Etiket: Yetersiz

  • Soma Davasında Maden Eğitimlerinin Yetersiz Olduğu İddiası

    Soma’da, 301 kişinin hayatını kaybettiği maden faciasının ceza duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde devam ediyor.

    Davanın 5’inci duruşmasının 4’üncü oturumunda tanık olarak dinlenen ve madende bant şaltercisi olarak görev yapan Murat Demircan dinlenildi. 5 yıllık madenci Demircan, olay gününü anlattı. Saat 15.00 civarında elektriklerin kesildiğini, 3. kömür nakil bandının durduğunu aktaran Demircan, “elektrik birazdan gelir” düşüncesiyle bir süre bandın başından ayrılmadığını söyledi.

    Demircan, bu sırada bazı amirlerinin yer üstünden aşağıya doğru hızlı adımla indiğini belirterek 15-20 dakika sonra da bulunduğu yere biri dumandan etkilenmiş 3 işçinin geldiğini, “çıkın” denildiğini söyledi. Bandın o gün olay öncesinde bir kaç kere durduğunu, ancak o durmaların amirlere kızan işçilerin bandın hareketini kesen anahtarı çekmesinden kaynaklandığını tahmin ettiğini dile getiren Demircan, “Bant tehlike anında ya da dinamit atımı sırasında durdurulur, onun dışında durdurulmaz. Amirlere kızı da kömür çıkmasın diye bandın sivicini çekenler oluyordu. Hainler oluyordu. Ben görmedim, duydum. O gün patlama sesi duymadım. Gaz maskem hiç bakım için benden alınmadı” dedi.

    “EĞİTİMLER YETERSİZ” İDDİASI

    Madenci Murat Demir, maden işçilerine yönelik yapılan eğitimlerde mesleki olarak bir eğitim verilmediğini iddia etti. Davanın 5’inci duruşmasının 3’üncü oturumunda ifade veren madenci Mithat Özer’in de mesleki olarak kendilerine bir eğitim verilmediğini sadece genel madencilik eğitimleri verildiğini söylemesi ve Demir’in de aynı ifadeleri kullanması dikkat çekti.

    “UYUMLU TELEFONLAR GETİRİLSEYDİ BÖYLE OLMAZDI”

    Davanın 5’inci duruşması 4’üncü oturumunda ikinci olarak Abdülhakim Bilen dinlenildi. Facianın gerçekleştiği gün U3 bölgesinde bulunduğunu belirten Bilen, olay gününü şöyle anlattı:

    “Saat 15.03’te elektrik kesildi. Elektrikçi olduğumuz için kesinti saati önemlidir bizim için, elektrik kesilince oradaki birine saati sordum, ondan 15.03’ten eminim. Trafoya doğru yöneldim. Dumanı gördüm. Vardiya amirlerine, izlemeye haber verdim. Teknik müdür İsmail Adalı geldikten sonra dumanın olduğu bölgeye doğru bir adım girdi. Bir pet şişe çıkardı, ’yangın bu’ dedi. A, H ve S panolarını sordu. Ağladığını gördüm. Bölgeye bir süre su tutuldu. Sonra fanlar ters çevrilecek dendi, topluca çıktık.”

    A ve H panosuna yangına dayanıklı telefonlar takıldığını ancak o panolara uymayınca telefonlar için bariyer denen ayrı bir hat çekildiğini iddia eden Bilen, “Elektrikler kesilse bile normalde telefonlar çalışır. Ancak orada bariyer denilen bir sistem kuruldu. Elektrik kesilince A ve H panosunun telefonları çalışmıyordu. Uyumlu telefon getirilseydi böyle bir durum olmazdı” dedi.

    İŞ GÜVENLİĞİ İKİNCİ PLANA ATILIYOR İDDİASI

    Madende üretim artışı nedeniyle iş güvenliği ve emniyetin ikinci plana atıldığını iddia eden Bilen, şöyle konuştu: “Bazı insan nakil bantları kömür nakil bandına çevrildi. Normalde insan taşınırken bantların hızlarının düşmesine rağmen zaman kaybı olmasın diye kömür taşınırdı. Bu nedenle bazen insanlar yaya çıkmak zorunda kalıyordu. Bazen de kömür bantlarının hızı düşürülmeden insan taşınırdı” Müfettişlerin geleceğini 15-20 gün önceden bildiklerini iddia eden Bilen, “Gidecekleri güzergahlar belliydi. Oralara yangına dayanıklı telefonlar takılırdı, değiştirilemeyen ev tipi telefonlar ise kamufle edilirdi. Ocakta kullanılan kablo ve telefonlar yangına dayanıklı değildi. Taşeronlar, ekip başçavuşları ve çavuşları ekibine baskı yapardı, fazla üretim için. Kazadan sonra psikolojik destek almak zorunda kaldım” diye konuştu.

    SANIK AVUKATI KOÇYİĞİT SALONU TERK ETTİ

    Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı’nın ve sanık avukatlarının soru sormalarını bitirmesinin ardından tutuklu sanıklardan İşletme Müdürü Akın Çelik, Bilen’e madende kaç sansörün ve kaç sansörcünün bulunduğunu sordu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı sorunun özel bir bilgi gerektiği ve tanığın bu bilgiye sahip olamayacağı gerekçesiyle soruya itiraz etti. Bunun üzerine sanık avukatlarından Yusuf Koçyiğit mikrofonu alarak bu sorunun önemli olduğunu ve diğer ifadelerle karşılaştırılabileceğini savundu. Mahkeme Başkanı Ballı, Koçyiğit’in önerisine itiraz etti. Müşteki avukatları ve sanık avukatları arasında yaşanan kısa süreli bir tartışmanın ardından Çelik’in itiraz edilen sorusunu Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, farklı bir şekilde sorunca Sanık Avukatı Yusuf Koçyiğit de “Böyle bir mahkeme olmaz” diyerek salonu terk etti.

    “MÜŞTEKİ AVUKATLARI BİZİ TACİZ EDİYOR”

    Duruşmanın sonunda müşteki avukatları sanıkların kendilerini sözle taciz ettiğini iddia ederek Mahkeme Başkanlığına bildirdi. Kısa süreli bir tartışmanın yaşandığı duruşmada mikrofon başına gelen Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sanık Can Gürkan, “Müşteki avukatları bizi her duruşma girişinde taciz ediyor. Bu durumu avukatlarımıza ilettik” dedi. Gürcan’ın sözleri üzerine gerginlik devam etti. Gerginliğin sona erdirilmesiyle birlikte tanık Bilen’e başka soru sorulmaması nedeniyle duruşmaya öğle arası verildi.

  • “Yetersiz Bakiye” Çok Güldürdü

    Manisa Büyükşehir Belediyesi, aylık kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında “Yetersiz Bakiye” adlı tiyatro oyunu, Gönülden Gönüle Derneği yararına sahne aldı. Manisalıların yoğun ilgi gösterdiği oyunu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün de eşi Şeyda Ergün ile birlikte izledi.

    Ünlü oyuncular Hakan Yılmaz, Hande Subaşı, Turgut Tuncalp ve Eylül Öztürk’ün rol aldığı “Yetersiz Bakiye” adlı tiyatro oyunu, Manisa Büyükşehir Belediyesi aylık kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında sahne aldı. Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi Lale Salonu’nda sahnelenen oyunu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve eşi Şeyda Ergün yanı sıra Tugay Komutanı Tuğgeneral Yavuz Ekrem Arslan, İl Jandarma Komutanı Albay Bülent Mercan, Şehzadeler Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş, Genel Sekreter Yardımcısı Yılmaz Gençoğlu, Büyükşehir Belediyesi Meclisi MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Güzgülü, MASKİ Genel Müdür Yardımcıları Mahmut Bilgen ve Şehnaz Başaran, daire başkanları, Gönülden Gönüle Derneği Başkanı Burhan Kurtoğlu ve çok sayıda Manisalı sanatsever izledi.

    İKİ PERDELİK KAHKAHA TUFANI

    Murat Kürüz’ün yazıp yönettiği oyun, gereksiz harcamalar yapan evli çiftin, kredi kartı borçlarını ödeyebilmek için evlerinin bir odasını kiraya vermeleri sonucu gelişen komik olayları anlatıyor. Hakan Yılmaz ve Hande Subaşı’nın iyi bir ikili olarak göz doldurduğu oyunda, Eylül Öztürk ve Tuncay Tuncalp de başarılı performanslarıyla, Manisalı sanatseverlere kahkaha dolu bir gece yaşattı. İki perdelik oyunun sonunda sanatçıların performansı salonu dolduran Manisalı sanatseverler tarafından ayakta alkışlandı.

    MANİSALILARA MUHTEŞEM BİR GECE YAŞATTINIZ

    Oyunun sonunda sahneye davet edilen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve Tugay Komutanı Tuğgeneral Yavuz Ekrem Arslan, sanatçıları tek tek kutladı. Manisalılarla birlikte güzel bir gece geçirdiklerini belirten Başkan Ergün,” Böylesine güzel bir geceyi bizlere yaşattıkları için sanatçılarımıza teşekkür ediyorum. Bizlere güzel bir gece yaşattınız” ifadelerinde bulundu. Konuşmanın ardından Başkan Ergün, oyunculara çiçek ve içerisinde Manisa’yı ve Mesir Macunu’nu tanıtan ürünlerin yer aldığı çantalardan takdim etti.

    OYUNUN GELİRİ GÖNÜLDEN GÖNÜLE DERNEĞİ’NE

    Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal projelerinden olan tiyatro gelirlerinin derneklere bağışlanması uygulaması,”Yetersiz Bakiye” adlı tiyatro oyunuyla da devam etti. Oyundan elde edilen gelir, Gönülden Gönüle Derneği’ne bağışlandı. Oyunculara ve Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e teşekkür konuşması yapan Gönülden Gönüle Derneği Başkanı Burhan Kurtoğlu,”Büyükşehir Belediye Başkanımız Cengiz Ergün’e teşekkür ediyorum. Böyle güzel tiyatro oyunlarının, Manisa’da sahnelenmesini sağlayarak bizleri İzmir’e bağımlılıktan kurtarıyor. Bizler böyle güzel oyunları İzmir’e gidip izliyorduk. Bunun yanı sıra Büyükşehir Belediyemiz bu tiyatro oyunlarından elde edilen geliri derneklere bağışlıyor. Bu oyunun gelirini de Gönülden Gönüle Derneğimize bağışladılar. Elde edilen bu gelir, bütçesi dar olan ailelerimizin, çocuklarına taksim edilecektir ”diye konuştu.

  • Cin, Organ Bağışının Yetersiz Olduğuna Dikkat Çekti

    Zonguldak İl Sağlık Müdürü Dr. Bilal Cin, 3-9 Kasım tarihleri arasındaki “Organ Bağışı Haftası’’ etkinlikleri kapsamında açıklamalarda bulundu.

    Zonguldak İl Sağlık Müdürü Dr. Bilal Cin 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası ile ilgili bir açıklama yaptı. Organ bağışının yetersiz olduğunu ve bu sebeple ölümlerin yaşandığını ifade eden Cin, “Organ bağışı, bir kişinin hayatta iken hür iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesidir. Şu an ülkemizde binlerce hasta ölümle yaşam arasındaki çizgide hayata umutla tutunmaya çalışmakta ve hayatlarını devam ettirmek için organ nakline ihtiyaç duymaktadır. Özellikle kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar uygun ve yeterli verici olmaması nedeniyle kısa süre içinde hayatlarını kaybetmektedir. 18 yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan bir kişiden organ ve doku alınabilmesi için kişinin en az 2 tanık önünde bilinci açık ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı, imzalı veya sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanak gerekmektedir. Aileniz ya da yakınlarınızın rızası olmadan organlarınız alınamaz. Bu sebeple bağış yaptığınız andan itibaren bu kararınızı ailenizle paylaşmanız gerekmektedir. Organ bağışı kartına sahip birinin kaçırılacağı ya da vazgeçemeyeceği tarzındaki yanlış fikirler organ bağışını olumsuz etkilemektedir. Bireyler tarafından organ bağışı yapılsa bile her ölümden sonra organ nakli mümkün değildir. Örneğin evde ya da yolda vefat eden bir kimsenin bağış kartı ve ailesinin rızası olsa dahi organları alınamaz. Yalnızca hastanede yoğun bakım ortamında doktorlardan oluşan bir ekip tarafından tıbbi ölüm kararı verildikten sonra organ nakli söz konusu olabilir” dedi.

    Türkiye’de yanlış inanışlar sebebiyle organ bağışının yaygınlaşamadığını ifade eden Zonguldak İl Sağlık Müdürü Bilal Cin, “Organ bağışını, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Başkanlığı Yüksek Kurulu insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlayarak caiz olduğunu bildirilmiştir. Diğer İslam ülkelerinde ve bütün büyük dinlerde benzer kararlar mevcuttur. Ayrıca Kur´an-ı Kerim’de de ’Kim bir kimseye hayat verirse, onun sanki bütün insanlara hayat vermişçesine sevap kazanacağı’ beyan olunmuştur” dedi.

    Organ Bağışı Haftası boyunca çeşitli etkinliklerle organ bağışının yaygınlaşmasını sağlayacaklarını bildiren Cin, “Zonguldak ili olarak bin 359 adet organ bağışçımız mevcut olup amacımız organ bağışı konusunda toplum bilincini ve ilgili tüm kesimlerin konuya ilgisini artırmaktır. Organ bağışı konusuna toplum olarak hassasiyet göstermeli, organ nakli gerektiren hastalıkların her an bizim ve sevdiklerimizin başına gelebileceğini unutmamalıyız. Bu konuda duyarlı davranmak hepimizin toplumsal sorumluluğudur. 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası vesilesiyle tüm halkımızın organ bağışına katılımlarını gönülden desteklemekteyiz. Unutmayalım ki yaşarken de, yaşamdan sonra da başkalarına hayat vermek bizim elimizdedir” şeklinde konuştu.