Etiket: Yetiştiricilerine

  • Hayvan Yetiştiricilerine Yüzde 80 Hibe Desteği

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından uygulanan Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında 2016 yılında Ardahan’a yüzde 80 hibe desteği ile tahsis edilen damızlık boğalar, yetiştiricilere teslim ediliyor.

    Konu hakkında açıklamada bulunan Ardahan Valisi Ahmet Deniz, “Bakanlığımız tarafından yüzde 80 hibe desteğiyle 24.02.2016 tarihinde 40 adet simental ve 37 adet montofon ırkı, 04.03.2016 tarihinde de 59 şerole, 86 limuzin ırkı olmak üzere toplam 222 adet damızlık boğa sahiplerine teslim edilmiştir. Teslim edilen boğaların bedeli 2.220.000,00 TL, yatırımcılar adına TİGEM’e aktarılan hibe miktarı ise 1.776.000,00 TL’dir. Ayrıca ilimize tahsis edilmiş olan ve dağıtım çalışmaları devam eden 48 simental, 87 montofon, 16 limuzin ve 19 şerole ırkı olmak üzere toplam 170 damızlık boğanın da Mart ayı ortası itibariyle dağıtımı yapılmış olacak. Dağıtımı yapılacak olan 170 damızlık boğanın toplam bedeli 1.700.000,00 TL olup, yetiştiriciler adına TİGEM’e aktarılacak hibe desteği ödemesi miktarı ise 1.360.000,00 TL’dir. Bu desteklemeler aşamalı olarak devam edecektir” dedi.

  • Artvinli Boğa Yetiştiricilerinden İspanyol Boğa Yetiştiricilerine Ders

    Artvin’de bir boğa yetiştiricisi yaklaşık 700 kg ağırlığındaki boğası ile adeta oyun oynuyor, eğleniyor. İspanyol boğa yetiştiricilerine ve matadorlara adeta ders veren boğa bakıcısı Ulaş Gülseçgin, boğası ile yaşadığı güzel anları sosyal paylaşım sitesinde paylaşırken, görüntüler kısa sürede büyük beğeni topladı.

    Artvin’de Mahir Gülseçgin’e ait ’Tayfun’ adlı boğanın bakıcısı Ulaş Gülseçgin, boğası ile geçtiğimiz aylarda oyun oynarken çekilen görüntüleri sosyal medyada paylaştı. 700 kilo ağırlığında ve 6 yaşındaki boğa, bakıcısı tarafından oynatılan görüntüler büyük ilgi gördü. Artvin’in boğasının İspanyol boğalarından farklı olmadığını ancak hayvanlara tıpkı insanlar gibi nasıl yaklaşılırsa öyle tepki alınacağını belirten Ulaş Gülseçgin “Artvin’de boğa besleyiciliği büyük bir tutkudur. Bu boğa benim ağabeyime ait bir boğadır. Zaman zaman boğamızı dışarı çıkarır ve spor yaptırırız. Güreşler için hazırladığımız bir boğadır. Tayfun henüz 6 yaşında ve yeni yeni arenalara çıkıyor. En son Melo Sarıbudak Köyü Boğa Güreşleri Festivali’nde birinci olmuştu. Şimdi Kafkasör Festivali’ne hazırlıyoruz. Geleceği parlak olan boğadır. Biz boğayı adeta bir evladımız gibi sever ve besleriz. Onunla oyunlar oynar, dans ederiz. Bizim boğalar İspanyol boğalar gibi değildir. Bizim için boğanın insanlardan farkı yoktur. Nasıl ki çocuklarımız ile oyun oynarken keyif alıyoruz, boğa ile de oynarken aynı keyfi alıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Hayvan Yetiştiricilerine ’Şap’ Uyarısı

    Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Yıldırım, şap hastalığı sürecinde hayvan hareketlerinin durdurulmasının yanı sıra, hayvan yetiştiricilerinin de aynı kıyafetleri giymemeleri ve dışarıdan gelen misafirlerin içeri alınmaması uyarısında bulundu.

    MAKÜ Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Yıldırım, şap hastalığı sebebiyle yetiştiricilere uyarılarda bulundu. Şap hastalığıyla karşı karşıya kalındığı zaman hayvan hareketliliğinin mutlaka durdurulduğunu hatırlatan Yıldırım, yetiştiricilere de büyük görevin düştüğünü söyledi.

    “HAYVAN BAKARKEN, AYNI KIYAFETLERİ GİYMEYİN”

    İşletmelere mutlaka dezenfekte edilmiş olarak girilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Yakup Yıldırım, özellikle hayvan bakıcılarının bu konuda büyük titizlik göstermesini istedi. Prof. Dr. Yakup Yıldırım, 2 ya da daha fazla işletmedeki hayvanlara bakan bakıcıların, aynı kıyafeti giymemesini, her işletme için farklı kıyafetlerin olmasını, böylece virüsün diğer işletmelere taşınmasının engelleneceğini ifade etti. Prof. Dr. Yakup Yıldırım, şap hastalığı sönmeden, işletmelere hayvan bakmak için gelen misafirlerin kabul edilmemesini, onların da farklı işletmeler ya da ahırlardaki virüsleri taşıyabileceğini dile getirdi.

    ŞAP ENSTİTÜSÜ ANINDA MÜDAHALE ETTİ

    Yaşanan şap hastalığında yeni bir virüs tespit edilmesine rağmen, Şap Enstitüsü’nün önemli bir çalışma sergileyerek, aşıyı üretip, anında müdahale ettiğini de kaydeden Yıldırım, “Şap Enstitüsü tarafından üretilen yeni aşı salgına neden olan A genotip 7 ve A İran 5 suçlarına karşı hemen hazırlandı. Hazırlanan aşı İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine gönderildi. İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri de tetravalan ve bivalan aşıları mevcut durumda. Bu aşıların uygulanmasından sonra eğer imkanı varsa üç, dört hafta sonra aşının yeniden yapılmasını tavsiye ediyoruz” dedi.

    “ŞAP SÜRECİNDE HAYVAN ALMAYIN”

    Şap hastalığının önüne geçmek için yeni alınacak hayvanların aşılı olup olmadığının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini ve aşılı hayvanların tercih edilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldırım, “Şap salgını süresince yeni hayvan alımını uygun görmüyorum. Yok, bölgemizde görülmüyor ama yine de hayvan alacam diyorsa hayvan sahibi, çiftlik sahibi, aldığı hayvanları kendi sürüsüne katmadan önce belli bir süre ortalama 20 gün ayrı bir bölümde tuttuktan sonra kendi sürüsüne katmasını tavsiye ediyorum” diye konuştu.

    SAĞIMDA MEME TEMİZLİĞİNE DİKKAT

    Ayrıca memede oluşan lezyonlara bağlı olarak sağımda hijyenin çok önemli olduğunu ifade eden Yıldırım, sağım yapılırken dikkat edilecek hususlardan birinin de meme temizliği, sağım makineleri ve ellerin temizliği olduğunun altını çizdi.

  • Hayvan Yetiştiricilerine 219 Baş Sığır Dağıtıldı

    Malatya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, birlik yetiştiricilerine 219 baş ithal sığır dağıttı.

    Avusturya, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya ülkelerinden ithal edilen Simental gebe düveleri birlik tarafından 22 yetiştiriciye 10’ar baş olmak üzere dağıtıldı. Konuyla ilgili konuşan Malatya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ergül Günaydın, sığırları alan yetiştiricilerin 5 yıl vadeyle ve faizsiz olarak ödeme yapacaklarını ifade ederek, “Damızlık Birliği olarak, genetik vasfı yüksek olan sığırların ilimize ve ülkemize katkı sağlayacağını düşündük ve birlik üyelerimize böyle bir hizmet verelim istedik, bu amaca yönelik hizmetlerimiz devam edecektir. Üreticilerimize ve ülke ekonomisinde hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

  • Hayvan Yetiştiricilerine Sempozyum

    Emek Yem tarafından küçükbaş hayvan yetiştiricilerine dönük her yıl düzenlenen eğitim sempozyumu Balıkesir’de gerçekleştirildi.

    Koyun ve kuzu sağlığının ele alındığı “Koyun- Kuzu sağlığı ve beslenmesindeki son gelişmeler” sempozyumu Balıkesir’de yoğun bir katılım ile gerçekleşti. Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim görevlisi Prof. Dr. Hasan Batmaz ve Beslenme Uzmanı Veteriner Hekim Erkan Şen’in konuşmacı olarak katıldığı sempozyum 3 saat sürdü. Balıkesir çevresinde yoğun olarak yaşanan kuzu ölümlerinin önüne geçmek için izlenecek yolları görsel olarak anlatan Prof. Dr. Hasan Batmaz sempozyuma katılan küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin sorularını da tek tek yanıtladı.

    Sempozyuma Emek Yem Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Kula, Emek Yem Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Kula, İl Tarım Müdürü Zekeriya Erdurmuş, Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Mustafa Yetkin, Üniversite öğretim görevlileri, sektörle ilgili dermek başkanları da katıldı.

    Programın açılışında konuşan Emek Yem Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Kula sektör olarak küçükbaş hayvan yetiştiricileri ile aynı gemide olduklarını ifade ederek “Gemi batarsa hepimiz birlikte batarız. Siz kazanırsanız bizde kazanırız. Emek yem’ in üreticilerimize yönelik düzenlediği ve geleneksel hale gelen seminerlerimizin bir yenisi ile daha karşınızda olmaktan onur duyuyorum. Bugünkü seminerimizin konusu hepinizin bildiği gibi ’Koyun Kuzu Sağlığı ve Beslenmesindeki son gelişmeler’ Bu konuyu seçerken özellikle geçtiğimiz yıl içinde gündeme gelen ve üreticilerimizi ciddi boyutlarda zarara uğratan kuzu ölümleri etkili oldu. Koyun-kuzu yetiştiricileri dostlarımızın şuna inanmasını isterim. Bizim öncelikli tercihimiz sizlerin kazancıdır. Sektör olarak hepimiz aynı geminin yolcularıyız. Gemi batarsa hepimiz birlikte batarız. Bu nedenle görevimiz gemiyi daha ileriye yüzdürmek. Sizler ayakta kalırsanız, bizlerde kalırız. Siz kazanırsanız bizde kazanırız.  Şunu belirtmek isterim ki Emek Yem olarak küçükbaş üreticisine her zaman önem verdik. Uzun denemeler sonucu Şampiyon Kuzu yemini ürettik. Daha önce 2 çuval yem ile karkas 16kg kuzu kestiriyorken, bugün 1 çuval yem ile kuzuların 20/21kg karkas kesilmesini sağladık. İşte bu başarı Şampiyonu Türkiye’nin en iyi kuzu yemi yaptı” şeklinde konuştu.

    Kula açıklamalarının devamında şu görüşlere yer verdi: “Balıkesir ve çevre illere satışımızla birlikte bugün Konya, Denizli ve Bayburt’tan talepler alıyoruz. Şampiyon Kuzu yeminin sihirli formülünü bulan, birlikte 25 yıl çalıştığımız eski fabrika müdürümüz Uzman Veteriner Hekim Oğuz Şenol’a sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum. Seminerimizin konuşmacısı olarak Bursa Uludağ Veteriner Fakültesi,  İç hastalıkları ana bilim dalından Sayın Prof. Dr. Hasan Batmaz hocama ve Beslenme Uzmanı, Veteriner Hekim Sayın Erkan Şen’e içtenlikle teşekkür ediyorum. Ayrıca Seminerimizi onurlandıran İl Tarım Müdürümüz Sayın Zekeriya Erdurmuş’a, Balıkesir Üniversitesi Veteriner Fakültesinden katılan Sayın Hocalarıma, Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Sayın Mustafa Yetkin’e, Veteriner Hekim ve Ziraat Mühendisi dostlarımıza, Sektörümüzün değerli Birlik başkanlarına, yazılı ve görsel basınımızın kıymetli üyelerine ve siz değerli üreticilerimize Kula Yağ Emek Yem Yönetim kurulu adına en içten teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyor, seminerimizin yararlı olmasını içtenlikle diliyorum”

    Emek Yem Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Kula ise ülkedeki et açığını ithalat ile kapatmaya çalıştıklarını ifade ederek, Türkiye’nin tarım ve hayvancılık ülkesi olduğunu ve bu açığı karşılayabilecek kapasitede olduklarını söyledi.

    Kula açıklamasını şu şekilde sürdürdü; “Buraya köyünden, kazasından, hayvanlarını bırakıp gelen, çift zamanı işini bırakıp gelen tüm üretici arkadaşların önünde saygıyla eğiliyorum. Balıkesir; hayvancılığın her çeşidinin yapıldığı müstesna şehirlerden birisi. Biz de her şey var, her türlü üretim var. Ama biz üretenler olarak daha fazla destek bekliyoruz. Bütün vilayetlerde koyunculuk var ama Balıkesir’de farklı. Sizler Türkiye’de hayvancılığın en çilekeşimi aynı zamanda da en iyisini yapıyorsunuz. Bizler de Emek Yem olarak 26 sene önce sizlere en iyisini vermek üzere üretime başladık ve sizlere de en iyi hizmeti, en iyi şeyleri sunmaya gayret ediyoruz”

    Koyunculuğun ve kuzuculuğun daha çok desteklenmesini istediklerini belirten Emek Yem Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Kula, “Türkiye’de büyükbaşa verilen desteğin küçükbaşa verilmediğini düşünüyoruz. Son yıllarda küçükbaş hayvan başına verilen desteğin de az olduğunu düşünüyoruz. Bugün koyuncu neden öksüz insan muamelesi görüyor diye düşünüyorum. Üreticilerimizin daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Türkiye’de şu anda et açığı var ve biz bu açığı kapatmak için yurtdışından canlı hayvan getiriyoruz. Bu toprak bizim, bu hayvanlar bizim. Üreticilerimiz daha fazla desteklense iyi olmaz mı? Et açığının olduğu ülkemizde üretici daha fazla desteklenmeli. Biz tarım ve hayvancılık ülkesiyiz. Hayvan ithalatı yapmamamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından Emey-Yem’den emekli olan Veteriner Oğuz Şenol’a, Faruk Kula tarafından bir plaket verildi. Sempozyum sonunda gerçekleştirilen çekiliş sonucunda 15 üreticiye Şampiyon kuzu yemi, 1 üreticiye kefenek-çan-kaval, 1 üreticiye koç, 2 üreticiye de kangal köpeği hediye edildi.