Etiket: Yıktı

  • Bartın’da sel köprüleri yıktı

    Bartın’da meydana gelen sel felaketi sonrası bazı köprüler yıkıldı.

    Çakraz – Tekkeönü ve Kurucaşile’yi Bartın’a bağlayan Karaman köprüleri sel sularına dayanamayarak yıkıldı. Bartın-Kurucaşile arasında köprülerin yıkılması ve yer yer heyelanların meydana gelmesi ile karayolu bağlantısı tamamen kesildi.

  • FETÖ, genç kızın çocukluk hayalini yıktı

    FETÖ terör örgütü, Kütahya’da yaşayan 17 yaşındaki Diclehan Kaynak’ın pilot olmaya hayalini yıktı.

    Kütahya Kılıçaslan Lisesi’ni birincilikte bitiren Diclehan Kaynak, çocukluk hayali olan pilotluk mesleği için Hava Harp Okulu sınavlarına girdi. Kaynak, 11 Temmuz 2016 günü yapılan sağlık, kişilik, psikomotor ve spor sınavlarında birinci olduktan sonra sözlü mülakata çağrıldı. Diclehan Kaynak, mülakatta hiçbir gerekçe gösterilmeden elendi. Elendiğini öğrenince dünyası kararan Kaynak, Kütahya’ya geri döndü. Diclehan Kaynak, “Ben lisede başarılı olduğum için ’Ablalar’ diye tabir edilen kadınlar sürekli bizim eve gelerek beni en iyi okullara yerleştireceklerini söylerlerdi. Buna ben ve ailem izin vermemişti. Hatta annem bu kadınları defalarca evden kovmuştu. Sınavdan 5-6 gün sonra beni sözlüden eleyen Albay Fethi Alpay’ı televizyonlarda darbeden gözaltına alındığını ve daha sonra tutuklandığı görünce şaşkına döndüm ve neden dolayı elendiğimi öğrenmiş oldum. Benim hayallerimi FETÖ terör örgütü yıktı. Bu durumu BİMER’e yazılı olarak ilettim ve darbeci Albay’dan şikayetçi oldum” dedi.

    Diclehan Kaynak’ın annesi Serpil Kaynak da (39), eşi Servet Kaynak’ın şuan Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi Müdürü olduğunu ve Ergenekon’dan 33 ay hapis yattığını dile getirdi. Serpil Kaynak, “Okul birincisi olan kızımın pilotluk hayalini darbeci FETÖ’cüler yıktı. Yıllarca ben ve eşim FETÖ’cülerle mücadele ettik. FETÖ’nün son mağduru da kızım oldu. Kızım hiçbir gerekçe gösterilmeden sözlü sınavdan elendi. Tek sebebi FETÖ’cü olmamak. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız” diye konuştu.

  • Soma sanığı suçu FETÖ’ye yıktı

    Manisa’nın Soma İlçesi’nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 6’sı tutuklu 46 sanıklı davanın, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 9. duruşması ilk celsede ertelendi.

    Soma maden şehidi ailelerinin de büyük ilgi gösterdiği 9. duruşma sabah saat 09:30 da başladı. Mahkeme Başkan Aytaç Ballı ilk olarak avukatların ve tutuklulukların taleplerini aldı.

    Taleplerin ardından Mahkeme Başkanı, ara karar vermek için duruşmayı saat 13:30’a erteledi.

    Dava 23 Ağustos’a ertelendi

    Saat 13:30 da yapılan son oturumda Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı yeni bilirkişi raporunun yetişmemesinden dolayı davayı 23 Ağustos 2016 tarihine erteledi.

    Davada 3 önemli gelişme oldu

    Soma davası 9. duruşmasında 3 çok önemli gelişme olduğuna vurgu yapan Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı (ÇHD), Avukat Selçuk Kozağaçlı, Can Gürkan ve avukatlarının artık mahkemenin bittiğini bildiği için başka kulvara geçtiğini ve olayın sabotaj olduğunu, bu yüzden maden kazasının FETÖ örgütüne atmak istediğini kaydetti.

    Avukat Selçuk Kozağaçlı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “3 çok önemli gelişme oldu. Evet bilirkişi raporu gelmedi ama duruşmanın bu celsesinde 3 çok önemli gelişme yaşadık. Bütün bu gelişmeler içerisinde bence en çarpıcı olan Alp Gürkan’ın iddianamesi ile ilgili olan değerlendirmeydi. Sanıklardan Can Gürkan’ın avukatı bugün duruşmada şöyle bir tanımlama yaptı. Alp Gürkan hakkında iddianame hazırlanmıştı, gittim savcıyla görüştüm, ne yapıyorsunuz siz dedim ve durdurdum. Burada sözü edilen şey, bir savunma avukatının bir Cumhuriyet savcısının odasına gidip bir sanık şüpheli hakkında hazırlanmış olan ki ’Alp Gürkan bu şirketin sahibi ve uzun yıllar yöneticisi’ iddianameyi mahkemeye vermesini durdurmuş olmasından söz ediyoruz. Bunu akılla açıklayabilmek mümkün değildir, böyle bir şey duruşmada nasıl açıklayabiliyor, nasıl bir öz güvenle açıklayabiliyor bunu anlamak da mümkün değil. Yani bir Cumhuriyet savcısının şüpheli hakkında hazırladığı bir iddianamenin savunma avukatına giderek ’sen ne yapıyorsun’ diyerek durdurması çok dikkat çekici bizim açımızdan. Bununla ilgili tartışmalarımız devam edecektir, bu Cumhuriyet savcısının adını öğrenmeliyiz, bu hazırlanan iddianameyi görmeliyiz, kim durdurdu sadece Kadir beyin gücü yetiyor mu böyle bir şeye yoksa başka devreye girip durduranlar da mı var, bunu tespit etmeliyiz. İleri de konuşacağımız konulardan birisi de bu olacaktır.”

    İkincisi; Can Gürkan suçu FETÖ’ye yıktı

    Selçuk Kozağaçlı, ikinci bir gelişmenin; bir numaralı sanık, patron, anonim şirket yönetim kurulu başkanı Can Gürkan’ın maden faciasını FETÖ’ye yıktığını belirterek, şöyle devam etti: “Gürkan’ın, ’Paralel Devlet Yapılanması örgütü üyesi savcı, polis ve jandarmalar tarafından soruşturma yürütüldü. Örgüte üye bilirkişiler tarafından aleyhimize rapor hazırlandı ve tutuklandık. Bu madeni yakanlar ve hakkımızda davayı açanlar FETÖ/PDY örgütü üyesidir’ açıklaması oldu. Bir süredir söyleyecek başka hiçbir şey bulamadıkları için sabotaj diye bir iddia ileri sürmeye başlamışlardı. Yaklaşık son 6 aydır sabotaj iddiasını sıkça duyuyorduk. Madeni işçilerin yaktığını iddia ediyorlardı, madeni birilerinin girip yakabileceğini iddia ediyorlardı. Zannediyorum 15 Temmuz fırsatını kaçırmamak için ilk defa bugün adını koydular. Böyle bir zavallılık, böyle bir çaresizlik aslında davanın geldiği durumu da gösteriyor. Dava bitti, bu anonim şirket patronunun üst düzey mühendislerin ve yönetici mühendislerin ağır suçları tespit edildi, bilir kişi raporunun gelmesine 10 gün var, artık sığınacak hiçbir yerleri kalmadığı için zavallı komplo teorisi iddiasına sarılmış durumdalar. Artık davanın da bittiği anlamında geliyor. Kendilerini savunacak bir sözleri kalmadığının anlamına geliyor. Açık ve net söylüyorum bu davanın sahibi Cumhuriyet savcıları değil, bu davanın sahibi hazırlık soruşturması yapan polisler değildir. Bu davanın sahibi biziz, burada bulunan aileler, barolar, Çağdaş Hukukçular Derneği’dir. Bizi suçlasınlar çok kolaysa. Savcı, polis suçlamak kolay. Çağdaş Hukukçular Derneği kurulduğundan buyana FETÖ gibi örgütlerle mücadele ediyor. Derneğimizin büroları basıldı, evlerimiz basıldı, basan hakim ve savcılar şimdi tutuklu ve basan polisler şimdi tutuklu. Bize de mi FETÖ’cü diyeceksiniz, bu davanın sahibi biziz. Bu dava haklıdır, bu dava doğrudur, bu dava düzgün bir rayda ilerlemektedir. İşte heyet içeride, kim suçlayabildi bu heyeti bir örgüte üye olmakla, hiç kimse. İşte davanın sahipleri burada aileler, kim onları suçlayabilir, hiç kimse. İşte cenazelerimiz orada, kim onları suçlayabilir, hiç kimse. Biz katledilmiş insanlarımızın para hırsıyla, zenginlik hırsıyla katledilmiş insanlarımızın ailelerin avukatlığını yapıyoruz. Halkın avukatlığını yapıyoruz, asla vazgeçmeyeceğiz böyle ucuz iddialarla, böyle zavallı iddialarla.”

    “Sahte itirafçılar ortaya çıkaracaklar”

    Gelinen süreçte yaşanabileceklerle ilgili tahminlerde bulunan Kozağaçlı, “Savunma avukatlarının iddialarından şöyle anlaşılıyor. Önümüzdeki günlerde, ele geçirdikleri savcılar, polisler, jandarma personeli aracılığıyla bu dava hakkında itirafçı ifadeleri, düzmece ifadeler, bu davanın sanıklarını kurtaracak kurgular yapmaya çalışacakları anlaşılıyor. Peşin olarak söyleyelim, asla yemeyiz, asla kabul etmeyiz, asla hiçbir inandırıcılığı yok. İsterseniz o savcı ve polislere yeminli ifade hazırlatın, ’madeni biz yaktık’ diye, biz madeni kimin yaktığını biliyoruz, biz madenin para, zenginlik ve sermaye hırsıyla patronları tarafından yanmasına izin verildiğini biliyoruz. Devletin paraleli de, orijinali de her neyse devletin denetlemeyerek izin verdiğini biliyoruz. Ne siyasal iktidar kendisini bundan kurtarabilir, ne bürokrasi bundan kendini kurtarabilir ne de bir başkan kurum. Biz sevgililerimizi, eşimizi ve çocuğumuzu kimlerin öldürdüğünü biliyoruz. Bunun hesabı sorulana kadar böyle hiçbir saçma sapan iddia bu davadan bizi uzaklaştıramaz” dedi.

    Son düzlüğe girdik

    Kozağaçlı sözlerini şöyle tamamladı: “Çok yakın bir duruşma günü verdi, ayın 23’üne. Çünkü bilirkişiye verilen süre 23’ünde doluyor. 23’ünde bu raporun burada olacağını ve okunmaya başlayacağını düşünüyoruz. Daha erken teslim edilirse biz de hazır geleceğiz. Artık son düzlüğe giriyoruz. Kim nasıl katledildi, kim hangi para hırsıyla hangi ihmallerle hangi göze almalarla katledildi, bu madende yaşamını yitiren 301 insanımızın ölümüne nasıl neden olundu, bunların anlaşılıp sorumlularının cezalandırılması için son düzlüğe giriyoruz. Artık bundan sonra değerlendirmeler ve karar yaklaşıyor. Lütfen bu davaya sahip çıkmaya bütün ülkeye bu davadan haber vermekten vazgeçmeyin. Türkiye’nin en büyük işçi katliamının davasındayız. Ağır ihmaller tespit ettik, sorumlular elimizde, bu davanın hiçbir şekilde kirletilmemesi gerekiyor,”

  • Sel evlerini de hayallerini de yıktı

    Erzurum’da etkili olan kuvvetli yağışın ardından yaşanan selde istinat duvarının çökmesi sonucu evlerinin duvarı yıkılan aile sokakta kaldı. Sel, evin tek kızı olan ve düğün hazırlıkları yapan Hülya Özgüney’in de çeyizlerini enkaz altında bırakarak hayallerini yıktı.

    Erzurum’da dün akşam saatlerinde etkili olan kuvvetli yağışın ardından yaşanan selde, kentin birçok noktasındaki ev ve işyerlerini su bastı. Kentteki birçok noktada oluşan zarar bugün gün yüzüne çıkarken sel, Erzurum merkez Palandöken ilçesi Yunus Emre Mahallesi’ndeki evleri yıkılan Özgüney ailesinde büyük bir yara açtı. Selde apartmanın arka cephesinde bulunan istinat duvarının çökmesiyle Özgüney ailesinin kaldığı ev büyük zarar gördü. Çökme sonucu duvarları yıkılan eve sel suları dolunca evdeki tüm eşyalar kullanılamaz hale geldi.

    Evin küçük oğlu Emirhan Özgüney o anları şöyle anlattı:

    “Ben arka odadayken yağmur şiddetlenince istinat duvarından sular aktığını gördüm. Hemen bizimkilere telefonla haber vermek istedim. O anda büyük bir gürültü koparak sarsıldık. Dönüp odaya baktığımda çöken istinat duvarının evin duvarlarını yıktığını, selin evin içine dolduğunu gördüm.”

    Nişanlı genç kızın hayalleri yıkıldı

    2 ay sonra düğünü olacak evin tek kızı Hülya Özgüney, evlerinin yanında hayallerinin de yıkıldığını söyledi. “Umutlarımız gitti” diyen genç kız, “Sel dolayısıyla duvar yıkıldı ve evimizin içerisine girdi. Zaten biz tam olarak olayı yaşamadık. İşyerindeydim ve eviniz yıkıldı diye haber geldi. Selde sadece evimiz yıkılmadı hayallerimiz, umutlarımız, emeklerimiz yıkıldı. Bu evin içerisinde kullanılabilecek hiçbir şeyimiz yok. Ben nişanlıydım ve iki ay sonra düğünüm olacaktı. Bütün eşyam bu evdeydi. Her şeyim gitti. İki yıl boyunca çalıştığım emeğim, çeyizim gitti. Bu ev benim umutlarımın yıkıldığı ev diyebilirim” dedi.

    “Olay gece yaşansaydı o duvar benim yatağımın üstündeydi”

    Büyük bir facidan döndüklerini ifade eden Özgüney, yetkililerden yardım isteyerek “Mağduriyetimiz ortada. Bu sonuçta bizden kaynaklı bir durum değil. Biz pencereleri açık bırakmadık eve su dolmadı yani. Duvar yıkılıyor ve evimizi yıkıyor, sular evimize doluyor. Eğer o duvar gece yıkılsaydı ben o yatakta uyuyor olsaydım çöken duvar benim yatağımın üstündeydi. Gelsinler araştırsınlar, sorumlu kim cezasını çeksin. Ev yok, giyecek kıyafet, yiyecek bir şey yok. Bu şekilde sokak ortasında kaldık” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

    İstinat duvarının çökmesiyle mağduriyet yaşayan ve evi sular altında kalan Seneki Budakoğlu da yaşanan olayın çözüme kavuşturulmasını istedi.

  • Bandırmaspor, Bursaspor’u tek golle yıktı

    PTT 1. Lig’in yeni ekiplerinden Bandırmaspor, hazırlık maçında karşılaştığı Bursaspor’u 1-0 mağlup etti.

    PTT 1. Lig’in yeni ekiplerinden Bandırmaspor, sezon açılışını gerçekleştirdi. 17 Eylül Stadyumu’nda yapılan açılış töreni öncesi Bandırma Kaymakamı Tuncay Sonel, Belediye Başkanı Dursun Mirza, CHP Milletvekili Namık Havutça, Bandırmaspor Kulüp Başkanı Erhan Elmastaş, yeni sezon öncesi takıma başarı dileğinde bulundu. Futbolcular ve teknik heyet tek tek sahaya çağrılarak taraftarlara tanıtılırken, kaptan Ali Serin şampiyonluk kupası ile poz verdi.

    3 bin 500 taraftar izledi

    Karşılaşmayı 3 bin dolayındaki Bandırmaspor taraftarı ile 500 kadar Bursasporlu taraftar, yerinde izledi. Karşılaşma boyunca takımlarına destek olan taraftarlar, dostluk görüntüleri de sergiledi.

    İlk yarıda gol sesi çıkmadı

    Bandırmaspor Teknik Direktörü İsmail Ertekin sahaya; Okan Kocuk, Ömer Kandemir, Serkan Sözmen, Birinner Souza, Özgür Çelik, Marino da Silva, Emirhan Aydoğan, Alex Amado, Junior Mapuku, Daniel Costa ve Doğan Karakuş 11’ini sürdü. Bursaspor Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu ise, Mert Günok, Serdar Kurtuluş, Sivok, İsmail Konuk, Aziz Behich, Merter Yüce, Bilal Kısa, Del Valle, Pablo Batalla, Kubilay Kanatsızkuş ve Sinan Bakış’ı sahaya sürdü. Karşılaşmanın ilk yarısı golsüz eşitlikle sonuçlandı.

    Galibiyet golcü Atabey Çiçek’ten

    Ev sahibi ekipte karşılaşmanın ikinci yarısında oyuna dahil olan 21 yaşındaki golcü oyuncu Atabey Çiçek, müsabakanın 62. dakikasında takımını öne geçiren golü kaydetti. Karşılaşmanın kalan dakikalarında başka gol olmayınca bordo-beyazlı ekip, sahadan 1-0 galip ayrıldı.

    Mour Samb forma giydi

    Bursaspor’un denemek için kadrosuna kattığı Senegalli oyuncu Mour Samb, karşılaşmanın ikinci yarısında oyuna dahil oldu. Geçtiğimiz sezonu Fransa’nın LOSC Lille B takımında geçiren ve bonservisi elinde olan 22 yaşındaki oyuncu için teknik heyetin yapacağı değerlendirmenin ardından karar verilecek.