Etiket: Yetişiyor

  • Zeytin budama ustaları yetişiyor

    Edremit Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü (EHEM) Zeytincilik sektörüne yönelik eğitim hizmetlerine katılım yoğun oldu. EHEM İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ve Edremit Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünün yakın işbirliği sonucu Meslek Yüksekokulunda açılan 32 saatlik Zeytin Ağacı Budama Kursu nun hemen ardından açılan kursun ikincisi yine EHEM ile İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün yakın işbirliği ve dayanışması sonucu Halk Eğitimi Merkezi Alemizade binasında gerçekleştirildi.

    Zeytincilik sektöründe faaliyet gösteren çiftçiler ile Edremit Meslek Yüksek Okulu Öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği kurslarda İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Ziraat Mühendisi Fikret Çapaş Usta Öğretici olarak görev aldı. Merkez Müdürü İsmail Damar tarafından yapılan açıklamada “Hayatın j-her anı öğrenmenin zamanı diyerek hayatın her alanında insanımızın öğrenme ihtiyaçlarına cevap vermeye gayret ediyoruz. Özellikle ilçemizin, körfezimizin en büyük zenginliği olan Zeytin Tarımı sektöründe budama eğitimleriyle sektöre katkı sağlanması hedeflenmekte ve bu alanda belgeli budamacılar yetiştirilerek bilinçli bir budama yapılmasına katkı sağlanması hedeflenmiştir. Kurumlar arası dayanışmanın çok güzel bir örneği sergilenmiştir. İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlümüz Recep Özbudak’a, Edremit Meslek Yüksek Okulu Müdürümüz Raif Sakin’e, görev alan değerli hocamız Fikret Çapaş’a teşekkür ediyorum. Ayrıca bu eğitimlere katılan zeytin tarımı ve zeytinyağı üretimi sektöründe uluslar arası başarılara imza atan Selin Ertür de hem destek vermiş hem de kursiyer olarak eğitimlere katılmıştır. Kendilerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Meslek Yüksek Okulunda açılan kursumuza kayıt yaptıran 52 Kursiyerden 50 si, Alemizade Binamızda açılan kursumuza 28 kursiyer olmak üzere toplamda 78 kursiyer teorik ve uygulamalı eğitimlere katılarak belge almaya hak kazanmışlardır. Sınıf ortamına getirilen zeytin dalları üzerinde eğitimler verilirken uygulama sahada tarlalarda yapılmıştır. Son gün zeytin ürünlerinden oluşan bir birinden güzel tatların ikram edildiği eğitimler en az 12 kursiyer in başvuru yapması halinde tekrar açılabilecektir. Yine şubat ayı içerisinde yöremizin başka bir tarım zenginliği Mandalina Budama eğitimleri açılacaktır.”dedi.

    EHEM ilçe genelinde kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği yaparak alanında uzman kişilerden oluşan usta öğreticilerle vatandaşımızı buluşturması katılımcılar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanıyor. Talep gelmesi halinde Zeytin Budama, Mandalina Budama kurslarının açılacağı Tarım ve Hayvancılık alanında eğitimler verileceği bildirildi. Küçük ve Büyükbaş Hayvan Yetiştiriciliği ile Bitki Bakımı ve Yetiştiriciliği alanında yüzlerce farklı kurslar açılabileceği bildirildi.

  • Sungurlu’da Peynir İmparatorları Yetişiyor

    Çorum İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Erkan Eflaz, Sungurlu Halk Eğitim Müdürlüğü bünyesinde açılan ve İş Kur Müdürlüğü tarafından desteklenen Peynir üretim kursunu ziyaret etti.

    Sungurlu Ziraat Odası’nda gerçekleştirilen ziyarete Çorum İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Erkan Eflaz Ermiş, Ziraat Odası Başkanı Dursun Karaderili, Sungurlu İlçe Tarım Müdürü Hicabi Berişbek katıldı.

    Çorum İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ve Sungurlu Halk Eğitim Müdürlüğü bünyesinde açılan Peynir Üretim Kursu, Ziraat Odası binasında 21 Kasım’da başlayıp, 2 Şubatta sona ereceğini ifade eden Kurs Öğretmeni Ziraat Mühendisi Şeyma Yıldırım, “Kursumuz da 20 kursiyerimiz eğitim görmekte olup, öncelikle personel hijyen eğitimi veriyoruz. Daha sonra peynir çeşitlerinden ve üretiminden bahsediyoruz ve sonra peynir üretimine geçiyoruz. Beyaz peynir üretimine başlayıp olup, Kaşar peyniri, örgü peyniri ve dip peyniri yaptık, ileriki zamanlar da ise Urfa peyniri ve Mozzarella peynirinin yapımına başlayacağız. Kursumuzun son zamanlarına doğru yöresel peynir yapımına başlayacağız” dedi.

    Sungurlu Ziraat Odası Başkanı Dursun Karaderili, her zaman çiftçimizin ve kursiyerlerimizin bu gün yanında oluğumuz gibi her zaman desteklerimizle yanlarında olmaya devam edeceğiz. Ziraat Odamızın kapıları her zaman çiftçilerimize kurs vermek isteyen kurum ve kuruluşlarımıza açıktır. İmkanlarımız doğrultusunda destek vermeye hazır olduklarını söyledi.

    “Peynir İmparatorları Bekliyoruz”

    İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Erkan Eflaz Ermiş, “Bu kurslar Müdürlüğümüz ve İş Kur Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenleniyor. Bizler bu kurumlarla bu işleri ortaklaşa yürütmeksek inanın iş sağlayamayız. Bu herkesin iş birliği ve güç birliği ile oluyor. İnşallah bu kursumuz faydalı olur, bu süreç şimdilik teorik aldığınız eğitimler, daha sonra pratik olarak yapacağınız üretimler olacak o süreçte de sizlere daha faydalı olmak için çalışmalarımız devam edecek” şeklinde konuştu.

    Biz bu kurslar neticesinde sizlerden Peynir İmparatorları bekliyoruz diyen İl Müdürü Eflaz, kendi işini kuran ve kendi iş yerini işleten hem de üreten cebine para koyabilecek patronlar bekliyoruz. Buradaki kursiyerlerimizden isteğimiz bu kursların sonrası birlikte bir tesis açmaları ve yerel bir markaları olmasını isteriz. Bu tür tesislere bizlerinde ihtiyacı var çünkü bizde istiyoruz doğal ürünler tüketmek istiyoruz. Bu kursları burada bırakmayın, bir sürü imkanlarınız olacak bu imkanlarınızı değerlendirmeye bakın, Sungurlu’da bir kadın kooperatifi var sizler de onlara dahil olabilirsiniz. Yada kendi imkanlarınızla bir işletme kurabilirsiniz” diye konuştu.

    Milletvekillerimiz başta olmak üzere devlerimizin bütün kurumları bu tür yatırımlara son derece sıcak baktığı gibi desteklerini sağlıyorlar diyen Eflaz, “Bizim söylediklerimize de onlar destek oluyorlar. Bu eğitimler, kurslar hep birlikte beraber olursa bir yere varabiliyor. Sizler bizlerden memnunsanız bunun neticesinde güzel işler ortaya çıkıyor” dedi.

    İl Müdürü Erkan Eflaz Ermiş’in konuşmasının ardından kursiyerler tarafından yapılan peynirlerin tadına bakıldı. Ziraat Odasının önünde çekilen toplu fotoğrafla ziyaret sona erdi.

  • (özel haber) Geleceğin hattatları böyle yetişiyor

    Eskişehir’de Serap Tepedelen isimli kadın hattat, yeni hattatlar yetiştirmek için bir gurup minik öğrencisine ders veriyor.

    Şehbal Eğitim ve Kültür Merkezi’nde verilen hat derslerinde öğretmenlik yapan Serap Tepedelen, yeni meslektaşlarını yetiştirmek için uğraşıyor. Geçen seneden bu yana devam eden kurslara minikler ise yoğun ilgi gösteriyor. Geleneksel Türk sanatları arasında önemli bir yere sahip hat sanatını öğrenmeye çalışan minik öğrenciler, azimle çalışarak geleceğin hattatları olmak istiyor.

    Hat sanatı konusunda ilk olarak erkeklerin akla geldiğini belirten Serap Tepedelen, bunun nedenini kadınların daha fazla işe koşturmak zorunda olduklarını gösterdi. Bayanlar için de derslerin devam ettiğini dile getiren Tepedelen, “Bu dersler ilk olarak geçen sene başladı. Yaz kurslarında verdiğimiz derslerin yoğun ilgi görmesiyle bu sene Şehbal Eğitim ve Kültür Merkezi bünyesinde hanımlar için hat derslerine başladık. Buna çocuklarımız da dahil oldular. Bu da bizi sevindirdi tabi. Normalde, hat sanatında erkekleri daha çok görüyoruz. Etrafımızda da bu şekilde biliniyor. Hanım hattatların az olduğu bilinir. Bunda, hanımların yaşadığı vakit sıkıntısının etkili olduğunu düşünüyorum. Çünkü hat sanatı çok fazla zaman, emek ve sabır gerektiren bir sanattır. Şu anda kursa katılım sayıları bizim için çok iyi durumda. İnşallah sayıları çoğalır. Şu an 20 bayan, 10-15 civarında da küçük arkadaşımız var. Aralarında ilkokula ve anaokuluna gidenler var. Hiç okula başlamamış olanlar da var. Çocukların derslere olan ilgisi çok güzel. Derslere başlayalı 1,5 ay kadar oldu. İlk aşamada, normalde hiç alışık olmadıkları bir kaleme alışmaları geliyor” dedi.

    “Üstadımı 5 sene kadar aradım”

    Kendisinin hat sanatına nasıl merak saldığını da anlatan Tepedelen, “Benim hatta merakım çok eskiden beri aslında vardı. Üstadımı bulmakta çok zorlandım. Aslında bu durum Anadolu’da çok büyük bir sorun. İstanbul bu konuda çok daha fazla şanslı. Orada üstatlarımız çok. Ben üstadımı bir 5 sene kadar aradım. En sonunda Mahmut Şahin üstadımı buldum. Kendisi Eskişehir’de ders vermeye geliyormuş. O şekilde başladım” şeklinde konuştu.

    “Devam edip, hattat olmak istiyorum”

    Kursa katılan Zeynep Sena isimli 12 yaşındaki öğrenci, derslere devam ederek hattat olmak istediğini ifade etti. Sena, “Camilerdeki ve sokaklardaki yazıları görüp merak ediyordum. Böyle bir kurs olunca hemen katılmak istedim. İlk ders olan Rabbi Yessir bölümünü geçtim. Şimdi harfleri öğreniyorum. Devam edip, hattat olmak istiyorum” diye konuştu.

    “Ahmet amcamın yazdıklarını merak ederek başladım”

    Bir başka hat sanatı öğrencisi Hümeyra Güleryüz ise, eli yatkın olanların dersleri daha çabuk geçtiğini açıklayarak, şu şekilde konuştu:

    “Geçen sene Ahmet amcamın yazdıklarını gördüm. Ben de merak ettim. Yazmayı istedim ve sonrasında buradaki hat kursuna geldim. İlk dersimi daha geçemedim, ama geçmeye çalışıyorum. Hedefim daha ilerilere gitmek. Ben de bir hat hocası olmak istiyorum. Eli yatkın olana çok kolay, ama eli yatkın olmayanların çok çalışması gerekiyor.”

  • Yaralanan sokak hayvanlarının imdadına büyükşehir yetişiyor

    Ankara Büyükşehir Belediyesi, Sokak Hayvanları Hasta Nakil Araçlarıyla, kaza geçirerek yaralanan veya sağlık sorunu yaşayan sahipsiz hayvanların imdadına yetişiyor.

    Büyükşehir Belediyesi, özellikle sokak hayvanlarının sağlıklı yaşam sürdürebilmelerine yönelik çalışmalarını daha etkin ve bilimsel çerçevede geliştirmek amacıyla, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile işbirliği yapıyor.

    Kaza veya herhangi bir nedenle yaralanan sokak hayvanları için hayvanseverlerin Alo 153 Mavi Masa’yı araması ve kaza yerini bildirmesinin ardından başvuru, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Veteriner Şube Müdürlüğüne yönlendiriliyor.

    Kurtuluş Evcil Hayvanlar Sağlık Merkezi ile Sincan Sokak Hayvanları Sağlık Merkezi ve Geçici Bakım Evi’nde hazır bulunan tam donanımlı 4 adet Sokak Hayvanları Hasta Nakil Aracı ile de yaralı sokak hayvanı, veteriner hekim gözetiminde, ilk müdahale için A.Ü. Veteriner Fakültesi’ne taşınıyor. Acil müdahale edilen hayvanlar, gerektiğinde hemen ameliyathaneye alınıyor. Şüpheli hayvan ölümlerinde yapılması gereken analizler de yine burada yapılıyor.

    Tedavisi tamamlanan yaralı sokak hayvanı, Büyükşehir Belediyesince kulak küpesi ve mikroçiple kayıt altına alındıktan sonra, yaralı hayvan rehabilitasyonu için Büyükşehir Belediyesine ait Sincan Sokak Hayvanları Sağlık Merkezi ve Geçici Bakım Evi’ne götürülüyor.

    Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen sokak hayvanlarının kısırlaştırılması, aşılama ve kayıt altına alınması uygulamaları da veteriner fakültesi ile gerçekleştirilen işbirliğiyle destekleniyor. Bu alanda düzenlenecek eğitim programlarında da fakülte ile Büyükşehir Belediyesi işbirliği yapıyor. Hayvan Nakil Aracı, sabah 08.00 ile gece 24.00 saatleri arasında hizmet veriyor.

  • Milyonlarca balık üretimi yapılan havuzlarda artık ot yetişiyor

    Trabzon’un Maçka ilçesi sınırları içerisinde yer alan Altındere, Coşandere ve Akarsu Deresi üzerinde başta HES’ler olmak üzere yapılan yol çalışmaları kültür balığı yetiştiricilerini olumsuz etkiledi.

    Bölgede üç, dört yıl öncesine kadar milyonlarca yavru üretimi ve tonlarca balık yetiştiriliği yapan işletme sahipleri, havuzlara dereden gelen suyun kimyasal ve biyolojik yapısı değiştiği için balıkların yaşamasını engellediğini söylediler. Havuzlar artık otlarla kaplı duruma gelirken bölgede 22 yıldır balık üreticiliği yapan Su Ürünleri Mühendisi Hüseyin Şeremet, yaşadıkları olumsuzluklar yüzünden havuzlarda balık yerine ot yetiştiğini söyledi.

    Akarsu üzerinde inşa edilen HES regülatörü, iletim tüneli, cebri boru ve santral yapıları, sel-taşkın koruma duvarlarının inşasında kullanılan beton ve kimyasallar akarsuya karıştığı süre boyunca su kalitesini bozduğunu, bunun da balık ve diğer su canlılarının dokularını tahriş ederek oksijen alımını engelleyip kitlesel ölümlere neden olduğunu belirten Şeremet, “22 yıldır bu işlerle uğraşan su ürünleri mühendisiyim. Maalesef geldiğimiz noktada uğradığımız haksızlıklar ve yapılan uygulamalardan dolayı balıkçılık faaliyetlerine devam edemez duruma geldik. Kamunun uygulamış olduğu uygulamalar, HES inşaatları, yol inşaatları ve benzeri uygulamalardan dolayı balıkçılık faaliyeti bölgemizdeki vadimizde yapılamaz duruma gelmiştir. Su kalitesinin bozulması, çiftliklerle beraber doğal ortamda da balık stoklarının tamamen yok olma durumuna gelmesine sebep olmuştur. İnşaat aşamasında dökülen betonlar, benzeri kimyasallar suyun kalitesini olduğu gibi bozuyor. PH’nı maksimum seviyeye balığın da dayanamayacağı düzeylere çıkarıp toplu ölümlere sebep oluyor. Buradaki bütün işletmeler bunu sistematik bir şekilde yaşadılar. HES’lerin faaliyetinden sonra suyun belli ölçüde tünele sonrasında cebri borulara alınmasından dolayı gaz sıkışması, aşırı gaz uygunluğu gibi olaylardan dolayı suyun kimyasal ve biyolojik yapısı değişti. Bu sebepten dolayı balıklar yaşayamaz duruma geldi” dedi.

    “Havuzlarımızda balık yerine ot yetişiyor”

    Havuzlarda artık balık yerine ot yetiştiğini kaydeden Şeremet, “Havuzlarımız üç, dört yıl öncesine kadar ful kapasite ile çalışıyordu. Bulunduğumuz tesis ağırlıklı olarak yavru üretimi ve yetiştiricilik tesisiydi. Yıllık 150 ton yetiştiricilik kapasitesi, 20 milyon adet de yavru üretimi vardı. Bunun içinde Gökkuşağı ve Karadeniz Alabalığı vardı. Artık havuzlar boş. Ne üretim ve ne yetiştiricilik yapılamıyor. Dışarıdan balık getirsek bile yaşamaz durumda. İşletmemize herhangi bir bölgeden balık getirmemize rağmen yaşatamıyoruz. 2013 yılından beri burada balık daha yetiştirilemiyor. İlgili bütün yerlere müracaat ettik, bakacağız, ilgileneceğiz şeklinde cevaplar verildi. Vadide 10 kadar işletme var. 7 tanesi direkt HES’lerden etkileniyor, bunların 3 tanesi Altındere Havzasında. O havzada HES yok ancak yol inşaatları benzeri şeyler var ancak onlar da benzeri sıkıntıları yaşıyor. En çok bizler zarara uğruyoruz” diye konuştu.

    İşletme sahiplerinden Devrim Altıntaş ise 25 yıla yakın sektörün içinde olduğunu, 3 senedir balık üretimi yapamadıklarını kaydederek, “25 yıla yakın bu sektörde çalışıyorum. Vadideki sıkıntılardan dolayı artık 3 yıla aşkın süredir balık üretimi yapamıyoruz. Kasım ayı bizim nakil ayımızdı, denizdeki işletmelerimize balıklarımızı nakil ediyor olmamız gerekirdi. Artık boş havuzlarda oturmuş bekliyoruz. Bölgede üretim bitti, dışarıdan parayla satın alarak getirdiğimiz balığı yaşatamıyoruz. İlgili kurumlara başvurduk bize burada problem olmadığını belirtiyorlar, yaptığımız ihbarları, şikayetleri de dikkate almıyorlar” ifadelerini kullandı.

    Restoran sahiplerinden Ali Kemal Küçükosmanoğlu ise, vadide üretim yapan işletmelerden balık alıp sattığını belirterek, “Bu havuzlar daha önceleri balık kaynıyordu, çok güzel de balık satıyor para kazanıyorduk. Son 2-3 sene içinde bura bitti balık yetişmiyor. 5 sene önce buradan Türkiye’nin dörtte üçüne balık gidiyordu. Kaliteli balığın yeri Coşandere idi. Şu anda bırakın dörtte üçüne göndermeyi artık buraya balık taşıyorlar. Biz de kendilerinden alıp satıyorduk. Balıkçılık burada bitti. Buradaki istihdam elden gitti. Her nedense devletten gerekli ilgi yok. Akdeniz’de, Ege’de turizmden gördükleri zarardan dolayı devlet yardım etti, biz burada çaresizlik içindeyiz. Yanımıza ne gelen var ne giden” dedi.