Etiket: Yılda

  • ATO’dan yeni yılda yeni vizyon

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye’nin en önemli ekonomik dinamiklerinden biri olan ATO’nun 2019 yılında daha geniş bir vizyonla çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, “2019, daha verimli hizmetlerin ve yepyeni bir Ankara vizyonunun yılı olacak” dedi.

    ATO’nun 2019 yılı çalışma programını “ortak akıl” ile oluşturduklarını vurgulayan Baran, Başkent ekonomisine yön verecek projeleri hayata geçireceklerini söyledi. ATO Başkanı Baran, Ankara ekonomisinin önümüzdeki on yıllarda izlenecek yol haritasını belirlemek amacıyla ekonominin tüm aktörlerinin katılacağı “Başkent İktisat Kongresi” düzenlenmesi için hazırlık çalışmalarına başlayacaklarını bildirdi. İhracat kapasitesi yüksek geleneksel ürünlerin Ankara üzerinden dünyaya pazarlanması amacıyla düzenledikleri Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nin de ikincisini gerçekleştireceklerini anlatan Baran, 4. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları, Ankara’nın En’leri Ödül töreni, Ankara İhracat Çalıştayı ve Ticaret Ataşeleri Buluşması gibi yerel, ulusal ve uluslararası ölçekte büyük çaplı organizasyonlara imza atacaklarını söyledi.

    Karayolu nakliyeciliğinde devrim: Lojik360 Projesi

    Baran, Türkiye genelinde sayıları 1 milyonu bulan nakliye aracı ile sürücülerin kayıt altına alınmasını, dijital yöntemle takip edilmesini içeren LOJİK360 Projesi hakkında da bilgi verdi. Projeyi 2019 yılında hayata geçireceklerini kaydeden Baran, ”Bu optimizasyon projesi ile yük taşımacılığında verim artışı, 4,9 milyar dolar yakıt tasarrufu, karbondioksit salınımında azalma, tesisleşme ve istihdama katkı sağlanması, hedeflerimiz arasında” dedi.

    ATO Başkanı Baran, iç ve dış ticaretin artırılmasına yönelik “Sektör Masaları” ve ”Bölge Masaları” projelerinden de söz etti. Ankara ve Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak sektörlerde alanında uzman kadroların istihdam edileceği “Sektör Masaları” kuracaklarını anlatan Baran, saha çalışması ve pazar araştırması yapmak, fuarları ve güncel gelişmeleri takip etmek, ilgili ülkelerin büyükelçilikleri, ticaret birimleri, ticaret ataşeleri ve ticaret odaları ile iyi ilişkiler geliştirmek amacıyla “Bölge Masaları” oluşturmaya yönelik çalışmalara başlayacaklarını bildirdi.

    Devlet destekleri tüm üyelere anlatılacak

    ATO bünyesinde hizmete giren Devlet Destekleri Bilgilendirme Merkezi aracılığıyla tüm üyeleri KOBİ’lere yönelik hibe, teşvik, kredi ve destekler hakkında bilgilendirmeyi amaçladıklarını kaydeden Baran, “Üyelerimizin bir bölümü maalesef devlet destekleri hakkında yeterince bilgiye sahip değil. Devlet Destekleri Bilgilendirme Merkezi ile bu eksikliği gidereceğiz” dedi.

    Baran, ATO üyelerini Avrupa Birliği fonları hakkında da bilgilendireceklerini kaydetti. Baran, ATO üyelerinin hukuki ve diğer konulardaki bilgi ihtiyacını karşılamak amacıyla danışmanlık desteği vereceklerini söyledi.

    “Başkent’e bir gün yetmez”

    Ankara ekonomisinin canlanması için turizmi geliştirmeye yönelik çalışmalara devam edeceklerini bildiren Baran, Ankara’nın tanıtımına yönelik “Başkent’e Bir Gün Yetmez” etkinliğinin yanı sıra Sakarya Meydan Muharebesi’nin meydana geldiği Duatepe, Zafertepe ve Malıköy ile Gordion gibi önemli tarihi ve turistik merkezlerin tanıtımı için de çaba göstereceklerini anlattı. Baran, “Ankara’nın sahip olduğu sağlık turizmi potansiyelinin ve jeotermal kapasitenin, ekonomik değere dönüştürülmesine yönelik girişimlerimizi arttıracağız” diye konuştu.

    Baran, girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak, Ankara’nın ihracatını artırmak, ATO üyelerinin nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla düzenlediklerini “KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik”, “Uygulamalı Dış Ticaret” gibi eğitimlere devam edeceklerini sözlerine ekledi.

    811 komite toplantısı yapıldı

    ATO’nun yoğun bir yılı geride bıraktığını kaydeden Baran, 67 meslek grubuna kayıtlı 2 bin 205 ana faaliyet alanına ilişkin sorunların tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi için 811 komite toplantısı gerçekleştirildiğini ve bin 869 komite kararı alındığını anlattı. 2019 yılında da önceliğin ATO üyelerine kaliteli ve hızlı hizmet olduğuna dikkati çeken Baran, “Üyelerimizin faaliyet gösterdiği sektörlerin mevcut sorunlarının çözülmesi, ulusal ve uluslararası alanda rekabet güçlerinin artırılması için sektörel stratejiler geliştireceğiz” diye konuştu.

    Türkiye Cumhuriyeti ile aynı yıl kurulan ATO’nun bu yıl 95 yaşını doldurduğunu hatırlatan Baran, “Köklü bir geçmişe sahip olan odamız, 2019 yılında da tarihine ve adına yakışır bir şekilde üyelerine, Ankara ve Türkiye ekonomisine hizmet edecek” dedi.

  • Muratpaşa, 4 yılda 4 bine yakın çöp konteynırı üretti

    Muratpaşa Belediyesi 4 yıl içinde 3 bin 710 çöp konteynerini yeraltına aldı. Sistem 49 mahallede bin 33 noktada uygulandı.

    Üretimi Muratpaşa Belediyesi atölyelerinde gerçekleştirilen ve Türk Patent Enstitüsü tarafından ’Patent ve Faydalı Model’ belgesine sahip sistem, 1 Ocak 2015’ten itibaren Muratpaşa’yı kapsayan bir proje kapsamında mahallelere monte edilmeye başlandı.

    Proje öncesi sadece 123 konteynerin yeraltında bulunduğu ilçede, 4 yılda yeraltına alınan konteyner sayısı 3 bin 710’a ulaştı. Proje, Kaleiçi mahalleleri Barbaros, Kılıçaslan, Selçuk ve Tuzcular’la birlikte fiziki şartları uygun olmayan Haşim İşcan ve imar problemi bulunan Tarım ve Yeşilova hariç ilçenin tüm mahallerine yayıldı. 49 mahallede bin 33 noktada yer alan yeraltı çöp konteynerlerinin 2015 öncesi hariç tamamı Muratpaşa Belediyesi’nce üretildi.

  • MYP lideri Ahmet Reyiz Yılmaz’dan yeni yılda birlik mesajı

    Muhafazakar Yükseliş Partisi lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yeni yılda birlik, beraberlik ve huzur diledi.

    Yeni yıl mesajı paylaşan MYP lideri Yılmaz “2019 Türkiye için hayırlara vesile bir yıl olacak. 2019 yılında pırıl pırıl ve yeni bir oluşum Türk halkının huzuruna çıkacak. Eski siyasi anlayışları ve eskileri bir yana bırakacak tamamen ülkemizin birlik ve bekasına hizmet edecek ekonomi de faiz belasını ülkenin gündeminden kaldıracak ve dedikodu üreten siyaset mekanizmasını üreten ama tüketmeyen bir yapıya çevirecek Muhafazakar Yükseliş Parti genç kuşak siyasi ve yöneticileri ile milletimizi buluşturacak” ifadelerini kullandı.

    Birlik mesajı veren Yılmaz, “Kaynaklarımızı sömürmek için birleri sen ben davasına sokmaya çalışanlara Edirne’den Hakkari’ye, balkanlardan Azerbaycan’a kadar bu coğrafya da yaşayan halkımızın tek bir soydan geldiğini ve tek bir atamız olduğunu ve bize Allah’a dost İbrahim Milleti dendiğini yeniden hatırlatacağız. Babası bir olan bir milletin ayrısı gayrısı olamaz. Kaynaklarımızı ancak ülkemiz insanının kullanacağını gelişmiş güncel bir ekonomik programla halkımıza sunacağız” açıklamalarında bulundu” şeklinde konuştu.

    Yüksek faizi aşağı çekecek bir ekonomik model ortaya koyacaklarını vurgulayan Yılmaz, “Faiz belası ile uğraşan milletimiz boşuna bu kadar yüksek faiz altında ezilmekte ürettiklerini bir gece de kaybetmektedir. Biz bu ülke de gelişmiş dünya da olduğu gibi faizi aşağı çekecek bir ekonomik modeli ortaya koyacağız. Eğer önce Allah sonra milletimiz fırsat verirse bu ülke de faizlerin sıfır olduğu günleri milletimize yaşatacağız. Başka çıkış yolumuz yok. Aksi takdirde ne ekonomik olarak ne de siyasi olarak güçlü bir ülke inşa edemeyeceğimiz açık ve nettir. Halkımıza 2019 yılında birlik beraberlik ve huzur bereket diliyorum” dedi.

  • Yeni yılda tarım için öneriler

    Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, yeni bir yıla girerken çiftçinin sorunlarını ve beklentilerini anlatarak, çözüm önerilerini de sundu.

    Başkan Mutlu Doğru, yaptığı açıklamada yaş sebze ve meyve üretiminden tahıl üretimine kadar tüm tarımsal faaliyetler ve bu faaliyetleri yürüten çiftçilerin rahatlaması ve aynı zamanda ülke ekonomisinin de bundan olumlu etkilenmesi amacıyla yapılması gerekenleri anlattı.

    Tarımsal istatistikler

    Türk tarımında projeksiyon yapmak, doğru politikalar üretmek için her şeyden önce tarımsal istatistiklerin doğru olarak yapılması gerektiğini belirten Doğru, “ Ne kadar alana, hangi ürünü ekiyoruz, ne kadar üretiyoruz, ne kadar canlı hayvan varlığımız var ? Öncelikle tarımda uydu ve uzaktan algılama yardımı ve arazide yapılacak tespitlerle tarımsal envanterimiz çıkarılmalı ve doğru bir şekilde tarım sayımı yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki ölçemediğimiz hiçbir şeyi yönetemeyiz“ dedi.

    Tarımsal destekler

    Tarımsal desteklemeler için bütçeden her yıl önemli miktarda kaynak ayrıldığını ancak, destek kalemleri içerisinde hedefine ulaşmayan ve verimliliğe yansımayanların bulunduğunu belirten Mutlu Doğru, “ Bu desteklerle ilgili bizler gibi gerçek çiftçi temsilcilerinin de görüşü alınarak etki ve fayda analizlerinin yapılması ve bazı destekler gerekirse kaldırılarak daha etkin bir destekleme kararnamesi hazırlanmalıdır” görüşünü dile getirdi.

    Stratejik tarım ürünleri

    Mutlu Doğru, arz açığı olan stratejik tarım ürünlerinin ekimini teşvik için fiyat fark desteği uygulamasının devam etmesi gerektiğini savunarak, “ Bu desteklemeler her yıl üretim miktarları, piyasada oluşan fiyatlar ve üretim maliyetleri göz önüne alınarak hesaplanmalı ve yılbaşı civarında açıklanmalıdır. Susam gibi dışa bağımlı olduğumuz ve geleneksel gıdalarımızdan olan ürünler de bu destekleme kapsamına alınarak üretimi arttırılmalıdır” diye konuştu.

    Desteklerin amacı

    Tarımsal desteklerin iki temel amacının bulunduğunu, bunlardan ilkinin çiftçiyi ihtiyaç duyulan ürünleri ekmeye teşvik, ikincisinin ise üretim maliyetlerini düşürerek tarımı sürdürülebilir hale getirmek olduğunu ifade eden Doğru, “Bu iki hedefe ulaşmak için destekleme kararnamesini çiftçi ekim desenini belirlemeden, yani yılbaşından önce açıklamak ve geçmiş yılın destekleme ödemelerini ise finansmana en çok ihtiyaç duyulan ekim zamanı yapmak gerekir. Yaşanan gecikmeler nedeniyle destekler bu hedeflere ulaşamamaktadır” dedi.

    Tarım ürünleri piyasasının takibi

    Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Doğru, tarım ürünleri piyasalarını daha yakından takip edecek özel sektör ve kamudan oluşan yetkili bir kurul oluşturulması ve tarımsal desteklemelerin, tarım ürünleri ile ilgili gümrük vergi oranları ve tarımsal projeksiyonların bu kurulun görüşü alınarak hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

    Girdi maliyetleri sorunu

    Çiftçilerin bitkisel üretimde en önemli sorununun gübre ve mazot gibi temel girdi maliyetlerinin yüksekliği olduğuna dikkati çeken Mutlu Doğru, “Hayvansal üretimdeki yem maliyetlerinin yüksek olması da bitkisel üretimdeki yüksek maliyetlerden kaynaklanmaktadır. Bu maliyeti düşürmek için desteklerin tabana yayılması ve her çiftçinin faydalanması açısından bu iki kalemin desteklerinin arttırılması gerekmektedir” diye konuştu.

    Maliyetlere kur etkisi

    Mutlu Doğru, çiftçinin önemli girdilerinden olan zirai ilaç ve bitki besleme ürünlerinin büyük bir bölümünün ithal edildiğini anımsatarak, “Kurlardaki artıştan dolayı fiyatları yüzde 80 civarında artan bu ürünler, kurların düşmesine rağmen fiyatlarını geri çekmedikleri için çiftçimizin üretim maliyetleri üzerinde olumsuz etki oluşturacak. Bu ürünlerin gümrük giriş fiyatları ile perakende satış fiyatları tespit edilerek gerekli tedbirler alınmaz ise bu yüksek maliyetler tarımsal ürün fiyatlarına ve verimliliğe de yansıyacaktır” şeklinde konuştu.

    Hasat zamanı gümrük vergilerinin durumu

    Tarımsal ürün piyasalarının çok kırılgan ve spekülasyonlara çok açık olduğunu, bu nedenle hasat zamanı gümrük vergilerinin düşürülmesi, ithalat yapılması veya TMO gibi kamu kurumlarına ithalat yetkisi dahi verilmesi çiftçinin piyasalarını olumsuz etkilediğini vurgulayan Doğru, “Hasat zamanı bu gibi haberlerin yayılması bile piyasaları olumsuz etkilediğinden bu konuya azami dikkat gösterilmeli ve hasat zamanı ithalat yapılmayacağı güvencesi piyasaya verilmelidir” dedi.

    Future borsaları

    Mutlu Doğru, tarımın doğal sorunlarından birisine daha dikkati çekerek, şöyle konuştu:

    “Bir yıl boyunca talebi olacak ürünün, piyasaya kısa sürede hasat edilerek arz edilmesi fiyatların hasat zamanı düşmesine neden olmaktadır. Bunu önleyecek çözüm gelişmiş ülkelerde de uygulanan future borsalarıdır. Türkiye’de lisanslı depoların kurulması ve depolanabilecek ürünlerin bu depolarda saklanarak pazarlanması doğru atılmış bir adımdır. Ancak bu depolara teslim edilen ürünlere ait elektronik ürün senetleri ürün ihtisas borsalarında işlem görmeli ve yatırımcıya açılmalıdır. Finans piyasaları ile lisanslı depolar ve ürün ihtisas borsaları entegre edilerek bu önemli yapısal sorun çözüme kavuşmalıdır.”

    Tarla fiyatı ve tüketici fiyatı arasındaki fark

    Yaş meyve sebzede üreticinin tarla fiyatı ile tüketici fiyatları arasındaki uçurumun devamlı gündeme geldiğini ve çare olarak hal yasasında değişiklik yapılarak çözüm arandığını belirten Mutlu Doğru, “Bu sorun ancak üreticilerden direk alım yapan ve satış ağı çok geniş market zincirleri, üretici kooperatifleri satış noktaları veya üretici birliklerinin kuracağı pazarlama zincirleriyle çözüme kavuşabilir. Buralarda satılacak ucuz sebze ve meyve piyasayı da regüle edecektir” ifadelerini kullandı.

  • Prof. Dr. Oğuzhan Karatepe: “Son 5 yılda çocukluk dönemi diyabeti 2- 3 kat artmış durumda”

    Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oğuzhan Karatepe, Kağıthane’de düzenlenen “Hasta Okulu Seminerleri kapsamında Diyabet ve Diyabet cerrahisi konularında vatandaşları bilgilendirdi. Çocuklarda sık görülen obeziteye karşı Annelere uyarılarda bulunan Karatepe, “5 yılda Tip 2 diyabetin sıklığı özellikle çocukluk döneminde 2-3 kat artmış durumda. Bununda en önemli sebebi obezite. Diyet regülasyonuyla beraber obezitenin azaltılması ve çocukluk çağında, özellikle beslenmenin düzenlenmesi diyabeti engellemede önemli” dedi.

    Kağıthane’de düzenlenen “Hasta Okulu Seminerleri” kapsamında son zamanlarda artan diyabet hastalığı ve diyabet cerrahisi tüm yönleriyle ele alındı. Kağıthane Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Derindere Hastanesi işbirliğinde düzenlenen “Hasta Okulu Seminerleri” kapsamında “Diyabet ve Diyabet Cerrahisi” konulu seminer düzenlendi. Seminere Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oğuzhan Karatepe konuşmacı olarak katıldı. Diyabetin ne olduğunu ve nasıl ortaya çıktığı anlatıldı. Çocuklarda meydana gelen obeziteye bağlı diyabetin arttığını belirten ve tedavisinin diyet regülasyonuyla mümkün olduğunu belirten Karatepe, beslenmenin düzenli olması noktasında da önemli bilgiler verdi.

    “Son 5 yılda Tip 2 diyabetin sıklığı çocukluk döneminde 2-3 kat artmış durumda”

    Obeziteye bağlı diyabetin çocukluk döneminde arttığını belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oğuzhan Karatepe, “Toplumda diyabetin ve özellikle ergenlik çağı ve çocukluktan sonraki dönemde tip 2 diyabetin en sık nedenlerinden birisi obezite. Günümüzde bu obezite sıklığı giderek artmakta. Çocukluk döneminde görülen diyabetin en sık iki nedeni var. Birincisi Tip 1 diyabet dediğimiz özellikle 7-10 yaş civarı başlayan ve en önemlisi genetik olan diyabet. İkincisi ise ergenlik çağında görülen ve sıklıkla obezite ile ilişkili diyabet, Tip 2 diyabet dediğimiz bir durum. Son verilere bakıldığı zaman son 5 yılda Tip 2 diyabetin sıklığı çocukluk döneminde 2-3 kat artmış durumda. Bunun da en önemli sebebi obezite. Özellikle diyet regülasyonuyla beraber obezitenin azaltılması ve çocukluk çağında, özellikle beslenmenin düzenlenmesi diyabeti engellemede önemli” diye konuştu.