Etiket: Yıldır

  • Fenerbahçe, Ligde 11 Yıldır Evinde Beşiktaş’a Kaybetmiyor

    Fenerbahçe, Süper Lig tarihinde son 11 yıldır kendi evinde Beşiktaş’a karşı yenilmiyor. Sarı-lacivertli ekip kendi evinde 59 maçta 23’ünü kazanırken, 16 sahadan mağlup olarak ayrıldı. 20 maçta ise beraberlik bozulmadı.

    Sarı-lacivertliler, Spor Toto Süper Lig’in 23. haftasında kendi evinde Beşiktaş ile oynayacak. Şampiyonluk yarışında en büyük rakibi olan Beşiktaş’ı ağırlayacak olan Fenerbahçe bu maçtan galip gelerek aradaki puan farkını indirmek istiyor. Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan son 7 maçta toplam 24 gol atıldı. Fenerbahçe 14 gol atarken, Beşiktaş ise 10 gol attı.

    FENERBAHÇE İLE BEŞİKTAŞ İLE DEFA 29 ŞUBAT’TA OYNANACAK

    Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki derbi ilk defa 29 Şubat’ta oynanacak. Daha önce her iki takım da 29 Şubat’ta iki maça çıktı. Fenerbahçe bu karşılaşmalardan 1 galibiyet 1 beraberlik alırken, siyah-beyazlı ekip ise 1 galibiyet 1 beraberlik aldı. Fenerbahçe 29 Şubat 2004 yılında Galatasaray ile oynadığı Galatasaray derbisinden galip gelmişti. Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında Şubat ayında 8 kez karşı karşıya geldiler. Bu maçlarda Fenerbahçe 4 galibiyet alırken, Beşiktaş ise 3 galibiyet aldı. 1 maçta ise eşitlik bozulmadı.

    SARI-LACİVERTLİLER 11 YILDIR KADIKÖY’DE YENİLMİYOR

    Fenerbahçe, Beşiktaş’a karşı en son kendi evinde 2004-2005 sezonunda 4-3 mağlup oldu. Christoph Daum yönetimindeki sarı-lacivertliler, Rıza Çalımbay yönetimindeki siyah-beyazlı ekibe mağlup oldu. Bu maçta Fenerbahçe’nin gollerini Luciano ve Alex (2) atarken, Beşiktaş’ın gollerini ise Tümer Metin, John Carew, İbrahim Akın ve Koray Avcı atmıştı.Bu maçın ardından Fenerbahçe kendi evinde 11 yıldır Beşiktaş’a karşı mağlup olmuyor.

    Fenerbahçe’nin kendi evinde Beşiktaş ile oynadığı son 11 Lig maçı şöyle:

    2014 – 2015 Fenerbahçe: 1 – Beşiktaş: 0

    2013 – 2014 Fenerbahçe: 3 – Beşiktaş: 3

    2012 – 2013 Fenerbahçe: 3 – Beşiktaş: 0

    2011 – 2012 Fenerbahçe: 2 – Beşiktaş: 0

    2010 – 2011 Fenerbahçe: 1 – Beşiktaş: 1

    2009 – 2010 Fenerbahçe: 1 – Beşiktaş: 0

    2008 – 2009 Fenerbahçe: 2 – Beşiktaş: 1

    2007 – 2008 Fenerbahçe: 2 – Beşiktaş: 1

    2006 – 2007 Fenerbahçe: 0 – Beşiktaş: 0

    2005 – 2006 Fenerbahçe: 2 – Beşiktaş: 2

    2004 – 2005 Fenerbahçe: 3 – Beşiktaş: 4

  • 650 Yıldır Gizlenen Çivisiz Ahşap Cami, Gün Işığına Çıkıyor

    Samsun’da turizmin geliştirilmesi amacıyla başlatılan çalışmalar, varlıkları bugüne kadar bilinmeyen tarihi mirasları da ortaya çıkarıyor.

    Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin ilçelerdeki turizm potansiyelini canlandırmak ve geliştirmek amacıyla Samsun Turizm Alt Yapı Birliği (SAMTAB) işbirliği ile başlattığı turizm eylem planı çalışmaları devam ediyor. Bu çerçevede Çarşamba ilçesinde incelemeler yapan Samsun Turizm Alt Yapı Birliği, çivisiz ahşap bir cami buldu. 14. yüzyıla ait tarihi cami, restorasyon kapsamına alındı.

    Anadolu medeniyetlerinden miras kalan tarihi eserlerden ahşap camiler, Türk süsleme sanatının en güzel örneklerinin sergilendiği mabetler olarak varlıklarını sürdürüyor. Sonsuzluk prensibinin ifadesi olan geometrik hatların yoğun olarak kullanıldığı tarihi ahşap camiler, geçmişle gelecek arasında köprü vazifesi görmeye devam ediyor. Tarihi ahşap camilerden ibadete açık olanlar restore görürken, varlıkları bilinmeyenler ise tabiat şartlarına direnerek ayakta kalmaya çalışıyor. İşte bunlardan bir tanesi de ahşap çivisiz Kuşhane Camisi.

    Çarşamba ilçesine 6 kilometre uzaklıktaki Kuşhane köyündeki tarihi cami, virane görüntüsüyle yürek burkuyor. Köydeki eski bir mezarlığın ortasında yaklaşık 650 yıldır saklı kalan gizemli tarihi caminin, ayakta kalabilmiş olması insanı hayrete düşürüyor. Bakımsızlıktan neredeyse yıkılmak üzere olan tarihi Kuşhane Camisi, mimari açıdan yöredeki diğer ahşap çivisiz camilerden Gökçeli (1206) ve Şeyh Habil Cami (1211)’ne benziyor. Kim tarafından yaptırıldığı bilinmeyen cami, Osmanlı dönemi mimarisinin geleneksel özelliklerinden de izler taşıyor. Türk süsleme sanatının vazgeçilmez motiflerinden sonsuzluk prensibinin ifadesi geometrik hatlarını caminin ahşap işlemelerinde görebilmek hala mümkün. İslam önceki süsleme unsurlarından Mühr-ü Süleyman gibi motifinin kullanıldığı cami, her dönemin kendine has zevk ve üslup anlayışını bünyesinde barındırıyor.

    Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin ilçelerdeki turizm potansiyelini canlandırmak ve geliştirmek amacıyla Samsun Turizm Alt Yapı Birliği (SAMTAB) işbirliği ile başlattığı turizm eylem planı çalışmaları kapsamında bulunan cami, birlik kararıyla restorasyon kapsamına alındı. Camiinin restorasyonu ile ilgili proje hazırlayan SAMTAB, 134 bin 358 TL bedelle restorasyon ihalesini gerçekleştirdi.

    Restorasyon çalışması kapsamında caminin her türlü kiremit çatı örtüsü yenilenecek, çam kereste ile ahşap takviye yapılacak, taban ahşap ile kaplanacak. Yan ahşap duvarlar bakımdan geçirilip yenilenerek cilalanacak. Minberi ve mihrabı tadilattan geçirilecek olan camiinin ayrıca çevre düzenlemesi de yapılacak. 3 ay içinde tamamlanacak olan restorasyonunun ardından tarihi Kuşhane ahşap çivisiz camisi, orijinal haline döndürülerek, hizmet verecek.

    İnşa kitabesi kaybolan tek katlı çivisiz cami ile ilgili araştırma yapan Samsun Müze Müdürlüğü Arkeoloğu Emine Yılmaz, Kuşhane Camisi’nin Samsun’un en eski camilerinden biri olduğunu belirterek, turizm açısından önemli bir tarihi potansiyele sahip olduğunu belirtti. SAMTAB Başkanı Mehmet Hayri Şen de cami restorasyonunun tamamlanmasıyla Samsun’un turizmde bir potansiyel daha kazanmış olacağını kaydetti.

    Ahşap camilerin Samsun turizmi açısından ayrı bir yere sahip olduğunu ifade eden Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ise caminin restore edilecek olmasından dolayı büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Başkan Yılmaz, Kuşhane ahşap çivisiz caminin de Samsun ve Çarşamba turizmi için özel bir yere sahip olacağını sözlerine ekledi.

  • Bu Okulda 10 Yıldır Ders Zili Çalmıyor

    Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi’nde 10 yıldır ders zili çalmıyor, öğrenciler ders saatlerine göre sınıflarına girip teneffüse çıkıyor.

    Türkiye’de geleneksel eğitim uygulamalarının parçası olan dersin başlangıç ve bitişinde çalan zil uygulaması Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi’nde uygulanmıyor. Öğrencilere zamanı verimli kullanmak, öz güven ve sorumluluk kazandırmak amacıyla uygulamaya konulan ‘Zilsiz Eğitim’ projesi dikkat çekiyor. Öğrenciler, zil sesine koşullanmadan sınıflarına girip çıkarken, ses ve gürültü kirliliği de önlenmiş oluyor. Ortaokuldan liseye geçen öğrenciler ilk başlarda zorlansalar da zamanla zilsiz eğitime adapte oluyor.

    Okul Müdürü Mehmet Yorulmaz, GOP Lisesinde zilsiz eğitimin 2005 yılında başlamış olduğunu kaydetti. Öğrencilerin zaman yönetimini sağlaması amacıyla Zilsiz Eğitim projesinin hayata geçirildiğini ifade eden Yorulmaz, “Öğrencilerimiz saate uyarak derslerine girip çıkmaktalar. Hedefimiz öğrencilerimize zaman yönetimi konusunda yönlendirmek, bu alışkanlığı kazandırmak, okulda edindikleri alışkanlıkları iş hayatına aktarmak. Sınavlarda süreyi iyi kullanmak, hayatın her alanında gerekli olan bir çalışma” dedi.

    “ÖĞRENCİLERİMİZ ZİLE BAĞIMLI OLARAK YETİŞMİYOR”

    Türk Dili ve Edebiyat Öğretmeni Mahmut Hasgül, zilsiz eğitimin ana mantığının zaman kullanmasını becerebilen ve kendi iradesi ile hareket edebilen bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti. Bu anlamda uzun yıllardır uygulanan sistemle başarılı sonuçlar alındığını ifade eden Hasgül, “Mezun olan öğrencilerimiz, üniversite ve iş hayatında çok daha iyi bir zaman planlayıcısı olduklarını ifade ediyor. Öğrencilerimiz zile bağımlı olarak yetişmiyor” diye konuştu.

    Tokat’ın en eski tarihi lisesi olan okulda 18 derslikte 530 öğrenci eğitim ve öğretim görüyor.

  • 12 Yıldır Sokak Köpeklerine Bakıyor

    Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Mehmet Yeşilbaş sokak köpeklerini doyurmak için her gün 14 kilometre yol gidiyor.

    Her sabah özel aracıyla Oltu’dan 7 kilometre uzaklıktaki çiftliğine giderek köpekleri besleyen Yerşilbaş’ın aracını uzaktan gören sokak köpekleri bir anda aracın etrafını sarıyor. Çiftlik yolunda karşıladıkları araca eşlik eden köpekler, yol boyunca Mehmet Yeşilbaş’a sevgi gösterisinde bulunuyor. Ancak, 2004 yılından beri her yıl yaklaşık 30 sokak köpeğinin karnını doyuran Oltulu hayvansever Mehmet Yeşilbaş, artık yaşlandığını belirterek Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nden sokak köpekleri için yardım istedi.

    Oltu ilçe merkezi ve köylerde başıboş sokak köpeklerini 12 yıldır kendi elleriyle besleyen Mehmet Yeşilbaş, “Önceden bazı kurumlardan yemek artıklarını alıyordum. Artık oralardan da yemek artıklarını alamaz oldum. Şimdi bazen kendi imkanımla bazen ilçedeki hayvanseverlerin desteğiyle malzeme alarak yemek yapıp veriyorum. Artık ben de yaşlandım” dedi.

    Sokak köpekleri için Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ni aradığını aktaran Yeşilbaş, sokak köpekleri sayısının her geçen gün arttığını söyledi.

    Özellikle Büyükşehir Belediyesi hayvan barınağının sokak köpeklerini toplamasını istediğini belirteren Yeşilbaş, “Oltu’nun içinde bunlardan daha fazlası var. Sonuçta bunlar da bir can taşıyor. Sahipsiz, yaşlanmış bu hayvanlarla biz bu dünyayı paylaşıyoruz. Onun için bunlarla ilgilenmek, bakmak lazım. Şuan 30’a yakın sokak köpeğine bakıyorum. Ben bu işi Allah rızası için yapıyorum. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne bu konu hakkında birkaç kez telefon açtım. Fakat bugüne kadar kimse gelip ilgilenmedi” diye konuştu.

  • 81 Yıldır Kendi Yaptığı “Tahta Protez Bacakla” Yaşıyor

    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesine bağlı Bekteş Köyünde yaşayan 88 yaşındaki Mehmet Gökgöz, 81 yıldır kendi yaptığı tahta bacakla yaşamını sürdürüyor.

    Başından geçen acı olayın yaklaşık 81 yıl önce meydana geldiğini kaydeden Görgöz, 7 yaşında atladığı duvardan düşerek bacağının kırıldığını, daha sonra kangren olan bacağının zamanın köy imamı tarafından götürüldüğü Afyonkarahisar’daki bir hastanede diz altından kesildiğini söyledi. Daha sonra kendisinin bir ağaç parçasından protez bacak yaptığını belirten Gökgöz “81 yıldır hayatımı bu şekilde devam ettiriyorum. Annem, babam olmadığı için köy imamı tarafından Afyon’a hastaneye götürüldüm. Hastanede ayağımın kangren olduğunu söylediler ve ‘kesilmesi gerekli’ dediler. Ben de kabul ettim ve kestiler. Daha sonra kendime tahtadan ayak yaptım. 81 yıldır bunu vücudumun bir parçası gibi kullanıyorum” dedi.

    Kendisinin hiç bir gelirinin olmadığını belirten Gökgöz, “Yaşlı maaşı ve bakım parası almıyorum. 65 yaş aylığımı da şartlarımızın uymadığı için kestiler. Kaymakamlık tarafından ayağım için doktora gönderildim. Ancak protez ayak yapılabilmesi için ayağımın tekrar kesilmesi gerektiğini söylediler. Ben de kabul etmedim. 81 yıl bu tahta ayakla yaşadım. Yürümeme engel olmuyor” diye konuştu.