Etiket: Yıldızı

  • Fuarcılıkta yıldızı parlayan kent: İzmir

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu döneminde kente kazandırılan önemli projelerden biri olan Fuar İzmir, Türkiye’nin en büyük ve en modern fuarcılık tesisi olarak kent ekonomisine çok ciddi katkı sağlıyor. İmalatçılardan ihracatçılara, taksicilerden otel ve restoranlara kadar farklı sektörler, fuarlar sayesinde ekonomiyi canlandırıyor.

    Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, İzmir’in kalkınma hedefleri açısından fuarcılık sektörünün önemini neredeyse bir asır öncesinden görerek dile getirdiği “Bu şehirde fuarlar kurun, sergiler açın” talimatı, İzmir Büyükşehir Belediyesinin imzasını taşıyan bu dev tesisle yerine getirildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun vizyon projeleri arasında yer alan Türkiye’nin en nitelikli fuar kompleksi Fuar İzmir, 25 Mart 2015 tarihinde hizmete açıldı. 120 bin metrekare açık ve kapalı sergi alanı olmak üzere toplam 330 bin metrekare alana yayılan, 2 bin 500 araçlık otopark kapasitesine sahip Fuar İzmir, İzmir Büyükşehir Belediyesinin gurur abidesi, Türkiye’nin ise en büyüğü oldu.

    İzmir ekonomisine doping

    Başkan Aziz Kocaoğlu, göreve geldiği ilk günlerden itibaren hayalini kurduğu kentin yeni fuarcılık tesisi için uzun ve zorlu süreçleri aşmak zorunda kaldı. Yer seçiminden arazinin kamulaştırılmasına, projenin tespitinden ihale aşamasına kadar tüm sorunları çözebilmek için geceli gündüzlü mesai harcayan Başkan Kocaoğlu’nun çabalarıyla 2 Mart 2013 tarihinde Fuar İzmir’in temeli atıldı. 2 yıllık inşaat sürecinin ardından Kültürpark içinde kısıtlı alanlara sıkışan ve büyüme potansiyelini değerlendiremeyen sektörel fuarlar için yeni bir dönemin kapıları açıldı. Fuar İzmir’in inşa edilmesi, kentin fuarcılıktaki gelişimine adeta doping etkisi yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesinin tamamen kendi kaynaklarını kullanarak 600 milyon lira maliyetle hayata geçirdiği Fuar İzmir yatırımı sayesinde en önemli fuarların katılımcı sayıları katlanarak arttı. Olivtech&Ekoloji, Shoexpo, Travel Turkey, IF Wedding Fashion ve Marble gibi önemli fuarların katılımcı ve ziyaretçi sayılarında rekor artışlar yaşandı. İmalatçılardan ihracatçılara, taksicilerden otel ve restoranlara kadar farklı sektörler, fuar dönemlerinde kazançlarını ciddi oranda artırdı. İzmir’de düzenlenen fuarların kente yıllık katkısı 3 milyar lirayı aştı.

    Modanın kalbi İzmir’de attı

    Fuar İzmir, geçtiğimiz hafta eş zamanlı olarak 44. Shoexpo – İzmir Ayakkabı ve Çanta Fuarı ile Fashion Prime – 2. Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı’na ev sahipliği yaptı. Ayakkabı ve çanta sektöründeki son gelişmeler, yenilikler, tasarımlar ve modelleri görme olanağını sunan Shoexpo’da İzmir başta olmak üzere İstanbul, Konya, Manisa ve Hatay’dan 103 firma stant açtı. İZFAŞ tarafından oluşturulan “Alım Heyeti” programı ile fuara bu yıl 36 ülkeden yabancı alıcı geldi. Fashion Prime – 2. Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı’na ise toplam 107 firma katıldı.

  • Vali Demirtaş: “Adana’yı geleceğin parlayan yıldızı yapacağız”

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş, sanayi bölgesi projelerinin tamamlanmasıyla Adana’nın yatırımcılar için cazibe merkezi haline geleceğini söyledi.

    Vali Demirtaş, Yüreğir ilçesindeki Keresteciler Sanayi Sitesi’ni ziyaret ederek sitede faaliyet gösteren sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Kereste üreticilerinin kendisine ilettiği ulaşım, temizlik ve güvenlik konularındaki talepleri dinleyen Vali Demirtaş, Adana’yı geleceğin parlayan yıldızı yapmak için çalıştıklarını vurguladı.

    Adana Valiliği başta olmak üzere ülkenin ekonomik alanda hedeflediği amaca ulaşmasında katkı sağlayabilmek için tüm kamu kurum ve kuruluşlarının yoğun bir şekilde çalıştıklarını ifade eden Vali Demirtaş, “İlimizdeki küçük sanayi siteleri ve organize sanayi bölgeleri çalışmalarını titizlikle takip ediyoruz. Bu site ve bölgeler ile ilimizin üretim yapan firmaları bir araya gelecek, işbirliği yapacaklar. Bu sayede malzeme ve enerji verimliliği artacak, çevre ve kent sorunlarının azalmasına büyük katkılar sağlanacak” dedi.

    Adana’da yapılacak olan yeni organize sanayileri hakkında da bilgiler veren Vali Demirtaş, şunları söyledi:

    “Bölgenin ve ülkenin en bereketli topraklarına sahip olan Adana’da seracılık faaliyetlerine ivme kazandıracak Adana Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, ilimizin çeşitli bölgelerinde ve genellikle de Büyüksaat civarında faaliyet gösteren ayakkabı imalatçılarının yeni ve modern bir siteye kavuşmasını amaçladığımız Adana Ayakkabıcılar Küçük Sanayi Sitesi, ayakkabı imalatçılarımızda olduğu gibi tekstil imalat atölyelerimizi de bir araya getirmeyi planladığımız Tekstil Kent Küçük Sanayi Sitesi, bölgede sosyal ve ekonomik açıdan kritik öneme sahip Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi, kent içerisinde faaliyet gösteren mahrukatçı esnafını daha donanımlı bir sitede toparlayacak Mahrukatçılar Küçük Sanayi Sitesi, Karataş İlçesi’nde yapılması planlanan ’Tarla Balıkçılığı’ projesi ve sadece Adana için değil bölgemiz ve ülkemiz için büyük bir öneme sahip olan Adana Organize Sanayi Bölgesi 4. ilave alan oluşturma çalışmaları tamamlandığında Adanamız tüm yatırımcılar bir cazibe merkezi haline gelecek.”

    Kentteki yatırımların ve politikaların etkili olarak uygulanması için kamu kurumları, yerel yönetimler, özel kesim ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği, uyum ve koordinasyon içerisinde çalışmalara devam ettiklerini belirten Vali Demirtaş, kerestecilik sektöründe de potansiyelin daha yukarıları taşınması için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.

  • Türkiye’nin parlayan yıldızı: Atakum

    Karadeniz Bölgesi’nin nüfusu en hızlı artan ilçesi Atakum’u hak ettiği hizmet ve kent anlayışına ulaştırmak için çalıştıklarını ifade eden Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Atakum’un değerine değer katan projelerimizi hayata geçirmeye devam ediyoruz” dedi.

    Atakum’un her alanda marka bir kent olması için çalıştıklarını ifade eden Başkan İshak Taşçı, “Her geçen gün daha da yaşanılabilir bir kent haline getirdiğimiz ilçemiz, yıllardır Karadeniz Bölgesi’nin en hızlı nüfus artış hızını da elinde bulunduruyor. Atakum, herkesin yaşamak istediği bir ilçe haline geldi” ifadelerini kullandı.

    Atakum’u her alanda marka bir kent haline getirmek için önemli çalışmalara imza attıklarını belirten Taşçı, “Göreve geldiğimiz günden itibaren Atakum’u deniziyle, doğasıyla ve diğer birçok güzelliğiyle bir bütün olarak ele alarak, hem daha yaşanılabilir bir kent, hem de Karadeniz’in turizm cenneti haline getirmek için çalışıyoruz. Bu anlamda İlçede yapılan ekonomi, sağlık, spor ve turizm yatırımlarıyla Atakum’u her alanda lider bir kent haline getirmek için önemli projelere imza attık. Düşünen, üreten ve başaran belediyecilik ilkesiyle yol alıyoruz. Atakum Belediyesi olarak 4,5 yıl gibi kısa bir sürede 87 projeyi vatandaşlarımızla buluşturduk. Bunların dışında yapımı devam eden ve bitmek üzere olan projelerimiz ile planlama aşamasında olan projelerimiz üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor. Her gün biraz daha ileriye, biraz daha gelişime, biraz daha hayallerimizdeki şehir Atakum’a ulaşmak için çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz” diye konuştu.

    Karadeniz’in parlayan yıldızı

    Atakum’u hak ettiği hizmet ve kent anlayışına ulaştırmak için çalıştıklarını ifade eden Başkan Taşçı, “Karadeniz’in parlayan yıldızı olan ilçemiz, hayata geçirdiğimiz her projeyle daha da yaşanabilir bir kent haline geliyor. Atakum Belediyesi olarak, tüm Türkiye’de adımızdan söz ettirecek projelere imza atıyoruz. İlçemizin en hakim noktasında yapımını tamamladığımız Atakum Seyir Tesisi, Samsun’un önemli turizm duraklarından birisi oldu. İlçemizle buluşturduğumuz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Atakum Hizmet Binası sayesinde Atakumllar artık devletin sağlık imkanlarından kendi ilçesinde faydalanıyor. Osmanlı mahalle kültürünü yaşatmak için mahallelere kazandırdığımız Osmanlı Köy Konakları, şehre nefes aldıran kent ormanı, mimari yapısıyla Osmanlı ve Selçuklu’dan izler taşıyan, görünüşüyle hayranlık uyandıran Osmanlı Hamamları ve Yeşil ile mavinin buluştuğu ilçemizde doğal hayatı yaşatacak olan Yayla Konaklama Tesislerimiz başta olmak üzere daha birçok projemizle ilçemizi Türkiye’nin önemli yaşam merkezlerinden biri haline getirdik. Atakum’un değerine değer katacak projelerimiz tam gaz devam ediyor” şeklinde konuştu.

  • Folkart’ın ’en parlak yıldızı’: Vega

    Adını Lir takım yıldızındaki en parlak yıldızdan alan Folkart Vega, Alsancak ile Halkapınar arasında, İzmir Körfezi’nin tam karşısında, 843 konut ile 53 ticari alandan oluşuyor. Folkart Vega’nın lansmanında konuşan Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, “Güzel İzmir, Türkiye’nin en çok değerlenen, en hızlı gelişen şehirlerinin başında geliyor. Folkart Vega da, bugüne dek hayata geçirdiğimiz en özel projelerden biri” dedi.

    İzmir merkezli Folkart Yapı, 850 milyon TL’lik yatırım değeriyle, adını en parlak yıldız Vega’dan alan yeni projesini, İzmir’in en merkezi noktasında, Alsancak ile Halkapınar arasında, İzmir Körfezi’nin tam karşısında, her noktasından panoramik körfez manzarasına sahip bir konumlanma ile hayata geçiriyor. Folkart Vega’nın lansmanı İzmir Hilton Oteli’nde yapıldı. Lansmana; Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak’ın yanı sıra Folkart Satış Genel Müdür Yardımcısı Olcay Kamışlıdere, Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Tago Mimarlık’tan Gökhan Aktan Altuğ ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Maşallah Mutlu da katıldı.

    Daire fiyatları 445 bin liradan başlıyor

    Daire fiyatları 445 bin liradan başlayan Folkart Vega’da metrekare fiyatları ise 6 bin liradan başlıyor. Peşin ödemelerde yüzde 20 indirim uygulanırken, yüzde 25 peşinat verip yüzde 75’lik kısım için ise 24 ay vade farksız ödeme imkanı sunuluyor. Yüzde 50 peşin ödenmesi halinde de 48 ay taksitle ödeme imkanı bulunuyor.

    “Şehrimizin kendisi dışında gerçek rakibi yok”

    Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, “Öylesine değerli bir şehirde yaşıyoruz ki; turizm, tarım, ticaret, sanayi başta olmak üzere anahtar özelliğindeki çok sayıda alanda, İzmir’in yolu müthiş açık. Aslında bu açıdan bakıldığında şehrimizin kendisi dışında gerçek rakibi yok” diye konuştu. Sancak, yüzde 95’lik bölümü tamamlanan Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nun, İzmir için yeni bir ufuk açacağını; otoyolun bitimiyle birlikte, İstanbul, Kocaeli, Yalova, Çanakkale, Balıkesir, İzmir ve Bursa gibi iller arasında yüksek seviyede ekonomik ilişkilerin gündeme geleceğini belirtti.

    “İzmir’e tersine beyin göçü başladı”

    “Bu süreçten en karlı çıkacak şehir, yine İzmir olacak” diyen Mesut Sancak, İzmir’in artık Türkiye’nin simge şehri olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Bu gelişmeler ışığında, yakın çevrenize baktığınızda, çok sayıda beyaz yakalının, İstanbul’dan yeniden İzmir’e döndüğünü görebilirsiniz. Çünkü artık sıkışan İstanbul’dan uzaklaşmak isteyen ve yeni bir yaşam kalitesinin hayalini kuran insanlar, İzmir’e göç etmeye başladı. İzmir’e tersine bir beyin göçü başladı. Bu durumu, iyi yönetmek, hepimizin görevi.” Mesut Sancak, İzmir’in bu yükselişinde şehrin yereldeki kalkınma hareketinin, yeni kamu yatırımlarının, yabancı yatırımcının gelişinin ve özel sektörde her alanda yapılacak güçlü, yeni yatırımların önemine değindi.

    “Türkiye’ye güveniyoruz”

    Sancak, “Biz kendimize, güzel ve büyük Türkiye’ye, İzmir’e ve bunların toplam gücüne inanıyor ve güveniyoruz. Türkiye’nin, tüm kurumları ve stratejileriyle, hızlı ve güçlü politikalarıyla, ekonomik hedeflerinde ilerleyeceğine inanıyoruz” diyerek ekonomide tüm dünyada farklı nedenlerle, dönem dönem olumsuzlukların yaşanabileceğini de vurguladı. Sancak şöyle konuştu: “Elbette öz kaynağına dayanmadan büyüyen şirketlerin, bu olumsuz dönemlere hiçbir hazırlıkları da olmadığı için, bugün bedel ödemek zorunda kaldıklarını görüyoruz. Özellikle paraya kolay ulaşılan zamanlarda, döviz ile ticareti olmadığı halde, dövize dayalı borçlanmayı avantajlı görüp, bunu tercih eden şirketlerin, şimdi yaşadıkları yoğun sıkıntılara tanık olunca, biz de üzülüyoruz.”

    850 milyonluk yatırım

    Sancak, Folkart’ın geçmişten geleceğe hep emin adımlarla yürüdüğünü söylerken, 850 milyon liralık yeni bir yatırıma başlamanın heyecanını taşıdıklarını belirtti. “Hiçbir zaman kaynağımızı aşan işlere kalkışmadık. Gücümüz oranında iş yaptık” diyen Sancak, yeni projelere ve yeni işlere de, bu mantıkla başladıklarını, kendi öz kaynaklarına güvenerek hareket ettiklerini belirtti. Mesut Sancak, “Bu yönde iş yapma tarzımız, grubumuz ve şirketimizin anayasasını oluşturdu. Bugünlere ince eleyip sık dokuyarak geldik” ifadelerini kullandı.

    Karın yüzde 20’si sosyal projelere

    Mesut Sancak, ailelerinin 70 yıllık ticaret geleneklerinde, ticareti sadece para kazanmak olarak görmediklerini, her zaman çevrelerine ve topluma değer katmayı hedeflediklerini belirtirken Saya Grup ve Folkart’ı örnek gösterdi: “Folkart’ta karımızın net yüzde 20’sini, kazandığımız bu şehirde hayır işlerine, kültür-sanat alanına destek vermeye, kurumsal sosyal sorumluluk projelerine ayırıyoruz. Türkiye’de çok az şirket, bu yüksek sorumluluk anlayışına sahiptir.”

    Sergiye davet

    Sancak, üç senedir İzmir Fuarı’nın ana sponsoru olduklarını, sanatın farklı alanlarında çok sayıda öğrenci yetiştirdikleri Folkart Akademi’yi kurduklarını, 2015 yılında açılan Folkart Galeri’deki ücretsiz sergilerde bugüne kadar 400 binin üzerinde İzmirliyi ağırladıklarını hatırlattı. Mesut Sancak, İzmirlileri 19 Ekim’de açılacak, Atatürk fotoğraflarının ve hayatından özel koleksiyonların sergileneceği Büyük Dahi Gazi Mustafa Kemal Atatürk sergisine davet etti.

    “Krizi fırsata çevirdik”

    Sancak, günümüz koşullarını fırsata çevirdiklerini belirtirken, devam eden ve yeni projelerinin, Avrupa’da yaşayan Türkler ve özellikle Körfez ülkelerindeki yabancı yatırımcılar tarafından ilgiyle izlendiğini belirtti. Mesut Sancak, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Bu ilgiyi sağlamak için, o ülkelerden İzmir’e özel geziler bile düzenledik. Stratejik tanıtım ve lobi çalışmaları ile şu anda ciddi bir talep topluyoruz. Özellikle Körfez ülkelerindeki yabancı yatırımcılar, son yıllarda İstanbul’da umduklarını bulamadılar. Bu nedenle, İzmir’i yeni bir yatırım üssü olarak seçtiklerini, mutluluk duyarak sizlerle paylaşıyorum.”

    Yabacılara satış

    Sancak, proje ile ilgili satışa çıkmadan; İzmir, Türkiye, Avrupa ve Körfez ülkelerinden toplanan somut satın alma talebinin, projenin yüzde 20’sine yaklaştığını vurguladı ve bunun sevindirici olduğunu söyledi. Sancak şöyle konuştu: “Şehrin kalbinde, yenilikçi bir mimari anlayışla tasarlanan projemiz, tüm noktalarından denizi kucaklayacak şekilde konumlandırıldı. Yeni Alsancak olarak adlandırılabilecek alandaki bu muhteşem proje, aynı zamanda yatırımına yeni başlanan Medicana International Hospital’in de komşusu olacak. Projemiz, çok zengin, çok özel sosyal olanaklarıyla, hızla değerlenen bir bölgede yaşamak ve yatırım yapmak için, kaçırılmaz bir fırsat.”

    “Gönlümüz o çukurun oradan kaldırılmasından yana”

    Sancak, toplantıda gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Sancak, satışlarda hedeflerini yakalayıp yakalayamadıkları ile ilgili soruya, “5 yıldır çok hızlı büyüyen bir satış artışımız var. 2018’de 2017’ye göre çok fazla büyüdük. Satış hedeflerimizi yakalıyor ve fazlasıyla geçiyoruz” dedi. Sancak, Basmane’deki proje hakkında da, “Basmane için TMSF ve Büyükşehir ile görüşmelerimiz devam ediyor. Zor bir proje. Bir yargı süreci vardı. TMSF ve Büyükşehir’e açılan bir davaydı. Bölge İdare Mahkemesi onların lehine bir karar verdi. Bugünlerde Büyükşehir ve TMSF ile görüşmelerimiz devam ediyor. Gönlümüz o çukurun oradan kaldırılmasından yana. Emeğimizi, gücümüzü bu şekilde seferber ediyoruz” diye konuştu.

    Hedef Türkiye’de birinci inşaat şirketi olmak

    Folkart olarak hedeflerinin, Türkiye’nin birinci inşaat şirketi olmak olduğunu kaydeden Sancak, kentsel dönüşüm konusunda da, “Üç kentsel dönüşüm projesi devam ediyor. Birini yüzde 98 memnuniyet oranıyla teslim ettik. İzmir’de dönüşmesi gereken 350 bin bina var. 350 bin konut 30 yılda yıkılıp yerine 850 bin konut yapılırken, burada en büyük aktör biz olmak istiyoruz. Şu anda da bu anlamda en önemli aktör biziz. 2019 yılı hedefimiz Türkiye’de birinci inşaat şirketi olmak. Sene sonuna verilere baktığımızda belki bu sene bile Türkiye’nin en büyük inşaat şirketi olmuş olma ihtimalimiz çok yüksek” ifadelerini kullandı. Sancak ayrıca, İstanbul’da proje yapıp yapmayacakları ile ilgili soruya da, şu yanıtı verdi: “İstanbul’a mutlaka geleceğiz ama bugün değil. İstanbul’da satış bekleyen 450 bin konut var. Ciddi bir karsızlık ve kaos var. Gelirsek de güçlü, güzel ve farklı geleceğiz.” Folkart Vega lansmanının ardından satış ofisi gezildi.

    2021 yılında teslim

    Folkart Vega projesi 4 bloktan oluşuyor. En yüksek blok 136 metre yüksekliğinde ve 38 kattan meydana geliyor. Proje 20 bin 715 metrekarelik alanda yükselecek. 843 konut ile 53 ticari alandan oluşacak proje, uygulama olarak çok sayıda ilki bünyesinde barındırıyor. Projenin 2021 yılının eylül ayında teslim edilmesi hedefleniyor. Projede her odada klima yer alıyor. Yerden ısıtmalı projede, akıllı ev sistemleri bulunuyor.

    Çok ödüllü Tago Mimarlik

    Folkart Vega’nın projesi uzun süreli bir yarışmaya dayalı, emek yoğun mimari süreçlerden sonra seçildi. Proje, Tago Mimarlık’ın kurucu ortaklarından, ünlü mimar Gökhan Aktan Altuğ tarafından, aylar süren bir çalışma sonucu hazırlandı. Tago Mimarlık, 1995 yılında Gökhan Aktan Altuğ ile Tatsuya Yamamoto tarafından kurulmuştu. Mimar Altuğ’un farklı projeleri, katıldığı ulusal ve uluslararası yarısmalarda ödüle layık görüldü. Yüksek yapı deneyimine sahip Tago Mimarlık ise İstanbul ofisinin yanı sıra Dubai, Bükres, Tokyo ve Kiev’deki ofislerinde de, birçok proje hayata geçirdi. Altuğ, yenilikçi, insan odaklı tasarımları ve akılcı mimari çözümleriyle tanınıyor. Altuğ, Folkart Vega ile İzmir’in silüetine yakışan, son derece estetik bir proje hayata geçirdiklerini kaydetti.

    Proje nasıl tasarlandı?

    Proje İzmir Halkapınar’da yer alan, eski demiryolu ve Mürsel Paşa Bulvarı akslarının kesişimindeki sanayi yapılarının kente yeniden kazandırılmasını amaçlayan dönüşüm sürecinin çok önemli bir parçası olarak tasarlandı. Projede ticaret, sokak, yaşama alanı, mahremiyet-kamusal alan ilişkileri doğru konumlandırılarak, her fonksiyonun kendi içinde işleyen, konforu çok yüksek alanlara sahip olması hedeflendi. Çok dikkat çekici, özel peyzaj ve yeşil alanlara sahip proje, özerk bahçe kullanım alanları içeriyor, farklı yükseklikte 3 kule ve yatay bir bloktan oluşuyor. Kule yerleşimlerinde manzara yönelimi kadar, gölge analizleri, İzmir’in rüzgar ve iklim özellikleri dikkate alındı.

    İki kule birbirine bağlanıyor

    Projede şehir hayatı ile bütünleşen, kullanıcılarına tüm günlük ihtiyaçlarını doğru bir kurgu ile sunabilen, sadece sayfiye yerlerine özgü dinlenme ve açık alanları ile yasayanların günlük hayatlarına dokunabilen bir yaşam kurgusu hedeflendi. Projede iki kule 17. ve 18. katlarda birbirine bağlanıyor. Bağlantı sosyal bir alan olarak değerlendirilirken, kullanıcılara kesintisiz muhteşem bir körfez manzarası sunuyor. Yine her katta farklılaşan balkon ve teraslar, değişik açılardan yansıyan gölge oyunları ile projenin görsel etkisini destekliyor. Akdeniz ikliminde günlük yaşantıdaki yarı açık alanların önemi, mimari anlayışta her katta, her blokta farklı biçimlerde gözetilerek özel tasarıma yansıyor. Projenin yeşil alanları ise sadece peyzaj kotunda değil, baza katında yeşil teraslar, yüksek yapılarda ise ‘gökyüzü bahçeleri’ ile öne çıkıyor. Projede, ayrıca tamamen peyzajla bütünleşen, daha çok yeme içme ağırlıklı dükkanların yer aldığı özgün bir cadde bulunuyor.

    Plaj konsepti

    Proje keyifli aktivitelere ev sahipliği yapabilecek açık dinlenme ve oyun alanları sunarken, mimari ile hem malzeme hem de işlev olarak bütünleşiyor. Özellikle plaj konseptinde kumsala sahip bir açık havuz ve çocuk oyun alanları, kullanıcıların çok özel dikkatini çekecek. Modern, zarif ve çok iddialı proje, yenilikçi tasarımı ve incelikli mimari detaylarıyla, şehrin yeni, en parlak yıldızı olacak. Folkart Vega, göz alabildiğine uzanan çok özel panoramik bir körfez manzarasına ve palmiye ağaçlarıyla süslü etkileyici peyzaj alanları ile 1+1, 2+1, 2+1 dubleks, 3+1, 3+1 dubleks, 4+1, 4+1 dubleks, 5+1 dubleks konutlardan oluşuyor.

    Şehrin en özel havuzu

    Yenilikçi tasarımı ve zarif siluetiyle öne çıkan Folkart Vega’da, ‘şehrin en özel havuzu’ yer alıyor. Ayrıcalıklı özel bir uygulama ile denizde yüzme hissini bire bir yaşatan ve gerçek plaj kumuyla tasarlanan havuz, denizi ve bir plaj atmosferini Folkart Vega’ya taşıyor. Yine açık ve kapalı havuzları ise tatlı suyun keyfini çıkarabilecek, suların dinginliği ile bütünleşen alanlar sağlıyor. Ayrıca projede, Infınity Pool ile şehir merkezinde denize giriyormuş hissini yaşatılırken, sonsuz bir ufka kulaç atılması hedefleniyor.

    Mobil sağlık uygulaması

    Folkart Vega’da, tüm Folkart sakinlerinin faydalanabileceği bir mobil sağlık hizmeti bulunuyor. Folkart Vega projesinde İlk yardım ve acil tıp alanında profesyonel bir kadro ve en iyi ekipmanlar, 7 gün 24 saat, anında müdahaleye hazır şekilde bekleyecek.

    Sosyal alanlar

    Folkart Vega’da hamam, havuzlar, fitness salonu, doktor odası, kafe, kütüphane, açık oturma alanı, toplantı odası, playstation odası, müzik odası, sinema salonu, koşu ve yürüme parkurları, Lounge gibi sosyal alanlar bulunuyor. Folkart Vega’nın sosyal yaşam alanları, farklı beklentileri karşılayacak şekilde tasarlandı. Projede, dünya markaları, farklı lezzetler, eğlenceli etkinlikler, özel fırsatlar, kullanıcıları bekliyor.

    Reklam filmi

    Projenin reklam filmini ünlü yönetmen Hazım Başaran çekti. Reklam filmi Folkart’ın gelenekselleşen tarzıyla uyumlu olarak yine İzmir’in çeşitli yerleri kullandı. Reklam filminin kreatif direktörlüğünü Yirmibirgram gerçekleştirdi.

  • Ege’nin Hamsisi dizisinin çocuk yıldızı büyük babaannesi için lokma dağıttı

    TRT-1’in sevilen dizisi’’Ege’nin Hamsisi’’ dizisinde Eşrefcan karakteri ile herkesin gönlünü kazanan çocuk yıldızı Emir Ali Doğrul’un (7), bir hafta önce Sarıgöl’de vefat eden büyük babaannesi için Sarıgöl’deki evlerinin önünde yedinci gün mevlidi okutuldu ve lokma döktürüldü.

    Emir Ali Doğrul, Sarıgöl’de ilgi odağı oldu. Emir Ali davetlilere lokma ikramında bulundu. Dizideki rolünü sevdiğini, birlikte oynadığı büyük sanatçılara da saygı duyduğunu belirten Emir Ali Doğrul, ’’Büyük babaannemi çok seviyordum. Sarıgöl’e her gelişimizde bana mısır patlatırdı’’ dedi. Dizinin çocuk yıldızı Emir Ali Doğrul daha sonra anne ve babası ile birlikte İzmir’e döndü.