Etiket: Yıldır

  • Bayrampaşa’da 46 Yıldır Süren Gelenek Bozulmadı

    Bayrampaşa’da 46 yıldır devam eden gelenek, bu yıl da bozulmadı. Murat Mahallesi’nde 1970 yılından bu yana vefat eden 200 kişi, dualarla anıldı.

    Bayrampaşa Belediyesi ve Tuna Camii Derneği, Murat Mahalle’sinde 1970 yılından bugüne kadar vefat eden 200 vatandaş için anma gecesi düzenledi. Tuna sosyal tesislerinde düzenlenen programa, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, Tuna Camii Derneği Başkan Yardımcısı Adem Sırmalı, Bayrampaşa ilçe Müftüsü İzzet Şener, belediye başkan yardımcıları, vefat edenlerin yakınları ve Sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.

    Tuna Camii Derneği tarafından 46 yıl önce başlatılan dua programından bugüne kadar vefat eden 200 kişi anıldı. Açılış konuşmaları ile başlayan program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti. Programda, Sümeyye Eda Sırmalı tarafından okunan “annem” şiiri katılımcıların büyük beğenisini toplarken, 4-6 yaşındaki çocuklardan oluşan Semazen Gurubunun yaptığı sema gösterisi büyük alkış aldı.

    “O GÜNLERE DÖNEREK HÜZÜNLENDİK AĞLADIK”

    Düzenlenen program sayesinde eski günleri yad ettiklerini ifade eden Bayrampaşa Belediye Başkanı Atilla Aydıner, “Bizleri büyüten ailemizi ninemizi gördük ve onları yad ettik. Ogünlere dönerek hüzünlendik ağladık. 4 sene önce arkadaşlarımızla beraber böyle bir projeyi ortaya koyduğumuzda, bir belediye başkanı olarak başlattığımız proje emin adımlar ile ilerliyor. Sağlığımız ve sıhhatimiz yerinde oldukça biz bu projeyi devam ettireceğiz. Müftümüz anlatırken diğer camilere örnek olması gerektiğini ifade etti” şeklinde konuştu.

  • Yazar Sevinç Çokum: “Uykularımı Feda Ederek 45 Yıldır Yazıyorum”

    Usta öykücü Hüseyin Su’nun moderatörlüğünde düzenlenen “Bir Hayat Bir Hikaye” seminerine konuk olan roman ve hikaye yazarı Sevinç Çokum, “Bazı insanlar, ’Yazmak istiyorum ama vaktim yok’ diyor. Anlamıyorum. Ben kaç tane görevimin dışında uykularımı feda ederek 45 yıldır yazıyorum”dedi.

    Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Bir Hayat Bir Hikaye” adlı söyleşinin bu haftaki konuğu, roman ve hikaye yazarı Sevinç Çokum oldu. “Hayatları hikayelere denk düşen” yazarları dinleyicilerle buluşturmaya çalıştıklarını söyleyen usta öykücü Hüseyin Su, söyleşiye Sevinç Çokum’un hayat hikayesini özetleyerek başladı. Su, hayat hikayesinden sonra konuk yazar hakkında şunları söyledi:

    “Sevinç Çokum’un hayatının birikimi 29 kitap. Hikaye dünyasının sınırlarını şu cümlelerle çizebiliriz; bütün çocukluğu, koşup oynadığı sokaklar, komşu teyzeler ve ablalar, sıcak insan ilişkileri, eski evlerin pencerelerinden taşan sardunyalar, küpe çiçekleri, fesleğenler, duvarlara tırmanan hanımelleri, kaybolan İstanbul. Dev akasyalar, yaşlı çınarlar. İşte bu dünya Sevinç Çokum’un hikayelerinin ve romanlarının genel dünyası.”

    Hikaye ve roman yazarı Sevinç Çokum ise, iki hayatı olduğunu belirterek, “Birincisi normal, gördüğünüz zaman ’Bu kadın yazar mı?’ diye soracağınız bir Sevinç Çokum. Mesela, üniversitedeyken hocam Mehmet Kaplan hikaye yazdığımı duyunca yine bir diğer hocam olan İnci Enginün’e ’Hangi öğrenciydi bu?’ diye sormuş, o da ’Şöyle narin bir kızcağız vardı’ diye beni hatırlatmış. Sonra Mehmet Kaplan hocaya kitabım gidince resmimden beni tanımış. Ardından güzel bir mektup yazıp, Konya’dan bir kart yollamıştı. ’Bugün kar yağıyor, karlar savrulurken senin hikayelerinde bir bağ kurdum’ manasında cümleler yazmıştı. Halen saklıyorum bunları” dedi.

    Çokum, yazdığı ilk hikayeleri okuması için bir arkadaşına verdiğini, onun da “Dayıma okutacağım” diyerek Tarık Buğra’ya ulaştırdığını, Buğra’nın da okuyarak kendisinden habersiz dergilere gönderdiğini ve yayımlandığını ifade etti.

    “YAZILARIMI ACI HADİSELERİN ORTASINDA YAZDIM”

    Yazı hayatında 45 yılı geride bıraktığını vurgulayan Çokum, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bazı insanlar ’Yazmak istiyorum ama vaktim yok’ diyor. Anlamıyorum. Ben kaç tane görevimin dışında uykularımı feda ederek 45 yıldır yazıyorum. Ben yazarken sobalar geçer, kaloriferler söner, sırtıma karlar yağar, zamanı, mekanı unutup yazarım. Yazmak bir sevdadır aslında, bir sevda ki kurtulamıyorsunuz ondan. Belki kurtulsanız hayata uyum sağlayamayacaksınız. Sait Faik Abasıyanık demiş ya, ’Yazmasam deli olacaktım’, onun gibi. Yazılarımı bütün acı hadiselerin ortasında, felaketlerin, kimi zaman ekonomik sıkıntıların ortasında yazdığım oldu.”

  • 70 Yıldır Semercilik İşiyle Uğraşıyor

    Samsun’un Vezirköprü ilçesinde 70 yıldır semercilik mesleğini yürüten Mehmet Omak, bir zamanların en önemli mesleğinin zamana ve gelişen teknolojiye yenildiğini söyledi.

    83 yaşındaki semerci ustası Mehmet Omak, ilerlemiş yaşına rağmen son temsilcilerinden olduğu yok olmaya yüz tutmuş mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Semercilik mesleğinin dedesinden babasına, babasından kendine geçtiğini ifade eden Omak, 70 yıldır Vezirköprü’de semercilik yaptığını, ilçede kendisinden başka semercinin kalmadığını ifade etti. Mesleğe 13 yaşında babasının yanında çırak olarak başladığını anlatan Omak, “1950 yılında kendi dükkanımı açtım. 66 yıldır kendi dükkanımda semer yapıyorum. Eskiden hayvancılık boldu, buralar sanayi gibi çalışıyordu. Şimdi hiç kimse yok. Eskiden semer yaptırmak için gelirlerdi, şimdi yok. Hayvancılık bitti, meslek bitti. Bu yaştan sonra ne yapayım başka bir iş yapamam. Bu işle uğraşıyorum. Eskiden çıkarttığımız işlerin hepsi satılırdı. Şimdi ayda bir tane o da satabilirsen, 3 aydır da siftah etmeden açıp kapatıyorum. Bundan sonra da ne zaman alışveriş olur onu da bilemem” dedi.

    Kullanılan malzemeye göre semerleri 100 ila 200 lira arasında sattığını, semerde kullandıkları kamış, delhiz, keçe, dışına çadır, deri, ağaçların da gürgen ağacından yapıldığını dile getiren Mehmet Omak, semerciliğin kazancının az olmasına rağmen başka çaresinin olmadığını sözlerine ekledi.

  • 3 Yıldır Aranan Hükümlü Şafak Baskını İle Ele Geçirildi

    Rize’de hakkında kesinleşmiş 20 yıl hapis cezası bulunan firari hükümlü polis tarafından evine yönelik düzenlenen şafak baskını ile ele geçirildi.

    Rize’de çeşitli suçlardan hakkında 20 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan B.G (32) isimli firari hükümlü, üç yıl süren arama çalışmalarından sonra geçtiğimiz gün polis tarafından Rize merkez ilçede bulunan evine düzenlenen şafak baskını ile yakalandı. Aldığı bir ihbarı değerlendiren ekipler, hakim kararı ile sabah saatlerinde eve gittiler. Evin demir kapısını koç başı ile kırıp içeri giren polisler B.G’yi uykudayken yakaladı. Evde yapılan incelemede B.G’nin normal zamanlarda gizlenmek için evin çatı kısmında özel bir bölge oluşturduğu tespit edildi. B.G Kalkandere L Tipi Cezaevine konuldu.

  • 3 Çocuk Annesi Kadın 4 Yıldır Kayıp

    Samsun’da eşiyle boşanma davası devam ederken 4 yıl önce ortadan kaybolan 3 çocuk annesi kadın adeta sır oldu.

    İlkadım ilçesi Yaşar Doğu Mahallesi’nde oturan 3 çocuk annesi Emel Kılıç (37), yıllar önce 11 yıllık eşinden şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açtı. Boşanma davası devam ederken 4 yıl önce ortadan kaybolan Emel Kılıç’ı bulmak için Samsun polisi özel ekip oluşturdu. Ancak geçen zaman içinde Kılıç’a dair en ufak bir iz bulunamadı. Yakınları özel televizyon kanallarındaki programlara katılarak bulunması için yardım isterken, yapılan arama çalışmaları da sonuçsuz kaldı.