Etiket: Yolu

  • Sinop’ta 118 Köy Yolu Ulaşıma Kapandı

    Sinop’ta kar yağışı sebebiyle 118 köy yolu ulaşıma kapandı.

    İl Özel İdaresi’nden alınan bilgilere göre, yoğun kar yağışı sebebiyle merkezde 5, Gerze’de 12, Erfelek’te 7, Dikmen’de 9, Ayancık’ta 5, Boyabat’ta 57 ve Durağan’da 23 köy yolu ulaşıma kapandı. Yolu ulaşıma kapanan köy sayısının günün ilerleyen saatlerinde artabileceği belirtildi. Yoğun kar sebebiyle sürücüler zor anlar yaşarken, yetkililer kapalı yollar sebebiyle sürücülere dikkatli olmaları uyarısında bulundu.

  • Hakkari-çukurca Kara Yolu Ulaşıma Açıldı

    Hakkari-Çukurca kara yolu, güvenlik önlemleri eşliğinde hendek kapatılarak çift şeritli ulaşıma açıldı.

    Hakkari-Çukurca kara yolundaki 50 kilometrelik alanda kazılan hendek ve tahrip edilen menfez, Karayolları 114. Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından iş makineleri desteğiyle yeniden onarıldı. Yoğun güvenlik önlemi eşliğinde yapılan çalışmaların iki gün sürdüğü belirtildi.

    Hakkari-Çukurca kara yolu, 10 Ağustos tarihinde PKK’lılar tarafından 20 ayrı noktada kazılan hendeklere patlayıcı konularak kapatıldı. Güvenlik gerekçesiyle yol yapım ve onarım çalışması başlatamayan kara yolları ekipleri, mayın arama çalışmalarının ardından çalışma başlatarak yolu yeniden çift şeritli ulaşıma açtı. Halen yakılan iş makineleri enkazlarının bulunduğu Hakkari-Çukurca kara yolunda oluşan tahribat dikkatlerden kaçmadı.

  • Erzincan’da 38 Köy Yolu Ulaşıma Kapandı

    Erzincan’da etkili olan kar yağışı nedeniyle 38 köy yolu ulaşıma kapandı. Erzincan’da yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı hayatı olumsuz etkiliyor. Edinilen bilgilere göre merkezde 4, Çayırlı’da 7, Kemah’ta 1, Refahiye’de 15, Üzümlü’de 1 ve Tercan’da 10 köy yolu ulaşıma kapanırken İl Özel İdaresine bağlı 6 greyder ve 6 ekip yol temizleme çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

  • Çocukluk Çağında İdrar Yolu Enfeksiyonlarına Dikkat

    Çocukluk dönemi hastalıkları arasında üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından en çok görülen sağlık sorunu, idrar yolu enfeksiyonlarıdır. Özellikle kız çocuklarında erkeklere oranda daha çok görülen hastalık, tuvalet alışkanlıkları ve çocukları rahatsız eden dar iç çamaşırlarıdır.

    İdrar yolu enfeksiyonu düzenli takip ve tedavi edilmesi gereken önemli bir sağlık sorunudur. Teşhis ve tedavide geç kalındığında enfeksiyona bağlı hastalık nedeniyle çocuklarda gelişim geriliği, hipertansiyon ve ilerleyici böbrek hasarı ortaya çıkmaktadır. Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Emel Ünsür, çocuklardaki idrar yolu enfeksiyonları ile ilgili bilgi verdi.

    Kız çocuklar erkeklere göre daha risk altında

    İdrar yolu enfeksiyonları bağırsaktaki bakterilerin idrar yoluna bulaşması ile ortaya çıkmaktadır. Bir yaşın altındaki erkek çocuklarda daha sık görüldüğüne dair toplumda yaygın olan kanının aksine, kız çocuklarının bu hastalıktan etkilenme oranı erkeklere göre 6-8 kat daha fazladır. Kız ve erkek çocuklardaki fizyolojik farklılıklar, hastalığı, kız çocukları için daha riski hale getirmektedir.

    Belirtiler yaşa göre değişir

    Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonunun belirtileri yaşa göre değişmektedir. İki yaşından küçük çocuklarda; kusma ve ishal, huzursuzluk, karında şişkinlik, normale göre daha az kilo alma, vücut ısısındaki düzensizlik, yüksek ateş, iştahsızlık en önemli belirtilerdir. Büyük çocuklarda ise idrar yaparken yanma, sızı ve ağrının olması, çok sık idrar kaçırma, sık işeme isteği, karında ağrı, kötü kokulu ve kanlı idrar görülmektedir. İdrarını uzun süre tutma, iç çamaşırını ıslatma, damla damla idrar yapma durumları da enfeksiyonun belirtisi olabilir.

    Enfeksiyon böbrek yetmezliğine neden olabilir

    Çocuklardaki idrar yolu enfeksiyonunun tekrarlama olasılığı yüksek olduğundan tedavisi uzun sürmektedir. Zamanında tedavi edilmeyen enfeksiyona bağlı hastalık nedeniyle çocuklarda gelişim geriliği, hipertansiyon ve ilerleyici böbrek hasarı ortaya çıkmaktadır. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu ileri dönemde kronik böbrek yetmezliğine yol açabilir. Bu nedenle erken tanı ve yapısal bozuklukların tespit edilerek tedavi sürecinin belirlenmesi yaşamsal önem taşımaktadır. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu nedeniyle ateşlenen, sürekli idrar kaçıran ve idrarını bekletme belirtisi olan çocukların doktor kontrollerinin ihmal edilmemesi gerekmektedir.

    Tuvalet eğitimi önemli

    İdrar yolu enfeksiyonlarının özellikle kız çocuklarında görülmesinde fizyolojik özelliklerin yanı sıra dar iç çamaşırları, tuvalet temizliğinin arkadan öne doğru yapılması, işeme bozuklukları ile tuvalete gitmek yerine idrarın uzun süre tutulmasıdır. Mesane içinde biriken idrar, bakterilerin üremesine yol açmaktadır. Bu nedenle çocukların, tuvalet ihtiyaçlarını düzenli olarak giderme ve tuvalet temizliği konusunda aileleri tarafından bilinçlendirilmeleri çok önemlidir.

  • “HIV Virüsüyle Savaşmanın En Etkili Yolu, Ondan Korunmaktır”

    Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, HIV virüsü ile savaşmanın en etkili yolunun virüsten korunmak olduğu belirtildi.

    İl Sağlık Müdürlüğü, 1 Aralık Dünya AIDS Günü dolayısıyla bilgilendirme mesajı yayınladı. İlk kez 1980’li yıllarda tanımlanan HIV enfeksiyonunun yayılmaya devam ettiği bildirilen mesajda, “Hastalık; korunmasız cinsel temas, ortak paylaşılan enjektörler, damar içi madde kullanımı, gebelik ve doğum sırasında anneden bebeğe ve kan transfüzyonu gibi nedenlerle bulaşabilmektedir. Bu geçiş yolları nedeni ile HIV enfeksiyonu, erişkinlerin yanı sıra, tüm yaş gruplarında görülebilmektedir. Hastalığın tam anlamıyla tedavisi bulunmamakla birlikte uygulanan ilaç tedavileri ile HIV/AIDS hastalığından ölümler azalmakta ve kişiler yaşantılarına devam edebilmektedir. Bununla birlikte uygulanan ilaç tedavisi ile bulaşıcılık azalmakta, gebelik sırasında uygulanan tedaviyle HIV virüsü taşıyan anneden bebeğe hastalık bulaşması engellenebilmektedir” denildi.

    RAKAMLARLA AIDS

    Dünyada ve Türkiye’de AIDS’in görülme oranlarını açıklayan Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü, “Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı UNAIDS 2014 yılı raporuna göre; dünyada 2014 yılı içinde yaklaşık 2 milyon kişinin HIV enfeksiyonuna yakalandığı, 36,9 milyon HIV taşıyıcısının bulunduğu ve 1,2 milyon kişinin AIDS nedeni ile öldüğü belirtilmektedir. Türkiye, dünyada HIV/AIDS açısından hastalığın az sıklıkta görüldüğü ülkeler arasında değerlendirilmektedir. Ülkemizde, 1985 Yılından günümüze kadar bildirimi yapılan HIV/AIDS vaka sayımız toplam 11 bin 109’dur. Vakaların yüzde 75’i erkek, yüzde 25’i kadın olup, yüzde 16,2’si yabancı uyruklu kişilerden oluşmaktadır. Vakaların en fazla görüldüğü yaş grubu 25-29 ve 30-34 yaş grubudur. Bulaşma yoluna göre dağılımına bakıldığında vakaların yüzde 52’si cinsel yolla bulaşmaktadır. Yüzde 1,9’u bulaşma yolu damar içi madde bağımlılığı olarak bildirilirken yüzde 44’ünün bulaşma yolu bilinmemektedir. 2015 yılı 30 Kasıma kadar bin 445 HIV, 80 AIDS vakası bildirilmiştir. Bu vakaların yüzde 14,7’si yabancı uyruklu olup, yüzde 83,3’ü erkektir. 2015 yılında bildirimi yapılan vakalarda; 25-29 ve 30-34 yaş grubunda olanlar diğer yaş gruplarına göre daha fazla sayıdadır” ifadelerini kaydetti.

    HIV ENFEKSİYONUNDAN KORUNMA YOLLARI

    HIV enfeksiyonundan korunma yollarının belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. En sık görülen bulaşma yolunun cinsel temas ve bunların çoğunun da heteroseksüel ilişki olması nedeni ile korunma büyük önem taşımaktadır. Tek eşliliğin yanı sıra, riskli cinsel temasta doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmasına karşı en güvenli ve basit korunma yollarıdır. Diğer bir bulaşma yolu olan kan ve kan ürünleri ile olan bulaşmaya karşı korunma amacı ile 1987 yılından beri de ülkemizde kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir. Organ ve doku nakilleri öncesinde gerekli testlerin yapılması HIV geçiş riskini en aza indirmektedir. Ayrıca, dövme ve piercing gibi uygulamaların temiz ve steril koşullarda yaptırılması, vücuda takılan delici, kesici özellikli takılar ortak kullanılmaması, tek kullanımlık steril enjektör kullanılması HIV bulaşma riskini azaltmaktadır. Hastalık, virüsü taşıyan kişilerle birlikte oturmak, yemek yemek, aynı iş yerinde çalışmak, aynı okulda okumak, el sıkışmak, tokalaşmak, telefon, kitap, defter gibi araçları, ortak duş-banyo alanlarını ve tuvaletleri kullanmakla bulaşmaz. Ülkemizde; HIV/AIDS hastalığının yayılımının önlenmesi hedefiyle toplumda ve yüksek riskli davranışta bulunan gruplarda korunma ve önleme çalışmalarına öncelik verilmesi, HIV ile yaşayan kişilere yönelik ayrımcılık ve damgalanmanın önlenmesi, şüpheli teması olan kişilerin HIV/AIDS hastalığı, bulaşma, korunma yolları konusunda bilgilendirilmesi ve doğru yönlendirilmeleri, HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye kolay ve kesintisiz biçimde ulaşmasının sağlanması, sosyal destek, bakım olanaklarının iyileştirilmesi ve yaşam kalitelerinin arttırılması için çalışmalar yürütülmektedir. Bakanlığımız, etik kurallar ve insan haklarını gözeten yaklaşımlar doğrultusunda ve DSÖ öneri ve uygulamaları takip edilerek, konunun tüm taraflarını kapsayacak bir bakış açısı ile çalışmalarını işbirliği ve dayanışma içinde sürdürmeye devam etmektedir.”