Etiket: YÖNETİM

  • (Özel Haber) Beksiad Yönetim Kurulu Başkanı Halil Atalay:

    Türkiye ile Rusya arasında yaşanan siyasi gerginliğin dünyanın sonu olmadığını ifade eden BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Halil Atalay, Amerika ve Afrika gibi yeni pazarlarla beraber diğer ülkelere olan ihracat rakamlarını artırmaya çalışacaklarını söyledi.

    Türkiye ile Rusya arasında yaşanan siyasi krizin bebe ve çocuk konfeksiyonunu da etkileyeceğini ifade eden Bebe ve Çocuk Konfeksiyonu Sektörü Sanayici ve İşadamları Derneği (BEKSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Halil Atalay, “Sezon sonuna geldiğimiz için Rusya krizini şu anda hissetmiyoruz. Ancak önümüzdeki zaman dilimiyle akalı şüphesiz bizim sektöre olumsuz yansımaları olacaktır. Ancak bu dünyanın sonu değil. Bu mevzunun bir memleket meselesi olduğunu düşünüyoruz. Geçmiş dönemlerde yaşadığımız krizlerde bunları fırsata dönüştürmeyi öğrenmiştik. Bu bizim içinde bir fırsat olacak. Sektörü yenilememize yaptığımız işleri yeniden yapılandırmaya daha vizyoner çalışmalar yapmamıza da birer katkısı olacak” diye konuştu.

    “YENİ PAZARLAR BİZİ BEKLİYOR”

    Yaşanan krizleri fırsata çevirmek için eğitim de aldıklarının altını çizen Atalay, tüm sektör çalışanları ürünlerine gösterdiği titizliği pazarlarına ve anlaşmalarına da gösterdiğini söyledi. Yeni pazar arayışlarını hiçbir zaman bırakmadıklarının ifade eden Atalay, “Rusya bizim pazarın yüzde 40’ının etkiliyor. Çünkü 15 yıldır Laleli kanalı ile Rusya’ya ürün gönderiyorduk. Rusya bizim lokomotifimiz durumundaydı. Ama yaptığımız çalışmalarla uzun zamandır dış dünyaya dönük hatta 7 kıtayla alakalı girişimlerimiz vardı. Fildişi sahillerinden Afrika’daki Gabon’a, İngiltere’den dünyanın pek çok ülkesine ürün gönderiyorduk. Şimdi bunun niteliğini arttırma adına çalışmalar yapacağız. Yani Biz artık sadece Rusya’ya dönük işler yapmıyoruz. Rusya pazarı kapanırsa diğer ülkelere yaptığımız ihracat rakamlarını arttırmaya çalışacağız” dedi.

    “İSTİKRARIN SÜRMESİ BİZİ GÜÇLENDİRDİ”

    Son 10 yıldır ekonomik ve sosyal dönüşümlerinden en çok faydalanan bir sektör olduklarının altını çizen Atalay, “Türkiye’deki 10 yıllık istikrarlı bir dönem, dış dünyaya açılımı ve dış ticaretteki gelişmeleri sektörel olarak olumlu yansıdı. Daha sonra Türkiye haricinde yaşanan krizlerden ve ardı ardına yapılan son seçimlerden doğal olarak etkilendik. Şu anda istikrarın sürmesi güven ortamını oluşturdu. Bununla beraber gelişim, değişim ve yenilenme çok daha kolay bir şekilde gerçekleşme başladı” ifadelerini kullandı.

    Şu anda yeni sezon çalışmalarının devam ettiğini ifade eden Atalay, yeni yıl ile birlikte yapılacak olan fuarın da çok önemli olduğunu söyledi. BEKSİAD, BTSO ve TÜYAP Bursa işbirliğiyle 13-17 Ocak tarihleri Bursa’da gerçekleştirilecek olan Junioshow Bursa Bebe ve Çocuk Hazır Giyim ve Çocuk İhtiyaçları Fuarı’nda 109 firmanın yer alacağını belirten Başkan Atalay, “Junio Show, sektöre ivme kazandıracak. Biz Bursa’yı ve sektörümüzü önemsiyoruz. Bursa’daki bebe ve çocuk fuarını ilk olarak 10 yıl önce yaptık ve 5 yıl sürdü. Daha sonra ara verdik. Şimdi yeniden böyle fuarın ihtiyaç olduğuna karar verdik. Fuarın açılması için 6 aydır çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geçmiş zamanlara göre birikimlerimizle tecrübelerimizle inşallah bu fuarı çok anlamlı hale getirmeye çalışacağız. Uzun yıllar bu fuarın Bursa’ya ve sektöre katkı sağlayacağını düşünüyorum” dedi.

  • Ortaca CHP’de Yeni Yönetim İlk Toplantısını Yaptı

    Ortaca CHP ilçe başkanlığı yeni yönetimi ilk toplantısında yönetim kurulu üyelerinin görev paylaşımını yaptı.

    Ortaca CHP ilçe başkanlığında toplanan yeni yönetim kurulu üyeleri kendi aralarında görev paylaşımı yaptılar. Toplantıda konuşan İlçe Başkanı Mehmet Sertkaya’’ Olağan kongremizde görev almış olan yeni yönetim kurulu üyelerimizle birlikte önümüzdeki dönem görev yapacağız. Bu günkü toplantımızda kendi aramızda görev paylaşımı yaparak önümüzdeki dönem için çalışma programları hazırlayacağız. Önceki dönem görev yapan arkadaşlarımıza teşekkür ederken yeni seçilen arkadaşlarıma da başarılar dilerim’’ dedi.

    Yapılan toplantıda Nurtekin Aran İlçe Sekreterliğine, Mehmet Gökmen İlçe Saymanlığına, Elif Gülden Irmak Bilişim Sorumluluğuna, Özcan Özsoy İlçe Eğitim Sekreteliğine, Bayram Avcı basından sorumlu ilçe başkan yardımcılığına, Yusuf Kırkık Örgütten sorumlu ilçe başkan yardımcılığına, Gülhanım Yamanoğlu kadınlardan sorumlu ilçe başkan yardımcılığına, Fırat Şahin gençlerden sorumlu ilçe başkan yardımcılığına getirildiler.

  • İHD Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Zeybel: ‘’İnsan Hakları Konusunda Batı İkiyüzlü Davranıyor’’

    10 Aralık Dünya İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası kapsamında düzenlenen ‘’İnsan Hakları ve Türkiye’nin Misafirleri Mülteciler Paneli’’ konuşmacılarından İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Zeybel, Batı dünyasının insan hakları konusunda her zaman ikiyüzlü davrandığını söyledi.

    Suriye’de patlak veren iç savaşın ardından ülkesini terk etmek zorunda kalan milyonlarca insan zorunlu göç hareketiyle karşı karşıya kaldı. Türkiye’de sayıları 2 milyonu aşan mültecilerin durumuna ve insan haklarına dikkat çekmek amacıyla, Haliç Üniversitesi Hemşirelik Kulübü tarafından’’İnsan Hakları ve Türkiye’nin Misafirleri Mülteciler Paneli’’ düzenlendi. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası kapsamında düzenlenen etkinliğin açılış konuşmalarını, Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Çetin ve Haliç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Necmiye Sabuncu yaptı. Prof. Dr. Necmiye Sabuncu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelde, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Zeybel ile İstanbul Barosu Avukatı Yeter Kılıç konuşmacı olarak yer aldı. İnsan hakları ve mülteciler konusunda görüşlerini belirten Hulusi Zeybel, ‘’Batılı toplumlar insan hakları noktasında her zaman ikiyüzlü davranıyor. İhtiyaç duyduklarında insan haklarını bir ideoloji gibi kullanıyorlar ama işlerine gelmediği zaman sınırlarını kapatıyorlar’’ dedi.

    ‘’ÇATIŞMALAR İNSAN AKLININ, HIRSININ TETİKLEDİĞİ SÜREÇLERDİR’’

    Dünyanın birçok ülkesinde yaşanan iç savaşların ve çatışmaların insanları ülkelerinden koparıp, başka yerlere göç etmek zorunda bıraktığını belirten Zeybel, göç etme süreçlerinde büyük yaşam kayıpları olduğunu ve dünyanın buna sessiz kaldığını söyledi. Suriye’deki çatışmalarla ilgili de konuşan Zeybel, ‘’Çatışma, deprem gibi kendiliğinden olan bir durum değildir. İnsan aklının, iradesinin, hırsının tetiklediği, zorladığı bir süreçtir. Dolayısıyla küresel güçlerin, uluslararası şirketlerin var olan dünyanın kaynaklarını paylaşma hırsları bu savaşları sürekli tetikliyor’’ dedi. Dünyaya şekil vermek isteyen güçlerin plan ve projelerinin küreselleşme sürecinin karakteristik özellikleri olduğunu ifade eden Hulusi Zeybel, ‘’Bu plan ve projeler içerisinde sermayenin ve metanın sınır tanımadan dolaşımını istiyorlar. Ve bunu da büyük oranda sağlamış durumdalar’’ diye konuştu.

    ‘’BATILI ÜLKELER RAHATLARININ BOZULMASINI İSTEMİYOR’’

    Söz konusu insan olduğunda Batı’nın tüm sınırlarını kapattığını vurgulayan Zeybel, ‘’Çünkü ayrıcalıklı bir yaşam kurmuş olan toplumlar, ülkeler rahatlarının bozulmasını istemiyor. Oysa yurtlarından ayrılmak zorunda kalmış insanlar durup dururken yaşadıkları yerleri terk etmiyorlar. Refah düzeyi yüksek ülkelerin refahının arkasındaki değeri oluşturan ülkelerin insanları bunlar. O ülkelerin paylaşılamaması sonucunda bu insanlar topraklarından ayrılmak zorunda kalıyorlar. Bunu görmeleri gerekiyor’’ ifadelerinde bulundu.

    ‘’ÜLKELERİN MÜLTECİLERİ REDDETME HAKKI YOK’’

    Uluslararası göç veya mülteci konusunda daha çok Türkiye’nin geçiş yollarının kullanıldığını söyleyen İstanbul Barosu avukatlarından Yeter Kılıç, ‘’Buna bağlı olarak uluslararası hukukta da insan hakları evrensel kanununda da bu süreç belirlenmiş ve maddelerle onaylanmıştır. Geçiş sürecinde veya gelecek mültecilere bağlı olarak mutlaka güvenli bir ortam oluşturmak gerekiyor. Gelen kabul bölümünde ilk geçiş güzergahı Türkiye ve son dönemde de Suriye’den gelen çok sayıda mülteci var. Gelen mültecilerden özellikle çocukların korunması noktasında Türkiye başarılı durumda’’ dedi. Mültecileri üçüncü bir ülkeye gönderme sürecinin yıllar aldığını ve bu nedenle bazı sorunlarla karşılaşıldığını dile getiren Kılıç, ‘’Buna bağlı olarak mültecileri özellikle dünya genelindeki üçüncü ülkelerin ya da Türkiye’nin reddetme hakkı yoktur, mutlaka kabul etmeleri gerekir’’ dedi.

  • Hamitler TOKİ’de Yönetim Meselesi Çözüldü

    Bursa’da, Hamitler TOKİ 2. Etap’ta yılan hikayesine dönen site yönetimi yetki tartışmasında zafer hak sahiplerinin oldu.

    Hamitler TOKİ’de 2 yıldır TOKİ ve hak sahipleri arasında site yönetimi tartışması sürüyordu. Hak sahipleri verdikleri mücadeleyi kazanarak gülen taraf oldu. 2013 Mayıs ayında TOKİ tarafından hak sahiplerine seçme ve seçilme hakkı verilmeden bir yönetim oluşturulmaya çalışılmıştı. Fakat site sakinleri bunu kabul etmeyerek, kendi oluşturdukları yönetimle burada 2 yıl faaliyetlerine devem etti. TOKİ’nin seçtiği ve tapu sahiplerinin seçtiği bir yönetim sürüyordu. Bu iki başlılığın 6 Aralık 2015 tarihinde bitirilmesi için TOKİ’den hak sahiplerine seçme ve seçilme hakkı verildi. Olağan üstü genel kurulda vatandaşların kullandığı oylarla tek aday olarak katılan Sinan Yalçın, Hamitler TOKİ 2 Etap Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Hak sahipleri verdikleri mücadeleyi büyük bir sevinçle karşıladı.

  • SGK’nın Yeni Yönetim Kurulu Seçildi

    Sosyal Güvenlik Kurumu Yöneticileri, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Temsilcileri, İşçi ve İşveren Sendikalarının Temsilcileri ve Sivil Paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen SGK 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda yeni yönetim kurulu temsilcileri seçildi.

    SGK 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın ikinci bölümünde yönetim kurulu üyelerinin seçimi yapıldı. SGK Başkan Vekili Cevdet Ceylan, seçim öncesi katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada sosyal güvenlik alanında son dönemlerde önemli yasal düzenlemeler yapıldığının altını çizerek, “Kurumumuzdan emekli aylığı almakta olan tüm vatandaşların maaşlarına zam yapıldı. Madenlerde çalışanların emeklilik yaşı öne alındı. Yine madende çalışan vatandaşlarımız için yeni düzenlemeler getirildi. Sosyal Güvenlik Destek Primi yüzde 15’den 10’a indi. Yurt dışında çalışmaya başlama süresi, Türkiye’de çalışılmış gibi kabul edilerek emeklilikte dikkate alınması konusu düzenlendi. Ayrıca yurt dışına işçi götüren müteahhitler için 5 puanlık prim teşvikinden faydalanma, kadın sigortalıların doğum borçlanmasının 2’den 3‘e çıkarılması yine bu dönemde gerçekleştirdiğimiz önemli düzenlemeler arasında yer alıyor. Ayrıca bu süreç içerisinde birkaç defa yapılandırma yasaları çıkarılarak işverenlerimiz, BAĞ-KUR’lu esnaflarımız ve tarım kesiminde çalışanlar için ödeme kolaylıkları gerçekleştirildi” dedi.

    Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Kuruca ise, Türkiye’deki üç farklı yapının 2006 yılında tek çatı altında birleştirildiğini belirterek, “Bu ihtiyaç 1970 yıllarda başlayıp hem yerli hem yabancı uzmanlar tarafından önerilen bir sistem olmasına rağmen 2006 yılında hayata geçirilmiştir. Geç kalmakla birlikte önemli ve ülkemizdeki tüm nüfusu kapsayan sürdürebilir bir sosyal güvenlik sisteminin kurulması ve yürütülmesi noktasında çok önemli olan bu reform dokuz yıl önce tamamlandı ve tüm çalışanların emeği ile bugünkü noktaya gelmiştir” ifadesini kullandı.

    Sosyal Güvenlik Kurumunun, otomasyonu en fazla kullanan ve e-Devlet sistemi üzerinden en çok işlem yapan Kurumların başında yer aldığını vurgulayan Kuruca, “Bu toplantıdaki görüş ve öneriler değerlendirilerek, yeni seçilen yönetim kurulu ile Sosyal Güvenlik Kurumunun daha ileriye gideceğini, vatandaşlara daha hızlı, adil, kolay, anlaşılabilir bir hizmet vereceğini temenni ediyorum” diye konuştu.

    Daha sonra sivil toplum kuruluşları temsilcilerine söz verildi. Temsilciler bu bölümde Kurumdan beklenti ve dileklerini dile getirdi.

    TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler yaptığı konuşmada, ”SGK 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı” ile 2006 yılında yeniden yapılandırılan Kurumun geride bıraktığı ve gelecekte yapacağı çalışma döneminin temellerinin atılacağı bir yapı olarak gördüklerini vurguladı. Pirler konuşmasına şöyle devam etti; “Sosyal güvenlik sisteminin mali verilerindeki genel olarak iyileşme eğiliminde olduğunu görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz ve bu konuda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu olumlu gidişin korunması sosyal güvenlik sisteminin sürdürebilirliği açısından da son derece önemli bir konu” dedi.

    Sosyal Güvenlik Reformunun 7. yılında kurum yönetici ve çalışanlarının özverili çalışmaları sonucu önemli bir başarı elde edildiğini ifade eden TÜRK-İŞ Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, “Üç farklı yapıdaki Sosyal Güvenlik Kurumları kısa sürede sorunsuz birleştirildi. Bu sayede vatandaşlar genel sağlık sigorta kapsamına alındı ve hastaların kısa sürede sağlık hizmetlerine ulaşımları sağlandı” şeklinde konuştu.

    HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Settar Arslan, SGK’nın ülkenin bugününe ve geleceğine yön veren kurumlarından biri olduğunu ve vatandaşlara daha iyi hizmet sunma noktasında fikirlerini paylaşmak için bulunduklarını belirtti.

    DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Sosyal güvenliğin devletler açısından önemli bir alan olduğunu ve SGK’nın Türkiye’nin önemli Kurumlarından bir tanesi olduğunu söyledi.

    Memur-Sen Genel Başkan Vekili Metin Memiş, “SGK’nın kurumsal yapısı, mevzuatı, iş ve işlem hızı, hizmet kapasitesi, erişilebilirliği açısından 2006 yılı öncesi ve sonrasında önemli farklar olduğunu görmekteyiz. Hastane, ilaç kuyrukları artık bugün yok. Önceden sağlık karneleri ile zaman kaybederken artık her şey elektronik ortamda hızlı bir şekilde gerçekleştiriliyor” ifadelerini kullandı.

    Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, bu toplantının, Türkiye nüfusunun tamamına hitap eden SGK’nın önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği uygulamalarına katkı sağlayacağına inandığını belirterek, “SGK, toplumumuzu ayakta tutan, yoksulluğa karşı koruyan, hastalık, sakatlık, işsizlik, ölüm ve yaşlılık gibi durumlar için vatandaşlarımıza güvence teşkil eden en önemli sistemimizdir” şeklinde konuştu.

    KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, sosyal güvenlik hakkının en temel insan hakkı olduğunu söyledi.

    TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, SGK’nın tüm kesimleri bir şemsiye altında toplayarak eşitlik sağlamak için kurulduğunusöyleyerek, esnaf ve sanatkârların haklarının iyileştirilmesine yönelik taleplerini bildirdi.

    SGK’nın ülkenin can damarı olduğuna vurgu yapan Türkiye Emekliler Derneği Başkanı Kazım Ergün, Kurum hizmetlerinin göz ardı edilemeyeceğini ifade etti ve bu konuda emeği geçen herkese teşekkür etti.

    TÜRMOB Genel Başkanı Nail Sanlı ise, “SGK ve TÜRMOB, çalışma hayatında çok önemli iki paydaştır. Her zaman SGK’nın çalışmalarını yakından takip etmekteyiz ve her konuda katkılarımızı sunacağımızı belirtmek isterim” dedi.

    SGK Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Kuruca’nın Divan Başkanı seçilmesinin ardından Yönetim Kurulu seçimine geçildi. Yapılan oylama sonucu yeni yönetim kurulu şu şekilde oluştu:

    “İşveren Temsilcisi Asil Üyesi Nadir Yörüktümen, Yedek Üye Av. Başar Ay, İşçi Temsilcisi Asil Üyesi Salih Kılıç, Yedek Üye Eyüp Alemdar, Kamu Görevlileri Asil Temsilcisi Ahmet Özer, Yedek Üye Hacı Bayram Tombul,Tarımda Kendi Nam ve Hesabına Çalışanlar Temsilcisi Asil Üyesi Şemsi Bayraktar, Yedek Üyesi Mustafa Hepokur, Tarım Dışında Kendi Nam ve Hesabına Çalışanlar Temsilcisi Asil Üyesi Bendevi Palandöken, Yedek Üye Mehmet Burhan Aksak, Kurumdan Gelir ve Aylık Alanlar Temsilcisi Asil Üyesi Kazım Ergün Yedek Üye Gazi Aykırı.”