Etiket: Yeşilçam’ın

  • Yeşilçam’ın usta oyuncusu Seyfettin Karadayı son yolculuğuna uğurlandı

    Yeşilçam sinemasının usta oyuncusu Seyfettin Karadayı, Levent Camii’nde düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

    Usta oyuncu Seyfettin Karadayı bir süredir tedavi gördüğü beyin kanaması hastalığı sebebiyle dün Şişli Etfal Hastanesi’nde yaşamını yitirmişti. Karadayı için bugün ikindi vakti Levent Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze töreninde oğlu Doğan Karadayı ve kardeşi Eyüp Karadayı taziyeleri kabul etti. Törene Yeşilçam oyuncularından Nuri Alço, Serdar Gökhan, Tuncay Akça, Sinema ve Dizi oyuncusu Salih Kalyon, Gazeteci Ateş Böceği Ercan başta olmak üzere çok sayıda sanatçı katıldı. Kılınan ikindi namazının ardından başlatılan cenaze töreninden ayrı olarak emekli Albay olan Seyfettin Karadayı için askeri tören de düzenlendi.

    “Al bayrağın yanında Fenerbahçe bayrağıyla yolcu edilmek istemişti”

    Vasiyetini yerine getirdiklerini belirten usta oyuncunun kardeşi Eyüp Karadayı, “Gerçekten iyi bir askerdi, ilericiydi, iyi bir sporsever ve iyi bir Fenerbahçeliydi. Bize vasiyeti de al bayrağın yanına muhakkak Fenerbahçe bayrağını sararak yolcu edin demişti” dedi.

    Oyuncu Salih Kanyon, “Camiamızın emekçilerinden, emektarlarından Seyfettin ağabeyi uğurlamaya geldik, gidenin arkasından ne denir ki ? Şerefiyle yaşadı, şerefli bir Türk Subayıydı. Şerefiyle sinemamıza hizmet etti, böyle insanları her zaman sevgi ve rahmetle anacağız” şeklinde konuştu.

    Seyfettin Karadayı’nın babacan bir insan olduğunu belirten Ateş Böceği Ercan ise, “Seyfettin ağabeyi hem askerliğinden hem de Yeşilçam’a geldikten sonra tanıyan insanlardan birisiyim ve onu çok eski tanıyorum. Babacan bir insandı, herkesin yardımına koşan ve kucaklayan bir adamdı, nur içinde yatsın” dedi.

    Seyfettin Karadayı, cenaze namazının ardından Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

  • Yeşilçam’ın ünlü ismi Seyfettin Karadayı hayatını kaybetti

    Yeşilçam’ın usta oyuncularından Seyfettin Karadayı hayatını kaybetti.

    Şarkıcı Onur Akay, sosyal medya hesabından Kemal Sunal başta olmak üzere birçok efsane isim ile birlikte rol alan Yeşilçam’ın usta oyuncusu Seyfettin Karadayı’nın 94 yaşında hayatını kaybettiğini duyurdu. Akay, Karadayı’nın cenazesinin yarın Levent Camii’nde ikindiyi müteakip kılınacak cenaze namazının ardından defnedileceğini belirtti. Akay, Karadayı’nın fotoğrafının altına ise şu notu yazdı:

    “O Yeşilçam’ın yaşayan en yaşlı ismiydi. Kemal Sunal’la 12 filmi olan ve 750 sinema filminde rol alan usta oyuncu Seyfettin Karadayı’yı, 94 yaşında kaybettik. ’Artık veda etmek üzereyim. Mahsun Kırmızıgül’ün Beyaz Melek filminde hep yaşlı oyuncular vardı. Bende çok isterdim o filmde oynamak’ demişti. Değerli oyuncumuz, 11 Ağustos Cuma günü Levent Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazı sonrası Yeniköy Mezarlığı’na defnedilecek. Mekanı cennet olsun inşallah.”

    Seyfettin Karadayı Kimdir ?

    Cumhuriyet’le yaşıt olan Karadayı, 1923 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesinin de isteği ile Kara Harp Okulu’na girdi ve mezun oldu. Uzun yıllar askeriyeye hizmet ettikten sonra 46 yaşında albaylıktan emekli oldu. Karadayı, Keşiş rolü ile Yeşilçam hayatına başlamıştı.

  • Yeşilçam’ın efsanesi son yolculuğuna uğurlandı

    Akciğer tedavisi gördüğü Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde dün hayatını kaybeden ünlü sinema oyuncusu Fikret Hakan için Levent Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Cenazeye sinema dünyasından usta oyuncular akın etti.

    Önceki gün tedavi gördüğü Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybeden Yeşilçam’ın usta ismi Fikret Hakan, Levent Camii’nde ikindi namazını müteakip son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze namazı öncesi cami avlusu sevenleri tarafından dolarken, sanatçının ailesi ve yakınları taziyeleri kabul etti. Cenaze törenine Orhan Gencebay, sinema oyuncusu Nuri Alço, tiyatro sanatçısı Haldun Dormen ve Aydemir Akbaş gibi çok sayıda ünlü isim katıldı. Fikret Hakan’ın cenazesi, kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

    Fikret Hakan’dan çok şey öğrendiğini belirten Orhan Gencebay, “Başımız sağolsun. Biz ondan çok şey öğrendik. Onunla yaşadık, sinemamıza, değerlerimize son derece değer veren biriydi. Allah gani gani rahmet eylesin. Kısmeti buymuş, çok büyük hizmetler etti. Uzun yıllardan beri zaman zaman görüşürdük. O bizden büyüktü, ağabeydi. Usta deriz bizden büyüklere, o da bizim ustamızdı” ifadelerini kullandı.

    Fikret Hakan’ın manevi kızı Nursel Eroğlu, “Bugün Türk sinemasının değerli ismi, değerli aktör Fikret Hakan’ı kaybettik. Aynı zamanda ben değerli babamı kaybetmiş oldum. Bugün çok üzgünüz. Ama şu konuda daha çok üzgünüz, aslında basın konusunda yalan yanlış bir sürü haber çıktı. Ben her süreçte yanındaydım. Hatta onu 21 Mayıs’ta hastaneye ben götürdüm. Tansiyondan dolayı düşmüş, beni aradı kendisi ve ben aldım onu hastaneye götürdüm. Sadece ve sadece bir ateşlenme söz konusuydu. Ateşten dolayı biraz bekletildi, daha sonra akciğerinde 2 milimden daha küçük bir bulguya rastlandı. Lazerle temizlendi. Hiçbir zaman kanser teşhisi konmadı. Nefes darlığından, balgam yüzünden öldü” şeklinde konuştu.

    Yeni nesil oyuncuları eleştiren ünlü sinema oyuncusu Nuri Alço ise, “Fikret Hakan gibi dev gibi sesiyle, sanatıyla, tiyatrocu sanatıyla, köşe yazarıyla, hikaye, roman yazması yani alt yapısı çok yüksek olan, çok güzel bir abimiz, büyüğümüz. Yeşilçam’ın güzel bir duayeni, çok güzel bir insan. Konuşması dolu dolu, başladığı zaman herkesi dinlettirebilen bir insan. Onun için çok güzel anılarımız var. Birlikte çalıştığımız çok güzel filmler var. Onun meslek aşkı, sinema aşkı, aynı zamanda devlet sanatçısı olması Yeşilçam için büyük bir onurdur. Minibüs üstlerinde sabahın 7’sinde gidip, gece yarılarına kadar bir tek plan için bekleyen, ağzını açmayan tek insanlardan biridir. Sırf mesleğini sevmesi. Şimdiki nesilde böyle bir şeyi görmek zaten mümkün değil. Ben burada yeni nesli de görmek isterim ama yeni nesil hiç gelmiyor böyle yerlere. Sinemadan para kazanıyorsa, bu şöhreti yakalıyorsa bu abilerinin sayesinde kazanıyorlar. Onlara bir vefa borcu olarak hiç olmazsa buraya gelip, bir başın sağ olsun deyip, tabutun bir ucundan tutmaları, görünmeleri dahi yeter. Ben genç kardeşlerimizden istediğim: böyle acılı günlerde, böyle büyük abilerinin yanında olmaları. İnşallah olurlar, bu mesajım duyulur. Biz hepsine gitmeye çalışıyoruz, yetişmeye çalışıyoruz. Onlar da böyle abilerini yalnız bırakmasınlar” dedi.

    “Adamdı, çok iyi oyuncuydu”

    Aydemir Akbaş, “Dünya şekeriydi, gençliğim onunla geçti. Bizde boyuna pas geçiyoruz. Tiyatro aşığıydı. Sinemadan çok tiyatroyu severdi. Adamdı, çok iyi oyuncuydu. Yani sinemada Yılmaz, bir de o başkasını tanımadım bugüne kadar” diye konuştu.

  • (ÖZEL) Yeşilçam’ın efsane ismi Hülya Koçyiğit mülteciler için kamera karşısına geçecek

    Yeşilçam’ ın usta sanatçısı Hülya Koçyiğit dünyanın kanayan yaralarından biri olan mülteci sorununa dikkat çekmek için kamera karşısına geçecek. Sanat hayatına 200 küsur film sığdıran Koçyiğit’in yeni projesinin senaryo çalışmaları devam etmekte. Projenin dizi mi? yoksa sinema filmi mi? olacağı ise merak konusu. Sanatçının eşi Selim Soydan bir sinema filmi olmasını isterken, senaryoyu çalışan ekip arkadaşları dizi olmasında yana.

    Yeşilçam’ın efsane ismi Hülya Koçyiğit evinin kapılarını İHA’ya açtı ve bilinmeyen yönlerini anlattı. Usta oyuncu günümüz Türk sineması ve dizilere karşı bakış açısını, torunu Emir Aras’dan ve Diriliş’in Ertuğrul’u damadı Engin Altan Düzyatan’a kadar en özel konuları paylaştı. Koçyiğit ayrıca yakında kamera karşısına geçeceğinin de müjdesini verdi.

    “Göçmenleri anlatacak yeni proje yolda”

    Hülya Koçyiğit mültecileri konu edineceği yeni projesi için senaryo çalışmalarını devam ettirmekte. Koçyiğit göçmen konusunun masaya yatırılmasının zamanı geldiğini söyleyerek, “Senaryolaştırmaya çalıştığımız hikayeler var. Göçmen problemini temel alan bir proje. Tarih boyunca göçmenlik mültecilik ülkeler arası insanların gidip başka ülkelere yerleşme sebepleri açlık olabilir savaş olabilir. Birçok neden bunlar insanların üzerinde nasıl birikimler bırakmışlar. İnsanlık adına bu ülkenin bütün dünyaya verdiği bir ders var. Beklide bundan söz etmenin zamanı çünkü batı bunu bildiği halde göremezden geliyor. Destek vermiyor yardımcı olmaya çalışmıyor. Geleceğe doğru yürüyoruz gelecekte de bu topraklarda insanlar olacak biz bugün varız.”

    “Projede oyuncu olarak yer alacağım”

    Projenin sinema filmi veya dizi olması konusunda henüz karar vermediğini söyleyen Koçyiğit, canlandıracağı karakteri şu ifadelerle anlattı: “Oyuncu olarak yer alacağım bir proje. Geçmişi çokta olumlu olmayan çok tercih edilmeyen, yanlışlıklarla dolu bir gençliği fakat giderek hayatın onu en doğru en faydalı işler yapmaya yönlendirmesi bugün bir uluslararası yardım kuruluşunun bir neferi olarak çalışan bir insan benim karakterim.”

    “Koçyiğit’ten damada övgüler”

    Oyuncu olan damadı Engin Altan Düzyatan’a a övgüler yağdıran Koçyiğit Diriliş dizisini de kaçırmadan takip ettiğini söyledi. Koçyiğit ‘Diriliş türünde bir dizide oynamak ister miydiniz?’ sorusunu ise ‘İsterdim’ diye cevapladı. Usta sanatçı hem damadına hem de damadının oyunculuğuna olan hayranlığını şu sözlerle anlattı: “Önce damadım diye ilgi gösteriyordum ama Diriliş müthiş bir dizi. Son yıllarda seyrettiğim en etkileyici özenilmiş işlerden biri. Halk zaten onun karşılığını veriyor. Bütün Türkiye hayran. Her geçen gün benimde hayranlığım artıyor. İşine bu kadar sahip çıkan gerçekten onu hayata geçirmek için hiçbir özveriden kaçınmayan. Gerektiği zaman kavga dövüş sahnelerinde hiç dublör kullanmayan. Ata binebilen. Bir aktörün yapabileceği her şeyi yapmak için çok emek sarf ediyor. Olağanüstü bir ses tonu var. Kendisini takdir ediyorum.”

    Torununun çocuğunu gören bir yıldız

    Torunu Neslişah Alkoçlar’ın oğlu olan Emir Aras’ın dünyaya gelmesinin neşesine neşe kattığını söyleyen Koçyiğit; “Çok tatlı bir duygu. Nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum. Herhâlde hayatımda yaşadığım beni en neşelendiren canlandıran mutlu eden bir duygu. 1yaşını kutladık. Nasıl geçti zaman ne kadar çabuk büyüyorlar O arabalardan çok zevk alıyor. Kitap okurken hem dinliyor, hem sayfalarını çeviriyor. Arabalar en büyük tutkusu.”

    Senaristlere yeşil ışıktı: “Canlandıracağım karakter”

    Sanatçı kendisine gelen rolleri tatmin edici bulmadığı için bir süredir dizi ve film projelerinde yer almadığını söyledi. Koçyiğit hayat vermek istediği karakterin özelliklerini şu sözlerle anlattı: “Çok cazip hikayelerle karşılaşmadım. Teklif edilen rol yeterli kadar tatmin edici olmayabiliyor. Toplum içinde bizi umudu gösterecek bir karakter olmalı. İnsanlara umut vermeli. O başardı bende başarabilirim. Kendine güvendi bende kendime güvenebilirim dedirtmeli. Karakterin sadece eğlencelik seyircilik olmaktan çıkarak mutlaka eğitici bir rolü olmalı.”

    “Dizilere eser olarak bakmıyorum”

    Yüksek bütçelerle hazırlanan dizi ve sinemadaki oyuncu farklılığına dikkat çeken Koçyiğit, iki sektörün de kendine has özelliklerin bulunduğunu belirtti. Özellikle son dönemlerde artış gösteren dizilerde yeni yüzlerin olmasından memnuniyetlik duyduğunu anlatan Koçyiğit aynı şeyin beyaz perde de geçerli olmadığına dikkat çekti ve şöyle konuştu: “ Türkiye de en güzel en doğru giden şey oyunculuklar. Oyunculuk konusunda çok yetenekli geçlerimiz var. Genç ve güzel yüzlerin seçilmesini yadırgamıyorum. Onlara bir eser olarak bakmadığım için. Ama sinema eserine baktığım zaman orada sadece genç ve güzel olması beni tatmin etmiyor. Gerçekten inandırıcı gerçekten canlandırdığı karakteri tam anlamıyla hazmetmiş mi ve onu yaşayabiliyor mu? Ben onun aktör olduğunu unutarak gerçekten o insanı seyrediyormuşçasına etkilenebiliyor muyum?.”

    “Kendi insanımızı anlatmalıyız”

    Günümüz Türk sinemasının gidişatını takdir ettiğini söyleyen Koçyiğit, sinemada yerel hikayelerin anlatılmasından taraf olduğunu belirtti. Usta sanatçı, “Türk sinemasının kat ettiği yol takdire değer. Konuları daha yerel hikayelerden seçmekte bence fayda var. Çünkü bütün dünya kendi sinemasını oluşturmak için kendi insanını anlatmaya çalışıyor. Bizde kendi insanımızı anlatabilmeliyiz. Bir başkasının taklidi yada tekrarı olmamalıyız. Biz bunu yıllarca Türk sinemasında yaptık. Ne kadar yerli hikayeleri hayata geçirebilirsek dünya sinemasında da o kadar ilgi görürüz.”

    “Keşke böyle bir proje gelse”

    Sanatçı Yeşilçam’ın usta isimleri ile tekrar bir araya gelmek ister miydiniz? Sorusuna ise ‘çok isterdim’ cevabını vererek,’ keşke ‘dedi. Koçyiğit: “Çok isterim. Dün ve bugün olarak seyircinin ilgisini çok çeker. Cüneyt Arkın ,Kadir İnanır ,Tarık’ı çok isterdim. Ediz Hun ,Murat Soydan, Türkan Şoray ,Fatma Girik, Filiz Akın. Keşke böyle bir proje gelse. Televizyon dizisi olsa daha çok kişiye ulaşır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “Demirkubuz çok özel bir yönetmen”

    Koçyiğit’in filmlerini kaçırmadan takip ettiği yönetmenlerin başında Zeki Demirkubuz geliyor. Usta oyuncunun beğenerek takip ettiği diğer isimleri de anlatarak, “Zeki Demirkubuz’ un çok özel bir yönetmen olduğunu düşünürüm. Onun her filmini özenle merakla gider izlerim. Derviş Zaim, Reha Erdem, Çağan Irmak’ta takip ettiğim yönetmenler arasında. Nuri Bilge Ceylan zaten hepimizin gururu, olağanüstü bir estetik anlayışı var.

  • Yeşilçam’ın unutulmaz filmleri gölge oyunuyla canlanıyor

    Yüksek lisansını Yaşar Üniversitesinde Grafik Tasarım alanında sürdüren genç tasarımcı Yağmur Cansel İlhan, Yeşilçam filmleri ve gölge oyunu kavramlarını bir araya getirip bugüne taşıyan bir projeye imza attı.

    Yaşar Üniversitesi Grafik Tasarımı Yüksek Lisans öğrencisi İlhan, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş, akıllarda sadece anı olarak var olan iki büyük kavramı bir araya getirip bugüne taşıyan bir kit hazırladı. İlhan, Yeşilçam filmlerinin unutulmaz karakterlerini kullanarak, farklı bir gölge oyunu tasarladı.

    Unutulmaz replikler bu oyunda

    Yağmur Cansel İlhan tarafından “Loho, Yeşilçam Gölge Oyunu” adıyla tasarlanan ve bir çeşit zaman kapsülü görevi gören kit sayesinde bugünün çocukları oyunlar oynayıp geçmişi öğrenirken, o günün çocukları da eskiye bir yolculuk yapma imkanı buluyor. Bu oyun sayesinde, kültürümüzün artık unutulmak üzere olan parçaları da yeniden canlandırılıyor. Yeşilçam Gölge Oyunu, bildiğimiz anlamda bir gölge oyunu içeren bir kit, eskilerden tek farkı ise Hacivat ve Karagöz yerine Yeşilçam karakterleriyle oynanması. Kitin içerisindeki oyun, temsili olarak seçilmiş Çiçek Abbas, Hababam Sınıfı Uyanıyor ve Neşeli Günler filmlerin karakterleri ile içlerinden seçilen üç farklı popüler ikili atışma sayılabilecek diyaloglar kullanılarak oynanıyor. Neşeli Günler’deki Saadet hanım ile Kazım beyin meşhur limon-sirke atışması, Çiçek Abbas’taki Şakir ile Abbas’ın kahvehane atışması, Hababam Sınıfı’nda ise Şaban ile Badi Ekrem’in esprili konuşmaları gölge oyunun metinleri olarak kullanılıyor.

    Zaman kapsülünde

    Tasarımda kullanılan renkler çizgiler gibi unsurlar da geçmiş yılları anımsatıyor. O yıllarda sıkça kullanıldığı için kutusu metal olarak tasarlanan oyun kiti, sanki o zamanlar metal bir zaman kapsülüne konup toprağa gömülmüş, bugün yeniden gün yüzüne çıkarılmış izlenimi uyandırıyor. Kutunun kapağı açıldığında ise sahne olarak kullanılmak üzere eski bir antenli televizyon ekranı maketi, üzerinde karakter ve sahne dekorlarının olduğu üç farklı maket, film ve karakterlerle uyumlu olarak yaka etiketleri, karakterler maketlerini boyamak için boya seti, konuşma balonu şeklinde ikili diyalogları içeren konuşma kartları, el feneri gibi araçlar bulunuyor.

    Büyüklere nostalji

    Lisansını matematik üzerine yaptıktan sonra içindeki tasarım tutkusunu fark eden ve bu alana yönelen, Yağmur Cansel İlhan’ın, çeşitli tasarım yarışmalarında ödülleri ve birincilikleri bulunuyor. İlhan, “Türk kültüründe zamanında önemli bir yere sahip olmalarına rağmen zaman içerisinde unutulmaya yüz tutmuş ve eski popülerliğini kaybetmiş iki kavram olan gölge oyunu ve Yeşilçam’ı bir araya getirerek eğlenceli bir kit halinde zaman kapsülünü andıran teneke kutu içerisine koydum. Çocuklara, kit içerisinde bulunan bu eğlenceli etkinlikleri uygulama sırasında o donemi anlatmak ve yaşatmak, büyüklere ise nostalji niyetine gençlik yıllarını hatırlatmak istedim” dedi.