Etiket: Yesevi

  • Hoca Ahmet Yesevi’ den Fuat Köprülü’ye Türk Düşüncesi Tarihi düzenlenen sempozyumla anlatıldı

    İstanbul Aydın Üniversitesi Aydın Düşünce Platformu ile Kültür Konseyi’nin düzenlediği “Hoca Ahmet Yesevi’den Fuat Köprülü’ye Türk Düşüncesi Tarihi” Sempozyumu İstanbul Aydın Üniversitesinde gerçekleştirildi.

    UNESCO’nun 2016 yılını Hoca Ahmet Yesevi’nin bininci, Ord. Prof. Dr. Fuat Köprülü’nün ise 100’üncü doğum yılı olarak belirlemesi sebebiyle İstanbul Aydın Üniversitesi ve Aydın Düşünce Platformu ile Kültür Konseyi tarafından ortaklaşa düzenlenen sempozyum Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yadigâr İzmirli, Kültür Konsey Başkanı Dr. Metin Eriş, Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın’ın açılış konuşmaları ile başladı. Aynı zamanda Aydın Üniversitesi Akademik Kütüphanesi olan Bilgi Merkezi’nin açılışını da gerçekleştirilen Bakan Avcı, merkezin klasik anlamdakütüphane anlayışı ile hizmet vermeyeceğini belirterek yeni gelişmelere açık olacağını söyledi. Bakan Avcı, “Bu kurumu engelli vatandaşlarımızın erişimi de uygun tasarladıkları için teşekkür ederim. Aydın Üniversitesi’nin bundan sonraki yılarda da pek çok esere imza atacağından ötürü tekrar çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yadigâr İzmirli ise kütüphanenin çok kapsamlı olarak 24 saat kesintisiz olarak hizmet vereceğini aktardı.

    Sempozyumda konuşan Bakan Avcı Hoca Ahmet Yesevi’nin Türk maneviyat ve düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biri olduğunu belirterek, “Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı UNESCO 2016 yılını vefat yıldönümü münasebetiyle Hoca Ahmet Yesevi ve Fuat Köprülü yılı olarak belirledi. Bu vesile ile düşünce tarihimizin maneviyat tarihimizin bu iki güzide şahsiyetini rahmetle minnetle yad ediyorum. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu tarafından sunulan ve komisyonda kabul edilen Hoca Ahmet Yesevi ve Fuat Köprülü birçok ülkede farklı etkinlik ve programlarla anıldı. Anmaya anlamaya devam ediyoruz. 2017 yılında da bugün burada olduğu gibi anmaya anlamaya devam ediyoruz. Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri Türk maneviyat ve düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Fikirleri ile Türk milletinin manevi hayatında çok derin izler bırakmıştır” ifadelerini kullandı.

    Bakan Avcı’dan kitap önerisi

    Bakan Nabi Avcı sempozyuma katılan gençlere bir de kitap önerisinde bulundu. Bakan Avcı, “ Eski bir üniversite hocası olarak bu kadar genç arkadaşımız bir aradayken bir iki cümle söylemek istiyorum. Bu coğrafyadan vatana geçiş evet kolay olmadı. Remzi Oğuz Arık’ın Coğrafyadan Vatana isimli bir kitabı var özellikle gençlerimizin bakmalarında fayda var. Bu ülkenin yaşını toprağını arkeolojisini jeolojisini havasını suyunu insanını âdetini geleneğini bilmek gerekiyor. Çünkü bizim başka vatanımız yok. Burası bizim ebedi vatanımız ”dedi.

    “Toplantı geleceğe ışık tutacak”

    Kültür Konsey Başkanı Dr. Metin Eriş eğitim sisteminde Ahmet Yesevi’ye yer verilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “İlim çizgisinde bilim çizgisinde bir medeniyetin bir kültürün temsilcilerini tanıtmak çok kolay olmasa gerek. Hoca Ahmet Yesevi’yi son 5-10 yıldır Türk kamuoyunda yakından tanıyor. Bizim eğitim sistemimizde Hoca Ahmet Yesevi’yi işaret eden herhangi bir bulgu yoktur. Olacağından eminim. Bu geleceğe ışık tutmak üzere tertip edilmiş bir toplantıdır. Çocuklar gençlerimiz gelecek sizindir. Türkiye’mizin bilim adamları fikir adamları sizin ellerinizde daha çok yücelecektir” diye aktardı.

    “Kimlikli bir millet olmak zorundayız”

    İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın ise “1071 Alparslan’dan 2017 Recep Tayyip Erdoğan’a kadar aradaki bütün değerler Mustafa Kemaller İsmet İnönüler Fatihler Yavuzlar hepsi bizim değerimiz. Hepsi bu coğrafyayı bizleri vatan yapmak için her türlü imkanlarını seferber etmişlerdir. Biz kimlikli bir millet olmak zorundayız .Biz coğrafyamıza ve coğrafyamızın değerlerine bu coğrafyayı bize vatan kılanlara sahip çıkmak zorundayız. İşte Ahmet Yesevi Orta Asya’dan çıkan o damar hoşgörüsü ile insanlık sevgisi ile Balkanlara kadar uzanan sevginin hoşgörüsünün hakim olduğu bir felsefeyi hayata geçirdi” diye konuştu.

    23-24 Şubat 2017 tarihleri arasında İstanbul Aydın Üniversitesinde gerçekleştirilecek olan sempozyumda ünlü düşünür ve mutasavvıf Hoca Ahmet Yesevi, Türk tarihi ve edebiyatının yeri doldurulmaz ismi Fuat Köprülü ve Türk düşünce tarihinde yer almış şahsiyetler ve konular tartışılacak.

  • Yesevi dostları kahvaltıda bir araya geldi

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, Hoca Ahmet Yesevi Vakfı tarafından düzenlenen Yesevi Dostları Toplantısına katıldı. Toplantıda 2016 yılının UNESCO tarafından Hoca Ahmet Yesevi Yılı olması için önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Yıldız, “2016 yılında sadece yaptığımız faaliyetlerin sayısı 286… 2017 yılında da yine inşallah bu kadar faaliyeti yapmayı planlıyoruz” dedi.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, Hoca Ahmet Yesevi Vakfı tarafından düzenlenen Yesevi Dostları Kahvaltı Toplantısına katıldı. Toplantı sonrası Hoca Ahmet Yesevi’nin tanıtılmasına ilişkin yaptıkları çalışmaları sunum yaparak anlatan Yıldız, 2016 yılının UNESCO tarafından Hoca Ahmet Yesevi Yılı ilan edilmesiyle ilgili çok önemli çalışmalar yaptıklarını belirtti.

    “Amacımız Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerini Türkiye’de ve dünyada tanıtmak”

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, “2016 yılı UNESCO tarafından Hoca Ahmet Yesevi Yılı ilan edildi. Hoca Ahmet Yesevi Hz.’nin ilk başta Divan-ı Hikmet’i yayınlanmamıştı. Çağatay Türkçesi orjinaliyle birlikte Divan-i Hikmet’i yayınlamış olduk. Fakirname eseri bir kitap olarak yayınlanmamıştı, onu yayınlamış olduk. İki tane Farsça risalesi var; biri Risalede Adab-ı Tarikat diğeri, Makam-ı Ateri Bahir. Onları da Farsça’dan Türkçeye çevirip yayınlamış olduk. Çocuklar için hikaye kitabı yayınladık. İki bölümlük bir Hoca Ahmet Yesevi oyunu yayınlamış olduk. Onun takipçilerinin inşallah Süleyman Ata, Mahsur Atay, Muhammed Danişmend gibi takipçilerinin de eserlerini de yakın zamanda yayınlamış olacağız. Arzu ediyoruz ki, Hoca Ahmed Yesevi kitaplığı oluşsun Türkiye’de. Anma pulu yayınladık, PTT Genel Müdürlüğü ile birlikte. Darphane matbaasıyla birlikte hatıra parası yayınlamış olduk. Hatıra ormanı yapmış olacağız inşallah. İstanbul’da Hoca Ahmet Yesevi otağını kurduk. Bu şekilde 2016 yılında sadece yaptığımız faaliyetlerin sayısı 286… 2017 yılında da yine inşallah bu kadar faaliyeti yapmayı planlıyoruz. İnşallah bu 2017 yılı içerisinde de yurtdışında faaliyetlerimiz olacak. İlk faaliyetimizi Katar’da yaptık. İnşallah yakın zamanda Avusturya’da, Fransa’da ve Almanya’da da faaliyetlerimiz olacak. Kazakistan’da, Türk dünyasının değişik yerlerinde faaliyetlerimiz olacak. Amacımız Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerini Türkiye’de ve dünyada tanıtmak” diye konuştu.

    Program sonunda Hoca Ahmet Yesevi Vakfı Başkanı Erdoğan Aslıyüce, sunum yaparak Ahmet Yesevi’ye ilişkin bilgiler aktaran Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız’a plaket takdim etti.

  • Ahmet Yesevi Üniversitesi ‘III. Türk Dünyası Üniversiteli Gençler Yaz Okulu’ projesi başvuruları başladı

    2017 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti olan Kazakistan’ın Türkistan şehrinde Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi, “III. Türk Dünyası Üniversiteli Gençler Yaz Okulu” düzenleyecek.

    Ahmet Yesevi Üniversitesinin düzenlemiş olduğu yaz okulu projesi, bu yıl Türkistan Yerleşkesinde 28 Haziran-19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Ahmet Yesevi Üniversitesinden konuya ilişkin yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:

    “Yaz okulu projesi programı, tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Türkistan şehrindeki çağımızın bütün imkanlarının sunulduğu Ahmet Yesevi Üniversitesinin Türkistan Yerleşkesinde gerçekleştirilecek. ‘III. Türk Dünyası Üniversiteli Gençler Yaz Okulu’ projesine, Sosyal bilimler alanının Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları, Türk Dili ve Edebiyatı, Sosyoloji, Uluslararası İlişkiler, Dil Bilim, Siyaset Bilimi, Filoloji, Hukuk, Felsefe, Tarih ve İlahiyat bölümlerde okuyan 1. 2. 3. Sınıf öğrencileri kabul edilecek. Ayrıca ‘III. Türk Dünyası Üniversiteli Gençler Yaz Okulu’ projesi boyunca Kazakça ve Rusça Dil eğitimi verilecek olup, Kazakistan içerisinden gelecek öğrencilere de Türkçe eğitimi verilecektir. Bunun yanında ‘III. Türk Dünyası Üniversiteli Gençler Yaz Okulu’ projesi katılan öğrencilerin uçak biletlerini kendileri alarak gelecekler, ders, gezi, şehirlerarası ulaşım, barınma, yeme içme gibi bütün giderleri Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından karşılanacaktır. Sadece Atlasjet Havayollarının hizmet verdiği uçuşla İstanbul’dan Çimkent’e gelen öğrenciler, Çimkent’te karşılanıp Üniversitemiz kampüsüne getirilecektir. Belirtilen tarihlerde Merkez kampüste bulunan 2600 öğrenci kapasiteli yurtlarımız, kütüphane, kültür merkezi ve yemekhaneler tamamen yaz okulu öğrencilerine hizmet vermek için boş ve müsaittir. Türkiye ve diğer ülkelerden gelen öğrenciler bölgeyi ve birbirini tanıma, istediği dil ve lehçede pratik yapma imkanı bulacaklardır.”

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, “Bu program ile Türk dünyasından gelen öğrenciler; Türkiye Türkçesi, Kazak Türkçesi, Özbek Türkçesi, Rusça, Türkoloji, tarih, kültür, edebiyat, coğrafya ve Türk Dünyasının büyük şahsiyetleri hakkında eğitim ve öğretim görmekle beraber görsel hafızalarını zenginleştirici tarihi ve kültürel mekanlara da geziler yapacaklar’’ diye konuştu.

    Diğer yandan, kayıtların öğrencilerin kendi üniversitelerinin Dış İlişkiler Birimi ya da Fakülte Bölümleri tarafından yapılacağı, Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından herhangi bir kaydın alınmayacağı ve kayıt yaptırırken isim, soy isim, cinsiyet, yaşı, eğitim aldığı fakülte ve bölümün yanında Kazakça, Rusça biliyorsa seviyesinin, Kiril Alfabesini bilip bilmediğinin de belirtilmesinin zorunlu olduğu belirtildi. Başvurular 3 Nisan 2017’ye kadar devam edecek.

  • Ahmet Yesevi Üniversitesinde ‘Kazakistan’ sempozyumu

    Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından ‘Bağımsızlığının 25. Yılında Kazakistan’ konulu sempozyum düzenlendi.

    25 Ocak tarihinde öğretim üyeleri ve davetlilerin katılımı ile Ahmet Yesevi Üniversitesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun açılışında Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, Heyet Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek ve Rektör Prof. Dr. Valihan Abdibekov birer konuşma yaptı. Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Yıldız, 16 Aralık 1991 bağımsızlık hareketinin sadece Kazakistan’ın değil tüm Türk dünyasının bağımsızlık fitilini ateşlediğine işaret etti. Kazakistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Yıldız, bunun onur ve gurur verici olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Yıldız, Kazak şair ve yazar Mağjan Jumurbaev’in ‘Ben Gençlere İnanıyorum’ adlı şiirini okuyarak geleceğin teminatı olan öğrencilere güvendiğini dile getirdi.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek ise, dost ve kardeş ülke Kazakistan’ın daha nice yıllarına da bağımsız olarak ulaşması temennisinde bulunarak, “Bunu gerçekleştirecek olan, Türkiye ve Kazakistan’ın ortak evladı, göz bebeği olan üniversitemizin öğrencileri, bu bayrağı dostluk ve kardeşlikle taşıyacaktır” dedi.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Valihan Abdibekov da Kazakistan’ın ve üniversitenin 25. yılını kutladı. Kazakistan’daki gelişim ile değişimler hakkında bilgi veren Rektör Abdibekov, 2017 TÜRKSOY Kültür Başkenti’nin Türkistan olduğuna değinerek, bu kapsamda ise 17 projeleri olduğunu söyledi.

    Açılış konuşmalarının ardından Rektör Abdibekov, sempozyuma davetli olarak katılan Mütevelli Heyet Başkanı Yıldız ve Mütevelli Heyet Üyesi Şimşek’e katılımlarından dolayı altın madalya takdim etti. Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun bildirilerini sunmak üzere ilk olarak Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mehmet Kutalmış konuştu. “Bağımsızlık Sonrası Kazakistan’da Kazakça’nın Yaygınlaşması ve Gelişmesi” başlıklı bildiride bağımsızlığın önemine değinen Kutalmış, Kazakistan’ın bağımsızlığının ardından kısa zamanda gelişip büyüyerek dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında yer aldığını aktardı. Kazakistan’ın bağımsızlığından sonra Kazakça’nın gelişiminin özellikle Kazakistan Cumhuriyeti’nin kurucusu Nursultan Nazarbaev’in izlediği politikalarla büyük güç kazandığını ve yaygınlaştığını belirten Kutalmış, geliştirilen projelerle de etkin, bilimsel ve edebi bir dil haline geldiğini söyledi. Kutalmış, Kazakça’nın Kıpçak grubunda en geniş sahada konuşulan dil olduğunu ifade etti.

    Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Kireççi ise, Ahmet Yesevi Üniversitesinin iki ışığın kaynağında kurulduğunu söyleyerek, bu ışıkların birinin Kazakistan bayrağındaki ışık, diğerinin ise Hoca Ahmet Yesevi’nin yaktığı manevi ışık olduğunu, bu ışıkların dünyayı aydınlatacağını sözlerine ekledi.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Nevzat Şimşek de, ‘Bağımsızlık Sonrası Kazakistan-Türkiye İlişkileri’ adlı bildirisinde Kazakistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke olması sebebiyle Kazakistan ve Türkiye’nin her zaman beraber hareket ettiğini ve iki ülke arasında ticari ve siyasi ilişkilerin sürekli geliştiğini belirterek, konu ile ilgili iki ülke arasında yapılan ticari antlaşmalar ve desteklemeler hakkında bilgiler verdi. Kazakistan’ın iyi bir ticari partner olduğuna değinen Doç. Dr. Nevzat Şimşek, yıllar içerisinde ticari hacim rakamlarındaki dalgalanmalara da temas ederek bunun sebebini dönem içerisinde gerçekleşen küresel krize bağladı. Şimşek, Kazakistan ve Türkiye’nin birbirini tamamlayan ülkeler olduğunu, bu konuda iki ülke arasındaki ilişkilerin daha iyi hale getirilmesi için daha kapsamlı bir çalışma yapılmasını gerektiğini belirterek, Kazakistan’ın bağımsızlığının 25. yılını kutladı.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Eren de, Kazakistan’ın sosyo-kültürel yapısı hakkında bilgiler verdi. Göçebe toplumların bilim, sanat, kültür, edebiyat gibi alanlarında yetkin eserler veremediği şeklinde yaygın bir yanlış kanaatin olduğunu vurgulayan Eren, aslında bu düşüncenin doğruyu yansıtmadığını, göçebe toplumların aynı zamanda dinamik bir zihni yapıya sahip ve pek çok farklı insan kaynağıyla çoğulcu bir kültürü oluşturduğunu vurguladı. Türkistan, Mezopotamya, Endülüs ve Avrupa coğrafyalarında inşa edilen kültür ve medeniyetin bu tarz bir sentezin örnekleri olduğunu dile getiren Eren, Hoca Ahmet Yesevi’nin de dinamik bir zihin ve bilgi birikimi ile felsefi anlamdaki dünya algısı ve tasavvurunun filozofların da ötesinde olduğuna işaret etti. Eren, ayrıca filozofların fikir ve teoriler üretip bu düzeyde kaldıklarını, Yesevi’nin ise teori ve pratiğin birleşiminden müteşekkil bir bütünlük bulunduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Eren, Ahmet Yesevi Üniversitesinin sloganı olan ‘Köklü Geçmişten Güçlü Geleceğe’ sözünün önemine de vurgu yaparak, bizi biz yapan köklerimize inip, oradaki hikmeti kazanıp, yepyeni tutarlı bir zihin dünyası inşa etmemiz gerektiğini iletti.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Talcan Raimberdiev bağımsızlık ile Kazakistan’daki yenilikler hakkında söz alırken, El Farabi Üniversitesinden davetli olarak katılan Doç. Dr. Mehmet Arslan da Kazakistan’ın Avrasya coğrafyasındaki jeopolitik önemi konusunda bilgiler verdi. Sempozyumun sonuna doğru ise Ahmet Yesevi Üniversitesi Pedagojik Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Kalipa Atemova ‘’Kazakistan’ın Bağımsızlığında Eğitim Öğretimin Gelişim Süreci’’ ve Yrd. Doç. Dr. Seydullah Sadıkov da ‘’Kazak Basını ve Milli Meseleler‘’ konusunda katılımcıları bilgilendirdi.

  • Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Yıldız, Türkistan’da basın mensuplarıyla buluştu

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, Türkistan’da basın mensuplarıyla bir araya geldi.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, 25 Ocak 2017’de düzenlenecek olan “Bağımsızlığının 25. Yılında Kazakistan Cumhuriyeti Sempozyumu” ve “TÜRKSOY 2017 Türk Dünyası Kültür Başkenti Türkistan” projesi kapsamında yapılacak çalışmalar hakkında bilgi vermek amacıyla Türkistan ve Kentav’da görev yapan ulusal ve yerel medya temsilcilerini Türkistan’da bulunan Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörlük binasındaki makamında kabul etti. Yıldız, gerçekleştirdiği basın toplantısında Türk Dünyası 2017 Kültür Başkenti Türkistan ile bu çerçevede düzenlenecek faaliyetlerle ilgili bilgiler verdi ve konuyla ilgili gazetecilerden gelen soruları yanıtladı. Basın toplantısında yaptığı açıklamada Yıldız, 2015 yılının Aralık ayında düzenlenen UNESCO konferansında Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan ve Azerbaycan’ın desteği ile 2016 yılının Yesevi Yılı ilan edilmesi için teklifte bulunulduğunu, UNESCO’nun da bu teklifi kabul etmesiyle birlikte Ahmet Yesevi Üniversitesi olarak çalışmalara başlamış olup, ‘2016 UNESCO Yesevi Yılı’ çerçevesinde 250 faaliyet planlamalarına rağmen yılı 286 faaliyetle tamamladıklarını belirtti. Daha sonra “TÜRKSOY Türk Dünyası Kültür Başkenti” projesi kapsamında 2017 yılı kültür başkenti olarak Türkistan şehrinin seçilmesi ile birlikte yapılan faaliyetlere 2017 yılında ara vermeden devam edeceklerini söyleyen Yıldız, yıl içerisinde gerçekleştirilecek faaliyetleri de kısaca özetledi.

    Yıldız, Türkistan’ın TÜRKSOY 2017 Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak seçilmesiyle Kazakistan ve Türkistan adına gurur duyduğunu, TÜRKSOY’un 2012 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti projesi kapsamında ilk olarak Kazakistan’ın Astana şehrini seçmesinden beş yıl sonra ikinci kez yine Kazakistan’ı tercih etmesinden de büyük onur ve mutluluk duyduğunu ifade etti. Prof. Dr. Musa Yıldız, bu manevi şehrin kültür başkenti sıfatı ile yeniden gündeme gelmesinin ve dünya çapında tanınmasının zamanı olduğuna vurgu yaptı. Misyonlarının Hoca Ahmet Yesevi’yi ve öğretilerini tüm dünyaya tanıtmak olduğunu dile getiren Yıldız, Türk ve Müslüman olmalarını Hoca Ahmet Yesevi’ye borçlu olduklarını dile getirerek, Hoca Ahmet Yesevi’nin yetiştirdiği öğrencilerini Anadolu’ya göndererek Anadolu’nun Türkleşmesi ve Müslümanlaşmasında çok önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.

    Türkistan coğrafyası hakkında bilgiler de veren Yıldız, eski Türkistan’ın sadece Türkistan şehri ile sınırlı olmayıp Hazar Denizi’nden Çin Seddi’ne kadar tüm Orta Asya’yı kapsadığını ifade etti. Prof. Dr. Yıldız, Ahmet Yesevi Üniversitesinde 33 Türk ve akraba topluluğundan gelen öğrencilere eğitim ve öğretim verildiğini belirterek, bu özelliğiyle Ahmet Yesevi Üniversitesinin dünyada eşi ve benzeri bulunmadığını vurguladı. Öğrencilere en iyi hizmeti sunmayı planladıklarını, bu kapsamda yeni birçok projelerinin olduğunu söyleyen Yıldız, amaçlarının öğrencileri özelde kendi ülkelerine, genelde ise tüm Türk dünyasına faydalı birer birey olarak yetişmeyi sağlamak olduğuna değindi.