Etiket: Yetişiyor

  • (Özel Haber) Türkiye’nin En Genç Sürrealist Sanatçısı Eskişehir’de Yetişiyor

    Eskişehir’de ilk özel resim sergisini açan ilkokul 2’nci sınıf öğrencisi Çınar Efe Buluş, ressam Vincent Van Gogh’un izinden gitmek istiyor.

    7 yaşında olan ve 4 yaşından itibaren resme merakı başlayan küçük ressam Çınar Efe Buluş, “Benim Gözümden Sanat ve Sanatçı” adlı ilk özel sergisini açtı. Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh’un yaptığı çalışmaları beğenen ve sanatçının yolundan gitmek isteyen küçük Çınar, eserlerinde Salvador Dali, Frida Kahlo, Van Gogh, Picasso gibi ünlü sürrealist ressamların portrelerini ve çizdikleri ünlü tabloları kendi gözüyle tuvale aktardı. Anne Safiye ve baba Baran Buluş’un resim yeteneğini fark etmesinin ardından resim kursuna gönderdiği Çınar, öğretmeninin de desteğiyle önce sanatçıları tanıyarak tekniklerini öğrendi. Küçük ressam, akrilik boya ile hazırladığı 3 adet soyut tabloyu da sergisinde sanatseverler ile buluşturdu. Toplam 13 resmi aile ve öğretmeninin desteğiyle sergileyen Çınar Efe Buluş, tablolarını 500 ile 2 bin lira arasında satışa çıkardı. Çınar, 11 yaşında ikinci sergisini açmayı planlıyor.

    “SERGİDE SALVADOR DALI, FRIDA KAHLO, VAN GOGH, PICASSO ÇALIŞMALARIM VAR”

    Hazırladığı sergi hakkında konuşan küçük ressam Çınar Efe Buluş, “Küçüklükten başladım, öğretmenim çok güzel resim yaptığımı fark etti. Annem ile babam beni resim kursuna gönderdi. Kursta öğretmenimin desteğiyle ressamların tablolarını çizdim. Daha sonra Fatih öğretmenimle sergi açmaya karar verdim. Sergimde Salvador Dali, Frida Kahlo, Van Gogh, Picasso ve kolaj çalışmalarım, 3 tane de soyut tablom var. Gelenlerin hepsine teşekkür ederim” diye konuştu.

    OĞLUNUN BAŞARISINDAN GURUR DUYUYOR

    Oğlunun başarısından dolayı gurur duyan anne Safiye Buluş ise, “Çınar, küçüklüğünden beri resim yapmayı seven bir çocuk oldu. 7 yaşında ilk özel serginsi açmak istediğini bize ifade ettiği günden beri yanındayız. Böyle gururlu bir günde onunla mutlu bir şekilde sizlerle paylaşıyoruz. Sergide 13 tane çalışma var. İlk önce sanatçıları, ressamları tanımayı, tekniğini öğrenmek istedi. Bundan dolayı da sanatçıları ve onların eserlerini yaptı. Bunların dışında akrilik boya ile tuval üzerine 3 tane tablosu var, soyut olarak çalıştı. Van Gogh’u çok seviyor, sanırım onun yolundan gidecek. 11 yaşında da ikinci sergisini açmak istiyor. Umarım yine birlikte oluruz” ifadelerini kullandı.

    “Benim Gözümden Sanat ve Sanatçı” adlı sergi, Hoşnudiye Mahallesi İstasyon Caddesi üzerindeki salonda 1 hafta boyunca sanatseverlere açık olacak.

  • Yardımcı Üreme Teknikleri, İnterfilite Çiftlerin İmdadına Yetişiyor

    Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr.Deniz Gökalp Kaya, dünya genelinde çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inin infertilite nedeni yardımla üreme tekniklerine başvurmak zorunda kaldığını söyledi.

    En az 1 yıl herhangi bir korunma yöntemi uygulanmaksızın haftada 2-3 kere girilen cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin elde edilmemesine infertilite yani kısırlık dendiğini söyleyen Op.Dr.Deniz Gökalp Kaya, “İnfertilite çoğu toplumda önemli bir sorundur. Dünya genelinde çiftlerin yaklaşık yüzde 15’i infertilite nedeni yardımla üreme tekniklerine başvurmak zorunda kalmaktadır. İnfertiliteye neden olabilecek bir çok faktör vardır.Bu faktörlerden biri de kadınların yaşıdır.Kadınlar annelerinin karnındayken kazandıkları belli bir yumurta sayısı ile doğarlar. Doğum sonrası bu yumurta sayısı artırılamaz ve menapoza kadar geçen süre içerisinde yumurtalıklarında belirli sayıda bulunan yumurtaları kaybederek en sonunda yumurtanın geliştirilemediği doğal bir süreç olan menapoz duruma erişirler. Bu süregelişte çocuk sahibi olabilmenin bilincinde olmak gerekir” dedi.

    Kadınların erişkin dönemde her menstrüel periyotta eşi ile düzenli ilişkisi sonrası fekundite oranı olarak adlandırılan belirli bir gebe kalma oranı taşıdığını bu oranın her menstrüel periyotta yaşa bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte yaklaşık yüzde 10-20 oranında olduğunu anlatan Op.Dr.Deniz Gökalp Kaya, “Fekundite oranı 32 yaşından sonra giderek düşerken; 37 yaşından sonra bu düşüş hızı oldukça artmaktadır. Ayrıca yaş ilerlemesi ile birlikte gebelik kayıplarında da ciddi bir artış söz konusudur. 35 yaş üstü kadınlar eğer 6 ay içinde tedavisiz gebe kalamıyorsa teşhis ve gerekli tedavi yapılmalıdır ve eğer 40 yaş üstü bir çift gebe kalamıyorsa bu değerlendirme çok hızlı bir şekilde yapılmalıdır. Yaşın artışı ile birlikte gebe kalmanın zorlaşması ispatlanmıştır. İster aşılama isterse tüp bebek yönteminde olsun yaş çok önemli bir faktördür. 35 yaşından genç kadınlarda tüp bebek başarısı ortalama yüzde 41,5, 35-37 yaş arasında yüzde 31,9, 38-40 yaş arasında yüzde 22,1, 41-42 yaş arasında %12,4 ve 43-44 yaş arasında ise yüzde 5’ten azdır” diye konuştu.

    Yaşla birlikte myom, tüplere bağlı hastalıklar, endometriozis gibi gebe kalmayı etkileyecek problemlerde ortaya çıktığını söyleyen Op.Dr.Deniz Gökalp Kaya, “Bu bilgiler ışığında kadınların yaş ile gebelik hızının azaldığını bilmeleri, gerektiğinde uygun koşullarda yumurta veya embriyo dondurma gibi doğurganlığı ileri yaşlara taşıyabilecek yöntemleri bilmeleri ve bu konuda hekimlerinden danışmanlık almaları gerektiğini önemle vurguluyoruz” şeklinde konuştu.

  • Geleceğin Siyasetçi Ve Bürokratları Kamusal Akıl Stüdyosunda Yetişiyor

    Ankara’da bulunan Atılım Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde 2009 yılında hayata geçirilen Kamusal Akıl Stüdyosu’nda (KAS) öğrenciler eğitim hayatında yerel yönetimlerle işbirliği yapıyor.

    Türkiye’de kamu yönetimi ve siyaset alanında uygulama bilgisi ve deneyim sahibi yetişmiş eleman bulunmaması, üniversite, kamu ve sivil toplum örgütleri arasındaki işbirliklerinin azlığı, zayıflığı ve üniversitelerin kamunun ve siyasetin değişen ihtiyaçlarını takip etmesindeki güçlükleri gidermek gibi amaçlarla kurulan Kamusal Akıl Stüdyosu gençleri öğrencilik döneminden siyasete ve bürokrasiye hazırlıyor. KAS’ın çalışma alanlarına değinen Atılım Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin, “Eğitim sürecinde teorik bilginin yanı sıra kamu kurumlarıyla birlikte yapılan iş birlikleri aracılığıyla öğrencilerimizin uygulama bilgisini artırmak, kamusal sorumluluk bilincini yerleştirmeyi amaçlıyoruz. Stüdyo eğitiminden kastımız öğrencilerin bütün bir yıl boyunca hocanın bir şeyler anlattığı ve öğrencinin sadece dinleyici olduğu bir eğitim metodundansa öğrencinin bir şeyleri deneyimleyerek sorun çözme becerilerini geliştirdiği bir eğitimden söz ediyoruz. Kamusal akıl stüdyosu programımız 2009 yılından beri bölümümüzde uyguladığımız çok özel bir program. Türkiye’de de bir ilk ve diğer üniversiteler tarafından da çok ilgi gördü. Gelecekte kamu yönetimi eğitiminde bir model olarak tüm Türkiye’de kullanılmasını arzu ediyoruz. Diğer üniversitelerin de ilgi gösterdiğini görünce seviniyoruz” açıklamalarında bulundu.

    Her yıl yerel yönetimlerle, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıyla ve merkezi hükümet kuruluşlarıyla yaptıkları işbirlikleri çerçevesinde öğrencilerle hem analiz ve grup çalışmaları hem de elde edilen veriler doğrultusunda proje geliştirme çalışmaları yaptıklarını dile getiren Doç. Dr. Şahin, “Bu çalışmalar sürecinde bize ortaklık eden kamu kurumlarıyla yoğun bir etkileşim içerisindeyiz. Yaptığımız çalışmaların önemli ürünleri de ortaya çıkıyor” dedi.

    KAS kapsamında gerçekleştirilen çalışmalardan ‘Gölbaşı Belediyesi’ konulu çalışmayı anlatan Atılım Üniversitesi öğrencisi Berk Çelebi ise “Gölbaşı Belediyesi’nin bütün projelerini en ince ayrıntılarına kadar inceledik. Özellikle 2009-2011 yılları arasında gelir gider oranına baktık çünkü elimizde sadece 3 yılın verileri vardı. Bazen de Belediye Meclisi’nin toplantılarına girerek küçük notlar aldık. Bu ders bize araştırmanın nasıl olduğu, verilerin nasıl toplanıp analiz edildiği ve nasıl bir düzleme geçirilmesi gerektiğini öğretti. Bu ders sayesinde belediyeleri ve farklı kurumları inceleme şansımız oldu” diye konuştu.

  • Geleceğin Bilim Adamları Özel Bilge Koleji’nde Yetişiyor

    Özel Erzurum Bilge Anadolu Lisesi yeni, farklı, proje tabanlı eğitim anlayışı ve bilimsel çalışmaları ile geleceğin bilim adamlarını yetiştiriyor.

    Kolejdeki öğrencilerin Matematik, Fizik, Kimya, Tarih, Biyoloji, Edebiyat, Yabancı Diller gibi çeşitli alanlarda her dönem en az bir bilimsel proje içinde yer almak zorunda olduğunu vurgulayan Özel Erzurum Bilge Koleji Okul Kurucusu ve Müdürü Abdullah Samancı hedeflerinin geleceğin bilim adamlarını yetiştirmek olduğunu söyledi. Öncelikle proje çalışmalarında hedeflenen sonuçlara ulaşmalarını sağlayan öğretmen ve öğrencilerine projelerin yürütülmesinde her türlü desteği sağlayan paydaş kurumlara teşekkür ettiğini söyleyen Samancı, “Özel Erzurum Bilge Koleji olarak bu projelerle beraber öğrencilerimizin bilimsel çalışmalarda ufuklarının ve bakış açılarının geliştiğini, bilim adamı olma yolunda ilerlediklerini görmenin mutluluğunu yaşamaktayım. Öğrencilerimiz bu projelerle dünyanın geleceğine yön verecek birçok projeyi de bu çalışmalarla beraber inceleme imkanı buluyor” dedi

    Özel Erzurum Bilge Koleji Okul Kurucusu ve Müdürü Abdullah Samancı, öğrencilerin bu süreçte inceledikleri ve üzerinde çalışma yaptıkları bazı projeleri şöyle açıkladı

    “Embrio Gelişiminde Hormonların Etkisi, Enzim ile Detarjan yapımı, DNA Klonlamanın Amacı ve İnsanlığa Faydaları, Atomu Oluşturan Temel Taneciklerin ve Atomaltı Parçacıklarının Yapılarının İncelenmesi, Günlük Hayatta Kullandığımız Asit ve Bazların İnsan Yaşamındaki Etkisi, Ses Dalgalarının Günlük Hayattaki Yeri, CERN Deneyi Süreç ve Sonuçlarının İncelenmesi, Türkiye Coğrafyasında Maketlerle Kıvrım ve Kırıklı Sistemlerin Jeolojik Süreçleri. Lokal Kapalı Sistem Meorolojik Sistem Kurulumu ve Sonuçlarının İklimsel Analizi.”

    Hazırlanan projelerde birçok kurumdan ve üniversitelerden yoğun destek aldıklarını ifade eden Abdullah Samancı öğrencilerinin çalışmalarının belli periyotla ’www.bilgekolejim.com’ internet adreslerinde yayınlandığını söyledi.

  • Aksaray’da Kadın Çobanlar Yetişiyor

    Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da, kadınlara çobanlık eğitimi veriliyor. Eğitim alırken günlük 20 TL’de para alan kadın çobanlar, eğitimlerinin ardından sertifika alarak çobanlık yapacak.

    Türkiye’de ilk kez Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, Ziraat Odası Başkanlığı ve İŞKUR tarafından ortaklaşa imzalanan protokol kapsamında Aksaray’da kurs açılırken, Aksaray’ın merkeze bağlı Elmacık köyünde 90 kadına çobanlık eğitimi veriliyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ve Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliğindeki uzman ekiplerce verilen eğitimlerde, kadın çobanlara İŞ-KUR tarafından günlük 20 TL eğitim parası ödeniyor. Böylelikle kadınlar hem para kazanıp hem de eğitim alıyor.

    “BİLİMSEL METOTLA ÇOBANLIK YAPILACAK”

    Aksaray Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, 90 kadının çobanlık eğitimi aldığını belirterek şöyle konuştu: “90 tane kardeşimizin katıldığı çobanlık kursu bugün Elmacık köyünde açıldı. Bizim için çok iyi oldu. Genelde bu işi erkekler yapıyor. Aslında bu işin gerisinde gerek büyükbaş, gerek küçükbaş hayvancılıkta lokomotif bayan kardeşlerimiz. Çünkü kışın bunların bakımlarını bayan kardeşlerimiz yapıyor. Ben köyde yaşadığım ve bu işle uğraştığım için biliyorum ki, erkeklerimiz kışın ne yazık ki bu işle ilgilenmez. Hayvancılıkla ilgili bakım ve besleme konularının iyileştirilmesi bu konularda bilimsel metotların bir işletmede uygulanması için hanım kardeşlerimizin de eğitilmesi şart. Bununla ilgili bir müracaat oldu.”

    Tarım il müdürlüğü, İŞKUR müdürlüğü, Koyun keçi birliği ve ziraat odası ile müracaatların değerlendirildiğini belirten Aktürk, şunları söyledi: “Bugün Elmacık köyünde bu kursu açmış olduk. 90 hanım ablamız bugün kursta eğitim alıyor. Bilimsel metotlarla bu işi yapmak, bakım besleme işini doğru düzgün yapmak ve verimliliği artırmak için onlarda taşın altına ellerini koydu. Çok memnun olduk, kendilerine teşekkür ediyoruz. İnşallah hanım kardeşlerimizde bu işe ilgi gösterirler ve hem bilgi ve becerilerini geliştirir hem de evlerine katkıda bulunurlar.”

    “KADINLARIN EL DEĞMEDİĞİ YERDE BEREKET OLMAZ”

    Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak ise, kadınlara çobanlık eğitiminin Türkiye’de bir ilk olduğunu belirterek, “Aksaray’daki üreticilerin ne kadar çalışkan olduğu, kentin tarım ve hayvancılık kenti olduğu bir kez daha görülmüş oluyor. 90 hanım kardeşimiz bugün burada eğitim alıyor. Eğitim veren arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Biz koltuklarda oturmuyoruz. Biz her zaman için tarım il müdürlüğü başta olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerimizle birlikte her zaman sahadayız. Gece gündüz demeden üreticilerimizin yanındayız. İnşallah bu daha faydalı olacak. Zaten hanım kardeşlerimizin elinin değmedik yerde bereket olmaz. Bu tarım ve hayvancılıkta da böyledir. Burada hanım kardeşlerimiz bilinçlenecekler” şeklinde konuştu.

    EĞİTİM ALAN KADINLARA GÜNLÜK 20 TL HARÇLIK

    Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Bestami Zabun ise eğitim alan kadınlara İŞKUR tarafından 20 TL eğitim ücreti ödendiğini belirterek, kadınlarında artık sertifikalı çoban olacağını söyledi. Sertifika alan kadın çobanların büyük işletmelerde çalışabileceğine değinen Zabun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye genelinde bakanlığımız, ziraat odaları merkez birliği, koyun keçi yetiştiricileri birliği ve İŞKUR ile birlikte ülke genelinde sürü yöneticiliği kursları devam ediyor. Bu kapsamda 90 bayanın katılımı ile eğitimler başladı. Üç hafta sürecek eğitimle bayan çiftçilerimize sürünün nasıl yönetileceğini, koyunculuğun nasıl yapılacağını, besleme, aşılama, yetiştirme, ıslah ve hastalıklarla mücadele gibi konularda bilgi veriyoruz. Burada önemli olan bayanların katkı sağlaması. Bu bizim için çok önemli. Zaten köylerde hayvancılığı ahırda bizzat yapan bayanlarımız. Çobanlık kursunu erkeklerimize veriyoruz ama bayanlarımızın da ilgi gösterip 90 kişi birden katılması bizi sevindirdi. Eğitim sonrası kadın çobanlara sertifikalarını vereceğiz. Eğitim alan kadın çobanlara da İŞKUR tarafından günlük 20 TL harçlık veriliyor. Bu kursları tamamlayanlar da çiftliklerde istihdam edilecek. Sertifikalı çobanları çalıştıran işletmelere de bakanlığımızdan yıllık 5 bin TL destek alacak.”

    Çobanlık eğitimi alan kadınlar ise eğitimlerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, eğitimlerin son derece verimli geçtiğini söyledi. Çobanlık yapacaklarını belirten kadınlar, “Amacımız bilmediklerimizi öğrenmek” dedi.