Etiket: Yılan

  • Beyşehir’de Yılan Sokması Vakaları Besicileri Tedirgin Etti

    Konya’nın Beyşehir ilçesinde, memesinden süt içmek isterken yılan sokmasından kaynaklı iki ineğin telef olması, ikisinin de son anda yapılan müdahale ile kurtarılması besicileri tedirgin etti.

    Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Çivril Mahallesi’nde Hasan Şahin’e ait çiğ süt üretimi yapılan çiftlikte iki büyükbaş hayvan yılan sokmasından telef olurken, aynı duruma maruz kalan iki inek de zamanında yapılan müdahale ile ölümden kurtarıldı.

    Yerleşim merkezinde yaşanan olay sonrası iki büyükbaş hayvanın peş peşe ölmesinin ardından çağrılan veteriner hekim kontrolünden sonra ortaya çıktı. Ölen büyükbaş hayvanların genel otopsi incelemesini yapan veteriner hekim, telef olan ineklerin meme bölgesinde ve vücudunun değişik yerlerinde yılan ısırıkları tespit etti. Normalden daha büyük olan diş izlerinin, Beyşehir bölgesinde varlığı pek tahmin edilmeyen büyüklükteki bir zehirli yılana ait olduğundan şüphelenilmesi yöredeki besicileri de tedirgin etti.

    Besici Hasan Şahin, yılan sokma vakaları üzerine ailesiyle birlikte çiftliğinde gece gündüz nöbet tutmaya başladıklarını belirtirken, mağdur olmaması için dikkatli olması konusunda diğer besicileri uyardı. Şahin, ineklerin sütünü içmek için çiftliğine dadanan bir yılanın ısırması neticesinde böyle bir hadise yaşadıklarını belirterek, konuyla ilgili olarak İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nü de bilgilendirdiklerini, yetkililerin öneri ve tavsiyeleri doğrultusunda hareket ederek gerekli takipleri yürüttüklerini sözlerine ekledi.

  • (Özel Haber) Yılan Derili Çocuklara Teşhis Konulamıyor

    Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde, derileri yılan derisi gibi soyulan iki kardeşin hastalığına çare bulunamıyor.

    Şehit Mustafa Yağız Mahallesi’nde ikamet eden Rüstem ve Esin Yaylamaz çiftinin 13 yaşındaki Enes ve 9 yaşındaki Turan Emre isimli çocukları, bir tür deri hastalığıyla birlikte dünyaya geldi. Doğdukları günden beri derileri soyulan kardeşler ne yürüyebiliyor ne de konuşabiliyor. Vücut derileri gergin olduğundan yemek dahi çiğneyemeyen iki kardeşin dramı ise görenlerin yüreğini burkuyor.

    Yıllardır çocukların hastalığıyla mücadele ettiğini ancak doktorların şu ana kadar bir çare bulamadıklarını söyleyen anne Esin Yaylamaz, kendilerine uzanacak bir yardım eli bekliyor. Yaylamaz, “İlk çocuğum Enes doğduğunda da derisi bu şekildeydi. Osmaniye ve Adana’da hastanelere götürdük. Ancak çocuğumun hastalığına bir teşhis koyamadılar. Sonra ikinci çocuğum olan Turan Emre dünyaya geldi. Onda da aynen ağabeyindeki hastalık göründü. Şu anda iki çocuğum da aynı hastalığın pençesinde boğuşuyor. Çocuklarım aynı zamanda yürüyemiyor, konuşamıyor, yemeklerini dahi yiyemiyorlar. Derileri yıl boyunca yılan derisi gibi soyuluyor. Banyo yaptırınca vücutları kararıyor. Başlarında dahi deri soyulması var. Bazen kaşıntıdan dolayı yüzleri vücutları kanıyor. Bu durum ise beni çok üzüyor. Oturup ağlıyorum. Çocuklarımın yanına hastalık bulaşır diye kimse yaklaşmıyor” dedi.

    Bu yüzden evden çıkamadıklarını belirten Yaylamaz, “Bu durum benim psikolojimi de bozdu. Allah rızası için yetkililerden çocuklarım için yardım bekliyorum” diye konuştu.

  • Serçin Yılan Balığı Şenliğine Binlerce Kişi Katıldı

    Meksika’nın Saragosa Körfezi ile Bafa Gölü arasındaki mucizevi hayat öyküleriyle dikkat çeken yılan balıklarının tanıtımı için Bafa Gölü Kıyısındaki Söke’ye bağlı Serçin Mahallesinde şenlik yapıldı.

    Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Serçin Yılan Balığı Şenliği’nde 500 kg yılan balığı ikram edildi. Başta yılan balığı olmak üzere Bafa Gölü Kıyısında Serçin’in doğal yapısını da tanıtmak üzere gerçekleştirilen şenliğe bu yılda ilgi büyük olurken, sadece Söke değil çeşitli yerlerden binlerce kişi katıldı.

    Söke Belediyesi tarafından düzenlenen Serçin Yılan Balığı Şenliği’ne katılımcılar arasında CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, İlçe Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu, Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran, Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, Cumhuriyet Başsavcısı Yıldırım Özgür, Belediye Meclis üyeleri, CHP Aydın İl Başkanı Bayram İnci, MHP Söke İlçe Başkanı Turgay Avcı, Serçin Köyü sakini emekli Korgeneral Eyüp Kaptan başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de yer aldı.

    “BİRLİK VE BERABELİK İÇİN BÖYLESİ ETKİNLİKLER ÖNEMLİ”

    Dünyanın en güzel coğrafyalarından biri üzerinde bulunan Söke’nin aynı zamanda eşsiz bir tarihi ve kültürel mirasa sahip olduğunu söyleyen Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Karakaş; binlerce yıldır Serçin ve Bafa Gölü’nü mekan tutan, ilginç yaşam öyküsüne sahip yılan balığını da tanıtmak istediklerini belirtti. Besin değeri ve özelliklerinin yanında Meksika ile Bafa arasındaki yolculuklarının yılan balığını daha da değerli hale getirdiğini belirten Ahmet Karakaş; “ilçemizin değerlerini, Serçin ve Serçinlilere sevdalı yılan balıklarımızı tanıtmayı amaçlayan böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan dolayı çok mutluyuz” dedi. Ülkenin içinde bulunduğu terör tehdidi içinde dik durmak, birlik ve beraberliğimizi göstermek açısından böylesi etkinliklerini önemine dikkat çeken Söke Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Karakaş; “Meydana gelen saldırılar ve olaylar bizim birlikteliğimize asla engel olamaz. Türkiye Cumhuriyeti vatanı ve milleti ile bir bütündür, terör bizi yıldıramaz” dedi.

    Serçin Mahalle Muhtarı Mustafa Çay’da yaptığı konuşmasında şenliğin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederken, katılanlara teşekkür etti.

    CHP aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız ise yaptığı konuşmasında üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de balıkçılığın diğer dünya ülkelerinin gerisinde kaldığına dikkat çektiği konuşmasında; yılan balığının cenneti olan Bafa Gölü, bölge ovalarına can veren Menderes Nehri’nin korunması ve temizliğinin altını çizdi. Bölgede jeotermalin Menderes’i ve çevreyi kirlettiğini belirten Milletvekili Yıldız, doğanın geleceğe bırakılacak miras olduğunu söyledi.

    Yapılan konuşmaların ardından Serçin İlkokulu Halk Oyunları ekibi, Kuşadası Romanları Kültür ve Dayanışma Derneği ekibi, Nazilli Belediyesi Mehteran Takımı, Manisa Akhisar Belediyesi Halk Oyunları Ekibi Trakya ve Batı Karadeniz yöreleri gösterileri, Söke Belediyesi Halk Oyunları Ekibi Ege yöresi gösterilerini sundu. TRT Türk Halk Müziği Sanatçısı Ali Çakar’ın sahne alarak türküleri ile renk kattığı etkinlikte çocuklar ve gençler interaktif oyunlar ile eğlendi. Şenlik alanında açılan stantlarda başta Söke Belediyesi kurslarında üretilen el emeği ürünler başta olmak üzere yöresel ürünler tanıtıldı ve satışa sunuldu. Katılan vatandaşlar konserler ve dans gösterileri ile doyasıya eğlenirken yerel müzik grubu Avşar’da bu coşkuya büyük katkı sağladı. Şenlikte Serçin, Bafa ve yılan balığını anlatan fotoğraf sergileri de yer aldı.

    “500 KG YILAN BALIĞI PİŞİRİLDİ VATANDAŞA DAĞITILDI”

    Söke Belediyesi tarafından 500 Kg. yılan balığı şenliğe katılan herkese ücretsiz olarak dağıtıldı. Şenli öncesi Bafa Gölü’nden tutularak hazırlanan yılan balıkları, kurulan mangallarda pişirildi, vatandaşa ekmek arası servis yapıldı. Uzun kuyrukların oluştuğu yılan balığı dağıtımında yılan balığını ilk kez tadanlar da yer alırken, yılan balığı lezzeti ile de herkesi büyüledi.

  • Doç. Dr. Asuman Sevim: “Botox Yılan Zehri Değildir”

    Botoksun halk arasında bilindiği gibi yılan zehri olmadığını, aksine bakterilerden elde edilip saflaştırılan bir toksin olduğunu söyleyen Koru Ankara Hastanesi Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Asuman Sevin, yüz gençleştirme yöntemleri hakkında bilgi verdi.

    Doç. Dr. Asuman Sevin, Rekonstrüktif botoksun halk arasında bilindiği gibi yılan zehri olmadığını, aksine bakterilerden elde edilip saflaştırılan bir toksin olduğunu , botoksun kas dokusuna zarar vermeyeceğini, ayrıca hayvansal kaynaklı olmadığı için alerjik reaksiyon yapmayacağını bildirdi. Doç. Dr. Sevin, “Botoks, sinirden gelen uyarının kasa ulaşmasını önler böylece yüzde kırışıkları oluşturan mimik kasları kasılamaz ve kırışıklar yüzdeki çizgiler düzleşir” dedi.

    Botoksun etkisinin 3-6 ay sürdüğünü ifade eden Doç. Dr. Sevin, bu sürenin sonunda tüm etkilerinin sıfırlandığını ve yüzün eski haline döndüğünü belirtti.

    Doç. Dr. Sevin , “Yani etkisi tamamen geçicidir. Bu süre sonunda etkinin devam etmesi isteniyorsa botoks tekrar yapılır” diye konuştu.

    Yüzdeki kırışıklık ve çizgiler derinse bu durumda botoks ile birlikte dolgu yapılmasının daha iyi sonuç verdiğinin altını çizen Doç. Dr. Sevin, dolgunun etkisinin de 6-12 yıl süreyle devam ettiğini vurguladı.

    Dolgu maddeleri hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Sevin, “Botoks ile birlikte kullanılan dolgu maddeleri tek başına yüzdeki derin çizgilerin giderilmesi ya da dudak kalınlaştırma amacıyla kullanılmaktadır.Dolgu maddeleri arasında en zararsız olanı hyaluronik asit yapısında olanıdır ” dedi. Doç. Dr. Sevin, bunların hayvansal kaynaklı olmadığı için allerjik reaksiyon yapmadığını da ekledi.

    Doç. Dr. Sevin sözlerini şöyle sürdürdü: “Hyaluronik asit insan dokusunda zaten bulunan bir maddedir. Deri tabakaları içine enjekte edildiğinde o bölgede bir dolgu görevi yapar. Botoks ise dolgu maddesi değildir. Kasların kasılmasını önleyerek yüzdeki çizgilerin düzleşmesini sağlar. Dolgu maddeleri geçici bir etki sağlar. Bu etki 6-12 ay sürebilir. Bu süre sonunda tekrar uygulanması gerekir. Daha uzun süre etkili maddeler üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. “

  • Çavuşoğlu: “Yarın O Yılan Gelir Sizi De Sokar”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Macar mevkidaşı Szijjarto ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, “Bana dokunmayan terör örgütü bin yaşasın anlayışı var. PYD’nin şimdi bana zararı yok, o iyidir, işbirliği yapabiliriz onunla. Ama yarın o yılan gelir sizi de sokar. Terör örgütüne destek veren birçok ülke o terör örgütleri tarafından vurulmuştur” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ocak ayında kötü hava koşulları nedeniyle iptal edilen Macaristan ziyaretini kapsamında Budapeşte’de temaslarına başladı. Çavuşoğlu, temasları kapsamında Macar mevkidaşı Peter Szijjarto ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby’nin “PYD’yi terör örgütü olarak görmüyoruz” açıklamasını eleştiren Çavuşoğlu, “Her şeyden önce müttefikimiz ve model ortağımız Amerika ve birçok ülkenin bir karar vermesi gerekiyor. Özellikle DAEŞ ile mücadele ve Suriye konusunda 65 ülke var koalisyonun içinde Ortak olarak 65 ülkeyi mi tercih edeceğeyiz yoksa terör örgütlerini mi kendimize ortak seçeceğiz? Esasen bugüne kadar DAEŞ’in başarılı olmasının sebebi de bu. Biz 65 ülke bir araya geliyoruz sürekli toplanıyoruz. Bazen 22 ülke olarak küçük grup altında toplanıyoruz. Suriye destek grubu formatında da bir araya geliyoruz. Ama hep toplanıyoruz, toplanıyoruz. Bugüne kadar bir terör örgütü ile mücadele edemedik. DAEŞ halen Irak topraklarının yüzde 35’ini, Suriye topraklarının yüzde 45’ini de işgal ediyor. Aslında bu 65 ülkenin acizi yetinin göstergesidir. Yani biz DAEŞ’le mücadele edemiyoruz, başka bir terör örgütüne yönelelim, onu kendimize ortak seçelim ve o terör örgütünden medet umalım. Hem bir aciziyet göstergesi hem de terörle mücadelede başarısızlığın göstergesi” dedi.

    “TERÖR ARASINDA BU İYİ, BU KÖTÜ DİYE BİR TANIM OLABİLİR Mİ?”

    Bu yönden de terörle mücadele edilemeyeceğini kaydeden Çavuşoğlu, “Bu anlayışla yani DAEŞ bize göre bir terör örgütü hem de kanlı bir terör örgütü. İslam’ın düşmanı bir terör örgütü. El Nusra da terör örgütü, El Kaide de terör örgütü, PKK da terör örgütü. ABD’ye göre de PKK terör örgütü, AB’ye göre de PKK terör örgütü. Dolayısıyla DAEŞ kötü çünkü radikal. Ama PYD, PKK daha iyi. Niye? Çünkü Marksist-Leninist. Çünkü onlara göre seküler. Böyle bir anlayış olur mu? Terör arasında bu iyi, bu kötü diye bir tanım olabilir mi? O da terör örgütü, bu da terör örgütü. Birisi laik, seküler, daha iyi diyemezsin. Avrupa’da bazı sol partiler PKK ile aynı ideolojiyi paylaştığı için onu terör listesinden çıkarmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

    “TERÖR ÖRGÜTÜNE BİRÇOK DESTEK VEREN BİRÇOK ÜLKE O TERÖR ÖRGÜTLERİ TARAFINDAN VURULMUŞTUR”

    Böyle terörle mücadele olmayacağını sözlerine ekleyen Çavuşoğlu, “Bana dokunmayan terör örgütü bin yaşasın anlayışı var. Yani PYD’nin şimdi bana zararı yok o iyi, onunla iş birliği yapabiliriz. Ama yarın o yılan gelir seni sokar. Diğer terör örgütleri olduğu gibi. Terör örgütüne birçok destek veren birçok ülke o terör örgütleri tarafından vurulmuştur. O nedenle ABD’nin içine düştüğü bu yanlışı garipsiyoruz. ABD’nin de bir karar vermesi lazım. Ortak olarak bizi mi seçiyor, terör örgütlerini mi seçiyor. Biz ABD’li dostlarımıza Biden’a çok açık bir şekilde PKK ile PYD’nin, YPG’nin nasıl iç içe olduğunu verdik belgeleriyle. Kendilerine bunu defalarca anlattım. Tepkimizi McGurk orda Polat Can diye Kandil’den gelen PKK teröristi ile bir araya geldiğinde de söyledik, anlattık. PYD’nin içinde PKK’lıların nasıl yer aldığını, yönetiminde nasıl olduğunu resimleriyle, isimleriyle verdik. Bir terör örgütünü terör listesine alıyorsunuz, onunla beraber olan ve başka bir yapılanma içinde olan terör örgütünü siz terör örgütü olarak görmüyorsunuz. Buna en hafif tabiri ile saflık mı diyelim başka ne diyelim bilmiyorum. Bu kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

    “DOSTLARIMIZIN VE MÜTTEFİKLERİMİZİN BİR KARAR VERMESİ LAZIM”

    Rusya’nın PYD’yi muhalefetin içine sokmaya çalıştığını sözlerine ekleyen Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Muhalefet neden kabul etmedi? Bu sadece Türkiye’nin görüşü değil. Çünkü Suriye’deki muhalefet ve tüm unsurlar PYD, YPG’yi terör örgütü olarak gördükleri için kendi içlerinde terör örgütünü görmek istemediler, kabul etmediler. Bölgedeki araziyi bilen tüm ülkeler de PYD, YPG’yi terör örgütü olarak görüyor. Tüm ülkeler buna terör örgütü derken bölgede bazı ülkelerin sadece DAEŞ ile mücadelede kullanıyoruz diye terör örgütü olarak görmüyoruz demesi doğru bir yaklaşım değil. Terörle mücadelede de akılcı bir yaklaşım değil. Bunu açık ve net söylüyoruz. Onun için dostlarımızın ve müttefiklerimizin bir karar vermesi lazım. DAEŞ ile mücadelede ve Suriye’de ortaklarımız biz miyiz yoksa oradaki terör örgütleri mi? Bazılarımız bunu seçsin, diğerleri onu seçsin. Bu anlayışta iyi niyet aramayız. Bu anlayış devam ettiği sürece biraz önce söylediğim gibi göç ve mülteci sorunu ve diğer insani sorunlar devam eder. Umarım dostlarımız ve müttefiklerimiz hatalı yaklaşımından vazgeçerler, gerçeği görürler. 5 sene önce Suriye’deki gerçeği görmediler, geçen sene bundan dolayı üzüntülerini belirttiler. Öyle anlaşılıyor ki şu anda maalesef Suriye’deki ve Irak’taki gerçeği tam olarak halen göremiyoruz. Bugünkü mevcut tablonun da esas sebebi bu” açıklamasını yaptı.