Etiket: Yolu

  • Kastamonu’da 154 Köy Yolu Ulaşıma Kapandı

    Kastamonu’da gece saatlerinde etkili olan kar yağışı nedeniyle, il genelinde 154 köy yolunun ulaşıma kapandığı bildirildi.

    Kastamonu’da gece saatlerinde şiddetini arttıran kar yağışı, hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle Kastamonu’nun yüksek kesimlerinde ve sahil bölgesinde etkisini hissettiren kar yağışı nedeniyle ulaşım güçlükle sağlanıyor.

    Kastamonu Meteoroloji Müdürlüğü’nün günler öncesinde yaptığı uyarıları dikkate alarak tüm hazırlıklarını tamamlayan Kastamonu İl Özel İdaresi, kar yağışının etkili olduğu ilçelerde ve köylerde karla mücadelesine aralıksız devam ederken, kar yağışının önümüzdeki günlerde de devam edeceği belirtildi.

    Kastamonu İl Özel İdaresi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, kar yağışı nedeniyle şu ana kadar Abana’da 6, Bozkurt’ta 25, Cide’de 50, Çatalzeytin’de 35, Doğanyurt’ta 10, İnebolu’da 23 ve Şenpazar’da 5 olmak üzere toplam 154 köy yoluna ulaşım sağlanamıyor.

  • Asiye Akdoğan: Kış Aylarında Solunum Yolu Hastalıklarına Dikkat

    Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Asiye Akdoğan, 200’den fazla solunum yolu enfeksiyonu çeşidi olduğunu, kış aylarında kapalı alanlarda uzun süre kalınmaması gerektiğini söyledi. Anneleri de uyaran Dr. Akdoğan, “Anneler kış aylarında çocuklarına bronşit atleti giydiriyor. Bu atletlerde görülmeyen böcekler yaşıyor ve solunum sıkıntısını daha da artırıyor” dedi.

    Kütahya Özel Anadolu Hastanesi doktorlarından Asiye Akdoğan, yapılan araştırmalara göre 200’den fazla değişik cins solunum yolu enfeksiyonu tespit edildiğini ifade ederek, “Niçin solunum yolu hastalıklarına kış aylarında daha sık rastlanır? Çünkü hastalığa sebep olan mikroorganizmalar soğuk ortamda canlılıklarını daha kolay sürdürebilirler ve soğuğun insan vücudunda meydana getirdiği olumsuz etki vücudun savunma mekanizmasını yetersiz bırakarak hastalıklara karşı duyarlılığın ve hastalıkların görülme sıklığının artmasına neden olur. Kapalı yerlerde uzun süre kalınması, kapalı alanların iyi havalandırılmaması, sigara içilmesi ve yetersiz, dengesiz beslenme de hastalığın görülme sıklığını arttıran önemli faktörlerdendir. Enfeksiyonlar özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik hastalığı olanlarda daha ağır seyretmektedir. Solunum yolu enfeksiyonları havaya yayılan mikropların solunmasıyla, mikropların olduğu eşyalarla temas ettikten ve hapşırdıktan sonra ellerin gözlere ve yüze teması ile bulaşmaktadır. Solunum yolu enfeksiyonları dediğimizde tonsillit, farenjit, larenjit, sinüzit, grip, nezle, soğuk algınlığı, orta kulak iltihabı gibi üst solunum yolu hastalıkları ile bronşit, bronşiyolit, trakeit, zatürre gibi alt solunum yolu hastalıkları akla gelmektedir” diye konuştu.

    “EVDE YAPILACAK DESTEKLEYİCİ ÖNLEMLER ÖNEMLİ”

    Üst solunum yolu enfeksiyonlarına değişik mikroplar, virüsler ve bakterilerin sebep olduğunu hatırlatan Akdoğan, “Yapılan araştırmalar sonucu 200’den fazla değişik cins virüsün solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğu tespit edilmiştir. Vakaların yüzde 70 ve 80’inde etken virüsler, yüzde 20 ve 30’unda ise bakterilerdir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında belirti olarak burun akıntısı, ateş, öksürük, hapşırma, baş ağrısı, boğazda yanma ve ağrı, yutma güçlüğü, geniz akıntısı, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrıları, bazen gözlerde sulanma ve çapaklanma, ses telleri iltihaplandıysa nefes almada güçlük, havlar tarzda öksürük görülebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde evde yapılması gereken destekleyici eylemler önemlidir. Hasta istirahat etmeli, bol, bol su ve sıvı gıdalar almalıdır. Beslenmesine dikkat etmelidir. Bulunduğu ortamın nemli olmasına ve burun temizliğine özen göstermelidir. Hekiminin verdiği ilaçları düzenli olarak kullanmalı, gereksiz ilaç alımından kaçınmalıdır. Solunum yolu enfeksiyonları yüzde 80 ve 70’i virüs kökenli olduğundan ve antibiyotiklerin virüsler üzerine etkisi olmadığından gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır. Bakterilerin neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonlarından özellikle bademcik iltihabında hekiminiz muayeneden sonra gerek görürse penisilin ya da uygun bir antibiyotik kullanabilir. Üst solunum yolları enfeksiyonları önemsenmez ve tedavi edilmezse ilerleyerek alt solunum yolları enfeksiyonlarına neden olabilir. Alt solunum yolu enfeksiyonları günlük yaşamda en sık rastlanılan enfeksiyonların başında gelmekte ve mutlaka iyi tedavi edilmeleri gerekmektedir. Alt solunum yolu enfeksiyonlarının oluşumunda da virüsler ve bakteriler etkilidir” şeklinde konuştu.(EFE)

  • Sevdiği Kızın Yürüyeceği Yolu Gül Yaprakları Ve Mumlarla Donattı

    Bilecik’te Uğur Öznar isimli vatandaş, sevdiği kıza evlenme teklifi yapacağı kafeteryanın yollarının gül yaprakları ve mumlarla donattı.

    Uğur Öznar, sevdiği kız Cansel Balaban’a evlenme teklifi edeceği kafeteryada saatler önce hazırlıklara başladı. Arkadaşı ile birlikte kız arkadaşının yürüyeceği yollara kırmızı gül yaprakları ile donatan genç aşık, birlikte çekilmiş fotoğrafları tek tek kafeterya duvarına yapıştırarak, kalp şekli verdi. Yaş pasta ve tüm detaylar hazırlıktan sonra kız arkadaşı ile birlikte kafeteryaya giren genç çifti arkadaşları karşıladı. Şaşkınlığı yüzüne vuran kız Cansel Balaban ne söyleyeceğini bilemedi. Genç aşık Uğur, kız arkadaşının önünde diz çökerek evlenme teklifi etmesinin ardından “Evet” cevabı alınca, aşığın hazırlıkları boşa gitmemiş oldu.

    Hayatı boyunca unutamayacağı bir an olduğunu belirten Cansel Balaban, “Onu ömrümün sonuna kadar seveceğim. Böyle bir teklif yapacağı aklımın ucuna bile gelmezdi. Çok şaşırdım, ne söyleyeceğimi bilemiyorum, onu çok seviyorum” dedi.

    Genç çift arkadaşların alkışları arasında üzerinde resimleri olan pastayı keserek, mutlu anlarını doyasıya yaşadılar.

  • Demir Yolu Görevlisinin Dikkati Hayat Kurtardı

    AYDIN (İHA) – Aydın’da gece yarısı bunalıma girerek ölmek isteyen bir bayan demir yolu görevlisinin dikkati sayesinde kurtarıldı. Demir yolu üzerinden bekleyen kadın yoldan çekilmemekte ısrar edince tren durduruldu. Kadın ikna edildikten sonra yük treni yoluna devam etti.

    Edinilen bilgiye göre daha önce koruma kararı bulunan ve aile içi sıkıntılar nedeniyle bunalıma giren ve ismi açıklanmayan bayan Efeler ilçe merkezinden geçen demir yolu üzerine oturarak gece yarısı geçecek olan yük trenini beklemeye başladı. Atatürk Bulvarı Hemzemin geçidi üzerinde treni bekleyen bayanı gören hemzemin geçit görevlisi ‘ben ölmek istiyorum’ diyen bayanı rayların üzerinden kaldırmayı ikna edemeyince bir yandan trenle irtibat sağlayıp trenin durmasını sağladı diğer yandan da polisi arayıp yardım istedi. Olay yerine gelen polis ekiplerince ikna edilen bayan rayların üzerinden alındıktan sonra bayanın kalkmasını bekleyen tren yoluna devam etti.

    Kadının eşinden şiddet gördüğü ve daha önceleri polis korumasında olduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili tahkikat başlattı.

  • Sağlıklı Gebeliğin Sağlıklı Yolu

    Tüp bebek uygulamalarında, santrifüj (genellikle elektrikli bir motor yardımıyla sabit eksenli, dairesel dönme hareketi gerçekleştiren bir laboratuvar aleti) ve pipetle karıştırma gibi geleneksel yöntemlere karşı yeni bir teknoloji olan mikro akışkanlı çip, bebek özlemi çekenler için umut oldu.

    Türkiye’de 27 yıl önce ilk tüp bebek işleminin yapılarak, canlı doğumun sağlandığı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ege Tavmergen Göker, “Kurulduğu günden bu yana Tüp Bebek Merkezi’nde görev yapıyorum. İlk tüp bebek bizim ellerimize doğdu. Her zaman yenilikler peşinde koşan bir merkez olduk. Mikro akışkan çipi Türkiye’de ilk kullanan merkezlerden biriyiz. Yurt dışıyla bağlantılı bir çalışma başlattık. Burada üzerinde çalıştığımız vakaları, yurt dışında yapılanlarla karşılaştırıyoruz” dedi.

    ERKEK KISIRLIĞINA BÜYÜK ORANDA ÇÖZÜM

    Eski sperm seçme yöntemlerinde, kaliteli spermlerin doğal olmayan sarsılma ve stres artırıcı ortamlar sebebiyle bozulduğuna dikkati çeken Prof.Dr.Ege Tavmergen Göker, “Eski yöntemlerle spermlerdeki DNA hasarı sebebiyle döllenme sonrasında embriyo kalitesi üzerinde negatif etkiler tespit ettik. Akışkan mikro çiplerde, sperme dışarıdan herhangi bir müdahalede bulunulmuyor. Spermler doğal seleksiyonları ile ayıklanıyorlar” ifadelerini kullandı.

    BAŞARI ARTIYOR

    Sperm hücrelerinde, çıplak gözle görülemeyen DNA hasarlarına da bu yöntemle müdahale edildiğini ve en iyi embriyoların oluşturulduğunu belirten Göker, “Bizim beklentimiz, çiftlerin evlerine bebekle dönmelerdir, gebe kalıp düşürmeleri değil. Şu an yüzde 40’larda kalan tüp bebek başarısını bu yöntemle ciddi oranda artıracağımıza inanıyoruz. Bu zamana kadar elde ettiğimiz veriler bu yönde” diye konuştu.

    Prof. Dr. Göker, Türkiye’de İstanbul, İzmir, Ankara, Adana , Bursa, Muğla, Konya, Eskişehir, Kayseri, Manisa, Samsun, Antalya, Kırklareli, Van, Mersin ve KKTC’deki merkezler ile birçok gelişmiş ülkede başarıyla uygulanan bu yeni yöntemi akışkan mikro çiplerin, ek maliyet getirdiğini vurguladı. Göker, bu sebeple; öncelikle, daha önce farklı merkezlerde tedavi görmüş, ancak başarıya ulaşamamış vakalarda kullanıldığını dile getirdi.

    “TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE, MERKEZ İYİ SEÇİLMELİ”

    Tüp bebek tedavisi denemiş veya denemek isteyen çiftler için çeşitli uyarılarda bulunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ege Tavmergen Göker, şunları kaydetti:

    “Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftler, bütün uygulamaların yapıldığı kapsamlı merkezleri tercih etmelidirler. Aksi takdirde, başarılı sonuçlar elde edemedikleri merkezlerle yollarını ayıran çiftler, her defasında aynı işlemleri tekrarlayarak sadece zaman kaybetmiş, süreci uzatmış olurlar. Bebek sahibi olmak isteyenler iyi araştırıp, kendilerine en uygun merkezi seçmeliler.”