Etiket: Yönetmen

  • İzmirli genç yönetmen ödüle doymuyor

    Yaşar Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümünden geçen yıl mezun olan genç yönetmen Ece Kınacı, ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Kınacı, bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Rotary Kısa Film Festivali Rofife’nin deneysel kategorisinde, “Seabird” filmi ile birinci oldu. Kınacı, Altay Orhan ile yaptığı önceki filmleriyle de TRT Belgesel Ödüllerinde özel ödül almış, Almanya’nın Ankara Büyükelçiliğinin “Sığınmacı, misafir, komşu” temalı kısa film yarışmasında birinci olmuş, Yeşil Ekran Kısa Film Yarışmasında da mansiyon kazanmıştı.

    Genç yönetmen Ece Kınacı, daha eğitimini sürdürürken kazanmaya başladığı başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Yaşar Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümünden mezun olan Ece Kınacı, Seabird isimli son filmini, Mersin’in Anamur ilçesinde, baraj yapılınca su altında kalan terk edilmiş bir köyde çekti. Anlatmak istediklerini bir köylü kadın karakteri ve bir cansız manken ile sembolize ederek deneysel bir yolla izleyiciye sunan Kınacı, kurmaca, deneysel, belgesel ve animasyon olmak üzere dört kategoride 703 filmin yarıştığı 9.’su düzenlenen Rofife’de deneysel kategorisinde birinciliği kazandı.

    “Aynı olduğumuzu anlatmak istedim”

    Filmin temasını anlatan Kınacı, “Bir çatı altında veya hiçbir yerde. Toplumsal gerçekler, acımasız entrikalardan beslenen insani ilişkiler, bir uyum içerisinde anlatılabilir mi sorusundan yola çıktım. Hepimiz birsek, bir taneysek, arada kalmış kimlikler, benlikler, bilinçler nedir sorusunu sormak istedim. En iyisini yapmak ile isteneni yapmak arasında, seçim yapmaya çalışırken hiçbir şey yapmamak ile sonuçlanan duygu durumunu anlatmaya çalıştım. Çokuz, farklıyız, benzersiz ve özensiziz ama varız. Tüm farklılıklarımıza karşın aslında aynı olduğumuzu aktarmak istedim” dedi.

    Daha öğrenciyken Altay Orhan ile birlikte çektikleri ve büyük kente göçle gelen 5 kadının hikayesini anlattıkları “Tepedeki 5 Kadın” filmiyle TRT Belgesel Ödülleri’nde Özel Ödül, Almanya’nın Ankara Büyükelçiliğinin düzenlediği “Sığınmacı, misafir, komşu” temalı kısa film yarışmasında küçük yaşta göçle İzmir’e gelen Diyarbakırlı bir kadın ile Suriyeli sığınmacı komşusunun hikayesini anlatan “Komşu” adlı kısa filmiyle de birinci oldu. “Tuz Gölünden Tuz Çölüne” isimli filmleriyle de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye Çevre Koruma Vakfı ve NTV’nin birlikte düzenledikleri Yeşil Ekran Kısa Film Yarışmasında mansiyon kazanan Kınacı, deneysel ve belgesel film çekmeyi sürdüreceğini anlattı.

  • Ünlü yönetmen Zaim’den Rektör Gür’e ziyaret

    Yeni sinema filmi ’Flash Bellek’ için saha araştırması yapmak üzere Gaziantep’te bulunan ünlü yönetmen Derviş Zaim, GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür’ü makamında ziyaret etti.

    Aralarında Tabutta Röveşata, Filler ve Çimen ile Balık da bulunan birçok ödüllü filme yönetmenlik yapan yazar ve yönetmen Derviş Zaim’e Gaziantep Üniversitesi ile ilgili bilgi veren Rektör Prof. Dr. Ali Gür, 52 bin öğrencisi bulunan Gaziantep Üniversitesinin güçlü bir eğitimin yanı sıra, sosyal ve kültürel anlamda da öğrencilerine önemli imkanlar sunduğunu kaydetti. Rektör Gür, “Mavera Kongre Sanat Merkezimiz, gerek sahne donanımı, gerekse diğer fiziki özellikleriyle Türkiye’de az sayıda merkezin sahip olduğu imkanlara sahip. Salonumuz ulusal ve uluslararası birçok sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapıyor” dedi. Yönetmen Zaim de gerek eğitim gerekse sanatsal etkinliklerin yoğunluğundan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Rektör Gür’ü kutladı.

    GAÜN Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Ali Eminoğlu’un da bulunduğu ziyarette Rektör Prof. Dr. Ali Gür, yönetmen Derviş Zaim’e çeşitli hediyeler verildi.

  • Ünlü Yazar ve Yönetmen Onur Ünlü, Anadolu Üniversitesi’nde söyleşiye katıldı

    Türkiye’deki birçok başarılı film ve dizinin yönetmenliğini yapan Onur Ünlü, Anadolu Üniversitesi’nde öğrencilerle bir araya geldi.

    Leyla ile Mecnun, Beş Şehir, Sen Aydınlatırsın Geceyi, Ben de Özledim, İtirazım Var gibi başarılı birçok dizi ve filmin yapımcı, senarist ve yönetmenliğini yapan Onur Ünlü, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nde söyleşiye katıldı. Kendine özgü dili ve absürd sinemanın Türkiye’deki başarılı temsilcilerinden biri olan ünlü yönetmen, öğrencilerin kendisi ve yazdığı senaryolarla ilgili merak ettikleri soruları yanıtlarken özellikle sinema sektörüyle ilgili salondakilere bilgiler de verdi. Kendisi de Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi mezunu olan Onur Ünlü’nün söyleşine çok sayıda öğrenci ve öğretim görevlisi katıldı. Hedeflerinde bir takım senaryolar olduğunu dile getiren Onur Ünlü, kendisi için başarının düşündüğü filmi çekmek olduğunu belirtti.

    “Başarı biraz da başarısızlıktan korkmamaktır”

    Sinema ve Televizyon Bölümlerinde çok sayıda öğrencinin okuduğunu ve bunlardan bazılarının film yaptığına değinen Ünlü, “Bu iş doktorluk ya da öğretmenlik gibi değil. Bir sınıfın tamamı mezun olduğu zaman doktor, öğretmen ya da mühendis oluyor. Bu da biraz olunan bir şey ve o psikolojiye dayanmak gerekiyor. Burada sinema okuyan 40 kişi var ama bunları 3-4 tanesi film yapacak. Hep söylerim 3 tane peş peşe başlatıp iş çıkarmış yönetmen yoktur. Mutlaka bir yerde çuvallar. Yani deneyeceksiniz. Başarı biraz da başarısızlıktan korkmamaktır. Ben mesela bunu çok düşündüm ve biraz cesur olup çuvallamaktan korkmam. Ne olacak ki? Kime ne olacak? Yaptım olmadı, diğer sefere daha iyi olur” dedi.

    “Sinema ile ilgili kaygılarım var ve ona yeterince güvenmiyorum”

    Filmlerinde her zaman söylemek istediği bir mesaj olduğunu ve kendisinin de bunu kamera yardımıyla anlattığını aktaran Ünlü Yönetmen Onur Ünlü şunları dile getirdi:

    “Hepimiz bir hikayeye bakıyoruz ve değişik şeyler görüyoruz. Ben de bakıyorum ve diyorum ki ‘Aa! Bakın burada değişik bir şey var.’ Bunu da kamera ile anlatıyorum. Yazarlar bunu kağıt kalemle, bir başkası başka şeylerle yapıyor. Sinema aslında bir araç. Yapması zevkli olduğu ve alışkanlıklarım da beni oraya götürdüğü için o şekilde yapıyorum ve en sonunda bir şey söylüyorum. Sinema bence problemli bir şey. Ben sinemaya her zaman kuşkuyla bakıyorum. Sinema ile ilgili kaygılarım var ve ona yeterince güvenmiyorum. Sinema henüz 100 senelik bir mevzu. İnsanlık tarihinde 100 sene neredeyse hiç demektir. Sinema hiçbir şeyle sınanmadı ve bir paradigma değişimi görmedi. Modern paradigma bittiğinde ve yeni bir paradigmaya girildiğinde sinema buna ne cevap verecek bilmiyoruz. Mesela şiir, resim gibi binlerce yılın içerisinden süzülüp gelmedi. Sinema, elektrikler kesildiğinde temasınızın kesildiği bir şeydir. Her zaman ve mutlaka sadece parayla yapılır. Paraya ve elektriğe bu kadar bağlı olan bir şeyden ne kadar hakikat çıkar bununla alakalı şüphelerim var. Sinema bize hakikati ne kadar gösteriyor?”

  • Ünlü yönetmen İnegöl’de gözaltına alındı

    Yönetmen Murat Erakalın, Bursa’nın İnegöl ilçesinde reklam filmi çekerken gözaltına alındı. Hakkında 5 yıl hapis cezası bulunan Erakalın, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    İddiaya göre, Yeşilçam’ın meşhur yönetmenlerinden Ülkü Erakalın’ın yönetmen oğlu Murat Erakalın hakkında, bir tanıdığının kredi kartı ile para çekip geri ödemeyerek güveni kötüye kullanma suçundan Mersin Ağır Ceza Mahkemesince tutuklama kararı verildi. İnegöl’e bir otelin reklam filmi çekimi için gelen Murat Erakakalın, İnegöl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alındı. Hakkında kesinleşmiş 5 yıl 3 ay hapis cezası bulunan Murat Erakalın adliyeye sevk edildi. Erakalın mahkemece tutuklandı

  • Ünlü yönetmen ve yapımcı Ayşe Ersayın, son yolculuğuna uğurlandı

    Ünlü sanatçı Ajda Pekkan’ın evinde dün geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden ünlü yapımcı ve yönetmen Ayşe Ersayın, son yolculuğuna uğurlandı. Kadıköy Galip Paşa Camii’nde Ayşe Ersayın için düzenlenen cenaze törenine başta ünlü sanatçı Ajda Pekkan ve çok sayıda sanatçı katıldı.

    Ünlü yapımcı ve yönetmen Ayşe Ersayın, dün sabah saatlerinde ünlü sanatçı Ajda Pekkan’ın evinde bulunduğu sırada kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti. Ayşe Ersayın için bugün Bağdat Caddesi’nde bulunan Galip Paşa Camii’nde öğle namazının ardından cenaze töreni düzenlendi. Cenazeye Ayşe Ersayın’ın annesi Güngör Ersayın, ablası Elif Banu Ersayın, ünlü sanatçı Ajda Pekkan, sanatçılar Hüner Coşkuner ve Gülben Ergen’in yanı sıra çok sayıda yakını ve ile sevenleri katıldı. Cenaze törenine gelen ünlü sanatçı Ajda Pekkan’ın ayakta güçlükle durduğu görüldü. Bir ara Ayşe Ersayın’ın tabutunun başına gelen Pekkan, dua etti. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Pekkan, “Benim canımdı, ciğerimdi. Her şeyimdi. Çok üzüldüm. Hepimizin başı sağolsun. Beraber film seyretmiştik” dedi.

    Cenaze törenine katılan sanatçı Hüner Coşkuner ise, “Çok değerli bir dostumu, arkadaşımı kaybettim. Çok müstesna bir insandı. Hani kompleksi olmayan insanlar daima çevresine neşe saçar ya, oda öyleydi. Biz 30 yıldan beridir tanışırız. Bir çok klipte beraber çalıştık. Kibar bir insandı, çok iyi bir insandı. Üzüldüm tabi ki. Erken bir ölüm. Allah taksiratını affetsin” şeklinde konuştu.Ünlü sanatçı Gülben Ergen ise Ayşe Ersayın ile çok güzel anılar paylaştıklarını ifade ederek, üzüntüsünü dile getirdi. Öğle namazının ardından düzenlenen cenaze töreni sırasında Ayşe Ersayın için dua edildi ve helallik alındı. Kılınan cenaze namazının ardından Ayşe Ersayın’ın tabutu omuzlarda taşınarak cenaze aracına götürüldü. Ersayın, Merdivenköy mezarlığında toprağa verildi.