince bir kelimedir, karın içine bakmak anlamına gelir. Bu ameliyat 1900’lü yılların başında üroloji doktorları ve kadın doğum doktorları tarafından mesaneye bakmak, rahim ve yumurtalıklara bakmak için geliştirilmiş bir ameliyattır. Asıl gelişimi 1980’li yıllarda olmuştur. 1985’te ilk laparoskopik safra kesesi ameliyatından sonra bu yöntem tıpta ivme kazanmaya başlamıştır” dedi.

    Laparoskopik ameliyatların genel anestezi ile yapıldığını söyleyen Hacıoğlu, “Bu ameliyatta göbek bölgesinden küçük bir delik açılıyor. Özel bir iğne vasıtasıyla hastanın karnının içi karbondioksit gazı ile şişirilir. Daha sonra trokar adı verilen yaklaşık 1 santimetre çapında boru şeklinde bir aletle karnın içine girilir. Bu alet üzerinden kamera sistemi ilerletilerek karnın içerisinden görüntü alınır. Bu şekilde karnın içindeki organları incelemek, değerlendirmek ve gerektiğinde yardımcı trokarlar ile çeşitli ameliyatlar yapmak mümkündür. Karın içinde hastalık varlığının araştırılması için laparoskopi yapılır. Buna tıpta tanısal laparoskopi adı veriliyor” diye konuştu.

    “Son 10 yıl içerisinde çok daha karmaşık ameliyatlar da bu yöntemle yapılmaya başlandı”

    Karın içinde yapılan hemen her ameliyatın laparoskopik yöntemle de yapılabildiğini ifade eden Hacıoğlu, “Safra kesesi, apandistin alınması gibi ameliyatlar bu yöntemle çok sık olarak yapılıyor. Bunun dışında laparoskopik aletlerin gelişimi ile son 10 yıl içerisinde çok daha karmaşık ameliyatlar da bu yöntemle yapılmaya başlandı. Neredeyse genel cerrahide yapılabilen tüm açık ameliyatlar kapalı olarak da yapılabiliyor. Bunların içerisinde dalağın çıkarılması, karaciğerin bir kısmının çıkarılması, mide fıtığı ve reflü ameliyatları, çeşitli kanser ameliyatları da laparoskopik yöntemle yapılabilmektedir. En yaygın yapılan kanser ameliyatları laparoskopik kalın bağırsak ve rektum kanseri ameliyatlarıdır. Mide ve hatta pankreas kanseri ameliyatları da laparoskopik olarak yapılabilmektedir. Bu ameliyatların tamamı hastanemizde yapılmaktadır” şeklinde konuştu.

    “Hamileliğin ilk döneminde bu işlemin yapılması sakıncalıdır”

    Bu yöntemin uygulanamadığı durumlardan da söz eden Dr. Hacıoğlu, “Karın içerisinden daha önce açık ameliyat geçiren hastalarda karın içinde yapışıklıklar olur. Bu sebeple karnın şişirilmesi ve bu yapışıklıkların arasından kapalı ameliyat yapılması zorlaşmaktadır. Hamileliğin ilk döneminde bu işlemin yapılması sakıncalıdır. Hamileliğin son 3 ayında da rahmin ileri derece büyümesi nedeniyle laparoskopi yapmak zorlaşmaktadır. İleri derecede kalp ve akciğer rahatsızlığı olan hastalarda da laparoskopi zorlaşmaktadır” dedi.

  • 8 yıldır şikayet ettiği hastalıktan artroskopik yöntemle kurtuldu

    Denizli’de 8 yıldır omuz ağrısıyla yaşayan adam, Özel Cerrahi Hastanesinde yapılan bir buçuk saatlik operasyonun ardından sağlığına kavuştu.

    Denizli merkezde yaşayan 51 yaşındaki Nurettin Çağlar yaklaşık 8 senedir devam eden omuz ağrısı şikayetiyle Özel Cerrahi doktorlarından ortopedi ve travmatoloji Doç. Dr. Semih Akkaya’ya başvurdu. Akkaya’ya tarafından muayene edilen Çağlar’a tekrarlayan omuz çıkığı tanısı koyuldu. Çağlar’a, bir buçuk saatlik operasyonla artroskopik işlem uygulandı. 51 yaşındaki Çağlar’ın omzunu yerinde tutan mekanizmalar tamir edilerek, kullanılan vidalarla omuza sabitlenmesi sağlandı.

    Emekli asker olan Nurettin Çağlar, spor yaparken oluşan bir omuz çıkığının yıllar içerisinde artarak sürekli hale geldiğini ve omzunun uyurken dahi çıkmaya başladığını söyledi. Çağlar, “Bir süredir ameliyat olmayı düşündüm ancak korktuğum için erteledim. Daha sonra Semih hocayı bulmam ve güvenmem ile bu operasyona cesaret ettim” diye konuştu.

    Operasyon sonuçlarından memnun olduğunu belirten Nurettin Çağlar, Doktor Akkaya’ya ve ekibine teşekkür etti.

  • Medicana’da kapalı yöntemle menisküs ameliyatı oldu

    Basketbol oynadığı sırada sağ dizi dönen 16 yaşındaki sporcu, başvurduğu Medicana Konya Hastanesi’nde kapalı yöntemle menisküs ameliyatı oldu.

    16 yaşındaki Botan Tahtacı okul basketbol müsabakasında sağ dizinin dönmesi üzerine Medicana Konya Hastanesi’ne başvurdu. Hastanın dizinde çoklu bağ yaralanması ve dış menisküsünde yırtığı olduğu, yapılan muayene ve tetkikler sonucunda anlaşıldı ve dizinde iç yan bağ ve ön çapraz bağında kopmuş olduğu saptandı. Muayene ve ameliyatı gerçekleştiren Medicana Konya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Harun Kütahya, ameliyat ile ilgili bilgiler verdi. Yrd. Doç. Dr. Kütahya, “Özellikle sporcularda meydana gelen bu şekildeki yaralanmalar çoğunlukta tek tek görülmekle birlikte bazen bütün yapıların beraber koptuğu yaralanmalar da meydana gelebilmektedir. Tekli bağ yaralanmalarında ameliyatlı ve ameliyatsız olarak tedavi seçenekleri mümkün olmakla birlikte çoklu bağ kopmaları ve menisküs yırtığının da eşlik ettiği yaralanmalarda cerrahi dışı seçenekler ciddi sakatlıkların oluşmasına sebep olduğu için kabul görmemektedir. Bu nedenle cerrahi işlemlerin yapılması menisküsün tamir edilmesi, kopan bağların tamir ve yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Bizim hastamızda da kopan bağların tamiri ve menisküsün tamiri artroskopik (kapalı ) yöntemle yapıldı” dedi.

    Rehabilitasyon ve spora dönüş

    Yrd. Doç. Dr. Kütahya, hastaların ameliyattan 6 saat sonra hemen ayağa kaldırılarak, kısmi yük verilerek yürütüldüğünü ifade ederek, “Taburcu olan hastalara quadıcerps kası gücüne göre 20 gün süre ile dizlik kullandırılabilmektedir. Masa başı çalışan hastalar 20 gün sonunda işlerine dönebilmekte, ayakta çalışan hastalarda ise bu süre 45 günü bulmaktadır. Menisküs tamiri yapılan hastalarda üzerine yük verme süresi 30-45 gün civarında olmaktadır. Aktif mücadele sporlarına dönmesine 8 ay sonra müsaade edilmektedir. Konulan greft (doku parçası) ancak ameliyattan 1 yıl sonra maksimum gücüne ulaşır. Bu süre zarfında mutlaka korunması gerekir” şeklinde konuştu.

  • (Özel haber) Kütahyalı işletmeci narı, çok ilginç bir yöntemle meyve suyu haline getiriyor

    Kütahya’da bir işletmeci narı, hiç bir makine değmeden meyve suyu haline getirip, müşterilerine öyle servis ediyor.

    Ali Paşa Mahallesi Lise Caddesi üzerindeki Vitamin Bar’ın sahipleri Ahmet ve Esat Vuran, kardeşlerin ilginç buluşu vatandaşların takdirini kazandı.

    Esat Vuran, sonbahar meyvesi narı, sert bir zeminde elle hafif bir şekilde 10 ile 20 defa arasında yuvarlayarak ezdikten sonra içilebilir hale getiriyor. Vuran, daha sonra bardak kullanmadan narın herhangi bir yerine pipet batırarak müşterilerine sunuyor. Müşteriler, narı adeta bardaktan içermiş gibi yudumluyor.

    Esat Vuran, “Bilindiği gibi çocuklarımız, teknoloji ilerlemesiyle birlikte hazır ve gazlı içecekleri aşırı şekilde tüketmektedirler.

    Bizim yöntemimizi çocuklar, anneler ve babalar rahat bir şekilde yapabilirler. Ben bunu evimde çocuklarıma hemen hemen her akşam yapıyorum. Aile ortamında hem keyif alınıyor, hem sohbet oluyor. Doğal sahana bir meyve suyu” diye konuştu.

    Esat Vuran, iş yerinde pipetli doğal nar suyunun tanesinin 2 TL’ye satıldığını kaydetti.

    Hasan Bozkurt isimli müşteri ise, doğal yöntemle hazırlanan narı suyunun lezzetinin bir başka olduğunu dile getirdi.