Etiket: yetki

  • Ali Ağaoğlu: “Uludağ’da Yetki Büyükşehir Belediyesi’ne Verilmeli”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13 yıl önceki talimatına rağmen Uludağ’ın Davos yapılması için adım atılamazken, bakanlıklar ile Bursa Büyükşehir Belediyesi arasındaki yetki tartışmasına Uludağ’da oteli bulunan iş adamı Ali Ağaoğlu da katıldı. Ali Ağaoğlu, şu anda Uludağ’a yatırım yapacak kimsenin olmadığını söyleyerek, “Yetki yerel yönetime verilmeli. Bursa Büyükşehir Belediyesi çok istekli. Sorunları çözer” dedi.

    Uludağ’daki Ağaoğlu My Mountain Otel’de basın mensuplarının sorularını cevaplayan Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Uludağ’ın çok zor bir sezon geçirdiğini söyledi. Uludağ’ın durumunun ortada olduğunu belirten Ağaoğlu, “Ben biraz bu aralar bürokrasiye direniyorum. Çünkü Türkiye’de iyi yapılan şeylerin önünde de engel olabiliyor. Tabi ki yatırımcının da burada günahı var. Birlik olamadık. Herkes bencillik yaptı. Bürokrasi üzerinde etkili olamadık. Uludağ’ı ileri götüreceğimize tam tersi geri gitti” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13 yıl önceki talimatına rağmen Uludağ’ın Davos yapılamadığını belirten Ağaoğlu, “Uludağ’da ikinci bölge Turizm Bakanlığı’na bağlıyken, birinci bölge ise Orman Bakanlığı Milli Parklar’a bağlı. 1936’da kayak turizmi başlamış. 2000 yılında Bayındırlık ve Orman Bakanlığı bir proje hazırladı. Mevcut binalara ek bina yapılacaktı. Daha sonra yapılan değişiklikle ek yatırımlar tamamen kaçak durumuna düştü. Birinci bölgedeki Ağaoğlu Oteli 35 bin metrekare kapalı bir alanı vardı. 4 bin metrekareye düşürüldü. Bugün 4 bin metrekarelik bir turizm tesisinden bahsetmek imkansız. Böyle saçma sapan şeylerle neticede bende gidip Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na otelin anahtarını verdim” dedi.

    Kar makinaları sistemi hangisi en iyisi ise onu yapmaya çalıştıklarını ifade eden Ağaoğlu, “Bu işi yapmaya da Haluk Beceren’e söyledik. Çünkü o Uludağ’ı bizden daha iyi biliyordu. Ancak buna uygun makinalar getirilmedi. Buradaki şartlara uygun değildi. Şu anda Uludağ’da suni kar sistemi var. Ama sistem olarak yanlış olduğu için çalışmıyor. Artık Uludağ’a yatırım yapacak yatırımcılar kalmadı. Çünkü yatırım yapabilecek ekonomik güçte bir yatırımcı yok. Bunu da itiraf etmiş olayım. Mevcut oteller 1950’lerde yapılmış, o zamanlar Uludağ’ın en güzel otelleriydi. Ama şu an yıkılıyor desem yeridir. Buradaki oteller kendilerini yenileyemedi” şeklinde konuştu.

    Uludağ ile ilgili Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne yetki verilmesi gerektiğini ifade eden Ağoğlu, “Ben inanıyorum ki Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe bu konuda çok istekli. Sorunu çözer. Ama verilmiyor. Ona rağmen atık konusunda Uludağ’ın çok büyük sorunu vardı, bunları halletti. Bursa Büyükşehir Belediyesi bu konuda son derece yapıcı bir çalışma yapacağına inanıyorum” diye konuştu.

  • Bakan Soylu: “Anayasa Mahkemesi Yetki İhlali Yaptı”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Can Dündar ve Erdem Gül’ün basın özgürlüğünden dolayı değil, ülkenin mahremine olan müdahaleden dolayı içeride olduklarını söyledi.

    TBMM Genel Kurulu’nda devam eden 2016 Yılı Bütçe Kanun Tasarısı üçüncü tur görüşmelerinde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü, Devlet Personel Başkanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı ve Türk Akreditasyon Kurumu’nun bütçeleri görüşüldü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi’nin gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili dava hakkında verdiği karara ilişkin sözleriyle ilgili muhalefetin sorularına cevap veren Bakan Süleyman Soylu, Can Dündar ve Erdem Gül’ün basın özgürlüğünden dolayı değil, ülkenin mahremiyetine müdahaleden dolayı içeri girdiklerini söyledi. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının verilmesinin en temel arzuları olduğunu ifade eden Bakan Soylu, “2014 yılından 20 bin bireysel başvuru dosyası bekliyor. Hala şuanda 2013 yılının bireysel başvuruları Anayasa Mahkemesi’nde bekliyor. Biz bu yetkiyi Anayasa Mahkemesi’ne nasıl verdiğimizi biliyoruz, bu tip davaları dairelerde görüşmek için verdik, genel kurulda görüşmek için vermedik. ‘Basın özgürlüğü ile ilgili hak ihlali var’ demek, Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda yetki ihlalinin ta kendisidir. İlgili mahkeme basın özgürlüğü ile ilgili hak ihlal edici bir karar ortaya koymamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin basın özgürlüğü ile ilgili hak ihlali ortaya koyması bir yetki ihlalidir. Aynı zamanda binlerce bekleyen masum insanın dosyasını hangi ilkelere dayanarak, neye dayanarak olduğunu bilmediğimiz bir baskı ile bunun getirilmesi tamamen hak ihlalidir” dedi.

    Can Dündar’ın hapishaneden çıktığı günün ertesinde yazdığı köşe yazısını da eleştiren Bakan Soylu, “Hapishaneden çıkan bir kişi Cumhurbaşkanımıza, ‘doğum günü hediyem olsun, inşallah sende oraları tadarsın’ imasındaki cümleleri kullanması son derece seviyesizdir. Burası yüce Meclis, dışarıdaki bir takım siyasi tartışmaları birbirimize rekabet olsun diye buraya getirmek hepimize zarar verir. O insanlar basın özgürlüğünden dolayı içeride olmadı, bu ülkenin mahremine olan müdahaleden dolayı içeride oldular” diye konuştu.

  • Pasinler’e 5 Yıldızlı Termal Turistik Tesis Yapılması İçin Başkan Sertoğlu’na Tam Yetki Verildi

    Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu başkanlığında toplanan Pasinler Belediyesi meclisinden ilçeye beş yıldızlı otel yaptırma kararı verildi.

    Pasinler Belediyesi Başkanı Ünsal Sertoğlu başkanlığında toplanan Pasinler Belediye Meclisi ocak ayı toplantısı halka açık yapıldı. Halka açık yapılan meclis toplantısında Başkan Sertoğlu, meclis üyelerinin ve halkın görüş ve fikirlerini aldı.

    Yapılan toplantıda konuşma yapan Başkan Sertoğlu, termal turizm beldesi olan İlçemizin turizmini nimete çevirmek ve günün şartlarına uygun beş yıldızlı termal Otel konseptinde, belediye tarafından büyük bir termal turizm kompleksi yapılmasını düşündüklerini, meclisçe alınacak karar doğrultusunda fizibilite çalışmalarına başlanacağını söyledi.

    Başkan Sertoğlu, “İlçemiz kaplıca suyu yönünden çok şanslı bir ilçe olmasına rağmen halen daha eski kaplıcalarıyla vatandaşlara hizmet vermekteyiz. İlçemizden geçen tarihi ipek yolundan faydalanamamaktayız. Bundan dolayıda hem kaplıcalarımızı modern hale getirmeye çalış sakta kaplıcalarımız tarihi binalar olduğundan tarihi dokunun zedelenmemesi için fazla bir çalışma yapılamamaktadır. Onun içindir ki hem ilçemize yaraşır, hemde Doğu Anadolu bölgesine hitap edecek günün şartlarına ve günümüz teknolojisiyle donatılmış beş yıldız konseptinde büyük bir tesis yapmayı planlamaktayız” dedi.

    Ocak ayı meclis toplantısında yapılan istişareler sonucunda Başkan Ünsal Sertoğlu’na beş yıldızlı otel yapımı için tam yetki verildi.

  • Taekwondo’nun Dünya’daki En Yetki İsimleri, Suriye’li Çocuklar İçin Buluştu

    Dünya Taekwondo Federasyonu Başkanı Dr. Chungwon Choue, Avrupa Taekwondo Federasyonu Başkanı Athanasios Pragalos, Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanı Dr. Metin Şahin ve beraberindeki heyet Kilis Valisi Süleyman Tapsız’a ziyarette bulundular.

    Dünya ve Avrupa Taekwondo Federasyonları Başkanları, Türkiye Taekwondo Federasyonu’nun Öncüpınar Konteyner Kentinde Suriyeli çocuklara yönelik olarak başlatmış olduğu çalışmalara katkıda bulunmak Kilis’e geldiler. Suriyeli çocuklara hem moral vermek hem de taekwondo elbisesi dağıtımı için Kilis’e geldiklerini belirten federasyon başkanları, yapılan çalışmalardan dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade ettiler.

    Vali Tapsız, Kilis’te taekwondo sporu yapan Suriyeli çocuklara yönelik olarak federasyonun başlatmış olduğu çalışmalara dünya çapında verilen destekten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, geçekleştirilen ziyaretten dolayı heyete teşekkür etti.

    Heyet daha sonra Suriyeli çocuklarla bir araya gelerek taekwondo elbisesi dağıtımı için Öncüpınar Konteyner Kentine gitmek üzere Valiliikten ayrıldılar.

  • 4.5G Imt-Advanced Yetki Belgesi İmza Töreni

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün 4 milyar euroluk IMT Yetki Belgesi İmza Töreni ile yeni bir sevinci, yeni bir heyecanı hep birlikte yaşıyoruz. Bugün 2 milyar euroluk bir para böylece Hazine’ye girmiş bulunuyor. İşte asıl Türkiye budur” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rixos Grand Ankara Oteli’nde düzenlenen “4.5G IMT-Advanced Yetki Belgesi İmza Töreni”ne katıldı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın belirlediği politika doğrultusunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 26 Ağustos’ta yapılan 4.5G ihalesini kazanan operatörlere yetki belgelerinin verildiği törende konuşan Erdoğan, ihale bedelinin yarı ödemesinin bugün itibarıyla tamamlandığını, kalan ödemenin ise üç eşit taksitte 3 ayda ödeneceğini belirtti.

    GSM operatörlerine bugün yetkilendirme belgelerinin verilmesiyle artık uygulanma aşamasına geçildiğini vurgulayan Erdoğan, 2016 Nisan ayından itibaren sunulmaya başlanacak bu hizmetin Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına, büyümesine, hedeflerine ulaşmasına önemli katkı sağlayacağına inandığını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu önemli teknoloji atılımını gerçekleştirmesinde emeği geçen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanlığı yetkililerine, GSM firmalarının yöneticilerine ve sürece destek verenlere teşekkür etti.

    “BU GEÇİCİ BİR SÜREÇ”

    Türkiye’nin ciddi sorunlarla, sıkıntılarla karşı karşıya olan bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, bu durumun geçici bir süreç olduğunu ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin aynı zamanda çok büyük projelerin hayata geçirilmeye devam edildiği, çok önemli hizmetlerin başarıyla yürütüldüğü, demokrasisi ve ekonomisi güçlü, potansiyeli yüksek bir ülke olduğunu vurguladı.

    Türkiye’nin gündemini işgal eden sorunların aynı zamanda tüm bölgenin, Avrupa’nın ve dünyanın da sıkıntıları olduğunu dile getiren Erdoğan, “Bulunduğumuz coğrafya ve tarihi sorumluluklarımız itibarıyla yaşanan hadiseler elbette bizi herkesten daha fazla ilgilendiriyor. Fakat bunların hiçbiri de bize mahsus değildir” dedi.

    “AVRUPA ’BİRLİKTE NE YAPABİLİRİZ’ NOKTASINA GELDİ”

    Suriye’de 4 yılı aşkın süredir yaşanan olaylara adeta sırtını dönen Avrupa’nın, kapısına dayanan göç dalgası karşısında bu sorunla yüzleşme mecburiyetinde kaldığını belirten Erdoğan, “Daha düne kadar bize ’Siz bu meseleyle uğraşın’ diyerek sadece sözde destek veren Avrupa ülkeleri, şimdi sorunun çözümü için ’Birlikte ne yapabiliriz’ noktasına geldi. Önümüzdeki dönemde Suriye meselesinin çözüm sürecinde çok daha hızlı bir şekilde mesafe kat edileceğine inanıyorum” diye konuştu.

    “Biz bir yandan Suriye ve Irak’taki gelişmelerle bir yandan Ukrayna başta olmak üzere kuzey bölgemizde yaşanan olaylarla, paralel devlet yapılanması ihanetiyle, son dönemde de terör örgütleriyle uğraşırken asla hedeflerimizi, projelerimizi, çalışmalarımızı bir kenara bırakmadık” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Hem bu hadiseleri yakından takip ediyor hem de hedeflerimiz doğrultusunda adım adım ilerliyoruz. Almanya’da yaşanan, sosyal medya üzerinden Şansölye Merkel’e bir hakaret ve bu hakaretin neticesinde bakın 2.5 mahkumiyet aldı. Çok seri bir kararla yargı hemen bunu neticelendirdi. Ülkemizdeki gelişmelere baktığınız zaman olay tam aksi. Buralarda ise istedikleri gibi hakaret edebilecekler, bu hakka sahip olacaklar, bu hakaret edenler de gerek siyasetin içerisinde bulunanlar gerekse onların meslektaşları tarafından da takdir görecekler. Son birkaç haftada yaşanan gelişmeler dahi Türkiye’nin aslında bu noktadaki duruşunu, yürüyüşünü göstermeye yetecektir. Ülkemiz hamd olsun her alanda yine kararlı bir şekilde kalkınmasına devam ediyor.”

    “VATANSEVERLİK BUGÜNLERDE BİRLİK, BERABERLİK VE DAYANIŞMAYLA ORTAYA ÇIKAR”

    3 Ekim’de savunma sanayisinin en başarılı projelerinden biri olan amfibi gemi “Bayraktar”ın denize indirildiğini hatırlatan Erdoğan, 14 Ekim’de Çankırı’da 516 milyon dolarlık Japon-Türk işbirliği ile açılan Sumitomo Rubber Lastik Fabrikası’nın açılışının gerçekleştirildiğini söyledi. Erdoğan, 16 Ekim gecesi ise Türksat 4B uydusunun Kazakistan’dan uzaya fırlatıldığını hatırlatarak, 17 Ekim’de 1.6 milyar liralık bir yatırım olan, 107 kilometresi Akdeniz’in altında geçen boru hattının, iki barajlı arıtma ve dağıtım tesislerini içeren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Su Temini Projesi’nin açılışına katıldığını anlattı.

    Söz konuyu projeye Türk medyasının, sosyal medyanın kulak tıkadığını, gündemine getirmek istemediğini ifade eden Erdoğan, “Halbuki bu dünyada bir ilk. Dünyada bir ilk olmasına rağmen Anamur’dan KKTC’ye denizin altından böyle bir su hattının götürülmesi olayı, bunun orada inşa edilmesi olayı şuanda benzeri yok. İlk defa bunu Türkiye yapıyor. Bir asrın projesi olan bu uygulamayı malum bazı çevreler gözardı etmemin gayreti içerisindeler. Her zaman söylerim, milli olmadığınız sürece, yerli olmadığınız sürece, bu ülkenin kalkınma sürecine destek vermediğini sürece bilesiniz ki ’Ben vatanseverim’ diyemezsin. Vatanseverlik işte bugünlerde birlik, beraberlik ve dayanışmayla ortaya çıkar” dedi.

    “İNSANOĞLU, BİR KISMI GÖZÜ VARDIR GÖREMEZ, DİLİ VARDIR HAKİKATİ, GERÇEKLERİ KONUŞAMAZ”

    19 Ekim’de İstanbul’da inşa edilen 3. Havalimanı’nın 4.6 milyar euroluk kredi finansman anlaşmasını hatırlatan Erdoğan, “Ne dediler, söyledikleri şu, ’Devlet bankaları kredi veriyor, özelden, dışarıdan bir şey bulamadılar.’ Burada özel bankalar da var. Ama insanoğlu, bir kısmı gözü vardır göremez. Dili vardır hakikati, gerçekleri konuşamaz. Çünkü onları kalpleri mühürlüdür” ifadelerini kullandı.

    Geçen hafta Cuma günü açılışı yapılan “TÜMSİAD Fuarı ve Uluslararası Kobi Şurası”nda dünyanın farklı bölgelerinden gelen iş adamları ile Türk iş adamlarının geleceğe nasıl umutla baktığına şahitlik ettiğini belirten Erdoğan, büyüme rakamlarının 2015 yılının ilk çeyreğindeki yüzde 2,3 ve ikinci çeyreğindeki yüzde 3,8’lik oranlarıyla beklentilerin üzerinde gerçekleşmeye devam ettiğini belirtti. Erdoğan, ekonomideki büyümenin bütün hasımlara, bütün engellemelere rağmen devam ettiğini söyledi.

    Merkez Bankası’nın döviz rezervinin 3 Kasım 2002’de 27.5 milyar dolar olduğunu hatırlatan Erdoğan, ama bütün olumsuzluklara rağmen bu rakamın bugün 118 milyar dolar düzeyinde olduğuna dikkat çekti. Erdoğan, borçlanma faizleri, enflasyon ve işsizlik rakamlarının yüzde 10’un altında olduğunu belirterek, bu rakamların 4,6’ya kadar indiğini anımsattı.

    “TÜRKİYE ULUSLARARASI YATIRIMLAR KONUSUNDA CAZİBE MERKEZİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”

    “Uluslararası yatırımlar konusunda Türkiye cazibe merkezi olmayı sürdürüyor” diyen Erdoğan, geçtiğimiz 13 yılda Türkiye’ye 149 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım girişi olduğunu belirtti.

    Sadece bu yılın Temmuz ayında 3,4 milyar dolarlık uluslararası yatırım girişiyle aylık bazda yeni bir rekora imza atıldığını vurgulayan Erdoğan, 2015’in ilk 8 ayındaki uluslararası doğrudan yatırım rakamının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artışla 12 milyar dolara ulaştığına dikkat çekti.

    “İŞTE ASIL TÜRKİYE BUDUR”

    “Bugün de 4 milyar euroluk “IMT Yetki Belgesi İmza Töreni” ile yeni bir sevinci, yeni bir heyecanı hep birlikte yaşıyoruz” diyen Erdoğan, “Bugün 2 milyar euroluk bir para böylece Hazine’ye girmiş bulunuyor. İşte asıl Türkiye budur. Ama bunu gördükleri halde görmemezlikten gelenler var yine var, yine olacak. Bunu biliniz. Çünkü içimizdeki hasımlar maalesef hiçbir zaman eksilmedi. Dışarıdakini ’Zaten normaldir’ diyoruz ama içeridekilere ne oluyor. İkide bir söyledikleri şey şudur: ’Acaba ne yaptılar, söylesinler.’ Çok fazla şey konuşmaya gerek yok, ben sadece bugün 5-6 örnek verdim. Eğitimde yapılanlar, sağlıkta yapılanlar, adalette, emniyette, ulaşımda, tarımda, hepsinde yapılanlara baktığını zaman her şey ortada. Fakat ne söylersen söyle ne anlatırsan anlat, kulaklar duymuyor. Türkiye’nin adını sadece terörle, krizle ananlar tüm bu başarıları, tüm bu güzel gelişmeleri gölgeleme peşindeler. Ülkemizdeki güven ve istikrar ortamından rahatsız olanlar, 7 Haziran seçimlerinden sonra ortaya çıkan belirsizlik ortamını ve yaşanan terör olaylarını da bahane ederek bizi asli gündemimizden uzaklaştırmanın çabası içerisine girdiler. Ama biz bu oyuna düşmeyeceğiz. Hedeflerimizden asla unutmayacağız. Cumhurbaşkanlığı’yla Başbakanlığı’yla bakanlıklarıyla, tüm kurumlarıyla dimdik ayakta olan, çalışan, üreten bir Türkiye olarak yeni Türkiye yolunda, büyük Türkiye yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.”

    “ŞAŞIRTICI BİR POTANSİYEL VAR”

    Elektronik haberleşme sektöründe yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin yaşadığı büyük atılımın en bariz örneği olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin 1980’li yıllarda 1G, 1998 yılında yaygın olarak 2G, 2009 yılında da 3G ile tanışan bir ülke olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nisan ayında Türk Telekom’un 175. yıldönümü etkinliği töreninde “sadece 4G’ye yönelik yatırım yapılmasını doğru bulmadığını, doğrudan 5G’ye hazırlık yapılması gerektiği” yönündeki sözlerini hatırlatarak, “Tabi katılanlar oldu, katılmayanlar oldu. Fakat ben bu düşüncemde ısrarcıydım. Bu teklifim üzerine 4G ihalesi, 5G’nin de altyapısını kapsayacak şekilde 4.5G olarak revize edildi. Ağustos ayındaki ihalede 4 milyar euro gibi gerçekten ciddi bir rakamın ortaya çıkması, sektörün ülkemizdeki potansiyelini göstermesi bakımından çok önemlidir. Türkiye’nin 2000’li yıllardan bugüne kadar mobil haberleşme sektöründe kat ettiği mesafeye baktığımızda bu potansiyeli rahatlıkla görebiliriz. Şaşırtıcı bir potansiyel var” dedi.

    Türkiye’de 2000 yılında 14,7 milyon olan mobil telefon abone sayısının geçtiğimiz ay itibarıyla 73 milyona ulaştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2003 yılında 20 bin olan geniş bant internet abone sayısının ise 47 milyona seviyesine çıktığını belirtti. Fiber abone sayısında 2009 yılındaki 150 bin rakımından 1,6 milyonu geçen bir noktaya gelindiğini söyleyen Erdoğan, mobil şebekelerde 2004 yılında abone başına 67 dakika olan aylık ortalama konuşma süresinin bugün neredeyse 400 dakikayı bulduğuna dikkat çekerek, “vatandaşların kendilerine sunulan imkanı en iyi şekilde değerlendirdiğini” vurguladı.

    “3 MİLYONA YAKIN MAKİNE MOBİL ŞEBEKELER ÜZERİNDEN İLETİŞİM HALİNDE”

    Sadece insanların değil makinaların mobil internet üzerinden iletişiminin de giderek yaygınlaştığına dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’de şuanda 3 milyona yakın makinenin mobil şebekeler üzerinden birbiriyle iletişim halinde olduğunu söyledi.

    Tüm bu gelişmelerin, Türkiye bilişim sektörünün piyasa büyüklüğünü, geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 70 milyar liraya çıkardığını belirten Erdoğan, “İstihdam bakımından da sektör, geçtiğimiz yıl sonunda ulaştığı 103 binin üzerinde çalışanıyla önemli bir konumda bulunuyor. Artık, şunu hepimiz görüyoruz, cep telefonu, bilgisayar, internet bunlar lüks olmaktan çıktı, ihtiyaç haline dönüştü. Bu araçların, bu imkanların olmadığı bir hayatı tahayyül etmekte artık zorlanıyoruz. Tüm dünyanın son hızla ilerlediği bu yarışta bizim geri kalmamız söz konusu olamaz. Kendimiz için olmasa bile gelecek nesiller için bu yarışta önlerde yer almak mecburiyetindeyiz. Bugün, belgelendirme töreninde bulunduğumuz 4.5G ve en kısa sürede geçeceğimizi ümit ettiğimiz 5G altyapıları bu bakımdan gerçekten çok önemli. Daha hızlı, daha kaliteli ve daha yaygın mobil internet erişiminin hayatımızda çok köklü değişikler yapacağı görülüyor” ifadelerini kullandı.

    “ULAK PROJESİ’NİN ÜLKEMİZE 5 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE KATKI SAĞLAMASI BEKLENİYOR”

    “Akıllı evler, akıllı şehirler, enerjiden lojistiğe, bankacılıktan eğitime kadar tüm sektörlerde devrim niteliği taşıyan akıllı sistemler hiç şüphesiz hepimize yeni ufuklar açacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Tabii, beni bunlar kadar heyecanlandıran bir diğer önemli husus da özellikle işletmecilere 4.5G şebekelerini inşa ederken yerli ürün kullanma ve ülkemizde araştırma, geliştirme faaliyeti yürüten şirketlerden ürün alma zorunluluğu getirilmiş olmasıdır. Bunun altını çiziyorum. Bu kapsamda 4.5G tabanlı baz istasyonları Bakanlığımız, Savunma Sanayii Müsteşarlığımız ve Aselsan arasında imzalanan ULAK Sözleşmesine göre tamamen ülkemizde geliştirilecek ve üretilecektir. Daha sonraki süreçlere uygun ürün geliştirme, üretme ve ihraç etme altyapısına da kavuşmuş olacaktır. ULAK Projesi’nin ülkemize 5 milyar doların üzerinde katkı sağlaması bekleniyor. Bu tür gelişmelerin bizi, teknolojiyi tüketmenin yanında üreten ülke olma hedefimize adım adım yaklaştıracağına inanıyorum.”

    1 NİSAN 2016’DA 4.5G BAŞLAYACAK

    Turkcell 8 pakette KDV dahil toplam 1 milyar 915 milyon 682 bin 896 euro, Avea 5 pakette toplam 1 milyar 126 milyon 520 bin 159 euro, Vodafone ise 5 paket için toplam 918 milyon 9 bin 862 euro rakam teklif etmişti.

    Operatörler, 1 Nisan’dan itibaren yeni teknolojiyle vatandaşlara hizmet sunmaya başlayacak. 4.5G uyumlu mobil telefonu ve SİM kartı bulunan aboneler, 4,5G hizmetini kullanacak.