Etiket: Yıla

  • Ünlü şarkıcı Emre Kaya, yeni yıla Sakarya’da girecek

    Ünlü şarkıcı Emre Kaya, yeni yıla Sakarya’da gireceğini açıkladı.

    Ünlü şarkıcı Emre Kaya, yeni yıla Marmara Bölgesi’nin önemli turizm merkezlerinden birisi olan Sakarya’da gireceğini açıkladı. ’Dın Dın’, ’Yapboz’, ’Esaret’, ’Apayrı’, ’Teşekkür Ederim’, ’Benimsin’ ve ’Sorma’ gibi sevilen şarkılarıyla adından söz ettiren Emre Kaya’nın, yeni yıl konserinde eğlence mekanlarından Green Pub’da sahne alacağı belirtildi.

    Sakarya’dan gelen teklifi geri çevirmediğini söyleyen Emre Kaya, “Yeni yıla Sakarya’da gireceğim için çok heyecanlıyım. Ülkemizin her köşesi cennetten bir parça, her yöremizin insanı ayrı bir değerdir. Sakarya’nın da benim yanımda önemli bir yeri var. Gelen yeni yıl teklifleri arasından Sakarya’yı tercih etmemin nedeni de bu yörenin sanata ve sanatçıya verdiği değeri bildiğim içindir. Şimdiden Sakaryalı sevenlerime sevgilerimi gönderiyor, yeni yılda birlikte olmaya davet ediyorum” dedi.

  • ATSO Başkanı Çetin: “Domates ihracatında geçen yıla göre 100 milyon dolar düşüş var”

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, doların yükselişinin devam etmesi halinde Türkiye’nin kişi başına düşen milli gelirini ciddi derecede etkileneceğini belirtti. Domates ihracatında geçen yıla göre 100 milyon dolar düşüş yaşandığını kaydeden Çetin, turizm konusunda ise 2017 yılından umutlu olmadıklarını ifade etti.

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının (ATSO) Ekim Ayı Meclis Toplantısı, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın katılımıyla gerçekleşti. Hizmet binasında gerçekleştirilen meclis toplantısında konuşan ATSO Başkanı Davut Çetin, dövizin, özellikle doların yükselişinin durmaması halinde, Türkiye’nin kişi başına milli gelirinin önemli ölçüde olumsuz etkileneceğini söyledi.

    “Türkiye’yi fakirleştiriyor”

    Son haftalarda dünyada en çok değer kaybeden paralar arasında Türkiye’nin başta olduğuna dikkat çeken Davut Çetin, “Dövizde bu kadar sert yükseliş ekonomide durgunluğu ve tahsilat sorununu artırmakta, ayrıca ihracat da çok artmadığı için Türkiye’yi fakirleştirmektedir. Bu gidişat böyle devam ederse 2017 sonunda kişi başı milli gelirimiz 8 bin 700 dolar olur” dedi.

    “Koordinasyon sıkıntısı var”

    Türkiye’nin ekonomi yönetiminde koordinasyon sıkıntısı olduğunu ileri süren ATSO Başkanı Çetin, şunları kaydetti:

    “Maalesef böyle bir dönemde ekonomi yönetiminde koordinasyon sorunu olduğunu görüyoruz. Ekonomiyle ilgili 6-7 Bakanımız ve ayrıca danışmanlar ayrı ayrı demeçler veriyorlar. Sayın Başbakan Koordinasyon Kurulunu topladı ve Merkez Bankası tedbirler alacağına ilişkin açıklama yaptı. Fakat ardından Ekonomi Bakanımız, müdahaleye gerek olmadığını söyledi. Sayın Mehmet Şimşek tweet atarak herkesi uyarmaya başladı. Koordinasyon kurulunun tekrar toplanacağı açıklandı, bugün sabah son anda iptal edildi. Son açıklamalar güvensizliği iyice artırdı. Bir ülkenin Merkez Bankasına güven duyulmazsa parasına da güven olmaz. Güven kavramı, hem ekonomi için hem de günlük hayatımız için son derece önemlidir. Tüketici güven endeksi ve reel sektörün beklentilerini yansıtan ekonomik güven endeksi 15 Temmuz sonrası biraz toparlanmıştı, ancak Kasım ayında tekrar düşüşe geçti.”

    “Domates ihracatında kayıp 100 milyon dolar”

    Domates ihracatında geçen yıla göre 100 milyon dolar düşüş yaşandığını kaydeden Çetin, turizm konusunda ise 2017 yılından umutlu olmadıklarını ifade etti. Çetin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Domates ihracatında geçen yıla göre 110 milyon dolar düşüş yaşadık. Bu yıl 10 ayda Antalya tarımında enflasyon oranı eksi yüzde 10’dur. Ürünün bol olduğu Nisan ve Mayıs ayında ortalama fiyat düşüşü yüzde 40 oldu. Böylece tarım sektörümüzde gelir kaybımız 1.5 milyar liraya ulaştı. Aylardır söylüyoruz, bu kadar fiyat düşüşü karşısında üreticinin durumuna bakılmalıydı. Fakat maalesef Türkiye’nin gündemine bu konular bir türlü girmiyor.

    Turizme sektöründe önümüzdeki yıl Rusya pazarında bir yükseliş bekliyoruz, ama Avrupa pazarı ümit vermemektedir. Böyle giderse gelecek yıl aynı sıkıntı devam eder. Alman basını Yunanistan rezervasyonlarının hızla yükseldiğini, fakat Antalya rezervasyonlarının yüzde 20’ye varan oranlarda düştüğünü yazmaktadır. Gerçi her yıl başında böyle başlarız, sonra toparlanma olur, fakat geçen yıl zaten Almanya pazarında yüzde 30 kayıp yaşamıştık. Halen rezervasyon düşüşü olması kaygılarımızı artırmaktadır. Kısacası 2015 rakamlarına geri dönmek şu anda mümkün görünmüyor. Hükümetin imaj konusunda mutlaka özel çalışma yapması gereklidir. Gelecek yıl için uçak veya acenta desteklerinin gecikmeden açıklanması gerekiyor. Bizim de tanıtım ve imaj çalışmaları başta olmak üzere Antalya olarak yapacaklarımız bulunuyor. Bu konuda Valimiz, Büyükşehir Başkanımız, BAKA ile bir çalışma içerisindeyiz.”

    “En çok etkilenen sektör: tarım ve turizm”

    Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ise, Türkiye’nin teknolojik gelişimini iyi kullanamadığını öne sürerek, “Evet çok inşaat yapıldı. Büyüme hızlarına ulaşıldı ama yapısal olarak Türkiye ekonomisi üreterek ürettiğinden para kazanan, ithalata bağımlı olmadan ihracat yapan bir ekonomiye maalesef bu avantajlı döneminde bunu avantaja dönüştüremeden bu yolu kat etmek zorunda kaldı” dedi.

    Antalya ekonomisine de değinen Uysal, “İki ana sektörün turizmde çok ciddi kayıplarla kapatmış bulunmaktayız. Her iki sektörde de yapısal sorunlar zaten vardı.400 tane Antik kentlerimiz, müthiş hikayelerimiz olmasına rağmen bunları değerlendiremedik” diye konuştu.

  • Türkiye’de konut satışları geçen yıla göre aynı kaldı

    Türkiye genelinde konut satışları 2016 Eylül sonu itibariyle geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış ya da düşüş göstermedi. Ancak 2016 Eylül sonu itibariyle geçen yıla kıyasla konut satışlarında İstanbul’da yüzde 6, Ankara’da yüzde 8, İzmir’de ise yüzde 0,7 oranında düşüş yaşandığı belirtildi.

    Değerleme sektörünün önemli kuruluşlarından EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık A.Ş., 2016 yılı Ekim ayı Periskop Analiz raporunun açıkladı. Rapora göre, Eylül ayı itibariyle son bir yıllık süreçte, konut kredisi kümülatif değişimi yüzde 10 artış gösteriyor. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 20 büyüyen konut kredileri bu yıl yüzde 10 büyüdü. Raporda kredi miktarının 2016’nın dördüncü çeyreğinde hareketleneceği öngörülüyor.

    Periskop Analiz’in 2016 Ekim verilerini değerlendiren EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, 2016 Eylül sonu itibariyle Türkiye genelinde toplam konut satışlarının geçen yılın aynı dönemine kıyasla değişim göstermediğini, ipotekli konut satışlarının ise yaklaşık yüzde 10 oranında azaldığını belirtti..

    İstanbul, Ankara ve İzmir’de düşüş

    Yazıcı, 2015 Eylül sonu itibariyle 2014’ün aynı dönemine göre yüzde 13 artış gösteren konut satışlarının, 2016 Eylül sonu itibariyle 2014’ün aynı dönemine göre yine yaklaşık yüzde 13 artış gösterdiğini ifade etti. İstanbul’da konut satışlarının 2016 yılı Eylül sonu itibariyle 2015 senesinin aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 6 azaldığını kaydeden Yazıcı, aynı tarihler arasında azalma oranının Ankara’da yüzde 8, İzmir’de ise yüzde 0,7 olduğunu bildirdi. Yazıcı, 2016 Kasım verileri itibariyle konut satışlarının biraz daha azalması ya da aynı seviyelerde seyretmesinin beklendiğini söyledi.

    Rapora göre kullanıcı için konut kredisindeki maliyetlere bakıldığında, Kasım ayında 10 yıllık vadede kredi maliyetlerinin aylık yüzde 0,90 ila yüzde 1,12 arasında değiştiği görüldü. Bankalar arasında farklılık olmakla birlikte 100 bin TL tutarında kredi için aylık ödemelerin 10 yıllık vadede bin 366 TL, 5 yıllık vadede ise 2 bin 164 TL dolayında seyrettiği belirlendi. Takipteki kredilerdeki değişime bakıldığında ise 2016 Eylül ayında, konut kredileri içinde takipteki konut kredi miktarının sadece yüzde 0,55 düzeyinde olduğu, söz konusu oranın 2015 Eylül ayında yüzde 0,47 olduğu kaydedildi. Periskop Analiz’in verilerine göre takipteki kredilerin toplam kredi hacmi içindeki büyüklüğünün kredi miktarıyla aynı hızda büyümemesi Türkiye için olumlu bir gösterge olarak değerlendiridi.

  • 9’u üniversiteli 11 kişinin öldüğü kazada midibüs sürücüsünün cezası 10 yıla çıktı

    Kayseri’deki Erciyes Kayak Merkezi’nden Niğde’ye dönen üniversite öğrencilerini taşıyan 2 midibüsün karıştığı, 11 kişinin ölümü, 31 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazayla ilgili davada tutuklu yargılanan ve 2015 yılında 7 yıl hapis cezası alan şoför Adem A.’nın aldığı kararı Yargıtay bozdu. Yeniden yargılanan sanık Adem A. ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 10 yıl hapse mahkum oldu.

    21 Aralık 2013 tarihinde saat 17.45 sıralarında, Erciyes- Hacılar dağ yolunda meydana gelen kazada, hafta sonu Kayseri’ye gelen Niğde Üniversitesi öğrencileri, kayak yapmak üzere Erciyes Dağı’na çıktı. Akşam dönmek isteyen üniversitelileri taşıyan Durmuş O. yönetimindeki kar lastikleri bulunmayan 51 AR 105 plakalı midibüs karlı yolda, rampa inerken, balatalarının aşırı ısınması nedeniyle freni tutmadı. Sürücünün direksiyon kontrolünü yitirdiği midibüs, yol kenarındaki elektrik direğine çarparak, şarampole devrildi. Bu sırada arkadan hızla gelen ve Adem A. yönetimindeki 51 HV 762 plakalı midibüs de yaralılara müdahale eden sağlık görevlileri ve öğrencilere çarptı. İki kazada 9’u üniversite öğrencisi toplam 11 kişi öldü, 31 kişi de yaralandı.

    Yargıtay kararı bozdu, dosyayı geri gönderdi

    2015 yılı Mart ayında Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ’taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan tutuklu yargılanan iki midibüs şoförü Durmuş O.’ya 12 yıl, Adem A.’ya ise 7 yıl hapis cezası verdi. Şikayetçi tarafından Yargıtay’a temyiz edilen dosyayı Yargıtay inceledikten sonra sanık Adem A. yönünden verilen kararı bozarak, yeniden yargılanmak üzere dosyayı yerel mahkemeye gönderdi.

    Yeniden yargılanan sanığın cezası 3 yıl arttı

    Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü karar duruşmasında tutuklu sanık Adem A. Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi. Sanık Adem A. “Ambulans ışıkları yanmıyordu, gerekli yol güvenliği önlemleri alınmamıştı, o yüzden ikinci kaza meydana geldi. İlk kazayı ve ölü, yaralıları görmedim, hatta onlara çarptığımı bile metrelerce sonra fark ettim. Adaletinize sığınıyorum” dedi.

    Mahkeme heyeti yeniden yapılan yargılama sonucu sanık Adem A.’ya ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 10 yıl hapse mahkum ederek, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Böylelikle sanığın cezası 3 yıl daha artmış oldu.

  • Başkan Demircan: “Fiili hizmet 3 yıla 1 yıl olmalı”

    Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı Togan Demircan, sağlık çalışanlarına verilmesi planlanan fiili hizmet hakkının 3 yıla bir yıl olarak düzenlenmesi ve tüm sağlık çalışanlarını kapsaması gerektiğini savundu.

    Sağlık Bakanlığı’nın performans yönetmeliği ve fiili hizmet zammı düzenlemeleriyle ilgili gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı Togan Demircan, “Adaletsiz Performans Yönetmeliği’nin kabul edilebilir, bireyleri değil tüm çalışanları kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesini bekliyoruz. Bu çalışma yapılırken sabit ödeme olarak adlandırılan ek ödemenin de maaşlar ile birleştirilerek emekliliğe yansıtılması gerekmekte ve bundan sonrada fiili hizmet masaya yatırılmalıdır. Ek ödeme maaşla birleştirilmeden hayata geçirilecek bir fiili hizmet manasız olacaktır. Fiili hizmetin tüm sağlık çalışanlarını 3/1 yıl şeklinde kapsaması gerekmektedir” dedi.

    “5/1 yıl çalışma barışını bozar”

    Sağlık hizmetlerinin bir ekip işi olduğuna dikkat çeken Demircan, “Acil servis, ameliyathane, yoğun bakım v.b. gibi riskli birim çalışanlarına 3/1 yıl diğer birimlere 4/1 yıl idari ve teknik hizmetlere 5/1 yıl demek hakkaniyet ile bağdaşmayacaktır. Bu şekilde verilen bir karar çalışma barışını da bozacaktır. Toplu sözleşme masasındaki kazanımların uygulanmasında yaşanan sorunlarında ivedilikle çözülmesi gerekmektedir. Muammaya dönmüş kreş, 112 yemek ödemeleri, lisans tamamlama ile ilgili sorunlar ve 663 Sayılı KHK ile ortaya çıkan sorunların çözümü hızla gerçekleşmelidir. Kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının Vekil ebe hemşire ve 4 c li arkadaşlarımızın kadro beklentileri de karşılık bulmalı. Tüm çalışanlar tek kadro çatısı altında toplanmalı. 4 / C li arkadaşlarımızın ek ödeme mağduriyetleri çözülmeli toplu sözleşme mutabakat metni ile 4 /C statüsündeki arkadaşlarımız ek ödeme mağduru oldular” diye konuştu.

    “Terör örgütlerine hizmet edenleri vatandaşlıktan çıkartalım”

    Devletin terörle mücadele konusuna da değinen Demircan, şunları söyledi:

    “Kamu görevlisinin patronu devlettir. Maaşını devletten alıp da başta FETÖ, PKK, KCK gibi terör örgütlerine kim hizmet ediyorsa gerekirse bu kişileri vatandaşlıktan da çıkartalım. Ancak ince eleyelim sık dokuyalım, masum bir kişinin canını yakmayalım. Geç olsun ama amaç hedefe ulaşsın.”