Etiket: yetişkinler

  • ‘Yetişkinler İçin Türkçe’nin Doğrusu’ raflarda yerini aldı

    Dil bilimci Hüseyin Movit’in onuncu kitabı olan ‘Yetişkinler İçin Türkçe’nin Doğrusu’ CRI TÜRK sponsorluğuyla raflarda yerini aldı.

    Dil bilimci Hüseyin Movit’in onuncu kitabı olan ‘Yetişkinler İçin Türkçe’nin Doğrusu’ yayınlandı. Bir kültür hizmeti olarak CRI TÜRK sponsorluğunda yayınlanan kitapta toplam bin 220 kelime ve deyim ile yazım yanlışları irdeleniyor. Medyada çok sık yapılan dil yanlışları için aynı zamanda bir başucu kitabı niteliğinde olan ‘Yetişkinler için Türkçe’nin Doğrusu’ kitabının ön sözleri eski Yargıtay Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk (Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi) ve TRT Baş spikeri Şener Mete tarafından yazıldı.

    Hüseyin Movit, kitapta ‘Hepimizin derdi; Türkçe. Nasıl konuşuyoruz, nasıl yazıyoruz, kurallara uyuyor muyuz? Yazılarımızı sonradan okuyunca yaptığımız yanlışları tespit edebiliyor muyuz? Televizyonlar, radyolar, gazeteler ve dergiler Türkçeyi doğru kullanıyor mu? Her zaman söylendiği gibi gazetelerdeki düzeltmenler (tashihçiler, redaktörler) nerede?’ diyerek günlük dil kullanımında yapılan hatalara vurgu yapıyor.

    Günlük dil kullanımında en sık yapılan hatalar

    Movit kitapla ilgili yaptığı açıklamada “Çevrenizde, ‘modern’e ‘moderin, ‘lüks’e ‘lüküs’, ‘fötr’e ‘fötür’, ‘Satürn’e ‘Satürün’ diyen var mı? ‘Mütevazı’ya ‘mütevazi’, ‘cirim’e ‘cürüm’, ‘refüj’e ‘orta refüj’ diyenleri duydunuz mu? ‘Kent’e (şehir) ‘il’ (vilayet), ‘İzmit’e ‘şehir’ yerine ‘il’, ‘Adapazarı’na şehir yerine ‘vilayet’ diyen var mı? Aynı şekilde, ‘reçel’e, ‘leçel’, ‘iğne’ye ‘inne’ diyen var mı? Kimi yazarlar/televizyoncular ve siyasetçiler öyle Türkçe hataları yapıyorlar ki seyirci kalmak mümkün değil, diyen yazar ‘beyin ölümü gerçekleşmez, ‘meydana gelir’. ‘Uçaktaki beş mürettebat hayatını kaybetti’ denmez, doğru ifade ‘Uçaktaki beş kişilik mürettebat hayatını kaybetti’ denir” İfadeleriyle kitabın içeriği hakkında bilgi verdi.

    Dilimiz neden kirlendi?

    1990’lardan günümüze dilde yapılan kullanım hatalarını araştıran Hüseyin Movit, CRI TÜRK ile beraber kamuoyuna sunduğu bu kitabında Türkçe’nin doğru kullanımına önem verilmesini gerektiğine vurgu yapıyor. Türkçede yaşanan kirlenmeye yol açan nedenleri ise şu başlıklar altında sıralıyor:

    “İmla ve söyleyiş kurallarına uyulmaması,

    Doğru bilinen yanlışların kullanılması,

    Kelimelerin karıştırılması,

    Karşılığı olduğu hâlde, yabancı kelime kullanılması,

    Dilin kendi iç yapısına uygun kullanılmaması,

    Cümle unsurlarının yanlış sıralanması,

    Kaynak kitaplarındaki hataların tekrarı,

    Kelimelerin doğru anlamı ile ve yerinde kullanılmaması,

    Dil bilinci ve sevgisinin olmaması.”

  • Yetişkinler için hayatboyu öğrenme programı düzenlendi

    Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından Avrupa’da yetişkin eğitimi veren tüm kurum ve kuruluşları çevrimiçi bir platformda buluşturmayı amaçlayan ve Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen EPALE Projesi(Electronic Platform for Adult Learning in Europe) hakkında Kayseri’de bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

    Kentte bir otelde düzenlenen toplantıda eğitimcilere EPALE eğitimi verildi. Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenleri ve Halk Eğitim birimi eğitimcileri ve sektör idarecilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. İbrahim Ethem Bilici de EPALE’in bu ayki gündem konusu olan medya okuryazarlığı konusunda eğitim verdi. Katılımcılar çok yararlı bilgiler aldıklarını ve bu tür toplantıların devamını beklediklerini belirttiler.

    EPALE nedir?

    MEB/Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü sorumluluğunda yürütülmekte olan EPALE projesi, yetişkinlerin de hayat boyu öğrenme süreçlerinde uluslararası işbirliği ve bilgi paylaşımıyla yetişkin eğitimi veren kurum ve kuruluşları ortak bir platformda buluşturarak paylaşılan bilgi, belge ve iyi örnek uygulamaları ile kurumların birbirinden öğrenmelerini desteklemektir.

    Resmî olarak 15 Nisan 2015’te Brüksel’de düzenlenen açılış etkinliğiyle yürürlüğe konulan EPALE’nin, Türkiye’deki ilk dönem uygulaması 1 Ocak 2016 – 31 Aralık 2016 arasında yapılmış ve başarıyla tamamlanmıştır. Projenin ikinci dönem uygulaması 1 Ocak 2017’de başlamış ve 31 Aralık 2018’de sona erecektir. Projenin bugüne kadarki döneminde; yapılan bilgilendirme toplantıları, ulusal konferans ve çalıştaylar, uzaktan eğitim içerikleri, paydaşlarla yuvarlak masa toplantıları ile kayıtlı kullanıcı sayısı 5 binin üzerine çıkmıştır. Projenin üçüncü dönemi ise 1 Ocak 2019 tarihinde başlayacaktır.

  • “Probiyotikler, çocuklar ve yetişkinler için büyük önem taşıyor”

    Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Metehan Özen, okulların açılması ile birlikte artış eğilimi gösteren salgın hastalıkların kontrol altına alınmasında probiyotik kullanımının büyük önem taşıdığını söyledi.

    Özellikle mevsim geçişlerinde bağırsaklar dahil vücutta birçok sorunla karşılaşılabiliyor. Bağırsaklardaki milyarlarca yararlı bakterinin sağladığı denge korunduğu takdirde, bir çok hastalığın ortaya çıkma imkanı azalıyor ya da etkisi çok sınırlı oluyor. Sağlığın kaliteli şekilde devamını sağlamak için vücutta bulunan dost bakterilere ihtiyaç var. Bunun başarılamadığı durumlarda ise probiyotikli gıdalarla beslenilmesi ve probiyotikli destek ürünlerinin kullanılması öneriliyor. Son yıllarda gıda endüstrisindeki gelişmeler neticesinde; içeceklere, bazı yiyeceklere ve bebek mamalarına probiyotikler ilave edilerek, besinlerin zenginleştirildiği görülüyor. Ancak, bu gıdalarda hangi miktarda ve hangi türlerde probiyotik bakteriler bulunduğunu bilmediğimiz ve üretiminden sonraki dönemde içindeki bakteri konsantrasyonları azaldığı için akut hastalık durumlarında tedavi amaçlı kullanımları henüz önerilmiyor. Bununla birlilkte sadece eczanelerde satılan ve içeriğinde probiyotik içeren kapsül, tablet, ve sıvı formunda bulunan ürünler de mevcut. Bu yüzden tedavi amaçlı kullanımlar için mutlaka uzman bir doktora başvurulması gerekiyor.

    Okula dönüş ile birlikte artma tehlikesi yüksek olan ishal de mikrobiotayı dengeleyerek kontrol altında tutulabilecek hastalıklardan biri. Yapılan birçok çalışma, faydalı mikroorganizmaları içinde barındıran probiyotiklerin enfeksiyona bağlı ishalin tedavisine yardımcı olabileceğini gösteriyor. Hem ishal hem de antibiyotik kullanımına bağlı ishalde probiyotik kullanımının etkili olduğunu ifade eden Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Metehan Özen, “Probiyotikler, çocuklarda ishal başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisini yardımcı oluyor. Üstelik yapılan birçok yeni araştırma probiyotiklerin, antibiyotik kullanımıyla ortaya çıkabilecek hastalıklara karşı da koruyucu olabileceğini gösteriyor.Bu sebeple AB kullanımı esnasında yanına probiyotik eklemek yan etkilerini azaltacaktır ve de aynı zamanda kronik hastalıkların oluşumunu engelleyecektir Bu yüzden probiyotik kullanımı hem çocuklarda hem de yetişkinlerde büyük önem taşıyor” dedi.

    Probiyotik kullanımının alerjide, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde ve ishal gibi pek çok hastalığın tedavisine yardımcı olabileceğini ifade eden Özen, “Sağlık için faydalı olabilecek onlarca bakteri ve maya türü var. Fakat ishal için sadece belli tür probiyotikler yardımcı olabiliyor. Bu yüzden doğru ve etkili probiyotik kullanımı büyük önem taşıyor. Tablet, kapsül ve sıvı şeklindeki probiyotiklerin hangisinin ishal için faydalı olabileceğini öğrenmek için mutlaka doktorlar tarafından bir yönlendirmeye ihtiyaç var. Ebeveynler güvenli ve etki alanı belli olan probiyotikleri doktor kontrolünde çocuklarına vererek ishalin tedavisinde fayda sağlayabilirler” ifadelerini kullandı.

    Bugün eczane ve marketlerde birçok marka probiyotik adı altında satılıyor. Burada önemli olan konu hangi tür probiyotiğin, hangi hastalıkta etkili olduğunu bilmek. Bu konuda uzman hekimlere danışılması bu yüzden büyük bir önem taşıyor. Temel olarak bakıldığında ise probiyotik ürün seçiminde iki konuya özellikle dikkat edilmesi gerektiği görülüyor. Bunlardan biri kullanılan ürünün klinik faydasının gösterilmiş olması, ikincisi ise özellikle çocuklar söz konusu olduğunda kullanım kolaylığı olan ürünlerin tercih edilmesi. Çünkü çocuklar renkli, kokulu ve tatlarını sevmedikleri ilaçları içmekten hoşlanmadıkları gibi probiyotiklere karşı da aynı şekilde davranış sergiliyorlar. Özellikle ishal gibi önemli bağırsak problemlerinde çocukların severek kullanacağı probiyotik ürünlerin tercih edilmesi bu yüzden büyük bir önem taşıyor. Probiyotiklerin bağırsak sağlığına ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olduğunu ifade eden Probiyotik ve Prebiyotik Derneği Başkanı Prof. Dr. Tarkan Karakan, “Bir kişi yılda 7 defa soğuk algınlığıyla karşılaşırken probiyotik kullananlarda bu oran 2-3’e düşüyor. Mevsim geçişlerinde daha da artan salgın hastalıklara karşı kalkan olan probiyotikler, ishalin önlenmesi ve tedavisinde de çok büyük bir fayda sağlıyor. Bu yüzden günümüzde çok kolaylıkla erişim sağlanan, etkisi kanıtlanmış tablet, kapsül ve sıvı formları da bulunan probiyotikleri düzenli olarak kullanmakta fayda var” diyerek probiyotik kullanımının ne kadar önemli olduğunun altını çizdi.