Etiket: yeşillik

  • Fazla üretim ve pandemi yeşillik fiyatlarını düşürdü

    Fazla üretim ve pandemi yeşillik fiyatlarını düşürdü

    Türkiye’nin en önemli örtü altı yeşillik olarak bilinen, roka, tere, dere otu, maydanoz, yeşil soğan, marul üretim merkezi Antalya’da pandemi nedeniyle üreticinin ürünleri elde kaldı. Marulun seradan çıkış fiyatı tane 2.5 TL olurken kıvırcık tane 2 TL, maydanoz bağı 50 kuruş, nane bağı 70 kuruş, dere otu, roka bağı 70 kuruş, soğan 80 kuruştan hale gidiyor.

    Türkiye’nin örtü altı üretim üssü Antalya’da domatesin yanı sıra yeşillik olarak tabir edilen, roka, dere otu, maydanoz, kuzu kulağı, marul, yeşil soğanın fiyatları da ciddi şekilde düştü ve çiftçinin elinde kaldı. Pandemi nedeniyle restoranların kapalı olması, semt pazarlarında alışverişin azalması ve uygun hava şartları nedeniyle fazla olan üretim yeşillik satışının azalmasında etken olduğuna dikkat çekildi. Üretici, zincir marketlerin de yeşillik işine girmesiyle ürünlerinin halde alıcı bulmadığını belirtti.

    Kepez ilçesi Altınova bölgesinde yeşillik ekili olan seralarda üreticiler, ucuzda olsa ürünlerini kesmeye devam ediyor. İşçiler tarafından kesilen dere otu roka, yeşil soğan kasalar içine serilen poşete itinayla konuluyor. İşleme tesisinde yıkanılan ürünler kasalandıktan sonra halin yolunu tutuyor.

    Yeşillik üreticisi Muhammet Arslan, 25 dönümlük serada yeşillik üretimi yaptığını kaydetti. Ortalama 20-25 kişiye iş imkanı sağladıklarını ifade eden Arslan, “Bu sene hava şartları üretime çok uygundu. Üretim yapmak çok kolay ama pazarlamak zor. Marul, maydanoz, roka, tere, kuzu kulağı, yeşil soğan dahil hepsi var. İnsanlar tedirgin olduğu için pazar yerlerine gelmiyorlar. Pazarcı fazla ürün almayınca halde de satış düşük oluyor. Mal satılmıyor. Bu işten de en büyük karı marketler sağlıyor. Herkes markete gidiyor. Marketten sebze meyve hepsini alabiliyor. Zincir marketler sebzelerini kendileri üretiyor. Böyle olunca halde ve pazar yerlerinde ürün satışı olmuyor” diye konuştu.

    “Pandemi olumsuz etkiledi”

    Pandeminin işlerini olumsuz etkilediğini dile getiren Arslan, “Pandemiden bir an önce hayatımızın normale dönmesini istiyoruz. Belki eskisi gibi olmaz ama hayat düzene girer. Restoran lokantalar kapalı. Paket serviste çok az yeşillik gidiyor. Böyle olunca bizim ürünler satılmıyor bahçede kalıyor. Üretim yapıp sattığımız yer pazarcı, manav ve restoran ama onlarında iş durumu ortada” dedi.

    “Fiyatlar yerde”

    Antalya Toptancı Hali’ne bıraktıkları ürünlerin fiyatlar hakkında bilgi veren Muhammet Arslan, “Marul tane 2.5, kıvırcık tane 2 TL, maydanoz bağı 50 kuruş, nane bağı 70 kuruş, dere otu, roka bağı 70 kuruş, soğan 80 kuruş. Roka ve soğan serada kaldı satamıyoruz. Böyle devam ederse içindeki ürünlerle serayı süreceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Müşteri gelmiyor”

    Üretici Cengiz Can ise, “Yeşilliğin her çeşidinin üretimini yapıyoruz. Gece gündüz bu seranın içindeyiz. Maliyetlerimiz yüksek. Her ilacı ürüne atamıyoruz. Ama malımız para etmiyor. Pazarlayamıyoruz, semt pazarı ve hal bitik. Halde sabaha kadar duruyorum 10 müşteri gelmiyor. Sıkıntımız büyük bir çözüm istiyoruz. Zincir marketler iş yapıyor, üretici iş yapamıyor” dedi.

    10 kişi seranın içinde çalıştıklarını dile getiren Cengiz, ürettikleri ürünü halde satamayınca ertesi gün çöpe atmak zorunda kaldıklarını sözlerine ekledi.

  • Sarıcakaya yeşillik ihracatına devam ediyor

    İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerin yeşillik ihtiyacını karşılayan Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinde ihracat devam ediyor.

    Her gün onlarca nakliye aracının dolu dolu çıktığı Sarıcakaya’da üretim devam ediyor. Özellikle yeşillik üretimi son zamanlarda çiftçinin de gözdesi haline geldi. Soğan, roka, brokoli, marul, maydanoz gibi yeşilliklerin yetiştirildiği ilçede, çiftçinin mesaisi de ara vermeksizin devam ediyor. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyük şehirlere gönderilen yeşillikler, ilçeye de ayrı bir renk katıyor. Sakarya Nehri kıyısındaki tarlaların rengarenk görüntüsü de görenleri adeta büyülüyor.

    Sarıcakaya’da yeşillik üreten Kenan Ünal,”Sezona göre ürün yetiştiriyoruz. Şu anda brokoli, karnabahar, marul çeşitleri, roka ve maydanoz var. Şu anda marul ve brokoli kesiyoruz. Piyasalar normal gidiyor. Genel olarak malımızı İstanbul’a pazarlıyoruz. Ayrıca nakliyesini de biz yapıyoruz. Çiftçinin malını da biz götürüyoruz. Verime göre gönderdiğimiz ürün değişiyor” dedi.

  • (Özel haber) İstanbul’un yeşillik ihtiyacının büyük kısmı bu ilçeden karşılanıyor

    Sera üretiminde kendisini tüm Türkiye’ye tanıtan Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesindeki çiftçiler, İstanbul’un yeşillik ihtiyacının büyük kısmını karşılıyor.

    Sera üretiminin oldukça yaygın olduğu Sarıcakaya’da çiftçiler, İstanbul’a her gün 20 kamyon dolusu yeşillik gönderiyor. Son zamanlarda kolay yetişmesi ve verimin yüksek olmasından dolayı rokaya yönelen çiftçiler, diğer yeşillik ürünlerini de ihmal etmiyor.

    Roka gibi yeşilliklerin kolay yetiştiğine dikkat çeken çiftçi Sedat Uyaroğlu, İstanbul’a her gün ürün gönderdiklerinden bahsetti. Devletin verdiği sera hibelerinin de üretime yansıdığını aktaran Uyaroğlu, “Seracılıkla uğraşıyoruz. 365 gün rokayla uğraşıyoruz. Hem masrafsız olduğu için hem de piyasası var. İstanbul’a günlük arabamız kalkıyor ve günlük olarak mal çıkarıyoruz. Ekim yaptığımızda boşluk vermeden kademe kademe ekim yapıyoruz. Ziraat’in verdiği ilaçları ve gübreleri kullanarak, üretimimize devam ediyoruz. Kaliteli mal yetiştirmeye çalışıyoruz. Devletimizin de seracılık konusunda hibe programları var. Bu programlardan yararlanıyoruz. Yüzde 50 ve yüzde 100 hibelerden çiftçilerimiz faydalanıp, seraları kuruyorlar. Bundan dolayı da devletimize Allah razı olsun diyoruz” dedi.

    “İstanbul Bayrampaşa haline gönderiyoruz”

    Soğan yetiştiricisi Yusuf Meriç ise İstanbul Bayrampaşa haline giden soğanların yolculuğunu anlattı. Meriç, “Yeşillik, soğan, tere, roka, marul ve maydanoz gibi ürünleri yetiştiriyoruz. Şu anda işimiz soğan. Soğan çok zahmet isteyen bir iş, şu an topladığımız soğanları biz ekim ayında diktik. Yaklaşık bir 3 ay sonra verim almaya başladık. Bu sene kışın da ağır geçmesinden dolayı, istediğimiz kaliteyi alamadık. Çok fazla soğuklar vardı. Bu soğuklar da fiyatlara yansıdı. Bu yüzden yüzümüz güldü. Soğanı çıkardıktan sonra haldeki oluklarımızda yıkıyoruz. Sonra İstanbul Bayrampaşa haline gönderiyoruz. Orada komisyoncularımız var. Onlar satıyorlar. Soğan çok zahmet isteyen bir iş olduğu için çiftçilerimiz soğana rağbet göstermiyor. Tabii tere ve rokanın yapımı daha kolay olduğu için soğan yağımı daha az. Bu yüzden talebi de az” şeklinde konuştu.

    “Bizim buradan günde 15-20 araba gidiyor”

    Sarıcakaya’dan başlayan yeşilliklerin yolculuğunu anlatan Nakliyeci Mehmet Kahya, her gün 20 kamyonun ilçeden hareket ettiğini ifade etti. Kahya, “İlçemizde nakliyecilik yapıyorum. Burada çiftçimizin getirdiği malları, arabamıza sarıyoruz ve İstanbul’a teslim ediyoruz. Çiftçimiz Ahmet ağabey tarladan malı alıp getiriyor, mallar kuru oluyor. Bunların İstanbul’a daha sağlıklı gitmesi için suya ihtiyacımız var. Hiç oluğa girmemişse burada oluğa alıyoruz. Kendi bahçesinde sulamışsa, burada biz sadece su tutuyoruz. Her sabah saat 8.00’de çiftçimiz mallarını getirmeye başlıyor, en geç saat 17.00’da arabamız doluyor. 17.00 son saat, çünkü İstanbul’da çok trafik var. Her gün bir kamyon biz gönderiyoruz. Burada komşularımız var, birer araba da onlar sarıyor. Yani bizim buradan günde 15-20 araba gidiyor” diye konuştu.

    Öte yandan ilçede ıspanak seralarda bin 960, soğan bin 260, roka ise 515 dekara ekiliyor.