Etiket: Yetiştiriliyor

  • Eczacılık fakültesi serasında yüzden fazla tıbbi bitki yetiştiriliyor

    İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesi bünyesinde kurulan iki ayrı serada oluşturulan tıbbi aromatik bitkiler bahçesinde yüzden fazla tıbbi bitki yetiştiriliyor.

    Seralarda yetiştirilen bitkiler bir taraftan fakülte öğrencilerinin eğitimlerine fayda sağlarken diğer taraftan Turgut Özal Tıp Merkezi Geleneksel Tıp Tedavileri bölümüne materyal sağlıyor. Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Çiğremiş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, devletin geleneksel tıp ve alternatif tedavilerle ilgili yeni hedeflerinde bitkilerle tedavilere zemin hazırlayacak materyalleri yetiştirmek üzere fakülte olarak tıbbi bitki işine koyulduklarını söyledi. Tıbbi aromatik bahçelerinin yirmi dönümlük bir arazi üzerinde kurulduğunu belirten Dekan Çiğremiş, “Burası yüzden fazla tıbbı bitki türünü yetiştirdiğimiz bir alan. Fakülte bazında bu uygulamadan dolayı da çok gururluyuz. Burada daha çok bitkilerle tedavi alanıyla ilgili kullanabileceğimiz bitki türlerini yetiştirmeye yoğunlaşıyoruz” dedi. Dekan Çiğremiş, Zeytinburnu Belediyesinin tıbbi aromatik bitkiler bahçesinden sorumlu olan Ziraat Teknisyeni Mehmet Ali Altıokka’nın, Eczacılık Fakültesinin tıbbi aromatik bahçesinin gelişmesinde çok önemli katkıları olduğunu ifade ederek, destekleri için teşekkür etti. Turgut Özal Tıp Merkezi bünyesinde açılan Geleneksel Tıp Tedavileri Bölümüne de tıbbi aromatik bitkiler bahçesinin materyal sağlayacağını kaydeden Dekan Çiğremiş, “Fakültemizin böyle bir bahçeye sahip olması bizler için bir avantaj ve gurur kaynağı. Mezun olan öğrencilerimizin eğitimlerinde yeni bir sayfa açıldı. Biz buna eczacılıkta uzmanlık adını veriyoruz. Bunun iki tane dalı var, birisi klinik eczacılık, birisi de fitofarmasi. Devletimizin yönelmesinin nedeni şu, birçok kişi böyle bitkisel ilaçlar yapıp sattığını veya merdiven altı üretimler yapıp sattığını söyleyerek insanlarımızın hayatıyla oynayabilmektedir. Dolayısıyla devletimiz şimdi buna el attı ve bu konunun yani bu tip bitkilerle tedavilerin veya ilaçların hazırlanmasının, satılmasının uzman kişilerce yapılması gerekliliğini söyledi. Onun için de fitofarmasi uzmanlarını yetiştireceğiz. Hem öğrencilerimiz için hem de uzmanlarımız için uzmanlık eğitimi alacak asistanlarımız için bu bahçe ve bu ortam bulunmaz bir nimettir. Öğrencilerimiz buraya geldikleri zaman bu bitkileri görerek, tanıyarak bize daha çok fayda sağlayabilecekler” şeklinde konuştu. Dekan Çiğremiş, İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesini tercih eden öğrencilerin pişman olmayacaklarını ifade ederek, “Buraya bilim insanlarını ve uzmanları davet ediyoruz. Öğretim elemanları olarak Eczacılık Fakültesini tercih etmelerini, buraya gelmelerini istiyoruz. Üniversitemizde gerçekten liyakata, bilime dayalı bir sisteme sahibiz. Herkese değer veren, çalışana değer veren bir sistemimiz var. Öğrencilerimiz içinde fakültemizi tercih ettikleri zaman bir avantaj ve ayrıcalık olacağını iddia ediyoruz ve buraya gelerek bu avantajlardan faydalanarak buradan mezun olarak ayrılmalarını istiyoruz” ifadelerini kullandı. İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turan Arabacı ise, bitki dağılımıyla ilgili bilgi vererek, “Bahçemizde iki seramız var. Bunlardan bir tanesi üretim serası. Burada biz bitkileri tohumdan itibaren üretimini yapıyoruz. Buradaki otsu bitkilerin tamamını tohumdan ürettik. Bu tohumların bir kısmını da Zeytinburnu Belediyesinin tıbbı ve aromatik bahçesinden temin ettik. Burada bitkilerin dağılımı daha çok tıbbi kullanım alanlarına göre yapılmıştır. İmünüss sistem hastalıklarında kullanılanlar, yara yanıklar, termatolojik olarak konular gibi sınıflandırmalar burada yapılmış ve mevcuttur. 100’den de fazla otsu bitki örneğimiz var. Ayrıca bahçemizin bir kısmı da odunsu bitkilerden oluşmaktadır” diye konuştu. Zeytinburnu Belediyesi Tıbbı Aromatik Bitkiler Bahçesi Sorumlusu Ziraat Teknisyeni Mehmet Ali Altıokka da Zeytinburnu Belediyesi tarafından yapılan tıbbi aromatik bitkiler bahçesinin bu konuda yapılan çalışmaların öncüsü konumunda olduğunu söyledi. Altıokka, tıbbi aromatik bitkiler konusunda yapılan çalışmalara destek vermenin kendileri için önemli olduğuna değinerek, “Çünkü bu bitkiler birçok alanda kullanılabiliyor. Özellikle eczacılıkta burada yoğun miktarda kullanılabilmektedir. Aynı şekilde bu bitkiler baharat olarak yemek sektöründe yine yoğun miktarda da kullanılabiliyor. Yine tekstilde, giyim sanayinde birçok sektörde bu bitkilerden faydalanılabilmektedir. Bizler için önemi bu bitkilerin sadece kullanımı değil floru açısından da değerlidir. Çünkü ülkemiz bu bakımdan çok zengin bir yapıya sahiptir. Avrupa Kıtasında yetişebilen bitki çeşit sayısı on iki, on üç bin tür iken bizim ülkemizde yetişebilen tür sayısı on bir bine yakındır ve bu türlerin yaklaşık 3 bin 500 endemik olan türlerdir. Bu türlerin korunabilmesi, geleceğe aktarabilmesi bizler için çok önemlidir. Onun için birçok kuruma bu şekilde destek vermeye, yardım etmeye özen gösteriyoruz” diye konuştu.

  • Edirne’de 3 bin 585 işletmede 331 bin adet küçükbaş hayvan yetiştiriliyor

    Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Orhan Sarı, il genelinde Koyun ve Keçilerde Verimliliği Arttırma projesi çalışmaları devam ettiğini belirterek, “Edirne’de 3 bin 585 işletmede 331 bin adet küçükbaş hayvan yetiştiriliyor” dedi.

    Dünya’da gıda sektörünün öneminin gittikçe ortaya çıktığını ifade eden Edirne Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Orhan Sarı, tarım ve gıdanın birbirini tamamlayan, ayrı düşünülemeyen stratejik sektörler olduğunu vurguladı. Sarı, kaliteli ve sağlıklı gıdaya kolaylıkla ulaşılabilmesinin önemli basamaklarından birinin de hayvancılıkta verimliliğin ve üretimin arttırılması olduğuna dikkat çekti.

    Edirne’de koyun sayısı 261 bin

    Trakya Bölgesinde Koyun ve Keçilerde Verimliliği Arttırma projesi çalışmalarının devam ettiğini ifade eden Sarı, “Bölgemiz için de önem arz eden küçükbaş hayvancılıkta, verimliliğin ve üretimin arttırılması sürülerin ıslah edilmesiyle mümkündür. Bunun için de sürüdeki damızlık dişi hayvanlara kaliteli damızlık koçların katılması sağlanmalıdır. Edirne il genelinde 3 bin 585 işletmede 331 bin 173 adet küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. Küçükbaş hayvanlardan 70 bin 100’ü keçi, 261 bin 73’ü koyun olup, koyun varlığımız henüz istenen seviyede olmadığından çalışmalarımız devam etmektedir. İlimiz koyun varlığının yaklaşık 99 bini Kıvırcık melezi, 110 bini Sakız ve Tahirova melezi, 52 bini yani mevcut koyun varlığının yüzde 20’si Merinos ırkı ve melezinden oluşmaktadır” diye konuştu.

    Verimliliği artırma çalışmaları

    Verimliliği arttırmak için başlatılan çalışmaların devam ettiğini hatırlatan Edirne Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Orhan Sarı, şöyle devam etti:

    “Merinos sayısını ve kalitesini arttırmak amacıyla 2015 yılında ilimizde uygulamaya başlanan, Karacabey Merinosu Halk Elinde Islah Projesi kapsamında il genelinde 44 yetiştirici bulunmakta olup, 6 bini anaç koyun ve 291’i koç olmak üzere toplam 6 bin 291 koyun ve koç için proje devam etmektedir. Koyun ve Keçilerde Verimliliği Arttırma Projesi kapsamında Bursa Karacabey’de yetiştirilen Merinos ırkı damızlık koçlarını ilimizdeki yetiştiricilere kazandırmayı hedefliyoruz, böylece 2015 yılında başlatılan Karacabey Merinosu Halk Elinde Islah Projesi de desteklenmiş olacaktır. Karacabey Merinosu, Kıvırcık ırkı ile Alman Et Merinosu ırkının melezlenmesi ile elde edilmiştir. Et ve süt verimi yüksektir. Erkeklerde 100 kilogram dişilerde ise, 65 kilogram canlı ağırlığa ulaşılabilir. Süt verimi 80 kilogram a kadar çıkar ve ikizlik oranı yüksektir.”

    Toplam proje bedeli 122 bin TL

    Proje kapsamında başvuru yapan üreticilerden geçtiğimiz ay kura ile belirlenenlere 95 adet Merinos ırkı damızlık koç dağıtımı bu ayın başında yaptıklarını da hatırlatan Orhan Sarı, “Proje kapsamında 95 bin 000 TL Bakanlığımızca karşılanmış olup, toplam proje bedeli 122 bin 550 TL’dir. Küçükbaş Hayvancılıkta verimliliğin ve üretimin arttırılabilmesi için gelecek yıllarda da aktif olarak projenin sürdürülebilirliği sağlanacaktır” dedi.

  • Bitlis’te geleceğin sporcuları yetiştiriliyor

    Bitlis merkezde bulunan Erhan Onur Güler Kayak Tesisinde bu yıl 4 bin yeni kayakçı yetiştirilmesi hedefleniliyor.

    Erhan Onur Güler Kayak Tesisi Müdürü Refik Avşar, bu yılki kış sezonunda 4 bin kayakçı eğitmeyi planladıklarını söyledi. Bitlis Valiliği, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte başlattıkları “Kayak Yapmayan Kalmasın” projesi kapsamında her gün değişik okullardaki öğrencilere kayak eğitimi vereceklerini kaydeden Avşar, “Bu projede her gün 40 ile 50 arası öğrencimiz ayrı ayrı değişik okullardan gelerek kayak eğitimini alacaklar. Tabii ki bunlara yönelik eğitimlerimiz sezon sonuna kadar devam edecektir. Ancak sömestr tatiline özgü olarak her yıl açtığımız temel eğitim kampında bu sene hiç kaymayan çocuğumuz kalmasın diye ayrıca günde 100 öğrencimizi eğime aldık. Bunların eğitimlerini sömestr tatili boyunca sınırlı tutacağız. Tatil bittikten sonra okulların sayısını arttırmayı hedefliyoruz. Yani sadece il merkezi değil ilçeleri de bu eğitimlere katmak istiyoruz. Yani tahminime göre dönüşümlü olarak her okula beş gün sıra gelecektir. İnşallah bu çocuklar arasından iyi sporcular çıkar. İlimiz kar ve kış memleketi, kar var, tesisimiz var, eğiticilerimiz var. Bunlar olduğu müddet eğitimlerimiz devam edecektir” dedi.

    “Bitlis’te 100’ün üzerinde lisanslı faal kayakçımız var”

    Eğitimlerin her zaman devam etmesi için ilk olarak hava şartlarının iyi olması gerektiğini belirten Avşar, “Bizim buradaki eğitimlerimiz ve öğrencilerin gelmesi hava şartlarına bağlıdır. Ancak sayı olarak bu yılki sömestr tatilinde kar çok güzel, karın erime gibi bir durumu yok. Bu da en az bin 500 öğrencimize kayak öğreteceğiz anlamına gelir. Sömestrden sonra ise okullarımız ve kar elverişli olduğu takdirde devam edecektir. Bu sayı bu sezon sonuna kadar 4 bin kişiyi bulacaktır. Bitlis’te 100’ün üzerinde lisanslı faal kayakçımız var. En son Kayseri’de düzenlenen federasyon yarışına katılan 22 sporcumuz birincilik, ikincilik ve üçüncülük olmak üzere 10 adet madalyayla döndüler. Bizler bu eğitimlerin yanında mevcut sporcularımızı sabahın erken saatlerinde iki antrenör nezaretinde kapı çalışması yaptırıyoruz. Sömestrden sonra federasyon çalışmalarımız yine devam edecek ve sporcularımız ilimizi temsil edecekler. İnşallah bu sporcularımızdan en az 5 kayakçı milli takımın alt yapısına gider ve Türkiye şampiyonasına katılırlar” diye konuştu.

    “Bir sporcunun giyimi ve kayağı için harcanan para yaklaşık 4 bin TL’dir”

    Valiliğin ve devletin desteklerinin her zaman olması gerektiğini ifade eden Refik Avşar, “Eski dönemlerde kayak sporuna bu kadar yatırım yoktu. Eskiden bu tesiste bu kadar çocuk da bulamazdık. Yalnız performans sporcusuna önem verilirdi. Şimdi ise performans sporcusunun yanında ilimizin kış aylarında en iyi sosyal aktivitesi kayak olduğu için 15 tatilde okuldaki öğrencilerimizi de kayak yaptırmaya ve içlerinde ileride 20 tane performans sporcu çıkarmak için Bitlis’te kayağı eski günlerine döndürmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bunun meyvesini 3-5 yıl içinde alırız. Zaten performans sporcusu hemen kendini belli eder. Bu sene burada başarılı olan öğrencilerimizi ayırıp, kulüplerimize dağıtıp federasyon faaliyetlerine katacağız. Bütün bu faaliyetler için şu anki mekanik kayak merkezimiz yeterlidir. Ancak kayak malzemesi, eğer ileriye dönük düşündüğümüz zaman eğitim için ve yarışçı bazında tabii ki ihtiyacımız var. Bilindiği üzere yarış kayağı ve diğer ekipmanları pahalı bir malzemedir. Bugün bir sporcunun giyimi ve kayağı için harcanan para yaklaşık 4 bin TL’dir. Bunu da sayıya vurduğumuz zaman büyük bir yük getirmektedir. Hem mevcut sporcular için hem de temel eğitim kampı için valiliğimizden sürekli destek alıyoruz. Son olarak valimiz 150 çift kıyafet, kayak, gözlük, eldiven ve kask olmak üzere malzeme desteğinde bulundu. Valiliğimizin ve devletin katkıları olmadan bu sporcularımız federasyon yarışlarına katılamazlar” şeklinde konuştu.

  • Samsun’da yılda 14 bin tondan fazla sofralık balık yetiştiriliyor

    Samsun’da bulunan 32 sofralık balık üreticisi 1 yılda toplamda 14 bin 154 ton balık yetiştiriliyor.

    Samsun Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü verilerine göre Samsun’da şu anda denizlerde uzunluğu 10 metreye kadar olan 310 gemi, 10 metreden 12 metre uzunluğuna kadar 31 gemi, 12 metreden 15 metre uzunluğuna kadar 8 gemi ve 15 metreden büyük 125 gemi olmak üzere toplam 474 gemi denizlerde avcılık yapıyor. İç sularda ise uzunluğu 10 metreye kadar olan 112 tekne balıkçılık yapıyor. Samsun sınırları içerisinde Terme Balıkçı Barınağı, 19 Mayıs Dereköy Balıkçı Barınağı, Canik Balıkçı Barınağı, Alaçam Toplu Göçkün Balıkçı Barınağı ve Yakakent Balıkçı Barınağı olmak üzere toplam 5 balıkçı barınağı bulunuyor. Ayrıca her barınakta su ürünleri kooperatifi yer alıyor.

    Bu gemiler ile geçen sene 67 bin 61 ton denir ürünü, 172 ton iç su ürünü olmak üzere toplam 67 bin 234 ton deniz ürünü avlandı. Su ürünleri yetiştiriciliğinde ise denizlerde 2 ton 251 kilo ve iç sularda da 4 ton 338 kilo su ürünleri yetiştiriciliği yapılmak üzere toplam 6 ton 589 kilo su ürünleri yetiştiriciliği yapıldı. Su ürünleri üretimi kapsamında avcılık ve yetiştiricilik genel toplamında ise 73 bin 824 ton su ürünleri üretildi. 2016 yılında üretilen su ürünleri üretimi verileri ise 2017 yılının Ocak ayının ortalarında belirlenecek.

    58 işletmeye 57 bin TL idari para cezası uygulandı

    Avcılık düzenlemeleri ve avcılığın kontolü kapsamında ise 10 kez denizde, 220 kez iç sularda, 176 kez karaya çıkış noktasında, 7 kez soğuk hava depolarında, 7 kez balıkhanelerde, 775 kez perakende satış yerlerinde ve 3 kez de işletme tesislerine olmak üzere toplam bin 198 kontrol gerçekleştirildi. Bu denetimlerde 58 işletmeye toplam 57 bin 172 lira idari para cezası uygulandı.

    Yılda 14 bin 154 ton balık yetiştiriliyor

    Samsun’da şu anda su ürünleri yetiştiricilik tesislerinin güncel kapasiteleri ise sofralık balık üretimi kapsamında gökkuşağı alabalıkçılığı yapan 28 üretici bulunuyor. Bu üreticiler yılda toplam 9 bin 708 ton balık üretiyor. Levrek üreten 8 üretici ise yılda 4 bin 337 ton balık üretiyor. Sazan üreten 4 üretici ise yılda 108 ton balık üretiyor. 32 sofralık balık üreticisi yılda toplam 14 bin 154 ton balık üretiyor.

    Bu tesislerin haricinde yılda 3 bin adet akvaryum balığı üreten 1 tesis ve yılda 1 ton kara salyangozu üreten üretim tesisi bulunuyor. Üretilen kara salyangozları yurt dışına ihraç ediliyor.

  • Geleceğin Zonguldaklı yazarları BEÜ tarafından yetiştiriliyor

    Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Zonguldak’ta eğitim öğretimlerine devam eden Ortaokul 7. Sınıflar için önemli bir proje başlattı. 7. Sınıflar arasında düzenlen yarışmada dereceye giren öğrencilerin eserlerinden oluşacak Çok Yazarlı Çocuk Kitabı BEÜ yayını olarak çıkacak. Ayrıca dereceye giren öğrenciler yarışma sonunda BEÜ Medeniyet Araştırmaları ve Değerler Eğitimi Merkezi bünyesinde yazarlık atölyesine katılacak.

    Bülent Ecevit Üniversitesi bünyesinde başlatılan ve Zonguldak genelinde eğitim gören öğrencilere yönelik Gıda ve Enerji İsrafı projesi başladı. 12 Aralık Pazartesi günü başlayan proje kapsamında eğitmenler tarafından Zonguldak Gazi Ortaokulu, Zonguldak İmam Hatip Ortaokulu ve İbrahim Fikri Alın Ortaokullarında öğrencilere konu hakkında sunum yapıldı. Öğrencilerin yoğu ilgi gösterdiği sonumlar sonrasında eğitmenler öğrenciler tarafından sorulan sorulara cevap verdiler. Zonguldak ve ilçelerde bulunan okullarda sunumların devam edeceğini belirten Proje Yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Harun Savut projenin çok önemli olduğunu söyledi. Gıda ve Enerji İsrafı Proje koordinatörü Femi Gür; gidilen okullarda öncelikle öğrencilere proje hakkında bilgi verildiğini, ardından israfın zararları konusunda ve yazım teknikleri konusunda sonumlar gerçekleştirdiklerini söyledi ve böyle bir projenin başlatılmasında öncülük ederek kendilerini destekleyen ve her zaman yanlarında olan Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer’e teşekkürlerini ifade etti.