Etiket: yetki

  • Web Tapu ile emlakçılara yetki

    Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün ‘Tapunun Kısayolu’ sloganı ile hayata geçirdiği ‘Web Tapu’ uygulaması Türkiye genelinde kullanılmaya başlandı. Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Web tapu ile malikler vekalet bile vermiş olsalar taşınmazlarını kilitleyebiliyor, tüm bu işlemlerden SMS yolu ile bilgi sahibi de oluyor. Bu sistem ile işlemler internet üzerinden kolay, hızlı ve güvenilir bir şekilde başlatılabiliyor” dedi.

    Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün ‘Tapunun Kısayolu’ sloganı ile hayata geçirdiği ‘Web Tapu’ uygulaması Türkiye genelinde kullanılmaya başlandı. Bu sistem ile artık tapu müdürlüklerine gitmeden internetten işlem başvurusu yapabilir ve gerekli belgeleri internet üzerinden tapu müdürlüğüne gönderilebiliyor.

    Konuya ilişkin açıklamada bulunan Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Malikin yetki vermesi emlakçılar olarak bizler de taşınmazı inceleme ve tapu müdürlüğüne başvuru yapma yetkisine sahip olabiliyoruz. Ayrıca sistem üzerinden taşınmazların tapu kayıt ve konum bilgilerini görüntülenebiliyor. Web tapu ile malikler vekalet bile vermiş olsalar taşınmazlarını kilitleyebiliyor, tüm bu işlemlerden SMS yolu ile bilgi sahibi de oluyor. Bu sistem ile işlemler internet üzerinden kolay, hızlı ve güvenilir bir şekilde başlatılabiliyor” dedi.

    “Çalıştayda dikkate alındı”

    27 Nisan tarihinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik Taslağı Çalıştayında da konunun gündeme geldiğini belirten Özelmacıklı, “Çalıştay birçok sivil toplum örgütü, kurum ve kuruluşların katılımı ile gerçekleşti. Mevcut taslak üzerinde hizmet bedeli, birden fazla emlakçıya yetki verilmesi durumu, emlakçılara yetki belgesi verilmesi, ofis standartları, cayma gibi birçok konu üzerinde görüşlerimizi ilettik. Kayıt alınan ve müzakere edilen görüşler bakanlık yetkilileri tarafından tekrar incelenecek. Web tapu sistemi yönetmelik sonrasında da sadece yetkili emlak danışmanları tarafından kullanılabilecek. Bu şekilde haksız rekabetin de önüne geçilecek” diye konuştu.

    Web Tapu Sistemi ile neler yapılabilir?

    Özelmacıklı sistem ile nelerin yapılabileceğine şöyle değindi: “Sistem ile, internet üzerinden tapu dairesine gitmeden başvuru yapılabilmenin yanı sıra, taşınmazlarınızı görüntüleyebilir ve konumunu görebilirsiniz. Elektronik ortamda harçlarınızı ödeyebilir, taşınmazınıza işlem yapılamaz beyan tesisi fonksiyonu belirtmesi koyarak sahtecilik girişimlerine karşı önlem alabilirsiniz. Hatta bu beyan ile taşınmaz vekalet ile işlem yapmaya dahi kapatılır. Ayrıca bizim gibi emlak firmalarına taşınmaz kayıtlarını görmek için geçici süre ile yetki verebilirsiniz.”

    Tüm vatandaşların taşınmazlarını internet ortamında takip edebildikleri ve yönetebildikleri sistem olan Web Tapu sistemine webtapu.tkgm.gov.tr adresinden ulaşılıyor.

  • Kaya’ya yetki belgesini Karataş verdi

    Milliyetçi Hareket Partisi Pasinler İlçe Başkanlığına atanan Abdullah Kaya’ya yetki belgesini İl Başkanı Naim Karataş verdi.

    Milliyetçi Hareket Partisi Pasinler İlçe Başkanlığı yeni hizmet binasına taşındı. Parti binası açılışını İl Başkanı Naim Karataş yaptı. Karataş, partimizin yeni hizmet binasının hayırlı olmasını dilerim dedi. Açılış sonrası İl Başkanı Naim Karataş, geçtiğimiz günlerde Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanlığına atanan Abdullah Kaya’ya yetki belgesini vererek hayırlı olsun dileklerinde bulundu.

    İlçe Başkanlığına atanan Abdullah Kaya, büyüklerimiz bu göreve şahsımı ve ekibimi uygun görerek atamamızı gerçekleştirdiler. Genel Başkanımız sayın Devlet Bahçeli’nin izinde yürüyerek 24 Haziran Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimlerine bütün ekibimle Pasinler’de hazırız ve iyi bir çalışma sergileyeceklerini söyledi.

  • Bakkallar Odasından TAPDK yetki belgesi kullanımı açıklaması

    Kırşehir Bakkallar Odası Başkanı Murat Zobu, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından verilen TAPDK yetki belgesinin Bakkallar Odası tarafından verilmesi istediklerini söyledi.

    Zobu, açıklamasında 2010 yılından beri uygulanan TAPDK (Tütün Alkol Piyasası Denetleme Kurulu) yetki belgesi alımında uygulanan kuralların bulunduğu yönetmeliğe göre yetki belgeleri sadece İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından verilebildiğini daha önceki dönemlerde ise Bakkallar Odası tarafından hazırlanan yetki belgesinin tekrara Bakkallar Odasına devredilmesi istediklerini belirtti.

    Verilen bu belgenin Bakkallar Odasının olmazsa olmazı olduğunu açıklayan oda Başkanı Zobu’nun açıklaması şöyle:

    “Bu belge bizim olmazsa olmazımız, ilk önce Tütün Üst Kurulu’nda idi. Tütün Üst Kurulu fesih oldu, TAPDK’ya geçti. Şu anda ise Tarım İl Müdürlüğü’ne geçti. Tarım İl Müdürlükleri ise genelde şehirlerin merkezinde değil, hep şehir dışında. Bizim bakkal esnafımız ağırlıkla tek çalışıyor.

    Dükkanını kapatıp Tarım İl Müdürlüklerine gidip gelmesi çok büyük bir zaman kaybı ve israfa yol açıyor. Yine TAPDK belgelerinin süre uzatımlarını ve TAPDK yeni kayıt belgesini daha öncelerde bizim odamız yapıyordu.

    Sadece biz değil Türkiye çapındaki Bakkallar Odaları bu işlemi yapıyordu. Tekrar Tarım Müdürlüğünden alınıp bizim kurumlarımıza bizim odalarımıza geri verilmesini talep ediyoruz.

    Bu hem esnafımız hem de devletimizin vergi tahsilâtı açısından çok büyük bir kolaylık sağlayacaktır. Bugün çeşitli odalarda mesleğe dair belgeler düzenleniyor. Bu aynı zamanda oda ile meslek erbabının da kaynaşmasına vesile oluyor”

    Küçük esnafın ülke ekonomisine değer kattığını da ifade eden Zobu, “Küçük esnaf gurupları içerisinde, Bakkal, Büfe, Tekel Bayii, Kuruyemişçi gibi işletmeler ülkemiz ekonomisine çok büyük artı değer kattığı gibi, büyük bir istihdam alanını da oluşturmakta.

    Son birkaç yıl içerisinde Bakanlığın da yaptığı çalışma ve araştırmalar sonucu odamıza bağlı bu guruplar oldukça sancılı süreçler yaşamakta. Nedenlerin başında, Ulusal ve zincir mağazaların, marketlerin artık sınırsız ve çok hızlı yayılmalar, her bakkalın karşısına iş yeri kuracak kadar çoğalmaları biz bakkal ve odamıza bağlı diğer gurupların kapanması, iş gücü kaybının oluşması ekonomik olarak çöküşe geçmelerine yol açmaktadır.

    Bu durum önlenebilir mi evet önlenebilir. Öncelikle bu iş yerlerinin açılması Belediyeler tarafından engellenemiyor ama Anayasada yer alan, Küçük Esnaf korunur ilkesinden yola çıkılarak ruhsat sınırlamasına gidilebilir. Yine bizim acil isteklerimizin başında yer alan ruhsat sınırlandırması isteğimiz, Bakanlığın ve Belediyeler tarafından aciliyetle değerlendirilmeli, dikkate alınmalıdır.

    Mademki bu market, zincir mağazalar ve AVM lerin açılması önlenemiyor, o zaman isteklerimiz arasında yer alan Avrupa sistemindeki gibi olsun, açılış kapanış saatleri yeniden düzenlensin. Resmi tatillerde kapatılsın. Yani Avrupa da Cumartesi öğle sonu kapanıyor. Pazar kapalı Pazartesi açılıyor. Ülkemizde de bu uygulamaya geçilsin, ayrıca açılış ve kapanış saatleri saat sabah 09:00 da açılsın Akşam 07:30 da kapansın. Böylelikle biz Bakkal ve diğer küçük esnaf gurupları yeniden nefes almaya, yeniden Ülkemize ve Devletimize artı değer katmaya, istihdam oluşturmaya yeni iş yerlerinin (Küçük Ölçekli) yapılanmasına katkı sunacaktır”dedi.

  • Yetki karmaşası trendeki yolcuları mağdur etti

    Aydın’ın Nazilli ilçesinde, bisikletiyle demiryolu köprüsünden geçmeye çalışırken trenin çarpacağını anlayınca bisikletini raylar üzerinde bırakarak yan tarafa atlayan şahıs hafif yaralandı. Bisiklet paramparça olurken, kazanın mahalliyle ilgili olarak polis ve jandarma arasında yaşanan yetki karmaşası sonucu tren 1 saat yerinde kalınca, yolcular mağdur oldu.

    Kaza, sabah saat 08.15’te Nazilli-Aydın karayolu Dallıca Köprüsü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; E.İ. idaresindeki 32744 sefer sayılı Denizli-Söke yolcu treni, bariyerlerle kapalı olmasına rağmen bisikletiyle demiryolu üzerinden geçmeye çalışan 62 yaşındaki İsmail Balta’ya çarptı. Treni gördüğü anda bisikletini raylar üzerinde bırakarak yan tarafa atlayan Balta, kazayı küçük sıyrıklarla atlatırken, bisikleti ise paramparça oldu. Hafif yaralanan Balta, ambulansla Nazilli Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Tren 1 saatten fazla bekledi

    Kazanın 155 Polis İmdat hattına ihbar edilmesi üzerine bölgeye gelen polis ekipleri, kaza mahallinin kendi bölgelerinde olmadığını tespit etmesi üzerine bu kez ihbar 156 Jandarmaya yapıldı. Polis ve jandarma arasında yaşanan yetki karmaşasında son olarak bölgenin jandarma sınırlarında olduğuna karar verildi. Gelen jandarma ekiplerinin gerekli tutanağı hazırlamasının ardından 1 saat 5 dakika bekleyen trenin hareket etmesine izin verildi.

    Tren seferleri aksadı, yolcular tepki gösterdi

    Polis ile jandarma arasında yaşanan yetki karmaşası nedeniyle, tren hareket edemeyince diğer tren seferleri de aksadı. Hastası ve işi olan olanlar ile havaalanına gitmek için trene binen yolcular, basit bir kazada trenin bekletilmesi sonucu mağdur olmalarına tepki gösterdi. Hastası için hastaneye yetişmeye çalışan bir vatandaş, “Yaralı yok, niye bu kadar bekliyoruz. Bırakın treni de yoluna devam etsin, herkesin işi gücü var” diyerek sitem etti.

  • Mesleki Yeterlilik Kurumu’ndan Hitit’e yetki belgesi

    Hitit Üniversitesi, Türkiye’de inşaat sektöründe faaliyet gösteren ahşap kalıpçı, betonarme demircisi, betoncu ve inşaat işçiliği meslek dallarında personel yetkilendirme belgesi veren sayılı merkezler arasına girdi.

    Mesleki Yeterlilik Kurumu ile Hitit Üniversitesi Bilimsel Teknik Uygulama ve Araştırma Merkezi arasında dört meslek dalında personel yetkilendirme belgesi vermek üzere imzalanan sözleşme kapsamında “yetkilendirme” süreci başarıyla tamamlandı. Çorum’da 10 bine yakın işçiyi ilgilendirme personel yetki belgelendirme verilecek olan meslek dalları üniversite ve Ticaret ve Sanayi Odası ile yapılan koordineli çalışmalar sonucunda belirlendi.

    Hitit Üniversitesi Bilimsel Teknik Uygulama ve Araştırma Merkezi Personel Belgelendirme Birimi merkezi açılışında konuşan Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan, Anadolu insanın barış zamanı reçber savaş zamanında asker modunun ötesine çıkarılmadığını söyledi.

    Anadolu insanının artık üniversiteler içerisinde yer aldığını dile getiren Prof. Dr. Reha Metin Alkan, bundan 10 yıl öncesine kadar rektörlerin insanların etnik kimliğine göre ayrımlar yaparken artık kendilerinin insanların eğitimlerini almalarına gayret gösterdiklerini belirtti.

    Hitit Üniversitesinin Hitit genç bir üniversite olmasına rağmen Türkiye’de belgelendirme birimi bulunan 7 kurumdan birisi olduğuna dikkat çeken Alkan, “Bizden önceki merkezlere baktığımızda en küçüğünün 20-30 yıllık geçmişe sahip üniversiteler olduğunu görüyoruz. 2 yıl süren çalışmalar sonunda yetki belgesi almayı hak ettik. Zorlu bir süreçti. Uluslararası standartlara uygunluğu belirlenmiş bir merkez. HÜBTÜAM Türkiye’nin her alanında görev yapacak yetkinliğe sahip. Üniversiteler Ar-Ge ve bilimsel çalışmalar yapmalı. Bu merkez onun için kuruldu. 25 bin üniversitede 2 bin 500’cü olduk. Elektriğimizi kendimiz üretiyoruz. Çorumdaki üniversite-sanayi işbirliği Türkiye’ye örnek gösterildi” dedi.

    Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Başaranhıncal da TOBB’un aynı işi yapan bir şirketinin olduğunu belirterek, amaçlarının rekabet olmadığını söyledi.

    Mesleki yeterlilik alanında ciddi bir açık bulunduğunu dile getiren Başaranhıncal, “Türkiye olarak zorlanıyoruz. Toptan sıra beklemeden yerelde hizmeti almak ana amacımızdı. TÜRKAK’tan belge almak çok kolay değil. Biz bu zorlu süreci aştık. Bu belgeleri 2020 yılına kadar İş-Kur üzerinden destekliyoruz. Sınavı kazananlar İş-Kur’dan parasını alabiliyor. Mesleki yeterlilik belgesi sınava girdiği zaman işçilerimiz mühendis edasıyla eğitim alıp kendilerini yeniliyor. İş kazalarında en önemli belge. Eğitimini almış insanların iş kazası riski ile almayan insanların arasında dağ kadar fark var. Tahmini 10 binin üzerinde çalışan var. Bizim en çok ihtiyacımız olan meslek gurubunda artık yetkilendirme yapılabilecek” ifadelerini kullandı.

    Türk Akreditasyon Kurumu Genel Sekreteri Dr. İbrahim Çetin ise, ülkemizde belgenin diplomadan çok daha ön planda olduğuna dikkat çekerek, “Belgenin altında yatan bilgi beceri daha önemli. Belge bilgi ve beceriyi yansıttığı sürece bir anlamı var. Sadece belge varsa çok anlamsız. Ölçe merkezlerinin doğru şekilde ölçmesi ölçmeyi geçebilen insanlara belge vermesi lazım. Bu belgeye olan güveni sürekli devam etmesi için çok önemli” ifadelerini kullandı.

    Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkan Yardımcısı Metin Karaman, bilgi çağının ortaya çıkardığı teknolojik gelişmeler ve küreselleşmenin gelmiş olduğu nokta iş piyasasındaki rekabet koşullarını daha stratejik bir boyuta taşıdığını ve ayırt edici bir güç olarak nitelikli insan kaynağı unsurunu ön plana çıkardığını söyledi.

    Karaman, nitelikli işgücünün oluşturulması sürecinde öncelikle iş piyasası ihtiyaç ve beklentilerinin doğru anlaşılması, ihtiyaç ve beklentiler doğrultusunda meslekleri icra edecek bireylerin sahip olması gereken niteliklerin belirlenmesi ve bireylere bu nitelikleri kazandıracak eğitim programlarının sunulması ile istihdam arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi önem arz ettiğine dikkat çekti.

    Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi çalışanların mensubu olduğu mesleği iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini de alarak en doğru bir şekilde icraa ettiğini kanıtlayabildiğini, işverenlerin ise mesleki yeterliliğinden emin olduğu çalışanları istihdam ederek üretimde verimliliği ve kaliteyi artıracağını dile getiren Karaman, “Eğitim ve istihdam arasında sıkıntılı bir süreç var. Çalışma hayatının ihtiyaç duyduğu mesleki yeterliliğe haiz nitelikli işgücünün oluşturulabilmesi için MYK tarafından hazırlanan meslek standartları ve yeterliliklerin MEB ve YÖK tarafından verilen mesleki eğitir müfredatlarına yansıtılması zorunlu hale getirilmiştir. Bu sayede ülkemizde sunulan mesleki ve teknik eğitim programlan iş piyasasının talep ettiği nitelikte bireylerin yetişmesine imkân verecek, bu programları tamamlayan kişiler de çalışma hayatının talep ettiği mesleki yeterliliğe sahip olacaklar ve böylece eğitim ve istihdam arasındaki bağ kurulmuş olacaktır. Kurumumuz, uluslararası akreditasyonu olan 105 kuruluşu olan sınav ve belgelendirme yapmak özere yetkilendirmiştir. Bu kuruluşların yıllık 1 milyon 750 bin kişiyi sınav yapabilecek kapasitesi bulunmaktadır. 110 kuruluşun (bakanlıklar ve kamu kurumlan dahil) yetkilendirme süreci devam etmektedir. Bugüne kadar, 230 bini tehlikeli ve çok tehlikeli işlere ilişkin mesleklerde olmak üzere toplam 255 bin kişiye MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi almaya hak kazanmıştır” diye konuştu.

    AK Parti Çorum milletvekili Ahmet Sami Ceylan ise, Mesleki Yeterlilik Belgesi’ni almak için sadece Çorum’dan değil diğer illerden de bu sertifikayı almak için çalışanların üniversiteye başvuracağını söyledi.

    Hitit Üniversitesi’nin Türkiye’de Mesleki Yeterlilik Belgesi veren 7 üniversiteden biri olduğunu açıklayan Anadolu Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Hitit Üniversitesi Mesleki Yeterlilik Belgesi’nin veren üniversitelerimiz. Bu da bize bazı konularda Türkiye’de belli üniversiteler arasına girme yolunda büyük mesafe kat ettiğimizi gösteriyor.

    AK Parti Çorum milletvekili ve TBMM idare Amiri Salim Uslu da, Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun ölçe ve değerlendirme belgelendirme konusunda Hitit Üniversitesi’ni yetkili olarak seçmesini önemsediklerini söyledi.

    Mesleki Yeterlilik Kurumu kanunu 2006 yılında çıkarıldığını hatırlatan milletvekili Salim uslu, “Amacımız ülkemizdeki iş kazalarının önüne geçmek, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı çıkarmaktı. İş kazalarının en çok meydana geldiği sektörleri belirlemekti. Bunları da belirledik. İş kazalarının en çok yaşandığı sektör inşaattır. Eğitimli, bilinçli, sertifikalı işçi bu sektörde iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitilerek mesleğini en iyi şekilde ifa eder hale geldi. Sanayicimiz artık ‘ne iş olsa yaparım’ diyen insanların baskısından da kurtulmuş olacak. Bu kurum insan yetiştirecek. Kendine güvenen ne iş yaptığını bilen özgür insan yetiştirecek. İnsanlarımızın nitelikli hale getirecek. Aynı zamanda kaliteli ve verimli üretim yapması konusunda işverene katkı sunacak. Katma değer oluşturacak” şeklinde konuştu.

    En tehlikeli meslek dalları alanında Çorumda eğitim verilmesi önemli olduğunu anlatan Uslu, “Hayatımın sonuna kadar ben belge aldım deme şansı yok. Eğitimler ve meslekler zaman zaman yenilenecek. Sanayicinin ihtiyaç duyduğu yetişmiş insan gücü o sektörde ortaya çıktı. Ne iş verirseniz yaparım devri kaç para verirseniz yaparım abi artık kapanıyor. Nitelikli işgücüyle yapılan üretim daha kaliteli, verimli olacak olacak. Rekabeti işçilik maliyetlerini aşağıda tutarak sürdürebilir hale getirme şansınımız yok. Maliyetleri aşağı çekilecek ama kalite öne çıkacak. Markalaşacağız. Rekabet gücünü ortaya çıkaracak yeni teknolojiler ortaya çıkacak. Türkiye dünya standartlarının gerisinde kalamaz. O yüzden sertifikalı eleman çalıştırmak zorundayız” dedi.

    Vali Necmettin Kılıç ise, Türkiye’de 14 milyon kayıtlı işçi olduğunu açıkladı. 60 Bakmakla yükümlü oldukları kişilerde göz önüne alındığında 60 milyon insanın bu sektörden ekmek yediğini dile getiren Vali kılıç, çalışma hayatında yapılan düzenlemelerin Türk toplumunun bugününü ve yarınını çok yakından etkilediğini belirtti.

    Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun kurulması ve bu kurumun bazı mevzuatları çıkarmasının memnuniyet verici olduğunu anlatan Kılıç, “Kültürümüzdeki Ahilik Teşkilatı’nı ve fonksiyonlarını hatırlatan sertifikasyon dönemi muhakkak suretle sonuçları itibariyle ülkemize hayırlı olacaktır. İlimizin bu tür sertifikasyon verebilmesi çok önemli ve çok güzel” ifadelerini kullandı.