Etiket: Yıldönümünde

  • Şehit Şerife Bacı, 95. Ölüm Yıldönümünde Törenle Anıldı

    İstiklal Savaşı’nın simge isimlerimden Şehit Şerife Bacı, şahadetinin 95. yıldönümünde memleketi Seydiler’de düzenlenen törenle saygıyla anıldı.

    Tören öncesinde kadın dernekleri Atatürk Anıtına çelenk bırakarak bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Daha sonra Seydiler Belediyesi Kültür Merkezinde düzenlenen törene geçildi. Törende konuşan Vali Şehmus Günaydın, Kastamonu’nun Kurtuluş Savaşı’nda kadınıyla, çocuğuyla ve yaşlısıyla destan yazdığını belirterek, “Bu milletin azmi bu milletin fedakarlığı her türlü planları onların kafalarına balyoz gibi indirecektir” dedi.

    Şehit Şerife Bacı’nın Kurtuluş Savaşı’nın simgelerinden ve sembollerinden birisi haline geldiğini vurgulayan Vali Günaydın, “Şerife bacı ile birlikte Kastamonu’nun cephe gerisinde çok büyük fedakarlıklar göstermiş. Yapılanlara fedakarlık yaptı demekte yanlış olur. Yapılanları anlatacak bir kelime literatürde mevcut değil. Kastamonu yaşlısıyla, çocuğuyla ve kadınıyla Kurtuluş Savaşı’nda büyük destanlar yazdı. Savaşın kazanılmasında ilimizin ve İnebolu’nun misyonu çok farklıydı” diye konuştu.

    Kadınların yaptığı çalışmaların her şeyin üzerinde olduğunu söyleyen Vali Günaydın, “Günümüzde de kadınların yaptığı çalışmalar her şeyin üzerindedir. Ben kadınlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Yüz yıl önce bu vatan üzerinde hesaplar yapanların Kurtuluş Savaşı’nda gerekli dersi almadığını düşünüyorum. Bu milletin azmi bu milletin fedakarlığı her türlü planları onların kafalarına balyoz gibi indirecektir. Yüz yıl önce neyi amaçlamışlarsa, aynı düşüncelerle karşımıza çıkıyorlar. Bu milletin bütün ferdi siyasi parti gözetmeksizin onlara gerekli dersi verecektir” ifadelerini kullandı.

    “GÜÇLÜ BİR SİLAHLI KUVVETLER, GÜÇLÜ BİR SAVUNMA ANLAYIŞI VE EKONOMİK OLARAK GERÇEK ÖZGÜRLÜĞÜ YAKALADIK”

    Kurutuluş Savaşı’nda tüm dünyaya karşı Türk kadınının esareti reddettiğini ifade eden AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik ise, “Pazar sabahı bu salonun dolmuş olması bizim geçmişimize ne kadar sahip çıktığımızın kanıtıdır. Şerife Bacı bir kahramanlık destanıdır. Türk kadının vatanına ve milletine sahip çıktığının göstergesidir. Bütün dünya tepemize binmiş ama Türk kadını esareti reddediyoruz demiş. O günden bu güne o kadınların sırtında yükselen bir Cumhuriyet var. O gün esareti reddeden milletimiz başka esaretleri de ortadan kaldırmaya başladı. İşgalle bizi ortadan kaldıramayacağını anlayanlar başka oyunlarla bizi sıkıntıya sokup, bizi kontrol etmeye kalktılar” şeklinde konuştu.

    Vatan söz konusu olduğunda Türkiye’de bütün ayrımların ortadan kalkacağına dikkat çeken Çelik, “Cumhuriyetin başından bu yana. Hamdolsun son dönemlerde ekonomik bağlılığımızı da ortadan kaldırıyoruz. Artık güçlü bir silahlı kuvvetler, güçlü bir savunma anlayışı ve ekonomik olarak gerçek özgürlüğü yakaladık. Türkiye’nin bu güçlü yükselişini çekemeyenler terör illetini gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Ama bu emellerine ulaşamayacaklar. Türk milleti omuz omuza terörle mücadelesini sürdürecekti. Vatan söz konusu oldu mu siyasi partiler ve ayrışmalar ortadan kalkacaktır. Geçen hafta ülkenin kalbine ok saplanmaya başladı. Biz bunların üstesinden gelecek güce sahibiz. Tarihi geçmişimiz bunu ortaya koyuyor” açıklamasında bulundu.

    “DÜNYANIN BİZE İHTİYACI VAR, TÜRKİYESİZ DÜNYA OLMAZ”

    Türk kadınının olmadığı bir toplumun var olamayacağını belirten Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç de, şöyle konuştu: “Ayazağa’da Sarıyer’e yeni bağlanan bir mahallede Şerife Bacı Heykeli’nin dikilmesi ve çevresinde yaşam alanlarının oluşması Türk kadınının yaşamdaki yerinin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Bu Cumhuriyet kolay var edilmedi. Ülkemizin içinde bulunduğu bu sıkıntılı günleri aşmak zorundayız. Çok memlekette bulundum ama dünyada Türkiye gibisi yok. Hiç tanımadığımız yüzünü dahi görmediğimiz insanların denizde boğulmasına silahlar altında ölmesine göz yummayıp hemen onlara kucak açmamız tüm dünyaya nasıl bir millet olduğumuzu bir kez daha kanıtlamıştır. O zaman dünyanın bize ihtiyacı var. Türkiyesiz olmaz. Türk kadınının olmadığı bir toplumda olmaz. Bunun için sizlere çok iş düşüyor. Bir araya gelemeyenleri, zıt kutuplarda olanları yani herkesi siz bir araya getirirsiniz. Şerife Bacı’ların yaptığı gibi”

    “ŞEHİT ŞERİFE BACI, 21 ŞUBAT 1921’DE DONARAK ŞEHİT OLMUŞTUR”

    Şehit Şerife Bacı’nın kahramanlıklarından bahseden Şehit Şerife Bacı Kültür Evi Yapma ve Yaşatma Derneği Başkanı Şerife Şahin ise, “Şerife Bacı mermileri ve çocuğunu çetin kış şartlarından korumak için yamalı yorganını onların üzerine örtmüştür. Bu durumda Kastamonu kışlasına kadar zor ulaşmış ve 21 Şubat 1921’de donarak şehit olmuştur. Kurtuluş savaşı sırasında İnebolu’dan başlayıp Ankara’ya kadar giden İstiklal Yolu’nu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Gözüm cephede, kulağım İnebolu’da’ diyerek özetlemiştir” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Eğitimci Yazar Mehmet Sayan, katılımcılara İstiklal Savaşı’nda Türk kadınının kahramanlıkları ve Şehit Şerife Bacı hakkında katılımcılara bilgiler verildi. Ardından Seydilerli kadınlar tarafından Şehit Şerife Bacı canlandırıldı.

  • Ülkü Ocakları Fırat Çakıroğlu’nun Ölüm Yıldönümünde Mevlid-i Şerif Okuttu

    Sivas’ta, Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi kampüsünde çıkan kavgada öldürülen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ölümünün birinci yıldönümü nedeniyle Mevlid-i Şerif okuttu.

    Ülkü Ocakları Sivas Şubesi tarafından Ege Üniversitesi’nde, iki grup öğrenci arasında çıkan kavgada öldürülen Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi Sorumlusu Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu için Paşa Camii’nde yatsı namazı öncesi Mevlid-i Şerif okutuldu.

    Düzenlenen programa Ülkü Ocakları Sivas Şube Başkanı Turan Gazi Yalçındağ, ocak üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Katılımcılara gül suyu ve şeker ikram edilirken ilahiler okundu. Dua edilmesinin ardından Mevlid-i Şerif programı sona erdi.

  • Özgecan, İzmir’de Ölümünün Birinci Yıldönümünde Anıldı

    Geçtiğimiz sene Mersin’in Tarsus ilçesinde hunharca öldürülen Özgecan Aslan, ölümünün birinci yıl dönümünde Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Kadın Kolları tarafından anıldı. CHP İzmir Kadın Kolları Başkanı Balcı, “Kadınların istedikleri saatte, istedikleri yerde bulunma haklarının bulunduğunun bilinmesi lazım” dedi.

    Basmane Fuar Montrö kapısı önünde gece saat 22.30’da toplanan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Kadın Kolları, geçtiğimiz sene hunharca öldürülen 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’nı ölümünün birinci yıl dönümünde andı.

    Gece saat 22.30’da toplanmamalarının asıl nedeninin kadınların istedikleri saatte, istedikleri yerde bulunma haklarının bulunduğunun bilinmesi için olduğunu söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı, aradan bir sene geçmesine rağmen değişen bir şeyin olmadığını ve tecavüzlerin devam ettiğini vurguladı.

    2015 yılında 303 kadının çeşitli nedenlerle katledildiğini aktaran Balcı, “Kadına şiddet ülkemizin en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Özgecan Aslan 20 yaşında üniversite öğrencisi gencecik bir kızımızdı. Suçu okulundan evine dönmek için minibüse binmekti. Evine dönerken bindiği minibüste tecavüz girişimine direndiği için feci bir şekilde öldürülmüştür. Ancak bu geçen süreç içerisinde yargılanan kadın katillerinin en az yarısı, mahkemelerde iyi hal, takım elbise vs, ceza indirimleri almışlardır. Bizler kadınlarımıza karşı yapılan her türlü şiddeti kınıyoruz” dedi.

  • Denktaş Ölümünün 4. Yıldönümünde Anıldı

    KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, ölümünün 4. yıldönümünde kabri başında düzenlenen devlet töreniyle saygı ve özlemle anıldı.

    Lefkoşa Cumhuriyet Parkı’ndaki kabri başında düzenlenen anma törenine, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Denktaş’ın eşi Aydın Denktaş, Meclis Başkanı Sibel Siber, Başbakan Ömer Kalyoncu, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Birinci Müsteşar Seyit Mehmet Parlak, KTBK Komutanı Korgeneral İlyas Bozkurt, GKK Komutanı Tümgeneral Erhan Uzun, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, Ana Muhalefet DP UG Genel Başkanı Serdar Denktaş, LTB Başkanı Mehmet Harmancı, bakanlar, milletvekilleri, siyasi parti başkanları, muharip dernekler, kurum kuruluş ve okullar, üniversiteler ile ailesi ve sevenleri katıldı. Törende, protokolün yanı sıra öğrenciler de Denktaş’ın kabrine çiçekler sundu. Törende Denktaş’ın eşi Aydın Denktaş gözyaşlarına hakim olamadı. Protokolün çelenkleri anıta sunmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla sürdü. Tören, anıt özel defterinin imzalanması, Akıncı’nın konuşmasıyla tamamlandı.

    Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Tıpkı merhum Denktaş’ın kendi döneminde yaptığı gibi bizler de yaşadığımız dönemin ihtiyaçlarını hesaba katan, şimdiki zamanın ruhuna uygun bir yol aramaya mecburuz. Bu nedenledir ki; adil bir çözüm için tüm iyi niyetimizle çalışıyoruz. Kıbrıslı Türklerin eşitliğinden, özgürlüğünden ve güvenliğinden taviz vermeyecek bir anlaşma için çaba harcıyoruz” dedi.

    Akıncı, anlaşma çabasını ortaya koyarken toplumsal mücadelenin bir süreç işi olduğunu hiç akıldan çıkarmadıklarını, bu bakımdan tıpkı kendisinden sonra görev yapan cumhurbaşkanlarının sağladıklarını dikkate aldıkları gibi, Denktaş’ın da müzakerelerde elde ettiği uzlaşı ve kazanımlardan yararlandıklarını vurguladı. Akıncı, içinden geçilen tarihsel dönemin ruhunun toplumsal ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlara bağlı olarak gelişen siyasal yönelimleri biçimlendirip yoğuran çok önemli bir unsur olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: “Bugün 4. ölüm yıl dönümünde saygıyla andığımız merhum Rauf Raif Denktaş çalkantılı bir konjonktürde adadan silinme tehdidiyle karşı karşıya bırakılan Kıbrıslı Türklere siyasal önderlik yapmış önemli bir kişilikti. Çocukluk anılarından bir kesit sunduğu ‘Karkot Deresi’ adlı kitabında Denktaş, düşüncelerine yön veren çok önemli bir ayrıntıdan söz eder: ’7 yaşına kadar beni o büyütmüştü’ dediği dedesi Şeherli Mehmed, Osmanlı Devleti’nin adayı İngilizlere terk edişine tanıklık etmiş birisi olarak, torununun kulağına sürekli ‘Gittiler ama yine gelecekler, ben görmeyeceğim ama sizler göreceksiniz’ diye fısıldıyordu. Bu telkinle büyüyen ve daha çocukluk yıllarında Aybifan Tepesi’nde toplanan köylüleri, okuduğu milliyetçi şiirlerle etkileyen merhum Denktaş, Kıbrıslı Türklerin adadaki varlığını koruyup geliştirme mücadelesinde içinde doğup büyüdüğü koşullarda olgunlaşan bir siyasetle rehberlik etti.”

    Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, zamanın hiç durmaksızın aktığını, bugün yeni bir dünya ve yeni koşulların bulunduğunu, fakat Kıbrıslı Türklerin ihtiyacının, özü itibariyle değişmediğini, dün olduğu gibi bugün de adada kökleşip kalıcılaşmanın yollarını bulmaya çalıştıklarına dikkat çekti. Akıncı, “Elbette tıpkı merhum Denktaş’ın kendi döneminde yaptığı gibi bizler de yaşadığımız dönemin ihtiyaçlarını hesaba katan, şimdiki zamanın ruhuna uygun bir yol aramaya mecburuz. Bu nedenledir ki; adil bir çözüm için tüm iyi niyetimizle çalışıyoruz. Kıbrıslı Türklerin eşitliğinden özgürlüğünden ve güvenliğinden taviz vermeyecek bir anlaşma için çaba harcıyoruz” dedi.

    Akıncı, küresel çağda, global ekonomik ağa dahil olmak ve uluslararası hukukun bir parçası haline dönüşmenin, Kıbrıs Türk halkının toplumsal varlığı bakımından son derece hayati bir ihtiyaç haline geldiğini belirtti.

    Anlaşma çabasını ortaya koyarken toplumsal mücadelenin bir süreç işi olduğunu hiç akıldan çıkarmadıklarını, bu bakımdan tıpkı Denktaş’ın ardından görev yapan cumhurbaşkanlarının sağladıklarını dikkate aldıkları gibi, merhum Denktaş’ın da müzakerelerde elde ettiği uzlaşı ve kazanımlardan yararlandıklarını vurgulayan Akıncı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Kıbrıslı Türkler, geçmişin birikimiyle bugünün dinamizmini harmanlamak sayesinde bu adada hak ettiği koşullarda yaşamayı başaracaktır. Zor bir tarihsel dönemeçte halkına kılavuzluk yapmış olan Rauf Raif Denktaş’ın Kıbrıslı Türklerin toplumsal mücadelesindeki yeri unutulmayacaktır. Onu saygı ve rahmetle anıyoruz.”

  • Gaziantep’in Kurtuluşunun 94. Yıldönümünde Plaket Ve Ödül Yağmuru

    Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 94. yıldönümünde şehit düşenlerin yakınlarına ödül verildi. ’Ben vatanım için savaştım’ diyerek Gazilik madalyasını reddeden Memik Berberoğlu adına verilen ödülü almak için yeğeni Nazmiye Gürcan’ın görevliler ve baston yardımıyla sahneye çıkması salondakilere duygu dolu anlar yaşattı.

    AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül, sanayicisiyle, öğrencisiyle, işçisiyle işvereniyle, Gaziantep’in büyük bir aile olduğunu söyledi.

    Gaziantep Ticaret Odası tarafından, Gaziantep Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezinde hazırlanan Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 94. yıldönümü anısına düzenlenen programa, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti Genel Sekreteri ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici, AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdülkadir Yüksel, AK Parti Gaziantep Milletvekili Canan Candemir Çelik, 5. Zırhlı Tugay Komutanı Murat Soysal, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Yavuz Coşkun, SANKO Üniversitesi Rektörü Ahmet Sınav, SANKO Onursal Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adil Konukoğlu, Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tiryakioğlu, Gülsan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu’nun yanı sıra Gaziantep’in düşman işgali sırasında şehit düşenlerin yakınları ve birçok davetli katıldı.

    Ayrıca Gaziantep’in tanıtılmasında, ülke ve dünya çapında ön plana çıkmasında büyük rol üstlenen isimlerden eski Devlet Bakanı Vehbi Dinçerler, Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı aynı zamanda eski Devlet Bakanı Hasan Celal Güzel, Türkiye’nin Avusturya Büyükelçisi Mehmet Hasan Göğüş, Türkiye’nin Macaristan Büyükelçisi Şakir Fakılı, Tıp Doktoru ve Klasik Türk Müziği Sanatçısı Alaeddin Yavaşça, TÜBİTAK Uzay ve TÜBİTAK Ulakbim Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Atalar, Sinema Oyuncusu Arif Erkin Güzelbeyoğlu, Spor Yazarı Reşit Deniz Gökçe, İstanbul Ticaret Üniversitesinde öğretim Görevlisi ve haber spikeri Oğuz Haksever de Gaziantep’in kurtuluşunun 94. yıldönümü kutlamasına katılarak plaket aldı.

    “GAZİ ŞEHRİN İNSANLARI O GÜN VERDİKLERİ MÜCADELEYİ BUGÜN KALKINMA ALANINDA VERİYOR”

    Ödül töreninden önce konuşan Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Eyüp Bartık, Gazi şehrin insanlarının, Gaziantep’i düşman işgalinde verdikleri mücadeleyi, bugün de kalkınma alanında vermeye devam ettiklerini belirtti. Bartık, “O günkü kurtuluş mücadelesindeki birlik ve beraberliği, bugün de Gaziantep’in tüm tarafları bir araya gelerek kalkınma tarafında veriyor. Bu bizleri çok onurlandırıyor ve gururlandırıyor. Ben bu salona bakınca birlik ve beraberliğin ne kadar güzel bir şey olduğunu herkesin gözlerinden okuyorum. 25 Aralık Gaziantep Kurtuluş gününü Gaziantepliler çok iyi biliyor. Tüm Türkiye’nin bunu iyi duyması gerekiyor. Hele de UNESCO ödülünü almış, UNESCO kültür mirası listesine giren bir Gaziantep. Artık bu sesi önce Türkiye, sonrada dünyanın duyması gerektiğini düşünüyorum ve bunu yetkililerle paylaştığımda kesinlikle hem fikir oldular hemen yolumuz açtılar” şeklinde konuştu.

    “ÖZGÜRLÜK HÜR OLMAK, GAZİANTEPLİNİN KANINDA VARDI”

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 94 yıl önce büyük bir destan yazıldığını.bu destanın, başka bir destana benzemediğini söyleyerek, İstiklal Marşı’ndan bir dize okudu. Fatma Şahin, “Bu destanda, büyük bir inanç vardı. Aşk vardı, kararlılık vardı. Çünkü hasta adam dedikleri aslında, hesaba göre çok kolay olan bu topraklar, bugün yaşananlardan farklı olarak, çok hızlı bir şekilde birilerinin emellerine ulaşacağı topraklar olarak görülüyordu. Ama bilemedikleri ve hesaplayamadıkları şey, özgürlük hür olmak, Gazianteplinin kanında vardı. Ekmek kadar, su kadar,toprak kadar ve hava kadar önemliydi. O yüzden büyük bir mücadele yapıldı. Herkes bir araya geldi. Kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle bu toprakların geçilemeyeceğini, Mustafa Kemal Atatürk’ün, ya istiklal ya ölüm dediği kararlılığı önce bu topraklar gösterdi. Önce benim Gazi şehrim gösterdi. İşte o yüzden buradan alınan ilham, buradan alınan önderlik, bütün Anadolu’da yayıldı. Bütün Anadolu, buradan gelen haberle, yapılan bütün hesapların artık tutmayacağını, Anadolu’nun düşman işgaline bırakılmayacağı görüldü. Şehirlerin içinde Gazi olmak çok önemli. Gazi Mustafa Kemal ile aynı adı taşımak, çok önemli. İstiklal Marşı’ndaki ’ben ezelden beridir, hür yaşadım, hür yaşarım hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım’ işte o yüzden üzerinizde çok büyük emanete sorumluluk var. Bu kadim medeniyetin üzerine, Cumhuriyet kuruldu. Cumhuriyeti muhasır medeniyetler üzerine yükseltmek, dünyanın onuncu ekonomisine ulaştırmaya, en yakın il, yine benim Gazi şehrimdir inşallah” ifadelerini kullandı.

    “SANAYİCİSİYLE, ÖĞRENCİSİYLE İŞVERENİYLE BÜYÜK BİR AİLEYİZ”

    AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül de Gaziantepli olmaktan gurur duyduğunu belirterek, Gaziantep’in kurtuluşunun 94. yıldönümünü kutladı. Gül, “Şehrimize ve şehrimize emekle, yol çalışmayla, gayretle bu Gazi şehri, daha iyi noktaya taşımak içi çalışan, bütün Gaziantepli hemşehrilerimize, sizlerle gurur duyuyoruz. Şehitkamil’lerin, Karayılan’ların ruhunu sembolize eden, bayrağımızla, ecdadımızla, şehitlerimizle, gurur duyuyoruz. Bize düşen, o şehitlerimize layık olabilmektir. Eğer onlar şehit olmasalardı. Bu şehir Gazi olmayacaktı. Eğer onlar şehit olmasalardı, dedelerimiz şehit olmasalardı, bugün dünyanın beşinci kalkınma sürecinde, rekabetçi şehirler arasına giren, Gaziantep’imiz olmayacaktı. Sanayicisiyle öğrencisiyle, işçisiyle işvereniyle, büyük bir aileyiz. Gaziantep, Gazi şehirli olmak hepimiz için gurur verici” diye konuştu.

    “DÜNYADA ÖRNEK GÖSTERİLEBİLECEK BİR MÜCADELE”

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra, sadece bir şehre Gazi unvanını ve kurtarıcı meclisten alma onuruna sahip bir şehirde Vali olmaktan onur duyduğunu dile getiren Vali Ali Yerlikaya ise “Bu kurtuluşun dünya tarihinde örnek gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Yerlikaya, “Bu savunma, Antep savunması. 11-12 aya yakın süren bu savunma, az olanın, çok olanla mücadelesi. Amansız mücadelesi. sadece Allah’a inanarak, sadece yüreğindeki imana sığınarak, hemşehrilik bilincinin en uç noktada olduğunun, en güzel göstergesi oldu. Bizim kurtuluş harbinde, Antep savunmasının geldiği nokta, o destansı duruş, tüm Anadolu’nun da kurtulmasında bütün şehirlere, bütün hemşehrilere, Anadolu evlatlarına, çok büyük bir moral ve çok büyük bir öz güven verdi. Ama bugün yaşayan, kahramanların torunlarına, ödüller vereceğiz. Onları her zaman ama her zaman, minnetle şükranla hayırla yad ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    ÖDÜLÜNÜ ALMAYA BASTONLA GELDİ

    Konuşmaların ardından Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşu sırasında büyük fedakarlık yapan 23 şehidin yakınına ödül verildi. Şehit yakınlarına ödül verildiği sırada, Kurtuluş Savaşında birçok cephede görev yapıp, gazilik madalyasını reddederek, ‘Antep harbinde, kimse şan şöhret peşinde olmamıştır. Ben vatanım için savaştım’ diyen Şehit Memik Özberber adına verilen ödülü alan, yeğeni Nazmiye Cangür’ün, sahneye baston ve salondaki görevlilerin yardımıyla gelmesi duygulu anlar yaşattı. Nazmiye Cangür, ödülünü sandalyede, AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül’ün elinden aldı.

    Gaziantep’in kurtuluşunda büyük fedakarlık yapanların yakınlarına verilmesinin ardından Gaziantep’in birçok dalda, dünya çapında tanıtılması ve Türkiye genelinde ön plana çıkmasında büyük emekleri olan Gaziantepli bilim, siyaset, sinema, sanat ve ekonomi spor gibi alanlarda ön salmış kişilere de Gaziantep protokolü tarafından plaket takdim edildi.

    Daha sonra Gaziantep’in kurtuluş programı, müzik şöleni ile devam etti.