Etiket: Yerli

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan altın ve dolardaki yükselişe ilişkin olarak, “Türkiye’de ekonomi sistem olarak oturmuştur. Bazı zamanda tırmanışlar inişler olabilir. Ben özellikle TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde kıldı.

    “Beyrut’ta felaketin boyutu çok büyük”

    Namaz çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Beyrut’ta yaşanan patlama ile ilgili olarak “Beyrut patlaması tabii neticeleri itibariyle failleri kimdir henüz bu belirlenmiş değil. Şu anda konu ile ilgili başta Lübnan Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmede ve bizim istihbarat teşkilatımızın muhatapları ile yaptıkları görüşmelerde henüz kimdir hangi kuruluştur bir bilgi yok. Tabii buna benzer alınmış bir bilgi olmadığı için bizim şunlar yapmıştır dememiz biz siyasilere yakışmaz. Orada kardeş Lübnan halkının bizlere vereceği bilgileri önemle takip ediyoruz. Bu gerçekten çok ama çok büyük bir felaket. Benzerini Hariri zamanında da yaşamıştık. Şimdi çok daha ileri seviyede böyle bir şey gerçekleşti. Bu konu ile ilgili söylenenleri biliyorsun. Nitrat kaynaklı olduğu söyleniyor. Çok açık net olarak bilgilendirmeler yapıldı diyemeyiz. Bizler de takip ediyoruz. En son Başkan Yardımcım Fuat Bey ile Dışişleri Bakanım Lübnan’a bir ziyarette bulunup oradaki gelişmeleri yerinde takip ediyorlar. Daha da ileri bir adımla bir Koca Yusuf kargo uçağımızla oraya çok çeşitli yardımları gönderdik. Bunların içerisinde askeri diyebileceğimiz birçok yardımlar var. Bütün bunlarla beraber sağlık noktasında yardımlar var. Sahra hastanesi türü yardımlarımız var. Sayın Cumhurbaşkanı’na ‘hastanelerimiz sizin hastanelerinizdir. Yaralıları bize nakletme noktasında her an yanınızdayız. Ambulans uçaklarımızla yaralıları ülkemize taşıyabiliriz’ dedim. Bu konu ile ilgili Sağlık Bakanım Lübnan Sağlık Bakanı ile görüşüyor. Kardeş Lübnan’ı yalnız bırakamayız ama felaketin boyutu çok büyük. Lübnan özellikle Beyrut limanı ile bölgede çok büyük önem ifade eden bir limandı. Böyle bir limanın bu durumla karşı karşıya kalması bölgede ciddi bir sıkıntının da sebebi olmuştur. Şu anda tabii buranın yeniden inşası kaç yılı olur onlar da ayrı bir sorun. Biz madden manen her şeyimizle Lübnan’ın yanında olacağız” ifadelerini kullandı.

    “Yunanistan ile Mısır arasında yapılan bu anlaşmanın hiçbir kıymeti harbiyesi yok”

    Mısır ile Yunanistan arasında imzalanan “Deniz Yetki Alanlarını Sınırlandırma Anlaşması” konusunda değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunanistan ile Mısır arasında yapılan bu anlaşmanın hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Buralaral baktığımız zaman özellikle Yunanistan’ın Libya ile ilgili olarak buradaki kıyıdaş olma konusunda bir alakası var mı. Ne işi var orada. Mısır’ın aynı şekilde bir alakası var mı yok. Biz Libya ile böyle bir anlaşmayı yaptıktan sonra bunların hepsi bu işin üzerine atladılar. Bize oralardan gelen bilgiler de biz bunu size karşı yapmış değiliz, burada yanlış anlaşılma olmasın gibi bilgileri de bize yansıtıyorlar. Olsa da olmasa da biz şu anda Libya ile yaptığımız anlaşmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. En son Dışişleri Bakanım Malta Dışışleri Bakanı ile Libya Dışişleri Bakanı ile Malta ve Libya’da görüşmeler yaptılar. Bu görüşmelerimiz de kararlı bir şekilde devam ediyor. Bizler burada özellikle deniz yetki alanlarında hiç hakkı olmayanlarla buraları görüşmeye bile gerek duymuyoruz. Bakın Şansölye Merkel benden ricada bulundu. ‘Buradaki sondaj çalışmalarını durdursanız benim işimi kolaylaştırırsınız’ dedi. Ben de Merkel’e ‘eğer siz Yunaninstaa güveniyorsanız biz şöyle 3 haftalığına bu sondaj çalışmalarına ara veririz ama ben bunlara güvenmiyorum göreceksiniz bunlar sözünü durmayacaklar’ dedim. Nitekim öyle de oldu. Biz bu arada da Yunanistan’dan onların kendi gerek dışişleri bakanı gerek danışmanları benim Dışişleri Bakanım üçlü görüşmeler başlattılar. Almanya, Türkiye, Yunanistan arasında. Şimdi sözde durmayınca ne olacak. Şimdi sondaj çalışmalarına yeniden başladı. Barbaros Hayrettin’i de görevine gönderdik” açıklamalarında bulundu.

    “Türkiye adeta bir uçuşun içerisinde ama gözü olup görmeyenler var”

    Ekonomide yaşanan gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, “Dünyada şu anda ekonomik gelişmeleri gözden geçirecek olursanız Amerika olmak üzere Rusya Avrupa baktığınız zaman ekonomide korona virüs seyrinden sonra ciddi zikzaklar olduğunu görürsünüz. Ben içerideki düşmanları gündem getirmek istemiyorum. Bize zaten dışarıdakiler yetiyor ama içeridekiler de gayet güzel pompalama görevi ifa ediyorlar. Biz 2002 Kasımda göreve geldik. Göreve geldiğimizde toplam milli gelirimiz 236 milyar dolardı. 2019’da 754 milyar dolara çıktı. Aynı şekilde fert başı milli gelir 3 bin 581 dolardan 2019’da 9 bin 127 dolara çıktı. Bunun dışında otomobil noktasındaki satışlara bakalım. 2002’de otomobil yurt içi satışlar 91 bin. 2019 bu rakam 387 bine çıktı. 2016’da 756 bine çıktı. Türkiye bir tırmanışta. Ama bizim bu tırmanışımızı görmek istemeyen, gözü olup da görmeyenler var. Bu belgelere dayalı olarak konuşurken sadece açılan şirket sayılarına bakıyorsunuz 30 bin 842 iken, şu anda 2017 yılında 85 bin şirket açılmış. Devamlı artış. İstihdama bakıyorsun 19,6 milyon iken şu anda 28 milyon 80 bin istihdam var. Bazı sıkıntılar yok değil. Türkiye adeta bir uçuşun içerisinde ama gözü olup görmeyenler hala bu gerçekleri yanlış yansıtmaya çalışıyorlar. Biz Türkiye olarak bu kalkınmamızı yüksek oranda devam ettireceğiz. Şu anda gerek TL’de gerek dövizde gerek altın rezervinde, göreve geldiğimizde Türkiye’nin IMF borcu 23.5 milyar dolardı. Mayıs 2013 ne oldu sıfırladık. Döviz rezervi 27.5 milyar dolardı şu an 105 milyar dolar. Türkiye dimdik ayakta. Kimse halkımızı yanıltmaya çalışmasın. Biz güçlenerek yolumuza devam ediyoruz. Bugün dünde daha güçlüyüz, yarın daha güçlü olacağız” diye konuştu.

    Terörle mücadelede gelinen noktayı vurgulayan Erdoğan, “Türkiye’de 17 yıl önce terörle verilen mücadeleyi bir düşünün. Bu terör ile mücadelede 17 yıl önce neredeydik bugün terörle mücadelede neredeyiz. Terörle mücadele ücretsiz yapılmıyor. Ciddi manadan harcamalarımız oluyor. Savunma sanayiinde terörle mücadeleye yönelik ciddi harcamalar yaptık. Bunların hepsi belli bir maliyeti getiriyor. Bu maliyetle beraber Türkiye şu anda bölgede değil dünyada farklı bir yerde. İHA’larla SİHA’larla gerek içeride, gerek Suriye kuzeyinde, Irak kuzeyinde ciddi mücadeleler veriyoruz. Biz Libya’ya zevk için gitmedik. Libyalı kardeşlerimiz özellikle Türkiye’yi bu yaptığımız anlaşma ile davet ettiler ve orada da bizim kendi askerimiz var. Şu anda orada da bu mücadele sürüyor. Bu mücadeleyi de onurlu şekilde sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

    “Yetişemedikleri üzüme ‘koruk’ diyorlar”

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a yönelik sosyal medyadan yapılan karalamalarla ilgili konuşan Erdoğan, “Benim Ekonomi, Hazine Maliye Bakanımla ilgili sosyal medya yaptıkları karalamalar, bunlar yetişemedikleri üzüme ‘koruk’ diyorlar. Sen ülkeye bak ülke nerede. Türkiye nerede, batı nerede, dünya nerede. İşte korona virüste biz şu anda 150’ye yakın ülkeye korona virüs salgını ile ilgili maskeden tuluma varıncaya kadar her şeyi gönderiyoruz. Bunlar bedelsiz olmuyor. Bunları görmüyor musunuz. Bunlara şunu söyleyin ‘siz kör müsünüz’. Böyle bir dönemde biz Çam ve Sakura hastanesini bitirdik. 45 günde iki hastane bitirdik. Bunlar neyle oluyor. Bu Türkiye’nin gücünü gösteriyor. Biz gücümüzü milletimizden alıyoruz ama bu millete bunlar layıktır bunları yapacağız. Milletimizi biz birilerine muhtaç etmeyeceğiz” dedi.

    “Sayın Bahçeli’nin daveti yadırgadığım bir davet değil”

    Muharrem İnce’nin parti kurma çalışmalarını ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli’nin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik ‘eve dön’ çağrısını yorumlayan Erdoğan, “Bu tür şeylere yabancı değiliz. Bizim içimizden de birileri ayrıldı, gitti partilerini kurdular. Bu parti kuruşları nereye varır bilemem. Şu anda sayın Muharrem bey ile ilgili olarak o da onun en doğal hakkıdır. Eski bir siyasetçidir, yeni değildir. Sayın Bahçeli’nin daveti ise doğrusu benim yadırgadığım bir davet değildi. O da olabilecek makul bir çizgide davettir. Temenni ederim ki birlik beraberliğin tesisine yönelik inşallah bir adım olabilir. Dağınıklıkta bir şey yok. Ne kadar birlik beraberlik artarsa hele hele HDP ile terör örgütleri ile el ele olmak milli ve yerli olarak düşündüğümüz İYİ Parti’ye hiç uygun da düşmeyebilir. Böyle bir sıkıntının olması hasebiyle böyle bir davet gerçekleşmiştir diye düşünüyorum. Ülke genelinde bir bütünleşmenin gereği bana göre önemlidir diye düşünüyorum” diye konuştu.

    “TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum”

    Altın ve dolardaki yükselişe ilişkin görüşlerini de açıklayan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Bunun yerli yerine oturacağı inancındayım. Bu konulardan hiç rahatsız olmayın. Türkiye’de ekonomi sistem olarak oturmuştur. Sistem oturduğu için bazı zamanda tırmanışlar inişler, birkaç ay yılbaşı itibariyle 10 TL’den bahsediyorlardı. İş nerelere geldi bulunduğumuz noktalara geldi. Tüm mesele korona virüs önemli. Beyrut gelişmeler ortada. Bunları aşmak suretiyle ben özellikle TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum. Dövizin de yerli yerini bulacağına, altının bulacağına inanıyorum. Bunlar gelip geçici bu dalgalanmalar her zaman olur bunu görmemiz lazım. Dün Merkez Bankası ile özellikle bankalar birliğinin toplantıları bunlara yönelik atılan adımlardır.”

    Açıklamalarının ardından Ayasofya önünde toplanan vatandaşlara da hitap eden Erdoğan, korona virüs önlemlerini hatırlatarak maske, mesafe ve hijyen uyarısında bulundu.

  • Türkiye’nin yerli otomobili İngiliz basınında

    Türkiye’nin yerli otomobili İngiliz basınında

    İngiliz The Telegraph gazetesi, Türkiye’nin yerli otomobilinin üretileceği fabrikayla ilgili yaptığı haberini, günün önemli gelişmeleri arasında servis etti.

    Türkiye’nin yerli otomobili TOGG, İngiliz basınında yer aldı. İngiltere’nin köklü gazetelerinden The Telegraph’ın internet sitesinde “günün fotoğrafları” başlığı altında Türkiye’nin yerli otomobiline yer verildi. Haberde, yerli otomobilin üretileceği tesisin Bursa’da kurulacağı bilgisi paylaşıldı. The Telegraph haberinde, “Türkiye’nin çığır açan ilk yerli otomobili TOGG’un mühendislik, tasarım ve üretim merkezinin temel atma töreni, Türkiye’de Bursa’nın Gemlik ilçesinde gerçekleştirildi” ifadeleri kullanıldı.

    Telegraph’ın Bursa’daki üretim tesisinden yer alan bir fotoğrafla yayınladığı haberi, TOGG da resmi sayfasından paylaştı.

  • Akdeniz Üniversitesi yerli ve milli tohum üretimine katkı

    Akdeniz Üniversitesi yerli ve milli tohum üretimine katkı

    Akdeniz Üniversitesi(AÜ) Rektörü Prof.Dr. Mustafa Ünal, AÜ Tohumculuk ve Tarımsal Biyoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezinin(ATOM) yerli ve milli tohum üretim çalışmalarının yanında, hastalıklara dayanıklılık testlerinin yapıldığı bir üs noktasına geldiğini bildirdi.

    Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın, yerli ve milli tohum çağrısının ardından, turizmin yanında önemli bir tarım kenti olan Antalya’nın Akdeniz Üniversitesi de bu çağrıya kayıtsız kalmadı. AÜ Rektörü Ünal, bu alanda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

    AÜ’nün birçok alanda öncü olduğunun altını çizen Ünal, bulunduğu kent itibariyle üniversitenin turizm ve ziraat alanında da üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

    Bu iki alanda şehrin gelişmişliğine bağlı olarak AÜ’nün de kendini geliştirmesinin önem arz ettiğine değinen Mustafa Ünal, “Topluma destek olup, yol göstermemiz gerekiyor. Bunlardan bir tanesi de ziraat ve tarım. Üniversitemiz bünyesinde çok önemli bir merkezimiz var. Tohumculuk ve Tarımsal Biyoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi(ATOM). Bu merkezde yerli ve milli tohum üretimi için çalışıyoruz. En önemli görevi bu ”diye konuştu.

    “Domates ve biber ağrılıklı”

    Ünal, ATOM’un tohumların DNA analiziyle birlikte değerlendirilip virüslere, bakterilere ve hastalıklarla karşı dirençli olmaları üzerine ciddi bir çalışmanın yapıldığı merkez olduğunun altını çizdi.

    ATOM’un sadece yurt içi değil yurt dışından da gelen taleplere cevap verdiğini belirten Ünal “ Antalya’mızdaki üreticiler de sürekli temas ve iş birliği halinde. Hatta Tarım ve Orman Bakanlığıyla bazı ortak projeler gerçekleştiriyor. Ülkemizdeki araştırma merkezlerinde bakanlık bünyesinde buna ilişkin önemli mesafeler kat edildi. Şuan birçok noktada kendi yerli ve milli tohumlarımız kullanılıyor. Genellikle domates ve bibere merkezimiz yoğunlaştı. İhtiyaç olan her tohum üzerinde merkezimiz çalışma yapabiliyor ”ifadelerine yer verdi.

    “Virüs tanı kiti”

    Ünal, ATOM’un tüm dünyada domates ve biber de salgın yapan Tomato Brown rugose fruit virüs(ToBRF) virüsü için tanılama kiti geliştirerek tarımın hizmetine sunduğunu kaydetti.

    ATOM’un Türkiye’de faaliyet gösteren tohum firmaları ve üreticiler için en önemli test merkezi durumunda olduğunu dile getiren Mustafa Ünal, merkezin pandemi süreci dahil ilk 6 ayda 200’den fazla yerli ve yabancı firmaya hizmet verdiğini aktardı.

  • Varank: “Yerli otomobil çevre dostu tesisten yollara çıkacak”

    Varank: “Yerli otomobil çevre dostu tesisten yollara çıkacak”

    Teknoloji ve Sanayi Bakanı Mustafa Varank, yerli otomobilin üretileceği fabrikanın temel atmak töreninde konuşarak, “Çevre dostu akıllı otomobilimiz, yine çevre dostu akıllı bir tesisten yollara çıkacak. Heyecanlı ama bir o kadar da gururluyuz. Türkiye ekonomisi geride bıraktığı 18 yıllık süreçte, sanayide, ihracatta ve inovasyonda büyük atılımlar gerçekleştirdi” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı “Türkiye’nin otomobilinin üretileceği TOGG Mühendislik, Tasarım ve Üretim Tesisleri İnşaatının temel atma töreninde konuşan Teknoloji ve Sanayi Bakanı Mustafa Varank, “Yılların hayalinin Gemlik’te gerçeğe dönüşeceğini ifade ederek, “Çevre dostu akıllı otomobilimiz, yine çevre dostu akıllı bir tesisten yollara çıkacak. Heyecanlı ama bir o kadar da gururluyuz. Türkiye ekonomisi geride bıraktığı 18 yıllık süreçte, sanayide, ihracatta ve inovasyonda büyük atılımlar gerçekleştirdi. Bu atılımların hepsinin temelinde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uygulanan politikalar ve başlatılan projeler var. Böylece bir yanda kalkınmada sınıf atlarken, diğer yanda milletimizin refahını çok daha ileri noktalara taşıdık. Türkiye, hemen hemen her sektörde üretim yapma kabiliyetine sahip. Planlı sanayileşmeye ev sahipliği yapan, yurdun dört bir yanına yayılmış üretim altyapılarımız var. Parlak ve yenilikçi fikirleri yeşerten, sıfırdan kurduğumuz Ar-Ge merkezleri ve teknoparklarımız var. İşte bu kurulu altyapılar sayesinde dünya standartlarında bir yoğun bakım solunum cihazının seri üretimini, hem de salgın döneminde, rekor sürede gerçekleştirebildik. Aşı ve ilaç alanındaki çalışmalarımızla, dünyada takip edilen bir ülke haline geldik. Savunma sanayindeki yüksek teknolojili ürünlerimizle, güçlü bir küresel oyuncu olma yolunda hızla ilerliyoruz. Raylı sistemlerde büyük atılımların eşiğindeyiz. Elbette bunlarla yetinmek niyetinde değiliz. Hedefimiz, yüksek teknoloji üreten, hatta teknolojiye yön veren öncü ülkelerden birisi olmak” dedi.

    “Hayalden gerçeğe dönüştü”

    Türkiye’nin otomobilinin otomotiv endüstrisini, gelecek çağa hazırlamak için üzerinde titizlikle çalıştıklarını son derece kritik bir proje olduğunun altını çizen Varank, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan milletin talebini hayalden öteye geçirip gerçeğe dönüştürdü. İşi sahiplenip, neticelendirecek babayiğitler aradınız. Sizin himayenizde aralık ayında, Türkiye’nin otomobilini dünyaya tanıttık. Tanıtımdan sonra Girişim Grubu, çalışmalarına hız kesmeden devam etti. Ekip genişletildi, Avrupa Birliği ve Çin’de tasarımlar tescillendi. Tedarikçi seçimlerinin de büyük bölümü tamamlandı. Burada bizleri heyecanlandıran bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. TOGG’un tedarikçileri arasında, daha önce hiçbir ana üreticiyle çalışmamış gencecik girişimler, start-up’lar var. Bu firmalar farklı düşünüyor, yeni ve özgün işlere imza atıyor” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin Otomobili Projesi’nin bir araba üretmenin çok daha ötesinde olduğunu dile getiren Varank, “Yenilikçi ve peşinden koşulan işlere imza atmak için illa ki büyük paralara ihtiyaç yok. Entelektüel sermayeniz güçlüyse, kapılar ardına kadar size açılabiliyor. İşte biz Türkiye’nin otomobili ile sektörde küresel bir marka oluşturmanın yanında, bu işe katkı sunan tedarikçilerimizin de marka olmasının önünü açıyoruz. Milli bir otomobil yapmak, işte bu yüzden çok önemli, bu yüzden çok kıymetli. Fikri ve sınai hakları size ait olmayan bir üründe, istediğiniz tedarikçiyle çalışamazsınız. Yurt dışındaki merkezden izin almadan, tek bir adım dahi atamazsınız. Türkiye’nin otomobiliyle mevcut tedarikçileri güçlendirmenin yanında, oyuna yetenekli ve kabiliyetli yeni oyuncular katacağız. Bu oyuncuları, küresel rekabete hazırlayacağız. Böylece ekosistemi, özgün bakış açımızla ve Türk imzasıyla temelden inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Yakın zamanda yol haritasını da kamuoyuyla paylaşacaklarını açıklayan Varank, “Türkiye’yi geleceğe hazırlayacak bu planı uygulamaya başlayacağız. Bu işe liderlik eden, her daim bizleri cesaretlendiren Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Hazine ve Maliye, Milli Savunma, Ulaştırma ve Altyapı, Tarım ve Orman , Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıklarımız başta olmak üzere tüm bakan arkadaşlarıma ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Bursa’da, bize her türlü katkıyı sağlayan yereldeki yöneticilerimize, milletvekillerimize ve Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Ülkemize bu gururu yaşatan Girişim Grubunu ve CEO’muz liderliğindeki tüm ekibi tebrik ediyorum” dedi.

    “Korona virüse rağmen işlerimizi aksatmadan devam ettirdik”

    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da yaptığı konuşmada, “Korona virüse rağmen bütün işlerimizi aksatmadan devam ettirdik. Bazı ülkeler hala normale dönmeye çalışırken biz böyle büyük bir yatırımın gerçekleştiriyoruz. Türkiye korona virüs salgınında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sağlık ve ekonomi anlamında çok başarı bir sınav verdi. Covid-19 sonrası dönemde Türkiye’yi küresel ekonomide daha güçlü konumlandırmak için şimdi yatırım zamanıdır. Buradan Bursa Gemlik’ten başlatıyoruz. Hem çok kilit yeni bir teknolojide bu adımı atıyoruz. Otomotiv dünyası bütün dünyada kabuk değiştirirken Türkiye’de masada önemli bir oyuncu haline gelecektir. Artık kazanan tarafta biz olacağız. Çünkü bu 83 milyonun otomobilidir. Sadece Türkiye’de üretilmekle kalmayacak markası, patenti, tasarımı bizim olacak. Allah’ın izni, milletin inancı Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu işi başaracağız. Yenilikte biz de varız diyoruz” dedi.

    “15 yılda 22 milyar lira yatırım”

    “15 yılda 22 milyar TL yatırım ile yılda 175 bin araçlık kapasiteye ulaşacağız. Allah’ın izni ile 2032’ye kadar 1 milyon adet aracı üretip halka sunmuş olacağız. Burada cumhurbaşkanının yerli otomobil vizyonuna gözlerini kırpmadan ’bizde varız’ diyen ortaklarımıza teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini sürdüren Hisarcıklıoğlu, “Bu zor dönemde Allah razı olsun 1 gün bile olsun projeye olan inançlarını kaybetmediler. Bugüne kadar otomobil Ar-Ge’si için 700 milyon üzerinde para harcadılar. 3 yıl içinde koyacaklar 3,5 milyar TL sermaye ile de bugünden Türkiye’nin en büyük ödenmiş sermayeli sanayi şirketlerinden birini de müjdelemiş oldular. Türkiye’de bu ortaklık modeli örnek olacak. Biz buraya fabrikadan fazlasını inşa ediyoruz. Sadece üretim üssü değil teknoloji üssü olacak. 4. sanayi devrimini, dijital dönüşümün en güzel örneklerini burada sergileyeceğiz. Dünya markası olmanın gerekliliklerini bir bir yerine getireceğiz. Oyunun kurallarını biz belirleyene kadar oyunun kurallarına uyacağız. Eğer varsa Türkiye’den yoksa dünyadan en iyilerle çalışacağız. Yatırımımıza en uygun olan planları yaptık. Oyun bozmaya çalışanlara rağmen tıkır tıkır işliyor. Görevimiz Türkiye’nin otomobilini yapmak, yerli ve milli olmaktır. Her Türk vatandaşının gurur duyacağı bir marka olmaktır. Başlangıçta yüzde 51 yerlilik oranıyla piyasaya çıkacağız. 2025’te yüzde 68 yerlilik oranına çıkacağız. Ekonomik olarak sürdürülebilir olduğu sürece bu rakamı daha da yukarı çekeceğiz. Gemliklilerle gururlanacağız. Çevreye zarar vermeden. Gemliğe geliştirip büyüteceğiz. Zeytinin coğrafi işaret alması konusunda da Avrupa’dan tescil alacağız. Ne de olsa bizde artık Gemlikliyiz. Cumhurbaşkanımız böyle bir proje ortaya koyduğu için kendilerine teşekkür ediyorum. Türkiye’nin otomobili bir otomobilden fazladır. Bu bir meydan okumadır. Planlarımızı yerine getirerek 2021 sonunda ilk aracımızı buradan sizlerin huzurunda banttan indireceğiz” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından temeli atılacak olan yerli otomobil fabrikasında son hazırlıklar tamam

    Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından temeli atılacak olan yerli otomobil fabrikasında son hazırlıklar tamam

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yarın temeli atılacak olan yerli otomobil fabrikasında hazırlıklar tamamlandı.

    Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun (TOGG) yerli otomobilinin üretimi için Bursa’nın Gemlik ilçesinde bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait araziye kurulacak fabrikanın temel atma töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yarın 17.30’da yapılacak.

    Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı alanda temelin atılacağı yerde stantlar kuruldu. Korona virüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında tören sınırlı sayıda konukla yapılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk yerli otomobilinin üretileceği fabrikanın Bursa’da kurulacağı açıklamasının ardından, Gemlik ilçesi TSK’ya ait arazi tahsis edildi. Fabrika inşaatının başlayabilmesi için gerekli olan ÇED raporunun olumlu bir şekilde tamamlanmasıyla birlikte, Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yeni yatırım olarak inşa edilecek tesisin öngörülen toplam tutarının ise 22 milyar TL olacağı öğrenildi.

    Bölgenin limana, serbest bölgeye ve tedarik sanayiye yakın olmasıyla bilinirken, TOGG’a ait olacak Gemlik Gençali Mahallesi’ndeki askeri alanda yapılacak fabrikanın inşaat çalışmalarında 2 bin kişi çalışacak.

    TOGG, yaptığı açıklamada, “TOGG, Gemlik fabrikası inşaatı için gerekli olan ÇED raporunu olumlu olarak aldı. Yıllık 175 bin üretim kapasitesi, tamamı doğuştan yüzde 100 elektrikli 5 farklı model, 4 bin kişiye istihdam. Türkiye’mize hayırlı olsun” ifadelerini paylaştı. Havadan da görüntülenen bölge Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yol, ıslah ve altyapı çalışmaları da tüm hızıyla devam ediyor. Yılda 175 bin adet üretim kapasitesi ile kurulacak olan fabrika üretime geçtiğinde Avrupa’nın ilk geleneksel olmayan elektrikli araç tesisi olacak. Doğuştan yüzde yüz elektrikli C segmentinde bir SUV’la başlayacak olan fabrikadaki üretim takip eden yıllarda tamamı yine yüzde yüz elektrikli C Sedan, C Hatchback, B SUV ve C MPV modelleri yapılacak. İlk aracın 2022’de çıkması planlanıyor.