Etiket: Yine

  • Shakhtar Donetsk, Real Madrid’i yine yendi

    Shakhtar Donetsk, Real Madrid’i yine yendi

    Shakhtar Donetsk, UEFA Şampiyonlar Ligi 5. haftasında evinde karşı karşıya geldiği Real Madrid’i 2-0 mağlup etti. Ukrayna ekibi rakibini deplasmanda da 3-2 yenmişti.

    UEFA Şampiyonlar Ligi 5. haftasında B Grubu’nda İspanyol ekibi Real Madrid, deplasmanda Ukrayna temsilcisi Shakhtar Donetsk’e konuk oldu. Ev sahibi ilk yarısı 0-0 sona eren mücadeleden 52. dakikada Dentinho ve 82. dakikada da Manor Solomon’un golleriyle 2-0’lık skorla galip ayrıldı.

    Bu sonucun ardından Shakhtar Donetsk, puanını 7’ye çıkartarak averajla 2. sıraya yükseldi. Real Madrid ise 7 puanda kaldı ve 3. sıraya geriledi.

    İki takım arasında grupta İspanya’da oynanan ilk maçı da Shakhtar 3-2’lik skorla kazanmıştı.

  • İnşaat işçisi, yasaktan haberi olmadığını ileri sürdü yine de cezadan kurtulamadı

    İnşaat işçisi, yasaktan haberi olmadığını ileri sürdü yine de cezadan kurtulamadı

    Ağrı’dan Kastamonu’ya inşaatta çalışmaya gelen işçi, yasaktan haberi olmadığını ileri sürmesine rağmen cezadan kurtulamadı. Ülke genelinde saat 20.00 başlayan ikinci kısıtlamada Kastamonu’da 1 saatte 15 kişiye ceza uygulandı.

    Kastamonu’da korona virüs (Covid-19) salgınına karşı alınan önlemler çerçevesinde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarının ikinci gününde cadde ve sokaklarda sessizlik hakimdi. Kısıtlamanın başlaması iş çıkışlarına denk gelen vatandaşlar evlerinin yolunu tuttu. Yasakların başlamasıyla birlikte emniyet güçleri ana halterlerde denetim gerçekleştirdi. Yapılan uygulamalarda kurallara uymayan vatandaşlara ceza kesildi.

    Ağrı’dan Kastamonu’ya inşaatta çalışmak için geldiğini ifade eden Muhittin T., sokağa çıkma kısıtlamasından haberinin olmadığını belirterek, ekiplerden ceza kesmemesini istedi. Başka bir vatandaş ise misafirlikten geldiğini ve uygulamadan haberinin olmadığını belirtti. Ekiplere çeşitli mazeret sunan iki kişiye kısıtlama kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle 900’er lira idari para cezası kesildi.

    Ayrıca 3 farklı noktada yapılan denetimlerin ilk 1 saatlik bölümünde toplamda 15 kişiye kısıtlama kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle haklarında idari işlem yapıldı.

  • İstanbul, Manchester United’a yine yaramadı

    İstanbul, Manchester United’a yine yaramadı

    İstanbul’daki son iki maçında Galatasaray’a 1-0, Fenerbahçe’ye de 2-1 yenilen Manchester United, bu akşam da Medipol Başakşehir’e 2-1 kaybetti.

    Şampiyonlar Ligi H Grubu üçüncü maçında Başakşehir, sahasında Manchester United’ı 2-1 mağlup etti. Turuncu-lacivertlilere galibiyeti getiren goller 12. dakikada Demba Ba ve 40. dakikada Visca’dan geldi. Devler Ligi’ndeki ilk 3 puanını elde eden M.Başakşehir, rakibinin galibiyet serisini de sonlandırmış oldu.

    Ayrıca İngiliz ekibi İstanbul’da oynadığı son 3 müsabakayı da yenilgiyle kapattı. 20 Kasım 2012’de Galatasaray’a 1-0 kaybeden Manchester United, 3 Kasım 2016’da da Kadıköy’de Fenerbahçe’ye 2-1 yenilmişti.

    Başakşehir maçından da 2-1 yenik ayrılan kırmızılar, İstanbul’da adeta kabus yaşıyor.

  • Fransız yazar Emile Zola’nın 122 yıl önce yazdığı mektup yine gündemde

    Fransız yazar Emile Zola’nın 122 yıl önce yazdığı mektup yine gündemde

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Fransız yazar Emile Zola’nın 122 yıl önce zamanın Fransız Cumhurbaşkanına yazdığı ve Fransa’nın “özgürlük, eşitlik ve kardeşlik” söylemindeki çifte standardı ortaya koyan “İtham ediyorum!” başlıklı meşhur mektubun günümüze uyarlanmış bir versiyonunu sosyal medya hesabından paylaşarak, Fransa’nın bugünkü ırkçı, İslamofobik ve Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtı söylem ve adımlarına dikkati çekti.

    Fahrettin Altun’un paylaştığı “İtham Ediyorum!” başlıklı mektupta şu ifadelere yer verildi:

    “Saygıdeğer Fransız halkı, bu başlığı taşıyan mektup Dreyfus davası için bundan tam 122 yıl önce zamanın Fransız cumhurbaşkanına yazılmıştı. Ama bendeniz bu mektubu şimdi size yazıyorum. O tarihte tüm sonuçlarına katlanarak doğruyu, hakikati savunmak adına Fransız toplumundaki çürümeyi, yozlaşmayı ve Yahudi karşıtlığını eleştirmiştim. Fransız Devrimi’nin ardından biz değil miydik, avazımız çıktığı kadar özgürlük, eşitlik ve kardeşlik diye haykıran? O değerler için mücadele eden bizler değil miydik? Bu değerleri 1848 anayasamızın temel prensipleri haline bizler getirdik. Binaların üzerine, taşlara ve anıtlara kazıdık. Bizden sonraki nesiller anayasaya eşitlik, özgürlük ve kardeşlik yazdı. Bu üç kurucu değer Fransız ulusunun ortak mirası haline geldi.

    Bugün yine, 2020 yılında yöneticilerinizin ve basınımızın basiretini gitgide yitirdiğini üzülerek görüyorum. İçinden büyük yazarlar, hakikatin nice yılmaz savunucularını çıkarmış bir milletin vicdanına seslenmek kalan son çaredir. Hani nerede özgürlük, eşitlik ve kardeşlik? Fransız siyasetçiler, kendilerine ‘sanatçı’ diyenler sistematik olarak İslam’a ve Müslümanlara karşı tahkirde bulunan ifadeler kullanıyorlar. Nefretlerini kusarken aynı zamanda sistematikleştiriyorlar. Fransız ulusunun kurucu değeri, kardeşliği ayaklar altına alıyorlar. Bu, yüzyıllara dayanan ilişkilerimizde görmeyi hiç düşlemediğimiz, olmaması gereken bir durum. Fransa’da geri dönülmesi imkansız bir noktaya sürükleyen bu sorumsuzluğu paylaşmayan vicdanlı insanlar olduğunu bilmek istiyoruz. Fransız sömürgeciliğinin tüm dünyada sebep olduğu yaraları yeni yeni sarabiliyoruz. Hala Cezayir’e, Afrika’ya bir özür borcumuz var. Yaşanan acıların toplumsal hatırası tek, üstünkörü, itinasız bir özürle kapanabilecek türden bir yara değildir.

    Günümüzde ise hakareti ve dini inançlara dil uzatmayı ifade özgürlüğü kılıfıyla sunmanın inandırıcı bir yöntem olmadığı kabul edilmelidir. Dün Yahudilere karşı geliştirilen nefret söylemi ve ırkçılık bugün Müslümanlar üzerinde tekrarlanıyor. Tarihin hataları tekrar etmemeli. Tarih böyle tekerrür etmemeli. Fransa alnına sürülen bu kara lekenin ortağı olmadığını, yöneticilerinin nefret ve kin kokan ifadelerinin arkasında olmadığını yüksek sesle haykırmalıdır. Biz İslam’ı Macron’dan, Charlie Hebdo’dan öğrenecek değiliz. Fransa tarihinde İslam’ı bize layıkıyla öğretecek nice simalar vardır. Gelecekte de olacaktır.

    Maalesef özgürlük, eşitlik ve kardeşlik adına yine talihsiz bir gün yaşıyoruz. İnsan onuruna ve değerlerine yönelik hakarette sınır tanımayan Charlie Hebdo, köklü Fransız düşünce geleceğine yönelik büyük ve yıkıcı bir tehdittir. Türkiye’nin seçilmiş cumhurbaşkanını küçük düşürücü, yakışıksız ifadelere ve çizimlere yer verilmiştir. Mizahın birleştiriciliği siyasi gündemler uğruna heba edilmemelidir. Mizah silah gibi kullanılmamalıdır. Bu çirkin tavrı en başından beri açıkça kınıyor ve itham ediyoruz. Tarih önünde itham ediyoruz, insanlık önünde itham ediyoruz, vicdanlar önünde itham ediyoruz. Daha fazla nefretin yayılmasını sağlamaktan başka bir şey yapmayacak bu sorumsuzluğun dünya barışına yönelik büyük bir tehdit olduğunu da hatırlatmak istiyoruz. İyi niyetli tüm ikazları daha büyük hakaretlerle karşılayan Fransız yöneticileri ve bu saldırgan nefret söylemine ‘dur’ demeyerek doğrudan ve dolaylı rıza gösteren herkes ortaya çıkan vahim tablonun sorumlularıdır.

    Fransa, geçmişte olduğu gibi bugün de büyük leke almak istemiyorsa, benim 122 yıl önce gösterdiğim cesareti göstermeli, ırkçılık ve nefret üreten bu bataklığın daha fazla koku üretmesine mani olmalıdır.

    Basın özgürlüğü, inançları tahkir etmenin aracı olamaz. Dün Yahudilere, bugünse Müslümanlara yönelen bu nefret dalgasının Fransa’nın sahip olduğunu iddia ettiği değerleri yok etmesinden önce harekete geçmek zorundasınız. Recep Tayyip Erdoğan’a yöneltilen hakaretin asıl hedefinin kim olduğunu hepimiz biliyoruz. Asıl hedef İslam’dır. Buna, çirkin nefret söylemine direnme sorumluluğu Fransa’nın hırstan gözü dönmüş siyasetçilerine bırakılmayacak kadar değerlidir. Bu sorumluluk insanlık onurunu ayaklar altına almayacak, insanları dini inançlarına göre sınıflandırmayacak, ayrımcılık gütmeyecek tüm Fransızların omuzlarında yükselmelidir.

    Bu tarihi günde sessiz kalan ve nefretin yayılmasına aracılık eden herkesi suçun ortağı olmakla itham ediyorum.”

  • Visca, Trabzonspor’u yine boş geçmedi

    Visca, Trabzonspor’u yine boş geçmedi

    Başakşehir’in, deplasmanda Trabzonspor’u 2-0 mağlup ettiği maçta takımının ikinci golünü kaydeden Edin Visca, 2014-2015 sezonundan bu yana Trabzonspor’a karşı oynanan 13 maçta atılan 20 golün 10’una doğrudan katkı yapmayı başardı.

    Süper Lig’in 5. haftasında Medipol Başakşehir, deplasmanda Trabzonspor’u 2-0 mağlup ederek 2020-2021 sezonunda ilk kez üç puanla tanışmış oldu. Turuncu-lacivertlilere galibiyeti getiren goller, 32. dakikada İrfan Can Kahveci ve 54. dakikada Visca’dan geldi.

    Visca yine boş geçmedi

    İstanbul ekibinin başarılı futbolcusu Edin Visca, bir Trabzonspor maçında daha skora katkı yapmayı başardı. Bosna-Hersekli oyuncunun, turuncu-lacivertlilerin Süper Lig’de mücadele etmeye başladığı 2014-2015 sezonundan bu yana bordo-mavililere karşı oynanan 13 maçta atılan 20 golün 10’unda imzası var.

    30 yaşındaki futbolcu, bu süreçte Trabzon ağlarına 6 gol bırakırken, 4 de gol pası verdi.

    Son üç sezonda gol attığı tek takım

    Ayrıca Visca, bu akşam kaydettiği golle birlikte ilginç bir istatistiğin de sahibi oldu. Tecrübeli oyuncunun, ligde son üç sezonda da gol attığı tek takım Trabzonspor.

    Visca, 2018-2019 sezonunda ikinci devrenin ilk maçında turuncu-lacivertli ekibin deplasmanda Trabzonspor’u 4-2 ile geçtiği müsabakada 1 golle ön plana çıkmıştı. Edin Visca, geride kalan sezonun 9. haftasında da 2-2 sona eren karşılaşmada da 1 gol kaydetti.