Etiket: Yıldönümü

  • Anadolu’nun Kurtuluş Savaşı Miryokefalon Zaferi’nin 841. Yıldönümü kutlanacak

    Konya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Konya Turizm Tanıtım ve Eğitim Vakfı (KOTEV) işbirliğiyle Miryokefalon Zaferi’nin 841. yıldönümü çeşitli etkinliklerle kutlanacak.

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, tarihçiler tarafından Konya’da yapıldığı tespit edilen Miryokefalon Zaferi’nin Anadolu’nun ikinci Kurtuluş Savaşı, ikinci Malazgirt Savaşı olduğunu belirterek, ilkini geçtiğimiz yıl başlattıkları etkinliklerin bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirileceğini dile getirdi.

    Anadolu’nun bu savaşla Türk yurdu olarak perçinlendiğini kaydeden Başkan Akyürek, “Selçuklu başkenti Konya’dan Türkleri atmak üzere gelen Bizans ordusu Bağırsak Boğazı’nda hezimete uğratılmış ve Bizans imparatoru esir alınmıştır. Sultan Kılıçarslan, Miryokefalon Zaferi ile Anadolu’yu bizlere kalıcı olarak vatan yapmaya vesile olan şanlı Selçuklu Sultanıdır. Geçtiğimiz yılki törenlerde Şehir Meydanı’nın ismini Sultan Kılıçarslan Şehir Meydanı olarak düzenledik. Selçuklu tarihini bilmek, Selçuklu sultanlarını hayırla yad etmek, onların hatıralarını yaşatmak, onların mirasçısı olduğumuz duygusuna sahip olmak hepimizin vefa borcu. Miryokefalon Zaferi’nin yeniden anılması, gün yüzüne çıkarılması, gündeme getirilmesinde katkısı bulunanlara teşekkür ediyorum” dedi.

    Başkan Akyürek, etkinlikler kapsamında düzenlenecek programlara bütün Konyalıları davet etti.

    Miryokefalon Zaferi’nin 841. yıldönümü etkinlikleri 16 Eylül Cumartesi günü Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Merkezi’nde düzenlenecek sempozyum ile başlayacak. Sempozyum katılımcılarının Bağırsak Boğazı’nı ziyaret edeceği etkinlik, Kılıçarslan Şehir Meydanı’nda Mehter konseri, Alaaddin Camii’nde Sultanlar Türbesi ziyareti ve hatim duası ile devam edecek. Etkinlikler kapsamında Tarihi Kızılören Hanı’nda açılış programı düzenlenecek. Etkinlikler 17 Eylül Pazar sabahı Bağırsak Boğazı’nda Kur’an-ı Kerim tilaveti, zafer yürüyüşü ve Bal Kalesi önünde düzenlenecek program ile sona erecek.

  • Evlilik yıldönümü için gittiği restoranda hesap öderken hayatını kaybetti

    Antalya’nan Manavgat ilçesinde eşi ile birlikte evliliklerini birinci yılını kutlamak için Oymapınar bölgesinde bir restorana giden Hüseyin Çiftçioğlu, hesap öderken bir anda yere yığıldı. Çiftçioğlu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Edinilen bilgiye göre, Hüseyin Çiftçioğlu (39), eşi Nadire Dilek Çiftçioğlu ile birlikte evliliklerin birinci yılını kutlamak üzere Oymapınar bölgesinde bir restorana gitti. Çiftçioğlu çifti burada yıldönümünü kutlarken, Hüseyin Çiftçioğlu bir süre baraja girerek yüzdü. Barajdan çıktıktan sonra üzerini giyip hesap ödemeye giden Çiftçioğlu, bilinmeyen nedenle bir anda kafa üstü yere düştü. Olay yerine çağrılan 112 acil servis ekipleri Çiftçioğlu’nun hayatını kaybettiğini belirledi. Çiftçioğlu’nun cenazesi, yapılan incelemenin ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Morguna gönderildi. Çiftçioğlu’nun yüksek tansiyon hastası olduğu ve tansiyon hapları kullandığı öğrenildi.

  • Büyük Taarruz ve Zafer Haftası’nın 95. yıldönümü

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Büyük Taarruz ve Zafer Haftası’nın 95. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törende, “Bu millet geçmişini hiçbir zaman unutmadı ve bu ruhla geleceğine uzanan elleri her daim kökünden kesecektir. Dolayısıyla 15 Temmuz’da da bu kararlılığını göstermiştir” dedi.

    Bakan Eroğlu, Büyük Taarruz ve Zafer Haftası’nın 95. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliklere katılmak üzere memleketi Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesine geldi. Törenler Büyük Taarruz’un planlarının yapıldığı Atatürk Evi’nden başladı. Bu yıl geçmiş yıllardan farklı olarak yürüyüşe atlı birliklerde katıldı. At üstünde o dönemin askeri üniformalarını giyen askerler katılımcıları hem duygulandırdı hem de geçmişte kısa bir yolculuğa çıkardı. Bakan Eroğlu, protokol üyeleri ile birlikte vatandaşlarında katıldığı ve önde atlı birlik ile mehteran takımının olduğu kortej ile stadyuma kadar yürüdü. Törene Bakan Eroğlu’nun yanı sıra Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya, Hatice Özkal, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak, Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, İl Genel Meclis Başkanı Salih Sel, İl Jandarma Komutanı Albay Orhan Sırma, İl Emniyet Müdürü Fahrettin Şen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven, kuvvet komutanlıklarını temsilen yüksek rütbeli subaylar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Büyük Taarruz’u anlatan tiyatro oyunu ayakta alkışlandı

    Stadyumdaki kutlama töreni Beyaz Düşler isimli tiyatro topluluğunun sergilediği ve Büyük Taarruz’u anlatan tiyatro gösterisi ile başladı. Düşmana karşı verilen mücadele ile mücadele anında çekilen sıkıntıları anlatan oyun törene katılanları zaman zaman duygulandırdı. Oyun sonunda katılımcıları oyuncuları ayakta alkışladı. Bakan Eroğlu, tiyatronun sonunda oyuncular ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

    “İki defa gazi olan meclisimiz var artık”

    Törende in açılışında konuşan Bakan Eroğlu, Afyonkarahisar’ın 95 yıl önce yok edilmek istenen bir milletin kahramanlık destanı yazdığı, şehit kanları ile yoğrulduğu mübarek topraklar olduğunu hatırlattı. Bakan Eroğlu, “Bizi bu topraklardan atmak için yıllardır mücadele ediyorlar. Bu kahraman milleti topla, tüfekle, silahla yenemediler. Batılı ülkeler, 1699 Karlofça anlaşmasından itibaren yeni bir planı devreye koymaya çalışıyorlar. Adına Şark Meselesi dedikleri, böl, parçala ve yut taktiğini kullanmaya çalışıyorlar. Önce 93 Harbi, ardından Trablusgarp Harbi ardından, Balkan Harbi ve büyük destan yazdığımız Çanakkale Harbi. Anadolu insanı Çanakkale ve öncesinde mücadele verdiği harplerimizde yorgun ve fakir düşmüştür. Anadolu insanı evlatlarını cephelerde vatan için millet için feda etmiştir. Neredeyse yaşlılardan ve çocuklardan başka Anadolu da kimse kalmamıştır. Nitekim Gazi Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkmış ve Erzurum Sivas Kongreleri neticesinde 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış ve neticede bu Gazi Meclis Harbi yönetmeye başlamıştır. Şimdi geçmişte Gazi olan Meclisimiz 15 Temmuzda da ikinci defa Gazi unvanına sahip olmuştur. İki defa gazi olan meclisimiz var artık” diye konuştu.

    “Su uyur, düşman uyumaz atasözünün de 15 Temmuzda gerçekleşti”

    15 Temmuz’da Kuvay-i Milliye ruhunun tekrar canlandığını anımsatan Bakan Eroğlu, su uyur, düşman uyumaz atasözünün de 15 Temmuz(da gerçekleştiğini ifade etti. Bakan Eroğlu konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bin yıldır bu topraklara göz diken düşmanlarımız her fırsatta içimizde hainler ile işbirliği yaparak istikbalimize kast etmenin fırsatını kollamışlardır. PKK, FETÖ, ve DEAŞ gibi terör örgütleri ile aziz milletimizin huzurunu bozmanın gayreti içindedirler. Ama bu hainlerin karanlık kalplerinin ve gözlerinin göremediği bir gerçek var, o da bu millet geçmişini hiçbir zaman unutmadı ve bu ruhla geleceğine uzanan elleri her daim kökünden kesecektir. Dolayısıyla 15 Temmuz’da da bu kararlılığını göstermiştir, bu bakımdan ben ülkemizin her köşesinden gelen gençlerimizi tebrik ediyorum yürüyüşümüz kutlu olsun. Şunu büyük memnuniyetle ifade etmek isterim ki gençlerimizin her geçen yıl alakası artarak devam ediyor. 95 yıl önce Şuhut’ta Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları Büyük Taarruzun planlarını hazırlamışlar ve neticede tam 95 yıl önce bugün kahraman ordumuz Kocatepe’ye yürümüştür. İşte bu yol zafer yoludur, zafere giden yoldur. Bizim milletimiz kahraman bir millettir hiçbir şekilde esaret altında kalmamış olan dünyada ki tek millet Türk milletidir. Başta Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşları olmak üzere kahraman askerlerimizi şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum.”

    “Tarih tekerrür ediyor, maalesef düşman büyük oyunlarına devam ediyor”

    “Bu millet kahraman bir millettir, böyle kahraman bir millet dünyada yoktur” diyen Eroğlu, 15 Temmuz’da da milletin dünya tarihine geçmiş bir kahramanlık destanı yazdığını dile getirerek, “15 Temmuz’da sokağa dökülen, tanklara, jetlere kafa tutan, atalarına layık olan bu gençlerimizle iftihar ediyorum. Bu millete, bu kahraman orduya kim karşı durabilir? Biz, bu inançla hareket ettiğimiz sürece Allah’ın izniyle bizi kimse yıkamaz, bölemez. Tarih tekerrür ediyor, maalesef düşman büyük oyunlarına devam ediyor özellikle bu dönemde birliğimizi ve kardeşliğimizi muhafaza etmeliyiz. Bugünün savaşları artık sadece cephelerde silah ile olmuyor. Bilim ile kültür ile ekonomi ile ve daha birçok enstrümanlar ile yapılmakta. O halde bizim her konuda Dünya ile yarışacak bir çalışma azmi ortaya koymamız gerekecek. Daha çok üreteceğiz kurumlarımızı daha ilerilere yükselteceğiz. Çünkü bu millet bütün dünyaya mazlumlarının ümit kalesidir. Bu kalede meydana gelebilecek bir hasar bütün Dünya mazlumlarının, Afrika’nın, Kafkasya’nın, Orta Asya’nın, Balkanların ve Ortadoğu’nun mahzun kalmasına yol açacaktır. Dünya Müslümanlarının güvenli limanı olan bu topraklar aynı umut ve misyon ile bugün de tarihi mesuliyetini yerine getiriyor. Son 15 yıldır hep bu ruh haliyle çalıştık, çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Bakan Eroğlu ve protokol üyeleri buradaki törenin ardından 19 kilometrelik Zafer Yürüyüşü’nün başladığı Çakır Köyü’ne geçti.

  • Mercidabık Zaferi ile Fırat Kalkanı Harekatı’nın yıldönümü

    Kilis’te Mercidabık Zaferi’nin 501. ve ile Fırat Kalkanı Harekatı’nın 1. yıldönümü dolayısıyla fener alayı düzenlendi.

    Hacı Cümbüş Kavşağı’nda Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi mehteran takımı eşliğinde başlayan yürüyüşe Kilis Valisi Mehmet Tekinarslan, Gaziantep 5’inci Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Ekiyor, Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, AK Parti Kilis Milletvekilleri Reşit Polat ile Mustafa Hilmi Dülger, daire amir ve müdürleri ile askerler ile polisler vatandaşlarla katıldı. Meşaleli yürüyüş Cumhuriyet Meydanı’nda son buldu.

    Program kapsamında Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, “Mercidabık Zaferi’nin Türk ve dünya tarihi açısından önemi” konulu konferans verdi. Mehter takımının gösterisinden sonra hafta nedeniyle dereceye girenlere ödül verildikten sonra havai fişek gösterisi yapıldı.

  • 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 18. yıldönümü

    17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler Yalova Deprem Anıtı’nda anılmaya başlandı. Deprem şehitleri anısına sessiz yürüyüş gerçekleştirildi.

    17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen 7.4 şiddetindeki depremde resmi rakamlarla 2 bin 500 kişinin hayatını kaybettiği Yalova’da depremin 18. yıldönümü hüzün dolu bir törenle anılmaya başlandı. Deprem Anıtı’na gelen vatandaşlar, deprem sonrasında çekilen görüntüleri hüzünlü gözlerle izlediler. Oğlu Serkan Kılıç’ı 17 yaşındayken çöken evlerinin enkazında kaybeden Muhittin Kılıç, “Acılar hiçbir zaman azalmıyor. Aksine daha da artıyor. Oğlumun yokluğu her geçen yıl daha da çok canımı acıtmaya başladı” diyerek duygularını dile getirdi.

    Depremde hayatlarını kaybedenlerin adlarının yazılı olduğu mermer bloklar ise her yıl olduğu gibi bu yıl da çiçeklerle kaplandı. Vatandaşlar depreme kurban verdikleri yakınlarının adlarının yan tarafına bıraktıkları karanfillerle sevdiklerini bir kez daha andılar.

    Yalova Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği de (MAG-DER) depremin 18. yıldönümü dolayısıyla sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. MAG-DER Başkanı Sabri Karaçam amaçlarının depremde hayatını kaybedenleri anmak ve depreme de dikkat çekmek olduğunu söyledi. MAG’lar Deprem Anıtı’ndan başlayarak, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’na kadar sessizce yürüdüler.