Etiket: Yetersiz

  • Gazi Üniversitesinden FETÖ ile mücadelede yetersiz kalındığı iddialarına cevap

    Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan, “Bugün itibariyle Gazi Üniversitesinde açığa alınan ve ihraç edilen personel sayısı toplamda 228’e ulaştı. Komisyonumuzun çalışmaları sonucu 23 personel daha 31 Ekim tarihinde üniversitemizce açığa alındı. İşin ilginç tarafı bu haberin yayımlandığı gece ile bizim açığa aldığımız gündüzün aynı tarihi içermesi” dedi.

    Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uslan, bazı internet sitelerinde ’Gazi Üniversitesinde toplu istifa’ başlıklı haber, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Üzülmez’in istifası ve Gazi Üniversitesi’nin FETÖ ile mücadelede yetersiz kaldığı iddialarına cevap verdi. Göreve 29 Temmuz 2016’da başlayan Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uslan, 31 Ekim akşamı bazı internet sitelerinde ve tek merkezden yayıldığı anlaşılan tek tip bir metnin dolaştığını belirterek, “Burada sadece rektör yardımcımızın değil, üç dekanın, genel sekreter yardımcısının, üç müdürün istifa ettiği belirtiliyor. Tabii haberde Gazi Üniversitesinde FETÖ terör örgütüyle mücadelede yetersiz kalması nedeniyle istifaların gerçekleştiği ifade ediliyor. Bu haber ya da haber niteliği olmayan internet sitelerinde dolaşan bu bilgi baştan sona kirlilik içermektedir. Bir kere ilgili rektör yardımcımız istifasının FETÖ ile ilgili olmadığını, tamamen yönetsel uyuma bağlı bazı problemlerden kaynaklandığını ifade etmiş ve internet sitelerinde dolaşan bu haberin tamamen asılsız olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını kendi Twitter hesabından yayımlamıştır. Biz de Gazi Üniversitesi olarak kendi Twitter hesabımızda ve Facebook sayfamızda yayımladık. Haber sadece FETÖ kaynağı nedeniyle değil, aynı zamanda verilen rakamlarla ilgili de baştan aşağı sıkıntılı bir yazıdır. Zira sadece bir rektör yardımcımız ve bir dekanımız istifa etmişken, bir rektör yardımcısı ve üç dekan şeklinde ifade edilmekte. Sadece bir yüksekokul müdürümüz istifa etmişken, üç müdür istifa ettiği şeklinde ifadeler içermektedir. Dolayısıyla bu haber niteliği bile taşımayan yazı baştan aşağı gerçek dışı bilgiler içermektedir” diye konuştu.

    Gazi Üniversitesindeki ihraçlar

    FETÖ ile üniversitelerde verilen mücadele kapsamında Gazi Üniversitesinde neler yapıldığı ile ilgili de Prof. Dr. Uslan, şunları kaydetti:

    “Ben 29 Temmuz 2016 tarihi itibariyle rektörlük görevini teslim aldım ve o gün itibariyle mücadelemize başladık. 5 Ağustos’a geldiğimizde yani sadece görevi teslim aldıktan bir hafta sonra arkadaşlarımızın titiz, yoğun bir çalışması neticesinde Gazi Üniversitesinde FETÖ’yle mücadele kapsamında 120 akademisyen açığa alındı, bunların 107’si ihraç edildi. Benzer şekilde 60 kişiyi aşkın idari personelimiz de açığa alındı. Daha sonrasında yine devlet tarafından devletin ilgili kurumlarınca üniversitemize verilen belgeler üzerinden titiz çalışmalarımız sürdü ve bugün itibariyle Gazi Üniversitesinde açığa alınan ve ihraç edilen personel sayısı toplamda 228’e ulaştı. İşin ilginç bir yanı bu internet sitelerinde dolaşan metnin yayımlandığı tarih 31 Ekim 2016 akşamıdır. Oysa bir önceki hafta burada ilgili komisyonlarımız çok titiz ve gece yarılarına kadar yoğun bir çalışma yürüttü ve 23 personel daha 31 Ekim tarihinde üniversitemizce açığa alındı ve bunlarla ilgili yasal süreç devam ediyor. İlgili birimlere bu açığa almalar bildirildi. Yine işin ilginç tarafı bu haberin yayımlandığı gece ile bizim açığa aldığımız gündüzün aynı tarihi içermesi. Tabii ki tesadüf denilemeyecek kadar manidar olduğunu düşünüyorum.”

    “Gazi Üniversitesi, FETÖ ile mücadelesine devam ederek, sorumluluğunu yerine getirmeye devam edecektir”

    Gazi Üniversitesinin Türkiye’nin başkentinde, Türkiye’nin en önemli üniversitesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Uslan, “Gazi Üniversitesi kurulduğundan bugüne kadar milli, yerli, aynı zamanda evrensel temellere dayalı bilginin üretiminde, araştırma faaliyetlerinin yürütülmesinde öncü rol üstlenmiş Türkiye’nin en büyük ikinci üniversitesi. Dolayısıyla bu terör örgütleriyle de, Fethullahçı Terör Örgütü ile de dün olduğu gibi ciddi ve kararlı bir şekilde mücadelesine devam ederek, ülkemizin, milletimizin ve devletimizin istiklaline ve istikbaline sahip çıkarak sorumluluğunu yerine getirmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.

  • Akgül: “4.5G İçin Fiber Alt Yapı Yetersiz”

    İnternet Teknolojileri Derneği(İNETD) Başkanı Doç. Dr. Mustafa Akgül, Türkiye olarak toplam fiber alt yapının yetersiz olduğunu, bu nedenle 4.5G’nin her yerde kullanılmasının epeyce vakit alacağını söyledi.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Mühendislik Fakültesi Özgür Yazılım ve Açık Kaynak Topluluğu tarafından 11-24 Nisan İnternet Haftası dolayısıyla “Türkiye’de İnternet ve Özgür Yazılımın Gelişimi” başlıklı seminer düzenlendi. Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen ve İNETD Başkanı Doç. Dr. Mustafa Akgül’ün konuşmacı olarak katıldığı seminerde bölüm başkanları, öğretim üyeleri ve öğrenciler hazır bulundu.

    “İNDEXLERDE İLK 50’DE BİLE DEĞİLİZ”

    İnternetin ve yazılım sistemlerinin Türkiye’deki gelişim aşamalarını anlatan Doç. Dr. Mustafa Akgül, yazılım ve internet konusunda Türkiye’nin çok eksikleri olduğunu vurguladı. Akgül, “Özgün yazılımda belli bir yere geldik ama istenilen noktada değiliz. Olmak istediğimiz yerin epey uzağındayız. İndexlerde ilk 50’de bile değiliz. Çok yol kat etmemiz lazım. Bilişim, yüksek teknoloji, eğitim alanında iyi durumda değiliz. 4.5G konusunda geç kaldık. 4.5G’nin fiber alt yapısı yetersiz. Daha fazla fiber yatırımı yapmamız gerekir. Devlet bu alandan elini çekti ama adil rekabet koşulları yok. Var olan kablo ağları kullanılabilir. Türkiye olarak toplam fiber altyapımız yetersiz. Bu nedenle 4.5G’nin her yerde kullanılması epeyce vakit alacaktır. 4.5G zaten sembolik” dedi.

  • TİKA Pakistan’da Yetersiz Beslenme İle Mücadelede Çözüm Ortağı

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Pakistan’ın Sindh Eyaleti Sağlık Bakanlığına 11 adet buğday unu zenginleştirme makinesi temin edildi.

    TİKA, Pakistan’da gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda TİKA tarafından Pakistan’ın Sindh Eyaleti Sağlık Bakanlığına 11 adet buğday unu zenginleştirme makinesi temin edildi. Dünyada 5 yaşının altındaki 165 milyondan fazla çocuk yetersiz beslenme nedeniyle fiziki gelişim problemleri ile karşı karşıya bulunuyor. 52 milyon çocuk aşırı zayıf ve özel tedaviye gereksinim duyuyor. Buna karşın 43 milyon çocuk aşırı kilolu ve bazı durumlarda bunun nedenleri arasında çocukların yoksulluk sonucu dengeli beslenememesi bulunuyor. Dünyada iki milyar kişi temel vitamin ve mineraller yönünden eksiklik çekiyor.

    TİKA tarafından gerçekleştirilen proje kapsamında temin edilen makineler buğday ununa A, B12, B9 vitaminleri, demir ve çinkonun uluslararası standartlara uygun biçimde karıştırılmasını sağlayacak. Buğday ununun besin değerinin arttırılması; yetersiz beslenme kaynaklı kansızlığın ve sinirsel hasarların azaltılmasında, okulda ve iş yerinde verimliliğin artmasında ve dolaylı olarak da iktisadi kalkınmanın hızlanmasında önemli rol oynuyor. Yetersiz beslenmeyi engellemek üzere yapılan 1 dolarlık yatırım sağlık, eğitim ve verimlilik şartlarının iyileşmesini sağlayarak 30 dolarlık kazanım sağlıyor.

    TİKA Pakistan Koordinatörü Mustafa Giray Tezel, teslim töreninde yaptığı konuşmada buğday ununun besin yönünden güçlendirilmesinin bölgede anne ve çocuk sağlığının iyileştirilmesi ve sonuç itibariyle Pakistan ekonomisinin güçlendirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. TİKA Pakistan Koordinatörü Tezel, TİKA’nın Pakistan’da sağlıklı nesiller yetişmesine katkı sağlandığı için memnun olduklarını ifade etti.

    Sindh Hükümeti Sağlık Bakanı Dr. Hasan Murad Shah ise teslim töreninde yaptığı konuşmada gıda güvenliği ve dengeli beslenmenin Sindh Hükümetinin öncelik verdiği konular olduğunu, bu konularda paydaşlarla önleyici ve tedavi edici girişimlerde bulunduklarını ve çok taraflı bir yaklaşım içinde olduklarını ifade ederek TİKA’ya teşekkür etti.

    Muavin Konsolosu Çağrı Yüceer de TİKA’nın Sindh Hükümeti ve Dünya Gıda Programının buğday unu zenginleştirme çabalarına katkı vermesinden memnun olduklarını ifade ederek, Pakistan’ın eyaletlerden oluşmasına karşın Türk halkının zihninde böyle bir ayrım olmadığını, bir bütün olarak Pakistan’ın Türk halkının gönlünde önemli yere sahip olduğunu ifade etti.

    Dünya Gıda Programı Pakistan Temsilcisi Lola Castro, buğday ununa vitamin ve minerallerin karıştırmanın yetersiz beslenme ile mücadelede en etkili yöntem olduğunu ve batılı ülkelerde de bu yöntemin kullanıldığını ifade ederek katkısı için TİKA’ya teşekkür etti.

  • Matso, Turizm Paketini Yetersiz Buldu

    Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı MATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. 2016 yılı Ocak ayı gelir ve gider bütçesinin görüşülerek onaylandığı toplantıda gündem, geçtiğimiz gün Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan ’Turizm Sektörü Acil Eylem Planı’ oldu.

    Meclis Toplantısı’nda konuşan MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Boztaş, Oda faaliyetleri ve gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Bölge ekonomisi ve turizminin kötü bir dönemden geçtiğine değinen Başkan Boztaş, “İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün yayınlamış olduğu verilere göre 2016 yılının ilk ayında Antalya’ya gelen turist sayısı son 10 yılın en düşük seviyesinde. 2009 yılında gerçekleşen ekonomik krizin bile gerisinde kaldı” dedi.

    Turizm sektöründeki olumsuz havanın tüm sektörleri etkilediğini söyleyen Boztaş, turizm sektöründe oluşan ekonomik daralmaların tüm sektörlerin yanı sıra tedarik gereksiniminin sağlandığı diğer tüm iş kollarına yansıdığını ve turizm bölgesinde geçimini turizme yönelik çalışan esnafı da etkilediğini kaydetti.

    “TURİZM SEKTÖRÜ ACİL EYLEM PLANI OLUMLU AMA YETERSİZ”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı 9 maddelik ’Turizm Acil Eylem Destek Paketi’ne değinen Başkan Boztaş, açıklanan paket için Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na teşekkür ederek ilk defa turizme yönelik bir destek paketinin açıklandığını ama paketin bölge turizmini kurtarmak için yetersiz olduğunu ifade etti.

    Başkan Boztaş, “Turizm Bakanımız göreve gelmesinin ardından ilk olarak bölgede turizmcilerle toplantı yaparak konuyla ilgilendi. Kendisine ilgisi için teşekkür ediyoruz. Açıklanan paketin turizm adına olumlu fakat turizmi kurtarmak için çok yetersiz olduğunu belirtiyoruz” diye konuştu.

    Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası olarak ’Türk Turizmi ve Manavgat İçin Acil Önlemler Raporu’ hazırlattıklarına değinen Boztaş, hazırlanan raporda bölge ve ülke turizminde son yıllardaki gerileme ve özellikle kriz sonrası yaşanan düşüşler ve bölge turizminin krizden kurtulması için verilmesi gereken destek taleplerinin yer aldığını söyledi. Hazırladıkları raporu Ankara’da gerçekleşen Türkiye Odalar ve Borsalar (TOBB) Konseyi’nde Başbakanlık makamı ve Turizm Bakanına iletilmek üzere Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na sunduklarını kaydeden Boztaş, sundukları raporun uygulanması ile bölge turizminin rahatlayacağını belirtti.

    Başkan Boztaş’ın konuşmasının ardından dilek ve temenniler bölümünde söz alan meclis üyeleri turizmdeki krizin bölgeye muhtemel etkileri ve bölge için yapılması gereken konular üzerine görüşlerini belirtti.

  • Myp Lideri Yılmaz: “Teröre Karşı Yasalar Yetersiz”

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, teröre karşı yasaların yetersiz olduğu iddiasında bulunarak, “Terör suçlarına idam muhakkak yasalaşmalıdır. Teröre karşı yasalar yetersiz, bu yasalarla terörün önüne geçilmez” dedi.

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, terörle ilgili yazılı açıklama yaptı. Yılmaz yaptığı açıklamada, “Terör suçlarına idam muhakkak yasalaşmalıdır. Bu anlayış demokrasi değil şeytanın pisliğidir. Bu yasalarla bu işler bitmez. Teröre karşı yasalar yetersiz. Bu yasalarla terörün önüne geçilmez” dedi.

    “TERÖRE, İDAM MUHAKKAK YASALAŞMALIDIR”

    “Bu ülke insanı bu kadar ucuz olamaz” diyen Ahmet Reyiz Yılmaz, “Terör bu milletin kaderi filan değil. Yasa yok. Yasaları bozanlar terör olaylarından sorumludurlar. Demokrasi adına gevşetilen yasalar milletin katili haline gelmektedir. Her gün bir terör faaliyeti var. Bu durum normal bir ülke yönetim anlayışı ile bağdaşamaz. Teröre idam muhakkak yasalaşmalıdır. Terör faaliyetine bulaşanlar da vatandaşlıktan çıkartılmalıdır. Öncelikle ölümlü faaliyete bulaşanlar için muhakkak surette terör suçu idam kapsamına alınmalıdır. Diğer yandan bu faaliyetlere bulaşanlar kesin olarak vatandaşlıktan çıkartılmalıdır. Ciddi bir devlet yönetimine ihtiyaç var. Demokrasi havariliği ile yasaların içlerini boşaltanlar ne yazık ki bugün yaşananalar karşısın da kusurludurlar” ifadesini kullandı.

    “DEMOKRASİ DEĞİL ŞEYTANIN PİSLİĞİ”

    Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Demokrasi söylemleri ile ülkede insan hakları geliştirilmemiş aksine masum insanların yaşam hakları ellerinden alınmıştır. Gerçek demokrasilerde bir devletin asli görevi vatandaşlarının güvenliğini öncelikle teminat altına almaktır. Bu manada bakıldığında bizdeki demokrasi anlayışı şeytanın pisliğinden başka bir işe yaramamış ve yasaların altını oyarak bugünkü kaos ortamına zemin hazırlamıştır.”