Etiket: ’Yeşile

  • Karabük’te günlük vaka sayısı 4’e düştü, risk haritası yeşile döndü

    Karabük’te günlük vaka sayısı 4’e düştü, risk haritası yeşile döndü

    Karabük’te günlük korona virüs vaka sayısı 4’e kadar düşerken, alınan tedbir ve sıkı denetimler sonucu HES uygulamasındaki risk haritası yeşile döndü.

    Salgının başladığı 2019 yılının Mart ayından Mayıs ayına kadar toplam 180 pozitif vakanın görüldüğü Karabük’te 10 kişi hayatını kaybetmişti. Haziran ayında ülke genelinde vaka sayısının azalmasının ardından geçilen kontrollü sosyal hayat döneminden itibaren kentteki vaka sayısında hızla artış görülmeye başlandı.

    Vefat edenlerin sayısı 330’a ulaştı

    Kurban Bayramı itibariyle HES uygulamasındaki risk haritasının kırmızıya dönmeye başladığı günden itibaren kentin en kalabalık caddelerinden olan Kemal Güneş Caddesi’nde kişi sayısı 400 kişi ile sınırlandırılırken, ev ziyaretleri yasaklandı. Geçtiğimiz Kasım ayında günlük 300 vakanın görüldüğü kentte 17 Mart’tan bu yana ölenlerin sayısı ise 330’a ulaştı.

    ‘Günlük vaka sayısı 4’e indi’

    İçişleri Bakanlığı genelgesiyle korona virüs tedbirleri kapsamında ülke genelinde hafta içi saat 21.00’den sonra hafta sonları da uygulanan 56 saatlik sokağa çıkma kısıtlamaları ve yapılan sıkı denetimler, Karabük’te etkisini göstermeye başladı. Tedbir ve denetimler sayesinde korona virüs vaka sayılarının hızla düşüşe geçtiği ilde günlük vaka sayısı üç haneli rakamlardan 4’e kadar inerken, Hayat Eve Sığar (HES) uygulamasındaki risk haritası kırmızıdan yeşile döndü.

    Karabük Valisi Fuat Gürel, Kurban Bayramı nedeniyle 100 bin kişinin kente geldiğini belirterek, “Bu kadar insanın gelip gitmesiyle beraber vaka sayılarında peyderpey artış gözlemlendi. Daha sonraki süreçlerde vaka sayılarımız neredeyse hastanemizi tıkayacak boyuta geldi. Kasım ayında maalesef böyle bir sıkıntı yaşadık” dedi.

    “Hayatını kaybeden hasta sayımız çok azaldı”

    Hükümetin en tepe noktada aldığı kısıtlama kararları ile vaka sayılarının normal seviyelerine indiğini ifade eden Vali Gürel, “Bunu söylerken tedirginlik hissediyorum. Çünkü vaka sayılarının hiç olmadığı bir günden çok yüksek rakamlara ulaştığımız için tedbiri elden bırakmamak gerekiyor. İlimizde de vaka sayıları aşağıya doğru geldi. Vakalar rahatladı, hayatını kaybeden hasta sayımız çok azaldı bazen bir bazen hiç olmayabiliyor. Orada sağlık çalışanlarımız baskı altında değil artık” diye konuştu.

    Öte yandan, kent genelinde 81 bin kişiye yapılan korona virüs testinde 21 bin kişi pozitif vaka olarak gözüktü.

  • ’Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü’nde Amasya yeşile büründü

    ’Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü’nde Amasya yeşile büründü

    Tüm dünyada her yıl 6 Ekim günü, serebral palsili çocuklara dikkat çekmek amacıyla yeşil renkle simgeleştirilen etkinlikler yapılıyor. Bu kapsamda Amasya’da da Harşena Kalesi, Kral Kaya Mezarları ve şehrin diğer noktaları yeşil ışıklar yakılarak farkındalık oluşturuldu. Amasya Valiliği Yalı Boyu evleri, Harşena Kalesi, Kral Kaya Mezarları ve turizm aksında bulunan noktaları yeşil renkli ışıklarla ışıklandırarak bu konuda farkındalık oluşturdu.

    Amasya Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kurt, “Bugün Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü. Sayın Bakanımızın talimatları ve Amasya Valiliğimizin katkılarıyla bugün Amasya Yeşilırmak’ın rengine büründü. Harşena Kalesiyle, Kaya Mezarlarıyla, diğer tarihi dokularıyla, Beyazıt Cami ile yeşil oldu. Belediyemizde sokak aydınlatmalarını yeşile dönüştürdü. Yani il dahilinde ciddi bir farkındalık oluşturuldu. Böylelikle ülkemizde yaşayan yaklaşık 300 bin civarı Serebral hastasının, engellisinin farkına varmış olduk. Ülkemizde yaklaşık 300 bin Serebral Palsi hastamız, engellimiz var. Bunun 108 bini tedavi edilmiştir. Bu konuda farkındalık oluşturmamız gerekiyor ki bu engellilerimize toplum davranışı öğrensin. Onlarla ilgili alt yapı oluşsun ama ondan da önemlisi genellikle doğum esnasında doğum öncesi geçirilen ateşli hastalıklarla v doğum sonrasındaki kısa sürede ortaya çıkan bir hastalık, bir halk sağlığı sorunu. Bu konuda da bir duyarlılık oluşsun. Erken tedavi ve teşhisle hastalığın da önüne geçelim. Bugünkü yeşil ışığın manası anlamı bu.” dedi.

    Dünya genelinde 17 milyon serebral palsili olduğu bilinmekte, Türkiye’de ise her yıl 6 binden fazla bebeğe serebral palsi tanısı konuluyor.

  • Balıkesirli öğrenciler yeşile katkı için palamutları toprakla buluşturdu

    Burhaniye ilçesinde, Burhaniye Anadolu Lisesi’nde, öğretmenleri Sinan Sürücü ve Cengiz Könen’in öncülüğünde bir araya gelen 9. sınıf öğrencileri meşe fidanı yetiştirmek için kolları sıvadı. ‘Ormanımı yetiştirmeme müsaade et’ adı verilen proje gereğince, Ören sahilindeki meşe ağaçlarından topladıkları palamutları tasnif eden öğrenciler, 5 bin adet palamudu ana sınıfı öğrencileriyle birlikte toprakla buluşturdu.

    Burhaniye Anadolu Lisesi bahçesinde düzenlenen ekim etkinliği adeta şölene dönüştü. Yıldız Özsaraç Anaokulu öğrencileri ve velileriyle birlikte, toprak doldurdukları poşetlere palamutları yerleştiren öğrenciler, yeşile katkı vermenin mutluluğunu yaşadı. Poşetlerde yeşerecek meşe fidanları Tema Vakfına bağışlanacak. Burhaniye Anadolu Lisesi Müdürü Fehmi Gür, projeye belediyenin de destek verdiğini belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Müdür Fehmi Gür, “Projemizin amacı ormanlarımıza katkı sağlamaktır. İki öğretmenimizin fikri olarak ortaya atıldı. Biz, 9.sınıf öğrencilerimizle birlikte Örendeki bulunan meşe ağaçlarından 5 bin adet palamut topladık. Bunları okulumuza getirdik. Belediyemizde bize toprak sağladı. İlçemizde bulunan anaokulları ile proje fikrimizi paylaştık. Onlarında çok hoşlarına gitti. Anaokullarından yaklaşık 70-75 öğrenci projemize destek olmak üzere okulumuza geldiler. Hep beraber palamutlarımızı ekiyoruz. Filizlendiği zamanda biz bu palamutlarımızı Tema Vakfına bağışlayacağız” dedi. Yıldız Özsaraç Anaokulu Müdürü Selma Ergül de, “Burhaniye Anadolu Lisesinin projesine bizde Yıldız Özsaraç Anaokulu olarak 50 öğrenci, 3 öğretmen ve çocuklarımızın velileri ile birlikte katıldık. Biz tohumlarımızı diktik. Çok mutlu olduk. Dövizlerimizle birlikte geldik. Burhaniye Anadolu Lisesi’ne bize bu konuda verdikleri destekten dolayı teşekkür ederiz” dedi. Öğrenci velisi Demet Özenalp ise, “Anaokullarımızın etkinliğinde oğlumla birlikte bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Genç nesillerimize fidanın ağacın önemini anlatmış olmaktan çok büyük gurur duyuyoruz. İnşallah, diğer nesillerimize, ağaçlarımızı fidanlarımıza koruyarak yemyeşil bir dünya bırakırız” dedi Öğrencilerden Hatice Devrekoğlu da, “Arkadaşlarımızla beraber Ören’e gidip palamutları topladık. Bu günde minik arkadaşlarımızla beraber ekimini yapıyoruz. Doğaya katkıda bulunduğumuz için mutluyuz” dedi. Zümrenaz Aydemir de,” Sahil kenarındaki meşe ağaçlarından topladığımız palamutları bu gün miniklerimizle birlikte ektik. Doğayı yeşillendirdiğimiz için çok mutluyuz” dedi.

  • Ambulans yaklaşınca kırmızı ışık yeşile dönüşecek

    “Durmak Yok, Yola Devam” projesi Kırıkkale’de hayata geçiriliyor.

    Kırıkkale 112 Acil Çağrı Merkezi tarafından hazırlanan “Durmak Yok, Yola Devam” projesi kapsamında ambulansın ve diğer geçiş üstünlüğü olan polis, itfaiye, AFAD gibi araçlar kavşağa 600 metre yaklaştığında kırmızı ışıklar yeşile dönüşecek. Bu proje sayesinde acil servis araçları artık kırmızı ışıkta zaman kaybı yaşamayacak.

    Kırıkkale 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü öncülüğünde acil hastalara veya vakalara zamanında yetişebilmek amacıyla hazırlanan “Durmak yok yola devam” projesi Ahiler Kalkınma Ajansı tarafından kabul edilerek sıralamaya alındı. Proje; Kırıkkale Belediyesi, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı, Orman İşletme İl Müdürlüğü ve AFAD işbirliği içerisinde hazırlandı. Ambulansın veya diğer geçiş üstünlüğü olan araçlara takılacak olan “radyo sinyal kesici cihaz” ile yüksek ses ile radyo dinleyen sürücülerin siren seslerini duyması sağlanacak.

    “Birlik ve kuvvetimizi gördük”

    İçişleri Bakanlığının emri ile emniyeti, jandarmayı, AFAD’ı, orman yangın itfaiye ve sağlık alanında hizmet veren bütün kurumları tek çatı altında topladığını ifade eden Kırıkkale İl Acil Çağrı Merkezi Müdürü Muhammed Ali Tekinay, “Biz bu tek çatı altında toplandığımız zaman birlik ve kuvvetimizi gördük. Bu amaçla biz de şöyle bir proje hazırladık. Dedik ki? Biz bu birlikteliği ve kuvveti daha etkin, daha verimli, nasıl kullanabiliriz? İnsanlara daha iyi nasıl hizmet sunabiliriz? Bu amaçla, “Durmak Yok Yola Devam” isimli projemizi faaliyete geçirmeye karar verdik. Ahiler Kalkınma Ajansı ile ortaklaşa yürüttüğümüz projemizde emniyet, Jandarma, AFAD, Orman yangın ve Kırıkkale Belediyesi ile ortaklaşa işbirliği ile hazırladık” dedi.

    “Zaman kaybını sıfıra indirmek”

    Hazırlanan proje ile kavşağa 600 metre kala trafik ışıklarının Acil Çağrı hizmeti veren araçları algılayarak sistemimizin yeşile dönmesi, diğer yollardan gelen Trafik ışıklarının ise kırmızıya dönüşeceğini ifade eden Tekinay, “Trafiği sadece Acil Çağrı hizmeti veren aracı açarak yolumuzun açılması ve ambulansımızın, polisin, müdahale edeceği olaya ya da müdahale sonrası tekrar merkezine dönüşü için zaman kaybını sıfıra indirmek. 600 metre mesafeli araçlarımıza koyacağımız bir sensör ile sistemin araca algılamasını sağlayıp zamanında gideceği yere ulaşacak” şeklinde konuştu.

    Türkiye’de il olacağını ve dünyada benzerinin olmadığını ifade eden Tekinay, konuşmasında şunları kaydetti:

    “Bu projede yaptığımız şey ise yine 600 metre etrafındaki Acil Çağrı hizmeti veren araçlarımızın etrafındaki bütün araçların radyo frekanslarını kesecek. Arkandan gelen Acil Çağrı hizmeti aracına bu AFAD aracımız olur, orman yangın aracımız olur, ambulansımız olur, belediye itfaiyemiz olur, polisimiz olur, ambulansımız olur, bu araçların hangisi ise gelen araca göre etrafımızdaki araçların Radyo frekansını kesecek. Araçlarımızın yol önceliği sağlanması için bu projeyi hazırladık. Projemiz; Türkiye’de ilk olacak dünyada örnekleri şu şekilde trafik yoğunluğunun yaşandığı yerlerde trafik yoğunluğuna göre ışık sistemini düzenlemesi var ama bizim araştırmamızda Türkiye’de yok. Dünya’da da örneklerini biz göremedik.”

    “Projemiz kabul edildi”

    “Acil Çağrı hizmeti veren araçların öncelik ışık sisteminde öncelikli yol tanınan bir sistem yok. Biz ilk kez yapmayı istiyoruz. Ahiler Kalkınma Ajansı projemize aldı inceledi. Şu an projemiz sıralamada sırasını bekliyoruz. İnşallah uygularsak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirip amacımız da tekrar söylüyorum. Şu Biz bir canı kurtarırsak bütün canlıları kurtarmış gibi seviniyoruz. Ahiler Kalkınma Ajansı tarafından kabul edildi. Şu an sıralama listesinde sıralamamızı bekliyoruz. Bundan sonraki aşama ise Ahiler Kalkınma Ajansı bize hadi yürüyelim dediği zaman biz yürüyeceğiz” diye konuştu.

  • Bafa Gölü yine yeşile boyandı

    Aydın ile Muğla illerinin sınırında ve Büyük Menderes Nehri Deltası’nın güneydoğusundaki Bafa Gölü’nde çevre sorunları tekrar ortaya çıktı.

    Bafa Gölü’nü 2014 yılında kaplayan alglerin neden olduğu, canlı yaşamı yok eden yeşil örtü, aradan geçen zamanda hiçbir önlem alınmadığı için gölü yine teslim aldı. 325 bitki, 261 kuş, 22 sürüngen ve 19 memeli türüne ev sahipliği yapan ve çevresinde yaşayan insanlara turizm ve balıkçılıkla hayat veren Bafa Gölü, 4 yıl aradan sonra aynı çevre sorunlarıyla bu yılda karşı karşıya geldi. Kış aylarının dışında ilkbahar ve yaz aylarındaki mevsim normalleri dışındaki yağışlar ve Menderes Nehri’nden giren sularla birlikte ekolojisinde iyileşme görünen Bafa Gölü, 2014 yılındaki yeşil örtüyle bu yıl da kaplanmaya başladı.

    Bafa Gölü’nün yüzeyini kaplayan yeşil renk, kıyılarda balçık ve peltemsi bir hal almaya başladı. Başta balıkçılar ve turizmciler olmak üzere yöre insanları büyük kaygı içine girdi. Ağlarını göle atan balıkçılar, kirlilik nedeniyle ağlarını tekneye çekmekte zorlanırken, nasıl temizleyeceklerinin derdine düştüler. Bütün ekonomisi gölden avlayacakları balığa bağlı olan balıkçılar, alg patlaması nedeniyle balık tutamayacaklarını, krediyle aldıkları ağların borcunu ödemekte zorluk çekeceklerini söylediler. Bir zamanlar Kuşadası, Bodrum ve Didim’deki turizm acentelerinin gözde yeri olan Bafa Gölü, yaz dönemlerinde meydana gelen alg patlamaları yüzünden eski günlerini arıyor. Bugünlerde başlayan alg çoğalması, kıyıda birikerek tabakalaşma yapacak, balçık şekline dönüşecek ve koku yayacaktır. Balıkçılar ve turizmciler bir an önce gölün sorunlarına çare bulunmasını istiyor.

    Bafa Gölü’yle ilgili çalışmalarıyla bilinen ve Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Bilim Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Erol Kesici, “Bafa Gölü’nde kış ve ilkbahar dönemlerinde yapmış olduğumuz su kalitesi ve su yosunu (alg) miktarı konusundaki çalışmalarda, gölde suyun renginden bile gölde mavi-yeşil alglerin yoğun olduğu gerekli radikal önlemler alınmadığından bu yılda geçmiş yıllarda olduğu gibi gölde; bezelye çorbası kıvamında ve renginde alg patlamaların artacağını belirtmiştik. Havaların ısınmasına bağlı olarak gölün gerek suyunda gerekse dip çamurunda yoğun bir vaziyette olan siyonobakteri de denilen nodularya türü mavi-yeşil su yosunları koloniler oluşturarak gölü kaplamaktadır. Bafa Gölü’nün bazı Gölyaka, Kapıkırı gibi yerlerde bu çorba kıvamındaki yapı adeta geniş ağır örtü tabakaları (battaniye) oluşturarak kıyı kesimlerindeki su yaşamının üzerine baskı uygulamaktadır. Bu kesimlerde su canlılarının yaşaması mümkün değildir. Çünkü oksijen seviyesi 1 yakındır. Bu ağır tabaklar halindeki örtü bu yıl gölde su seviyesinin azalmasına bağlı olarak gölün iç kısımlarına doğru batak alanları genişletmekte… Çok ağır koku ve görüntü kirliliğine neden olmaktadır” dedi.

    Bafa Gölü ile ilgili radikal önlem alınmasını isteyen Kesici, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bafa Gölü’nde radikal önlemlerin alınmaması nedeniyle alg çoğalmasındaki görünüm çok daha ciddi boyutlara oluşmaktadır. Bazı kesimlerde göl suyu taşlar, koyu yeşil -siyah görünüm almakla birlikte göl kıyısında gölü temizleyen midyelerin de göldeki miktarları giderek azalmaktadır. Bunun yanı sıra tabalar haline dönüşen alg katmanlarının göl içerisinde dağılarak ’sümüksü’ bir yapı oluşturarak göldeki görünürlüğü 5-10 cm kadar düşürmesinin yanı sıra, bu müsilajlı yapının gölde çok az olan ve balıkların barınma, beslenme, yumurta bırakma ortamlarını oluşturan yüksek su bitkilerin ve kıyı kesimlerdeki çok az sayıdaki kamışların-sazlık kesimin giderek çürümesine neden olmaktadır. Ayrıca buralarda yaşayan börtü böcek de giderek etkilenmektedir. Bunun yanı sıra gölün çok sayıdaki su kuşları da bu alanları tercih etmemektedir. Göl çevresinde koku ve istilacı gün sinekleri tüm canlıların yaşamını ve yöre turizmini etkilemektedir. Bu olumsuzluk çevre ve insan sağlığı yönünden de çok önemli olduğu kadar, gerekli radikal önlemlerin alınmaması durumunda göldeki su canlılarının ölümlerinin ve popülasyonlarının azalması söz konusu olabilecektir Bafa Gölü bu haliyle aşırı oranda mavi-yeşil alg istilasındadır. Bu tür gölleri limnolojik ve ekolojik olarak yaşamlarının son evresi olan bataklıklaşmaya doğru gitmektedirler. Yıllardır belirtiğimiz gibi Bafa Gölü’nün sorunları ve çözümleri bellidir. Bafa Gölü kirlilik bakımdan her yıl katlanarak artış göstermektedir. Bu yıl yaşanan kuraklık bu kirlilik ve olumsuzlukların giderek artmasına neden olacaktır. Çözüm; Bafa Gölü’nü Büyük Menderes’in, göl havzasının tarım endüstriyel atıklarının çöp deposu olarak kullanmasını engellemektir. Bunun için yapılması gerekenler çok zor değildir. 40 yıl öncesinde Macaristan’da Bafa Gölü’nden neredeyse 100 kat büyük olan aynı sorunları yaşayan Balaton Gölü alınan radikal kararlarla mekanik olarak temizlendi. Yine İzmir Körfezi, Haliç mekanik yöntemlerle ve alınan koruyucu önlemlerle temizlendi. Bafa Gölü için yapılması gereken gölün mekanik yöntemlerle dip ve kıyı sediment (balçık-ağır metal-kimyasal birikiminin göl ortamından uzaklaştırılması), göle ulaşan dere , çay ve kanalların bulunduğu kesimlere dinlendirme – çökertme ve arıtma sistemlerinin kullanılması (ayrıca buradan elde edilen maddeler enerji üretiminde de kullanılabilir) ve göle kirli suların ulaşımının engellenmesi. Bafa Gölü’nün temel su kaynağını oluşturan Büyük Menderes’in ıslahı-temizlenmesi temel koşuldur. Bafa Gölü’ne belirli dönemlerde baraj ve göletlerden temiz su verilmesi ve gölde dip kirliliğinin engellenmesi için suyun sirkülasyonun sağlanması ve tüm bunlar yapıldıktan sonra gölün korunarak kullanılması gerekmektedir. Bu tür çalışmalar yukarıda belirtiğim gibi bizde ve dünyanın her yerinde uygulanabilmektedir. Bafa Gölü’nde kirlilik için artık su analizlerine gerek kalmamıştır. Çünkü gölde kirlilik sonucu gölün yazın yeşile bürünmesi, kışın köpürmesi kirliliğin dışa vurmasıdır ve çok önemli göstergedir. Nedenleri bellidir. Zaman geçirilmemelidir. Artık insanların parmaklarını bile sokmasının tehlikeli durumlara gelebileceği Bafa Gölü havzasında yaşayan insanların yaşadığı ortama, gelecek kuşaklara ve diğer insanlara olan sorumluluk bilinci kavratılmalıdır” dedi.

    Kuşadası EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise, “Bafa Gölü’nde hemen her yaz döneminde sıcaklar başladığında yörede yaşayan insanlarda ’acaba bu yıl alg çoğalması olacak mı’ kaygısı oluşmaktadır. Ne yazık ki göl temizlenmeden, Büyük Menderes’in çevresel sorunlarına çözüm bulunmadan bu kaygıların giderilmesi zor. Latmos Dağları’nın muhteşem peyzajıyla bütünleşen, Türkiye’nin en güzel göllerinden biri olan doğa ve tarih cenneti Bafa Gölü’nün kurtarılması için tüm kurumlar bir araya gelerek, çözümleri belli olan sorunlar için acil harekete geçmelidir” diye konuştu.