Etiket: Yıldönümünde

  • 15 Temmuz’un yıldönümünde binlerce kişi Mevlana Meydanı’na akın etti

    15 Temmuz Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) hain darbe girişiminin birinci yıldönümünde binlerce Konyalı vatandaş, ellerinde Türk bayraklarıyla Mevlana Meydanı’nda düzenlenen programa akın etti.

    Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, şiir dinletileri ve 15 Temmuz’u anlatan çeşitli belgesellerin gösterimiyle devam etti. Programda konuşan Konya Valisi Yakup Canbolat, “Düşmanlarımızın harp sahalarında dahi yapamadıkları alçaklığı aziz milletimize reva görmüşlerdir. Hamd olsun ki cenabı Allah’ın lütfu Cumhurbaşkanımızın cesareti ve üstün yöneticiliği ile harekete geçen milletimiz tankın, uçağın, helikopterin, tüfeğin karşısına sadece imanı, inancı ve yüreği ile dikilmiş, FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilmek istenen hain darbe ve ülkeyi bölme girişimini aziz milletimizin ölüme meydan okurcasına kararlığı ile engellenmiş, o karanlık gecenin sabahını aydınlığa çevirmiştir” dedi.

    “15 Temmuz asrın en büyük ihaneti ile başladı asrın zaferi ile sonuçlandı”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Ahmet Sorgun da, “15 Temmuz asrın en büyük ihaneti ile başladı asrın zaferi ile sonuçlandı. En uzun gece 21 Aralık gecesi değildi bu millet için. En uzun gece 15 Temmuz gecesiydi. Ama 15 Temmuz milletimizin uyanış hareketinin, ülkemizin dirilişinin yaşandığı gündür. 15 Temmuz bir milat, tarihin yeniden yazılmaya başladığı gündür. Aslında o karanlık geceyi aydınlatan hainlerin bombaları asla değil, milletimizin imanıydı. Bizler ne bu ihaneti ne de bu milletin cesaretini unutmayacağız, unutturmayacağız. 15 Temmuz ülkemizin sadece hainlerden kurtulması değil, bu zafer istikbalimizin ve istiklalimizin teminatıdır” dedi.

    “Beraberliğimizi, kardeşliğimizi koruyalım”

    Birlik ve beraberlik çağrısı yapan AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı ise, “Aziz millet meydanlarda ve ellerinde silah olmadan, bu milletin paralarıyla alınmış silahlara karşı göğsünü siper edip bu ihanete karşı dur dedi. Bu milli duruş kıyamete kadar devam edecek inşallah. Yeter ki biz birlik ve beraberliğimizi kardeşliğimizi koruyalım. Bu ülkenin çocukları olarak bu gemiyi geleceğe taşıyalım. Mazlum coğrafyanın umudu olan bu Türkiye’yi en iyi şekilde koşturmak adına nerde olmamız gerekiyorsa orada dimdik olabilen bir halde yürümeliyiz” şeklinde konuştu.

    “Milletimiz tüm dünyaya demokrasi dersi verdi”

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise konuşmasında şunları kaydetti:

    “Bir şeyi unuttular. Reisinin talimatıyla bu milletin meydanları dolduracağını, bu milletin kahramanlarının tanklarının önüne bedenlerini atacağını. Bir şeyi unuttular, bir dakika sonra öleceğini bilerek köprüde şahadete koşacağını unuttular. Bir şeyi unuttular ki bu meydanları dolduran sizleri, aziz Konyalıları unuttular ve bu hainlere karşı bugün nasıl meydanları doldurduysa 15 Temmuz akşamında da meydanları doldurdu ve tüm dünyaya demokrasi dersi verdi. Bizler bugün meydanları doldururken inanın tüm dünyada ümmet bizler için dua ediyor aynı 15 Temmuz akşamında olduğu gibi.”

    Programda konuşan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya İl Başkanı Murat Çiçek de, 15 Temmuz’da Türkiye’nin yeni bir haçlı akınına maruz kaldığını, Türkiye düşmanlarının pusuda beklediğini söyledi. BBP Konya İl Başkanı Osman Seçgin de hain darbe girişimi karşısında milletimizin kahramanlığı ve cesaretinin zirveye çıktığını ifade etti.

    Program kapsamında ayrıca Türkiye’nin 81 ilinde eş zamanlı selalar okundu. Programda, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından canlı bağlantı yapıldı. Programa, protokol mensupları ve vatandaşlar katıldı.

  • Vefatının yıldönümünde Prof. Dr. İbrahim Sarıçam anıldı

    İslam ilmine yaptığı katkılarla tanınan ve geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Prof. Dr. İbrahim Sarıçam, Bartın Üniversitesi’nde düzenlenen törenle anıldı.

    Bartın Üniversitesi Kutlubey Kampüsünde gerçekleştirilen anma töreni, Bartın Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Görevlisi İbrahim Urgancı’nın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan Köycü tarafından hatim duası yapıldı.

    Törenin açılış konuşmasını yapan Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, merhum Profesör Sarıçam’ın çalışmalarıyla örnek bir insan olduğunu belirterek, eserleriyle her zaman anılacağının altını çizdi.

    Rektör Uzun “Gelecek nesillerin gururla örnek alacağı güzel insanlardan biri olan Prof. Dr. İbrahim Sarıçam’ı rahmetle anıyoruz. Üniversitemizde, şehrimizde doğan bir büyük insanı anmanın ve gelecek nesillerimize onun hayatını aktarmanın gururunu yaşıyoruz. Üniversitemizde Prof. Dr. İbrahim Sarıçam ismi her zaman anılacaktır.” dedi.

    Değerli bir bilim insanının anılmasından dolayı duyduğu mutluluğu dile getiren Bartın Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Cüneyd Aydın ise “Önemli bir değer olarak kabul ettiğimiz bilgi üreten, toplumu aydınlatan ve ona yeni ufuklar açan merhum Prof. Dr. İbrahim Sarıçam ve onun gibi değerli bilim insanlarının tanınması ve tanıtılması gerekiyor.” diye konuştu.

    Arkadaşları Prof. Dr. İbrahim Sarıçam’ı anlattı

    Anma programı kapsamında düzenlenen panelde merhum Sarıçam’ı arkadaşları Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Ünal, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. İrfan Aycan, Prof. Dr. Seyfettin Erşahin ve Prof. Dr. Ahmet Nedim Serinsu anlattı.

    Panelin başkanlığını yapan İlahiyat Fakültesi Dekanı Ünal, Prof. Dr. İbrahim Sarıçam’ın alanında çok değerli bir bilim adamı olduğunu kaydederek, “Kişiliğiyle herkese örnek bir insandı.” dedi.

    ’Arkadaşım İbrahim Sarıçam’ adlı bir konuşma yapan Prof. Dr. Aycan “Sevgili kardeşim İbrahim Sarçam benim 40 yıllık arkadaşımdı. Bu süre içerinde beraber çok güzel ve değerli vakit geçirdik. Kendisi tam bir Anadolu insanı olarak tanımlayabilirim.” şeklinde konuştu.

    Prof. Dr. Erşahin de ’İbrahim Sarıçam’ın ilmi Yönü ve Eserleri’ başlıklı konuşmasında “İbrahim hocamızı, hiç mübalağasız söylüyorum, konuşmak ve anlatmak kolay değil. Kendisiyle çok uzun mazimiz olduğu için söylüyorum. Bir ilim insanı sorumluluğuyla İbrahim Sarıçam, insanlara bir şeyler söylemek istedi. Hocamız bilimsel ve ilmi tarihçilik yaptı. Kritik tarihçilik ve analitik tarihçilik yaptı. Çok iyi metin okurdu. Türkiye’de ve Dünya’da Hz. Muhammed ile ilgili kitap yazmak kolay bir şey değildir. Ama İbrahim Sarıçam hocamız bunu başardı.” ifadelerini kullandı.

    ’İbrahim Sarıçam ve Yaşam Felsefesi’ konulu konuşmasını yapan Prof. Dr. Serinsu ise “İbrahim Sarıçam bir değerdi. İnsanı hayattayken sevmek değeriydi. Sarıçam hocamız, ‘sevdiğini hayattayken söylemek ve eylemleriyle kanıtlamak değeri hayal dünyamızın değil gerçek dünyamızın bir parçası olsun’ diye çabaladı.” dedi.

    Gerçekleştirilen panel sonunda Rektör Uzun ve Bartın İl Müftüsü Mahmut Gündüz’ün panelistlere teşekkür belgelerini verdi.

    Prof. Dr. İbrahim Sarıçam’ın 5 bin kitabı bağışlandı

    Anma törenine merhum Prof. Dr. İbrahim Sarıçam’ın eşi Ayşe Sarıçam ile çocukları Semih Sarıçam ve Esma Sarıçam da katıldı.

    Bartınlı Profesör İbrahim Sarıçam’ın Bartın Üniversitesi Kütüphanesine bağışladığı 5 bin kitapla ilgili teşekkürlerini ileten Rektör Uzun, “Böyle değerli bir insanın bin bir zorlukla biriktirdiği kitapların Bartın Üniversitesi kütüphanesinde yer alması bizim için çok kıymetli. Bu kitaplarla bizler ve öğrencilerimiz merhum hocamıza karşı hasretimizi bir nebze de olsa dindirmiş olacağız. Kütüphanemize gelen araştırmacılarımızın ve öğrencilerimizin önüne bu kitaplar bir ışık tutacaktır. Bu vesileyle Prof. Dr. İbrahim Sarıçam hocamızı bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyor, ailesine teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

    Tören sonrası öğrencilerle birlikte iftar yapıldı

    Tören sonrası öğrenciler ve katılımcılar Bartın Üniversitesi yemekhanesine geçerek hep birlikte oruçlarını açtı. Tasavvuf musikisi ve ilahiler eşliğinde yapılan iftara yoğun katılım oldu.

  • 2. Abdülhamid Han, ölümünün 100. yıldönümünde Kocaeli’de anıldı

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Sultan 2. Abdülhamid Han’ı Anmak ve Anlamak söyleşisi vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşti.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid Han’ın ölümünün 100. yılı dolayısıyla gerçekleştirdiği etkinlikler kapsamında “Sultan 2. Abdülhamid Han’ı Anmak ve Anlamak” konulu bir söyleşi düzenledi. Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleşen söyleşide Gazeteci-Yazar Serdar Tuncer, Tarih ve Türkiye Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Prof. Dr. Haluk Selvi ve Payitaht Abdülhamid dizisi oyuncusu Bahadır Yenişehirlioğlu konuşmacı olarak yer aldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği seminere Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri İlhan Bayram’ın yanı sıra, akademisyenler katıldı. Yaklaşık olarak 700 vatandaşın izleyici olarak yer aldığı seminerde salona sığmayan vatandaşlar için salon girişindeki bir bölümde seminer canlı olarak yayınlandı.

    Söyleşi başlamadan önce açılış konuşmasını yapan Genel Sekreter İlhan Bayram, gençlerin “Biz Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak her konuda şehrimize ve insanlarımıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Yurtdışında birçok yerde dolaştım. Gördüm ki biz Dünya’nın gelişmiş ülkeleri ile aramızdaki fiziki farkı ciddi anlamda kapattık, bazı konularda öne geçtik ve inşallah bunu daha da geliştireceğiz. Gençlerimizde de görüyorum, son zamanlarda bir güven patlaması var. Ama bunun içini doldurmak lazım. Nereden geldik, nereye gidiyoruz, bunun bilincini gençlerimize veriyoruz. Tarih şuurunun oluşması, gelişmesi lazım. Ancak bunları doğru yönlendirmek lazım. Bu vesileyle de Abdülhamid Han Efendi’yi de yad ediyorum” dedi.

    Gazeteci-Yazar Serdar Tuncer’in modaretörlüğünde devam eden seminerde konuşan Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Osmanlı Devleti’nin İslam medeniyeti için çok önemli bir öneme sahi olduğunu ifade ederek, “Osmanlı’da bize öylesine büyük, öylesine güzel bir miras bırakmış ki ama onun evlatları sefil bir şekilde yaşıyor ve bunun zenginliğinin de farkında değil. Bunu anlamak lazım. Düşünün ki ilk defa bir İslam uygarlığı 6 asır boyunca ayakta kalabilmiş, hatta cihana hakim olmuştur. Ama biz bunun değerini bilmiyoruz. Bir baba düşünün böyle zenginlik, zarafeti, her şeyi bırakmış size. Tabii, biz artık gerilediğimizde, bizim yerlerimizi almaya başladıkları zaman bir daha bu medeniyet bilinmesin diye unutturmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

    “Tarihimiz dediğimiz zaman onlar bizim tarihimiz bizim ecdadımız. Hataları olan olabilir, çok doğruları olanlar olabilir. Ama benim ecdadım olanı bir yabancı, bir hain olarak, bir alçak olarak göstermeye çalışmak nasıl bir zihniyettir” diyerek sözlerini sürdüren Şimşirgil, “Abdülhamit çok zeki bir devlet adamıydı. Afrika’da Hindistan’da, Avrupa’da Çin’de belki Kanuni Sultan Süleyman’ın kılıç gücüyle yapamadığını Abdülhamid Han siyaset, istihbarat ve Halifelik gücüyle yapabiliyordu. O dönemler gerçekten zor dönemlerdi. Fatih’in Yavuz’un Kanuni’nin yapamadığı şeyleri Abdülhamid Han’ın böyle zor bir zamanda yapabilmesi müthiş bir hadiseydi. Abdülhamid Han, düşmanı, kendini tanıyan, kendinin gücünü bilen bir adamdı. Bunu öyle güzel kullandı ki İngilizler bile korktu. Abdülhamid Han, İngilizler’in kulağına kar suyu kaçıracak sözleri her zaman kullanıyordu. Mesela son derece önemli bir husustur; Avrupa’da Peygamber Efendi’mizin aleyhine oynatılan piyeslere öyle sert tepkiler veriyor ki, adamlarını gönderiyor ve ‘Şayet piyesler oynarsa doğacak sorunlardan ben sorumlu değilim’ diyor” şeklinde konuştu.

    Daha sonra konuşan Prof. Dr. Haluk Selvi, Abdülhamid Han’ın padişahlık döneminde yapmış olduğu siyasetin öneminde dikkat çekerek, “Osmanlı Devleti’nde Abdülhamit Han’ın yaşadığı zor dönemlerde padişahlık yapan, yurt içi ve yurtdışında kendisine bu kadar muhalif olmasına rağmen ülkeyi belirli bir refah seviyesine ulaştırabilen başka padişah yoktur. Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman’ın ellerinde o kadar büyük bir güç vardı ki, daha fazla ilerleyecek, toprak elde edebilecek bir pozisyondaydılar. Ama Abdülhamid Han, Osmanlı’nın en güçsüz olduğu, düşmanlarının ise en güçlü olduğu bir dönemde 32 yıl boyunca ülkesini onlara karşı savunabilmiş, müdafaa edebilmiş ve muhalefeti de en iyi şekilde kontrol altında tutabilmiştir. Rakiplerini birbirine karşı kullanmada müthiş bir dahidir. Ülkesinde eğitimi, geleceği inşa etmede müthiş bir dahidir” ifadelerini kullandı.

    Payitaht Abdülhamid dizisi oyuncusu Bahadır Yenişehirlioğlu, yanlış tarih öğretiminin yaşadığı dönemlerde yetiştiğini söyleyerek, “Hatırlıyorum, koşa koşa okuldan eve gelmiştim. Okulda gördüğüm her şeyi de annemle paylaşırdım. Anneme, okulda ne yaptığımızı sordu. ‘Kızıl Sultan’ı öğrendik’ dedim. Öğretmen Kızıl Sulatan diye birisinden bahsetmişti. Ama ben öğretmenime hayrandım. Kızıl Sultan’ı anlatırken, büyük bir kinle, hınçla anlattıklarını sınıfa empoze etmeye çalıyordu. Öğretmenimin yüzündeki hiddet annemin yüzünde belirdi ben anlatınca. ‘Otur’ dedi. Oturdum karşısına. ‘O sana Kızıl Sultan olarak tanıtılan şahsiyet senin deden. Öğretmeninle karşı karşıya gelmeni istemiyorum ama söylediklerim zihnine yerleşsin’ dedi. Tabi ki ben annemin tarafında oldum. O bizim atamız, o bizim dedemiz ve o çok büyük bir adam” dedi.

    Konuşmaların ardından katılımcıların soruları. Yanıtlandı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, fotoğraf çekimi ile son buldu.

  • Oğuz Atay 40. ölüm yıldönümünde doğduğu ilçede anıldı

    Türk edebiyatına “Tutunamayanlar”, “Tehlikeli Oyunlar” ve “Bir Bilim Adamının Romanı” gibi unutulmaz romanlarla damga vurmuş yazar Oğuz Atay ölümünün 40. ölüm yıl dönümünde doğum yeri İnebolu’da anıldı.

    12 Ekim 1934’te Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde dünyaya gelen ve 43 yıllık yaşamında Türk edebiyatına damga vuran çok sayıda eserler bırakan Oğuz Atay, İnebolu Kültür ve Sanat Derneği’nin düzenlediği etkinlikle anıldı. Düzenlenen etkinlikte ilk olarak saat 13.00’da İnebolu Belediye Başkanlığı önündeki Oğuz Atay büstüne çiçek bırakıldı. Ardından Belediye Sinema ve Konferans Salonu’nda panel düzenlendi. Panelde katılımcılar Prof. Dr. Hasan Sacit Keseroğlu ve Mirati Madak, Oğuz Atay ve hayatı üzerine konuştu. Panel sonunda Mustafa Kemal Paşa Caddesi Oğuz Atay Sokak’da bulunan Oğuz Atay’ın doğduğu eve ziyaret gerçekleşti.

  • Okuldaki birinci yıldönümünde cinayete kurban gitti

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde, 2 öğrencisi tarafından okulda öldürülen okul müdürü Ayhan Kökem’in cenazesi, yakınları tarafından Adli Tıp Kurumundan alındı. Kökem’in okuldaki birinci yıldönümünde cinayete kurban gittiği öğrenildi.

    Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen (47), daha önce okuldan atılan İlhami P. (16) ve Uğurcan Y. (26) isimli öğrencilerle okulda yapılacak veli toplantısı öncesi odasında tartıştı. Öğrenciler yanlarında getirdikleri av tüfeğiyle müdür Kökmen’i göğsünden vurdu. Okul müdürü Kökmen odasında yaşamını yitirdi. Olayın ardından okuldan kaçan İlhami P. ve Uğurcan Y. jandarma karakoluna giderek teslim oldu.

    Cinayetle ilgili araştırma yapan Ödemiş Jandarma İlçe Komutanlığı ekipleri, cinayette kullanılan tüfeğin, öğrencilerden Uğurcan Y.’nin babası B.Y.’ye ait olduğunu tespit etti. Jandarma ekipleri, B.Y.’yi de gözaltına aldı. Şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

    Birinci yıl dönümünde cinayete kurban gitti

    Okul müdürü Kökem’in cenazesi otopsi için kaldırıldığı İzmir Adli Tıp Kururmundan kardeşi İrfan Kökem ve yakınları tarafından alındı. Kökem’in cenazesinin bugün Ödemiş Şeker Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından defnedileceği belirtildi.

    Öte yandan 2 çocuk babası Kökem’in eşinin de başka bir okulda sınıf öğretmeni olduğu belirtilirken Kökem’in Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi’ne 15 Aralık 2016 günü atandığı, görevinin birinci yıldönümünde cinayete kurban gittiği öğrenildi.