Etiket: Yıldır

  • Bedensel Engelli Genç Kız 6 Yıldır Evde Eğitim Görüyor

    Gaziantep’te kemik erimesi sebebiyle yürüyemeyen 17 yaşındaki genç kız, 6 yıldır evinde eğitim ve öğrenimini sürdürüyor. Doğuştan bedensel engelli Merve Güzel’in tek hayali ise Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanıp doktor olmak.

    Gaziantep’te yaşayan Merve Güzel, erken doğum nedeniyle kemiklerinin yeterince gelişememesi sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. İlkokula annesinin sırtında gidip gelen Merve, son 6 yıldır Gaziantep Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlendirilen öğretmenler tarafından evinde verilen derslerle eğitim öğretimini sürdürüyor.

    DOKTOR OLMAK İSTİYOR

    11. sınıf öğrencisi Merve, derslerindeki başarısı ve çalışma azmi ile öğretmenlerinden tam not alırken, hedefinin tıp fakültesini kazanmak olduğunu söyledi.

    Yürüyebilmek için bir çok kez ameliyat masasına yatan genç kız, hayalini süsleyen doktorluk mesleği için var gücüyle çalıştığını söyleyerek, “Engelli insanların asla pes etmemesi gerekiyor. 17 yaşındayım doğuştan rahatsızım. İlk okula ailemin desteğiyle gittim. Ama 6 yıldır evde eğitim alıyorum. Öğretmenlerim özel eğitime geliyor. Bu dönemde ailemin ve bir çok insanın desteği sayesinde moral buluyorum. Bir el uzatılsın diye benim gibi bir çok insan pencereden bakıyor. Onlara örnek olmak isterim” dedi.

    “BU DEVLETİ VE MİLLETİ BİZ AYAKTA TUTACAĞIZ”

    Rahatsızlığı süresince asla pes etmediğini ve olumsuz düşünceye kapılmadığını söyleyen Güzel, “Gerçekten benim gibi rahatsız olan insanların asla pes etmemesi gerekir. Çünkü asıl böyle insanlar bu milleti devleti ayakta tutacaktır. Benim halktan hiçbir beklentim yok. Sadece insanların biraz daha hoşgörülü olmasını istiyorum. Çünkü benim gibi bedensel engelli insanların çoğu dışarı çıkmıyor. Hiçbir zaman karamsar olmasınlar. Ben kendi doktorumun yolunda ilerlemek istiyorum ve kendim gibi hastaların destekçisi olmak istiyorum. Şuan da derslerim çok iyi. İnşallah seneye üniversite sınavlarına gireceğim ve hedefim, Hacettepe Tıp Fakültesi’ni kazanmak. İnşallah olur ve olacağına da inanıyorum. Bütün özürlü arkadaşların 3 Aralık özürlüler haftasını kutluyorum” diye konuştu.

    “SIRTIMDA OKULA GÖTÜRDÜM”

    İlkokula kızını sırtında götürerek bugünlere kadar okumasını sağlayan anne Halime Güzel ise “Benim üç çocuğum var, üçüyle de gurur duyuyorum. Doğuştan erken doğum nedeniyle kemik gelişmemiş. Çocuklarım da ben de pes etmedim pes edenlere de kızıyorum. Araştırdım nerede bir tedavi varsa yurt dışına kadar ulaştım. Onları güzel bir şekilde tedavi ettirdim ve şu anda sağlıklarına kavuştular. Ailelere sesleniyorum, çocuklarına asla özürlü olarak görmesinler. Öyle görenler asıl özürlüdürler. Ben Merve’yi sırtımda taşıyarak okula götürüyordum. Aile ve Sosyal Bakanlığı’na ulaştım onlar bana öğretmen verdiler. Bu benim bayramım oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Merve’nin Türk Dili ve Edebiyat Öğretmeni Filiz Düri ise Merve’nin çok çalışkan olduğunu belirterek, “Merve ile Eylülden beri çalışıyoruz. Merve’den çok memnunum, gayet başarılı iyi bir öğrenci. Ben Merve ile tanışmadan önce karşımda karamsar, hayata küskün birini bekliyordum. Ama görünce gerçekten hayretler içerisinde kaldım ve çok takdir ettim” diye konuştu.

  • Beş Yıldır Nakil Kalple Yaşayan Genç Kız Hayatını Kaybetti

    5 yıldır nakil kalple yaşayan üniversite öğrencisi genç kız hayatını kaybetti.

    Karabük’te, kaldığı yurtta rahatsızlanınca hastaneye giden üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Habibe Yükseldi, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 5 yıl önce kalp nakli olduğu öğrenilen üniversite öğrencisinin cenazesi otopsi yapılmak üzere Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

    Edinilen bilgiye göre, Karabük Üniversitesi Safranbolu Meslek Yüksek Okulu İşletme Yönetimi 1. sınıf öğrencisi 19 yaşındaki Habibe Yükseldi, dün gece saatlerinde rahatsızlandı. Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne giden Yükseldi, acil serviste muayene edildi. Kalp rahatsızlığı olduğunu söyleyen Yükseldi, yapılan tetkiklerin ardından kontrol amaçlı olarak kardiyoloji servisine yatırıldı. Sabaha karşı saat 04.00 sıralarında tekrar rahatsızlaşan ve kalbi duran Yükseldi’ye yaklaşık 1 saat süren kalp masajı yapılmasına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Yükseldi’nin kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için cenazesi otopsi yapılmak üzere Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

    Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Alaaddin Polat, hastanın dün akşam saat 19.00 sıralarında nefes darlığı şikayeti ile acile geldiğini belirterek, “5 yıl önce kalp nakli olduğundan doktorlarımız normal dinleme ile bir şey tespit etmemiş. Bunun üzerine EKO testi yapılmış ve kalp naklinden dolayı kalbin performansı düşük çıkmış. Kalp krizi yönünden her hangi bir bulguya rastlanılmamış. Buna rağmen kardioloji doktorumuz tedbir amaçlı olarak servise yatırmış. Hastamızın sabah 04.00 gibi kalbi duruyor ve yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Kesin ölüm nedeni yapılacak otopsiden sonra ortaya çıkacak” dedi.

  • (Özel Haber) Bu Adam 25 Yıldır Su İçmiyor

    İzmir’in Bornova ilçesinde yaşayan 62 yaşındaki Kore Canbulat, 25 yıldır su içmediğini, başkasını içerken görmeye de dayanamadığını belirtti. Canbulat, ihtiyacını çay ve meyve suları içerek karşıladığını söyledi.

    Yaşadığı ülser rahatsızlığı nedeniyle su içememeye başladığını belirten Kore Canbulat, başkası su içerken gördüğünde kafasını çevirdiğini, bakamadığını söyledi. Lugatında her insanın su ihtiyacı hissettiğinde kullandığı ‘susadım’ kelimesinin yer almadığını belirten Kore, susadığında ise meyve suyu içtiğini ifade etti.

    25 YILIMI DOLDURDUM

    Suyu temizlik ürünü olarak kullandığını belirten Canbulat, “Bir ülser başlangıcı oldu. 7 santim çapında bir ülser tespit edildi. 1 çay bardağı suyu içtiğimde anında istifra ediyordum. Hani dişlerinizi fırçaladığınız da bazen öğürme gelir ya aynı duyguyu yaşıyorum. Suyu almıyor, midem kabul etmiyor. Acı geliyor. Çamaşır, bulaşık, banyo yaparken işe yarıyor. Ama ağız yoluyla maalesef alamıyorum. 1990 senesinden beri su içmiyorum. 25 yılı doldurdum. Bütün iç hastalıklardan kurtuldum. Böbreklerim temizlendi, kalp, ciğer hastalığı gibi hiçbir şeyim kalmadı” dedi.

    ‘SUSADIM’ KELİMESİNİ KULLANMIYOR

    Susadığı zaman ‘susadım’ demek yerine ‘Canım meyve suyu çekti’ dediğini belirten Canbulat, “Şeftali suyu, vişne, kayısı suyu onlarla ihtiyacımı gideriyorum. Suya hiç ihtiyacım olmuyor. Elbette yaz sıcağında boğaz kuruyor ama meyve suyu alıyorum veya gazoz” diye konuştu.

    Su içmediği için herhangi bir sağlık sorunu yaşamadığını da belirten Kore Canbulat, nezle ve grip gibi hastalıkların bile kendine uğramadığını ifade etti.

    “SUSUZ ADAM VE KURU SİSTEM GELDİ DİYORLAR”

    Çevresindeki arkadaşlarının kendisine ‘Susuz adam’ ve ‘Kuru sistem’ diye seslendiklerini anlatan Canbulat, “İlk duyan çok şaşırıyor. Ama Bornova esnafı artık biliyor. Lokantaya giderim, masamdan suyu alırlar” dedi.

    “BAŞKASI İÇERKEN KAFAMI ÇEVİRİYORUM”

    Başkasını su içerken gördüğünde dayanamadığını dile getiren Kore Canbulat, sözlerini şöyle tamamladı: “Kafamı çeviriyorum, görmemeye uğraşıyorum. Mesela lokantada yemek yerken karşımdaki veya yanımdaki su içiyorsa başımı eğip yemeğin içine bakıyorum. Yemek yerken ya da çay bahçesinde çay içerken birisi su içiyorsa direk çayın içine bakıyorum veya sağa sola bakıyorum. Onun yutması bittikten sonra konuşmaya devam ediyorum.”

  • Cemaat Öğrencilerine Bağış Yapmadığı İçin 4 Yıldır Devlet Ödeneği Yapılmıyor İddiası

    Muş’un Malazgirt ilçesinde 2012 yılında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından uygun görülen ve S.S. Malazgirt İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin ‘300 Baş Süt Sığırcılığı Projesi’ ödeneğinin bir kısmının, cemaat öğrencilerine bağış yapılması istemi nedeniyle yatırımın 4 yıldır çeşitli bahanelerle engellendiği iddia edildi.

    2012 yılında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yüzde 3 faizle 7 yıl geri ödemeli ‘300 Baş Süt Sığırcılığı Projesi’ni yürüten S.S. Malazgirt İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatif Başkanı Cemal Şahin Tekin, projeyi takip eden memurların cemaat öğrencilerine bir kısım bağış yapılmasını talep ettiğini ve bu talebi ret edince, 4 yıldır çeşitli bahanelerle mağdur edildiğini iddia etti.

    Muş Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ndeki yetkili memurların sırf bağış yapmadığı gerekçesiyle kendisine hakaret edip evraklarını yüzüne fırlattığını iddia eden Tekin, çalmadık kapı bırakmadığını ve hiçbir sonuç alamadığını söyledi. Cumhurbaşkanı ve Başbakana sesini duyurmaya çalıştığını kaydeden Tekin, “Avrupa düzeyinde hizmet vermeyi düşündüğümüz büyükbaş hayvan yetiştirme çiftliğimiz ve süt üretim tesisimiz yetkililer tarafından ödenmeyen krediler yüzünden şimdi atıl duruma geldi. Hem teknolojik açıdan hem de hijyen açısından dünya standartlarında bir tesis. Bu tesis ilçemize maddi olarak katkı yapar, hem de halka sağlıklı et ve süt ürünlerinin ulaşmasını sağlardı. Biz bu milyonluk tesis için bütün maddi imkanlarımızı kullandık. Devletimizin Doğu Anadolu Bölgesi’ne yaptığı yatırımları takip ediyor ve takdirle karşılıyorduk. Bizde Malazgirt ilçesine yatırım gelmesi için bir kooperatif kurarak ve modern bir tesis projesi hazırlayarak devletimiz yetkililerine verdik. Projemiz kabul gördü. Devletimizin bize bu projemiz için uygun gördüğü yaklaşık maliyeti 9 milyon 100 bin TL idi. Bize proje için verecekleri 9 milyon 100 bin TL tamamıyla geri ödemeli bir destek olarak verilecekti. Bizler kooperatif olarak bu şartları kabul ettik. Bizde bu gelecek paraya güvenerek hiçbir şeyden kaçınmayarak Avrupa standartlarında bir tesis yaptık” dedi.

    “HER DEFASINDA ÇEŞİTLİ BAHANELERLE PARAMIZI TENKİS EDİYORLAR”

    Yapılan kontrol ve denetimlerde tesisin istenilen kriterlerin üzerinde olduğunu kaydeden Tekin, “Bizim kooperatifimize gelen para yetersiz kalınca biz kooperatif üyeleri aramızda para toplayarak tesise yaklaşık faturalı ve tespitli olarak 7 milyonun üzerinde bir masrafımız oldu. Bizlerde kooperatif olarak tükendik artık. Tesisi idame edecek bir kuruş paramız kalmadı. Yetkililere sesleniyoruz, bize projede öngörülen paranın tamamının verilmesidir. Bize bu paraları ödemedikleri halde, bize gelip ‘size ödediğimiz paranın birinci taksiti geldi’ diyorlar. Biz devletimize güvenerek böyle büyük bir projeye kalkıştık” ifadelerini kullandı.

    “Devletimize güveniyoruz, devletimiz doğudaki tüm yatırımcılara destek sunmaktadır” diye iş ve işleyişleri yürüten personelden duydukları rahatsızlığın altını çizen Tekin, “Fakat devletimizin bu işlerle yetkili kıldığı birim amirleri ve çalışanları. işlerini layıkıyla yerine getirmiyorlar. Bize verilecek paranın tamamını verseler. bizde hayvan alımı yapsak. O zaman, zamanı gelen geri ödemeli taksitlerimizi rahatlıkla yerine getirebiliriz. Hem bize paralarımızı ödemiyorlar hem de bankalar yoluyla bize haciz göndermeye çalışıyorlar. Bu milyonluk tesis faaliyete geçse burada yaklaşık 40 aile ekmek sahibi olacak. Üreteceğimiz et ve süt ürünlerinden elde edeceğimiz gelirler tümüyle yatırım olarak ilçemizde kalacak” diye konuştu.

    Daha önce bağış talebinde bulunan ve kooperatiflerine gelen ödenekleri çeşitli bahanelerle 4 yıldır engelleyen kişiler hakkında şikayetçi olduğunu vurgulayan Tekin, “Biz kooperatif olarak verilmeyen sözler ve verilmeyen paralarımızı tenkis eden yetkililer hakkından dava açtık. Davamız şu an sürüyor. Dava süreci başladığı için kişiler hakkında elimizde delil olan belgelerimiz şimdilik avukatımızdadır. Fakat davanın seyrine göre elimizdeki tüm belgeleri basın yoluyla kamuoyuna sunacağız. Muş ilimizde paralel yapı ve uzantıları halen mevcuttur ve bunlar vatandaşın iş yapmasını engelliyorlar. Bu kişi ve şahısların isimlerini avukatıma verdim. Dava süreci sonrasında kişilerin isimlerini basın yoluyla kamuoyuna açıklayacağım” şeklinde konuştu.

    Muş Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkilileri ise iddiaların tamamen asılsız olduğunu, proje ile ilgili gerekli tüm iş ve işleyişlerin belirtildiği gibi yapıldığını belirtilerek, “Söz konusu projede belirtilen tüm çalışmalar yapılmıştır. Projelerle ilgili gerekli tüm yazışmalar İl Müdürlüğümüz ve Bakanlığımız tarafından eksiksiz bir şekilde yapılmıştır. Proje ile ilgili adli bir soruşmada, tüm iş ve işleyişler hakkında gerekli resmi belgeler sunulabilir” denildi.

  • Bursa Çevre Yolu 1 Yıldır Bakım Bekliyor

    Bursa çevre yolunun Demirtaş mevkiinde geçtiğimiz yıl heyelandan dolayı çöken yolun 1 yıldır yapılmaması tepki topluyor.

    Çevre yolu Bursa-Ankara istikameti Demirtaş mevkiindeki 3 şeritli yolun 1 şeridi geçtiğimiz yıl oluşan heyelan sebebiyle çöktü. Bunun üzerine Karayolları Bölge Müdürlüğü yaklaşık 25 metre çöken şeridi ulaşıma kapattı. Tek şeridin yaklaşık 100 metresini kapatan ekipler, 1 yıl geçmesine rağmen çöken yolun tamirin yapmadı.

    Bu duruma tepki gösteren vatandaşlar, “Aradan 1 yıl geçmesine rağmen yol hala yapılmadı. Yolun çöken tarafına dubalarla önlem alınmış. Bu durum tehlikeye yol açıyor. Araçla ilerlerken o bölgeye geldiğimiz zaman 2 şeride düşüyor. Biran önce tamiratın yapılmasını istiyoruz” dediler.