Etiket: Yıldönümünde

  • Mevlana 743. vuslat yıldönümünde Büyükçekmece’de anıldı

    Yaşamını “Hamdım, piştim, yandım”, ilahi aşk yolculuğunu ise “Gel ne olursan ol yine gel” sözleriyle özetleyen büyük tasavvuf alimi Mevlana Celaleddin-i Rumi, “düğün gecesi” olarak adlandırdığı ölümünün 743’üncü yılında Büyükçekmece’de anıldı.

    Büyükçekmece Belediyesi ve Büyükçekmece Albatros Lions Külübü Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin düğün gecesi olarak adlandırdığı vefatının 743’üncü yılında Şeb-i Arus töreni düzenledi. Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İlahiler ile başlayan program, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin hayatının anlatıldığı video gösterimi ile devam etti. Ardından Uluslararası Sema Okulu’nun sunumlarının yapıldığı Şeb-i Arus Töreni vatandaşların büyük beğenisini topladı.

  • Paris’teki terör kurbanları saldırıların yıldönümünde anılıyor

    Fransa’nın başkenti Paris’te 130 kişinin hayatını kaybettiği kanlı terör saldırılarının birinci yıldönümü için anma programları başladı. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve hükümet yetkilileri anma törenlerinde hazır bulunuyor.

    İlk tören ilk saldırının düzenlendiği Stade de France önünde yapıldı. Saygı duruşunun ardından Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ve Saint-Denis Belediye Başkanı Didier Paillard, hayatını kaybeden tek kişi olan Manuel Dias’ın anısına hazırlanan plaketin açılışını yaptı. Cumhurbaşkanı Hollande daha sonra en fazla can kaybının olduğu Bataclan Konser Salonu önünde hayatını kaybedenler için konser salonunun girişine konulan plaketin açılışını yaptı. Açılış öncesi ise Parisliler erken saatlerde hayatını kaybedenlerin anısına mum yakmak için sıraya girdiler.

    Polis çevrede çok sıkı güvenlik önlemleri aldı. Bataclan Konser Salonu çevresi özel demir parmaklıklarla kapatıldı ve araç girişleri yasaklandı. Resmi ve sivil polislerin de kimlik kontrolü dahil olmak üzere çeşitli önlemler aldığı görüldü.

    13 Kasım 2015 tarihinde terör örgütü DEAŞ militanlarının stadyum, kafe, bar ve konser salonuna yönelik akşam saatlerinde düzenlediği saldırılarda 130 kişi hayatını kaybetmişti.

  • Düzce Depremi’nin yıldönümünde “deprem” uyarısı

    Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, Marmara ve Düzce depremlerinin konuşulduğu konferansta, “1999’u yaşayan insanlar olarak hala ev alırken içine girip fayansına, banyosuna, kaleboduruna bakıyoruz. Benzer büyüklükte bir deprem olduğunda ki bu deprem Marmara Bölgesi’nde bekleniyor. Zaman daralıyor” diye konuştu.

    BEÜ Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin yanı sıra Türkiye’nin Tektonik Sırrı konulu konferans düzenlendi. Konferansta yıkıcı şiddetteki depremler hatırlatılarak alınabilecek önlemlere dikkat çekildi.

    Yıkıcı şiddette yaşanabilecek bir deprem için hazırlıklı olunmasına dikkat çekilirken, vatandaşlara da ev satın alırken jeolojik etüdü ve projesine bakılması gerektiğinin altı çizildi.

    Öğrenciler gözyaşlarına hakim olamadı

    Konferansta 17 Ağustos Marmara Depremi ile 12 Kasım Düzce Depremi ile ilgili sunum yapan Afet Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Kurtuluş Sedar Görmüş, depremden saatler öncesinde Zonguldak’tan Yalova’ya taşındığını hatırlattı. Görmüş, deprem sonrası kurtarma çalışmalarının yapıldığı görüntüleri salondaki davetlilerle paylaştı. Görüntüleri izleyen bazı öğrenciler ise gözyaşlarına hakim olamadı.

    Deprem sunumunu yaparken zorlanan Görmüş, “Ben ailemle birlikte 16 Ağustos 1999 günü Zonguldak’tan Yalova’ya taşındım. Yaklaşık 5-6 saat sonra depremi yaşadık ve depremzedeyim. Ailemin maddi imkansızlıklar nedeniyle alamadığı ev yıkıldı. Belki o evi almış olsaydık bugün aranızda olamayabilirdim. O yıkıntıda evimizin yakınındaki bir evde depremin altıncı günü küçük bir çocuğumuz elini kolunu sallayarak kurtuluyor. Korkudan depremde uyumuş. Gerçekten bunların sunumunu yapmak benim için zor” dedi.

    “Epeyce bir yol aldık diyemeyiz”

    Büyük bir yıkım yaşanan 1999 depremi sonrasında bazı çalışmalar yapıldığına dikkat çeken BEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, benzer bir depremin yaşanması halinde benzer yıkıntılarla karşılaşılabileceğine vurgu yaptı. Daha önce Mühendislik Fakültesi Dekanlığı görevi de yapan Kutoğlu, şunları kaydetti:

    “1999 yılında gerçekten çok büyük bir yıkım yaşadık. Ve günlerde hepimiz o acıyı çok derinden hissettik. Ancak üzerinden geçen bir zaman dilimi içerisinde maalesef her zaman olduğu gibi unuttuk. Günlük yaşantımıza geri döndük. Geriye dönüp baktığımızda bugüne kadar ne yaptık dersek, bazı çalışmalar yapıldı ama maalesef işin toplamına bakıldığı zaman yine aynı boyutlarda bir deprem olduğunda biz yine benzer yıkıntılarla karşılaşacak durumdayız. Çünkü çeşitli şehirlere yaptığımız gezilerde özellikle Marmara Bölgesi’ne yaptığımız gezilerde, özellikle de düz ve deniz kıyısına yakın arazilerde binalara şöyle bir baktığınız zaman bazı binalar var ki bunların normal şartlarda bile hayatta nasıl kaldıklarını düşünüyorsunuz gerçekten; dolayısıyla hakikaten epeyce bir yol aldık diyemeyiz.”

    “Marmara Bölgesi’nde benzer büyüklükte deprem bekleniyor”

    Her geçen gün deprem olma olasılığının yükseldiğini ifade eden Kutoğlu, “Benzer büyüklükte bir deprem olduğunda ki bu deprem Marmara Bölgesi’nde bekleniyor. Zaman daralıyor. Her geçen gün depremin olma olasılığı yükseliyor. 2030-2040’lara geldiğimizde gerçekten bu oran yüzde 60’ları yüzde 70’leri geçmiş olacak. Dolayısıyla bu çalışmaları biraz daha hızlandırmak lazım. Bunların tamamını kamu kurumlarından beklemek çok doğru değil. Çünkü hala daha bir kültür oluşturamadık. Bir deprem ülkesinde yaşıyoruz. 1999’u yaşayan insanlar olarak hala ev alırken içine girip fayansına, banyosuna, kaleboduruna bakıyoruz. Ancak burası sağlam bir zemin mi jeolojik etüdünü sormayı aklımıza getirmiyoruz. Binanın statiğini gözden geçirmeyi projesine bakmayı aklımıza getirmiyoruz. Hala dış görünüşüne bakıyoruz. Şimdi bir de ısı yalıtımı diye bir şey çıktı. Binaların dışına kapladığınız zaman mükemmel görünümlü bir bina karşınıza çıkıyor. Bütün kusurları kapanmış bir bina. Ondan sonra her şey bitmiş gibi düşünüyoruz. Ama böyle bir şey söz konusu değil” diye konuştu.

    “Türkiye’nin her tarafı aslında birinci derece”

    Geçen günlerde Karadeniz’de 5.3 büyüklüğünde deprem olduğunu hatırlatan Kutoğlu, “Karadeniz’de geçen 5,3 şiddetinde bir deprem oldu. Daha önce 1968 yılında Bartın’da 6.5 büyüklüğünde bir deprem var. Yeterince Türkiye’de yer bilimleri ile ilgili çalışma olmadığı için deniyor ki bazı yerler 1. derece bölge, bazı yerler 2. derece bölge öyle bir şey yok. Türkiye’nin her tarafı aslında birinci derece bölge. Çünkü daha bilmediğimiz faylar var. Yeterince çalışmadığımız faylanmalar var” diye konuştu.

    Konferans, soru cevap şeklinde sona erdi.

  • Zeki Müren ölümünün 20. yıldönümünde şarkılarıyla anıldı

    Osmangazi Belediyesi, ’Sanat Güneşi’ Zeki Müren’in 20. ölüm yıldönümü nedeniyle anma gecesi düzenledi. Aşkın Nur Yengi ve Bekir Ünlüataer, Zeki Müren’in unutulmaz şarkılarını seslendirdi.

    Türk Sanat Müziği’nin efsane ismi Zeki Müren, 20. ölüm yıldönümünde Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen gecede anıldı. Türk pop müziği sanatçılarından Aşkın Nur Yengi ile TRT sanatçısı Bekir Ünlüataer, Zeki Müren’in eserlerini seslendirdi. Anma etkinliğine Zeki Müren’in aile fertleri, Zeki Müren hayranları ve protokol katıldı.

    Geceye ev sahipliği yapan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, “Sanata sahip çıkıyoruz. Bu akşam Zeki Müren’in ölümünün 20. yılı, bizler de 13 yıldır bu anma etkinliğini gerçekleştiriyoruz. Bursa’nın değerlerine sahip çıkıyoruz. Tıpkı Zeki Müren gibi Müzeyyen Senar ile ilgili, Yıldırım Gürses ile ilgili konserlerimiz de oluyor. Bunların yanı sıra söz konusu sanat olunca gençleri boş bırakmıyoruz. Edebiyat ve müzik gibi sanatsal alanlarda yarışmalar organize ediyoruz. Bizim müzik yarışmalarımızda yetişen çocuklarımız İtalya’ya gidip iki defa dünya birincisi oluyorlar” diye konuştu.

    “Zeki Müren gibi bir sanatçı bir daha gelmez”

    Gecede Zeki Müren’in pek çok şarkısını seslendiren Aşkın Nur Yengi, düzenlenen anma etkinliğiyle ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, “Zeki Müren çok müstesna bir şarkıcı. Üzerine gelebilecek pek ses yok gibi hissediyorum. Çünkü o, kendine has bir yorumcuydu. Kelimeleri tane tane söylemesiyle, sesinin ahengiyle bambaşkaydı. Tabi ki, gönül tüm sanatçılarımızın ve şarkılarının nice yıllar anılmasını ister. Onun hepimizin bildiği çok önemli şarkıları var. İstedik ki bu gece hep beraber o şarkıları söyleyelim” dedi.

    “Bursa’nın seyircisi bambaşka”

    Bu önemli gecede Bursalılarla birlikte olmaktan büyük keyif aldığını belirten Yengi, “Bursalıları çok severim yaklaşık 2 ay önce de Bursalılarla beraberdik. Bursa’nın seyircisi bambaşka çünkü bizim farklı şehirlerde seyircileri kıyaslama imkanımız var. Bursalılar sıcacık, cana yakın, katılımcı ve bizim için en önemlisi bol alkışlayan seyirciler” şeklinde konuştu.

    Dört sene sonra yeni albüm

    Yeni projesi olan “Aşktan olsa gerek” albümünü yakın bir zamanda çıkaracağını belirten Aşkın Nur Yengi, “Çok heyecanlıyım 4 senedir albüm çıkarmamıştım. Bunca zamanın ardından benim için çok kıymetli bir albüm. Biraz tarzımın dışı, biraz tarzımın içi çünkü artık müzik bambaşka yerlere gidiyor. Herkes 90’lı yıllardaki gibi şarkılar bekliyor ama artık öyle şarkılar artık pek mümkün değil. Çünkü 90’larda olan gibi bir hayat yok, öyle bir aşk yok artık herkes çok başka hayatlar yaşıyor. Dolayısıyla yeni jenerasyon yeni şarkılar ama yine de Aşkın Nur Yengi’nin ağzından ve tarzında duyacağımız şarkılar olacak” dedi.

  • Depremin 17. yıldönümünde sessizce yürüdüler

    17 Ağustos Marmara Depremi’nin 17. Yıldönümü nedeniyle Yalova’da sessiz yürüyüş gerçekleştirildi. Bu yürüyüş esnasında konuşan Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman gelen tüm kat taleplerine hiç bir şekilde cevap vermeyeceklerini dile getirdi.

    1999 yılında meydana gelen depremin 17. yıldönümü dolayısıyla Yalova’da anma töreni Yalova Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği ve Yalova Belediyesi tarafından ortaklaşa düzenlenen, “Sessiz Yürüyüş” ile başladı. Deprem Anıtı’ndan başlayarak Cumhuriyet Meydanında sona eren yürüyüşe Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş de katıldı. Yürüyüşün sona erdiği Cumhuriyet Meydanında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman deprem kuşağı üzerinde olan Yalova’da hiç bir şekilde kat artışına izin verilmeyeceğini dile getirdi. Salman, “Çok zor günlerdi onlar, kötü günlerdi. Önemli olan bundan dersler çıkartmaktı. Depremden sonra ilk bir kaç yıl dersler çıkartıldı. Fakat belediye başkanı olduktan sonra bakıyorum da inşaat sektöründen kat talepleri geliyor. Deprem döneminde deprem bilimcilerle sıkı diyaloglarım oldu. Başta rahmetli Aykut Barka, Oğuz Gündoğdu ile Ahmet Ercan’la bu konularda görüşmelerimiz oldu. Ahmet Ercan’ın o sözünü hiç unutmuyorum. Kulağıma küpedir o sözler. Ahmet Ercan, ’Hangi mühendislik tekniği kullanılırsa kullanılsın Yalova’da bu zeminde çok katlı bina yapmak cinayettir, katliamdır’ demişti. Yani bana istediği kadar kat talebi gelsin 2004/2009 yılları arasında benimde belediye meclisi üyesi olduğum dönemde alınan 4 kat imar kararının sonuna kadar arkasındayım. İmarla ilgili bu kat talepleri geldikçe de bir kulağımdan girer, diğerinden çıkar. Allah bir daha bizlere böyle bir afet göstermesin. O depremde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum” dedi.