Etiket: Yılda

  • Güler: “Beyaz Eşya Sektörü, Son 10 Yılda Yüzde 100 Büyüdü”

    Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Başkanı Ergün Güler, ana sanayi gruplarında en yüksek artışın dayanıklı tüketim malı imalatından gerçekleşmesi ile ilgili, “Hiçbir başarı tesadüf değildir. Sağlam altyapı, teknolojiyi çok iyi kullanan fabrikalarımız ve kalifiye işgücümüz var” dedi.

    TÜİK verilerine göre, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ana sanayi gruplarında 2015 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre en yüksek artış yüzde 4,2 en yüksek artış dayanıklı tüketim malı imalatında gerçekleşti. Türk Beyaz Eşya sektörü Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) verilerine göre, yılın ilk 10 ayındaki yüzde 9 oranında ve buna bağlı olarak iç satış rakamlarında yüzde 7 oranında bir artış yakaladı. Bunun yanı sıra AB’deki toparlanmanın da etkisiyle ihracatta geçen seneye oranla yüzde 7’lik bir artış oldu.

    Dayanıklı tüketim malları imalatı içinde yer alan beyaz eşya sektörünün büyümenin itici gücü olan sanayi üretiminin artmasında en çok payı olan sektörlerin başında gelmesi kendilerini memnun ettiğini söyleyen TÜRKBESD Başkanı Ergün Güler, “Beyaz eşya sektörünün gelişim hızı son 10 yılda yüzde 100’lük bir büyüme sağladı. Hiçbir başarı tesadüf değildir. Sağlam altyapı, teknolojiyi çok iyi kullanan fabrikalarımız ve kalifiye işgücümüz var. Sektör bugün 40 bin kişiye direkt olmak üzere toplamda 500 bin kişiye istihdam sağlıyor” ifadelerini kullandı.

    Başkan Güler, “Rusya ile yaşanan krizin de geçici olacağını düşünüyoruz. Sonuçta, Rusya da Türkiye de dış ticaret anlamında değerlendirdiğinizde birbirlerinin iyi birer partneri. alternatif pazarlar her zaman değerlendirilmektedir. Ancak sektör olarak zaten sayısı 150’ye varan ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu noktada, Rusya ile olan krizin sektörün rakamlarına negatif yönlü yansıyacak kadar bir etkisini görmüyoruz” dedi.

  • Türkiye’de Yılda 102 Bin Ton Bal Üretiliyor

    Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından “Sağlıklı Arı, Verimli Üretim, Karlı Pazarlama, Mutlu Üretici” konulu seminer düzenlendi.

    Trabzon’da bir otelde düzenlenen seminere DOKAP Birim Sorumlusu Şeref Demir’in yanı sıra, Türkiye Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği Başkanı Bekir Yılmaz, Trabzon Arı Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Zekeriya Aydın, Orman Genel Müdürlüğü Odun Dışı Ürünler Daire Başkanı İsa Sertkaya, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kanatlılar ve Küçük Evciller Daire Başkanı Hakan Öztürk ve arı üreticileri katıldı.

    Seminerde konuşma yapan Türkiye Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği Başkanı Bekir Yılmaz, yılda 102 bin ton bal üretildiğini belirterek “Türkiye’de arı yetiştiriciliğine baktığımız zaman 80 il birliğimiz var. 57 bin profesyonel üyemiz var. 6.6 milyon arı kovanımız var. Yılda 102 bin ton bal üretiyoruz. Böyle bir arıcılık yapımız var. Bu yapıyla hem bal üretiminde hem de arı sayısı yönünde dünyanın ikinci büyük arıcı ülkesiyiz. Çin’den sonra. Dünya’da arıcılığa baktığımızda 64 milyon arı kovanı var. 1.4 milyon ton bal üretiliyor. Bunun 4’te 1’i alınıp satılıyor. En çok bal alan ülkeler ise, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İngiltere ve Japonya’dır. Avrupa Birliği ülkelerinin bal açığı 240 bin tondur” dedi.

    Türkiye’de arıcıların ballarının yüzde 85’ini ormanlardan ürettiğini dile getiren Yılmaz, “Tarım alanlarından yüzde 15 üretiyor. Tarım bahçeleri de arının gelişimini sağlıyor. Bu gelişim olmadan da balı üretme şansımız yok” ifadelerini kullandı.

    DOKAP Birim Sorumlusu Şeref Demir ise Doğu Karadeniz Bölgesi’nin ülkedeki toplam arı varlığının yüzde 20’sini barındırdığını kaydederek “Yüzde 20.5 bal üretimi yapmaktayız. Bölge illerinden Ordu ülke sıralamasında ikinci durumdadır. Arıcılık altyapısının desteklenmesiyle ilgili ilk etapta 230 bin TL’lik bir kaynağı başkanlığımızın ödeneklerinden ayırmıştık. Bunun uygulanmasında Artvin, Bayburt, Rize ve Gümüşhane illerinden 113 kişi başvuru yapmış olup, 229 bin 513 TL öden il müdürlüklerimizin hesaplarına aktarılmıştır. İl müdürlüklerimize şuana kadar yapılan başvurular neticesinde toplam 390 başvuru yapılmış olup 832 bin 700 TL’lik bir kaynağı aktarma için çalışmalarımızı yürütmekteyiz” diye konuştu.

  • Dr. İnce’den Yeni Yılda İki Yeni Kitap Daha

    Mersin kamuoyunun kitaplarıyla da yakından tanıdığı Dr. Nedim İnce, 3 kitabının ardından 2016’da 2 yeni yeni kitabıyla okurlarının karşısına çıkacak. Dr. İnce, biri gezi-anı, diğeri farklı bir deneme olacak iki kitabını, yeni yılın ilk aylarında okurlarına sunacak.

    Mersin kamuoyunda hekimliğinin yanı sıra köşe yazıları, radyo ve televizyon programları ve siyasi kişiliği ile tanınan Dr. Nedim İnce, artık kaleme aldığı kitaplarıyla da kent sınırlarını aşarak tüm Türkiye’ye ulaşıyor. Mersin Toros Devlet Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. İnce, ‘Mersin’den Hayata Dair Esintiler’, ‘Sağlık Olsun-Hastalık-Hasta-Hekim’ ve ‘Hayatın İçinden Portreler’ adlı üç kitabıyla İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı’nın ardından CNR Mersin Kitap Fuarı’nda 4. kez okurlarıyla buluştu.

    “BU FUARLA MERSİN’DEKİ OKUMA POTANSİYELİNİN NASIL FIRSAT BEKLEDİĞİNİ GÖRDÜK”

    CNR EXPO Yenişehir Fuar Merkezi’ndeki Mersin Kitap Fuarı’nda Mühür Kitaplığı ve İçel Sanat Kulübü stantlarında kitaplarını imzalayan İnce, okurlarıyla buluşmaya kısa bir ara vererek, İHA muhabiriyle duygularını paylaştı. Mersin’de ilk kez gerçek anlamda bir kitap fuarı açılmasını değerlendiren İnce, Mersin’in, okur anlamında çok dikkate alınacak bir kent olduğunu vurgulayarak, “Çünkü çok sayıda öğrencisi olan üç tane üniversitesi var. Ayrıca emeklilerin gelip yerleştiği bir kent Mersin ve emekliler genellikle okumayı daha seven bir kesim. Genç nüfus da okumayı seviyor Mersin’de ama ‘Şimdiye kadar Mersin’de neden kitap fuarı yapılmadı veya yapılanlar neden hayal kırıklığına uğradı?’ diye sorarsanız, daha önceki denemeler özen gösterilmeden, bir nevi panayır havasında yapılan kitap fuarlarıydı. Onların başarısız olması, fuarcılık şirketlerinin cesaretini ciddi anlamda kırdı. Ama şimdi CNR Fuarcılık, ciddi bir hazırlıkla böyle bir işe giriştiğinde aslında bu potansiyelin nasıl kendini göstermek için akacak bir yatak aradığını, fırsat beklediğini görmüş olduk. Gerçekten açıldığı günden bu yana, gerçek bir kitap fuarı anlamında ilk olmasına rağmen oldukça ilgi gördü. Ben inanıyorum ki, daha sonraki kitap fuarlarına hem yayıncılar daha fazla ilgi gösterecek hem de okuyucular hayal kırıklığına uğramadıkları ve beklediklerini büyük oranda buldukları için başka okurları da fuara yönlendirecekler. Böylece daha başarılı kitap fuarları olacak” dedi.

    Bu fuarın, insanların okuma isteğini ve alışkanlığını yukarıya taşıdığı, yayıncıların para kazanmasına katkı sunarak, onları buna teşvik ettiği ve yazarları okurlarla buluşturduğu için önemli olduğunu söyleyen İnce, “Okur, yazarıyla yüz yüze geldiği zaman okur okuma isteği de artıyor. Hatta yazma konusunda içinde biraz kıpırtı olan insanları da yazmaya teşvik eden platformlar olduğunu düşünüyorum bu fuarların. Bundan dolayı da kitap fuarını çok önemsiyorum” diye konuştu.

    “YENİ YILDA İKİ YENİ KİTAPLA OKUYUCULARIMIN KARŞISINA ÇIKACAĞIM”

    Kitap fuarında okurlarıyla buluşmasının çok keyifli ve çok farklı bir duygu olduğunu da belirten İnce, “Ben birincisi hekim olmam, ikincisi siyasetin içinde olmam, üçüncüsü medyada olmam dolayısıyla insanlarla gerek birebir gerekse toplu olarak çok sık buluştum, söyleşi, konferans ve panel gibi bir çok etkinlikte bir araya geldim. Ama bu başka bir şey. İnsanın daha güzelliğe, daha hoş duygulara, daha coşkuya daha üstten ulaştığı ve hissettiği bir durum bu buluşma. Gerek imza gerek söyleşi çok farklı” ifadelerini kullandı.

    Okurlarının ilgisinin, içindeki yazma isteğini de kamçıladığını dile getiren Dr. İnce, 2016 başlarında iki yeni kitapla okurlarına sesleneceğinin de müjdesini verdi. “Bu gidiş, kitaplarımla yaşadığım bu akış, yeni ve devamı gelecek yolları da açıyor önüme” diyen İnce, duygularını şu cümlelerle ifade etti: “İnsanlarla bu iletişim, bu birliktelik ve paylaşım olunca ister istemez coşkulandırıcı oluyor. Oradaki yaşadığınız coşkuyla yazma konusunda daha istekli, daha arzulu hale geliyorsunuz. Nitekim bunun somut iki çıktısı olacak yakında. İki kitap dosyamın hazırlıkları bitme aşamasında. Sanıyorum Şubat ayında iki kitapla daha okuyucularımın karşısına çıkacağım. Biri gezi-anı kitabı, diğeri de deneme olacak. Ama farklı bir deneme olacak. Daha çok insan duyguları ve duygulanımlarıyla ilgili yazılardan oluşan bir deneme kitabı olacak. Sanırım 6. kitap da kısa öykülerden oluşan bir kitap olacak. Kafamda taslağı var, bu yönde bir mayalanma var. Okuyucu kitaplarımla buluşmak istediği, benim yazma arzumu da kamçıladığı sürece yeni kitaplar da olacak.”

  • Nilüfer Dernekler Yerleşkesinden 3 Yılda 7 Bin Etkinlik

    Nilüfer Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve dünyaya örnek olan Nilüfer Dernekler Yerleşkesi 3. yıl dönümünü düzenlenen kokteyle kutladı. 208 derneğin yararlandığı Yerleşke 3 yıl içinde 7 bin 327 etkinliğe ev sahipliği yaptı.

    Sivil toplum örgütlerine yönelik Türkiye’de örneği olmayan bir yapılanmanın ürünü olan Nilüfer Dernekler Yerleşkesi 3. yılını kutladı. Dernekler Yerleşkesi’nin 3. yaşı nedeniyle düzenlenen kokteyle Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve çok sayıda davetli katıldı.

    Başkan Bozbey kutlamada yaptığı konuşmada önce 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’ne ve Dünya Gönüllüler Günü’ne vurgu yaptı. Bozbey “5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nü kutlarken, kadın erkek eşitliğinin sosyal ve siyasal hayatta tam ve koşulsuz gerçekleştiği bir geleceği birlikte inşa edebileceğimize de inanıyorum. Bugün aynı zamanda Dünya Gönüllüler Günü. Gönüllülük hem sivil toplumun en önemli bileşeni, hem de birlikten doğan kuvvetin ilk ateşidir. Birlikten doğan kuvvetin, Nilüfer’i daha iyiye ve güzele taşıdığına bir kent yöneticisi olarak yıllardır tanığım” diye konuştu.

    Demokrasinin ayrılmaz parçası olan sivil toplumun Nilüfer’de can bulduğunu kaydeden Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 3 yıl önce yaşama geçirilen Nilüfer Dernekler Yerleşkesi’nin geçen sürede geldiği aşamaya dikkat çekti. Başkan Bozbey “ 208 derneğin yararlandığı yerleşkemiz, üç yılda pek çok etkinlikle doldu taştı. Açıldığı günden bu yana Yerleşkemizde, 132 bin 519 katılımcıyla, 7 bin 327 etkinlik yapıldı. Yerleşkemizi 40 ülkeden, 200 konuk ziyaret etti. Bu alanda da örnek ve lider olduğumuzu onlar da belirttiler. Ve pek çok derneğin de bizden yer istemesi nedeniyle, ikinci bir yerleşke ihtiyacını karşılamak için Karaman Dernekler Yerleşkesi’nin temelini attık. Ayrıca Kadın Dernekleri Yerleşkemiz için de kolları sıvadık. Yani bundan böyle dernek, sivil toplum denildiğinde akla gelecek ilk kent Nilüferdir. Ne mutlu bize ki, yerelden yeşereceğine inandığımız demokrasi kültürüne Nilüfer ölçeğinde katkıda bulunuyoruz” dedi.

  • Silifke Belediyesi Yılda 100 Binin Üzerinde Bitki Ve Çiçek Üretiyor

    Silifke Belediye Başkanı Dr. Mustafa Turgut, mevsimlik çiçekleri kendi seralarında ürettiklerini söyledi.

    Başkan Yardımcısı Ömer Savar ile birlikte çiçek serasını inceleyen Belediye Başkanı Dr. Mustafa Turgut, burada görev yapan teknik personellerden bilgi alarak, serada yıllık 100 binin üzerinde bitki ve çiçek üretildiğini belirtti. Bu sayede belediye olarak bitki ve çiçeğe para harcamadıklarını ve tasarruf ederek ilçeye hizmet ettiklerini vurgulayan Turgut, “Çiçek seramız artık daha düzenli ve sistemli bir şekilde çalışıyor. Teknik personellerimiz burada ki çalışmalarını titiz bir şekilde gerçekleştiriyor. Şu an ilçemizin tüm çiçek ve bitki ihtiyacı belediyemizin çiçek serasından karşılanıyor. Bununla birlikte yaptığımız parkların bitkisi, orta refüj ve kavşakların bitkilerini, çiçeklerini buradan karşılıyoruz. Diktiğimiz ağaçları burada yetiştiriyoruz. Çelikleme, aşılama gibi işlemleri burada yapıyoruz. Şu an çiçek seramızda onlarca çeşit bitkiden 100 bin adet üretim gerçekleştiriyor, bu hizmetlerimizi ilçemizin her noktasında kullanıyoruz” dedi.

    Başkan Turgut, bu bitkiler ve çiçekler arasında gül, begonvil, fırça çalısı, çit bitkileri, çalı mineler, pitosporum, taflan, Japon gülleri, minyatür güller, kauçuk fidanı, defne, güllük ağacı, palmiye, hurma, benjamin kauçuğu, mazı, ardıç, piramit serviler ile mevsimlik çiçekler arasında da süs lahanası, aslan ağzı, hercai menekşe, gazanya, Çin karanfili, kadife, ceylan gözü, mine çiçekleri, yıldız çiçeği ve sardunya yer aldığını kaydetti.