Etiket: Yöneticisi

  • Terör örgütünün sözde İsveç yöneticisi Diyarbakır’da yakalandı

    Terör örgütü PKK’nın sözde İsveç’teki oluşumlarında yönetici konumunda olduğu tespit edilen ve gizli görüşmeler yapmak için Diyarbakır’a gelen H.B. düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.

    İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT Bölge Başkanlığı ve Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünce gerçekleştirilen müşterek çalışmalar neticesinde İsveç ülkesinde faaliyet gösteren, PKK/KCK Terör Örgütüne müzahir oluşumlarda yönetici pozisyonda olduğu tespit edilen ve terör örgütünün İsveç ülkesinde olan 46 yaşındaki H.B.’nin ülkemize, PKK/KCK terör örgütü ile bağlantılı bazı gizli görüşmeler yapmak üzere geldiği ve örgütün üst yönetiminden almış olduğu talimatlarla birlikte tekrar İsveç ülkesine gideceği şeklinde bilgiler elde edilmesi üzerine 23.10.2018 günü ilimiz Kayapınar ilçesinde gerçekleştirilen operasyonla yakalanarak gözaltına alınmıştır” denildi.

    Açıklamada, “Adı geçen şahsın İsveç ülkesinde düzenlenen terör örgütüne müzahir toplantı ve gösterileri organize ederek örgüt adına eylem ve faaliyetlerde bulunduğu belirlenmiştir. Konu ile ilgili olarak gerekli tahkikatlar Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatları doğrultusunda Diyarbakır Emniyet Müdürlüğümüzce yürütülmektedir. Terör örgütünün eylem faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışmalar aralıksız ve kararlı bir biçimde, vatandaşlarımızın güvenliği için tüm devlet kurum ve kuruluşları ile işbirliği içerisinde sürdürülmeye devam edilmektedir” ifadesine yer verildi.

  • FETÖ’nün üst düzey yöneticisi iddiasıyla gözaltına alınan 5 kişi tutuklandı

    Niğde’de Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) Niğde yapılanmasında üst düzey yöneticisi iddiasıyla gözaltına alınan 5 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

    Niğde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalarda FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün il yapılanmasında yönetici konumunda olan ve yaklaşık 3 yıldır firarı olarak aranan 4 şüphelinin Mersin’de örgüte ait gaybubet evlerinde yakaladı.

    4 farklı adrese yapılan operasyonda il manevi imamı, örgütün il mütevelli heyetinden, örgüt yöneticisi, örgüte ait kolej kurucusu, örgüt finansörü, örgütün Türkçe olimpiyatları finansörü ve iş adamı olan C.A. , örgütün il mütevelli heyetinden örgüt yöneticisi, örgütün finansörü örgüte ait şirket yöneticisi ve para kasası iş adamı O.E. , örgütün il mütevelli heyetinden, örgütün kadın yapılanmasından sorumlu, örgüt yöneticisi F.E. ve örgütün il mütevelli heyetinden, örgüt finansörü, örgüte ait derneklerde üyeliği bulunan iş adamı K.B. ve Niğde’de gözaltına alınan Ö. G emniyetteki işlemlerinin ardından Niğde Adliyesine sevk edildi.

    Savcılık ifadeleri sonrası mahkemeye sevk edilen 5 kişi tutuklanarak Niğde Kapalı Cezaevine gönderildi.

  • Londra’daki 5G Dünya Zirvesi’nde Yılın Telekom Operatörü Yöneticisi belli oldu

    Londra’da 14.’sü düzenlenen 5G Dünya Zirvesi kapsamında dünyanın önde gelen mobil telekom operatörleri arasından Yılın Telekom Operatörü Yöneticisi olarak Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany seçildi. 5G alanındaki başarıları sonucu People’s Choice Ödülü’ne layık görülen Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany, “Yerel ve milli teknolojileri 5G alanında geliştiren, Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketinin yöneticisi olarak böylesine kıymetli bir ödüle layık görülmenin sevinci ve gururunu yaşıyorum” diye konuştu.

    Londra’da bu yıl 14’üncüsü düzenlenen 5G Dünya Zirvesi’nde 14 Haziran 2018 günü kapanış töreni sonrasında açıklanan People’s Choice Yılın Telekom Operatörü Yöneticisi ödülü Dr. Paul Doany’nin oldu. 5G Dünya Zirvesi jürileri, her sene mobil telekom operatörleri yöneticileri arasından LTE alanındaki gelişmeleri etkileyen ve geleceğin 5G teknolojilerini geliştirme anlamında da örnek gösterilecek başarılar kaydeden yöneticileri finalist olarak belirliyor.

    Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany, Türk Telekom Grubunun inovatif Ar-Ge çalışmaları, rasyonel ve pratik proje yönetim kabiliyeti, 5G özelinde hibrid çözüm geliştirme becerileri ve yeni teknolojilerin toplumun tüm kesimleri tarafından benimsenebilmesi için yürüttüğü kurumsal sosyal sorumluluk projeleri sayesinde jüri tarafından bu ödüle aday olarak gösterilen 4 finalist arasına girdi ve halk oylaması ile birinci oldu.

    Doany: 5G alanında yerli ve milli teknolojileri geliştiriyoruz

    5G alanında yerli ve milli teknolojileri geliştirme ve dünyaya kazandırma yolunda önemli başarılar elde ederek böylesine kıymetli bir ödüle layık görülmenin sevinci ve gururunu yaşadığını kaydeden Dr. Paul Doany, “Geçtiğimiz yıl açtığımız 5G Mükemmeliyet Merkezi ile Türk Telekom olarak Türkiye’de bir ilke imza atmıştık. Bu merkez kapsamında üniversiteleri, araştırma kuruluşlarını ve bütün ekosistemi bir araya getirerek yerli ve milli teknolojileri 5G alanında geliştiriyoruz. Ayrıca, en gelişmiş teknolojileri yakından takip edebildiğimiz ve başarılarımızı uluslararası topluma tanıtabildiğimiz uluslararası pazarlara, laboratuvarlara, operatörlere ve sağlayıcılara doğrudan ulaşabiliyoruz” diye konuştu.

    5G Mükemmeliyet Merkezine ek olarak, Türk Telekom’un yüzde yüz iştiraki olan Ar-Ge şirketi Argela’nın 5G için Programlanabilir Yazılım Tanımlı Radyo Erişim Ağı Sanallaştırılması (ProgRAN) üzerine olan çalışmalarının da aktif bir şekilde devam ettiğine dikkat çeken Doany, sözlerine şöyle devam etti: “ProgRAN, kablosuz kanal kaynaklarını ve baz istasyonlarındaki radyo kaynak yönetim modüllerini sanallaştırarak uzaktan kumanda ile bu ağların ‘dilimlenmesine’ olanak veriyor. Geçtiğimiz yıl, Argela, ‘RAN Dilimleme’ teknolojisini Orange, Verizon ve Telefonica şirketlerindeki kurulumunu başarılı bir şekilde tamamlayarak bizleri gururlandırdı”

    Doany: Sadece teknoloji geliştirmiyoruz, Türkiye çapında kullanılabilmesini de sağlıyoruz

    Türkiye’de yüzde 50 seviyelerinde olan internet penetrasyon oranının ve ülkenin doğusu ile batısı arasındaki teknoloji kullanımındaki farkın altını çizen Doany, Türk Telekom olarak teknolojik okuryazarlık konusunu çok önemsediklerini belirtti ve “5G’nin Türkiye’de bir anlamının olması için Türk Telekom olarak internet okuryazarlık eğitimleri düzenliyoruz ve gönüllülerimizle 30 bin kişiye teknolojinin kullanımını öğretiyoruz. İnternetle Hayat Kolay adını verdiğimiz bu kurumsal sosyal sorumluluk projemize ek olarak, Türk Telekom’un teknoloji tırı Türkiye’yi gezerek kırsal kesimlere ulaşıyor ve vatandaşlara internet ve mobil teknolojiler konusunda eğitim veriyor. Tırımız bugüne kadar 11 bin kilometrenin üzerinde yol yaptı ve daha da gidecek çok yolumuz var” dedi.

  • Kazada ölen Galatasaray TV yöneticisi Giresun’da toprağa verildi

    Geçtiğimiz Cumartesi günü geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybeden Galatasaray Televizyonu Koordinasyon Yöneticisi Özkan Aksu, memleketi Giresun’da son yolculuğuna uğurlandı.

    Giresun Hacı Hüseyin Camii’nde kılınan ikindi namazının ardından Yeni Mezarlığı’nda toprağa verilen Özkan Aksu’nun cenazesine ailesi, yakınları, Galatasaray Televizyonu’ndan çalışma arkadaşları ve Galatasaray taraftarları katıldı. Galatasaray Spor Kulübü, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz, Kulüp Genel Sekreteri Mustafa Turgun ve ultrAslan Taraftar Grubu da Aksu’nun cenazesine çelenk gönderdi.

    Öte yandan Galatasaray Spor Kulübü’nden yapılan açıklamada, “Yönetim kurulumuzun aldığı karar ile hayatını kaybeden Özkan Aksu için Pazartesi ve Salı günü Giresun’daki gezici GSSTORE mağazasından elde edilecek tüm hasılat, Özkan Aksu’nun kızı Su Aksu’nun eğitim masraflarında kullanılmak üzere ailesine teslim edilecek” denildi.

  • Nasa Yöneticisi Sırrı Oğuz: “Mars’a ilk yolculuk 2 yıl gecikebilir”

    Malatya’daki Robocot 2018’e katılan NASA’nın ve Mars programının kadrolu tek Türk yöneticisi Sırrı Oğuz, “Mars’a yolculukta ilk büyük adımı 2021’de atacağız, ancak 2030 hedefinde 2 yıl gecikme yaşayabiliriz” dedi.

    İnönü Üniversitesi tarafından Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD), Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Yeşilyurt Belediyesi’nin desteğiyle üçüncüsü düzenlenen ROBOCOT 2018 Bilim Şenliği’ne bu yıl Avrupa, Amerika, Asya ve Avustralya kıtalarından Türk bilim insanları katıldı.

    NASA, Mıt, Oxford Ve Silikon Vadisinden bilim insanları Malatya’da

    NASA’nın ve Mars programının kadrolu tek Türk yöneticisi Sırrı Oğuz, Japonya Osaka University’den Ayonix kurucusu Sadi Vural, Massachusetts Institute of Technology (MIT) ve Dortmund University of Technology’den Prof. Yılmaz Uygun, İsviçre Fribourg University’den Prof. Dr. Ali Coşkun, Oxford University’den Emre Eren Korkmaz ile Avustralya CSIRO’dan Dr. Hilkat Özgün Robocot Malatya 2018’de bilgi ve birikimlerini gençlerle paylaştı.

    Robocot 2018 için Malatya’ya gelen Sırrı Oğuz, sistem sorumlusu olduğu Orion Projesi ve Mars Programı hakkında değerlendirmelerde bulundu. Mars’a yolculuğun zamanı geldiğinde yapılacağını belirten Oğuz, “Ancak birçok kişinin sandığı gibi işimiz hiç de kolay değil. Mars’a gidecek aracın insansız uçuşlarını 2021’de başlatarak hazırlık çalışmaları sonrası ilk büyük adımı atacağız. Bu çok önemli bir aşama. Ardından 2022’de ise insanlı uçuşlara geçeceğiz. Ancak uzay aracının hazır olması her şeyi çözmüyor. Mars görevine gidecek astronotlar 6 ay boyunca yer çekimsiz ortamda seyahat edecekler. Yolculuk boyunca radyasyona maruz kalacaklar. Bütün bu sorunların çözümü elbette zaman alıyor. Bu nedenlerle NASA’nın 2030’da öngörülen Mars yolculuğu kanaatimce bir-iki yıllık rötarla ancak 2031 veya 2032’de yapılabilecek” şeklinde konuştu.

    “Türkiye uluslararası uzay çalışmalarında daha aktif olmalı”

    Sırrı Oğuz, Türkiye’yi de bilim için, insanlık için yapılan ve yapılacak projelerde görmek istediğinin altını çizdi. 15 ülkenin ortaklığı ile devam eden Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) projesini hatırlatan Oğuz, “Bu projede yer alan ülkelerin üniversitelerinde uzay çalışmaları ile ilgili çok ciddi bir eğitim veriliyor. Ben Türkiye’nin de bir gün uzay projelerinde aktif olarak yer almasını çok isterim. Bu ülkenin yetiştirdiği bir bilim insanı olarak bilgi ve deneyimlerimi paylaşmaktan da ayrıca büyük onur duyarım “ ifadelerini kullandı.

    “Beyin göçü değil beyin gücü olarak görülmeliyiz”

    Avustralya Hükümeti Bilimsel Araştırma Merkezi’nde (CSIRO) görevli Dr. Hilkat Özgün ise son günlerde sıkça gündeme gelen ‘beyin göçü’ tartışmalarını değerlendirdi. Bilim insanlarının ve akademisyenlerin yurt dışını tercih etmesini ‘beyin göçü’ yerine ‘beyin gücü’ olarak değerlendirdiğini vurgulayan Özgün, “Bizler yurt dışında edindiğimiz bilgi ve deneyimi ülkemize taşıyoruz. Ben enerji depolama alanında çalışıyorum ve bu konuda TÜBİTAK ile sürekli işbirliği halindeyiz” dedi.

    Avustralya’nın yükseköğrenim için tüm dünyadan öğrencilere kapılarını açtığını hatırlatan Hilkat Özgün, Türkiye’den bu ülkeye öğrenci olarak gidenlerin yüzde 80’inin eğitimi değil, bir şekilde ülkede kalmayı hedeflediklerine dikkat çekti. Özgün, Türkiye’den Avustralya’yı tercih eden öğrencilere ülkedeki eğitim fırsatlarını değerlendirmelerini önerdi.

    Oxford Üniversitesi Öğretim üyelerinden Dr. Emre Korkmaz ise, Türkiye’de eğitimin değerinin henüz tam olarak anlaşılamadığının altını çizdi. Çin, Birleşik Arap Emirlikleri gibi birçok ülkede hükümetlerin Oxford Üniversitesi ile özel işbirliği anlaşmaları yaptığını anlatan Korkmaz, “Bir tarafta böyle örnekler varken diğer tarafta çok zorlu bir süreci geçerek yüksek lisans ya da doktora için Türkiye’den Oxford’a gelen arkadaşlarımız, ülkemizde burs bulmakta zorlanıyorlar. Biz burada onlar için internet üzerinden destek kampanyaları düzenliyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Gece atmosferden suyu yakalayıp gündüz kullanacağız”

    Robocot 2018’in konuklarından İsviçre Fribourg Universitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Coşkun ise dünyanın ve Türkiye’nin bir başka sorunu olan küresel iklim değişikliğine dikkat çekti. Türkiye’nin su fakiri bir ülke olduğunu hatırlatan Coşkun, “Gece nemli saatlerde atmosferden etkin bir şekilde suyu yakalayıp gündüz hava ısındığında kullanabileceğimiz bir proje geliştiriyoruz” dedi.

    Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) ve Dortmund University of Technology’den Prof. Yılmaz Uygun da ‘endüstri 4.0’ın bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Prof. Uygun, “Ancak bunun için Türkiye’de yeterli alt yapı, ekosistem yok. Ülkemizi gelişmiş ülkelerle karşılaştırdığımızda bizim en önemli eksikliğimiz, dezavantajımız olarak öne çıkıyor. Bu nedenle endüstri 4.0’a uygun alt yapıyı oluşturup ardından üretime geçmeliyiz” diye konuştu.