Etiket: Yetiştiriciliğinde

  • Hüyük, ceviz yetiştiriciliğinde de adını duyurmayı hedefliyor

    Hüyük, ceviz yetiştiriciliğinde de adını duyurmayı hedefliyor

    Konya’nın Hüyük ilçesi ceviz üretiminde de adını duyurmak istiyor.

    Hüyük Ziraat Odası Başkanı Hürriyet Şahin, Konya’da organik çilek ve kiraz üretiminin merkezi olan Hüyük’ün yakın zamanda ceviz yetiştiriciliğinde de başarıyla adını duyurmak istediğini belirtti.

    Başkan Şahin, ilçede ceviz üretiminde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirterek, ürün rekoltesinin de her geçen yıl artış gösterdiğini söyledi.

    Yörenin, Isparta’nın Şarkikarağaç ve Yalvaç, Konya’nın Beyşehir ilçesi üçgenindeki bir coğrafi konumda yer aldığını, bu bölgede yetiştirilen cevizlerin kalitesi ve zengin aromatik yapısı ve lezzeti ile ön plana çıktığına dikkati çeken Şahin, “Ceviz severlerin dikkatini çekebilecek kadar albenisi olan, kabuğunun içi dolu dolu olan ürünümüz yağlı olduğu için lezzet ve aroması da en üst seviyededir. Bu da kalitesine önemli ölçüde etki yapıyor” dedi.

    Hüyük’te bu yıl bazı yerlerde üşümeler yaşansa da rekoltenin genelde iyi durumda olduğunu da vurgulayan Şahin, yörenin yakın gelecekte ceviz üretiminde de iddialı bir konuma geleceğine dikkat çekti.

    Cevizin yörede çiftçiler arasında artık olmazsa olmaz bir ürün haline geldiğini anlatan Şahin, şunları kaydetti: “Cevizde her geçen gün rekoltemiz yükseliyor. Şöyle ki, bazı diğer ürünlerden feragat eden çiftçilerimiz cevizi daha evladiyelik bir ürün olarak gördüğünden son yıllarda bayağı bir buna doğru yöneliş var. Özellikle ceviz bahçeleri oluşturuluyor. Dolayısıyla bölgemiz, çok fazla değil, gelecek 5-10 yıl içinde tonlarla ifade edilen bir şekilde bu ürünü halimizden kaldırır hale geleceğiz inşallah. Çünkü, şu anda vatandaşlarımızın çok ihtiyacı üzerinde bir üretim var, Konya bölgemize rahatlıkla yetecek bir vaziyette rekolteye sahibiz ceviz üretiminde. Ama, diğer ürünlerimizde olduğu gibi cevizde de bölge olarak bir piyasa oluşturmak istiyoruz. Cevizde, bölgemize has olan cinslerden yetiştirilmeye dikkat ediliyor. Bölgemizde, Nisan ayı ile Ekim ayı arasındaki mevsimde kabuğun içini doldurabilecek ve yetişmesini sağlayacak cinslere ağırlık veriliyor. Bundan dolayı gerek Ziraat Odası olarak gerekse İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak halkımızı cevize yönlendirmeyi ön plana aldık. Vatandaşımız da bu konuda duyarlı davranıyor. Yani, ceviz bölgemizde tuttu. Gelecek yıllarda inşallah daha iyi, yüksek rekoltelerden bahsedeceğiz. Şu anki gelinen noktada, 5 yıl öncesiyle bugünü kıyaslayacak olursak en az on kat bir artış sözkonusu. Gelecek yıllarda bunun üzerine koyabilirsek cevizde, istikbalde yüksek tonlarla ifade edeceğimiz bir ürün rekoltesine ulaşabileceğiz.”

  • Pamuk Yetiştiriciliğinde Akıllı Tarım Uygulaması projesinde imzalar atıldı

    AYDIN (İHA) – Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Mühendislik Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Sinecen’in yaptığı “Pamuk Yetiştiriciliğinde Akıllı Tarım Uygulaması” başlıklı proje için S.S. Tariş Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ve ADÜ Rektörlüğü arasında protokol imzalandı.

    Protokol imza törenine Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Recai Tunca ve Prof. Dr. Halil Kırnak, Aydın Tarım İl Müdürü Ahmet Ökdem, S.S. Tariş Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu adına Ahmet Ertürk, Tarımsal Araştırmalar, Politikalar Genel Müdürlüğü adına Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Koray Şimşek, Müdürlüklerde çalışan AR-GE personelleri ve proje ekibi öğretim elemanları katıldı.

    Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne ait pilot uygulama bölgesinde yürütülecek olan, pamuk yetiştiriciliğini etkileyen önemli etkenler üzerine oluşturulan AR-GE Projesi kapsamında S.S. Tariş Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, 100 bin TL’lik bütçe ile proje finansmanını üstlendi.

  • Filipinler’de Pirinç Yetiştiriciliğinde Verimliliğin Arttırılması Projesinin eğitim aşaması tamamlandı

    Filipinler’de Casiguran Belediyesi’nin 2015 yılı sonlarında meydana gelen Lando ve Nona tayfunlarının yaralarını sarmak için talebi karşısında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından gerçekleştirilen Filipinler’de Pirinç Yetiştiriciliğinde Verimliliğin Arttırılması Projesi’nin eğitim aşaması tamamlandı.

    Temel besin kaynağı ve ülke için stratejik önemde olan pirinç talebini karşılamak için ithalat yapmak durumunda olan Filipinler iklim değişikliğinin etkileri ve afetlere teşne yapısı nedeniyle gıda güvenliği konusunda birçok sorunla karşı karşıya kalıyor. Bu sorunla mücadelede ulusal kurum ve kuruluşların yanı sıra uluslararası kuruluşların da desteğini almaya çalışan Filipinler makamları birçok çalışma yaparak güncel gelişmelerin çiftçilere aktarılması için çalışmalarını sürdürüyor.

    Filipinler’de bulunan TİKA Manila Program Koordinasyon Ofisi ile bu konuda irtibata geçen Casiguran Belediyesi, 2015 yılı sonlarında meydana gelen Lando ve Nona tayfunlarının etkilerini sarmak için yardım talebinde bulundu. Gerekli hazırlıkların yapılmasından sonra ilk etapta çiftçilerin güncel uygulamalardan haberdar edilmesine karar verilen projeyle verimliliğin arttırılması hedefleniyor.

    65 uygulayıcıya eğitim

    Eyalet ve Belediye Tarım Uzmanlarının eğitmen olarak yer aldığı ve Casiguran Belediyesi’nde gerçekleştirilen eğitime pirinç yetiştiricisi 65 çiftçi katıldı. Eğitimde iklim değişikliği, afet yönetimi, tarım ürünlerinin korunması, gıda işletmeciliği, tarımsal sigortanın önemi ve tarımsal sigorta biçimleri, haşeratla mücadele, yumuşak kredi sistemi ve projenin sürdürülebilirliğine ilişkin stratejiler ele alındı. Projeden ilk 45’i pilot uygulamadan olmak üzere 5 yılda 750 yararlanıcının faydalanması hedefleniyor.

    İlk etap Ağustos’ta başlayacak

    İklim etkilerine karşı gerekli tedbirlerin alınması suretiyle uygulanacak projenin Ağustos ayında ekilecek tohumlarla başlatılması ve 6 süre ile izlenmesi öngörülüyor. Hasat mevsimi sonrasında en az 3 kat mahsul alması beklenen çiftçiler hibe olarak aldıkları miktarda tohumu yeni yararlanıcılara iletilmek üzere Casiguran Belediyesi’ne iletmesi planlanıyor. Bu nedenle, olası doğal afetlerde hem ilk grup yararlanıcıların mağdur olmaması hem de sonraki etaplarda projeden yararlanacak kişilerin mahrum edilmemesi için tohumların güvence altına alınarak ekim yapılması planlanıyor.

  • Kiraz Yetiştiriciliğinde Yeni Terbiye Sistemi

    ’Türkiye’de Kirazlarda Yeni Terbiye Sistemlerinin Uygulanabilirliği’ projesini yürüten Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsnü Demirsoy, bu uygulamayla kirazda az işçilikle, daha fazla verimin alınabileceğini söyledi.

    2013 yılı itibariyle TÜBİTAK destekli, ’Türkiye’de Kirazlarda Yeni Terbiye Sistemlerinin Uygulanabilirliği’ projesine başladıklarını ifade eden Demirsoy, “Böyle bir proje Türkiye’de ilk defa yapılıyor. Bu projede, 5 farklı terbiye sisteminin kirazlarda Türkiye’de uygulanabilirliğini belirlemeye çalışıyoruz. Bahçemizi, OMÜ Tarımsal Uygulama Araştırma Merkezi’nin Bafra’daki bahçesinde kurduk. Orada değişik sistemleri deniyoruz. Bu değişik sistemleri de normal kiraz da dikim aralığı 8×8 metre, 7×8 metre iken biz bunu 3,5×1,5 metreye düşürdük. Hatta denememizin bir bölümde ise 3,5×0,75 santim gibi daha sık bir yöntem uyguluyoruz. Burada ülkemizin en önemli kiraz çeşidi sıfır 0900 kiraz çeşidini kullanıyoruz. Anaç olarak ise yarı bodur ve bodur anaçları kullanıyoruz. Bu projeyi 2017 itibariyle bitirmeyi hedefliyoruz” dedi.

    “SONRAKİ ÇALIŞMALARIMIZ ÖRTÜ ALTINDA KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ ÜZERİNE OLACAK”

    Çalışma sonucunda Türkiye’de kiraz bahçelerinde sık dikim yetiştiriciliği yapılabilme imkanının sağlanacağını belirten Demirsoy, “Bu çalışma hem ülkemiz hem bizim açımızdan çok önemli. Amacımız; kirazın normal 7-8 yılda olacak verimini 3’inci-4’üncü yıla çekerek erken verimi sağlamak. Birim alandan kısa zamanda daha fazla verim elde etmek. Kiraz yetiştiriciliğinde kolay hasat ve işçiliği sağlamak. Dünyada yapılan çalışmalar kirazlardaki maliyetin yüzde 60’ının sadece hasat işçiliğinden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Eğer biz işçiliği azaltacaksak merdiven kullanmadan işçilik yapmamız lazım. İnsanın boyuyla, eğilip kalkmasıyla, eliyle uzanarak meyveleri toplayacağı ağaçlar yetiştirmek bizim temel amacımız. Böyle yaptığımızda bahçedeki ilaçlama, sulama, gübreleme, budama ve hasat gibi işlemler de çok kolay hale gelecek. Mekanik hasadın önü açılacaktır. Çiftçiler daha verimli iş yapmış olacak. Bir günde toplanan kiraz miktarı daha fazla olacak. Dolayısıyla erken meyveye yatma sağlanmış olacak. İşçilik azaltılmış olacak. Belki makineli tarıma geçmek için ön işlemler halledilmiş olacak. Birim alandan daha fazla verim elde edilerek sık dikim yapılacak. Bu projenin en büyük getirilerinden biri de biz ağaç boylarını 2,5 metre de tutmak istediğimiz için örtü altı kiraz yetiştiriciliğine geçmenin de ön koşullarından biri olan sık dikim terbiye yöntemlerini uygulayabilmek. Bundan sonra yapacağımız çalışmalarda muhtemelen örtü altında kiraz yetiştiriciliği üzerine olacak. Ama önemli olan önce bu terbiye sistemlerini uygulamak” diye konuştu.

  • Çilek Yetiştiriciliğinde Samsun’da Yeni Çeşitler

    TÜBİTAK projesi kapsamında Samsun’da 10 çilek çeşidi denediklerini söyleyen Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Leyla Demirsoy, çalışmayla birlikte açık ortamda monterey, örtü altında ise fortuna çilek türünden iyi sonuç aldıklarını söyledi.

    1990 yılından beri çilekle ilgili araştırmalara devam ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Leyla Demirsoy, “Çilek yetiştiriciliği Karadeniz Bölgesi için uygun bir yetiştiricilik dalı. Yaptığımız çalışmalardan sonra çilek bölgede biraz daha fazla üretilmeye başlandı. Son yıllarda Türkiye’ye verim ve kalitesi öncekilere göre üstün olan yeni çilek çeşitleri girdi. Bölgemizde bu çeşitlerin adaptasyonları yapılmamıştı. Yapmış olduğumuz bir TÜBİTAK projesiyle birçoğu yeni olan 10 farklı çilek çeşidinin verim ve kalite açısından bölgemizdeki performanslarını inceledik. Bu çilek çeşitlerini hem açıkta hem örtü altında denemeye aldık. Denemenin sonuçları belli oldu. Çalışmamızda özellikle nötr gün çeşitleri için bu bölgenin iyi olabileceği gözüküyor” dedi.

    MONTEREYİN ÖRTÜ ALTINDA DA BAŞARILI OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİZ

    Yapılan denemelere göre açık alanda monterey isimli çilek çeşidinin iyi sonuç verdiğini söyleyen Demirsoy, “Montereyin yanında albion, rubigem gibi çeşitlerin de iyi sonuçlar verdiği görüldü. Özellikle montereyden bitki başına 1 kilonun üstünde verim alındığı görüldü. Ayrıca monterey ve albion gibi nötr gün çeşitlerinin uzun bir hasat periyotuna sahip olduğu görüldü. Bunlarda yaklaşık 5 ay gibi bir süreyle hasat devam etti. Tabi bunda geçen yılın iklim şartları da etkili oldu. Yaptığımız araştırmada örtü altında ise fortuna, festival ve rubigem gibi çeşitlerin iyi sonuç verdiğini gördük. Yine açıkta iyi verim aldığımız montereyin örtü altında da başarılı olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

    “ÖRTÜ ALTINDA KALİTENİN DAHA İYİ OLDUĞUNU GÖRDÜK”

    Geçen yıl açık alan ve örtü altı çilek yetiştiricilinde verim bakımından pek bir fark görülmediğini belirten Demirsoy, “Fakat geçen yıl çok fazla yağış yoktu. Ama bu yıla baktığımızda özellikle mayıs ayında çileğin hasat periyotunda sürekli yağış var. Bu durumda çilek yetiştiriciliği için bu bölgede örtü altı çok gerekli gözüküyor. Yağış hem çileğin kalitesini olumsuz etkiliyor hem de hasadı zorlaştırıyor. Geçen yıl açıkta ve örtü altında verim bakımından önemli farklılıklar görmedik ama kalite açısından farklılık vardı. Örtü altında kalitenin daha iyi olduğunu gördük. Bölgemizde bazı yıllar çiçeklenme döneminde don olaylarının olduğunu da düşündüğümüzde verim, kalite ve hasadın yapılabilirliği açısından bu bölgede örtü altı çilek yetiştiriciliği daha uygun” şeklinde konuştu.