Etiket: Yıldırım

  • Binali Yıldırım: “Her İstanbullunun başkanı olacağım”

    AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım “Her İstanbullunun başkanı olacağım. Kadıköy’ün de sorunlarını çözeceğim, Sultanbeyli’nin de sorunlarını çözeceğim. Pendikliye de Beşiktaşlıya da hesap vereceğim” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı’nın Binali Yıldırım olduğunu açıkladı. Binali Yıldırım’ı dava ve yol arkadaşı olarak tarif eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi böyle bir şehre belediye başkanı seçeceğiz. Herhangi bir ilçeden birisini buraya kaydırmıyoruz dikkat edin. Çok önemsediğimiz için bakanlıklar yapmış, başbakanlık yapmış meclis başkanımızı büyükşehire belediye başkan adayı yapıyoruz. İstiyoruz ki İstanbul çok daha ilerilere ve bu asrın en nadide çekim alanını oluştursun. En güzide, kıdemli, tecrübeli, icraatçı bir ismi aday olarak gösterdik. İstanbul buna layık” ifadelerini kullandı.

    AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ise bir teşekkür konuşması yaparak, “Fatih’in fethettiği İstanbul, Sinan’ın süslediği İstanbul, gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtardığı İstanbul, Recep Tayyip Erdoğan’ın ayağa kaldırdığı İstanbul. Mevlama şükürler olsun yeniden birlikteyiz” ifadelerini kullandı.

    Küçük yaşta okumak için İstanbul’a geldiğini anlatan Binali Yıldırım, “Beni babam okuyayım diye İstanbul’a yolladı, Kasımpaşa’ya. Çok çalıştım burada ortaokulu, liseyi, üniversiteyi okudum. Meslek sahibi oldum. Burada aile babası oldum. Bu şehirde milletvekili oldum. Ben İstanbul’da Binali Yıldırım oldum. Rabbim de bana bu büyük millet için İstanbul’da çalışmayı nasip etti. Ben İstanbul’un denizine aşığım. Kasımpaşa’da büyüdüm. Denizcilik tahsili yaptım. Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı döneminde İDO Genel Müdürü olarak ekibinde yer alma şerefine nail oldum. İstanbul’un insanıyla, Marmara Denizi’ni barıştırmak için deniz taşımacılığını yaygınlaştırdık. Eğer bu masmavi denize bir tuz tanesi kadar faydam olduysa Rabbime binlerce şükrediyorum. Bakanlığımda, başbakanlığımda Cumhurbaşkanımızla İstanbul için Türkiye için çok çalıştık. Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, dünyanın en büyük havalimanı, hepsine başladık teker teker açıldılar. Allah’ın izni ile bu hizmetleri de tamamladık” şeklinde konuştu.

    İstanbul’a hizmetin hiçbir zaman bitmeyeceğini vurgulayan Yıldırım, “Benim bu şehre bu güzel şehre daha fazla hizmet borcum var. Her gün metrobüs ile ekmeğinin peşine düşen kardeşime borcum var. Her sabah okul yoluna çıkan çocuklara, gençlere borcum var. Hem çalışıp hem evini düzen içinde tutan kadınlara, analara borcum var. Hayatını bu vatana adamış amcalar, teyzelerime, yaşlılara borcum var. En güzel şeyleri hak eden gazilere, engellilere, hastalara borcum var. Hepinize borcum var. Aday arkadaşlarımla beraber şimdi bu borcu ödemeye geliyorum. Buraya Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlığından geliyorum. Kurtuluş Savaşını yöneten, 15 Temmuz’da hainlerin alçak FETÖ’cülerin sallayıp yıkamadığı Türk milletinin çelik iradesini yedi düvele gösteren gazi meclisten. Orada 81 ilden milletvekili var. Her partiden, her siyasi görüşten. Ben hepsinin başkanı oldum. Burada da her İstanbullunun başkanı olacağım. Kadıköy’ün de sorunlarını çözeceğim, Sultanbeyli’nin de sorunlarını çözeceğim. Pendikliye de Beşiktaşlıya da hesap vereceğim. Üsküdar’ın derdi de benim derdim, Bakırköy’ün derdi de benim derdim. Beyoğlu’nun isteği benim için talimat, Sarıyer’in isteği de benim için aynı şekilde emir. Çok çalışacağız. Söz veriyorum o orta okullu Binali gibi çok çalışacağım” dedi.

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya: ”Dayanışma ve sendikacılığı Ahi Evran öğretti”

    KIRŞEHİR (İHA) – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Kırşehir parti teşkilatını ziyaret etti.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Kaya, parti teşkilatında yaptığı konuşmasında dayanışma ve sendikacılığı Ahi Evran’ın öğrettiğini ve bu yolda ilerlediklerini belirtti.

    Kırşehir’deki parti faaliyetlerini değerlendiren Kaya, “Ev sahibi cömertse misafiri bol olur. Kırşehir, 5 milletvekili ile temsil edilen bir kent idi. Şuanda Kırşehir, 2 milletvekili ile temsil ediliyor. Kentlerin bazen kadersizlikleri vardır. Ankara-Kayseri arasına sıkışmış bir kent Kırşehir, bu ülkede dayanışma ve sendikacılığı bizlere öğreten Ahi Evran’dır. Türkçeyi öğreten ise Aşıkpaşa’dır. Zenginliklerin olduğu toprakta yoksulluklar yaşanamaz” dedi.

    Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Adalet ve Kalkınma Partisi ile MHP tepede bir birliktelik sağladılar ‘Cumhur’ ittifakını kurdular. 2 parti bir olmasına rağmen Kırşehir halkı 2 vekilden birini CHP’ye armağan etti. CHP Genel Merkezinin üzerinde tarihi bir sorumluluk var. Bizlere düşen görev ayrım gözetmeden yönetebilecek bir belediye oluşturmak. Siyasetçileri ve sanatçıları ile Kırşehir Türkiye’ye örnek olan bir kenttir. Mart ayının sonu bahar olacak. Durmadan dinlenmeden koşacağız.”

    Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya’nın Kırşehir teşkilatı ziyaretine İYİ parti teşkilatları da destek verdi.

  • TBMM Başkanı Yıldırım bütçe görüşmelerinde konuştu

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Binali Yıldırım, “Millet iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yaptığımız görüşme ve çalışmaların bugüne kadar olduğu gibi büyük bir olgunlukla devam edeceğine inancım tamdır” dedi.

    TBMM Başkanı Yıldırım, Genel Kurulda 2019 Merkezi Yönetim Bütçe görüşmelerine başkanlık etti. Yıldırım, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun 23 Ekim-22 Kasım tarihleri arasında görüştüğünü belirterek, Genel Kurulda 10 Aralık’ta Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 2019 bütçesini görüşülmeye başlandığını hatırlattı. Yıldırım, “Bugün yapacağımız kapanış görüşmeleri sonrasında bütçemizi Genel kurul onayına sunmuş olacağız” ifadelerini kullandı.

    Yıldırım, TBMM’nin açıldığı günden beri milletin geleceğini ilgilendiren kanun ve kararlara imza attığını söyleyerek, “Ülkemizin karşı karşıya kaldığı meselelerin yegane çözüm yeri olmuştur. Bildiğiniz gibi Türkiye çok partili hayata 21 Temmuz 1946 yılında yapılan seçimlerle geçmiştir. 14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan seçimler ise siyasi tarihimizde dönüm noktası olmuştur. 14 Mayıs 1950’den 24 Haziran 2018’e kadar geçen 68 yıllık süreçte Türkiye parlamenter sistem ile bugünlere gelmiştir. 24 Haziran seçimleriyle 16 Nisan 2017’de kabul edilen Anayasa değişikliği gereğince yönetim sistemimiz değişmiş ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçmiştir” şeklinde konuştu.

    Yıldırım, milletvekili olarak asli görevlerinin Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalacak kararları almak olduğunu ifade ederek, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber Türkiye Büyük Millet Meclisi parlamenter diplomasi konusundaki etkinliğinin arttırılması da şüphesiz önemli hale gelmiştir. Antalya, İzmir ve İstanbul olmak üzere üç ayrı uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptık. Antalya’da 42 ülkenin katıldığı Avrasya Parlamenterler Asamblesini, İzmir’de TÜRKPA Genel Kurulunu, İstanbul’da Asya Parlamenterler Genel Kurulunu gerçekleştirerek, buralarda ülkemizi ve Meclisimizi en iyi şekilde temsil etme gayretinde bulunduk. Bu toplantılarda özellikle bölgesel ticarette uygulanan tek taraflı kısıtlamalar, bazı ülkelerin yerel para birimlerini silah olarak kullanmalarını, terörizm, işsizlik, altyapı yetersizliği, toplam gelirin dünyada adaletsiz dağılımı, göç, mülteci konularını kapsamlı bir şekilde değerlendirdik. İran, Rusya, Pakistan, Afganistan ile birlikte bölgesel terörle mücadele konusunda güvenlik toplantısı yaptık. Hedefimiz Türkiye’yi dünya devletlerinin itibarlı bir üyesi haline getirmektir. Genel kurulumuzdaki bütün milletvekillerinin aynı niyet ve gayret içinde olduklarına inanıyorum. İktidar ve muhalefet partilerimize mensup sayın milletvekillerinin bu kürsüden dile getirdikleri görüş ve önerileri aziz milletimiz tarafından büyük bir ilgi ile izlenmektedir. Millet iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yaptığımız görüşme ve çalışmaların bugüne kadar olduğu gibi büyük bir olgunlukla devam edeceğine inancım tamdır” dedi.

    Yıldırım, daha sonra konuşmacı listesini okudu.

  • TBMM Başkanı Yıldırım: “Mart sonuna kadar müracaat edenlere ödedikleri paralar geri ödenecek”

    TBMM Başkanı Binali Yıldırım, köprü geçiş cezalarıyla ilgili, “6001 sayılı karayolları kanununa geçici bir madde koyarak bu işi kökten çözeceğiz. Bu cezaların yazıldığı günden bu düzenlemenin Meclis’ten geçtiği güne kadar olan bütün cezaların affedilmesi birinci iş bu. İkincisi, dava açılmışsa bu davaların düşmesi için feragat edeceksiniz. Ödemiş olanlar da mart sonuna kadar müracaat ettikleri halde ödedikleri paralar geri ödenecek” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Binali Yıldırım, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden UKOME kararına aykırı geçiş yapıp ceza yazılan araç sahiplerinden oluşan 18 kişilik heyetle Ulaştırma Bakanlığı İstanbul 1. Bölge Müdürlüğünde bir araya geldi. Basına kapalı bir şekilde gerçekleştirilen toplantıda Binali Yıldırım, mağdurların sorunlarını dinledi.

    “Geçişlerle ilgili Ulaştırma Bakanlığımız yeni bir düzenleme yapması gerekiyor”

    Heyetle yapılan toplantının ardından açıklamalarda bulunan TBMM Başkanı Binali Yıldırım, “15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden 2017-2018 yılı içerisinde geçiş yapan bazı araçların cezalı geçiş durumuna düşmesi sonucu tahakkuk eden cezalar. Küçük kamyonetler, transporterler ve buna benzer kamyon olmayan ama minibüs gibi küçük ebatlı kamyonet gibi araçlar. Bu araçlar Yavuz Sultan Selim Köprüsünün açılmasıyla beraber normal şartlarda uluslararası tanıma göre 2’nci sınıf, 3’üncü sınıf, 5’inci sınıf araçlar Yavuz Sultan Selim Köprüsünden geçme mecburiyeti geldi. Buna yönelik İstanbul Büyükşehir Belediyesi UKOME kararı alındı. Burada 3’üncü, 4’üncü ve 5’inci sınıflarda sorun yok. Sorun 2’nci sınıfa gören yani aks uzunluğu 3.20 santimetrenin üstünde çıkan küçük araçlarla ilgili. Bunlarla ilgili bir sorun var yaşanan mağduriyet var. Bu mağduriyeti yaşayan İstanbullu kardeşlerimizle beraberiz. Hepsi bu kadar değil 310 binden fazla hemşerimiz var. Burada sadece temsilciler var. Kartal, Kağıthane, Ümraniye şoförler odası başkanları ve araç sahibi hemşerilerimiz var. Biz onları dinledik, meseleyi anladık. Özet şu bir kere geçişlere konu olan araçların yeni baştan gözden geçirilmesi lazım. Bunların hangisinin kamyon olarak tabi tutulacağı ve hangilerinin dışarıda tutulacağı belirlenmesi lazım. Burada bir karışıklık var bana da gösterdiler. Bir kamyonet geçiyor, bir transporter geçemiyor. Bunların gözden geçirilmesi icap ediyor. Bu yönde Ulaştırma Bakanlığımız yeni bir düzenleme yapması gerekiyor” dedi.

    “Mart sonuna kadar müracaat edenlere ödedikleri paralar geri ödenecek”

    Cezalarla ilgili çözüm bularak kökten çözüleceğini söyleyen Binali Yıldırım, “2017-2018 yılında toplam 5 milyon 800 bin geçiş yapılmış. Bunlar ciddi bir para tutuyor. Bunların 26 bin 744 adedinin yaklaşık 20 milyonu tahsil edilmiş. Diğerlerinin de tahsilatı için tebligat hazırlanmış. Burada arkadaşları dinleyince şunları anladık. Bir devlet idare gerekli duyuruları vaktinde yapmamış. Bir iletişim kopukluğu söz konusu, ikincisi meseleyi anlatamamışız. Bu köprü açıldı, buradan hangi araçlar geçecek, uygulama nasıl olacak bunlarda detaylarıyla sektörün ilgili sivil toplum kuruluşlarına anlatılmamış olay paylaşılmamış. İkincisi de bu uygulamanın sağlıklı ve hatasız işlemesini sağlayacak tanımlar olacak. Az önce verdiğim örnek kamyonetin geçişinde sorun yok bir minibüsünden geçince cezalı durumda kalıyor. Bu tip çelişkili durumlar var. Bunlarda doğrusu çok iyi irdelenmediği için uygulamadan doğan aksaklıklar var. Vatandaşlarımız bunun mağduru. Bu iki konunun düzeltilmesine ihtiyacı var. Bugünkü toplantının maksadı mağdur olan İstanbullunun burada bulunan arkadaşlarla 18 arkadaşımızla bu işi konuştuk, dinledik. Bunun düzeltilmesi gerektiği kanaatine vardık. Benim ilk işim bu konu ile ilgili inşallah düzeltici işlem yapacağız. 6001 sayılı karayolları kanununa geçici bir madde koyarak kökten çözeceğiz. Bu düzenleme ile bu cezaların yazıldığı günden bu düzenlemenin meclisten geçtiği güne kadar olan bütün cezaların affedilmesi birinci iş bu. İkincisi dava açılmışsa bu davaların düşmesi için feragat edeceksiniz. Ödemiş olanlar da mart sonuna kadar müracaat ettikleri halde ödedikleri paralar geri ödenecek. İstanbul’da Türkiye’de vatandaşlarımızın karşı karşıya kaldığı her türlü sorunda hep yanınızda olduk, bundan sonrada birlikte yol yürümeye devam edeceğiz. Bundan sonraki süreçte benzer sıkıntılar yaşamayız. Bu kanun çıktıktan sonra UKOME buna uygun olarak yeni kararını alacak ve bu karar göre sizde rahat edeceksiniz. Bu uygulamayı çok daha yaygın bir şekilde bölge müdürlüğümüz ulaştırma bakanlığımız anlatacak. İnternet üzerinden duyurular yapılacak. Burada konuşulan ne varsa sizin tek tek söz alarak dile getirdiğiniz bütün konular eksiksiz çözülmüş olacak” diye konuştu.

  • Başkan Yıldırım: “Seyyanen zam istiyoruz”

    Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Sosyal Hizmet ve Sağlık Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) İzmir 1 No’lu Şubesi’nin divan toplantısında konuşan Sağlık-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Yıldırım, “Tüm sağlık çalışanları adına maaşlarımıza enflasyon farkının yetmeyeceği gibi seyyanen zam istiyoruz” dedi.

    Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Sosyal Hizmet ve Sağlık Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen)’nın divan toplantısı yapıldı. Toplantıya, Sağlık-Sen Genel Başkan Vekili Semih Durmuş, Genel Başkan Yardımcıları İdris Baykan ve Abdül Aziz Aslan da katılım gösterdi.

    Sağlık-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Yıldırım, toplantıda bir konuşma yaptı. Yıldırım, yaptığı konuşmada, “Bizler aile bilinciyle varız. Birlikteliğe inanır, samimiyetten güç alırız. Her zaman söylüyoruz, emek veren tüm çalışanlarımız için yapılacak çok iş, kat etmemiz gereken çok yol var’ diyerek tüm üyelerine seslendi” dedi.

    Büyük coşku ile kendisini dinleyen üyelere seslenen Başkan Özgür Yıldırım, “Bizde kesinlikle benliğe yer yok” diye konuştu. Yıldırım, sağlık çalışanlarının sorunlarına dikkat çekerek, “Bizler sağlık çalışanlarıyız; yani sağlıkta dönüşümün mimarı olanlar. Hasta memnuniyetini yüzde 39’dan yüzde 78’e çıkaran bir ekibiz. Ne yazık ki hasta memnuniyeti artarken biz sağlık çalışanlarının memnuniyeti yerlerdedir. Artan iş yükü, döner sermaye adaletsizliği, yıpranma payının eksik ve yetersiz oluşu, 3600 ek göstergenin akıbetinin belli olmayışı ve daha niceleri” dedi.

    İkinci 100 günlük eylem planının eksik olduğu ve çalışanlar için hiç bir düzenlemenin olmadığını vurgulayarak, “Biz sağlık çalışanlarının 100 günlük eylem planında olması gereken haklı taleplerimizi sıralayacak olursak; 2014 yılı sonrası mezunların lisans tamamlamadan faydalanmasını istiyoruz. Ömrünü tamamlamış performansa dayalı ek ödeme yönetmeliğinin değişmesi, daha adil bir sisteme geçilmesini istiyoruz. Hastaneler üzerinde her yıl artan giderlerin karşılığında SUT fiyatlarının 15 yıldır artmamasının önüne geçilmesini istiyoruz. Yıpranma payının beş yıla bir yıl olması ve geriye dönük yapılmasını istiyoruz” diye aktardı.

    Yıldırım, taleplere şöyle devam etti:

    “3600 ek göstergenin tüm sağlık çalışanlarını kapsamasını istiyoruz. İdari hizmetler kadrosu bekleyen Yardımcısı hizmetler kadrosundaki arkadaşlarımız için artık yeter diyoruz. Mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz. Maaşlarımızdan gelir ve damga vergisinin kaldırılmasını istiyoruz. Büyükşehirlerde özellikle EAH’lerinde çalışan arkadaşlarımız için özel hizmet tazminatı istiyoruz.Toplu taşımada sağlık çalışanlarının da indirimden yararlanmasını istiyoruz. 4+2 sözleşmeli personele yapılan haksızlığın giderilmesi, bu durumun 3+1 şeklinde olmasını talep ediyoruz. Özellikli birim statüsünde bulunan palyetif servislerinde çalışanların nöbet ücretlerini yüzde 50 artırımlı almalarını istiyoruz. Acil servise hizmet eden fakat fiziki şartlardan dolayı acil servis sınırları içinde olmayan röntgen, laboratuvar ve servis çalışanlarına özellikli birimden döner sermaye ve yüzde 50 artırımlı nöbet ücreti istiyoruz. Sağlık çalışanlarının birinci dereceden yakınlarını hastaneye götürürken ve hastanede yatarken refakat etmesinden dolayı refakat izni verilmemekte ve yıllardır ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Refakat ettiği dönemde idari izinli sayılmalarını istiyoruz. Tüm sağlık çalışanları adına maaşlarımıza enflasyon farkının yetmeyeceği gibi seyyanen zam istiyoruz.”