Etiket: Yoluna

  • Engelsiz Ceylanlar, dolu dizgin yoluna devam ediyor

    Ceylanpınar Belediyesi Bedensel Engelliler Spor Kulübü Türkiye tekerlekli Sandalye Basketbol Mehmet Gülmez Sezonu’nda Ankara Büyükşehir Belediyesi Bedensel Engelliler Basketbol Kulübü’ne konuk oldu. Başkentte engeli aşan Engelsiz Ceylanlar rakibini 70-63 gibi bir skorla yenmeyi başardı.

    Ceylanpınar Belediyesi Bedensel Engelliler Spor Kulübü ligde zirve ve şampiyonluk inadını sürdürüyor. Son olarak Ceylanpınar Belediyesi Bedensel Engelliler Spor Kulübü zorlu karşılaşmada başkentte Ankara Büyükşehir Belediyesi Bedensel Engelliler Basketbol Kulübü’ne konuk oldu. Zorlu ve çekişmeli başlayan karşılaşmada Ceylanpınar temsilcisi kısa süre içinde oyunun hakimiyetini eline aldı ve oyunu rakip parkeye yıktı.

    Son periyottaki bitiş düdüğü ile birlikte sahadan 73-60 gibi net bir skorla Ceylanpınar Belediyesi Bedensel Engelliler Spor Kulübü ayrıldı. Ankara deplasmanından galibiyetle dönen Engelsiz Ceylanlar yoluna emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor.

    Ceylanpınar Belediyesi Bedensel Engelliler Spor Kulübü Antrenörü Metin İdoğ, aldıkları önemli galibiyeti Ceylanpınar halkına armağan ettiklerini ifade etti. İdoğ, “Ligin 9’uncu haftasında başkent temsilcisi Ankara Büyükşehir Belediyesi Bedensel Engelliler Basketbol Kulübü’ne konuk olduk. Zorlu maçta oyuncularımızın da güzel oyunuyla galip ayrılmayı bildik. Bununla beraber zirve ve şampiyonluk inadımız devam ediyor. Ceylanpınar’a dönünce çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam ederek bir sonraki maçımıza hazırlanmaya başlayacağız. Aldığımız altın değerindeki bu önemli galibiyeti Ceylanpınar’a armağan ediyoruz” dedi.

  • Lider Foça yoluna kayıpsız devam ediyor

    İzmir Süper Amatör Lig Kırmızı Grup Lideri Foça Belediyespor, Yamanlar deplasmanında farklı skorla galip geldi.

    Bayraklı Şehit Ümit Boz Sahası’nda oynanan maçta, Foça Belediyespor’a galibiyeti getiren golleri; Dk.8 ve 59’da Burak Beyit ile Dk.61,71 ve 83’te Yağız Kasar kaydetti.

    Bu galibiyetle puanını 28’e yükselten lider Foça Belediyespor, Dikili Belediyespor ile 1-1 berabere kalan takipçisi Kemalpaşa Spor ile olan farkı 5’e çıkardı.

    Yamanlar Esenspor 0 – Foça Belediyespor 5

    Stad: Bayraklı Şehit Ümit Boz Sahası – Tarih: 8 Aralık 2018, Cumartesi – Başlama Saati: 14.00

    Hakemler: Bülent Kökten, Kaan Kaya, Yüksel Çakır

    Yamanlar Esen Spor: Burak Yenilmez, Mehmet Yılmaz, Mustafa Coşkun, Muratcan Fitil, Berk Yenilmez, Ferhat Ceylanbaş(K), Serdal İşçi(Dk.68 Can Çelik), Şükrü Köslüoğlu(Dk.36 Cüneyt Büyük), Olguncan Gülerçin, Ümit Dinçer, Bartu Tanıl Olcay – Antrenör: Anıl Yeşilyurt

    Foça Belediyespor: Nurettin Güneş, Oğuz Acar(Dk.85 Alihan Er), Berkay Bulut, Barış Geldiler, Orçun Gencebay, Hakan Çetinkaya, Burak Beyit(Dk.80 Haluk Aslan), Nadir Pirzola, Koray Kadan, Yağız Kasar, Erkan Akbal(K)(Dk.64 Gökhan Güneş) – Antrenör: Güven Beyit

    Sarı Kartlar: Dk.10 Serdal İşçi, Dk.32 Olguncan Gülerçin, Dk.38 Ümit Dinçer, Dk.48 Berk Yenilmez, Dk.90+2 Cüneyt Büyük (Yamanlar) – Dk.34 Oğuz Acar, Dk.38 Yağız Kasar, Dk.55 Nadir Pirzola, Dk.88 Koray Kadan (Foça)

    Goller: Dk.8 ve 59’da Burak Beyit, Dk.61,71 ve 83’te Yağız Kasar

  • Kağızman’da MHP mevcut Başkan Nevzat Yıldız ile yoluna devam edecek

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 2019 yerel seçimlerde Kars’ta adaylarını belirlemeye başladı. MHP 2019 yerel seçimlerinde Kağızman’da mevcut Belediye Başkanı Nevzat Yıldız ile yoluna devam etme kararı aldı.

    MHP Kağızman İlçe Başkanı Metin Bingöl, MHP Kağızman Belediye Başkan adayının Nevzat Yıldız olduğunu açıkladı.

    MHP Kağızman İlçe Başkanı Metin Bingöl, “MHP’nin Kağızman Belediye Başkanlığına 3 arkadaşımız müracaat etti. Genel Merkezimiz de Belediye Başkan adayının Nevzat Yıldız olmasına karar verildi. Uzun yıllar Kağızman MHP İlçe Başkanlığı görevini yapan mevcut Belediye Başkanımız Nevzat Yıldız, 2019 yerel seçimlerde MHP’nin adayıdır. Allah hayırlı, uğurlu etsin” dedi.

    Metin Bingöl, “Genel Merkezimiz Kağızman halkının hepsini kucaklayacak, mazisi temiz, lekesiz pırıl pırıl bir aday tespit etti. Hepimizin örnek aldığı Nevzat Yıldız partimizin belediye başkan adayıdır. Nevzat Yıldız, herkesin sıcak baktığı bir kardeşimizdir. Bu seçimler sadece yerel bir seçim değil, birlik ve beraberlik açısından önemlidir. Dürüstlüğü, mütevaziliği ve soy ismi gibi pırı pırıl Yıldız gibi olan Nevzat Yıldız ile Kağızman’da çok iddialıyız” diye konuştu.

    Kağızman’da yaptığı hizmetlerle gündemde kalmayı başaran Belediye Başkanı Nevzat Yıldız, hizmetlerin devamı için yeniden partisi tarafından aday gösterildi. 2014 yerel seçimlerinde göreve başlayan ve Kağızman’da herkesi kucaklayan Yıldız’ın yeniden aday gösterilmesi Kağızmanlıları da sevindirdi.

  • KARDEMİR 1994 ruhu ile yoluna emin adımla ilerliyor

    5 Nisan 1994 yılında dönemin hükumeti tarafından özelleştirilmesine bunun mümkün olmaması halinde kapatılma kararı verilen Karabük Demir Çelik Fabrikaları için 8 Kasım 1994’te hayatın durdurulduğu Karabük eyleminin 24. yılı kutlandı.

    KARDEMİR AŞ. Genel Müdürü Ercüment Ünal, 8 Kasım 1994 yapılan mücadelenin aslında fabrikayı bugünlere taşımasının en büyük etkenlerinden biri olduğunu söyleyerek, “ Bugün üçüncü çeyreği yüzde 37.8 karlılıkla kapattıysa, bu 1994 yılında başlayan mücadelenin meyvesidir” dedi.

    24 yıl önce dönemin hükumeti tarafından kapatılma kararı verilen Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri için verilen eylemin yıl dönümü fabrika içinde düzenlenen etkinlikle anıldı.

    KARDEMİR Eğitim ve Kültür Merkezi salonunda saygı duruşu ve istiklal marşı ile başlayan etkinlikte 1994 yılında yaşanan eylemleri anlatan bir belgesel yayınlandı.

    Etkinlikte konuşan KARDEMİR AŞ. Genel Müdürü Ercüment Ünal, 8 Kasım 1994 tarihi 1937 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatür’ün talimatı ile hasta yatağından verdiği emir ile açılması kararlaştırılan ve Atatürk’ün en büyük emanetlerinden birinin kurtartılma mücadelesi olduğunu söyledi.

    Türkiye’nin ilk ve tek demir çelik tesisi 8 Kasım’da verilen mücadele olmasaydı Türkiye’nin bir çok yerinde tarih içinde kaybolmuş bazı emanetler gibi olacağını ifade eden Ünal, “8 Kasım 1994’te Karabük şehri KARDEMİR’de bir kurtuluş mücadelesi vermiş. Kaynak aktarılamadığı için KARDEMİR’in o dönem yaşaması teknik olarak mümkün değil. O günlerde KARDEMİR 500 bin ton üretim yapıyor. İnanılmaz bir mücadele. Yani Bugün 2.5 milyon tonda sadece Anadolu’dan 3 milyon ton cevher getiriyoruz. Aslında 8 Kasım 1994’te bugüne hazırlanmışsınız. O günün matematiğine baktığınızda KARDEMİR’in 2023 vizyonuna doğru gittiğimiz 3.5 milyonluk teslim almışsınız hükumetten. Hükumette sendikanın liderliğinde bu hareketi ilgi ile takdir etmiş. Dışarıdan 3’üncü göz olarak baktığımda şehir kurtulmuş ama baktığınız zaman demir çelik şirketlerine yardım yapmak artık yeni ticaret kanunlarında yasak. Çünkü 1995 yılında dönemin başbakanı Tansu Çiller Gümrük Birliğine imza attığı zaman devlet hiçbir demir çelik şirketine yardımcı olamıyor. Siz de devletten burayı isteyerek KARDEMİR çalışanları ile ayağa kaldıracağız demişsiniz. 1995-2000 yılları arasında bir süreç yaşanmış. Bir irade gösterip risk alıp Karabük halkı ile bir teslim alma süreci yaşamışsınız. Ama diğer taraftan sizlerin büyük bir çoğunluğunun içinde bulunduğu, sürekli döküm teknolojisine, daha verimli yüksek fırınlar ve konvertör teknolojisine geçişle beraber 8 Kasım’da burayı kapatmayıp başlatılan mücadelenin ikinci adımı var olmak. Var olmak mücadelesini de 2002’den sonra yapılan teknolojik yatırımlarla başlattı” dedi.

    Ünal: “94 yılında başlayan mücadelenin meyveleri”

    Kendisinin de içinde bulunduğu son dönemde KARDEMİR’de 1.2 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını da kaydeden Ercüment Ünal, “ Bu yatırımlarla birlikte üçüncü çeyrekte, Türkiye’nin en büyük entegre grubu ERDEMİR yüzde 34 kar ederken, KARDEMİR yüzde 37.8 kar etti. Bu 94 yılında başlayan mücadelenin meyveleridir. İnşaat demiri geçmiş 9 ayda 550 dolar iken, yassı mamul 600 dolar’a satılıyor. Limanımız yok ama diğer taraftan 3 milyon ton yerli cevher kullanıyoruz. Yerli cevher aldığımız Sivas, Kayseri, Malatya, Elazığ gibi bölgelerden aldığımız cevher ile 100 bin kişi ekmek yiyor. Biz aslında sadece bir kenti kurtarmadık. Bugün TTK’nın kömürünü tek kullanan biziz. Ereğli Demir Çelik sıfır yerli maden kullanıyor. Biz yüzde 75 -80 arası, İSDEMİR ise yüzde 25-30 arası kullanıyor. Kaybetmeyi birkaç defa yaşayan insan, kaybetmekten korkar. Onun için 1994’ten beri buranın çalışanları o kadar sımsıkı sarılmış ki KARDEMİR’e, benim bile çalışmaktan en çok gurur duyduğum yer” ifadelerine yer verdi.

    “ Büyük karlılıkta en büyük ilk 10 sanayi kuruluşu içinde olacağız”

    Türkiye’nin son dönemde döviz üzerinden ekonomik baskısının yoğun olduğu bir dönemden geçtiğini de belirten KARDEMİR AŞ. Genel Müdürü Ercüment Ünal, şunları söyledi:

    “Hepimizin çalışmaları, alın teri evdeki eşlerinin duaları ile KARDEMİR olarak 94 ruhunu yaşatarak, inancımızı yetirmeyerek bulunduğumuz durumdan rehavete kapılmadığımız sürece, büyük karlılıkta Türkiye’nin ilk 10 sanayi kuruluşu içinde olacağız. Net karlılıkta ise ilk 15 şirket arasında olacağız. Bu lafımızı yemeyeceğiz ve başaracağız. Kasım ayı mallarını sattık ve önümüzde bir ayımız kaldı. 2018 yılında Türkiye üzerine oynan ekonomik baskıdan etkilenmemiş, hedefimizde dimdik gidiyoruz. KARDEMİR’in bu mücadelesi, Batı Karadeniz’de limansız ve inşaat sektöründe yaşanan sıkıntılara rağmen hedefimizi başaracağız. Türkiye’nin en çok kar eden ilk 10 sanayi kuruluş haline geleceğiz.

    Gelecek yıl Eylül ayında 3.5 ton seviyesinde devreye alacağımız yeni sürekli döküm makinesi ve konvektörlerde 120 ton geçişi de tamamlayacağız. Gelecek sene hedefler daha büyük.”

    Değirmenci: “O günkü mücadele, KARDEMİR’e hayat vermiştir”

    Özçelik İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci ise, ‘Fabrikalar yapan fabrika’ olarak nam salmış bir fabrikanın ölüm fermanının yırtılıp aldığı 8 Kasım’ı anmak için bir araya geldiklerini belirterek, “Bundan 24 yıl önce dönemin Hükumeti, 5 Nisan ekonomik kararları çerçevesinde ’Kardemir’in özelleştirilemezse kapatılmasına’ karar vermişti. Türkiye’nin umutsuzluk deryasında boğulduğu bir dönemde, bu karar alınmıştı. KARDEMİR’in kapatılması demek, artık evine ekmek götüremeyecek binlerce işsiz insan demekti. KARDEMİR’e kilit vurmak demek, bir şehrin yok olması demekti. 53 yıl önce Özçelik-İş’e hayat veren KARDEMİR’e, can suyu verme sırası, bu kez Sendikamıza gelmişti. Konfederasyonumuz Hak-İş ve Özçelik-İş önderliğinde bir şehir ayakta kalmış, yöre insanı tek vücut olmuş, destansı bir mücadele verilmişti. “Kardemir Kapatılamaz, Karabük Karartılamaz” eylemleriyle verilen bu mücadeleye, yalnız Kardemir işçileri değil, esnafı, siyasetçisi, sanayicisi, iş adamları, öğrencisi ve bütün sivil toplum örgütleri ile tüm Karabük halkı destek vermişti.

    Bu sayede Kardemir, küllerinden yeniden doğmuş, yeni umutlara yelken açmıştı. O gün verilen büyük mücadele, bugün Türkiye’nin demir-çelik sektöründe en büyük fabrikalarından biri olan Kardemir’in yeniden doğmasını sağlamıştır. O günkü mücadele, bugün ülkemiz ekonomisinin lokomotifi olan Kardemir’e hayat vermiştir. O günkü mücadele, bir davaya inanıldığında nelerin başarılabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bugün Kardemir’in ve Özçelik İş Sendikası’nın geldiği konum, 8 Kasım mücadelesinin boşa gitmediğini göstermektedir.” dedi.

    Konuşmaların ardından, okullarda düzenlenen şiir ve kompozisyon yarışması ile KARDEMİR işçileri arasında düzenlenen futbol turnuvasında dereceye girenlere ödülleri takdim edildi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Mademki ‘biz yolumuza’ diyorlar bizde herkes kendi yoluna deriz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Cumhur İttifakı’nı ülkemizin son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri olarak görüyor ve geleceğe taşımak istiyoruz. Bu ittifakın ruhuna zarar verecek hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Milletimizin bize emaneti olan cumhur ittifakını günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutmak istedik. Gördük ki MHP kendisi için çok farklı bir tercih yaptı. Saygı duyarız. Söyleyeceğimiz tek şey; yerel seçimlerde mademki biz yolumuza diyorlar bizde herkes kendi yoluna deriz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, partisinin grup toplantısında yaptığı ittifak açıklamalarına ilişkin bir değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yeni yönetim sisteminin inşası gibi temel konularda ittifak içinde olmak, iki ayrı siyasi partinin her konuda aynı çizgiyi takip etmesini gerektirmiyor. AK parti ve MHP her biri kendi politikaları olan iki ayrı partidir. Anlaştığımız hususlarda birlikte hareket ederken, farklı düşündüğümüz konularda da her birimiz kendi yolumuzu takip ederiz. MHP ile son dönemde; af, erken emeklilik, Danıştay’ın kararı gibi kimi hususlarda farklı düşündüğümüz görülüyor. Bu farklılıklarla ilgili değerlendirmelerimizi mümkün olduğunca yapıcı bir dille ifade ettik. Politikalarımızı sonuna kadar savunuruz ama kimseye kişisel olarak saygısızlık etmeyi aklımızın köşesinden geçirmeyiz. Bizim siyaset tarzımızda böyle bir üslubun yeri yoktur. Af meselesi ilk gündeme geldiğinde hemen arkadaşlarımıza talimatı verdim: Bu işi tüm boyutlarıyla masaya yatırın. Karşımıza çıkarılan manzara bize teklif edilen tarzda bir düzenlemenin milletimizin vicdanını rahatsız edecek neticelere yol açacağını gösterdi. Bunun içinde teklife sıcak bakmadığımızı çeşitli örneklerle anlatmaya çalıştık. Burada temel ilke; bir devlet kendisine karşı işlenen suçları af yetkisine sahip olabilir ama halkına milletine kişilere karşı işlenen suçları af yetkisine devlet sahip değildir. Eğer adalet mülkün esası ise o zaman biz bu mülkü ayakta tutmak için adil davranmaya mecburuz. Kalkıp da uyuşturucu baronlarıyla, uyuşturucu baronlarına torbacılık yapanları bir araya getirmek veya ayrı ayrı değerlendirmek bunu anlamakta mümkün değil. Biz devlet olarak uyuşturucu baronlarıyla da, torbacılarla da, onu içenlerle de mücadele ettik. Hiçbir dönemde uyuşturucularla veya uyuşturucu müptelaları ile mücadelede bizim iktidarımız döneminde olduğu kadar yoğun mücadele verilmemiştir. Şu anda 50 binin üzerinde cezaevlerinde sadece uyuşturucu mahkumu var. Allah aşkına bunlara kader mahkumu diyebilir miyiz? ‘İşte aldatılmış’ Ne demek aldatılmış. Bu 6, 7, 8 yaşında çocuk mu? Hepsi de bu işi gayet iyi bilen, hem içen hem satan hem de bu işin aracılığını yapan tipler. Bunlara mı kader mahkumu diyeceğiz. Katillere mi kader mahkumu diyeceğiz. Hırsızlık yapanlara mı kader mahkumu diyeceğiz. Say saya bildiğin kadar. Ama biz devlete karşı işlenen suçlarda devlet olarak burada yapılabilecek olan ne varsa yapmaya gayret ederiz. Biz devlet olarak bir katili affettiğimiz zaman maktulün ailesine acaba bunu nasıl anlatacağız” diye konuştu.

    Emeklilikte yaşa takılanlar ile ilgili çıkan tartışmalar hakkında da konuşan Erdoğan, “Karşımıza ülkemizin kaldıramayacağı benzer bir yükün fotoğrafı çıktı. Bu konulardaki kararı meclisimiz ve milletvekillerimiz verecektir. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak böylesine önemli konulardaki hissiyatımızı, milletimizle paylaşmamızdan daha tabi bir şey olamaz. Bunun ötesinde bizim kimseyi ne kurum ne de isim olarak hedef almamız söz konusu değildir. Sosyal medyadaki kimi açıklamaların yanlış anlaşılmalardan kaynaklandığını düşünüyorum ve üzülüyorum” ifadelerini kullandı.

    “Bize göre milletimizin en büyük, en etkili andı İstiklal Marşı’dır”

    Danıştay’ın ’Andımız’ kararından sonra çıkan tartışmalara yönelikte değerlendirme yapan Erdoğan, konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Geride bıraktığımızı sandığım bir konuydu. 2013 yılında bu meseleyi çözmüştük. Danıştay’ın ilgili dairesi birikimine ve yetkinliğine inandığımız hukukçularımızın ifade ettiği gibi yetki aşımı yaparak bu konudaki düzenlemeyi iptal etmiştir. Türkiye’yi geldiği yer itibariyle kesinlikle hak etmediği bir tartışmanın içine sürükleyen bu karar bir takım eski hastalıkların bünyemizde yaşadığını gösteriyor. 2. Dünya Savaşı iklimi öncesinde tek parti CHP’si döneminde başlatılan bir uygulamayı bugünün demokratik, özgürlükçü, aydınlık Türkiye’sinde hala sürdürmeye çalışmak yanlıştır. Andın ilk halini Türk Ocaklarını kapatmasıyla üniversiteleri perişan etmesiyle bilinen tıp doktoru Reşit Galip yazmıştır. İnsanları kafataslarına göre sınıflayan çalışmaları destekleyen bu kişi aynı zamanda Türkçe ezan zulmünün de mimarıdır. Bunun yazdığı andı şu anda hala tartışıyoruz. Daha sonra bu ant metni değiştirile değiştirile kullanılmıştır. Bize göre milletimizin en büyük, en etkili andı İstiklal Marşı’dır. İstiklal Marşı dışında bir ant tanımıyoruz ve tanımayacağız. Türküm ben. Ama şunu söyleyim: Ben Türkçü değilim. O başka bir şey o başka bir şey. Irkçılık bizim dinimizde yasaklanmıştır. Her etnik unsur kendi etnik unsuru ile iftihar edebilir. Türk’te eder, Kürt’te eder, Laz’ı da eder, Çerkez’i de, Roman’ı da eder ama cılık cılık etmez. Sizin Türkçülük yapma hakkınız var ama öbür tarafta benim Kürt vatandaşımın siz böyle yaptığınız zaman Kürtçülük yapma hakkı doğar. Bırakalım Türk Türklüğü ile Kürt Kürtlüğü ile övünsün, Laz Lazlığıyla, Roman Ramonlığıyla, Çerkez Çerkezliğiyle övünsün ama asla bunu kalkıp da ırkçılık yapma boyutuna taşımayalım. Bunu yaptığınız anda ayrımcılık yapmış olursunuz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 81 milyon vatandaşımızın tamamının ortak devleti olduğuna göre sembolik unsurlarımızın da hepimizi kucaklaması gerekir. Bizim rabiamız tam da bu anlayışın ifadesidir.”

    Bekir Bozdağ duygulandı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Bekir Bozdağ’ın açıklamalarına yönelik yaptığı değerlendirmelere ilişkin, “Bizim ortaya koyduğumuz bu fotoğrafta tek tipçi rejim özentisi bir metnin çocuklarımıza her sabah okutulmasının yeri var mıdır? Konuyu hukuki boyutuyla değerlendiren Anayasa Komisyonu Başkanımızın kökeni ve meşrebi üzerinden gerçekten incitici ve ayrımcı tarza indirgenmesinin kime ne faydası vardır. Bir taraftan ben kökeniyle uğraşmam diyeceksin, ben ayrımcı değilim diyeceksin ama Anayasa Komisyonu Başkanımız benim şu anda milletvekilim ve yıllarca bu ülkede Bakanlık yapmış olan arkadaşımıza bu şekilde bir taraftan hakaret bir taraftan da tehdit savuracaksın. Bakanımıza yönelik bu tehdidi ve hakareti bir genel başkana yakıştıramadım. Bu çok çok üzücüydü. Buna yol arkadaşımı feda edemem. Bunu bir defa bilmeleri lazım. Benim bu yol arkadaşımın yakından uzaktan ırkçılıkla bir alakası yok. Kökeni Kürt olabilir ama kendisi bu ülkede bu millete hizmet etmenin aşkını yaşamış olan bir arkadaşımızdır. Niye hedef saptırıyoruz, niye böyle bir damgalama yapıyoruz. Bu bakanımızın şehrine ve ülkesine ne büyük hizmetler yaptığının en yakın şahidi bizleriz. Hiçbir arkadaşımızın işini yaptığı için hakarete uğramasına, tehdit edilmesine göz yumamayız. Esasen bizim ne Türkle, ne Türklükle, ne de söz konusu metindeki ifadelerle bir sıkıntımız yok” açıklamasını yaptı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri üzerine Bekir Bozdağ duygulandı.

    “Cumhur İttifakı’nı ülkemizin son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri olarak görüyor ve geleceğe taşımak istiyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “Bu ittifakın ruhuna zarar verecek hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Milletimizin bize emaneti olan Cumhur İttifakı’nı günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutmak istedik. Gördük ki MHP kendisi için çok farklı bir tercih yaptı. Saygı duyarız. Söyleyeceğimiz tek şey; yerel seçimlerde madem ki biz yolumuza diyorlar bizde herkes kendi yoluna deriz” açıklamasını yaptı.