Etiket: Yılından

  • Çocuklar 2019 yılından beklentilerini resmettiler

    Marmaris’te çocuklara yönelik düzenlenen resim yarışmasında dereceye girenlere düzenlenen törenle ödülleri verildi. Yoğun katılımla gerçekleşen ödül törenin ardından yarışmaya katılan eserlerden oluşan serginin açılışı gerçekleştirildi.

    Marmaris’te çocuklar arası “2019 Yılından Beklentilerim” isimli resim yarışması düzenlendi. Marmaris Yeni Yıl Festivali kapsamında düzenlenen yarışmaya çocuklar yoğun ilgi gösterdi. Dereceye girenlere ödüllerinin verilmesi için dün akşam Kültür Sanatevi’nde tören düzenlendi. Üç kategoride ödüllerin verildiği yarışmaya 105 eser yarıştı. Dereceye girenler ödüllerini Marmaris Belediye Başkan Yardımcısı İsmet Kamil Öner ve ressam Kansu Biber’den aldı. Yarışmada 6/9 yaş kategorisinde Ada Karaman, 10/13 yaş kategorisinde Adal Öztürk, 14/17 yaş kategorisinde ise Kutadgu Kuru birinci oldu. Ödül töreninden sonra yarışmaya katılan eserlerden oluşan resim sergisi açıldı. Sergiye Marmaris yaşayanları yoğun ilgi gösterdi.

  • Sayıştay Başkanı Baş: “1862 yılından itibaren evraklar elimizde var”

    Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, “1862 yılından itibaren evraklar elimizde var” dedi.

    Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi tarafından düzenlenen “Muhasebe denetim mesleği geçmişi, bugünü, geleceği kariyer planlaması” konferansına Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, konuşmacı olarak katıldı. Konferans öncesinde Sayıştay Başkanı Baş, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Mazhar Bağlı’ya hediye verdi.

    Konferansta konuşan Baş, “1922 son Osmanlı Divanı Muhasebat Başkanı Ermeni asıllı bir Osmanlı vatandaşıdır. 1922 yılından beri Divanı muhasebata ait ne varsa hepsi Ankara’ya taşınır. Bizim elimizde 1862 yılından itibaren evraklar her şey bulunuyor. Devlet arşivinde olması gerekenleri Devlet arşiv kurumuna aktardık. Diğer devlet arşivinde olması gerekmeyenler de bizim elimizde duruyor. Dolayısıyla Sayıştay’a ait geçmişten bugüne bütün evraklarımız mevcut durumda bizde” diye konuştu.

    Düzenlenen konferans, öğrencilerin Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş’ soru sorması ile sona erdi.

  • Kapadokya turizmcileri 2018 yılından mutlu

    Kapadokya Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Başkanı Yakup Dinler Kapadokya turizmcilerinin 2018 yılından son derece memnun olduklarını ifade ederken 2019 yılının ise Kapadokya’da altın yıl olacağını söyledi.

    Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde turizmciler 2018 yılındaki turizm hareketliliğinden son derece mutlu. Yılın ilk 10 ayında gelen ziyaretçilerin 2014-2015 yıllarında ki ziyaretçi sayılarını yakaladığını ifade eden KAPTİD Başkanı Yakup Dinler 2019 yılının ise Kapadokya’da altın yıl olacağını belirtti. Dinler, “Şimdi Kapadokya 2018 yılını çok iyi geçiriyor. Bunu söylemekte sakınca görmüyorum. Turizmcilerin yüzü gülüyor, mutluyuz. Sayısal olarak ciddi bir turizm yoğunluğu var. Bazen bölgemizde bir odalar bile bulunmuyor. İnşallah gelecek yılda fiyatları 2014-2015 yıllarındaki seviyelere getirebilirsek ben 2019 yılını Kapadokya için ciddi bir altın yıl olarak görüyorum. Şimdi Kapadokya son birkaç yıldır ağırlıklı olarak Çinli turistleri ağırlıyor. Bu Çinli turistlerin yanı sıra yerli turistlerimiz, Latin Amerikalı turistler bölgemizde yine yüksek seviyelerdeler. Bu turist grubuna Avrupalıları, Kuzey Amerikalıları ve Avustralyalıları eklersek işte o zaman Kapadokya’da altın yılı görmüş olacağız” diye konuştu.

    “100 Bin Japon turist sayısına az kaldı”

    KAPTİD Başkanı Yakup Dinler, bu yılın başlarında Japonya Seyahat Acenteciler Birliği Başkanını Kapadokya’da misafir ettiklerini ve kendilerinin 100 bin Japon turistin Kapadokya geleceğini belirttiğini ifade ederek, “100 bin Japon turiste az kaldı” dedi. Dinler, “Japonlar bölgemizin gözbebeğiydi. Fakat Suriye’de ki bu savaştan ötürü ülkemize gelmemeye başladılar. Yaklaşık 2011 yılından beri bölgemizde Japonlar yok denebilecek kadar az seviyedeler. Bu yılbaşında Japon seyahat acenteciler birliği başkanını bölgemizde ağırlamıştık. Bize en az 100 bin turist sözü vermişti. 100 bine henüz biraz var. Umarım bu açığı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında kapatırlar” şeklinde konuştu.

  • Abalı: “2016 yılından bu yana 387 kadın çiftçiye destek sağlandı”

    Mersin İl Tarım ve Orman Müdürü Arif Abalı, Genç Çiftçi Projesi kapsamında, 2016 yılından bu yana 387 kadın çiftçiye destek sağlandığını ve bu kapsamda kişi başına 30 bin lira hibe verildiğini belirtti.

    Abalı, Dünya Kadın Çiftçiler Günü hakkında değerlendirmede bulundu. Gelişmekte olan birçok ülkede tarımsal işgücünün önemli kaynağını kadınlar oluşturduğunu kaydeden Abalı, “Gerek Dünya’da gerekse Türkiye’de tarımsal üretimin ve kırsal hayatın sürekliliğinin sağlanmasında önemli rolü kırsal alanda yaşayan kadınlar üstlenmektedir” dedi.

    Kadın çiftçilerin evde çocuğunu, serada ise sebzesini büyüttüğünü kaydeden Abalı, “Onların tarıma, aile ve ülke ekonomisine olan maddi ve manevi katkılarını biliyor ve il müdürlüğü olarak projelerimizde ve faaliyetlerimizde onlara öncelik veriyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımızca kadın çiftçilerimize ayrı bir önem vermekte ve pozitif ayrımcılık yapmaktayız. Kadın çiftçilerimizin bilinçli, bilgili ve yeni bilgiler öğrenmeye açık olduğunu görüyoruz. Birçok projemizi kadın çiftçiler ile yürütüyoruz, kadın çiftçilerimize gerekli teknik ve teknolojik destekler vererek eğitilmesi için gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “387 kadın çiftçimiz kişi başına 30 bin lira verildi”

    2016 yılında başlayan ve hala devam eden Genç Çiftçi Projesi kapsamında Mersin’de 387 kadın çiftçiye destek verildiğini aktaran Abalı, “2016 yılında 141, 2017 yılında 129 ve 2018 yılında da 117 olmak üzere 387 kadın çiftçimiz kişi başına 30 bin lira hibe almıştır. Kadın Öğreniyor Fidanlar Çiçek Açıyor Sertifikalı Turunçgil Fidanı Yetiştiriciliği Projesi kapsamında 40 kadın çiftçimize uygulamalı eğitim verildi. Sosyal Destek Programı (SODES) çalışmaları kapsamında ’Kadın Eliyle Sağlıklı Geleceğe Projesi’ kapsamında Yenişehir İlçe Müdürlüğümüzce 32 Kadın Çiftçimize Stevia (Şekerotu) Yetiştiriciliği eğitimi verildi” şeklinde konuştu.

    Kadın çiftçilere bakanlık tarafından birçok destek verildiğini söyleyen Abalı, “Bakanlığımızın Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, 11. etapta Tarsus ilçemizde 1 tane güneşten elektrik enerjisi üretim sistemli yeni sera kurulumu, 2 tane bitkisel üretime yönelik don zararını engellemek için rüzgar pervanesi projesi için 3 kadın çiftçimiz toplamda 1 milyon 165 bin 342 lira hibe desteği almıştır. 12.Etapta ise Erdemli ilçemizde narenciye soğuk hava deposu, Tarsus İlçemizde 2 tane bitkisel üretime yönelik don zararını engellemek için rüzgar pervanesi projesi için 3 kadın çiftçimiz daha toplamda 400 bin lira tutarında hibe almıştır” diye konuştu.

  • AK Partili Ceylan: “Türkiye’de Van Gölü kadar bir sulak alan 1950 yılından sonra yok edildi”

    AK Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Ulusal Sulak Alanlar Çalıştayı”nda Türkiye’de 1950 yılından sonra 1 milyon 300 bin hektar sulak alanın yok edildiğine dikkat çekti.

    Türkiye’de İklim Değişikliği Alanında Kapasitenin Geliştirilmesi Hibe Programı kapsamında Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığınca uygulanmakta olan ‘Samsun’un İklim Değişikliğine Adaptasyonu Sürecinde Kızılırmak Deltası Su Yönetiminin Modellenmesi Projesi’nin temel faaliyetlerinden olan “Ulusal Sulak Alanlar Çalıştayı”, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışında konuşan Doç. Dr. Mustafa Güler, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 11. Bölge Müdürü Mehmet Sıddık Kılınçer ve Samsun Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, sulak alanların Türkiye için büyük bir zenginlik olduğunu belirterek, bu zenginliği koruyan Samsun Büyükşehir Belediyesine teşekkür ettiklerini söylediler.

    Türkiye’de sulak alanların yarısının yok edildiğini vurgulayan AK Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan ise, “1950’li yıllarda sıtmadan dolayı insanların hayatını kaybetmesiyle birlikte Türkiye’de sulak alanların kapatılması konusunda bir kanun çıktı. Bu kanunun ardından Türkiye’de sulak alanlar kurutulmaya başlanıyor. O günkü şartlarda sıtma hastalığına ilaç tedavisi mümkün olmadığından dolayı sivrisineklerin ürediği sulak alanları kurutuyorlar. Bu kurutulan alanların doğayı anormal derecede bozduğu görünüyor. Son 20 yıldır Türkiye’de sulak alanların kurutulmadığını görüyoruz. Kurutulan bu alanlara tekrar can suyu veriliyor. Ama bunun için çok geç kalınmış. Şu anda Türkiye’deki sulak alanların yarısı kurutulmuş durumda. Yani 1 milyon 300 bin hektar saha maalesef geçmiş yıllarda kurutuldu. Buralar tarım arazisi kazanmak ve sıtmanın önüne geçilmek için kurutulmuş. Bunun bir faydası olmadığı da zaman geçince anlaşılmış. Sulak alanların kurutulup tarım alanlarına dönüştürülmesinden sonra buralarda bir şeylerin yetiştirilemediği de görülmüş. Sazlıklar ortadan kalkmış, kuşlar gelmemiş, çölleşme olmuş ve doğal denge tamamen bozulmuş. İnsanlar yaptıkları yanlışı anladıklarında iş işten geçmiş. Kurutulmuş alanlara tekrardan can suyu verilmeye başlanmış ama faydalı olmamış. Ülkemizde kurutulma sonrasında birçok sulak alan yok olmuş. Türkiye’de Van Gölü kadar bir sulak alan 1950 yılından sonra yok edilmiş. Sulak alanlara çok büyük önem gösteren Samsun Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederim” dedi.

    “Kızılırmak Deltası’na mücevher gibi bakacağız”

    Kızılırmak Deltası’nın gelecek nesillere aktarılması konusunda çalışma yürüttüklerinin altını çizen Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “Bizim en büyük sulak alanımızın yer aldığı Kızılırmak Deltası’nda birçok hayvan yer alıyor. Bizim çalışanlarımız orada hem insan hem de doğa için ellerinden geleni yapıyor. Bir veterinerimiz, yaralı bir yılan bulmuşlar. Yılanı bulduktan sonra kafesin içerisinde çeşitli tedavilerle iyileştirmişler. İyileşen yılanı da tekrar doğaya saldık. Kızılırmak Deltası, yılanın dahi tedavi edilip de tabiata salındığı bir yer haline geldiyse biz çok büyük mesafe katetmişiz demektir. Biz deltadaki yılanı bile tedavi ediyorsak, artık oradaki her sorunu manevi değerler zinciri içerisinde değerlendirerek çözüyoruz. Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla yaptığımız bu programda güzel şeylerin olacağına inanıyorum. O sulak alanda kimseyi mağdur etmeyeceğiz. Biz orada Alah’ın bize bahşettiği güzelliği yüzük taşı gibi, mücevher taşı gibi düşüneceğiz. Kızılırmak Deltası’na mücevher gibi değer vereceğiz. Bu deltamızı gelecek nesillerin de kullanabileceği bir alan haline getireceğiz” diye konuştu.

    İklim değişikliğinin sulak alanlar açısından muhtemel etkilerinin ele alındığı çalıştayda, Kızılırmak Deltası’nda proje kapsamında yürütülen su ayakizinin belirlenmesi çalışması hakkında da bilgi verildi. UNESCO Geçici Listesi’nde yer alan deltanın yönetim süreçlerinde dikkat edilecek hususlar tartışıldı. Orman ve Su İşleri Bakanlığınca İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi Sonuçları Sunumu yapıldı. Çalıştay, İstanbul Teknik Üniversitesinde sulak alanlar konusunda çalışmaları bulunan iki akademisyen tarafından yapılan sunum ve soru-cevap bölümüyle tamamlandı.