Etiket: Yöntemle

  • (Özel Haber) Bu yöntemle tüp bebek başarısı artacak

    Kadın Hastalıkları Tüp Bebek Uzmanı Dr. Çağlar Yazıcıoğlu, rahim içini görüntülemeye yarayan ‘histeroskopi’ yöntemi ile tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarının, rahim içi problemlerin ve gebelik kayıplarının sorun olmaktan çıkacağını söyledi.

    Acıbadem Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları Tüp Bebek Uzmanı Dr. Çağlar Yazıcıoğlu, rahim içini görüntülemeye yarayan girişimsel bir yöntem olan histeroskopi yönteminin, tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında veya tekrarlayan gebelik kayıplarında önemli olduğunu söyledi. Histeroskopi yönteminde özel bir cihaz yardımıyla belli miktarda sıvı verilmesi suretiyle rahmin genişletildiğini ve görüntülenmesinin sağlandığını belirten Yazıcıoğlu, yöntemin faydalarına dair şunları söyledi:

    Rahim içi sorunların tespitini sağlıyor

    “Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında herhangi bir problemin olup olmadığını anlamak için diagnostik yani tanısal histeroskopi, eğer tespit edilmiş polip, rahim içerisine uzanan miyomlar gibi ya da doğumsal perde gibi rahim içerisi patolojisi varsa, operatif histeroskopik yöntemle problemleri ortadan kaldırmak ve kişiyi normal bir rahimle sağlığına kavuşturmak mümkündür. Bu yöntem, rahimde polip adı verilen iyi huylu küçük kitleler ve rahim içerisine doğru invaze olmuş miyomların tedavisinde kullanılmakta, rahim içerisine histeroskopi yöntemiyle girerek bunları temizlemek tamamen mümkün olabilmektedir. Ayrıca yöntem rahimde doğuştan gelen perde gibi semptomların düzeltilmesinde de kullanılmaktadır. Perdeler veya miyomlar gerek yer kaplayarak gerekse bir takım biyokimyasal mekanizmalarla embriyonun rahim içerisine yerleşmesini ve tutunmasını engelleyebilmektedir. Bu nedenle tedavileri önem arz etmektedir.”

    Kısırlık tedavileri için önemli

    Rahim içerisinin görüntülenmesinin özelikle kısırlık tedavilerinde önem arz ettiğine dikkat çeken Yazıcıoğlu, tüp bebek tedavisi alan tüm hastalarda histeroskopi yöntemini uygulamadıklarını, yalnızca rahim içerisinde patoloji tespit ettikleri vakalarda yöntemi tercih ettiklerini söyledi. Uygulamanın en fazla 20 dakika sürdüğünü kaydeden Yazıcıoğlu, “Histeroskopiden korkmamak lazım. Uygulama genellikle küçük sedasyon anestezisi ile gerçekleştirilebilmektedir. İşlem patolojinin durumuna bağlı olarak süre almaktadır. Deneyimli ellerde yaklaşık 7-8 dakika ile 15-20 dakika arasında bitirilebilmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Bu yöntemle hasta 2 ayda eski sağlığına kavuşuyor

    Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinde başlatılan yeni uygulamada proloterapi yöntemi ile hasta 4 ile 6 seans ile yaklaşık 2 aylık bir süreçte eski sağlığına kavuşabilecek.

    Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Yüksek İhtisas Hastanesinde yeni bir uygulama başlatıldı. Bu yeni uygulamada geleneksel yöntem metodu kullanılan hastalarda iyileşme oranı yüzde 90’lara kadar gerçekleşti. Ülke genelinde sadece birkaç kamu hastanesinde uygulamaya konan proloterapi yöntemi artık Kırıkkale’de Yüksek İhtisas Hastanesinde uygulanmaya başlandı. Zedelenen eklem, tendon ve bağlara uygulanan etkili bir tedavi yöntemi olan proloterapi, ortopedik rahatsızlıkları olan hastaları ameliyat, artroskopi gibi klasik tıbbi yöntemlerin aksine geleneksel ve tamamlayıcı yöntemlerle, basit enjeksiyonlarla tedavileri gerçekleştiriliyor. Proloterapi yönteminde, ortopedik rahatsızlıkları olan hastaların eklemlerine yapılan bir enjeksiyon metoduyla eklemlerin tekrar eski sağlığına kavuşmasını ortaya çıkaran yenileyici tıbbi bir tedavi yöntemi olduğuna dikkat çeken İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Uğur Tiftikçi, proloterapi uygulaması ile Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinin tamamlayıcı tıp üniteleri arasına girdiğini söyledi.

    10 yıldır yapılıyor

    Bu yeni yöntem öncesinde diz ağrısı sebebiyle fizik tedaviye giden ve iyileşemeyen bir hastanın ameliyat olmak zorunda kaldığını ifade eden Anestezi Doktoru Murat Taş, ameliyat ile protez takılacak 10 hastanın proloterapi yöntemi ile tedavi edildiğini ve eski sağlığına kavuştuğunu açıkladı. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Doktor Murat Taş, “Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarından olan proloterapi hasarlanmış iskelet kas sisteminin özel bir solüsyon ile yeniden onarılmasını, yapılması işlemidir. Enjekte edilen solüsyon eklemlerin, bağların, tendonların enflamasyon oluşturarak kendi doku tamirini kendi hücreleri ile sağlayan kalıcı bir ağrı tedavi yöntemidir. 1940’lı yıllarda Amerika’da uygulamaya geçilen bu yöntem ülkemizde yaklaşık 10 yıldır başarı ile yapılmaktadır” dedi.

    2 ayda eski sağlığına kavuşuyor

    Proloterapinin hangi hastalıklarda uygulandığını açıklayan Doktor Murat Taş, “Baş ağrıları, bel-boyun-sırt ağrıları, fıtık, kireçleme, operasyon sonrası geçmeyen ağrılar, ayak bileği, el bileği burkulma ve eklem gevşeklikleri, diz ağrıları, topuk dikeni, donuk omuz, karpal tünel sendromu, her türlü tendon, eklem hasarlanmaları, sporcu yaralanmalarında uygulanmaktadır” sözlerinde bulundu.

    Proloterapi yöntemi ile hasta 4 ile 6 seans ile yaklaşık 2 aylık bir süreçte eski sağlığına kavuşabilmekte, tedavinin başlanması ile birlikte ilk gün soğuk uygulama akabinde 4 gün sıcak uygulama yapılarak tedavi süreci tamamlanıyor.

  • ABD filmlerine özenen gaspçı, filmleri aratmayan yöntemle yakalandı

    Adana’da izlediği ABD filmlerindeki yöntemle önce anketçi kılığına girerek mahallede keşif yaptıktan sonra tek başına yaşayan Kore gazisinin 88 yaşındaki eşini darp ederek altınlarını gasp eden, yakalanmamak için de parmak izlerini silip, kıyafetini değiştiren zanlıyı Adana polisi, 30 kilometrelik alanda 130 güvenlik kamerası inceleyip çizdiği kroki sayesinde yakaladı.

    Edinilen bilgiye göre olay, Çukurova ilçesine bağlı Huzurevleri Mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, Kore Gazisi olan ve 1983 yılında hayatını kaybeden Ahmet Karamanlı’nın tek başına yaşayan eşi Fazilet Karamanlı’nın (88) 24 Eylül günü zili çaldı. Yaşlı kadın, güçlükle ayağa kalkıp kapıya geldi. Zili çalan kişiye kim olduğunu sorunca zanlı anketör olduğunu söyledi. Bunun üzerine yaşlı kadın kapıyı açtı. Kadın, kapı açar açmaz zanlı, kadının ağzını elindeki bez ile kapatıp altınlarını almak istedi. Ancak yaşlı kadın direnince darp edip etkisiz hale getiren zanlı, kolundaki bilezik ve boynundaki kolyesini alarak kaçtı. Yaşlı kadın, zanlının kaçması üzerine bağırmaya başladı. Ancak bir süre kimse sesini duymadı. Daha sonra evinden çıkan bir kişi yaşlı kadını görüp hemen polisi aradı.

    “Yıldız özel ekip kurdurdu”

    Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Gasp Büro Amirliği ekipleri hemen olay yerine gitti. Polis 88 yaşında yürümekte bile güçlük çeken kadının gasp edildiğini görünce olayı araştırmaya başladı. Bu sırada Adana Emniyet Müdürü Selami Yıldız’a da yaşlı bir kadının gasp edildiği bilgisi verildi. Bu bilgi üzerine Yıldız, özel ekip kurulması 7 gün 24 saat çalışılması ve zanlının mutlaka bulunması için talimat verdi. Bu talimat üzerine polis deneyimle gasp dedektiflerinden özel ekip kurarak araştırmayı derinleştirdi.

    “Keşif yapmış, tek olan kadınları tespit etmiş”

    Polis, önce gasbın meydana geldiği apartmanın güvenlik kamera kayıtlarından araştırmaya başladı. Yapılan çalışmada olay günü apartmana gelen bir kişinin çıkarken elindeki bez ile kapı tutaçlarını sildiği tespit edildi. Polis bu şahsın apartmana daha öncede gelebileceğini tahmin ederek geriye dönük görüntüler izlendi. Yapılan izlemede zanlının yaklaşık bir ay önce belediyeden geldiğini söyleyerek apartmanda kapı kapı dolaşıp anket yaparak kimin tek başına kaldığını kimi gasp edebileceğini tespit ettiği belirlendi.

    “Otomobil ile geldi taksi ile gitti, kıyafet değiştirip geri geldi”

    Polis görüntüleri yaşlı kadına da izletince kadın kendisini gasp eden zanlının aynı kişi olduğunu belirledi. Bu tespitler üzerine polis güvenlik kamera kayıtlarını incelemeye aldı. Çevredeki güvenlik kameraları incelendiğinde zanlının olay yerine bir otomobil ile geldiği ancak gasp yaptıktan sonra önce yaya olarak gittiği daha sonrada taksi ile çarşı istikametine ayrıldığını belirledi. Polis çarşıya doğru zanlının bindiği taksiyi güvenlik kameralarını inceleyerek takip etti. Yaklaşık 130 kamera incelenerek yapılan takipte zanlının Obalar Caddesinde bir mağazaya girip burada kıyafetini değiştirip tekrar taksi ile olay yerine geldiğini buradan da otomobiline binerek olay yerinden ayrıldığını saptadı.

    “Kroki çizilerek zanlının evinin içine kadar saptama yapıldı”

    Polis zanlının kendi otomobiliyle gidişi de güvenlik kamera kayıtları bulunarak takip edildi. Zanlının Huzurevleri Mahallesine yakın bir mahalleye gelerek burada bir apartmana girdiği saptandı. Ayrıca polis zanlının evli olduğunu daha önce ilaç mümessili yaptığını iki çocuk babası olduğunu ancak son zamanlarda işsiz kaldığını belirledi. Polis zanlının apartmanda da yönetici olduğu kaçıncı katta ikamet ettiğini de saptayınca operasyon için düğmeye bastı.

    “ABD filmlerinde zanlı yakalanmıyordu”

    Polis zanlı Aziz Layık’ın (38) evde olduğu bir zamanı belirleyerek operasyon yaptı. Polis kapıyı çaldı. Zanlı kapıyı açtığında karşısında polisi görünce şaşırdı. Polis zanlıya gasp yaptığı için gözaltı kararı olduğunu söyledi. Ancak zanlı kendini gizlediğini sanarak gasp yapmadığını ileri sürdü. Polis görüntülerin olduğunu söyleyince zanlının “ABD filmlerinde izledim, suçlu parmak içini silip kıyafetini değiştirdiği zaman yakalanmıyordu siz beni nasıl buldunuz “diye şaşkınlığını dile getirdiği öğrenildi. Zanlı daha sonra emniyete götürülerek ifadesine başvuruldu. Zanlının işsiz kaldığı için 80 bin lira borcu olduğunu, bu neden borcunu ödemek için gasp yapmaya karar verdiğini bu süreçte de ABD filmlerini izleyerek suç işlendiği zaman nasıl delilleri yok edildiğini saptadığını bu nedenle olaydan sonra parmak izini sildiğini, olay yerine geldiği otomobile binmeyip, taksi ile giderek kıyafetini değiştirdikten sonra olay yerine tekrar gelip otomobiline binerek gittiğini söylediği ileri sürüldü.

    “Bilezik ve kolyeyi polis kadına geri verdi”

    Bu arada zanlı Aziz Layık’ın altınları bir kuyumcuya sattığı bu kuyumcunun da altınları erittiği belirlendi. Zanlının yakınları, kadının gasp edilen bilezik ve kolyesini alarak zararını giderdi. Polis de altını yaşlı kadını geri verdi. Karamanlı, gasp edildiği zaman çok korktuğunu ancak polislerin onu kısa sürede yakaladığını söyledi. Zanlı sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi.

  • Dedektifler film gibi cinayeti film gibi yöntemle çözdü

    Adana’da 10 ay önce cinayete kurban giden iş adamının faili meçhul dosyasını açan cinayet dedektifleri, kentteki 5 mahalleyi kapı kapı dolaşıp 350 güvenlik kamerasını inceleyerek katil zanlılarını yakaladı. İş adamının, eskiden yanında çalışan ancak şu an aralarında ticari rekabet yaşanan Nizami K.’nin azmettirmesiyle, eşcinsel sevgilisi Halil İ.’nin kadın kılığına girip ilgisini çektikten sonra bıçaklanarak öldürüldüğü ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, olay, 22 Ağustos 2017 tarihinde Sarıçam ilçesi Bayramhacılı Mahallesi göl kenarında meydana geldi. Çevrede devriye atan polisler, göl kenarında park halinde bulunan araçların yanına giderek kimlik kontrolü yapmak istedi. Söz konusu araçlardan 01 KN 889 plakalı otomobile yaklaşan polis ekibi, sürücü mahallindeki kişinin hareketsiz halde yattığını fark etti. Polis ekiplerince olay yerine çağrılan sağlık ekipleri yaptığı incelemede, şahsın bir gündür kayıp olan ve çatı işleri yapan iş adamı Kazım Fidancı (69) olduğunu ve öldüğünü belirledi. Olay yerine gelen yakınları sinir krizi geçirdi.

    Kalbinden bıçaklanarak öldürüldü

    Olay yeri inceleme polislerinin, araçta ve Fidancı’da yaptığı incelemede, kalbine aldığı tek bıçak darbesi sonucu öldürüldüğünü belirledi. Polisler, araç ve çevresinde yaptığı geniş çaplı araştırmada suç aletine rastlamadı. Polis olaydan hemen sonra cinayeti çözmek için otomobil etrafında geniş çaplı araştırma başlattı. Yapılan çalışmalar sonucunda cinayeti işleyenler yakalanamayarak olay faili meçhul cinayet olarak rafa kaldırıldı.

    Selami Yıldız özel ekip kurdurdu

    Adana Emniyet Müdürü Selami Yıldız göreve geldikten sonra geçmişe dönük faili meçhul cinayetlerin çözülmesi için talimat verdi. Yıldız, öncelikle yakın tarihte işlenen ve faili meçhul kalmış cinayetlerin hemen aydınlatılmasını istedi. Bunun üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği deneyimli dedektiflerinden özel olarak faili meçhul ekipleri oluşturuldu. Özel ekipler pek çok faili meçhul cinayeti çözerek zanlıların tutuklanmasını sağladı.

    Araştırmalar kapsamında, göl kenarında öldürülen iş adamı Kazım Fidancı cinayetinin çözülmesi için araştırma başlattı. Ekipler önce dosyayı inceleyip daha sonra da olay yerine giderek titiz bir çalışma yaptı.

    350 güvenlik kamerası incelendi

    Dedektifler ilk iş olarak Fidancı’nın öldürülmüş olarak bulunduğu otomobilin göl kenarına nasıl geldiğini tespit etmek için güvenlik kamerası taraması başlattı. Polisler olay yerinden geriye doğru tarayarak 350 güvenlik kamerası alıp bunları saniye saniye izledi. Yapılan bu izlemelerde Fidancı’nın Yüreğir ilçesine bağlı Yenidoğan Mahallesi’nde bir kadını otomobiline aldığını daha sonra da göl kenarına geldiğini tespit etti. Bu tespit üzerine polis Yenidoğan Mahallesi’nde bu kadın üzerine yoğunlaştı. Polis kadının kim olduğunu bulduğunda cinayeti de çözeceğini anladı.

    5 mahallede bütün evlerin kapısı çalındı kadının fotoğrafı gösterildi

    İddiaya göre polis, güvenlik kamerasından kadının yakın plan alınan fotoğraflarını ekiplere dağıttı. Hem faili meçhul özel ekipleri hem de onlarca polis Yenidoğan Mahallesi başta olmak üzere buraya yakın 5 mahallede çalmadık kapı bırakmadı. Polis her çaldığı kapıya kadının fotoğrafını gösterip tanıyıp tanımadıklarını sordu. Ancak 5 mahallede binlerce kişiden bir kişi bile kadını tanımadı. Bu arada polis Fidancı’nın son günlerde görüştüğü kadınları da tek tek sorguya aldı. Ancak bir sonuç elde edemedi.

    Polis, şahsın erkek olmasından şüphelendi

    Polis mahallede kadını kimse tanımadığı için bu şahsın kadın kılığına girmiş erkek olabileceğini düşündü. Polis görüntüleri anbean tekrar izleyip kadının yürüyüşü ve fiziği üzerinde inceleme yaptı. Bu incelemelerde polis uzman kişilerden de görüş alarak şahsın kadın kılığına girmiş erkek olduğunu tespit etti. Bunun üzerine polis Fidancı’nın görüştüğü erkeklerle de tek tek görüştü. Ancak buna rağmen polis kadın kılığında otomobile binen erkeğin kim olduğunu bulamadı.

    Kadın kılığına girmiş erkek çıktı

    Polis sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanan Fidancı’nın sosyal medya hesabına yoğunlaştı. Yapılan sosyal medya hesabı araştırmasında 21 Ağustos 2017 tarihinde Fidancı’nın bir kadınla sosyal medya hesabından görüşmek için randevulaştığı ve onu Yenidoğan Mahallesi’nden aldığı tespit edildi. Ancak polis verilen adresten alınan kişinin kadın kılığına girmiş erkek olduğunu tespit etmişti. Polis yine sosyal medya hesabından yaptığı çalışmada Fidancı ile görüşmek isteyen kişinin kadın ismiyle hesap açan Halil İ. (26) isimli şahıs olduğunu tespit etti. Polis yaptığı çalışmada şahsın eşcinsel internet sitelerinde hesabı olduğunu ve eşcinsel olduğunu belirledi. Polis bu şahsı takibe başlayıp bir taraftan da eşcinseller ile görüşerek kadın kılığındaki kişinin eşcinsel olup olmadığını sorguladı. Görüntüyü izleyen eşcinseller de otomobile binen kişinin eş cinsel olma ihtimalinin çok yüksek olduğu görüşünü bildirdi.

    Eşcinselin, Fidancı’nın eski çalışanıyla ilişkisi çıktı

    Polis, Halil İ.’yi araştırdığında şahsın Fidancı’nın yanında 20 yıl çalışan Nizami K. (45) ile ilişkisi olduğunu, birlikte olduklarını belirledi. Polis yaptığı çalışmada Nizami K.’nin 2 yıl önce Fidancı’nın yanından ayrılıp kendisinin de çatı malzemeleri satan iş yeri açtığını ancak bütün işleri Fidancı aldığı için Nizami K.’nin bir türlü iş yapamadığını, daha sonra da 20 bin lira tefeciden para alıp Fidancı’yı kefil ettiğini, bunu da ödeyemeyince borcun 100 bin lira olduğunu, tefecilerin Fidancı’yı sıkıştırdığını, Fidancı’nın da Nizami K.’yi sıkıştırdığını tespit etti. Bu olaydan dolayı Nizami K.’nin iflas noktasına geldiği belirlendi. Ayrıca polis bu durumu Nizami K.’nın Halil İ’ye anlattığını ve “gereğini yap” dediğini tespit etti.

    Erkek sevgilisini kurtarmak için kadın kılığına girip cinayet işledi

    Polis yaptığı çalışmada Halil İ.’nin Nizami K.’nin iflas etmemesi için sosyal medyada kadın kılığında bir hesap açıp Fidancı ile irtibata geçtiğini, 21 Ağustos günü de buluşmak için randevulaştıklarını, otomobile kadın kılığında geldiğini belirledi. Polis, otomobile Halil İ. bindikten sonra Fidancı’nın onun erkek olduğunu anlayıp indirmek istediğini ancak zanlının Fidancı’nın boğazına bıçak dayayıp “göl kenarına ıssız bir yere götür yoksa keserim seninle konuşacağız” dediğini ve daha sonra göl kenarına götürüp burada kalbinden tek bıçak darbesiyle öldürdüğünü ve Nizami K.’nin olay yerine gelip Halil İ.’yi götürdüğünü saptadı.

    Halil İ. otoyolda, Nizami K. evinde gözaltına alındı

    Polis bu tespitleri yaptıktan sonra hiçbir şey yokmuş gibi hayatlarına devam eden zanlıları yakalamak için harekete geçti. Polis, Halil İ.’nin Gaziantep’teki akrabasına gitmek üzere araçla otoyola çıktığını, Nizami K.’nin ise evinde olduğunu belirleyerek iki adrese aynı anda baskın yaptı. Yapılan basında iki şahıs da yakalandı. Emniyete getirilen zanlılar önce Fidancı’yı öldürmediklerini söyledi. Ancak daha sonra Halil İ. kendisinin eşcinsel olduğunu, uzun süredir Nizami K. ile birlikte olduğunu, bu nedenle Fidancı’yı öldürdüğünü, Nizami K.’nin Fidancı’yı öldürmesini istediğini söylediği öğrenildi.

    Nizami K.’nin ise Fidancı’dan dolayı iş yapamadığını kabul ettiğini, iflas ettiğini de Halil İ.’ye anlattığını, onun da kendisine aşık olduğunu için Fidancı’yı öldürüğünü, kendisinin öldür emri vermediğini iddia ettiği öğrenildi. Zanlılar sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. Zanlı Halil İ. adam öldürmekten, zanlı Nizami K. ise azmettirmekten nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.

  • Yine aynı yöntemle 700 bin TL dolandırdılar

    Elazığ’da telefonda 2 kişiye kendisini savcı olarak tanıtıp, “kimlik bilgileriniz terör örgütüne karışmış” diyerek korkutup 700 bin TL dolandıran şüpheli, İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalandı. Yakalanan şüphelinin polisten kurtulmak için gösterdiği sahte kimlik oyunu da tutmadı.

    Edinilen bilgiye göre, Elazığ’da 6 Kasım 2017 tarihinde telefonla aradığı şahsa, kendisini savcı ve polis olarak tanıtan şüpheli Mesut U., “Kimlik bilgileriniz terör olaylarına karışmış” diyerek korkutup 50 bin TL’sini aldı. Aynı şüpheli, aradan 10 gün sonra bu kez yine Elazığ’da başka bir kişiyi arayarak aynı yöntemle “Kimlik bilgileriniz terör örgütüne karışmış” diye korkutup 650 bin TL değerinde altın ve nakit para dolandırdı.

    Bir süre sonra dolandırıldıklarını anlayan mağdurlar, durumu Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi. Polis yaptığı çalışmada her iki olayı gerçekleştiren şüphelinin Mesut U. olduğunu belirledi. İstanbul’da kaldığı yeri tespit eden polis, şüpheli Mesut U.’yu düzenlediği operasyonla yakaladı. Yakalanan şüpheli, kurtulmak için polise kendisinin Mesut U. olmadığını söyleyip, farklı bir kimlik gösterdi. Ancak polis, yakalanan şüphelinin gösterdiği kimliğin sahte olduğunu ortaya çıkardı.

    İstanbul’dan Elazığ’a getirilen şüpheli, emniyette ifadesi alınmasının ardından ’sahte kimlik kullanmak ve Nitelikli Dolandırıcılık’ suçlarından adliyeye sevk edildi.